Yaşınıza Göre Spor Yapın

Temmuz 31, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

30lu, 40lı ya da 50li yaşlarda olabilirsiniz. Spor yaşa bakmadan hayatınızın bir parçası olmalı. Spor yaparken de dikkat etmeniz gereken şey aslında yaşınıza göre hangi sporun uygun olduğudur.

Yaşınıza Göre Spor Yapın

20′li yaşlarda kaslarınızı çalıştırın

Bu yaşlarda kemik yapımız yeteri kadar güçlüdür; dolayısıyla daha çok kaslarımızı güçlendirmek için ağırlık çalışmamız doğru olur. Bu yaşlarda uygulayabileceğimiz ideal program haftada üç kardiyo ve ağırlık şeklindedir. Kardiyo kısmı için 20 dakikalık bir yürüyüş, koşu veya bisiklet; ağırlık çalışması için de 20 dakika boyunca ağırlık barı ile çalışmanızı öneririz. Barı göğüs hizanızda tutun. Vücudunuz düz duracak şekilde, barı tutarak kendinizi yukarıya doğru çekin. Bu hareketi 15 tekrarla uygulayın.

Bu yaşlarda spor yaparken en çok dikkat etmemiz gereken nokta ise fazla abartmamak. Çünkü ihtiyacınızdan fazla kardiyo çalışmanız kas kaybına, dolayısıyla metabolizmanızın yavaşlamasına ve kilo alımına neden olabilir. Aynı şekilde ağırlık çalışmasında da dikkatli olmak gerek. Düşük ağırlıklı çok tekrarlar yerine, yüksek ağırlıklı az tekrarlarla çalışın.

30′lu yaşlarda alt bölgeye ağırlık verin

30’lu yaşlar vücudumuzda belirgin değişikliklerin söz konusu olduğu dönemdir. Çünkü bu yaşlarda artık metabolizmamız yavaşlamaya başlar ve dolayısıyla kilo vermemiz zorlaşır. Bu yaşlarda beslenmemiz özen gösterdiğimiz kadar, yaptığımız spora ve egzersizlere de aynı dikkati göstermemiz gerekir. En çok kas kaybı vücudumuzun alt bölgesinde yaşandığından özellikle bu bölgeleri çalıştırmanızı tavsiye ederiz. Bu yaşlar için ideal program ise haftada üç kardiyo ve ağırlık şeklindedir. Kardiyoya 20 dakikalık bir vakit ayırmak ve koşuya ağırlık vermek doğru olacaktır. Alt bölge için ise 30 dakikalık ağırlık çalışması yapın. Örneğin; iki kolunuzu öne uzatın, sol ayağınızla bir adım atın ve eğilin. Tüm vücudunuzu ve kollarınızı sola döndürün. Aynı hareketi sağ tarafa uygulayın ve bu egzersizleri 15 kez tekrar edin.

Bu yaşlarda dikkatli olmanız gereken onu birinci olarak vakit yaratmaya özen göstermek. Kısacası sporu yaşam tarzınızın bir parçası haline getirmek! İkinci dikkat edilmesi gereken ise bu egzersizleri yaparken rutinden uzak durmak. Yani uyguladığınız hareketleri değiştirerek çalışmaya dikkat edin.

40′lı yaşlar vücutta artan değişimle birlikte spor ihtiyacının da arttığı yaşlardır. Ayrıca kemikler için riskli bir dönem olduğundan ve menopoz dönemine geçiş yaşandığından biraz daha dikkatli olunması gerekir. Bu yaşlarda egzersiz programını haftada üç kardiyo ve ağırlık; ama farklı günlerde olacak şekilde organize etmeliyiz. 45 dakikalık bir koşu, yüzme veya bisiklet ideal olacaktır. Farklı günlerde yapacağınız bazı ağırlık hareketleri de duruşunuzu ve kemik yapınızı düzeltmeye faydalı olacaktır. Az önce bahsettiğimiz gibi riskli bir dönem olduğu için 30 dakikalık ağırlık çalışmaya ve programınızı mutlaka bir spor uzmanının hazırlamasına dikkat edin.

Bu yaşlarda dikkat etmemiz gereken en önemli şeylerden biri esneme hareketlerini atlamamaktır. Yapacağınız egzersizlerden önce vücudunuzu esnetmek sakatlanmalara karşı önlem almanızı sağlayacaktır. Ayrıca vücudunuzu zorlamamaya dikkat etmek, kısa süreli ve düzenli egzersizler yapmak formunuzu koruyacaktır.

Kaynak:Pudra

İp Atlayarak Yağ Yakın!

Temmuz 27, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Kolayca ve etkili bir şekilde kilo vermenin yolu ip atlamaktan geçiyor. Biz demiyoruz; bunu söyleyen Amerikan Olimpiyat Güreş Takımı Koçu Buddy Lee.

Lee, en etkili yağ yakma formülünü açıklıyor:

Teknik:

Bacaklarını kalça genişliğinde açarak dizlerini hafifçe kır ve dengede dur. Zıplarken parmak uçlarını yere doğru döndür. Yerden sadece yarım parmak kadar zıpla ki ayakların incinmesin. 10 setlik 10 kez zıpla, hiç durmadan 100 kez zıplayabilecek kadar alışmalısın. Başardıktan sonra hiç durmadan 500 defa zıplamaya çalış.

Sonra da bu beş adımlık egzersizi dene:

Egzersiz planı

1. Basic Bounce Alternative Step
Yerinde sayıyormuş gibi koşarak ısınmaya başla. Önce bir ayağını sonra diğerini kullanarak ipten atla. Bir dakikalık koşudan sonra ise her iki zıplayıştan sonra adım değiştir.

2. Forward Backward Line Hops
İpi önüne dümdüz olarak ser. Öne zıplayarak parmak uçlarında dengede dur. Sonra da arkaya zıpla. Bir dakika devam et.

3. Body Weight Squats
İpi ikiye katla ve ağırlık barı gibi havada tut. Bir dakika boyunca yere çömel ve geri kalk, kol ve gövde kaslarını kullan.

4. High Knee Lifts
Alternate step hareketini yap ama bunu yaparken dizlerini kırarak göğsüne doğru kaldır ve ritmini bozma. Bir dakika boyunca devam et.

5. Alternate Step Sprint
Bir dakika boyunca Alternate Step hareketi yap. Pozisyonu bozmadan mümkün olduğunca hızla zıpla.

Kaynak:Women’s Health

Neden Check Up Yaptırmalıyız?

Temmuz 23, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Birçok sağlık sorununun erken teşhisi için uygulanan check up genel sağlık taramasıdır. Peki neden check up yaptırmalıyız, ne zaman ne sıklıkta yaptırılmalıdır? Check up hakkındaki herşeyi Medical Park Hastanesi uzmanları yanıtlıyor.

Neden Check- up yaptırmalısınız?

Modern Tıp’ta amaç, hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemler alarak, kişinin sağlıklı kalmasını sağlamaktır. Çünkü hastalık ortaya çıktıktan sonra hem tedavisi çok daha pahalı olmakta, hem de sağlık artık bir kez bozulmuş olmaktadır.

Çağımızın hastalıkları olan koroner arter hastalıkları, kanser, hipertansiyon ve pek çok diğer hastalıkta erken ve doğru tanı, hem yaşam süresi, hemde kalitesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hiçbir belirti vermeden ve hastada hiçbir şikayete neden olmadan yıllarca sinsice seyreden, öte yandan beyin, kalp, böbrekler gibi hayati organlara da zarar veren hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklarda da yine erken dönem tanının ve düzenli tedavinin önemi büyüktür.
Sağlığınız değerlidir! Onu yaşamın akışında şansa bırakmayın…

Check- up kimlere ne sıklıkta uygulanmalıdır?

Check-up’ın, bir başka deyimle genel sağlık kontrolünün, hiçbir şikayet ve hastalığı olmayan tüm kişilere en az yılda bir, düzenli olarak yapılması önerilir.

Ailesel risk faktörlerine ( Kanser, Koroner Arter hast. Vb) göre önerilen uygulama tekrar süresi değişebilir.

Hamilelerde ve mevcut sağlık sorunları olan hastalarda araştırma amaçlı uygulanması önerilmez.

Check- up içeriği nasıl olmalıdır?

Medical Park Check-up uygulama içerikleri şöyle… Belirli yaş dönümlerine özel paket programlar (Çocuk-Menopoz-Prostat..vb) ve ailesel genetik geçişli hastalıklara özel tarama amaçlı programlar (Kanser, Kalp-Damar Hastalıkları) haricinde; Kişiye ait kişinin yaş, cinsiyet, risk faktörleri, hayat tarzı ve ailesindeki hastalık yüküne göre risk faktörlerinin belirlenmesi sonucunda ilgili fiziki muayenelerin ve gerekli görülen Laboratuar/Radyolojik testlerin tespiti ile size özel olarak hazırlanır.

Erken teşhis ve sonucunda gidilebilecek doğru tedavi belirtildiği üzere; pek çok unsurun eksiksiz, güvenilir, başvuran kişiye ait özgün ayırıcı tanı değeri taşıyan bilimsel verileri ışığında; en kapsamlı ancak aynı zamanda en kısa ve en verimli şekilde ortaya konmasıyla mümkündür. Bir başka deyişle kişinin bireysel özellikleri gözetilmeksizin kalıplaşmış, standart, ya da “rutin” laboratuar analizlerine dayanılarak gidilecek bir Check-up programı uygulaması, kişilere yetersiz hizmet alımı ya da gereksiz maliyet olmaktan öteye gidemez.

Check up uygulaması ne kadar sürede gerçekleştirilir?

Medical Park Check-up programlarında size konusunda eğitimli Check-up hasta danışmanlarımız refakat eder ve onlar eşliğinde yapılacak işlemleriniz için 09.00-12.00 arası sadece 3 saatinizi ayırmanız yeterlidir.

Check-up randevunuza gelirken

•Daha önce yapılmış test ve diğer tetkik sonuçlarını beraberinizde getirin.
•Randevu günü olası fiziksel aktivite gerektirecek testler için rahat kıyafet ve ayakkabı ile gelin.
•Randevu günü en az 10-12 saat aç gelin.( Bu arada yalnızca su içebilirsiniz.)

Check-up sonuçlarınızı etkileyebilecek detaylara dikkat edin!

•Bayanlar için; Mensturasyon (Regl) döneminizin olmamasına,
•Herhangi bir vitamin mineral desteği kullanmamanıza, kullanıyor ise belirtmenize,
•Randevu günü öncesi alkol kullanmamanıza dikkat edin.

Alıntıdır

Ender Saraç’tan Yağ Eriten Çay Tarifi

Temmuz 23, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Sadece sabah akşam içeceğiniz bu çayla vücut yağlarınızdan kolayca kurtulabilirsiniz.

Ender Saraç’tan yağ eriten çay tarifi:

Malzemeler: 2 avokado yaprağı, bir tutam mısır püskülü, kiraz sapı, yarım tatlı kaşığı rezene tohumu, 2-3 yaprak sinameki, 4-5 adet saplarıyla birlikte maydanoz

Hazırlanışı: Malzemeler bir bardak suya konularak 2-3 Dakika kaynatılır. Çay demlendikten sonra süzülerek içine ince bir dilim Limon konur.Şekersiz olarak sabah ve akşam Günde iki kez uygulanır. Ancak bitkisel çay ne çok aç, ne de çok tok içilmelidir.

Sindirim Sisteminin En İyi Dostu Probiyotikler

Temmuz 19, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Probiyotik kelimesini son zamanlarda oldukça sık duyuyoruz. Peki nedir bu probiyotik? Ne işe yarar, hangi hastalıklara faydalıdır? Hangi besinlerde bulunur? İşte cevaplar:

Sindirim Sisteminin En İyi Dostu Probiyotikler

Nedir bu probiyotikler?
Probiyotikler; yaşayan mikro organizmalar, başka bir deyişle vücudumuza dost olan bakterilerdir. Sözlükteki karşılığıysa ‘hayat için’ olarak biliniyor. Bu kelime, Bulgaristan’daki köylülerin neden uzun yaşadıklarının araştırılmasıyla ortaya çıkmış. Probiyotikler, organizma için yararlı etkileri, toksik etkilerinden daha fazla olan bakterileri ve mayaları içeren diyet kaynakları olarak tanımlanıyor.

Probiyotikler, sindirim sisteminin sağlığını, dengesini ve verimliliğini artıran bir takım yararlı bakteri ve maya sınıflarıdır. Bu bakteriler bağırsakta ve birçok fermente süt ürününde doğal olarak bulunuyor. Bu faydalı bakteriler sindirim sistemimizin normal florasında yaşıyor. Vücudumuzun savunma gücünü artıran hücrelerin büyük bir kısmı sindirim sisteminde bulunuyor. Bağırsaklarda mikrobik dengeyi düzene sokan bu küçük ve canlı oluşumlar, sindirimin normal işleyişine yardım ediyor. Probiyotik maya ile yapılan yoğurt ve özel sütlü içeceklerin içindeki faydalı bakteriler, barsağa canlı olarak ulaşıyor. Daha sonra barsak duvarına yapışarak, zararlı bakterilerin tutunmalarına engel oluyorlar. Biyolojik değeri yüksek süt ve süt ürünleri tüketilip, probiyotik içeren besinlerden yararlanılması, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Ne işe yarıyorlar?
Probiyotikler, yeterli miktarda alındıklarında ve aktif olarak barsaklara ulaştıklarında, sağlığınız için çok yararlı oluyor. Yiyeceklerdeki protein ve yağların yakılmasından; vitamin, mineral ve aminoasitlerin emilimine kadar birçok faaliyette önemli rol oynuyorlar. Süt ürünlerinin içindeki probiyotikler ise, barsakta bulunan proteinlerin ve yağların sindirilmesini sağlıyor yani yiyeceklerin hazmını kolaylaştırıyor.

Hangi hastalıklara faydalılar?
Yapılan çeşitli bilimsel çalışmalar, probiyotik içeren yiyeceklerin birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını gösteriyor. Günlük yaşamımızda oral olarak kullandığımız antibiyotiklerin yaklaşık yüzde 20’si barsak florasının bozulmasına bağlı olarak ishale sebep oluyor. Probiyotikler, virüs ishallerinde daha etkili olmakla birlikte, antibiyotik ishallerinin süresini azaltmada da faydalı.

Üstelik genital ve üriner sistem enfeksiyonlarının azalmasında da etkililer. Ayrıca barsaklardaki koruyucu mukoza bariyerini güçlendiriyorlar. Böylece barsak geçirgenliğini azaltarak alerjik maddelerin kana geçmesini engelliyorlar. Hatta çocuklarda görülen egzama, astım gibi alerjik hastalıklardan korumada etkili oldukları biliniyor. Başka bir probiyotik türü olan kefirin de, tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmakta faydası olduğu söyleniyor.

Hangi besinlerde bulunuyor?
Probiyotikler, doğal olarak kendiliğinden probiyotik olanlar ve daha sonradan probiyotik ürün haline getirilmiş olanlar olmak üzere ikiye ayrılıyor. Doğal olanlar; kefir, kımız, tempeh gibi fermente süt ürünleri ve turşu, salamura gibi bazı yiyecekler. Dışarıdan probiyotik mayaların eklenmesiyle oluşturulan gıdaların arasındaysa; bebek mamaları, bazı meyve suları, süt ürünleri, yoğurt ürünleri, bazı katkılı yağlar ve dondurmaları sayabiliriz.

Probiyotik bakterilerin canlı kalabileceği en uygun gıda ürünleri, yoğurt gibi taze tüketilen fermente süt ürünleri. Tabii artık, gelişen gıda teknolojileriyle birçok gıda ürünlerine de ilave edilebiliyor. Meyve suları, içilebilir süt, bazı peynir çeşitleri, dondurma, sakız, fermente et ürünleri, kahvaltılık tahıllar, soya sütü ürünleri bunlardan bazıları. Probiyotikler, aldığımız bazı besinlerin içerisinde bulunduğu gibi, eczanelerde yoğunlaştırılmış olarak ilaç formunda, toz ya da kapsül şeklinde de satılıyor.

Kaynak:Formsante

Uykusuzluğa Karşı Vişne Suyu

Temmuz 17, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Uykusuzluğa karşı vişne suyunun etkili olduğu bilim adamlarınca kanıtlandı.

İtalyan La Stampa gazetesinde yayımlanan habere göre, Pensylvania ve Rochester Üniversitelerinde görev yapan bilim adamları, uykusuzluktan mustarip 15 yetişkine 2 hafta boyunca sabah-akşam yaklaşık 227 gram vişne suyu verdi.

Araştırmacılar, sonraki iki hafta boyunca ise katılımcılardan diğer meyve sularından tüketmelerini istedi.

Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler, katılımcıların vişne suyu içtiği iki haftada uykusuzluk belirtilerinde diğer haftalara göre büyük ölçüde bir gerileme olduğu gözlemlendi.

Araştırmacılar, bunun, vişnenin suyunun uyku düzenini doğal bir şekilde düzenleyen melatonin açısından zengin olmasının bir sonucu olabileceğini belirtti.

Alıntıdır

Neden Kilo Veremiyorsunuz?

Temmuz 17, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Diyet, spor ve birçok şeyi denemenize rağmen kilo veremiyorsanız ortada bir yanlış var demektir. Kilo vermenizi etkileyen birçok faktör olabilir. Bu faktörlerden bazılarını değiştirebilirsiniz; ama bazılarını değiştirmek mümkün değildir.

Eğer diyete başlayacaksanız veya bir noktada takıldıysanız, durumunuzu değerlendirmelisiniz. Yaptığınız diyeti olumsuz etkileyebilecek faktörler şunlardır:

* Daha önce çok sayıda diyet yapmış olmak

* Aç kalarak zayıflama girişimlerinizin olması

* Diyet listesinde yazanlardan daha az yiyor olmanız

* Uyku düzeninin çok değişken olması. (Bazen az, bazen çok uyumanız gibi)

* Yeteri kadar su içmemek

* Diyet listenizde verilen besinlerin haricinde atıştırmalıklar yemeniz

* Anti-depresan kullanmak

* Gün boyu hareketsiz olmak

* Dönem dönem spora ara vermek

* Doktor tarafından verilen ilaçları düzenli kullanmamak

* Besin desteklerini düzenli almamak

* Hep mutsuz olmak ve zayıflayacağına inanamamak

* Alkol tüketmeye devam etmek

Bu listede siz uyan maddeler ne kadar fazlaysa, tartıdaki kiloların da karşınıza çıkma sayısı o derece fazla olacaktır.

Alıntıdır

Unutkanlıkla Başa Çıkmanın Formülleri

Temmuz 14, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Sürekli birşeyleri unutuyorsunuz ya da konsantre eksikliğiniz var. Nedeni sağlıksız beslenme, düzensiz uyku ya da vitamin eksikliği olabilir. Unutkanlıkla başa çıkmanın formüllerini sizler için araştırdık.

Vücudumuzdaki tüm hücreler (buna beyin hücrelerimiz de dahil) işlevlerini yerine getirebilmeleri için daimi bir oksijen ve besin takviyesine ihtiyaç duyar. Dolayısıyla beyin sağlığımız ve hafızamızın kuvvetlenmesi için öncelikle kan basıncı ve kolestrol seviyelerinin kontrol edilmesi gerekir. Ardından beslenmeden spora, uyku düzeninden vitamine kadar sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek faydalı olacaktır.

Hafızanın güçlenmesini etkileyen faktörler

* Kan basıncınızı ve kolestrol seviyenizi düzenli olarak kontrol edin.
* Uyku hafıza için oldukça önemli. Dolayısıyla yeteri kadar uyumaya özen gösterin.
* Düzenli olarak spor yapın. Düzenli olarak yapılan sporun Alzheimer riskini yarı yarıya azalttığı ortaya çıkmış.
* Beyninizi geliştirecek aktivitelerde bulunun.
* Sigara içmeyin. Böylece beyninizde oluşacak ciddi hasarları önlemiş olursunuz.
* Stresten uzak durmaya çalışın. Zaman zaman dinlenmeye ve kafanızı boşaltmaya vakit ayırın.

Hafızayı kuvvetlendiren yiyecekler

* Turpgiller: Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, karnıbahar…
* Yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak, kara lahana, semizotu…
* Antosiyonin içerikli besinler: Çilek, kiraz, böğürtlen, kuş üzümü, patlıcan, üzüm, erik, kırmızı soğan, kırmızı elma, pancar…
* Kuersetin içerikli besinler: Soğan, pırasa, kiraz domates, brokoli, kuş üzümü, kayısı, elma ve üzüm…

Folik asit de hafızayı güçlendirir!

Yapılan bir araştırma Folik asit takviyesinin yaşlılarda hafızayı ve zihni kuvvetlendirdiğini ortaya çıkarmış. Hollandalı bilim adamlarının yaptığı araştırmada, her gün folik asit takviyesi alan 50-70 yaşları arasındaki erkek ve kadınların hafıza durumunun, kendilerinden 5 yaş küçük deneklerinkiyle aynı seviyede olduğu tespit edilmiş. Günlük folik asit takviyesinin bu yaş grubundaki insanlarda zihin gücünü geliştirdiği bu şekilde ortaya çıkmış oldu.

Balık ye, balık hafızalı olma!

Balıkların hafızası 3 saniyedir, ama balık yiyenlerin çok kuvvetlidir! Yine yapılan bir başka araştırma balık yemeyenlerin, haftada bir öğün yiyenlere göre daha fazla hafıza kaybı yaşadığını göstermiş. Balık yiyenler kendilerinden 3 yaş genç insanların ortalama hafıza ve düşünme kapasitesine sahip olabiliyormuş. Haftada üç öğün balık veya üç gün 330 mg. balık yağı hapı almanın, hafızayı güçlendirecek ‘Omega 3’ yağ asitlerini almamıza yardımcı olduğunu da hatırlatalım.

Kaynak:Pudra.

Makarna Sevdalılarına!

Temmuz 14, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Yazımız makarna sevdalılarına!

Makarna çok seviyorsunuz, çok tüketiyorsunuz ve kilo almaktan korkuyorsunuz. Bunun için makarnadan vazgeçmenize gerek yok.

Öncelikle kepekli ve düşük kalorili olanları tercih ederek işe başlayabilirsiniz. Kepekli makarnanın kalori değeri, diğerlerine oranla çok düşüktür.

Kepek suda çözülmediği içim karbonhidrat, şeker ve yağ gibi besin öğelerinin emilimini azaltır. Kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler.

Makarna seçiminiz kadar, hazırladığınız sos da önem kazanır. Yağlı, yüksek kalorili soslar yerine, domatesli veya sebzeli bir karışım sayesinde alacağınız kalori miktarı, üçte bir oranında azalır.

Besleyici oluşu, doyuruculuğu, kolay pişirilebilir olması dolayısıyla, makarna en pratik yemekler arasında ön planda yerini alır. Ayrıca sayısız çeşidi olması da, sık yenilen bir yemek olmasına sebep olur.

Makarna denildiğinde akla hemen İtalya gelir. Eğer makarna düşkünüyseniz, İtalya sizin için cennettir. Gittiğiniz her restoranda çeşit çeşit makarnaları, ev yapımı ve sağlıklı olarak bulmak mümkündür.

Faydaları:

Düşük kalorili tüketildiğinde, kilo vermeyi kolaylaştırmasının yanı sıra kabızlığı giderir.

Kolesterol seviyesini düzenler.

Ev yapımı makarnalar, bol süt içerdikleri için çocukların kemik gelişimine yardımcı olurlar. Aynı zamanda kadınların da kemik sağlığını koruması açısından önemlidir.

Makarnanın sosunu taze domatesle hazırlarsanız, domateste bulunan likopen maddesi ve A, B, C vitaminlerini de bu şekilde almış olursunuz.

Taze sebzelerle makarna hazırlarsanız, vitamin deposu bir yemek yemiş olursunuz.

Alıntıdır

Metabolizmayı Hızlandırmanın Yolları

Temmuz 10, 2010 by GaMZeM  
Kategori: Sağlık

Zayıflamak isteyenler herşeyden önce hızlı bir metabolizmaya sahip olmalılar. Hızlı metabolizma, yenilen yemeklerin daha hızlı enerjiye dönüşmesidir ve metabolizma hızlı olduğu için yenilenler direkt yağa değil enerjiye dönüşür. Böylelikle kilo alımı olmaz. Metabolizmamı nasıl hızlandıracağım diyenler için metabolizmayı hızlandırmanın yolları:

* Aşırı yemekten kaçının.
* Kas kitlenizi artırmak için spor yapın.
* İyi uyuyun.
* Dengeli yiyin.
* Yüksek glisemik indeksli gıdalardan yani kan şekerinizi yükselten gıdalardan uzak durun.
* Kafeinden (çay, kahve, kola, enerji içecekleri) uzak durun.
* Yeterli kalsiyum alın (brokoli, badem, kabak, koyu renk yapraklı sebzeler, süt, yoğurt, peynir).
* Alkolü azaltın.
* Öğün atlamayın, az ve sık yiyin.
* Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç pilavı yerine sebze veya bakliyat tüketin.
* Bol su için; günde 2-2,5 litre…
* Akşamları çok yemek yemeyin. Çünkü akşamları metabolizma yavaştır. Sabahtan öğleye kadar ise metabolizma daha hızlıdır.

Hangi gıdalar metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur?

* Baharatlar metabolizmayı artırır. Kırmızı acı biber, hardal ve diğer baharatlar metabolizmayı artırır.
* Proteinli gıdalar daha tok tutar ve metabolizmayı artırır.
* Kafein metabolizmayı artırır.
* Yeşil çay içenlerde metabolizma biraz artar.

Sonraki Sayfa »