Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Sabunlar kişisel temizlik ve hijyen maddelerinin en başında gelir. Sabunlar artık temizliğin yanı sıra güzelliğimiz için de yarar sağlıyor. Bitkisel sabunlar sayesinde birçok cilt sorunu ortadan kalkıyor. İşte birkaç tanesi:
Bitkisel Sabunlar ve Yararları
Kayısı Sabunu
Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Yosun Sabunu
Yosun sabunu deriye ferahlık vererek cildin dinlenmesini sağlar. İçerisindeki yoğun vitamin ve minerallerle ölü deriyi atarak cilde parlaklık kazandırır ve cildin yaşlanmasını önler.
Zeytin Sabunu
Saf zeytinyağından oluşan zeytin sabunu saç ve cilt bakımı için harika bir besleyicidir. Kuru ciltler için çok yararlıdır.Cilde yumuşaklık kazandırır ve sivilce oluşumunu önler.Saçlardaki kepeklenmeyi önleyerek tekrar oluşmasını giderir.Saç dökülmelerini de önleyerek sağlıklı ve yumuşak saçlara sahip olmanızı sağlar.
Lavanta Sabunu
Her cilt tipi için uygundur.Özellikle akneli ciltler için etkilidir.İltihapları önleyici ve hücre yenileyicidir.Ferahlatıcı kokusu sayesinde sinirliliğin azalmasına da katkıda bulunur.
Kil Sabunu
Doğal bir peeling etkisine sahiptir.Ölü deriyi temizleyerek cildi canlandırır.Cildi besler ve sıkılaştırır.Ciltteki kahverengi lekeleri azaltarak siyah noktaların giderilmesini sağlar.
Tarçın Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir.Ciltteki pürüzleri hafifleterek cilde tazelik kazandırır.
Mis gibi kokusu sayesinde sakinleştirici ve afrodizyak etkisi vardır.Her cilt tipi için uygundur.Yara ve çatlakların kapanmasında etkisi fazladır.
Portakal Sabunu
Selülitli bölgelerde etkilidir.Masajla birlikte uygulandığında selülitin azalmasına yardımcı olur.Tonik olarak kullanılır.Cilde rahatlık ve canlılık verir.
Bal Sabunu
Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kükürt Sabunu
Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.
Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Defne Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Papatya Sabunu
Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.
Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.
Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.
Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.
Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:
“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”
Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.
Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.
Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.
Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.
Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.
Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.
Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.
Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.
Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.
Alıntıdır
Jennifer Aniston’dan Lolavie
Birçok ünlü isim gibi Jennifer Aniston da kendi parfümünü çıakrttı. “Lolavie” ismini verdiği parfümün tanıtımı geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yapıldı.

Jennifer Aniston Lolavie için özel fotoğraf çektirmeyi de unutmadı. Tanıtım fotoğrafları Meksika’da çekilmiş.

Parfümden bahsetmek gerekirse; Lolavie yasemin çiçeği, menekşe, musk, amber, gül suyu, amazon zambağı ve sandalağacından oluşuyor. Ülkemizde henüz satışa sunulmayan Lolavie için Jennifer Aniston ”Temiz, seksi ve çiçeksi ama çok değil. İnsanların bana yaklaşıp ne koktuğumu sormasını, tende ağırlaşmadan doğal bir koku bırakmasını istedim” diyor.
Gelin Makyajı Önerileri
Temmuz 17, 2010 by GaMZeM
Kategori: Evlilik Hazırlıkları, Güzellik

Düğün mevsimi yine geldi. Evlenecek birçok gelin adayı telaş, mutluluk, hüzün ve sabırsızlığı bir arada yaşıyor. Gelinlik, saç modeli, ayakkabı seçimi gibi hazırlıklar da haliyle kapıda. En heyecanlı ve riskli bölüm ise makyaja karar vermek!
Gelin Makyajı Önerileri
Hayal ettiğiniz rüya bir gelin olmanıza çok az kalmışken hiç kimse yaşanılacak aksiliklerin telafisi olmaz. Bu duruma maruz kalmamak için o gün kullanacağınız makyajınızı mutlaka daha önce yaptırın ve önerilerimize bir göz gezdirin.
Düğün günü için doğal güzelliğinizi vurgulayacak abartıdan uzak bir makyaj, özellikle bakışlarınıza anlam katan göz makyajı güzelliğinize güzellik katacaktır.
Düğünün teması ve mekânı nasıl bir makyaj uygulanmak istediğiniz konusunda size yardımcı olabilir.Kır düğünü yapacaksanız makyajınız daha yumuşak olmalı, nostaljik bir hava taşımalıdır.
Kapalı mekânda yapılacak bir düğün içinse, mekân yapay ışıklarla aydınlatıldığı için ona göre daha ışıltılı ve vurgulu bir makyaj önerilebilir.
Eğer düğününüz nikâh salonunda geçecek ise makyajınızın ağır olmaması gerekir.
Diğer bir risk ise erken saatlerde yapılan makyajın kalıcı olması ve uzun saatler taze kalabilmesidir. Bu sorunu da yağsız baz ürünleri kullanarak, makyajı şeffaf pudralarla sabitleyerek çözebilirsiniz.
Yüz makyajınızı tamamlandıktan sonra dekoltenin öylece bırakılması renk farklılıklarına neden olur ve vücudunuz iki bölüm şeklinde görünür. Bunu engellemek için yüzünüzde kullandığınız fondötenin hafif bir şekilde dekolte bölgenize de uygulanmasına özen göstermelisiniz. Dilerseniz düğünün geçeceği ortama uygun olarak omuzlarınıza hafif parıltılı bir pudra uygulayabilirsiniz.
Alıntıdır
Ameliyatsız Burun Estetiği Hakkında
Estetikte teknolojinin en son yeniliği ameliyatsız burun estetiği hakkında bilmek istediğiniz herşeyi Medikal Estetik Uzmanı Emre Çiçek sizlerle paylaşıyor.
Kısaca uygulamanızdan bahseder misiniz?
Burun köküne botoks enjeksiyonu ile burun ucunu kaldırmak artık mümkün. Bu süre sonunda burun tekrar orijinal haline dönüyor. Botoks tek başına kullanılabildiği gibi dolgu ile birlikte kullanılarak daha iyi sonuçlar elde ediliyor.
Neden burun?
Botoksun en yeni kullanım alanı burun. Burun estetiğinden sonra kemikler biraz fazla alınıp çukurlaşma olduğunda, gülme sonrası burun kenarlarında “bunny line” denen çizgiler oluştuğunu söyleniyor. Bu yaşlı bir ifadeye neden oluyor. Botoksla onlar yok ediliyor. Burna uygulanan botoksun birinci amacı bu. İkinci olarak, burnunun ön kısmı düşük olan kişilerin burnunu yukarı kaldırmak hoş ifade veriyor.
Botoks, gülerken de güzel bir ifadeleri olsun diye, özellikle burun kanatları geniş kişilerde, burun altı deliklerindeki kaslara uygulanıyor. Ayrıca burun ucuna da yapılıyor ki bu uygulama burnun hafifçe kalkmasını sağlıyor. Hafif kemerli burnu olan kişilerdeyse, iki kaş arasındaki bölgeye dolgu maddesi yerleştirilip burun ucuna botoks uygulanarak estetik ameliyatsız düzgün bir burna sahip olmaları sağlanıyor.
Ameliyatsız burun estetiğiyle ne gibi değişiklikler oluyor?
Botoksla burun sırtındaki tavşan çizgileri düzeltilebilir, açık duran burun kanatları daraltılabilir, burun ucunu çeken kas aktif ise burun ucu kaldırılabilir. Dolgu ile burun kökü ve burun sırtını doldurarak daha düzgün bir çatı elde etmek; burun dudak açısını doldurarak burun ucunu kaldırmak ya da burun ucunu doldurarak daha zarif bir uç elde etmek mümkün. Ayrıca cerrahi sonrası olabilecek küçük düzensizliklerin de dolgu ile kamuflajı yapılabiliyor.
Ne kadar sürede etkili oluyor?
Ameliyatsız burun estetiği, yapılan uygulamaya göre 4 aydan 2 yıla kadar uzayabiliyor.
Zor bir operasyon mu?
Alçı ve sargı kullanılmıyor. Sadece buz uygulaması yapılarak kişiyi evine gönderiyoruz. Sonrasın da her türlü sosyal aktiviteye katılabilirler.
www.emrecicek.com
Kaynak:E Kolay
Kate Moss’un Güzellik Sırları!

Dünyanın en güzel kadınlarından Kate Moss güzellik sırlarını Elle dergisine verdiği röportajda açıkladı. Stil ikonu Kate Moss ve kendisi hakkında merak edilen birçok şey bu röportajda!
Sabah uyandığınızda ilk güzellik adımınız nedir?
Sadece bir duş almak. Yüzümü yıkamak ve dişlerimi fırçalamak. Herkesin yaptığı şeyler yani. Gerçekten farklı bir şey yaptığımı düşünmüyorum.
Geceleri yaptığınız rutin bir şeyler var mı?
Makyajımı çıkarmak. Gerçekten çok yorgunsam makyajımı silmeyebilirim.
Hiç tuhaf ritüelleriniz var mı?
Salatalıkla birlikte buz. soğuk su, buz ve salatalık dilimleri hazırlayıp başınızı ve bütün yüzünüzü içine koyun. Nefes almaya ihtiyacınız olduğunda başınızı çıkarın ve sonra tekrar sokun. Bunu yaklaşık 10 dakika boyunca yapın. Bu yorgunken ve çok ihtiyacınız olduğunda işe yarar bir şey.
Her gün nasıl bir makyaj uyguluyorsunuz?
Sadece maskara, allık, pudra ve gözümün etrafına biraz kahverengi duman efekti verecek kadar far.
Ve gece için daha çekici bir şey?
Siyah eyeliner seviyorum, sıvı olanını. Biraz güçlü bir şey.
Makyaj konusunda sizce bu sezon neler in, neler out?
Bilmiyorum. Görüyorsunuz her gün her şey değişiyor. Ben bir gün siyah oje sezonu, ertesi gün başka bir şey sezonu yapmı yorum. Açıkçası yarın ne yapacağımı bilmiyorum…
Peki makyajınızı geliştiriyor musunuz?
Evet, ufak oynamalar yapıyorum, sadece aynı şey üzerinde takılı kalmıyorum.
Asla kullanmayacağınız güzellik ürünü nedir?
Genelde dudak kalemi kullanmam. Ama bir çekimdeysem açıkçası kullanıyorum. Gerçi daha önce hiç kullanmadım diyebileceğim bir şey yok, her şeyi denedim.
Saçlarınıza nasıl bakıyorsunuz?
Şampuan ve krem kullanıyorum. Aslında saçlarıma bakımsız denebilir.
Kısa saçlı olmayı seviyor musunuz?
Hayır, kısa sevmiyorum, çünkü saç uzamaya başladığında bir kabusa dönüşüyor.
Epeydir sarışınsınız, hep sarı saçlı mı kalacaksınız?
Her zaman sarışın olmayacağım, doğrusu saçlarımı yine koyulaştırabilirim. Kışın, sanki esmer olmak istiyormuşum gibi hissediyorum. O solgun görüntüyü seviyorum, değişim için biraz gotik bir tarz…
Bazen kendinize izin verdiğiniz ufak tefek hoşluklar var mı?
Yüz bakımı. Yüz bakımına gittiğimde veya masöz eve geldiğinde şımarıklık yapabilirim.
Size verilen en iyi güzellik tavsiyesi neydi ve tavsiyeyi veren kimdi?
Ah Tanrım bilmiyorum! Annem hep sabahları şampanya içmenin ruh için iyi olduğunu söylerdi. Evet, bunu seviyorum, bunu bana daha önce kimse söylemedi! Hayır, hmmm, bilmiyorum… Birçok tavsiye aldım, ama dürüst olmak gerekirse hepsi bir kulağımdan girdi, diğerinden çıktı.
Hangi parfümsüz yaşayamazsınız?
Vintage tabii ki!
Yanınıza almadan evi terk ermeyeceğiniz şey nedir?
Nemlendirici. Onsuz yapamam!
Güzellik felsefeniz nedir?
Eğer mutluysanız ve iyi bir insanız, o zaman bence güzel görünürsünüz. Gözünüzde bir parıltı vardır. Hayata dair bir tutkunuz varsa, bu dışarıdan da fark edilir. Hatta makyajdan daha fazla görünür bu.
KATE’İN VINTAGE SIRLARI
Siz bir vintage kraliçesisiniz. Vintage bir parçayla, eski bir parça arasındaki farkı nasıl açıklarsınız?
Bence vintage, bir parçadan çok daha fazlası. Ben harika eski şeylere sahibim, hala sevdiğim birçok eski şey var, ama herkes onlara önceden eski derdi, şimdi vintage diyor. İnsanlar daha yeni yeni vintage olayına dahil oldular, bu yüzden bence sadece bunun ismini değiştirdiler! Yani birçok parça eskiden benim için ikinci el gibiydi, ama birden bire eski jean’lerim “vintage” haline geldiler! Oysa vintage, bir parçadan çok daha fazlası, eşini bulamayacağınız bir şey.
İnsanlar uzun süre kullanmayacakları binlerce şey almak yerine, vintage kullanmanın yararlannı fark ediyorlar…
Aynen öyle, ben de aynı şeyi yapıyorum!
Peki hem eskiyi hem de vintage’ı birlikte kullanıyor musunuz?
Evet, kesinlikle.
Peki, vintage alışverişi için en sevdiğiniz şehir neresi?
Londra. Aslında Paris de çok hoş, hatta büyüleyici; ama çok pahalı. Londra’da daha çeşitli ve daha iyi parçalar alabilirsiniz. Onların daha fazla stokları varmış gibi görünüyor… Neden olduğunu bilmiyorum ama Londra’da inanılmaz parçalar buluyorum. Paris’te de harika şeyler var; genellikle, Yves Saint Laurent veya başka bir yerde asla bulamayacağım 60′lardan kalma, özgün ve önemli couture parçalar…
Londra’da vintage için favori adresi niz var mı?
Size hayatta söylemem! Hepsi biter sonra!
KATE VE PARFÜMÜ
Vintage’dan memnun kaldınız mı?
Evet, kesinlikle, çok sevdim.
Peki bu sizin yarattığınız kokular arasında favoriniz mi?
İlk olanı da sevdim, ama o daha genç işiydi. Bilirsiniz işte, o ilkti.
PARFÜM
Vintage, Kate Moss tarafından yaratılan üçüncü parfüm. Kate, meyveli ve çiçek aromalı bir koku yaratmak için, parfüm uzmanı Olivier Polge’la çok yakın çalıştı. Parfüm, baharatlı bir ferahlık için, pembe biber, beyaz frezya ve mandalina karışımıyla başlıyor. Tam kalbinde, tonka fasulyesinin ılık kökleri, vanilya ve misk otu ile karıştırılmış güneş çiçeği, yasemin ve badem çiçeği var. Şişesi 20’ler ve 30′ların havasını andıran bir tarzda, Lutz Herrmann tarafından tasarlanmış. Daha şimdiden büyük bir başarı olarak kendinden söz ettiriyor.
KATE’İN KİŞİSEL FAVORİLERİ
Çay mı, kahve mi?
Çay.
Kola mı, diet kola mı?
Kola.
Çiçek mi, çikolata mı?
Çiçek.
Kedi mi, köpek mi?
Hmmm… Galiba kedi ama köpekleri de seviyorum. Ama kedileri daha çok..
Pijama mı, gecelik mi?
Gecelik.
Gece hayatı mı, evde vakit geçirmek mi?
Evde vakit geçirmek.
Kırmızı şarap mı, beyaz şarap mı?
Kırmızı.
Solaryum mu, güneşlenmek mi?
Solaryum.
Ağda mı, jilet mi?
Ağda.
Aşk mı, şehvet mi?
Açıkçası, ikisinin de karışımı olmalı, biri olmazsa diğeri sefil olabilir! Bu o zaman şöyle olurdu: “Seni gerçekten seviyorum ama biraz bir şeyler istiyorum… Anlarsın ya…
Şehir mi, kasaba mı?
Bu ikisinin bir karışımı olması gerekiyor, içlerinden biri eksik olduğunda yaşayamazdım.
Topuklu ayakkabı mı, düz ayakkabı mı?
Topuklu.
20′ler mi, 30′lar mı?
30′lar.
RÖPORTAJ: EMILIE HOLMES
Kaynak: Elle
Zayıflarken Yüzünüz De Zayıflamasın
Çoğu insan zayıflarken yüzünün de zayıflamasından şikayet eder. Peki zayıflarken yüzümüzün de zayıflamaması için neler yapılabilir?
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Este 7 Estetik Birimi yöneticisi Prof. Dr. Ahmet
Karacalar, merak edilen soruları cevaplıyor:
Zayıflarken yüzümüz neden çöker?
Yüz iç ve dış faktörlerin etkileri ile yaşlanır. Yüz yaşlanmasında halk arasında “çökme” olarak adlandırılan türü, deri altında bulunan hacmin hızlı kaybı ile olur. Deri altı hacmini yağ, kas ve iskelet oluşturur. Yanlış yapılan diyetlerle yüzün yağ tabakasının kaybı ve iskelet sistemindeki erimeler ile yüzde yaşlanma hızlanır.
Bu durum zayıflama çökmesi olarak bilinir. Özellikle yanakların düşmesi ile buldog yüz adı verilen yüz görüntüsü yanında, gözlerde içeri çökmeler, kaş düşmeleri, ağız kenarı düşmeleri olur. Kişi daha ince ve sağlıklı bedene sahip olmasına rağmen yüz yorgun ve mutsuz görünür. Özellikle 35 yaşını geçmiş kişilerde hızlı ve fazla kilo kaybı, önlem alınmaz ise yüzü yaşlandırır.
Hızlı ve aşırı kilo kayıplarında yüz dışında bedenin diğer bölgeleri ve özellikle kol, göğüs, bacak içi ve kalça sarkmaları da olmaktadır. Ancak yüz görünür olduğu ve yaşlanmanın doğrudan kanıtlarını verdiği için daha önem taşır.
Yüz çökmesinde daha riskli gruplar mıdır?
Evet, özellikle güneş hasarının fazla olduğunun işareti sayılan deri lekeleri gibi sorunları olan ince derili kişiler, hızlı ve fazla kilo kaybından daha kolay etkilenir. Erkekler kalın deri yapısı ve daha güçlü kemik yapısı nedeniyle bu durumdan daha az etkilenir.
Zayıflarken yüzün çökmemesi için neler yapılabilir?
Dengesiz ve hızlı kilo kaybının bedeli yüzün kaybı olmamalıdır. Spor eşliğinde, yavaş kilo kaybı yüzün korunmasında yardımcı olur. Bu sırada özellikle güneş hasarından kaçınmak gerekir. Hacim kaybeden yüzde güneş hasarı sarkmayı hızlandırır.
Güneş hasarlı ciltte kollajenler yeterince sağlıklı değildir, içi boşalmış deriyi yerinde tutamazlar. Fazla kilo verme hedefleniyor ise, yüz derisindeki kollajen miktarını ve yapımını uyaran başta lazer tedavileri olmak üzere bazı estetik girişimler eklenebilir.
Bir başka önlem, bedenin yağ açısından fazla olan bölgelerinden yağların alınıp -80 derecede saklamasıdır. Zayıflama tamamlanınca ya da zayıflama programı devam ederken kişiye bu hücreler enjekte edilebilir.
Zayıflama tamamlanınca, bazı bölgelerde dirençli yağlar kalmış olabilir. Bunlar da yüz için kullanılabilir. Kişi, önceki tecrübelerinden zayıflarken yüzde zayıflama olduğunu biliyor ve sadece bölgesel yağlar için kilo vermeye çalışıyor ise, lazer lipo ile bölgesel yağlardan kurtulmak daha akılcı bir seçim olacaktır. Aşırı sarkmanın olduğu durumlarda yüz germe işlemlerine gerek olacaktır. Bu durumda sadece hacim vermek kişiyi gençleştirmede yeterli değildir.
Alıntıdır
Postişlerden Uzak Durun!
Eğer saçlarınızı kaybetmek istemiyorsanız güzelleşmek uğruna saça takılan postişlerden uzak durun!
İngiltere’nin önde gelen saç bilimi gruplarından “Trichological Society” kadınların güzelleşmek uğruna saçlarını uzun göstermek için taktırdıkları postişlerin uzun süre kullanılması halinde ileride sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Trichological Society grubu, artan sayıda kuaför salonunun müşterilerine ucuz fiyatlarla bu postişleri taktığını ve bazı kuaförlerin de bunları uygun şekilde takma becerisine sahip olmadığını kaydetti. Grup, bu durumun daha fazla genç kadının kellik ve saç kıran gibi saç sorunlarından şikayetçi olmasına yol açtığını belirtti.
Saç uzmanlarından Barry Stevens, saçlarını uzatmak için postiş kullananların genelde daha iyi görünmeyi ve hissetmeyi beklediklerini, ancak bunun hüsranla sonuçlandığını söyledi. Stevens, bu eklentilerin uzun süre kullanımlarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ve saça daimi zarar verebileceğine dikkat çekti.
İngiliz Dermatoloji Dergisi’nde çıkan bir yazıda da, saçları uzatmak için kullanılan postişlerin olası tehlikeleri konusunda uyarıda bulunuldu.
Yazıda, bunları kullanan bazı kadınlarda gözle görülür saç kaybı olmasa da saç derisine yakından bakıldığında sorunun görülebileceği belirtildi.
Alıntıdır
Ender Saraç’tan Selülit İçin Yağ Reçetesi
Dr. Ender Saraç özellikle biz bayanların başına bela olan selülit için bir reçete hazırlamış. Reçetede bir yağ karışımın tarifi var ve bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyormuş. Denemedim bilmiyorum ama denemekten zarar çıkmaz ne dersiniz?
Ender Saraç’tan Selülit İçin Yağ Reçetesi
1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.
Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli). Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.
Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin. En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın. Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.
Cilt Çatlakları İçin Öneriler
Cildin aşırı gerilmesi ve derideki elastik dokunun kırılması ile oluşan çatlaklar en fazla karın, baldır, kalça ve göğüslerde görülyor. Çatlakların oluşumunda ise daha çok kilo değişimleri ve hamilelik gibi durumlar etkili oluyor.
Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın. Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte yolları:
1. Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.
2. Bol, bol su için.
3. A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.
4. Spor yapın.
5. Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.
6. Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.
Alıntıdır





