İlk Kez Görüntülendiler!
Yaklaşık bir aydır birlikte olan Beyaz ve Tanem Sivar ilk kez görüntülendiler! Tüm basının peşinde olduğu Tanem Sivar ve Beyaz çifti ilişkilerini gözlerden uzak sürdürüyorlardı.
Çift dün akşam üzeri önce Rumelihisarı’na araçlarını park etti, daha sona tekneyle Anadolu yakasına geçerek Kanlıca sahilindeki Uskumru Balık Restaurant’ına gitti. Çok neşeli olan Beyaz, Sivar’ın tekneden inerken tuttuğu elini restorana girene kadar da bırakmadı.
Yıllar sonra ilk kez bir beraberlik yaşadığını itiraf eden, “Çok mutlu ve keyifliyim” diyen Beyaz, sevgilisiyle rakı – balık keyfi yaptı. Akşam güneş batarken rakılarını yudumlayıp sohbet eden çiftten Beyaz’ın tedirgin hali dikkat çekti. Tanem Sivar ise sohbet sırasında sevgilisini dikkatle dinledi. Beyaz, annesi Nurten Öztürk’ün de onayladığı beraberliğini nikah masasına taşımayı planlıyor.
Beyaz, gece yarısı Avrupa Yakası’na geçti. Gece bitiminde mekandan yine tekneyle ayrılan ünlü şovmen Rumelihisarı’nda bir otoparkta bulunan aracına ilerlediği esnada flaşların patlaması ile tedirgin oldu.
Beyaz, görüntülenmekten kurtulamayacağını fark edince çareyi sevgilisinin elinden tutarak diğer gazetecilere de poz vermekte buldu.
Bekensir Fotoğrafla İlgili Konuştu
Geçtiğimiz haftalarda Bodrum’da bir erkek arkadaşıyla resmi çekilen Önder Bekensir fotoğrafla ilgili konuştu. Önder Bekensir eşi olmadan tatilini sürdürdüğü iddiasına ateş püskürdü.
Fotoğrafta bir erkek arkadaşının kolunun altına girmiş halde görünen Bekensir, Akalın’la 18 Mayıs’ta gittiği Bodrum’dan 20 Mayıs’ta birlikte döndüklerini belirtti. Bekensir bunu ispat etmek için de kendisinin ve Akalın’ın kredi kartıyla satın aldıkları uçak biletleri sayesinde kazandıkları mil puanı bilgilerini gazetecilere gönderdi. Erkekliğine de laf söylendiği için yasal haklarını kullanacağını belirten Bekensir, şöyle konuştu:
“Bu iftirayla avukatım uğraşıyor. Çünkü erkekliğimle ve haysiyetimle alakalı komik ve gülünç bir durum var ortada… Yanımdaki arkadaşımız Cem… Cem, Demet Hanım’ın da arkadaşı. O poz Zodiac’ın üstündeyken motora gaz verilince ortaya çıkmış bir kaç saniyelik bir an… Zodiac hızla giderken benim oraya doğru düştüğüm sırada çekilen bir kare o. Eğer ki, benim erkekliğim yargılanmak isteniyorsa kalkıp önce bir arşivime baksınlar. Google’daki arşivde kimler var, kimler yok iyice görsünler, ondan sonra beni yargılasınlar. Beni her türlü pozisyonun içine koyabilirler ama şu bahsettikleri konu çok komik.”
Demet Akalın, ise konuyla ilgili sadece “Tatile birlikte gittik, birlikte döndük” dedi.
Sağıroğlu’nun 5 Yıl Hapsi İsteniyor
Alkollü araç kullanarak bir taksiciyi yaralaması ve bir polisin ayağının üzerinden geçmesi üzerine Demet Sağıroğlu’nun 5 yıl hapsi isteniyor.
Alkollü araç kullanıp bir taksi şoförünü yaraladığı ve bir polisin ayağını ezdiği iddiasıyla hâkim karşısına çıkan şarkıcı Demet Sağıroğlu’nun 5 yıl hapsi isteniyor.
Demet Sağıroğlu, 14 Şubat 2009′da yaptığı trafik kazası için hâkim karşısına çıktı. İddiaya göre ünlü şarkıcı gece geç saatlerde otomobiliyle geldiği Taksim’de yanlış yola girdi. Bu sırada, Bayram Kant’ın kullandığı taksiye sol taraftan çarptı.
Sağıroğlu, otomobilini taksisinden inen şoförün üzerine sürüp kaçmaya çalıştı. Yere düşen Kant yaralanırken, olay yerine gelen trafik polisi, durdurduğu Sağıroğlu’na ceza kesip “yaralamalı” kazaya neden olduğu için karakola davet etti. Sağıroğlu, polisin ayağının üstünden geçerek kaçmaya çalıştı ancak yakalandı. Şoför ve polis memuru, kontrolde alkollü çıkan Sağıroğlu’ndan şikâyetçi oldu. Bu olay nedeniyle “alkollü araç kullanmak ve taksirle iki kişinin yaralanmasına neden olmak” suçlamasıyla hâkim karşısına çıkan Sağıroğlu, kaza sırasında alkollü olduğunu kabul etti. Duruşmada kendini savunan Sağıroğlu, şöyle dedi:
“Sevgililer Günü’nde Fedon’u dinlemeye gitmek istedim. Yanlışlıkla Sıraselviler Caddesi’ne saptım. Alkollüydüm. Bu sırada polis geldi. Karakola gitmek istemedim. Polis memurunun ayağının üstünden geçtiğimin farkında değilim.” 6 ay süreyle ehliyetine el konulan ve 537 lira para cezası kesilen Sağıroğlu’nun, daha önce de alkollü araç kullanmaktan trafik cezası ödediği ortaya çıktı. Duruşma, ertelendi.
İşte Lost’un Finali!
6 Yıldır tüm dünyada ilgiyle izlenen dizi Lost geçtiğimiz akşam 4 saatlik final bölümüyle hayranlarına veda etti. Lost’un finali çoğu sevenini hayal kırıklığına uğrattı.
İşte Lost’un finali!
Birçok kahramanı finalden bir önceki bölümde ölmüş olan dizinin finalinde Jack, adadaki manyetik çekim alanını etkisiz hale getirerek arkadaşlarının kurtulması için kendini feda ediyor. Bu sayede Kate, Sawyer, Hugo, Claire, Benjamin ve Miles, pilot Lapidus’ın kullandığı uçakla adadan kaçıyorlar.
Ancak dört saatlik finalin son sahnesinde altı yıldır tanıdığımız kahramanların, ölenler de dahil hepsinin gerçek hayatta bir kilisede buluştuklarını ve sevgililerin birbirlerine kavuştuklarını görüyoruz. Böylece dizi, izleyiciyi hayalle gerçek arasında bırakarak sona eriyor.
NBC’de yayınlanan bir eleştiride “Lost’un finali bu mu yani, dalga mı geçiyorsunuz bizimle?” denilirken; Los Angeles Times’ın bir eleştirmeni de finalin, altı yıldır sürüp giden kafalarda soru işareti yaratan efsaneye yakışmadığını söyledi.
Dondurulmak İstiyor!
Britney Spears dondurulmak istiyor!
Pop müziğin yıldızı Briney Spears ile ilgili son günlerde çok fazla iddia ortaya atılıyor. Bunlardan birtanesi ise oldukça ilginç.
İddialara göre Britney Spears, çevresindekilere öldükten hemen sonra dondurulmayı vasiyet ettiğini söylüyor. Böylelikle gelecekte yeniden hayata dönmeyi umut eden Spears’ın son dönemde bu fikri saplantı haline getirdiği ve konu hakkındaki bilimsel araştırmaları yakından takip ettiği iddia ediliyor. Spears’ın ilham kaynağı ise ölümünden sonra özel bir tanka konularak dondurulan Hollywood efsanesi Walt Disney.
Canlı Yayın Skandalları Bitmek Bilmiyor!
Spiker Özge Özsağman’ın canlı yayın skandalları bitmek bilmiyor! Özsağman Habertürk’de yayınlanan “1 Gün” adlı programda yine çileden çıktı.
Programın moderatörü Özge Özsağman, Deniz Baykal’ın kasetinin montaj olduğunu iddia ederek gündeme gelen kriminal araştırma bürosu uzmanı Uğur Kurtulan’ı canlı yayına telefonla bağladı. Kurtulan’ın tepkisel tavrı nedeniyle hayli sinirlenen Özsağman, konuğunu yayından alarak reklam arasına gitti.
Baykal’ın avukatıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında kasetin montaj olduğunu, görüntülerdeki kişilerin ise Baykal ve Nesrin Baytok olmadığını iddia eden Kurtulan hayli ilginç gerekçeler sunarak medyanın dikkatini çekmişti. Baykal’ın baldırı, kılları, gömlek ütüsünden gardrobuna kadar verdiği ilginç detaylarla sert eleştiriler alan Uğur Kurtulan bu kez de Habertürk’te ki telefon bağlantısıyla gündeme geldi.
Baykal’ın kasetiyle ilgili emniyetin hazırladığı raporun basına sızmasıyla ortaya çıkan en önemli bilgi kasetin montaj olmadığı yönündeydi. Baykal’ın avukatıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında kasetin montaj olduğunu iddia ederek gündeme gelen Uğur Kurtulan emniyet raporunu yorumlamak için canlı yayına telefonla katıldı. Programın moderatörü Özge Özsağman konuğuna yönelttiği ilk soruda ilginç ve agresif bir tepki alınca öfkesine hakim olamadı. Oldukça sinirlendiği gözlenen Özsağman, “Seviyemizi koruyarak konuşursak… Bir çok insan şu an bizi izliyor” dedi.
Özsağman’ın sözlerine Kurtalan’ın da sert çıkması ortamı gerdi. Hayli sinirlenen Özsağman, “Sizinle görüşmek istemiyorum.” diyerek Kurtulan’ı yayından aldı ve reklam arasına gitti.
Tuncay Gelirse Gelirim!
Yıllardır gelmesi istenen ama bir türlü kabul edip gelmeyen B. Münihli yıldız Hamit Altıntop bu defa yeşil ışık yaktı: Tuncay Gelirse Gelirim!
Alman ekibiyle sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan 29 yaşındaki futbolcu Hamit Altıntop, A Milli Takım’ın ABD’deki kampında, kendisiyle transferini konuşan F.Bahçeli futbolculara gelmesini sağlayacak tek şart sundu: Tuncay Şanlı.
Yapılan transfer sohbetinde “Türkiye’ye gelmeyi düşünmüyorum” diyor Hamit ama “Eğer Tuncay gelirse ben de gelirim” cümlesini ekleyerek, takımın güçlenmesini şart koşuyor biraz da. Yani sarı-lacivertli yönetim, yeni sezon için iddialı, ses getirecek bir kadro ve hocayla anlaşırsa Hamit Altıntop’u da çubuklu formayla izleyebileceğiz.
BU arada ısrarla Ada’da kalacağını söyleyen Tuncay da, F.Bahçeli futbolculara “Bu takımın Brezilyalılar’dan arındırılması lazım” diyerek kendi kafasındaki ’formülü’ de söylüyor.
iPhone 4G’den Haber Var
Merakla beklenen iPhone 4G’den haber var. Bu haberlerin çoğu güvenilir kaynaklar tarafından doğrulanıyor.
Apple’ın merakla beklenen yeni nesil iPhone’u iPhone 4G ile ilgili bir söylenti daha güvenilir kaynaklar tarafından doğrulandı. Konuşulanlara göre, iPhone 4G’de Video Chat, yani görüntülü konuşma özelliği telefonda mevcut olacak. 3G teknolojisinin kullanıcılara sunduğu görüntülü konuşmadan farklı olarak bu özellik, internet üzerinden yapılacak.
Video chat özelliğini tıpkı telefona yüklenilen Skype ile konuşmak gibi düşünebilirsiniz. Bu özellik ile birlikte telefonun internete erişebildiği her yerden görüntülü konuşma yapılabilecek. AT&T Ağı’nın ise bununla birlikte gelecek olan ekstra trafiği nasıl karşılayacağı ise merak konusu.
Yapılanlar Utanç Verici!
Nükleer takasa yönelik tepkiler gün geçtikçe artıyor. Brezilya ve Türkiye’nin İran ile nükleer takası için ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times’da köşe yazarı olan Thomas Friedman “Yapılanlar utanç verici” diyor.
New York Times’in tanınmış köşe yazarı Thomas Friedman, “Olabildiğince Çirkin” başlıklı yorumunda Tahran mutabakatını, İran’da demokrasi için verilen mücadeleye karşı dikta rejimi güçlendirmeye yönelik bir gelişme olarak değerlendirerek, Türkiye ve Brezilya’yı sert dille eleştirdi.
Frierdman, “İtiraf etmeliyim ki, İran Cumhurbaşkanı Mahmut Amendinejad’ı, kolları kaldırarak Brezilya muhatabı Luiz İnacio Lula da Silva ile Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte gösteren 17 Mayıs tarihli, fotoğrafı ilk gördüğümde tek düşünebildim şu oldu: Demokratların, sadece ABD’yi çimdiklemek ve kendilerinin de büyük güç masasında oynayabileceklerini göstermek için başka demokratları, Holokost’u reddeden, oy çalan İranlı bir eşkıyaya satmaktan daha çirkin bir şey olabilir mi” diye yazdı.
Yorumda, ABD’li düşünce kuruluşu Carnegie Endowment’dan Kerim Sadjadpour’un, “yıllarca bağlantısız ve gelişmekte olan ülkelerin, ABD’yi insan haklarını göz ardı ederek kendi çıkarlarının peşinde koşmakla suçladıkları, Lula ve Erdoğan’ın Tahran ziyaretinin ise, İran’ın, işkence ile itirafa zorlanan beş siyasi tutukluyu idam etmesinin hemen ardından gerçekleştiği, ancak her iki liderin Ahmedinejad’a sıcak bir biçimde sarılırken insan haklarından hiç söz etmedikleri” yönündeki değerlendirmelerine yer verildi.
Sadjadpour’un, “Ortadoğu’da adaleti arayan tek halkın, Filistinliler olduğu yönündeki yanlış bir varsayımın bulunduğu” görüşünü de aktaran Friedman şöyle devam etti: “Hem Türkiye hem de Brezilya, askeri yönetim dönemlerinin üstesinden gelen iki yeni oluşmuş demokrasilerdir. Liderlerinin, ordu ve polisi, Türkler ve Brezilyalıların bugün yararlandığı ifade ve siyasi tercih özgürlüğünü arayan İranlı demokratları ezmek için kullanan bir İranlı cumhurbaşkanı kucaklamaları ve güçlendirmeleri, utanç verici.”
Thomas Friedman, Lula için sarf edilen “Lula siyasi bir dev ancak ahlak açısından büyük bir hayal kırıklığını yarattı”, “Lula Brezilya için çok iyi bir şey, demokrat komşuları için ise bir felaket oldu” sözlerini de yansıttığı yorumunda İran’daki “Yeşil Devrim”i de “On yıllarca Ortadoğu’da ortaya çıkan en önemli, demokratik hareket olarak” niteledi. Friedman, yazısını noktalarken de şu sözleri kullandı: “İran’ın hiçbir zaman bir bomba olmamasını tercih ederdim. Dünya, özellikle Ortadoğu’da, daha çok nükleer silahları olmadan çok daha güvenli bir yer olur. Ancak İran nükleer silahları elde ederse eğer, tetikte parmağı olanı, mevcut kanlı dikta yerine demokratik bir İran’ın olması büyük bir fark oluşturur. Bunu geciktirmek ve İran’da reel demokrasiyi teşvik etmek için çalışan herkes, meleklerin tarafındadır. Ancak, despot rejimi güçlendiren ve nükleer muzipliğini örtenler, bir gün İran halkına hesap vermek zorunda kalacak.”
“Recep Bey” İçin Yanıtı Sert Oldu
CHP Kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan’a hitap şekli günlerdir konuşuluyor. Erdoğan’ın konuyla ilgili yanıtı merak konusuydu. Erdoğan’ın “Recep Bey” için yanıtı sert oldu. Brezilya yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yine cümlelerinde argo kelimeler kullandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya yolunda, Türk Hava Yolları’na ait “Anadolu” isimli uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?”, şeklindeki bir soruya, “Sen Başbakan’ın söylemlerine bak, sen bırak başkalarını Başbakan ne diyor ona bak. Başbakan’ın birilerine cevap yetiştirmeye gayreti yok.
Savunmada değilim ben şu anda işime bakıyorum, Brezilya’ya gidiyorum, Arjantin’e gidiyorum, buralara ne kadar daha fazla mal satarız ben onun peşindeyim. Biz hakara makara yapmıyoruz iş yapıyoruz” yanıtını verdi.
Başbakan Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun Recep Bey, sözünü kullanması sizi rahatsız etti mi?” sorusuna da “Bu soruyu geçiniz, bu tür spekülasyonların içerisine Tayyip Erdoğan’ı çekemezsiniz” dedi.
Başbakan Erdoğan, “Dinlemelerle ilgili yasal düzenleme yapılacak mı?” sorusu üzerine ise Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı’nın bu konuyla ilgili çalışma yaptıklarını bildirdi.
“MİT Müsteşar Yardımcısı olan Hakan Fidan’ın müsteşarlığa atanmasıyla ilgili” bir soru üzerine de Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: “Göreve atadığımız arkadaşımız şu anda Cumhurbaşkanımız da onamasını yaptıysa, yarından sonra Resmi Gazete yayımlanır. O da işbaşı yaptıktan sonra biliyorsunuz, MİT’in birinci derecede ağırlıklı görevi yurt dışı istihbarattır ve yurt dışı istihbarat için de yeni müsteşarımız atılması gereken adımları atmak için yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürecektir. Nerede aksama var, nerede eksiklik var bu konuda bu süreç içerisinde de belli çalışmasını sanıyorum yapmıştır. Bunu tabi bizlerle de paylaşacaktır. Oturacağız dertleşeceğiz, çünkü benimde Cumhurbaşkanı’mında Genelkurmay’ın da en önemli kaynaklarından ki, birinci derecede şahsımın. Dış istihbaratta orasıdır müracaat ettiğimiz yer, dolayısıyla bunu çok daha aktif çok daha netice alır hale getirmemiz lazım.” Başbakan Erdoğan, “MİT’in mali açıdan sıkıntıda olduğu ifade edilmişti” değerlendirmesi üzerine de “Mali noktada hiç bir sıkıntı yok” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan istihdam ile ilgili bir soru üzerine de bu konuda rakam veremeyeceğini ancak TOBB ve Türkiye İhracatçılar Meclisi gibi örgütlenmelerin özel sektör olarak bu konuda önemli adımlar atabileceklerini söyledi.





