Erdoğan ve Cage Bir Araya Geldi
Recep Tayyip Erdoğan ve yeni filminin çekimleri için Denizli’de bulunan Nicolas Cage bir araya geldi.
Colossae Otel’de yapılan ve basın mensuplarının görüntü almasına izin verilen görüşmede, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz ve Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan da bulundu.
Görüşmede Başbakan Erdoğan, Nicolas Cage’e “Ülkemize hoşgeldin” dedi.
Cage de Türkiye’yi çok beğendiğini, bugüne kadar gelmediği için çok üzüldüğünü söyledi.
Erdoğan’ın İstanbul’u görüp görmediğini sorduğu Cage, İstanbul’u ve Konya’yı da görmek istediğini belirterek, özellikle “sufi yaşantısını” merak ettiğini ve öğrenmek istediğini belirtti.
Türkiye geldikleri günden itibaren tüm yetkililerin kendilerine son derece yardımcı olduğunu ifade eden Cage, güzel bir aksiyon filmi çektiklerini anlattı.
Oscar ödüllü aktör Nicolas Cage’nin başrolde oynadığı “Hayalet Sürücü 2″ filminin final çekimleri Pamukkale’de devam ediyor. Nicolas Cage’e, İdris Elba ve Violante Placido’nun eşlik ettiği çekimler, 8 Şubata kadar sürecek.
Yapımcılığını Brian Taylor’un üstlendiği ve Cage ile Eva Mendes’in başrolünü paylaştığı filmin bazı bölümleri de Nevşehir’de çekilmişti.
Nicolas Cage’in eşi Alice Kim ve oğlu Kal-El Coppolo da Türkiye’de bulunuyor.
Kaynak:Milliyet
116 Adet Süper Uçak Alınacak!
Bakan Gönül,ABD ve İngiltere önderliğinde,Türkiye’nin dearalarında bulunduğu9 ülkenin ortak yürüttüğü F-35 Savaş Uçağı Projesi’ne 10 milyar dolarlık katılım payı öngörüldüğünü ve 116 uçak alınacağını bildirdi.
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye’nin 16’sı opsiyonlu 116 yatay iniş kalkış yapabilen F-35 savaş uçağı almayı planladığını açıkladı. Gönül, ABD ve İngiltere önderliğinde ve Türkiye’nin aralarında bulunduğu 9 ülkeden oluşan konsorsiyumun yürüttüğü F-35 Savaş Uçağı Projesi’ne 10 milyar dolarlık katılım payı öngördüklerini belirtti.
Gönül, MHP İzmir Milletvekili Erdal Sipahi’nin F-35 Savaş Uçağı Projesi’ne katılım ve uçak alımlarına ilişkin soruları üzerine 17 Ocak 2011’de TBMM’ye kapsamlı bir yazı gönderdi.
F-35 Savaş Uçağı Projesi’nin ABD ve İngiltere önderliğinde ve Türkiye, İtalya, Hollanda, Avustralya, Kanada, Danimarka ve Norveç’in bulunduğu 9 ülkeden oluşan konsorsiyum tarafından yürütüldüğünü belirten Gönül, bu 9 ülkenin almayı planladığı toplam savaş uçağı sayısının 3 bin 140 olduğunu açıkladı.
F-35 projesi kapsamında üretilmesi planlanan üç ayrı tip uçak bulunduğunu belirten Gönül, bunları; “Konvansiyonel (yatay) İniş Kalkış Yapabilen (CTOL), Kısa Kalkış-Dikine İniş Yapabilen (STOVL) ve Uçak Gemisine İnebilen (CV)” olarak sıraladı.
Gönül, Türkiye’nin henüz sipariş kararını vermemekle birlikte 16’sı opsiyonlu 116 adet CTOL tipi F-35 almayı planladığını belirterek şunları söyledi: “Projenin toplam maliyeti uçak sipariş kararının verilmesini müteakip yapılacak müzakereler neticesinde kesinleşecek. Projenin doğası gereği, ülkeler geliştirme maliyetlerini paylaşarak uçak alım kararlarını tedarik planları çerçevesinde ayrıca vermektedir. Bu noktadan hareketle opsiyon hakkımız saklı olup, Türkiye henüz uçak alım kararını vermemiştir.”
Gönül, Türkiye’nin 9 ülkenin bulunduğu projede ilk aşamada konsept gösterimi için 6 milyon dolar, sistem geliştirme için 175 milyon dolar, üretim destek ve sürekli iyileştirme için 748 milyon dolar taahhütte bulunduğunu açıkladı.
ABD, İngiltere önderliğindeki projede Türkiye’nin yanı sıra İtalya, Hollanda, Kanada, Avustralya, Norveç ve Danimarka yer aldı. Projede Lockheed Martin, BAE Systems ve Northrop Grumman firmaları ana yüklenici olarak görev alıyor. Uçakların orta gövdesiyle motor dahil bazı parçaları Türkiye’de TAI tarafından üretilecek. F-35 savaş uçaklarından 3 bin 173 adet üretilecek, Türkiye’nin ilk F-35 taarruz uçağı 2014 yılında TSK envanterine girecek. Bu uçaklar halen kullanılan F4 ve F16 uçaklarının yerini alacak, 2050 yılına kadar Türkiye’nin en önemli silah sistemi olacak. İleriki aşamalarda F16’lar eğitim uçağı olarak kullanılacak.
F35’in genel özellikleri
- Uzunluk: 15.37 m.
- Yükseklik: 5.28 m.
- Kanat açıklığı: 10.65 m.
- Boş ağırlığı: 13.170 kg (A)
- Yüklü ağırlığı: 20.100 kg
- Azami Kalkış Ağırlığı: 27.200 kg
Kaynak:Milliyet
Kılıçdaroğlu Protesto Hakkında Konuştu
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu son günlerde çok konuşulan, taraftarlar tarafından Başbakan Erdoğan’a yapılan protestolar hakkında konuştu: Başbakan bu konuda bir adım attı, tepkiyi gördü.
Kılıçdaroğlu, Denizli Colossae Otel’de sivil toplum örgütü temsilcileriyle basına kapalı yaptığı toplantıdan sonra gazetecilere
açıklamalarda bulundu.
Denizli’de iki gündür yararlı çalışmalar yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:”Gezilerimiz sürecek, sorunların çok fazla olduğu bir kent Denizli.
Sanayinin, tarımın, esnaf sanatkarın sorunları var ve bu sorunlar iki gündür yaptığımız ziyaretlerde dile getirildi. Sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı yaptık. Sivil toplum kuruluşlarıyla da benzer sorunlar gündeme geldi. CHP’nin bu sorunlar üzerindeki düşüncelerini dile getirdik. Düşüncelerimizi açık yüreklilikle aktardık. İyi bir toplantı oldu, memnunum.”
Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, dün İstanbul’da taraftar gruplarının eylem yaptığını hatırlatması üzerine “Futbola siyaseti katmak doğru değil ama Sayın Başbakan bu konuda bir adım attı, tepkiyi gördü. Bütün taraftarlar birleştiler, ortak tepki gösterdiler. Bana göre demokrasinin güzel örneklerinden biri. Bu tepkiden her siyasetçinin örnek alması gerekir” diye konuştu.
Kaynak:Milliyet
Bahardan Kalma Günler Bitiyor!

Türkiye’de bahardan kalma günler bitiyor, çarşamba günü kar kapıya dayanıyor. Bugün itibariyle Balkanlar’dan gelen soğuk hava dalgası Çarşamba günü itibariyle Doğu Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde kara dönüşecek.
Ocak ayının bahar mevsimi tadındaki havası Çarşamba günü sona eriyor. Türkiye genelinde uzun süredir mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları bu haftadan itibaren etkisini yitiriyor. Bu gece Balkanlardan gelen soğuk havanın etkisi ile hava sıcaklıkları yurt genelinde Çarşamba gününden itibaren 4 ile 6 derece düşecek, Marmara bölgesinde İstanbul başta olmak üzere Çarşamba günü kar yağışı görülecek. Uzmanlar ise beklenen kar yağışı konusunda farklı tahminlerde bulundu. Metereoloji Uzmanı Kenan Yüksel “Bu hafta zorlu hava şartlarından söz edemeyiz. İstanbul’da kar yağışı bir hafta daha beklenmiyor” derken İstanbul Üniversitesi Metereoloji Mühendisi Prof. Dr. Orhan Şen ise, “5 gün sürecek olan kötü hava şartları Salı günü başlıyor. Marmara’da gece sıcaklığı 0’ın altına düşebilir” şeklinde konuştu.
Metereoloji Genel Müdürlüğü Metereoloji Uzmanı Kenan Yüksel’in açıklamasına göre; “Bu hafta Ocak ayının bahar havasından çıkılıyor ve yağışlı bir hava durumuna geçiliyor. Pazar gecesi Balkanlardan gelecek olan soğuk hava ilk olarak etkisini Marmara bölgesi’nde gösterecek. Edirne ve Kırklareli’nde Pazartesi günü kar yağışı görülecek, Salı günü bölgede saatteki hızı 70 km olan kuvvetli poyraz olacak. Çarşamba günü ise karla karışık yağmurlu bir hava hakim olacak. İstanbul’da Pazartesi günü kuvvetli yağmur hakim olacak, karla karışık hava ise Çarşamba günü görecek. Yurt geneli Salı günü soğuyacak, sıcaklıklar 4-6 derece düşecek.”
İstanbul Üniversitesi Metereoloji Mühendisi Prof. Dr. Orhan Şen: “Yurt genelinde Salı gününden itibaren kar yağışı görünüyor. Beklenen kar yağışı arka arkaya 5 gün devam edecek. 5 gün içinde ara vererek tekrar başlayacak. Marmara da İstanbul başta olmak üzere, Kuzey Anadolu ve İç Anadolu’da etkisini fazla gösterecek. Yani önümüzde 5 günlük kötü hava şartları var. Sıcaklıklar da yurt genelinde ortalama 6 derece düşecek. Erzurum ise beklediği kar yağışını görecek. Ocak ayı kış görmedi, beklenen kar yağışı da bu ayın ilk yağışı olacak. Bundan dolayı önümüzdeki Şubat ayında daha sert bir kış mevsimi yaşayacağız”
İnönü Stadı’nı Büyük Bir Tehlike Bekliyor!
Galatasaray’ın yeni stadı Türk Telekom Arena’nın açılmasının ardından, Beşiktaş’ın İnönü Stadı’nın da yeniden inşa edileceği söylentileri artmaya başladı. Eski asbaşkan Levent Erdoğan stadın her an çökebileceğini söyledi.
Erdoğan, Radyospor’dan Özgür Sancar’a yaptığı açıklamada “Stadın sarsıntılar nedeniyle yıkılma ihtimali var. Teknik üniversite raporlarında bu tehlike/felâket vurgulanıyor. Sırf bu gerekçeyle stat elimizden alınabilir; Beşiktaş şehir dışında oynamaya mâhkum edilebilir. Yönetim, bizi transferlerle sevindirdi; ama stadı kaybederlerse bu tarihi hatanın bedeli çok ağır olur” dedi.
İşte Erdoğan’ın açıklamaları:
İnönü Stadı, elimizden giden Şeref Stadı kadar önem arz etmektedir. Şeref Stadı nasıl ki elimizden alınmışsa çok kısa bir süreçte de İnönü Stadı’nın elimizden alınması muhakkaktır. Bu bakımdan Beşiktaş Başkanı, Divan Kurulu Başkanı, yönetim ve ilgili kurulların bu konuya vakit geçirmeden eğilmeleri gerekir; fakat hiçbir ciddi hareket gözükmüyor. Bu nedenle stadın bu haliyle daha fazla kullanılması uygun değildir diye bize stadın dışında yer gösterilmesi her an mümkündür. Bu da Beşiktaş ve Türk futbolu adına büyük bir kayıp olacaktır. Bu bilgiler, Beşiktaş yönetiminde vardır.
Yeni stadın Anıtlar Kurulu’na takıldığı için yapılamadığı gerekçesine pek dikkat etmiyorum, ciddiye almıyorum; çünkü Anıtlar Kurulu’nun beğenmediği bir şey varsa, bu giderilir ve kurulun görüşü doğrultusunda stat projesinde düzeltme yapılır. Bu aylarca sürecek, yılan hikâyesine döndürülecek bir konu değildir. Anıtlar Kurulu’nun izin vermediği gerekçesine inanmıyorum. Beşiktaş, stadın yeniden yapılması için bir an önce harekete geçmeliler; aksi taktirdi mevcut stat da elimizden gider ve sayın başkan bu olayın tarihsel sorumluluğuyla hesaplaşmak zorunda kalır.
Yönetim, transferler yapıyor: Bunlar bizim de hoşumuza gidiyor; ama şunun bilinmesi gerekir ki, bu transferler rastgele yapılıyor. İskeleti olmayan bir takıma yapılmış transferler takıma fayda getirmez. Şampiyonluklar her zaman yaşanabilir; transferler her zaman yapılabilir; ama her şeyden önce sportif tesis önemledir. Stat elden giderse, bunun sorumluluğu çok ağırdır. Buradan yönetimi ikâz ediyorum, bir an önce harekete geçsinler.
Yapılan revizyonla stat olabildiğince aşağıya inmiş ve kapasitesi arttırılmıştır. Anıtlar Kurulu, stadın altında tarihi geçitler olduğu gerekçesiyle yeni stat inşasına izin vermeyecek olsaydı, yıllar önce yapılan yapılan stadın zemininin aşağıya çekilme işini engellerdi. Stadın altında sadece lağım vardır.
Bir büyük tehlike de stadın artık ömrünün doldurmasından ileri geliyor. Teknik üniversitenin vermiş olduğu 3 rapor var. Bu raporlar, stadın güvenli olmadığını vurguluyor. Şiddetli sarsıntıda yıkılma ve büyük bir felakete neden olma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle bir an önce stadın yıkılıp, yerine yenisinin yapılması gerekiyor.
Kaynak:Milliyet
Güneş Sisteminde İlginç Gelişme!

Güneş sisteminde ilginç gelişme: Çok yakında bir güneşe daha sahip olabiliriz!
Bilim insanlarına göre, gelecek yıl birkaç haftalık bir dönem boyunca Dünya’nın ikinci bir güneşi daha olacak.
Zira, bir süpernova (enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumu) Dünya’nın oluşumundan beri en büyük ışık gösterisine neden olacak ve o kadar parlak olacak ki, bir ya da iki hafta boyunca gece ler gündüz gibi geçecek.
Dünya’dan 640 ışık yılı uzaklıktaki Orion Takımyıldızı’nın (Avcı Takımyıldızı) parçası olan Betelgeuse adlı yıldız, kırmızı bir süperdev (çapı Güneş’ten 100 kat daha büyük olan çok parlak bir yıldız). Betelgeuse, ömrünün sonuna yaklaşıyor ve patlaması yakın.
Patladığında öylesine fazla ışık saçacak ki, Dünya’yı aydınlatan iki Güneş varmış gibi olacak. Patlamanın kesin tarihi ise bilinmiyor.
Avustralya’da Güney Queensland Üniversitesi’nden fizikçi Brad Carter, patlamanın yıl sonundan önce ya da gelecek milyon yıl içinde herhangi bir zamanda da gerçekleşebileceğini belirtiyor.
Kaynak:Milliyet
Tunus’ta Kaos Devam Ediyor
Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali’nin devrildiği Tunus’ta kaos devam ediyor. Bir cezaevinde yangın çıktı, onlarca kişi yaşamını yitirdi. Yağmalama olayları da giderek artıyor.
Tunus’ta yaklaşık 1 ay önce hayat pahalılığı ve işsizlik protestolarıyla patlak veren, onlarca kişinin ölümüne yol açan ve kanlı şekilde bastırılan olaylar yüzünden 23 yıldır iktidarda olan Cumhurbaşkanı Zeynelabidin Bin Ali’nin kaçışıyla sonuçlanan gelişmeler, sokaktaki Tunuslu tarafından ‘Yasemin Devrimi’ olarak adlandırıldı.
Siyasi çevrelerce ‘namuslu bir siyaset adamı’ olarak ün salmış Başbakan Muhammed Gannuşi, Bin Ali’nin kaçışından sonraki açıklamasında, ülkedeki siyasi partilerin temsilcileriyle bugünden itibaren istişarelere başlayacağını belirtirken, Demokratik Emek ve Özgürlükler Forumu (FDTL) partisi lideri Mustafa Bin Cafer, sokağın baskısıyla ülkesinden kaçan Bin Ali’nin geri dönmeyeceğine inandığını bildirdi.
‘Bin Ali geri dönmeyecek, nihai olarak gittiğine eminim’ diyen ve bunun da ülkenin kan gölüne dönmemesi ve halkın isteklerinin yerine gelmesi için bir gereklilik olduğunu söyleyen Bin Cafer, Gannuşi’den ilan edilen değişiklikleri geciktirmemesini beklediğini de belirtti ve ulusal birlik hükümetinin kurulmasıyla sonuçlanacak biçimde krizden çıkış yolu olarak bir ulusal komite kurulmasını önerdiklerini anlattı.
İlerici Demokratik Parti (PDP) lideri Necip Şebbi de benzer görüşleri savunduğu açıklamasında, Gannuşi’nin içinde bütün siyasi bileşenlerin temsil edildiği bir hükümet kurmak için gayret göstermesi gerektiğini belirterek, bu hükümetin de demokratik ve özgür cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri hazırlaması gerektiğini, seçim döneminin de uluslararası gözlemciler tarafından izlenmesini istediğini söyledi.
Radikal dinci hareket Ennahda’nın sürgündeki lideri Raşid Gannuşi ise ‘Bizim rolümüz, hukuk devletinin inşası için sivil toplum ve siyasi hareketlerle birlikte çalışmak olacaktır’ açıklamasında bulundu.
Bir diğer muhalif lider Hamma Hammami ise, ortada anayasal bir ihlal bulunduğunu belirttiği açıklamasında, Bin Ali’nin vekil tayin etme yetkisinin bulunmadığını kaydetti.
İnternetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta da birçok Tunuslu, Hammami gibi düşünüyor ve Gannuşi’nin vekil tayin edilmesinde ‘yeni bir diktatörlük projesi’ sezinlediklerini belirtiyor.
Öte yandan, Manastır’daki cezaevinde çıkan yangında 42 kişi hayatını kaybetti.
Başkent Tunus’un kuzey çıkışında bir hipermarketin yağmalandığı haberleri alınıyor. AFP foto muhabiri, dün ateşe verilen hipermarketin güvenlik güçlerinin yokluğunda yağmalandığını, kimi mağazaların camlarının kırıldığını, bir çevre yolunda boş market arabalarının sağa sola savrulmuş olduğunu aktardı.
Görgü tanıklarının Reuters haber ajansına aktardığı bilgiye göre ise Manastır şehrinde bulunan cezaevinde ayaklanma çıktı. Görgü tanıkları hapishanenin alev alev yanmakta olduğunu, onlarca kişinin öldüğünü, mahkumların ise kaçtığını söyledi.
Tunus’un resmi haber ajansı TAP’nin hastane yetkililerine dayanarak bildirdiğine göre olaylar sırasında en az 42 tutuklu hayatını kaybetti.
Hastane yetkilisi Ali Çedli, “Bazı tutuklular kaçmaya çalıştı, bu da tam bir kaosa neden oldu. Bazıları kaçmayı başardı. Diğerleri ise hapishanenin 90′dan fazla kişiyi barındıran kısımlarından birinda yatakları ateşe verdi. Bu kısımdakiler yanarak ve dumandan zehirlenerek öldü” dedi.
Tunus’un kıyı şehri Mehdiye’deki cezaevinde ayaklanma çıkması üzerine cezaevinin müdürünün bin mahkumu serbest bıraktığı belirtildi.
Kentteki üst düzey bir yetkili, yatakları ve diğer eşyaları ateşe vererek ayaklanan mahkumlara askerlerin ateş açtığını, isyanda 5 kişinin öldüğünü, bunun üzerine cezaevi müdürünün daha fazla kan akmasını önlemek için cezaevi
kapılarının açılmasına karar verdiğini ifade etti.
Tunus’un sayfiye bölgesi Manastır’daki cezaevinde de çıkan isyanda 42 kişi ölmüştü.
Bu arada, El Cezire televizyonu, Devlet Başkanlığı Güvenlik Müdürü Ali El Şeriati’nin tutuklandığını bildirdi, ancak başka bir ayrıntı vermedi.
Tunus’ta işsizliği ve yoksulluğu protesto eden halkın geçen ay başlattığı isyan sonucu Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali dün ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştı.
Kaynak:Milliyet
Fitch, Yunanistan’ın Kredi Notunu İndirdi
Uluslararası kredi derecelendirme kurulu Fitch, batma noktasına gelen Yunanistan’ın kredi notunu “yatırım yapılabilir” seviyesinin altına indirdi.
Yapılan açıklamaya göre, Yunanistan’ın “BBB-” olan kredi notunun bir basamak indirilerek “BB” yapıldığı bildirildi. Notlara ilişkin görünüm ise “olumsuz” olarak belirlendi.
2010 yılının başında Fitch Türkiye’nin notunu iki kademe birden yükselterek BB’Ye yükseltmiş, kasım ayında ise görünümünü pozitife (+) çekerek yeni not artırımının sinyalini vermişti.
Böylece Fitch’in Yunanistan’a ilişkin not indirim kararının ardından bir ara batma noktasına gelen komşunun yatırım notu, Türkiye’nin altına geriledi.
Kuruluş, Yunanistan’ın ekonomik ve mali performansının birçok açıdan beklentileri aştığını, buna karşılık ülkenin ağır kamu borç yükünün, mali ödeme gücünü dış şoklara açık hale getirdiğini bildirdi.
Fitch, negatif görünümün ise kamu borcunun sürdürülebilirliğinin kırılganlığına işaret ettiğini ifade etti.
Yunanistan Maliye Bakanlığı, Fitch’in kredi notunu düşürmesini değerlendirirken, ülkenin mali konsolidasyonu sağlamaya, reformları uygulamaya çalıştığı bir ortamda düşüşün haklı bulunamayacağını belirtti.
Diğer önemli kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Standard and Poor’s da olası not indirimi konusunda Yunanistan’ı uyarmıştı.
Ağır borç yükü altındaki Yunanistan, çöküşten kurtulabilmek için Avrupa ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) 110 milyar avroluk üç yıllık kredi aldı. Krediyi güvence altına alabilmek için hükümet tasarruf önlemlerini devreye soktu. Buna göre, maaşlar azaltıldı, vergiler yükseltildi, emeklilik yaşı yukarı çekildi.
Kaynak:Milliyet
Arena Muhteşem Görüntülere Ev Sahipliği Yapıyor

Galatasaraylıların beklediği an geldi. Galatasaray’ın yeni mabedi Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena muhteşem bir törenle kapılarını açıyor.
Açılış programı bugün saat 18.00′da ünlü şarkıcı Kenan Doğulu’nun konseriyle başladı.
Sarı kırmızılı camianın yıllardır özlemle beklediği stadın açılışında Galatasaray ile Ajax takımları 20:45′te karşı karşıya gelecek.
52 bin 647 seyirci kapasiteli stat, mimari kalitesi ve teknolojik özellikleriyle dünyanın en modern spor kompleksleri arasında yer alıyor. Kenan Doğulu konseri ve özel gösterilerle açılış bir şölene dönüşecek.
Muhteşem açılıştan bazı kareler:



Hediye Kasketi Takmadı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ziyaret ettiği Fethiye’de kendisine kasket hediye edildi, Başbakan hediye kasketi takmadı ve “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedi.
Başbakan Erdoğan, aralarında huzurevi, hastane ek hizmet binaları, sulama barajları, yangın kuleleri, yeni derslikler ve okulların bulunduğu 33 tesisin toplu açılışını gerçekleştirmek için Muğla’nın Fethiye İlçesi’ne geldi. Başbakan Erdoğan’ın gezisine ’ucube’ tartışması nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifa çağrısında bulunduğu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Çevre ve Orman Bakanı eşlik etti.
Fethiye Cumhuriyet Meydanı’nda yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı toplu açılış törenindeki konuşmasına Başbakan Erdoğan, açılış yapılan tesisleri tek tek sayarak başladı ve “Bir çeşme açılış töreni yapmıyoruz ha. Gördüğünüz gibi toplu bir açılış töreni yapıyoruz. Yetişemiyoruz onun için toplu açılış törenleri yapıyoruz. Çünkü zamanla yarışmak durumundayız” dedi.
AK Parti olarak bir ülkü ile yola çıktıklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Yola çıktığımız andan itibaren, 73 milyonun tamanının hükümetiyiz. Biz 780 bin kilometrekare doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle tüm Türkiye’nin efendisi değil, hizmetkarıyız. Bizim için 73 milyon birdir. Bizim için Türkiye’nin her bir köşesi birdir” diye konuştu.
Türkiye’de istismar siyaseti yapan ve siyasetini istismar üzerine inşa eden partiler olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, isim vermeden tüm siyasi partileri eleştirdi ama en ağır sözleri CHP içi sarf etti. Erdoğan, “Bir parti çıkıyor benim Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşımın hissiyatını istismar gayreti içine giriyor. Bir başkanı çıkıyor, benim Batı’daki, Ege’deki kardeşimin hissiyatını istismar etmenin gayreti içine giriyor. Bir başkası çıkıyor sahil şeridini, Trakya’yı istismar ederek ayakta kalmanın mücadelesi içine giriyor” diye konuştu.
Kendilerini istismar siyaseti üzerinden var eden siyasi partilerin Türkiye’nin geleceği için ne söylediklerini Fethiyelilere soran Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve bu sorulara öyle cevap veren muhalefet Türkiye’nin geleceği için ne söylüyor? Ne istikrar veya ne istiyor? İstikrar mı vaadediyor, güven mi taahhüt ediyor, daha fazla özgürlük mü istiyor, daha yüksek standartlarda demokrasi sözü mü veriyor? Milli geliri hangi rakama çıkarmayı hedefliyor. Enflasyonu hangi rakama düşürmeyi planlıyor? Üretimi daha fazla arttırmak, istihdamı arttırmak için hangi gerçekçi projeyi öneriyor? Ne diyor? ’Ev hanımlarının hepsine asgari ücret vereceğim’ diyor. İnandınız mı? İnanmak mümkün mü? Ne olacak, her zaman söylüyorum, kusura bakmayın, bekara karı boşamak kolaydır.”
Bugün muhalefette bulunan partilerin ne zaman iktidarın köşesinden, kenarından tutsalar hazineyi boşaltıklarını ileri sürerek konuşmasına devam aden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlara benim sevgili milletim hiçbir zaman tek başına iktidar vermedi. Kenarından, köşesinden tuttular, ondan sonra da iflas” dedi.
Başbakan Erdoğan bugün Türkiye’nin ihracatta ve turizmde çok önemli adımlar attığını söyledi. Gönlün her zaman herşeyi en güzeliyle tamamlamak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, “Ekonomik olarak, demokrasi olarak dünyanın bir numaralı ülkesi şu anda Amerika. Gerçekçi olacağız. Sevgili kardeşlerim, şu anda Amerika’da işsizlik katladı mı, katladı. Ama dikkat edin bizde gerileme başladı. Daha iyiye gidiyoruz. Ama ben size pembe dünya vadedemem ki. Sizi yalanlarla aldatam ki. Benim kitabımda, partimin kitabında adatma yok. Gerçekçi olacağız, ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız” diyerek konuşmasına devam etti.
AK Parti hükümetinin görevde bulunduğu süre içinde ekonomi alanında yaşanan iyileşmeleri rakamlarla anlatan Erdoğan, “Şimdi hedef 2023’te inşallah kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacak. Hedefimiz bu. Bunu gerçekleştireceğiz. Türkiye dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yerini alacak” dedi. 8 yıl içinde Türkiye’ye gelen turist sayının 13 milyondan 29 milyona yükseldiğinin altını çizerek konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
“Şehirlerimiz, köylerimiz, yollarımız, enerji, altyapı, suları, şebekesi için bu muhalefet neler düşünüyor? Var mı bir düşüncesi? Dış politikada bunların vizyonu var mı? Ekonomide hedefi ne? İstikrar ortamı ve güven ortamının muhafazası adına planı programı, projesi, siyaseti? İşte bunlar siyasetin zor soruları. Ama bunlara cevapları var mı? Yok. Bu sorulara cevap üretemeyenler işin kolayına kaçıyor. ’At ne olacak, tutmasa da olur’ diyor. At. ’Olur ya belki tutar’. Hedef bu. İşin kolayına kaçıyorlar. İstismar üretmenin, hassasiyetleri kaşımanın, toplumu birbirine karşı kışkırtmanın, iftira siyasetinin peşine düşüyorlar. Türkiye’yi renklere ayırıyorlar. Türkiye’yi renklere ayırarak bu ülkeye en büyük kötülüğü, en büyük haksızlığı yapıyorlar. Açık açık söylüyorum, televizyonlarda, bu yandaş ve candaş medyada 8 yıl boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına karışmayan iktidarımıza karşı acayip bir kampanya var. İstedikleri kadar kampanya yapsınlar, işte millet burada. Ak Parti’nin rotasını candaş ve yandaş medya çizmedi, milleti çizdi. Milletle yürüyoruz, onlarda candaş ve yandaş medyaya yürüyorlar. Hayır ola yürüsünler. Herkesin yaşam tarzı, giyimi kuşamı, yeme içmesi, inancı, ibadet özgürlüğü, ifade özgürlüğü bizim teminatımız altındadır. Biz ne bunlara müdahale ettik ne müdahale edilmesine müsaade ettik.”
Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir siyasi parti, Doğu’da, Güneydoğu’da nasıl oradaki acılı annelerin, ailelerin, oradaki yoksulluğun, sorunları istismar ederek politika yapmaya çalışıyorsa, öbür muhalefet de ülkenin başka bölgelerinde şehitlerimizi istismar ederek milli duyguları istismar ederek, korku yayarak, sanal tehditlerle korkutarak politika yapmaya çalışıyor. Bunların derdi Türkiye’nin sorunları çözülmesin. Çözülmesin ki biz ayakta kalalım. İşte onun için kışkırtıyor ve tahrik ediyorlar. Onun için çirkin bir dil, yalan ve iftira ile üzerimize geliyorlar.”
Son günlerde tartışılan ve onayda bekleyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (TAPDK) alkol satışını düzenleyen yönetmeliğiyle Avrupa Birliği ve Amerika’da var olan düzenlemelerin Türkiye’de de uygulanmak istendiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, herhangi bir yasaklamanın söz konusu olmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan, yönetmeliği, “Gazeteyi açtığınız zaman şunu göreceksiniz bir trafik kazası 2 ölü 1 yaralı. Çünkü alkollü şoför kırmızıda geçiyor ve diğer araca vuruyor. Bunun bedelini alkol kullanmayan bir vatandaşım, hayatıyla ödemeye mahkum mu ya? Niye buna karşı biz tedbir almayalım. Yapılan bu” sözleriyle savundu.
Sigara kullanımına karşı başlatılan ’dumansız hava sahası’ projesiyle de benzer eleştirilerin hedefi haline getirildiklerini savunan Erdoğan, şöyle devam etti: “Anayasa’nın da amir hükmü. Anayasa diyor ki; devlet bütün gençliğe zararlı olan bu tür şeylerden, alkollü içkilerden, kumardan, bütün kötü alışkanlıklardan halkını korur, diyor. Gençliğini korur, diyor. Biz anayasal görevimizi yapıyoruz, beyler bundan rahatsız oluyor. Ve hemen işi getiriyorlar, ’işte bunlar bak şeriata geçiyor.’ İnsaf ya. Biraz kendine çeki düzen ver. Ağzı olan konuşuyor.”
Ak Parti’in rotasını milletin çizdiğini belirterek konuşmasını sürdüren Başbakan Erdoğan, muhalefete yönelik eleştirilerine, “Bu partinin rotasını millet çiziyor. Bunlar ne derse desin, televizyonlarda gazetelerde yazsınlar çizsinler. Biz partimizi kurarken muhafazakar demokrat parti olarak kurduk, halkımızla yola çıktık. Bizi en son yüzde 47 ile iktidar yaptınız. İnanıyorum ki, Haziran’da inşallah yeni bir Anayasa’yı kurmak, yeni bir Anayasa’yı inşa etmek üzere, daha ileri demokrasi ve özgürlükler için bunu siz yapacaksınız. Onun için tahrik siyasetine, korkutma siyasetine, kışkırtma siyasetine gereken dersi vereceksiniz” sözleriyle devam etti.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun RTÜK yasası nedeniyle dile getirdiği eleştirilerin ölçüsüz ve nezaketsiz biçimde gerçekleştiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun “Padişah mısın kardeşim sen, bu yetkiyi nereden alıyorsun?” sözleriyle eleştirdiği RÜTK yasasında sözü edilen maddenin 1994 yılında SHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yasaya girdiğini savunan Başbakan Erdoğan, “Asıl mimarının kendi partisi olduğundan haberi yok. Secaat arz edecek ama aslında sirkatin söylüyor. Çamur at. Tutmazsa da izi kalır. Kağıthane’nin adını unutup Kağıttepe derseniz böyle olur. İstanbul’da böyle bir ilçe yok, bir de buradan başkan adayı oldunuz” diye konuştu.
AK Parti iktidarının Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yıldönümü 2023’e ilişkin projelerin satır başlarını Fethiyelerle paylaşarak konuşmayı sürdüren Başbakan Erdoğan, “Projelerimizi seçim dönemleriyle sınırlandırmıyoruz. Biz bu ülke için, bu millet için daha derin hedeflerin, projeksiyonların peşindeyiz. Şimdi projelerimizin menzilinde Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı, 2023 yatıyor. Diğer siyasi partilerden böyle bir şey duydunuz mu? Onların böyle bir projeksiyonu yok. Biz 2023 dedik ya 2050 derlerse şaşmayın, diyebilirler?” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın konuşması bu arada dinleyicilerin il olma talepleriyle kesildi.
Plaka şeklinde yazılmış “82 RTE 01″ yazısını görünce gülümseyen Başbakan Erdoğan, “Haa, dur şimdi” dedi ve Fethiye’yi il yapmayı düşünmediklerini açıkladı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Değerli kardeşlerim, ne dedim ben size, ne aldatan olacağız, ne aldanan. Bizden önce bir çok iktidarlar geldi. Bir ilçe bakıyorsunuz ki şehir olabilmesi için hiçbir altyapısı yok, tutmuşlar il yapmışlar. Birbirinden kopuk. Ben diyorum ki mesele bir ilçenin il olması değil. Kaymakam yerine valinin gelmesi değil. Emniyet müdürü şimd ide var, devlet adına kaymakam da var. Şimdi mesele nedir? Mesele buraya hizmetin dört dörtlük gelmesidir. Mesele burasının en modern şehir anlayışıyla donanımıdır. Bu yapılıyorsa mesele bitmiştir. Alanya, Finike, Fethiye ’Bizi şehir yapın’ diyor. Manisa’da Turgutlu ’Bizi şehir yapın’ diyor. O zaman Türkiye’de şehir bolluğunu getireceği bedelin ne olacağının hesabını iyi yapın, ona göre konuşun. Biz iyi yapıyoruz merak etmeyin. Biz sizi hizmetten mahrum etmedik, etmeyeceğiz.”
Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından beraberinde Fethiye’ye gelen 4 bakanla birlikte 33 tesinin açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, açılışın ardından Fethiye Kaymakamlığı’na yürüyerek geçti. Yolda çocuklara oyuncak, diş macunu ve diş fırçası takımı hediye eden Başbakan Erdoğan’a kaymakamlık önünde Muğla’nın içinde çarık, yün çorap, eldiven, kaşkol ve kasketten oluşan yöresel kıyafet hediye edildi. Erdoğan, bir vatandaşın başına taktığı yöresel kasketi ise, “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedikten sonra çıkardı. Kasketi elinde tutan Başbakan Erdoğan, kaymakamlık ziyaretinin ardından ilçeden ayrıldı.
Kaynak:Milliyet





