Britney Spears 2 Haftada Nasıl Forma Girdi?
Mutlaka görmüş ya da duymuşsunuzdur çünkü son zamanlarda herkes Britney Spears’i konuşuyor. Birkaç hafta önce selülitli, tombul ve sallanan bacaklarıyla objektiflere yakalanan ünlü şarkıcı 4 gün önce görenleri hayrete düşürdü. Şortu ve dolgu topuklarıyla formda olan bacaklarını sergileyen Britney göz kamaştırıyordu. Peki Britney Spears 2 haftada nasıl forma girdi dersiniz? Sizce iki haftada tombul ve selülitli bacaklar mükemmele dönüşebilir mi? Merak edenler için Yağmur Başkesik mükemmel bacakların sırrını paylaşıyor.

Egzersiz
Söylentilere göre Britney, fitness yerine dansı tercih ediyormuş. Bayan vücut geliştirme şirketi Fit For A Princess’in kurucusu ve kişisel spor hocası Janey Holliday’e göre: ‘Harika bacakalar için, egzersizinizi iki farklı yoldan yapmalısınız’;
1. ‘Bacaklarınızın şekillendirmek için dayanıklılık egzersizleri yapmalısınız. Mesela çömelme-kalkma ve arka bacağınızı bükerken öndeki bacağa ağırlık verme egzersizleri yapabilirsiniz ama bütün bu hareketler kaslarınızın üzerindeki yağı eritmediğiniz sürece size ince, biçimli bacaklar sağlamaz.’
2. ‘Kalorilerinizi yakmak için de sağlıklı bir diyetle birlikte koşma, aerobik ve kick-box gibi kalp egzersizleri yapmalısınız.’
Yağ yakımında en etkili sonuç için Janey haftada 3 ile 6 saat arası kalp egzersizleri arasından herhangi birini yapmanızı öneriyor.
‘Kalp egzersizi günlerinizi belirleyip diğer günlerde de 30 ya da 45 dakika süren dayanıklılık egzersizleri yapmalı, haftada bir günü de dinlenme günü olarak ayırmalısınız. Çalışmalarınız sizi geliştirdikçe kalp ve dayanıklılık egzersizlerinizi aynı gün yapabilecek hale geleceksiniz.’
Britney Spears’ın özel diyeti
Diyet
Ne yazık ki vücudunuzun kilo kaybetmesini istediğiniz tek bir bölgesindeki yağı eritmek mümkün değil. Yani eğer bacaklarınız fazla dolgunsa, vücut yağ oranınızı azaltmanız gerekir. Elle Macpherson’u da egzersiz düzenine sokan ünlülerin spor hocası James Duigan, müşterilerine her zaman kafeini, beyaz şekeri, alkolü ve işlenmiş yiyecekleri bırakmalarını söylüyor. Sonuç, Temiz&İnce adını verdiği diyet oluyor.
James, ‘Vücudunuz, toksinleri yağ hücrelerinde depolar.’ diyor. ‘Diyet yaptığınız zaman yavaşça yağ hücrelerini yakmaya başlarsınız ama böylece toksinler vücudunuza yayılır ve sizi sağlıksız hissettirir.’
‘Vücudunuz da bu histen hoşlanmaz, bu yüzden yağ yakışını düşürür ve kilo kaybını yavaşlatır. Ama vücudunuzdaki toksinlerden arındığınız anda harika hissedersiniz ve kilo vermeniz hızlanır ve kolaylaşır.’
Çoğu insan görünüşlerindeki değişimi daha birinci haftada fark eder.

Kozmetik Tedavi
Court House Clinics’in medikal yöneticisi ve kozmetik doktor Dr. Patrick Bowler, selülitlerinizden kurtulmanın en geçerli yolunun Accent XL gibi derinin altındaki tabakaları ışın frekanslarıyla ısıtarak kolajenlerin büyümesini sağlayan ve çukurların kapanmasıyla daha pürüzsüz bir cilt oluşturan tedaviler olduğunu söylüyor.
Hemen sonuç almak için, bir çeşit kil sürülerek bandajlarla mumyalandığınız, uyluk ve dizleriniz de dahil tüm vücudunuzda en az 15 cm incelme garantisi veren Universal Contour Wrap’ı deneyebilirsiniz. Ürünün kullanıcıları da işe yaradığına yemin ediyorlar. Başka bir çabuk çözüm ise bronzlaştırıcı sprey.
Bronz bir ten, sallantıları ve şişkinlikleri daha az belli etmeyi sağlamakla kalmaz, yetenekli bir kozmetik terapist size vücut hatlarınızı belirleyici bir bronzluk yaratabilir, uyluk içi gibi daha koyu yerleri gölgelendirerek bacaklarınızda kas görünümü illüzyonu yaratabilir.
Vücut Fırçalama
Vücut fırçalama kulağa sıkıcı gelebilir ama uzmanlar bu yolun sinir bozucu selülitlerden kurtulmanın en etkili yollarından biri olduğunu söylüyorlar. Her sabah duştan önce, bacaklarınızı parmak uçlarınızdan yukarıya doğru uzun vuruşlar halinde fırçalamak için kuru ve sert bir fırça kullanın.
SPA markası Elemis’in ürün ve tedavi geliştirme müdürü Noella Gabriel, bunun işe yaradığına, hem de bunu hızlıca yaptığına inanıyor: ‘Vücut fırçalama dolaşımı tetiklemeye ve lenfatik direnaja yardımcı olur bu da vücutta detoks gerçekleştirir ve selülitlerin dağılmasını sağlar.’ diyor.
İyi nemlendirilmiş cilt de bacaklarınızın sağlıklı görünmesini sağlayacaktır. Bunun için düzenli bir şekilde kese yaptıktan sonra nemlendirici kullanın.
Selüliti yok etmeye yardım edeceğini vaat eden çok fazla losyon ve ilaç var. Lotus bitkisi içeriği sayesinde yağ hücrelerini azaltan ve yenilerinin oluşmasını önleyen Nivea’nın Good-bye Cellulite 10 Day Serum’u, denemeye değer.
Giyim
Her kızın bildiği gibi doğru bir şekilde göstermediğiniz sürece vücudunuzu parlatmanın bir anlamı yok. İşte Britney’nin bu haftaki kıyafet seçiminin de başarılı olduğu nokta bu.
Britney sade beyaz bir üst ve gri bir şort seçmiş. Renkler sadece bronz tenini tamamlamakla kalmamış, aynı zamanda bacaklarının görselliğinden de hiçbir şey eksiltmemiş. Gri şortu bacaklarının uzunluğunu gözler önüne serecek kadar kısa, ama aşırıya kaçıp teşhirciliğe kayacak kadar da kısa değil.
Unutmayın, en ince bacaklar bile eğer kıyafetinizin kesimi yanlışsa tombul gösterilebilir.
Ayakkabı seçiminde bacak boyunuzu uzun gösterecek en iyi sonuç için naturel renkleri tercih edin. Bu, bacakların parmak uçlarına kadar uzandığı hissiyle gözleri yanıltır, sonra da cesaret edebildiğiniz kadar yüksek topuk giyin.
Britney’nin dolgu topukları tam da ideal bir seçim. Boyuna ciddi bir uzunluk katarken ona dengeli ve rahat bir duruş da sağlıyor.
Yağmur Başkesik E-Kolay Kadın
Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!
Cilt lekelerinden nasıl kurtulursunuz? Cilt lekeleri nasıl önlenir? Cilt lekeleri için hangi kozmetik ürünleri kullanılmalı? Hepsinin cevabı burada…
Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!
Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Okan neler yapabileceğinizi bir bir anlattı. Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak için A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, şunları söyledi:
“Sonbahar ayları peeling için uygun zamandır. Yaz boyunca ciltte oluşan ölü deri artıkları, mat görüntü peeling ile uzaklaştırılır, cilt renginde açılma gözlenir. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere sınıflandırılır. Yüzeysel peeling ya da diğer ismiyle hafif peeling işleminde genellikle alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”
Peeling çeşitleri nelerdir?
- Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeysel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.
- Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşididir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.
Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.
Cildi soymak riskleri azaltıyor
- Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.
- Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.
- Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.
- Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.
- Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.
Nemlendiriciye dikkat: doğru seçim her zaman çok önemli
Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.
- Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.
- Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.
- Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.
- Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.
Kaynak:E-Guzellik
Metabolizmanızı Yüzerek Hızlandırın!
Egzersiz yapacağım diye havuza girmemeyi tercih ediyor olabilirsin. Oysa ki yüzmeden başka hiçbir egzersiz bu denli kalori yakmanı sağlayıp metabolizmanı hızlandıramaz ve tüm kas gruplarını sıkılaştıramaz.
Yüzücülerin vücuduna dikkatlice baktığında ne kadar da seksi ve biçimli olduğunu fark edersin. O bedene sahip olmak için olimpiyatlara katılan sporcular kadar ağır idman yapmak zorunda değilsin. İndiana Üniversitesi’nden araştırmacılar, yüzücü ve diğer sporcular arasında bir kıyaslama yapmış. Sonuç olarak yüzücülerin vücudunda daha az yağ bulunmakla birlikte bellerinin daha ince ve kalçalarının da daha dar olduğu görülmüş.
Yüzmeye gitmek koşuya çıkmak kadar pratik olmayabilir ama yine de fazla bir şeye ihtiyacın yok: Bir yüzücü mayosu, bone ve deniz gözlüğü yeter. Bir de tabii ki olimpik bir havuza ihtiyacın olacak. Dalmaya hazır mısın?
Neden yüzme?
Yüzerek hızla kalori ve yağ yakabilirsin. Hafif süratte yüzme saatte 500 kalori yakarken hızla yüzerek saatte 700 kalori yakabilirsin. Su havadan 800 kat daha yoğun bir element olduğu için, her kulaç, tekme ve itme esnasında vücut kaslarını çalıştırırsın. Gövde, kalça, bacak, kol ve omuzlar çalışır. Yüzerken sadece kalori yakmakla kalmaz aynı zamanda kaslarını da geliştirirsin. Böylece hızlanan metabolizman sayesinde duşunu alıp dinlenirken bile kalori yakmaya devam edersin.
Yüzmek seni inceltip kaslarını geliştirirken aynı zamanda bedene ve ruha da iyi gelir. Suyun kaldırma gücü sayesinde vücut ağırlığını hissetmezsin böylece eklemlerin dinlenir. Indiana Üniversitesi Yüzme Bilimi Fakültesi’nden Doktor Joel Stager, her gün incinme tehlikesi olmadan yüzebileceğini söylüyor.
Yüzme egzersizini bütün hayatın boyunca uygulayabilir ve böylelikle genç kalabilirsin. Stager’ın araştırmaları düzenli olarak yüzenlerin en az 20 yaş daha genç göründüğünü söylüyor. American College of Sports Medicine tarafından sunulan veriler, bir yüzücünün tansiyon, kolesterol seviyesi, kalp sağlığı ve sinir sisteminin, kendinden çok daha genç bir bireye yakın olduğunu söylüyor.
Başlangıç noktası…
Yeni başlayanlar havuza büyük beklentilerle atlıyor. Suya yüksek beklentilerle giren yüzücü yarım saat boyunca serbest kulaç yüzmeyi hedefliyor. Virginia’daki Washington and Lee Üniversitesi’nden Yüzme Koçu Joel Shinofîeld, böylelerinin dört dakika sonunda nefes nefese kalıp havuzun kenarına tutunduğunu söylüyor.
Bunun sebebi, suda egzersiz yaparken dolaşım sistemi ve kasların, karada olduğundan çok daha farklı çalışmasıdır. Akciğerler daha farklı nefes almak zorunda kalır çünkü karada olduğu gibi her istediğinde nefes alıp veremezsin. Diğer egzersizlerden farklı olarak, yüzerken suyun yüzeyinde ilerleyebilmek için kas grupların takım halinde çalışmalı.
Shinofield, yüzerek formda kalabilmek için kısa aralıklarla interval yapmanı ve farklı kulaç teknikleri arasında değişim yapmanı öneriyor: “Böylece daha verimli bir egzersiz yapmış olacaksın.” Aralarda dinlenirken zaman kaybettiğini düşünerek endişelenme: “Yüzme yürüme gibi değildir. Durunca nabzın aniden düşmez. Birkaç kulaçtan sonra durakladığında bile 30 saniye boyunca yüksek kalır.”
Bu egzersizi dene: Dikdörtgen bir havuzda dört kez bir uçtan diğer uca yüz. Diğer uca ulaşınca birkaç saniye dinlenebilirsin. Sonunda 30 saniye dinlen. Bunu 10 kez tekrarla. İki hafta boyunca, haftada iki, üç kez uygula. Minnesota Macalaster Koleji’nden Robert Pearson, bir süredir yüzmediysen kick-board kullanmanı öneriyor. Böylece yüzerken kol ve bacakların koordinasyon sağlaması için ekstra çaba harcamayacaksın.
Kulaç atarken:
Kulaçlarını bu ip uçarıyla senkronize et.
Baş ve omuzlar:
Baş ve boyun, omurga ile aynı düzlemde, omuzlar ise rahat olmalı. Başın havuzun dibine bakmalı. Böylece kalçan dibe batmayacak ve vücudunun pozisyonu bozulmayacak.
Eller:
Parmaklar havuzun dibini göstermeli. Parmak uçları sanki havuzun dibinde hayali bir çizgi çiziyor gibi görünmeli. Ellerini sakın yumruk yapma. Parmaklarını açarsan daha hızlı ve kolay bir şekilde ilerlersin.
Dirsekler:
Dirsekler bilekten daha yukarıda olmalı.
Kollar:
Her kulaçta kolun iyice kalçana yaklaşmalı.
Kalça:
Bacakları çırpma işlemini kalça ve gövde kaslarını kullanarak gerçekleştirmelisin. Kalçana her kulaçta 45 derecelik açı ver. Çırpma kalçada başlamalı. Ayağındaki terlikleri fırlatmaya çalıştığını hayal et.
Ayaklar:
Ayaklar birbirine yakın ve vücudun geri kalanıyla aynı düzlemde olmalı. Bacakları her kulaçta altı kez çırpmalısın.
Ağız:
Vücudunu nefes almak için yana döndürürken başını da çevir ve ağzından nefes al. Suyun altında yavaş yavaş nefes ver. Sonra yine nefes al.
Kulaç çeşitleri
Serbest kulaç herkes tarafından sevilir çünkü öğrenmesi kolaydır ve çok kalori yakmanı sağlar. Ama sen yine de farklı kulaç tekniklerini bir arada kullanmaya alışmalısın. Shinofield, kulaç tekniklerini karıştırırsan hem kasların çalışmasını dengeleyip hem de yüzmeye sıkılmadan devam edeceğini söylüyor. Sırtüstü (sırt ve omuz kaslarını çalıştırarak duruşunu geliştirir) ve kurbağalama (kalça ve bacak içini çalıştırır) tekniklerini de denemelisin. Shinofield, farklı kulaç tekniklerinden verim alabilmek için bu tavsiyelere uyman gerektiğini söylüyor. Daha fazla verim almak için bir eğitmen eşliğinde egzersiz yapmayı düşünmelisin.
Sırtüstü:
Gözler ileri baksın: Gökyüzü ya da tavana bak. Ayak parmaklarına bakma yoksa kalçan suyun dibine batar. Başın omurganla aynı hizada olmalı.
Y şekli al: Geriye kulaç atarken kolun vücuduna 45 derecelik açı yapmalı. Böylece omzuna daha az baskı binecek ve kulacın daha güçlü olacak.
Kurbağalama:
Suyun üzerinde süzül: Avuçlarını birleştir ve kollarını yukarı kaldır. Avuçlarını dışa döndür ve eller çeneyle aynı hizaya gelecek şekilde kendine doğru çek. Ellerini göğsüne yaklaştırıp tekrar başla.
Bacaklarını ritimli olarak çırp: Dizlerini kırıp, topuklarını kalçana yaklaştır. Ayak parmaklarını dışa döndür ve bacaklarını önce ayır sonra birleştir, aynen bir kurbağa gibi… Kol ve bacaklar koordineli biçimde hareket etmeli.
Kaynak:Women’s Health
Saç Dökülmesinin Farklı Nedenleri Olabilir
Saç dökülmesinin ardında sadece doğal sebepler olmayabilir. Yaşadığınız stres ya da altta yatan bir hastalık saç kaybına neden olabilir. Günde 50 ve 100 arası saç telinin dökülmesi doğal sayılıyor. Daha yoğun kayıplar ise araştırılmayı gerektirir ve bir takım analizlerle sebepler bulunur ve tedavi edilir. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr.Ayfer Aydın anlatıyor.
Saç dökülmesi nedeniyle gelen bir hasataya önce çıplak göz ve elle rutin muayenesi yapılır.Bir sonraki aşamada ise eğer altta yatan bir hastalık düşünülüyorsa çeşitli kan laboratuar testleri, saçlı deri muayenesi ile gerek görülürse deri biyopsisi, saç çekme testi ile saç telinin yapısı mikroskop altında incelenerek kesin sebep tespit edilir.
En sık görülen saç dökülme nedenleri
Erkek tipi saç dökülmesi: En sık görülen saç kaybı nedenidir.Genetik özellikler ve erkeklik hormonu nedeniyle görülen doğal bir durumdur. Bir hastalık değildir.Çok sayıda uygulanabilecek topikal tedaviler ve ilaçlarla durdurulabilen ve bazı durumlarda tedavi edilebilen bu durum ;radikal olarak saç ekim yöntemi ile kesin olarak çözülebilir.
Saçkıran (Alopesi Areata): Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı kel alanlar oluşur. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir. Her yaşta görülebilr. Daha çok sıkıntılar ve stres sebebiyle oluşan bu durum çocukluk yaşında ortaya çıktığında otoimmün yani bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarlada ilişkili olabilir. Çeşitli topikal ve sistemik tedaviler ve yine psikolojik destekle tedavisi mümkün olan bir durumdur.
Kansızlık(Anemi): En sık demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık nedeniyle saçlar dökülür. B12 ve Folik asit eksiklikleri nedeniyle oluşan anemilerde saç dökülmesi görülür. Tespit edilen eksiklik yerine konulunca saç dökülmeside düzelir.
Tiroid hastalıkları: Fazla (hipertroidi) ve az çalışan tiroid (hipotroidi) saç kaybına neden olabilir. Tiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir. Hastalığın tedavisi ile saç dökülmesi de düzelir.
Saçlı deriyi tutan hastalıklar: Mantar hastalıkları ve likenpilanopilaris dediğimiz çeşitli saçlı deriyi tutan hastalıklar saçlarda dökülmelere yol açabilir.
Yüksek ateş, ağır enfeksiyon hastalıkları: Saçların dinlenme fazına girip dökülmesine neden olabilir.Kalıcı bir kayıp yoktur hastalık iyileştikten bir süre sonra saçlar eski haline dönecektir.
Doğum sonrası: Gebelik süresi boyunca saçlar büyüme aşamasındadır; dolayısıyla saçlarda dökülme durur, saçlar gürleşir.
Doğum sonrası saçlar dinlenme fazına girer ve bu aşamada saçlarda yoğun bir dökülme görülür. Bu durum doğum sonrası 8 ay ile 1 yıla kadar devam eder ve tamamen doğal bir süreçtir tekrar saçlar eski sağlığına kavuşacaktır. Bu dönem destek tedavilerle çok daha sağlıklı atlatılabilir.
Şok diyetler, hızlı kilo vermek, proteinden fakir beslenme: Saçlarımız köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Esas besini ise proteindir. Özellikle yaz mevsimine girişte hızla kilo verdiren diyet programları tüm vücut sağlığımız gibi saç sağlığımızı da olumsuz yönde etkiler ve ciddi saç kayıplarına yol açabilir. Proteinden fakir beslenen veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kişilerde de benzer şekilde saçlar dinlenme fazına takılır ve dökülmeler görülebilir. Beslenme alışkanlıkları değiştirilip proteinden zengin diyet uygulandığında dökülmeler duracaktır.
İlaçlar: Bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini, sivilce ve sedef tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da saç dökülmesi yapabilir.
Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir. Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır. Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90′ını kaybeder, terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline geri döner.
Doğum kontrol hapları: Genetik yatkınlıkla beraber doğum kontrol hapı kullanımında saç dökülmesi görülebilir. Saçlar dinlenme fazına takılır. İlaç kullanımı bırakıldığında dökülme durur.
Saç koparma alışkanlığı (Trikotillomani): Tamamen ruh sağlığı ile ilgili bir durumdur. Tırnak yeme alışkanlığı gibi saçlar koparılır. Psikolojik destek tedavisi ile düzelebilir.
Saçlarımızla ilgili bilinen yanlışlar
* Hergün saçların yıkanması saçların fazla dökülmesine yol açamaz.
* Saçın kısa kesilmesinin, kazıtılmasının saç dökülmesini önleyici veya saçı gürleştirici etkisi yok.
* Zeytinyağı, badem yağı ve yumurta karışımlarının saça sürülmesinin saça bir faydası yotur.
* Yıkama ve tarama esnasında saçın dökülmesi normaldir. Ancak durup dururken dökülüyor veya elinizi attığınızda tutam tutam geliyorsa doktora başvurulmalıdır.
* Saç dökülmesinde hala ilk başvurular kuaför ve eczaneler. Oysa saç dökülmesi bazen bize bir hastalık tanısı koydurabilecek kadar önemli olabilir. Dolayısıyla bazı alışveriş merkezlerinde ve eczanelerde saç analizi yapılır ve saç dökülmesine son gibi ürün satışı için yapılan sloganlara kanmayıp bir dermatoloğa başvurmak en doğru yol olacaktır.
Kaynak:Pudra
Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Sabunlar kişisel temizlik ve hijyen maddelerinin en başında gelir. Sabunlar artık temizliğin yanı sıra güzelliğimiz için de yarar sağlıyor. Bitkisel sabunlar sayesinde birçok cilt sorunu ortadan kalkıyor. İşte birkaç tanesi:
Bitkisel Sabunlar ve Yararları
Kayısı Sabunu
Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Yosun Sabunu
Yosun sabunu deriye ferahlık vererek cildin dinlenmesini sağlar. İçerisindeki yoğun vitamin ve minerallerle ölü deriyi atarak cilde parlaklık kazandırır ve cildin yaşlanmasını önler.
Zeytin Sabunu
Saf zeytinyağından oluşan zeytin sabunu saç ve cilt bakımı için harika bir besleyicidir. Kuru ciltler için çok yararlıdır.Cilde yumuşaklık kazandırır ve sivilce oluşumunu önler.Saçlardaki kepeklenmeyi önleyerek tekrar oluşmasını giderir.Saç dökülmelerini de önleyerek sağlıklı ve yumuşak saçlara sahip olmanızı sağlar.
Lavanta Sabunu
Her cilt tipi için uygundur.Özellikle akneli ciltler için etkilidir.İltihapları önleyici ve hücre yenileyicidir.Ferahlatıcı kokusu sayesinde sinirliliğin azalmasına da katkıda bulunur.
Kil Sabunu
Doğal bir peeling etkisine sahiptir.Ölü deriyi temizleyerek cildi canlandırır.Cildi besler ve sıkılaştırır.Ciltteki kahverengi lekeleri azaltarak siyah noktaların giderilmesini sağlar.
Tarçın Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir.Ciltteki pürüzleri hafifleterek cilde tazelik kazandırır.
Mis gibi kokusu sayesinde sakinleştirici ve afrodizyak etkisi vardır.Her cilt tipi için uygundur.Yara ve çatlakların kapanmasında etkisi fazladır.
Portakal Sabunu
Selülitli bölgelerde etkilidir.Masajla birlikte uygulandığında selülitin azalmasına yardımcı olur.Tonik olarak kullanılır.Cilde rahatlık ve canlılık verir.
Bal Sabunu
Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kükürt Sabunu
Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.
Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Defne Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Papatya Sabunu
Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.
Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.
Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.
Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.
Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:
“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”
Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.
Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.
Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.
Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.
Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.
Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.
Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.
Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.
Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.
Alıntıdır
Jennifer Aniston’dan Lolavie
Birçok ünlü isim gibi Jennifer Aniston da kendi parfümünü çıakrttı. “Lolavie” ismini verdiği parfümün tanıtımı geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yapıldı.

Jennifer Aniston Lolavie için özel fotoğraf çektirmeyi de unutmadı. Tanıtım fotoğrafları Meksika’da çekilmiş.

Parfümden bahsetmek gerekirse; Lolavie yasemin çiçeği, menekşe, musk, amber, gül suyu, amazon zambağı ve sandalağacından oluşuyor. Ülkemizde henüz satışa sunulmayan Lolavie için Jennifer Aniston ”Temiz, seksi ve çiçeksi ama çok değil. İnsanların bana yaklaşıp ne koktuğumu sormasını, tende ağırlaşmadan doğal bir koku bırakmasını istedim” diyor.
Gelin Makyajı Önerileri
Temmuz 17, 2010 by GaMZeM
Kategori: Evlilik Hazırlıkları, Güzellik

Düğün mevsimi yine geldi. Evlenecek birçok gelin adayı telaş, mutluluk, hüzün ve sabırsızlığı bir arada yaşıyor. Gelinlik, saç modeli, ayakkabı seçimi gibi hazırlıklar da haliyle kapıda. En heyecanlı ve riskli bölüm ise makyaja karar vermek!
Gelin Makyajı Önerileri
Hayal ettiğiniz rüya bir gelin olmanıza çok az kalmışken hiç kimse yaşanılacak aksiliklerin telafisi olmaz. Bu duruma maruz kalmamak için o gün kullanacağınız makyajınızı mutlaka daha önce yaptırın ve önerilerimize bir göz gezdirin.
Düğün günü için doğal güzelliğinizi vurgulayacak abartıdan uzak bir makyaj, özellikle bakışlarınıza anlam katan göz makyajı güzelliğinize güzellik katacaktır.
Düğünün teması ve mekânı nasıl bir makyaj uygulanmak istediğiniz konusunda size yardımcı olabilir.Kır düğünü yapacaksanız makyajınız daha yumuşak olmalı, nostaljik bir hava taşımalıdır.
Kapalı mekânda yapılacak bir düğün içinse, mekân yapay ışıklarla aydınlatıldığı için ona göre daha ışıltılı ve vurgulu bir makyaj önerilebilir.
Eğer düğününüz nikâh salonunda geçecek ise makyajınızın ağır olmaması gerekir.
Diğer bir risk ise erken saatlerde yapılan makyajın kalıcı olması ve uzun saatler taze kalabilmesidir. Bu sorunu da yağsız baz ürünleri kullanarak, makyajı şeffaf pudralarla sabitleyerek çözebilirsiniz.
Yüz makyajınızı tamamlandıktan sonra dekoltenin öylece bırakılması renk farklılıklarına neden olur ve vücudunuz iki bölüm şeklinde görünür. Bunu engellemek için yüzünüzde kullandığınız fondötenin hafif bir şekilde dekolte bölgenize de uygulanmasına özen göstermelisiniz. Dilerseniz düğünün geçeceği ortama uygun olarak omuzlarınıza hafif parıltılı bir pudra uygulayabilirsiniz.
Alıntıdır
Ameliyatsız Burun Estetiği Hakkında
Estetikte teknolojinin en son yeniliği ameliyatsız burun estetiği hakkında bilmek istediğiniz herşeyi Medikal Estetik Uzmanı Emre Çiçek sizlerle paylaşıyor.
Kısaca uygulamanızdan bahseder misiniz?
Burun köküne botoks enjeksiyonu ile burun ucunu kaldırmak artık mümkün. Bu süre sonunda burun tekrar orijinal haline dönüyor. Botoks tek başına kullanılabildiği gibi dolgu ile birlikte kullanılarak daha iyi sonuçlar elde ediliyor.
Neden burun?
Botoksun en yeni kullanım alanı burun. Burun estetiğinden sonra kemikler biraz fazla alınıp çukurlaşma olduğunda, gülme sonrası burun kenarlarında “bunny line” denen çizgiler oluştuğunu söyleniyor. Bu yaşlı bir ifadeye neden oluyor. Botoksla onlar yok ediliyor. Burna uygulanan botoksun birinci amacı bu. İkinci olarak, burnunun ön kısmı düşük olan kişilerin burnunu yukarı kaldırmak hoş ifade veriyor.
Botoks, gülerken de güzel bir ifadeleri olsun diye, özellikle burun kanatları geniş kişilerde, burun altı deliklerindeki kaslara uygulanıyor. Ayrıca burun ucuna da yapılıyor ki bu uygulama burnun hafifçe kalkmasını sağlıyor. Hafif kemerli burnu olan kişilerdeyse, iki kaş arasındaki bölgeye dolgu maddesi yerleştirilip burun ucuna botoks uygulanarak estetik ameliyatsız düzgün bir burna sahip olmaları sağlanıyor.
Ameliyatsız burun estetiğiyle ne gibi değişiklikler oluyor?
Botoksla burun sırtındaki tavşan çizgileri düzeltilebilir, açık duran burun kanatları daraltılabilir, burun ucunu çeken kas aktif ise burun ucu kaldırılabilir. Dolgu ile burun kökü ve burun sırtını doldurarak daha düzgün bir çatı elde etmek; burun dudak açısını doldurarak burun ucunu kaldırmak ya da burun ucunu doldurarak daha zarif bir uç elde etmek mümkün. Ayrıca cerrahi sonrası olabilecek küçük düzensizliklerin de dolgu ile kamuflajı yapılabiliyor.
Ne kadar sürede etkili oluyor?
Ameliyatsız burun estetiği, yapılan uygulamaya göre 4 aydan 2 yıla kadar uzayabiliyor.
Zor bir operasyon mu?
Alçı ve sargı kullanılmıyor. Sadece buz uygulaması yapılarak kişiyi evine gönderiyoruz. Sonrasın da her türlü sosyal aktiviteye katılabilirler.
www.emrecicek.com
Kaynak:E Kolay
Kate Moss’un Güzellik Sırları!

Dünyanın en güzel kadınlarından Kate Moss güzellik sırlarını Elle dergisine verdiği röportajda açıkladı. Stil ikonu Kate Moss ve kendisi hakkında merak edilen birçok şey bu röportajda!
Sabah uyandığınızda ilk güzellik adımınız nedir?
Sadece bir duş almak. Yüzümü yıkamak ve dişlerimi fırçalamak. Herkesin yaptığı şeyler yani. Gerçekten farklı bir şey yaptığımı düşünmüyorum.
Geceleri yaptığınız rutin bir şeyler var mı?
Makyajımı çıkarmak. Gerçekten çok yorgunsam makyajımı silmeyebilirim.
Hiç tuhaf ritüelleriniz var mı?
Salatalıkla birlikte buz. soğuk su, buz ve salatalık dilimleri hazırlayıp başınızı ve bütün yüzünüzü içine koyun. Nefes almaya ihtiyacınız olduğunda başınızı çıkarın ve sonra tekrar sokun. Bunu yaklaşık 10 dakika boyunca yapın. Bu yorgunken ve çok ihtiyacınız olduğunda işe yarar bir şey.
Her gün nasıl bir makyaj uyguluyorsunuz?
Sadece maskara, allık, pudra ve gözümün etrafına biraz kahverengi duman efekti verecek kadar far.
Ve gece için daha çekici bir şey?
Siyah eyeliner seviyorum, sıvı olanını. Biraz güçlü bir şey.
Makyaj konusunda sizce bu sezon neler in, neler out?
Bilmiyorum. Görüyorsunuz her gün her şey değişiyor. Ben bir gün siyah oje sezonu, ertesi gün başka bir şey sezonu yapmı yorum. Açıkçası yarın ne yapacağımı bilmiyorum…
Peki makyajınızı geliştiriyor musunuz?
Evet, ufak oynamalar yapıyorum, sadece aynı şey üzerinde takılı kalmıyorum.
Asla kullanmayacağınız güzellik ürünü nedir?
Genelde dudak kalemi kullanmam. Ama bir çekimdeysem açıkçası kullanıyorum. Gerçi daha önce hiç kullanmadım diyebileceğim bir şey yok, her şeyi denedim.
Saçlarınıza nasıl bakıyorsunuz?
Şampuan ve krem kullanıyorum. Aslında saçlarıma bakımsız denebilir.
Kısa saçlı olmayı seviyor musunuz?
Hayır, kısa sevmiyorum, çünkü saç uzamaya başladığında bir kabusa dönüşüyor.
Epeydir sarışınsınız, hep sarı saçlı mı kalacaksınız?
Her zaman sarışın olmayacağım, doğrusu saçlarımı yine koyulaştırabilirim. Kışın, sanki esmer olmak istiyormuşum gibi hissediyorum. O solgun görüntüyü seviyorum, değişim için biraz gotik bir tarz…
Bazen kendinize izin verdiğiniz ufak tefek hoşluklar var mı?
Yüz bakımı. Yüz bakımına gittiğimde veya masöz eve geldiğinde şımarıklık yapabilirim.
Size verilen en iyi güzellik tavsiyesi neydi ve tavsiyeyi veren kimdi?
Ah Tanrım bilmiyorum! Annem hep sabahları şampanya içmenin ruh için iyi olduğunu söylerdi. Evet, bunu seviyorum, bunu bana daha önce kimse söylemedi! Hayır, hmmm, bilmiyorum… Birçok tavsiye aldım, ama dürüst olmak gerekirse hepsi bir kulağımdan girdi, diğerinden çıktı.
Hangi parfümsüz yaşayamazsınız?
Vintage tabii ki!
Yanınıza almadan evi terk ermeyeceğiniz şey nedir?
Nemlendirici. Onsuz yapamam!
Güzellik felsefeniz nedir?
Eğer mutluysanız ve iyi bir insanız, o zaman bence güzel görünürsünüz. Gözünüzde bir parıltı vardır. Hayata dair bir tutkunuz varsa, bu dışarıdan da fark edilir. Hatta makyajdan daha fazla görünür bu.
KATE’İN VINTAGE SIRLARI
Siz bir vintage kraliçesisiniz. Vintage bir parçayla, eski bir parça arasındaki farkı nasıl açıklarsınız?
Bence vintage, bir parçadan çok daha fazlası. Ben harika eski şeylere sahibim, hala sevdiğim birçok eski şey var, ama herkes onlara önceden eski derdi, şimdi vintage diyor. İnsanlar daha yeni yeni vintage olayına dahil oldular, bu yüzden bence sadece bunun ismini değiştirdiler! Yani birçok parça eskiden benim için ikinci el gibiydi, ama birden bire eski jean’lerim “vintage” haline geldiler! Oysa vintage, bir parçadan çok daha fazlası, eşini bulamayacağınız bir şey.
İnsanlar uzun süre kullanmayacakları binlerce şey almak yerine, vintage kullanmanın yararlannı fark ediyorlar…
Aynen öyle, ben de aynı şeyi yapıyorum!
Peki hem eskiyi hem de vintage’ı birlikte kullanıyor musunuz?
Evet, kesinlikle.
Peki, vintage alışverişi için en sevdiğiniz şehir neresi?
Londra. Aslında Paris de çok hoş, hatta büyüleyici; ama çok pahalı. Londra’da daha çeşitli ve daha iyi parçalar alabilirsiniz. Onların daha fazla stokları varmış gibi görünüyor… Neden olduğunu bilmiyorum ama Londra’da inanılmaz parçalar buluyorum. Paris’te de harika şeyler var; genellikle, Yves Saint Laurent veya başka bir yerde asla bulamayacağım 60′lardan kalma, özgün ve önemli couture parçalar…
Londra’da vintage için favori adresi niz var mı?
Size hayatta söylemem! Hepsi biter sonra!
KATE VE PARFÜMÜ
Vintage’dan memnun kaldınız mı?
Evet, kesinlikle, çok sevdim.
Peki bu sizin yarattığınız kokular arasında favoriniz mi?
İlk olanı da sevdim, ama o daha genç işiydi. Bilirsiniz işte, o ilkti.
PARFÜM
Vintage, Kate Moss tarafından yaratılan üçüncü parfüm. Kate, meyveli ve çiçek aromalı bir koku yaratmak için, parfüm uzmanı Olivier Polge’la çok yakın çalıştı. Parfüm, baharatlı bir ferahlık için, pembe biber, beyaz frezya ve mandalina karışımıyla başlıyor. Tam kalbinde, tonka fasulyesinin ılık kökleri, vanilya ve misk otu ile karıştırılmış güneş çiçeği, yasemin ve badem çiçeği var. Şişesi 20’ler ve 30′ların havasını andıran bir tarzda, Lutz Herrmann tarafından tasarlanmış. Daha şimdiden büyük bir başarı olarak kendinden söz ettiriyor.
KATE’İN KİŞİSEL FAVORİLERİ
Çay mı, kahve mi?
Çay.
Kola mı, diet kola mı?
Kola.
Çiçek mi, çikolata mı?
Çiçek.
Kedi mi, köpek mi?
Hmmm… Galiba kedi ama köpekleri de seviyorum. Ama kedileri daha çok..
Pijama mı, gecelik mi?
Gecelik.
Gece hayatı mı, evde vakit geçirmek mi?
Evde vakit geçirmek.
Kırmızı şarap mı, beyaz şarap mı?
Kırmızı.
Solaryum mu, güneşlenmek mi?
Solaryum.
Ağda mı, jilet mi?
Ağda.
Aşk mı, şehvet mi?
Açıkçası, ikisinin de karışımı olmalı, biri olmazsa diğeri sefil olabilir! Bu o zaman şöyle olurdu: “Seni gerçekten seviyorum ama biraz bir şeyler istiyorum… Anlarsın ya…
Şehir mi, kasaba mı?
Bu ikisinin bir karışımı olması gerekiyor, içlerinden biri eksik olduğunda yaşayamazdım.
Topuklu ayakkabı mı, düz ayakkabı mı?
Topuklu.
20′ler mi, 30′lar mı?
30′lar.
RÖPORTAJ: EMILIE HOLMES
Kaynak: Elle





