Sizi Gerçekten Seviyor Mu?

Nisan 10, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört


“Seni Seviyorum” dediğiniz de “Bende” diyor. Peki doğru mu? Gerçekten sizi seviyor mu?

Zor da olsa erkeğin gerçekten sevdiğine işaret eden bazı noktalar var.

İşte onlar…

Erkeklerin çoğu annelerinin düşüncelerine önem verirler. Eğer sizi annesi ile tanıştırıyorsa,

Tuttukları takımın maçlarını seyretmek onlar için çok önemli. Eğer maç seyrederken sizi yanında istiyorsa,

Genellikle televizyon bağımlısıdırlar ve izlerken etrafı pek duymazlar. Ama en sevdiği program sırasında bile sizi dinliyorsa,

Çoğu erkek dış güzelliğe önem verir. Eğer kendinizi en çirkin hissettiğiniz anda bile sarılıp öpüyorsa,

Özür dilemek onlar için çok zordur. Eğer haksız olduğunu kendiliğinden kabul ediyorsa,

Sizi gerçekten seviyor olabilir. Her erkek aynı değildir; fakat gerçekten sevildiğini hisseden erkek, gerçekten seviyordur.

İlk Buluşmanız İçin Öneriler

Nisan 5, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört


Nerde tanışırsanız tanışın, ilişkide ilk buluşma, ilk randevu oldukça önemlidir.

Uzun zamandır o günü beklediniz. Özenle hazırlandınız. “O” belki de hayatınız boyunca aradığınız insan. Peki nasıl olacak? Ne konuşacaksınız, nasıl davranacaksınız? İşte birkaç küçük öneri…

- Randevu Yerini İyi Seçin: İlk buluşmada korku filmine gitmek iyi bir fikir olmayabilir. Ama korktuğunuz da birinin elini tutmak için en iyi yer değil mi? Hem korkutucu tecrübeler nabzınızı yükseltir, adrenalininizi arttırır, yüzünüzü kızartır ve bu psikolojik tepkiler cinsel uyarılma ile çarpıcı bir benzerlik taşır. Bu da oldukça işinize yarar!

- Zevkli deneyimlerden bahsedin: Son bilimsel araştırmalar hakkında pek çok fikriniz olması güzel ama samimi bir konuşma karşınızdaki insana ne kadar zeki olduğunuzu göstermek üzerine kurulmaz, onun duyusal yanına dokunabilmekle ilgilidir. “Yaz için planların var mı?” ya da “Bu civarda yediğin en iyi yemek hangi restorandaydı?” gibi zevkli mecralardaki sorular düşünce bazında ikinizin de daha iyi bir çerçevede olmanızı sağlayacaktır. “İlham ve keyif verici deneyimler ve duygular hakkında konuşmak onları tekrar yaşamaya sebep olur,” diye açıklıyor Givens, “İnsanlar bu tür şeyleri konuştukları zaman heyecanlanır ve bu duyguyu birlikte oldukları kişiye de bulaştırır.”

- Aynası Olun: Onunla aynı olduğunuzu göstermek mi istiyorsunuz? Basit- Attracting Romance adlı kitabın yazarı Jay Arthur, sadece kurnazca onun vücut pozisyonlarını taklit etmenizi öneriyor ve “Çıktığınız insanın oturduğu gibi oturun, başınızı onun eğdiği gibi eğin, onunla aynı hızda konuşmaya dikkat edin” diye ekliyor. Bilinçaltında insanlar benzerlikleri rahatlatıcı bulur ki bu da daha güçlü bir bağ kurulmasına neden olur.

- Göz Teması: Gözlerinin içine bakın. Bu onunla gerçekten ilgilendiğinizi, kendinize güveninizi ve dürüst olduğunuzu gösterir. Yeni tanıştığınız birinin gözlerine direk bakmakta zorlanabilirsiniz ama endişelenmeyin. Bu tip durumlarda az çoktur. “Kendinizi tuhaf hisseder etmez gözlerinizi kaçırmayın” diyor Instant Persuasion’ın yazarı Laurie Puhn, “Partnerinizin bakışlarını sadece birkaç saniye daha karşılık verin tüm ihtiyacınız olan bu.”

Fiziksel temas için acele etmeyin: Herşey iyi giderse zaten el ele tutuşup sarılabilirsiniz. Ama acele ederseniz geri tepebilir. Eğer karşınızdaki insan henüz hazır değilse ve bunu siz harekete geçtikten sonra belli ettiyse, soğukkanlılığınızı geri elde etmek ve randevunun iyi havasını geri kazanmak zor olabilir. Anahtar ise karşınızdaki insana istekli olduğunuzu belli etmek ama zorlamamak. Randevunun sonunda vedalaşırken ve elini sıkarken hala sizin kişisel alanınızda bir gülümseme ile duruyor ve gözlerinizin içine bakıyor olsa bile onu öpmeye kalkmayın, bunun için yeterince vaktiniz olacak. Şu an yapmanız gereken hissettiğiniz heyecanın tadını çıkarmak ve bir sonraki randevunun planlarını yapmak.

Bu tavsiyelere dikkat ettiğiniz sürece ilk buluşmanızdan korkmanıza gerek yok. Herşeyin iyi gideceğinden emin olabilirsiniz :)

En Çok Bu Yalanları Söylüyoruz

Nisan 3, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört


En çok hangi yalanları söylüyoruz merak etmiş miydiniz?

İngiltere’de yapılan araştırma ve anketlerden çok ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Araştırmalara göre en çok söylenen yalan “telefonum çekmiyordu”. Araştırma sonucuna göre bir insan her gün ortalama dört yalan söylüyor. Ankete katılan 6 erkekten biri en çok kız arkadaşları ya da eşlerine yalan söylediklerini itiraf etti. Kadınların yüzde 40′ından fazlası ise aldığı kıyafetlerin gerçek fiyatı hakkında doğru bilgi vermiyor. İnsanların yüzde 75′i kadınların daha iyi yalancı olduğunu düşünüyor. Araştırma, erkeklerin yüzde 58′inin, kadınlarınsa yüzde 46’sının yalan söylerken yakalandığını gösteriyor.

En Sık Söylenen Yalanlar

1- Telefonum çekmiyordu
2- Üzerimde nakit para yok
3- Her şey yolunda
4- Çok güzel görünüyorsun
5- Seni gördüğüme sevindim
6- Seni arayacağım
7- Biz sadece yakın arkadaşız
8- Yakın zamanda görüşmeliyiz
9- Yoldayım
10- Kalçan onu giyince büyük durmuyor

Erkeklerin Dikkat Ettiği 6 Şey

Mart 29, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört, Kadın

Erkekler biz bayanların sandığı kadar dikkatsiz değiller. Özellikle de ilk buluşmada! Bir erkek bir bayanı gördüğü anda altı şey dikkatini çeker :

1- Gülümseme : İçten sıcak bir gülüş mü, yoksa soğuk mecburi bir gülüş mü ? Ya da gülüşünüz yemekte ne yediğinizi mi ele veriyor ? En çok dikkat ettikleri şeyin başında geliyor.

2- Saç : Saç kesiminiz, saç renginiz, ya da tarzı. Bunların hiçbiriyle ilgilenmiyorlar. İlgilendikleri tek şey saçınızın güzel kokması ve yumuşak olması.

3- Makyaj : Çok fazla makyaj yaptığınız zaman yüzünüzde sorun olduğunu düşünebilirler. Buna dikkat edin!

4- Dekolte : Erkekler dekolteye bakarlar, bu doğru. Ama ne kadar olduğuna daha çok bakarlar.

5- Cilt : Siz küçük bir sivilceyi dünya meselesi haline getirirken erkekler sizin gibi düşünmüyor. Çoğu zaman fark etmiyorlar bile. Ama solaryum öyle değil. Çok fazla solaryuma girerseniz bunu fark edebilir hatta ona itici bile gelebilir.

6- Çanta : Çok büyük bir çanta taşıyorsanız vazgeçin. Erkekler sizi büyük çantalarınızla gördüğünde sizi bakımına düşkün ve bakım malzemelerinizin tümünü yanınızda taşıdığınızı zannedebilirler!


Erkekler Bunlardan Nefret Ediyor

Mart 29, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört

Sizce erkekler bir bayanda en çok nelerden nefret ediyor? Orantısız bir vücut mu, yoksa ojesi çıkmış tırnaklar mı, yoksa ter kokusu mu? Hayır bunların hiçbiri sorumuzu yanıtlamıyor. Artık erkekler karaktere önem veriyorlar. Yeni nesil erkekler küfür eden bayanlardan ya da sürekli ağlayan, aşırı duygusal kadınlardan hiç ama hiç hoşlanmıyorlar. Dahası da var… Bakın erkekler en çok nelerden nefret ediyor.

1- Çok konuşmak : Erkeklerin büyük bir çoğunluğu çok konuşan kadınlardan nefret ediyor. Bu tip kadınlarla karşılaşınca onlarda hemen ortamı terk etme isteği uyanıyor.

2- Alışveriş : Erkeklerin bakımsız, demode kadınlardan hoşlanmadıkları doğru. Ama sadece dış görünüşe odaklanan, moda delisi kadınlardan da hiç hoşlanmıyorlar. Bu tip kadınların daha yüzeysel, moda ve güzellik dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğine inanan erkekler, tüm zamanını vitrin bakarak ya da mağaza dolaşarak geçiren kadınları boş buluyorlar!

3- Seksi bir silah gibi kullanmak : Özellikle yeni tanıştıkları bir bayanın kendilerini etkilemek için seksi bir araç olarak kullanmalarından hiç haz etmiyorlar. Bu onlarda bir güvensizlik duygusuna yol açıyor.

4- Şifreli Konuşmalar : Erkekler oldukça basit düşünürler.Onlar için “evet” evettir. Ama söz konusu kadınlar olunca iş değişiyor. Kadınlar her zaman isteklerini doğrudan belli etmezler. Bu da çeşitli sıkıntılar meydana getirir. Tüm vaktini kadınları anlamakla geçirmek istemeyen erkekler, kadınları biraz daha açık olmaya davet ediyor.

5- Başka kadınları eleştirmek : Bir erkek için bir kadının başka bir kadını eleştirmesi güven sorunundan kaynaklanıyor. Yani onlara göre kendine güvenmeyen bir kadın sürekli diğer kadınlarla ilgilenip onları eleştiriyor. Oysa bu erkeğin diğer kadına alıcı gözle bakmasından başka bir işe yaramıyor. Siz siz olun eleştirdiğiniz bayana dikkat edin ya da iyisi mi hiç eleştirmeyin!

6- Kıskançlık : Erkekler kıskançlıktan bunalıyorlar. %60′ı en çok nefret ettiği şeyin kıskançlık olduğunu söylüyor. Hiçbirinin sevgi kaynaklı kıskançlığa itirazı yok ama kıskanma işi günün her saati aranmaya varınca o ilişkinin ömrü oldukça azalıyor.

7- Aşırı Yakınlık : Birçoğu el üstünde tutulmayı, şımartılmayı seviyor. Ama abartınca hiçbirinin hoşuna gitmiyor. Günde iki defayı aşan telefonlar ve mesajlar erkekler tarafından taciz olarak nitelendiriliyor!

7 Adımda Dikkatini Çekin

Mart 10, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört

Hep sadece kadınların aşık olurken hislerini göz önüne aldığını düşünürüz.Oysa ki erkekler de aşık olacağı kadını seçerken hislerine kulak verebiliyorlarmış.Uzun zamandır dikkatini çekemediğiniz biri varsa bunlara dikkat edin…Sırada bekleyenler olursa da şaşırmayın :)

1- Saçlarınızın ne kadar dolgun olduğu

Erkekler ilk çağlardan beri, gür saçlı kadınlardan hoşlanıyorlar.
Çünkü onlara göre saçlardaki bu dolgunluk hissi, kadınların sağlıklı ve doğurgan olduklarını gösteriyor.

2- Arkadaş grubunuzun genişliği

Çok kalabalık bir arkadaş grubuna sahip olmanız erkeklerin size yaklaşmak konusunda endişe yaşamalarına neden olabilir. Yanınızda sadece bir arkadaşınızın olması da arkadaşınızla rekabet edemeyeceğini düşündüğünden ciddi bir soru işaretidir.
Bu nedenle genellikle en mükemmel arkadaş sayısı üçtür. Arkadaşlarınızın geceye siz olmadan devam edebileceğini bilmek çevrenizdeki erkekleri rahatlatır.

3- Cildinizin ne kadar parladığı

Erkekler, ışıl ışıl bir cildi, akıl sağlığının yerinde olmasıyla bağdaştırıyorlar. Sivilcelerin; stres ve endişe sonucunda oluşup, cildi solgunlaştırması bunun en büyük sebebi.
Bu da demek oluyor ki, yanaklarınıza sürdüğünüz allık ve yüzünüze uyguladığınız bronzlaştırıcılar kesinlikle işe yarıyor.Bronzlaştırıcılardan vazgeçmeyin.

4- Sesinizin tonu

Araştırmalar erkeklerin yüksek perdeden çıkan seslerden belirgin bir şekilde hoşlandıklarını gösteriyor.
Bunun sebebi, hem genetik hem de duygusal şartlanmalardır. Çünkü tiz ve canlı bir ses tonu, gençliğin ve yüksek yaşam enerjisinin göstergesidir.

5- Bel ve kalçanız arasındaki orantı

Belinizin kalçanızdan fark edilir derecede ince olması doğurganlığınızın göstergesi olarak hanenize puan eklenmesini sağlıyor.
Bu yüzden bol elbisenizle geniş bir kemer takarak vücudunuzun sahip olduğu kum saati görünümünü daha da ön plana çıkarabilirsiniz.

6- Gözleriniz

Gözler, vücudunuzdaki diğer yerlere kıyasla en çok dikkat çeken yeriniz…
Gözlerinize yaptığınız yoğun ve koyu bir makyaj ile hoşlandığınız erkeğin daha çok ilgisini çekebilirsiniz.

7- Neyin sahte olduğu

Burada karakter özelliklerinden değil, fiziksel sunilikten bahsediyoruz. Erkekler, takma kirpik veya tırnakların sadece dikkat çekme çabası içinde olan kadınlar tarafından tercih edildiğini düşünüyorlar.Ne kadar doğal olursanız, o kadar kazançlı çıkarsınız.

Kıskançlık Aşkın Bir Göstergesi Mi?

Aralık 30, 2009 by GaMZeM  
Kategori: Aşk & Flört, Kadın

İlişkiler söz konusu olduğunda akla gelen bu sorulara hala yanıt bulunamazken bilinen bir gerçek var ki o da aşırı kıskançlığın tehlikeli sonuçlar doğurabildiği. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aylin Sezer kıskançlık ile ilgili soruları yanıtladı.

Kıskançlık insanın doğasında mıdır yoksa sonradan mı öğrenilir?
Kıskançlığın insanın doğasında mı olduğu, yoksa sonradan öğrenilen sosyo-kültürel bir kavram mı olduğu hala tartışılıyor. Evrim teorisine göre kıskançlık, kadın ve erkek için farklı evrimsel güçler tarafından şekillendirilmiş doğal bir tepki. Cinsiyet farklılıkları da insanın evrimsel tarihi boyunca karşılaştığı farklı üreme bedelleri ve uyum problemlerine bağlı olarak gelişiyor. Evrim teorisine göre, döllenme kadın vücudunun içinde gerçekleştiği için anne çocuğun kendisinden olduğundan emindir, oysa baba bundan hiçbir zaman yüzde 100 emin olamaz. Kadının  onu cinsel anlamda aldatması, erkeğin ilerde çocuğun sorumluluğunu üstlenirken soyunu devam ettirememesi anlamına gelir. Kadının böyle bir sorunu  olmamakla birlikte eşinin olanaklarına ve desteğine ihtiyaç duyar. Evrimsel teoriye göre bu nedenle eşin başka bir kadına aşık olup, zaman ve olanaklarını  ona yönlendirmesi kadın için bir tehlikedir.

Sosyo-kültürel yaklaşıma göre ise kıskançlık, sosyal ve kültürel bir olgudur. Kişi yaşadıkça, içinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına göre kıskanmayı öğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskançlık tanımlarını öğrenen çocuk, büyüdüğünde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır. Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek için kıskançlık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir.

Kıskançlık aşkın göstergesi midir?
Kıskançlık aşkın göstergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Olağan sevmeden, kişinin duygularını yönetmede zorluk yaşaması durumuyla ayrıştırılabilir. Özellikle ilişkilerin başında yaşanan bu duygu zamanla, ilişki olgunlaştıkça yerini daha kontrol edilebilir ve kalıcı duygular olan sevgi, güven ve sadakate bırakır. İnsanın sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gerçekten seven iki insanın arasında bir miktar kıskançlık olması doğaldır, fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur. Kıskanç kişiler sevilmeye aşırı ihtiyaç duyar. Yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygusuyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler.

Kıskançlık yaşayan kişiler bir yandan ilişkilerini sürdürmeye çalışırken, bir yandan da özgüvenlerini korumaya çalışırlar. İlişkiyi korumaktaki amaç daha fazla yaşantı paylaşmakken, aşırı kıskanç kişiler bunu ancak tehdit ederek, zor kullanarak ya da küserek sağlayabileceklerine inanırlar. İlişkinin bir rakip tarafından tehdit edildiğini hissettikleri zaman da bu rekabette kaybedeceklerini, sevilmediklerini, sayılmadıklarını düşünürler.

Kıskançlık, içerisinde hangi duyguları barındırır?
Kıskançlık içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırır. Özgüven zayıfladığı zaman kişi kendini yetersiz, değersiz hissetmeye başlar. Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini ve kaybedeceğini düşünür. Bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için gösterilen sağlıksız davranışlara sebep olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve üzerinde bir baskı oluşturarak onu kaybetmeyeceğini düşünür. Oysa sadakat tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskançlık sonucu sergilenen takip etme, baskı altında tutma, öfke, şüphecilik gibi tutumlar karşı tarafı daha da uzaklaştırır.

Kadın ve erkeklerin kıskançlık göstergeleri farklı mıdır?
Sadakat kıskançlığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Eşlerin birbirlerini cinsel veya duygusal anlamda aldatması çoğu ilişkiyi derinden etkiler. Her iki cinste de kıskançlık görülse de, kadınlar ve erkeklerin kıskançlık bakımından farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Yapılan araştırmalar kadınlar duygusal bir aldatma karşısında daha çok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha fazla kıskançlık yaşadığını göstermektedir.

Çiftler, zarar verici kıskançlığın önüne nasıl geçebilirler?
Descartes’e göre “Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur”. Kıskançlığa, öfke, değersizlik, çaresizlik, yetersizlik, yalnızlık gibi duygular eşlik eder. Birçok kişi geçmiş yaşantılarının yaralarını içinde taşır ve süren  ilişkisinde bu yaraları iyileştirmeye çalışır. Önemli olan, bu yaraları tanımak ve bugünkü ilişkiye taşımamaktır. Karşılıklı güven için iletişimin açık olması önemlidir. İmalı sözlerden, üstü kapalı eleştirilerden ve küskünlüklerden kaçınmak gerekir. Bu noktada, kıskançlığa ılımlı yaklaşmak ve eşleri karşılıklı konuşmaya teşvik etmek önemlidir.

Kadınlar mı daha kıskançtır erkekler mi?
Kadınlar ve erkekler arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramak anlamlı olmasa da, kıskançlık, tepkileri farklılaşmaktadır. Kadınların, görece daha yapıcı davranıp, alttan alarak, kendi hak ve isteklerinden vazgeçtikleri, erkeklerin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalıştıkları görülmektedir.

Kıskançlık ne zaman tehlikeli boyuta ulaşır?
Eşin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, banyoyu, yatak odasını kontrol etmek, eşi akrabalar dahil kimseyle görüştürmemek, her anlatılan olayın altında bir anlam aramak aşırı kıskançlığa girer ve tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğudur.

Aşırı kıskançlık nasıl tedavi edilir?
Tedavide amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşüncelere ulaşmaktır. Kişiden kıskançlık hissettiği anlardaki düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve rasyonel (mantıklı) olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişiye sevilmeye değer bir insan olduğu vurgulanmalı, kendi değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada önemli olan, hem kişinin geçmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyaçları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi için daha sağlıklı yollar bulmasına yardım etmektir.

« Önceki Sayfa