Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Sabunlar kişisel temizlik ve hijyen maddelerinin en başında gelir. Sabunlar artık temizliğin yanı sıra güzelliğimiz için de yarar sağlıyor. Bitkisel sabunlar sayesinde birçok cilt sorunu ortadan kalkıyor. İşte birkaç tanesi:
Bitkisel Sabunlar ve Yararları
Kayısı Sabunu
Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Yosun Sabunu
Yosun sabunu deriye ferahlık vererek cildin dinlenmesini sağlar. İçerisindeki yoğun vitamin ve minerallerle ölü deriyi atarak cilde parlaklık kazandırır ve cildin yaşlanmasını önler.
Zeytin Sabunu
Saf zeytinyağından oluşan zeytin sabunu saç ve cilt bakımı için harika bir besleyicidir. Kuru ciltler için çok yararlıdır.Cilde yumuşaklık kazandırır ve sivilce oluşumunu önler.Saçlardaki kepeklenmeyi önleyerek tekrar oluşmasını giderir.Saç dökülmelerini de önleyerek sağlıklı ve yumuşak saçlara sahip olmanızı sağlar.
Lavanta Sabunu
Her cilt tipi için uygundur.Özellikle akneli ciltler için etkilidir.İltihapları önleyici ve hücre yenileyicidir.Ferahlatıcı kokusu sayesinde sinirliliğin azalmasına da katkıda bulunur.
Kil Sabunu
Doğal bir peeling etkisine sahiptir.Ölü deriyi temizleyerek cildi canlandırır.Cildi besler ve sıkılaştırır.Ciltteki kahverengi lekeleri azaltarak siyah noktaların giderilmesini sağlar.
Tarçın Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir.Ciltteki pürüzleri hafifleterek cilde tazelik kazandırır.
Mis gibi kokusu sayesinde sakinleştirici ve afrodizyak etkisi vardır.Her cilt tipi için uygundur.Yara ve çatlakların kapanmasında etkisi fazladır.
Portakal Sabunu
Selülitli bölgelerde etkilidir.Masajla birlikte uygulandığında selülitin azalmasına yardımcı olur.Tonik olarak kullanılır.Cilde rahatlık ve canlılık verir.
Bal Sabunu
Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kükürt Sabunu
Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.
Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Defne Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Papatya Sabunu
Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Hamilelikte Demir Eksikliği
Temmuz 31, 2010 by GaMZeM
Kategori: Anne & Çocuk
Hamilelikte demir eksikliği dikkat edilmesi gereken bir konudur. Anne adayının demir ihtiyacını karşılaması oldukça önemlidir.
Demir yumurta, balık, tam tahıllar, baklagiller, koyu yeşil sebzeler ve balıkta bulunuyor; fakat anne adaylarının bu konuda işi şansa bırakmamaları gerek. Bunun için de hayvansal kaynaklı demir tüketimini arttırmaları öneriliyor. Bir gebenin ortalama olarak günde 15-20 mg civarında ek demire ihtiyacı vardır. Gebelik sürecinde meydana gelen bu ek ihtiyacı sadece diyetle karşılayabilmek genellikle mümkün olmamaktadır. Bu nedenle anne adaylarının demir içeren destekler kullanmaları tavsiye edilmektedir. Bizim düşüncemiz gebelerin demir eksikliği yönünden dikkatle izlenmeleridir. Bu hem annenin, hem de doğacak çocuğun sağlığı için çok önemlidir. Biz kalsiyum içeriği yüksek demirden zengin besinlerin öğünlerde sık sık yer almasını istiyoruz. Demir emilimini arttıran C vitamininde zengin meyve çiğ sebzelerin demirden zengin hayvansal ürünlerle birlikte tüketilmelerini tavsiye ediyoruz. Demir emilimini engelleyen çay, kahve gibi içeceklerin sınırlanmasını öneriyoruz.
Gebelik süresince bütün annelerin tuz -sodyum tüketimini dikkatle izlemek gerekiyor ama eskisi kadar katı bir sınırlama bugün pek gerekli görülmüyor. Aşırıya kaçmadan orta düzeyde bir tuz veya sodyum tüketiminin daha sağlıklı olduğu belirtiliyor.
Alıntıdır
Anne Adayları Bu Yiyeceklere Dikkat Edin!
Temmuz 31, 2010 by GaMZeM
Kategori: Anne & Çocuk
Gebelik döneminde tüketilen gıdalar bebeğin kalp sağlığını etkiliyor. Bu yüzden alınan gıdalara dikkat edilmesi gerekiyor.
Oxford Üniversitesi Wellcome Trust Centre for Human Genetics isimli merkezde görevli araştırmacılar, hamilelik öncesinde ve hamilelik süresince anne adaylarının yediği yağlı yiyeceklerin, doğum kusurunun şiddetini ve türünü etkilediğini belirlediler.
Yapılan araştırmada, bilim adamları yağlı beslenme tarzı ile “Cited2″ isimli (ciddi kalp kusurlarını önlemeye yardım eden gen) gen eksikliğinin doğumda kalp kusuru riskini artırdığını tespit ettiler.
Human Molecular Genetics isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada, dengesiz beslenmenin ve hatalı genlerin ikisinin de gelişimi etkilediğini bildiklerini söyleyen Dr. Jamie Bentham, “Fakat, bu çalışmada bunların ikisinin daha büyük ve daha ciddi sorunların oluşmasına yol açtığını belirledik” dedi.
Çalışma fareler üzerinde yapılmasına rağmen, araştırmacılar insanlarda da bazı doğumsal kalp hastalığı vakalarına yol açabilen benzer bağlar bulunduğunu kaydettiler.
Alıntıdır
Hellim Peynirli Salata Tarifi
Temmuz 31, 2010 by GaMZeM
Kategori: Yemek Tarifleri
Hellim Peynirli Salata Tarifi
Malzemeler: 1 adet küçük boy göbek marul 2 orta boy domates 1 küçük konserve soyafilizi 1 paket hellim peyniri 1/2 fincan zeytinyağı yarım konserve mısır kekik isteğe göre akdeniz yeşillikleri ceviz Sosu için: 1 limonun suyu 1 fincanı sızma zeytinyağı 2 yemek kaşığı sirke 1 kaşık mayonez Tuz
Yapılışı: Marulu, domatesleri ve diğer tüm salata malzemesini yıkayıp doğrayın. Hellim peyniri hariç tüm malzemeyi karıştırın. Hellim peynirlerini şeritler halinde kesip grillde yada ızgarada pişirin. Yeşillik karışımını servis yapacağınız salata tabağına alın, sosu hazırlamak için zeytinyağı, limon suyu, sirke, mayonez ve tuzu karıştırın ve salatanın üzerine gezdirin. Kızarmış hellim peynirlerini salatanın üzerine dizin ve servis yapın.
Kaynak:Mahmure
Renkli Makaron Tarifi
Temmuz 27, 2010 by GaMZeM
Kategori: Yemek Tarifleri

Ne kadar güzel ve şirin gözüküyor değil mi? Çay saatlerinize renk katmak istiyorsanız renkli makaron tarifi burada!
Malzemeler:
Makaron hamuru için: 100 gr ince çekilmiş şeker, 50 gr ince çekilmiş badem, 2 yumurtanın akı, 4 çorba kaşığı şeker, Çikolatalı krema için: 1 paket bitter çikolata (80 gr), 1 çay bardağı krema, 30 gr tereyağı, Fıstıklı krema için: 40 gr tuzsuz Antep fıstığı, 1 su bardağı şeker, 100 gr tereyağı, 1 paket vanilya, Portakallı krema için: 100 gr tereyağı, 1 kahve fincanı portakal suyu, 2 çay bardağı şeker, 3 yumurtanın sarısı, 2 yumurta, 1 portakal, 2 çorba kaşığı nişasta.
Hazırlanışı:
İnce çekilmiş şekeri ve file bademi mutfak robotuna alıp ince un kıvamına getirin (arada bir mutfak robotunu durdurup elinizde harmanlayın). Yumurta aklarını mikserin orta hızında köpük köpük oluncaya kadar beş dakika çırpın. Mikserin devrini artırıp 4 çorba kaşığı şekeri toplam iki dakikada azar azar ekleyin. Bademli karışımı elekten geçirin. Yarısını önceden hazırladığınız yumurta aklı karışıma ilave edin. Tahta bir kaşıkla çok fazla müdahale etmeden karıştırın. Kalan bademli karışıma ekleyip pürüzsüz ve tek bir renk hamur (muz kıvamında) oluncaya kadar tekrar karıştırın. Hamuru sıkma torbasına aktarın. Yaklaşık 2 cm çapında dairesel hareketlerle yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı sıkın. Birinci tepsiyi 170 dereceye ayarlı fırında; fırının orta rafında 10 dakika pişirin. Fırından çıkarıp ikinci tepsideki makaronları da aynı şekilde pişirin. Pişen makaronları soğuması için bekletin. Tepsiden özenle çıkarıp iki makaron arasına istediğiniz kremayı sürün. Tost şeklinde kapatıp kapaklı bisküvi kutusuna aktarın.
Çikolatalı krema için:
Çikolatalı ganaj için bıçakla kıyılmış bitter çikolata ve tereyağını benmari usulü eritin. Kremayı ekleyip karıştırın. Soğumaya bırakın. Makaronların arasına çikolatalı karışımdan sürün. Bir gün buzdolabında beklettikten sonra servise hazırdır.
Fıstıklı krema için:
Antep fıstığı ile ince çekilmiş şekeri mutfak robotunda un haline getirin. Vanilyayı ve tereyağını ilave edip tahta bir kaşıkla krem haline gelinceye kadar karıştırın. Karışımı buzdolabına alıp yarım saat kadar bekletin.
Portakallı krema için:
Portakalın kabuğunu rendeleyin. Tüm malzemeyi sos tenceresine alıp kısık ateşte muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Ocaktan alıp soğumaya bırakın.
Kaynak:Ekolay
Pircher’in Eğlenceli Sandalyeleri
Temmuz 27, 2010 by GaMZeM
Kategori: Dekorasyon

Bu sandalyeler hem çok eğlenceli hem de çok şık! Pircher tasarımı olan Patio Chair Sets çok da işlevsel.
İçi görünebilen ve tek tek birleştirilerek oluşturulan Limu sandalye heykelsi bir görünüme sahip. Kavisli olarak ahşaptan yapılmış sandalyenin kahverengi ve beyaz olmak üzere iki çeşit renge sahip.

Yaz günleri için ideal olan bu sandalyeler, balkon, teras, bahçe için de çok şık bir tamamlayıcı olacaktır.
Kışın saklamak için dörtlü sandalyeler dairesel bir biçimde bir araya geliyorlar.

Kaynak: Mimaristil
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.
Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.
Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.
Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.
Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:
“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”
Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.
Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.
Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.
Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.
Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.
Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.
Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.
Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.
Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.
Alıntıdır
Jennifer Aniston’dan Lolavie
Birçok ünlü isim gibi Jennifer Aniston da kendi parfümünü çıakrttı. “Lolavie” ismini verdiği parfümün tanıtımı geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yapıldı.

Jennifer Aniston Lolavie için özel fotoğraf çektirmeyi de unutmadı. Tanıtım fotoğrafları Meksika’da çekilmiş.

Parfümden bahsetmek gerekirse; Lolavie yasemin çiçeği, menekşe, musk, amber, gül suyu, amazon zambağı ve sandalağacından oluşuyor. Ülkemizde henüz satışa sunulmayan Lolavie için Jennifer Aniston ”Temiz, seksi ve çiçeksi ama çok değil. İnsanların bana yaklaşıp ne koktuğumu sormasını, tende ağırlaşmadan doğal bir koku bırakmasını istedim” diyor.
2010 – 2011 Pull and Bear Kış Koleksiyonu
2010 – 2011 Pull and Bear Kış Koleksiyonu tanıtılmaya başlandı. Koleksiyondan ilk kareler:



Çocuklarda Gelişim Geriliği
Temmuz 23, 2010 by GaMZeM
Kategori: Anne & Çocuk
Bazı çeşitli nedenlerden dolayı çocuklar gelişim geriliği yaşayabiliyorlar. Bu nedenler biyolojik olabilir ya da çevresel şartların yetersizliğinden meydana gelebilir. Biyolojik nedenlerin tedavisi yok. Ancak durum en iyi hale getirmek için yoğun bir eğitsel programla şartlar iyileştirilebilinir. Fakat biyolojik bir nedene bağlı olmadan sadece çevresindeki şartların yetersizliğinden dolayı da çocukta gelişim geriliği yaşayabilir. Bu durum da yapılabilecek çok şey vardır tabii ki erken tehşis konulursa. Çünkü bu durum anne babanın, çocuğun bakımıyla sorumlu kişinin çocuğua yeterince uyarıcı, sağlıklı, zengin bir çevre sunmayışından kaynaklanır. Çocuk çeşitli nedenlerden dolayı bilinçsizce ihmal edilmiştir.
Çocuklarda Gelişim Geriliği
Örneğin dışarı sık çıkmadan bir yetişkin eşliğinde 4 duvar arasında büyümek zorunda kalmıştır. Onla ilgilenen, oynayan yoktur. Özellikle çalışan anne babalarda çocuğun akşama kadar bakıcıyla bir etkinlik yapmadan, dışarı çıkmadan yanlız kalması, arkadaşlarıyla yeterince oynaması bunların nedenlerinden biridir. Bebeğin gelişim döneminde sadece yeme içme, uyku ihtiyacı yoktur. Arkadaşlarına, onunla ilgilenen sosyal bir çevreye, oyuna ihtiyacı vardır ve çocuk yaşıtlarıyla, yetişkinlerle oyun oynayarak öğrenir, büyür, gelişir. Eğer çocuk bu olmazsa olmaz şartlardan mahrum büyürse gelişim geriliği kaçınılmazdır.
Çocuklarda gelişim geriliği nasıl olur?
Çocukları kendi yaşıtlarıya birebir kıyaslamak doğru değildir. Her çocuk farklıdır fakat her çocuktan belli ay ve yaş dönemlerinde beklenen beceriler vardır. Eğer çocuk bunlarda geriyse gelişim geriliği söz konusudur. Gelişim geriliği sosyal, duygusal, dil, fiziksel, zihinsel gelişim olmak üzere çeşitli alanlarda olabilir.
Gelişim geriliğinin en büyük habercisi konuşmanın geçikmesidir. Çocuk yaştılarına göre daha az kelime kullanıyor veya kendi geliştirdiği bir dilde kendini ifade etmeye çalışıyor olabilir. Konuşma geçikmesi sadece gelişim geriliğinin değil, bazı ciddi patolojik problemlerinde de habercisidir. Diğer problemler de erken tehşis çok önemlidir.
Fiziksel gelişim alanında bebeğin yürüme, koşma ve tutma gibi motor becerilerinde gerilik olabilir. Örneğin çocuk yaşından beklenen legoları yerleştiremiyor olabilir. Kendine güvenerek yürüyemeyebilir.
Gelişim geriliği sadece dil gelişimde, motor gelişiminde olmayabilir. En çok ihmal edilen gelişim geriliği sosyal ve duygusal alandadır. Çocuk arkadaşlarıyla nasıl iletişim kuracağını bilemez. Çocuk ya arkadaşlarına saldırır ya da hiç kendini koruyamaz. Sosyal becerilerdeki eksiklik ancak çocuğun arkadaşlarıyla oynayacak ortam sağlanarak geliştirilebilinir. Zihinsel alanda gerilik kavramların gelişmemesi, edne sonuç ilişkilerinin, problem çözme becerilerinin gelişmemesi olarak özetlenebilir. Bu durumda çocuğun bireysel eğitim desteği alması şartır.
Çocuklarda Gelişim geriliği nasıl anlaşılır?
Çocuğu zamanda gelişim geriliği ya aile tarafından kabul edilmez ya da fark edilmez. Gelişim geriliğini anne babanın anlaması ve kabullenmesi çok zordur. Gelişim sürecinde olan çocuklarının geride kaldıkları becerileri büyüdükçe tek başlarına kazanacaklarını düşünürler. Bu düşünceyle zaman kaybederler ve gelişim geriliği daha ciddi boyutlara ulaşınca ancak bir pedagogtan destek almaya karar verirler.
Eğer bir gelişim geriliğinden şüphe ediyorsanız zaman kaybetmeden bir pedagoga danışmanız gerekir. Çünkü geç kalındığında gelişim geriliğinde yol almak çok zor. Çocuğun gün geçtikçe yaşıtlarıyla arasındaki beceri ve gelişim eksikliği farkı açılıyor.
Ailelerin gelişim giriliğini anlamaları zor olacağı için bebeklerini düzenli olarak pedagog kontrolünden geçirmeleri çok önemlidir. Gelişim geriliği Denver II Tarama Testi ve alanında uzman bir pedagogun klinik değerlendirmesi sonucunda tesbit edilebilinir.
Bebekler ve çocuklar düzenli olarak pedagog kontrolünden geçmelidir!
Her bebeğin 0-3 yaşta en az 6 ayda bir pedagog tarafından gelişim kontrolünün yapılması gerekiyor. 3-6 yaş arasında ise en az sene de bir defa pedagog kontrolünden geçmesi gerekir. Pedagog çocukta sizin fark edemediğiniz gelişim geriliği sinyallerini erken görür ve bu sinyallerin gelişim geriliğine dönmesine engel olur. Gelişim geriliğinden şüphe edildiğinde yoğum bir eğitim programı ve anne baba rehberliği ile aşılmayacak bir sorun değildir. Burada en önemli konu ” erken tehşis”dir. Ne kadar erken bu durum fark edilirse, o kadar çok yapılacak şeyler vardır ve gelişim geriliğinin izi kalmadan çocuk yaşıtlarının beceri ve gelişim seviyesini yakalayabilir.
Gelişim geriliği nasıl tedavi edilebilir?
Gelişim geriliği erken tehsiş edilirse yoğun bir eğitim programıyla tedavi edilebilir. Bu program alanından uzman bir pedagog danışmanlığında geliştirilir ve uygulanır. Programda eğitimci pedagog tarafından geliştirilen programı aldığı süpervizyonlarla uygular. Programın içeriği çocuktaki gelişmelere farklılık gösterecektir. Gelişim gerilinde ailede büyük sorumluluklar taşır. Çocuğun tüm çevresinde düzenlemeler yapılır. Yatak odasından, oyun odası, bahçeye kadar çocuğun tüm yaşam alanları çocuğun gelişimini destekleyecek şekilde düzenlenir. En önemlisi bütünsel bir program geliştirebilmek ve aileyi işin içine katabilmektir.
Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz Gümüş
Kaynak:EKolay





