<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TurkSohbet - Bedava Chat, Türk Sohbet Odaları &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.turksohbet.eu/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turksohbet.eu</link>
	<description>Bedava! Türkçe Sohbet, Chat, Muhabbet Sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 20:44:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sigarayı Bırakmak Şişmanlatır Mı?</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/sigarayi-birakmak-sismanlatir-mi.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/sigarayi-birakmak-sismanlatir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2011 19:04:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Siagarayı Bırakmak Kilo Aldırır Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakmak Şişmanlatır Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakmanın Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bıraktıktan Sonra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=19112</guid>
		<description><![CDATA[
Sigarayı bırakmak şişmanlatır mı, sigarayı bırakınca neden kilo alırız, sigarayı bırakmadan önce beslenme alışkanlığımız nasıl düzenleriz? Hepsinin cevabı bu yazıda..
Sigarayı bırakmak şişmanlatır mı?
Sigarayı bırakanlar ortalama 4.5 kg almaktadırlar. Halbuki bırakmadan önce beslenme alışkanlıklarınızı düzenler ve bazı detaylara dikkat ederseniz formunuzu korumanız mümkün.
Sigara içenleri &#8220;Sigarayı seviyorum, bırakmayı düşünmüyorum&#8221; diyenler ve &#8220;Sigara içiyorum ama bırakamıyorum&#8221; diyenler olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i623.photobucket.com/albums/tt316/Gamzis/sigara-1.jpg" alt="" width="362" height="254" /></p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakmak şişmanlatır mı, sigarayı bırakınca neden kilo alırız, sigarayı bırakmadan önce beslenme alışkanlığımız nasıl düzenleriz? Hepsinin cevabı bu yazıda..</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sigarayı bırakmak şişmanlatır mı?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakanlar ortalama 4.5 kg almaktadırlar. Halbuki bırakmadan önce beslenme alışkanlıklarınızı düzenler ve bazı detaylara dikkat ederseniz formunuzu korumanız mümkün.</p>
<p style="text-align: center;">Sigara içenleri &#8220;Sigarayı seviyorum, bırakmayı düşünmüyorum&#8221; diyenler ve &#8220;Sigara içiyorum ama bırakamıyorum&#8221; diyenler olarak ikiye ayırabiliriz.</p>
<p style="text-align: center;">İkinci gruptakilerin sigarayı bırakmamasındaki nedenlerden biri de kilo alma korkusudur. Ülkemizde, 15-20 yaş arası gençlerin yüzde 20&#8217;si sigara içmektedir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, özellikle adelösan çağındaki (15-20 yaş arasındaki) hafif toplu kızların sigaraya başlama nedenleri çoğu zaman zayıflamak olarak belirlenmiştir. Zayıflamak için sigaraya başalayan genç kızlar sigara içtikçe iştahlarının kapandığını ve eğer sigarayı bırakırlarsa kilo alacaklarına inanmaktadırlar. Bu inanışta kısmen gerçeklik payı bulunduğunu yadsıyamayız.</p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakanlar ortalama 4.5 kg almaktadırlar. Kilo artışı günde 1 paketten fazla içen ve 10-20 yıl sigara içip bırakanlarda daha fazladır. Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftada vücutta su birikir ve ağırlık 2.5 kg artar. Bu durum sigarayı bırakan kişinin vucüt imajında ve dış görünüşünde bozulmaya sebep olabilir ve bireyi tekrar sigaraya başlamaya iter. Amerikan Hastanesi&#8217;nden aldığımız bilgileri sizlerle paylaşmak istedik.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sigarayı bırakmadan beslenme alışkanlığımızı düzenlemeliyiz</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakmaya karar veren kişi, daha sigarayı bırakmadan beslenme alışkanlığını değiştirmeli ve egzersiz programına başlamalıdır. Spor yapan kadınların sigarayı bırakma başarısı iki kat daha fazladır. 281 kadının katıldığı bilimsel bir araştırmada, spor yapanların yüzde 20&#8217;sinin sigarayı kalıcı olarak bıraktığı görülürken, spor yapmayanların sadece yüzde 10&#8242;u sigarayı bırakabilmiştir. Bu rakamlar spor yapılsa da normal şartlar altında sigarayı bırakmanın ne kadar güç olduğunu göstermektedir. Sigarayı tatil döneminde bırakmak da kilo artışını engellemek bakımından sakıncalı olabilir. Çünkü, tatil dönemleri kişinin daha fazla besin tükettiği dönemlerdir. Dolayısıyla, bu dönemlerde kilo artışı daha fazla olur. İş veya ev ortamında stres yaşanması da sigarayı bırakmada güçlük yaşanmasına neden olan faktörlerdendir. Sigara içme alışkanlığının sonlandırılmasıyla birlikte, vücutta bazı değişiklikler olacaktır. Örneğin, şekeriniz düşecek, metabolizmanız şeker tüketmek isteyecek ve siz tatlı yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şeker ihtiyacınızı gidermek için</strong>;</p>
<p style="text-align: center;">- Şekersiz ciklet çiğneyebilirsiniz,<br />
- Meyvelardan veya taze sıkılmış meyve suları tüketebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bıraktıktan sonra kafeinli içecekler içmeyin. Kafeinli içecekler grubuna, her türlü kahve, kola ve gazozlar dahildir.</p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakan kişilerde gözlenen diğer bir değişiklik ise, sinirlilik halidir. Bu nedenle içecekler içindeki kafein huzursuzluğu artırır. Nikotin içeren cikletler iştahı kapayarak kilo artışını önlerler. Bu yüzden sigarayı bırakanların nikotin cikleti çiğnemeleri önerilir. Sigarayı bırakmaya niyetli kişi 3-4 kg arasındaki bir vücut ağırlığı artışını doğal karşılamalı, diyet ve egzesiz yaparak kilo problemi ile mücadele etmelidir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sigara bırakılınca neden kilo alınır?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sigara dumanından uzaklaşınca yiyeceklerin tad ve kokusu daha iyi hissedilir. Sigarayı bırakan kişi tütünden aldığı damak zevkini yiyeceklerden almaya yönelir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sigara iştahı kapamaktadır. Sigara bırakılınca iştah açılır.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Tiryaki için sigara yemeğin bitiş sinyalidir. Birey sigarayı bırakınca yemeğini ne zaman bitireceğini tam bilemez. Eskiye oranla daha fazla yiyecek tüketir. Davetler, iş yemekleri, aile toplantıları gibi sosyal durumlarda sigara içen kişi yemeği bitince, sofrada sigara içerek vakit geçirir. Aynı kişi sigarayı bırakınca yemek sonrası masada nasıl zaman geçireceğini bilemez. Tatlı veya meşrubat gibi yüksek kalorili maddeleri tüketir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sigara enerji tüketimini arttırır. Sigara bırakılınca bazal metabolizma hızı düşer.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sigarayı bırakan birey kendi iç dünyasında büyük bir başarı gerçekleştirmiştir. Kişi bunun için kendisini ödüllendirmek ister, ancak mükafat olarak yüksek miktarda kalori içeren tatlıları seçer. Sigaranın bırakılması sağlıksız beslenme alışkanlığını doğurabilir. Bu sosyal durumlar ve davranış şekilleri kişinin eskiye oranla daha fazla kalori almasına neden olur. Kilo artışı sigarayı bırakan birey için kısır döngü oluşturur. Kişi sigaraya tekrar başlayarak aldığı kiloları vereceğini hesaplar, ancak çoğunlukla evdeki hesap çarşıya uymaz ve uzun vadede net sonuç hem fazla kilolu hem de sigara bağımlısı bir kişi olur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Önce zayıflayayım, sonra sigarayı bırakırım&#8221; fikri yanlıştır</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kişi zayıflamak ve iştahını kesmek için sigara tüketimini arttıracaktır. Kilo vermeyi başarıp, sigarayı bıraktığında ise sigara içme tutkusunu daha fazla yemek yiyerek veya atıştırarak bastıracak ve sonuçta tekrar kilo alacaktır. Buna morali bozulacak kişinin tekrar sigaraya başlaması kaçınılmazdır. Kişi sigarayı bırakmayı kendi hayatı için pozitif bir olay olarak görmeli, bunu başardığında hayatında açığa çıkan boşluğu fazla yiyecek tüketimi gibi negatif bir davranışla değiştirmemelidir.</p>
<p style="text-align: center;">Alıntıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/sigarayi-birakmak-sismanlatir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaygılarınızdan Kurtulmanın 8 Yolu!</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/kaygilarinizdan-kurtulmanin-8-yolu.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/kaygilarinizdan-kurtulmanin-8-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Feb 2011 12:43:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyondan Kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyondan Kurtulma Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Olumlu Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Olumlu Düşünme]]></category>
		<category><![CDATA[Olumlu Düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Stresle Baş Etmenin Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Stresten Kurtulmanın Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Tai Chi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoga]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=19073</guid>
		<description><![CDATA[Stresten, endişelerinizden, kaygılarınızdan kurtulmanın 8 yolu bu yazıda&#8230;
Kendinizi sevin, kendinizle barışık olun&#8230;
Başkalarınca beğenilmek ve takdir edilmek beklentisi taşımayın, hiç kimsenin sevgisine muhtaç olmayacak kadar kendinizi sevin, Kendinize güvendiğiniz ve saygı duyduğunuz sürece, başarı kaygınız azalacak ve her şeyin daha kolay olduğunu göreceksiniz. Araştırmalara göre olaylar karşısında gösterilen olumsuz tutumlar ya da sözler, o olay sırasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img198.imageshack.us/img198/5041/strestenkurtulma.jpg" alt="" width="241" height="150" />Stresten, endişelerinizden, kaygılarınızdan kurtulmanın 8 yolu bu yazıda&#8230;</p>
<p><strong>Kendinizi sevin, kendinizle barışık olun&#8230;</strong></p>
<p>Başkalarınca beğenilmek ve takdir edilmek beklentisi taşımayın, hiç kimsenin sevgisine muhtaç olmayacak kadar kendinizi sevin, Kendinize güvendiğiniz ve saygı duyduğunuz sürece, başarı kaygınız azalacak ve her şeyin daha kolay olduğunu göreceksiniz. Araştırmalara göre olaylar karşısında gösterilen olumsuz tutumlar ya da sözler, o olay sırasında hissedilen gerginliği arttırıyor.<br />
<strong><br />
Eleştirilere açık olun</strong></p>
<p>Kaygıların azaltılmasında; kararlı, esnek, tutarlı, eleştiriye ve değişime açık, kendini tanıyan bir birey olabilmek başta geliyor. İnsan istediğinde, zayıf ve güçlü yönlerini keşfederek daha gelişmiş bir birey olma yönünde değişime uğrayabiliyor. Ve uzmanlar, stres ve kaygıyla başa çıkmada bu yönelimin çok önemli bir aşama olduğunu kaydediyor.<br />
<strong><br />
Çevrenizdeki Olumsuz İnsanlardan Uzaklaşın</strong></p>
<p>İyi bir yakın çevreye sahip olmak, samimi ve güvenli ilişkiler kurmak kaygı duyduğunuz anlarda en iyi yardımcınız olabiliyor. İşler yolunda gitmediğinde, tek başınıza sorunu daha da büyütmek yerine, bu durumu çevrenizdekilerle paylaşın. Ancak, sizin kadar kaygılı olan bir arkadaşınızla konuşmak yerine, daha rahat bir arkadaşınızı tercih edin. Yapılanlardan keyif alan olumlu insanlarla eğlenceli şeyler yapmak, size enerji kazandırır ve kaygılarınızı yok eder.<br />
<strong><br />
Zamanınızı iyi değerlendirin</strong></p>
<p>Çoğu kişi için zaman, en büyük stres unsurlarından biridir. Bir gün içinde ne kadar şey yapabileceğinizi önceden düşünün. Ve günü buna göre, mantıklı bir şekilde planlayın. Günün içinde gecikme, ara verme ve planlanmayan işlerin çıkması gibi durumlar olsa da planınıza sadık kalmaya çalışın. Plana göre gitmek, en zor işlerin bile üstesinden kolaylıkla gelmenize yardımcı olacak.<br />
<strong><br />
Sanatsal bir aktivite ile ilgilenin</strong></p>
<p>Boş zamanlarınızda, kendinizi yetenekli gördüğünüz konularla ilgilenmek sizi rahatlatacaktır. Haftada bir kere, müzik, resim ya da yazı yazma gibi uğraşlarla ilgilenmeniz ruh durumunuza iyi gelecektir.<br />
<strong><br />
Olumlu düşünün!</strong></p>
<p>Kendimiz, başkaları ve genel olarak yaşam hakkındaki gerçekçi olmayan beklentilerden kurtulmak, düşünce ve duygularımızı bir anda olumsuzdan olumluya çevirebilir, insanoğlu doğuştan kendi enerjisini kendisi üreten bir sisteme sahip. Bununla beraber kişinin bu enerjiyi nasıl ve nerede üreteceğini bilmesi için zihinsel bir hazırlık yapması gerekiyor. Kendi yarattığımız bu olumlu enerji sayesinde, gün boyunca tüm gereksiz kaygı ve endişelerimizden kurtulabiliriz.</p>
<p><strong>Yoga ya da Tai- Chi yapın</strong></p>
<p>Günümüzde yoga ve tai-chi, işler yolunda gitmediğinde, sakinleşmek ve sorunumuzla aramıza mesafe koymak için başvuracağımız en iyi iki yöntem. Bu teknikler sayesinde derinlemesine rahatlamayı, nefesinizi kontrol etmeyi öğrenecek ve dilediğiniz zaman kolaylıkla sakinleşebileceksiniz.</p>
<p><strong>Ve Egzersiz&#8230;<br />
</strong><br />
Araştırmacılar; &#8216;egzersiz en verimli stres gidericidir&#8217; diyor. Onlara göre, her gün 30 dakika egzersiz yapan kişilerin beyin aktivitelerinde değişiklik oluyor ve bu, stresi önemli ölçüde azaltıyor. Spor salonuna gidemiyorsanız bile, her gün yürüyüş yapmak ya da bisiklete binmek kaygılarınızı yenmenin en iyi yollarından biri. Aynı şekilde, müzik dinlemek, sizi sakinleştiren hafif ezgiler ya da sizde dans etme isteği uyandıran enerjik ritimler de ruh halinizi tükenmişlikten dinamizme çevirir.</p>
<p>Kaynak:Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/kaygilarinizdan-kurtulmanin-8-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişmanlığın Gizli Sebepleri!</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/sismanligin-gizli-sebepleri.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/sismanligin-gizli-sebepleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Jan 2011 14:44:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli Şişmanlık Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık ve Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=19000</guid>
		<description><![CDATA[Çok yemek yiyip az hareket etmek eskiden kilo almak demekti. Ama artık bunu küçük çocukların bilmesine rağmen değişen birşey olmadı.
Dünyada obezite azalması gerekirken tam tersine artmaya başladı. Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları &#8216;elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz&#8217; diyor ancak işin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img257.imageshack.us/img257/6695/sismanliknedeni.jpg" alt="" width="210" height="315" />Çok yemek yiyip az hareket etmek eskiden kilo almak demekti. Ama artık bunu küçük çocukların bilmesine rağmen değişen birşey olmadı.</p>
<p>Dünyada obezite azalması gerekirken tam tersine artmaya başladı. Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları &#8216;elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz&#8217; diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte Şişmanlığın Gizli Sebepleri!</p>
<p><strong><br />
1. UYKU PROBLEMLERİ</strong><br />
Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.</p>
<p><strong>2. GENETİK MİRAS</strong><br />
Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30’luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor. Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.</p>
<p><strong>3. İLAÇLARIN ETKİSİ</strong><br />
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.</p>
<p><strong>4. KLİMALAR</strong><br />
Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.</p>
<p><strong>5. EVLENMEK</strong><br />
Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor. Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.</p>
<p><strong>6. NİKOTİN</strong><br />
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika’daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok. Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.</p>
<p><strong>7. YAŞ</strong><br />
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.</p>
<p><strong>8.STRES</strong><br />
Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor. Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek.</p>
<p>Kaynak:Ekolay</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/sismanligin-gizli-sebepleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık Etli Bayanlar Daha Zeki!</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/balik-etli-bayanlar-daha-zeki.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/balik-etli-bayanlar-daha-zeki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 14:05:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Karolinska Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18867</guid>
		<description><![CDATA[Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bayanlar, bunu bir kez daha düşünün derim. Niye mi?
İsveçte yapılan bir araştırma balık etli bayanların daha zeki olduğunu ortaya çıkardı.
İsveç in dünyaca ünlü araştırma merkezlerinden birisi olan Karolinska Enstitüsü&#8217;nce yapılan araştırmada, biraz fazla kilosu olan kadınların vücutlarının daha fazla östrojen hormonu salgıladıkları ve bunun da beyin fonksiyonlarını pozitif yönde etkilediği ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img17.imageshack.us/img17/4503/kiloverme.jpg" alt="" width="226" height="227" />Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bayanlar, bunu bir kez daha düşünün derim. Niye mi?</p>
<p>İsveçte yapılan bir araştırma balık etli bayanların daha zeki olduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>İsveç in dünyaca ünlü araştırma merkezlerinden birisi olan Karolinska Enstitüsü&#8217;nce yapılan araştırmada, biraz fazla kilosu olan kadınların vücutlarının daha fazla östrojen hormonu salgıladıkları ve bunun da beyin fonksiyonlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konuldu.</p>
<p>Araştırmayı yürütenlerden Petra Thilers, bu konuda basına bilgilendirmede bulunurken, araştırmanın amacının &#8220;cinsellik hormonlarının beyin fonksiyonlarını nasıl etkilediğini tespiti&#8221; olduğunu kaydetti.</p>
<p>On yıllık bir dönem içerisinde 40 ila 66 yaş arasındaki 301 kadını takip ettiklerini söyleyen Thilers, Expressen isimli gazeteye; bu kadınların hormon seviyelerinin düzenli olarak ölçüldüğünü ve ona göre değişik testler yapıldığını aktardı. Buna bağlı olarak beyin ve hafıza kapasitesindeki değişiklikleri de incelediklerini dile getiren araştırmacı Thilers, kadınlardaki kilonun beyin üzerindeki bu pozitif etkisini gözlemlediklerini ifade etti. Thilers ayrıca bu fazla kilonun özellikle orta yaşa geçiş aşamasında yardımcı ve faydalı etkilerinin olduğunu ve beyni koruduğu iddia etti.</p>
<p>Bu tespite rağmen, İsveçli araştırmacı Thilers, şöyle bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor: &#8220;Buna rağmen kimseye fazla kilolu olmasını tavsiye edemem. Çünkü fazla kilonun sağlığa birçok negatif etkileri var.&#8221;</p>
<p>Kaynak:KadınveKadın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/balik-etli-bayanlar-daha-zeki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tok Tutan Yiyecekler</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/tok-tutan-yiyecekler.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/tok-tutan-yiyecekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 12:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Kilo Verme]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Tok Tutan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Tok Tutan Yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Tokluk Hissi Veren Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Tokluk Hissi Veren Yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18730</guid>
		<description><![CDATA[
Tok hissetmek için bitki çaylarına, işe yaradığı söylenilen ama aslında hiçbir faydası olmayan haplara ihtiyacınız yok. Tok tutan yiyecekler ile hem sağlıklı beslenmek hem de aç kalmadan zayıflamak mümkün.
Yumurta: Sabah klasik kahvaltıdan vazgeçin. Yumurtanın tamamı proteindir ve önemli ölçüde tokluk hissi verir. İki ince dilim esmer ekmek, az miktarda yağsız peynir ve bir adet haşlanmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img839.imageshack.us/img839/8463/toklukhissiverenbesinle.jpg" alt="" width="295" height="268" /></p>
<p style="text-align: center;">Tok hissetmek için bitki çaylarına, işe yaradığı söylenilen ama aslında hiçbir faydası olmayan haplara ihtiyacınız yok. Tok tutan yiyecekler ile hem sağlıklı beslenmek hem de aç kalmadan zayıflamak mümkün.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yumurta: </strong>Sabah klasik kahvaltıdan vazgeçin. Yumurtanın tamamı proteindir ve önemli ölçüde tokluk hissi verir. İki ince dilim esmer ekmek, az miktarda yağsız peynir ve bir adet haşlanmış yumurta ile edeceğiniz kahvaltı, gün boyunca kendinizi daha tok hissetmenizi ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu proteini almanızı sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Kolesterol sadece yumurta sarısında bulunur, bunun yarıdan azı bağırsaktan emilir. Ama unutmayın, haşlanmış yumurtadan söz ediyoruz, tereyağına ya da sucuğun üzerine kırılan yumurtadan değil!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Baklagiller: </strong>Muhtemelen kolesistokinin diye bir maddeden söz edildiğini hiç duymamışsınızdır. Ama bu madde sindirim sisteminden salgılanır ve vücudun tabii iştah azaltıcısıdır. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar baklagil tüketiminin bağırsaktan kolesistokinin salgılanmasını arttırdığını ve dolayısıyla iştahı azalttığını buldular.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Fasulye: </strong>Barbunya, bakla, nohut, mercimek ve benzerlerini yemek kan şekerinizi az yükseltecek, size bitkisel protein ve lifleri sağlayacak, uzun süre tok hissetmenize yol açacaktır. Ama unutmayın, bu gıdaları mümkün olduğu kadar az yağla pişirmek, pilavla karıştırmamak ve suyuna ekmek batırmamak kaydıyla! Bu bakımdan az miktarda zeytinyağı ve sirkeyle hazırlanan fasulye piyazı en iyi seçeneklerden biridir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Salata: </strong>Yemekten önce bol yeşil salata yemek, kendinizi doymuş hissetmenizi sağlamanın en kolay yoludur, özellikle de tatil otellerindeki açık büfelerde! Çünkü salatanın hacmi midenizi dolduracağı için salatadan sonra fazla yemek içinizden gelmez.</p>
<p style="text-align: center;">Ama bu dediklerimiz yeşil salata için geçerli, üzerine de az miktarda zeytinyağı ve sirke gezdirmek kaydıyla.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yeşil Çay: </strong>En iyi zayıflama yardımcılarından biridir. Burada faydayı sağlayan kafein değil, yeşil çaydaki ‘kateşinler’ adı verilen ve metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını arttıran antioksidanlardır. Yeşil çay aynı zamanda LDL (kötü) kolesterolü de düşürmeye yardımcı olur. Günde içilecek 1-2 fincan yeşil çay zayıflamanıza yardımcı olacaktır, ama içine şeker atmamak kaydıyla!</p>
<p style="text-align: center;">Unutmayın, hazırlarken önce suyu kaynatacak, sonra yeşil çayı içine atacak ve 3-4 dakika sonra süzüp içeceksiniz. Yeşil çayda ayrıca yüksek oranda kafein olduğunu ve hassas kişilerde çarpıntı yapabileceğini, ayrıca gece içildiğinde uykuyu kaçırabileceğini unutmayın.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Armut, Ayva ve Elma: </strong>Armutta, ayvada ve elmada şekerinizi ve kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı olan ve pektin adı verilen, eriyebilen lifler bulunur. Armuttaki ve ayvadaki lif miktarı elmadakinin iki katıdır ve öğün arasında yiyeceğiniz bir orta boy armut veya elma kendinizi tok hissetmenizi sağlayarak hem yemek arasındaki atıştırmaları hem de öğünde yediğiniz yemek miktarını azaltır.</p>
<p style="text-align: center;">Ancak, özellikle yumuşamış tatlı armutlardan ziyade sert armutlar tercih edilmelidir. Öğün arasında atıştırmak için elma kurusu da pratik bir seçenek olabilir. Ancak tabii ki armut ya da ayva tatlılarından ve elmalı kurabiye ve keklerden özellikle uzak durmalısınız!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çorba:</strong> Çorba göz doyurmak için iyi bir seçenektir. Önden midenizi dolduracağı için yediğiniz yemek miktarını azaltır. Ancak, seçilen çorbanın olabildiğince basit olmasında fayda vardır. Yağsız tavuk suyunun içine rendelenmiş kereviz, kabak, pırasa ve benzeri sebzelerle yapılan çorbalar en iyisidir</p>
<p style="text-align: center;">Terbiyeli çorbalardan, yağ ve unun birlikte kavrulmasıyla yapılan çorbalardan, bol pirinç veya şehriyeli çorbalardan ve kremalı çorbalardan uzak durmalıdır. Ayrıca çorbanın içine ekmek doğramayın veya üzerine biberliyağ dökmeyin&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yağsız Et:</strong> Yediğiniz yemeğin içinde et olması tokluk hissini artırır. Ayrıca ette ve balıkta bol bulunan ‘lösin’ adındaki amino asit kaslarınızın kalori harcamasını kolaylaştırır. Bu nedenle günde 100- 150 gram kadar yağsız etli düşük kalorili diyetler, eti olmayanlara oranla daha fazla kilo vermenizi ve özellikle de vücut yağlarınızın azalmasını, buna karşılık kaslardan ağırlık kaybı olmamasını sağlar.</p>
<p style="text-align: center;">Etlerin yağsız olması özellikle mühimdir. Yemeklerinizi ya yağsız kıyma ya da yağsız et ile pişirin. Et veya kıymayı da yağda kavurmayın!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Zeytinyağı:</strong> Sızma zeytinyağının içindeki omega 6 yağ asitleri kalori yakmanızı kolaylaştırır. Günde bir çorba kaşığı (15 ml.) kadar zeytinyağı almakta fayda vardır. Zeytinyağının çiğ olması daha fazla tercih edilir. En ideal şekli salataların üzerine gezdirmektir.</p>
<p style="text-align: center;">Yemekleri de yağsız olarak pişirip, piştikten sonra bir kaşık zeytinyağını yemeğin üzerine dökerek karıştırmak da iyi bir yoldur. Ancak, zeytinyağına ekmek banmayın ya da zeytinyağında kızartma yapmayın.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Greyfurt: </strong>Yapılan bir araştırmada yemekten önce yarım greyfurt yendiği veya bir bardak taze sıkılmış greyfurt suyu içildiği zaman başka bir tedbir alınmasa bile üç ayda 1.5 kg kadar kilo verildiği tesbit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Bunu diyetle birleştirdiğiniz zaman elde ettiğiniz sonuç daha parlak olur. Greyfurt içindeki fitokimyasallar insülin seviyelerini düşürerek hem iştahınızı azaltır, hem de aldığınız kalorilerin yağ dokusuna gitmek yerine enerjiye dönüşmesine yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tarçın:</strong> Bir günde alınacak bir çay kaşığının dörtte biri kadar (yaklaşık 1 gram) tarçın, yemek sonrası insülin artışlarını engeller, dolayısıyla çabuk acıkmaya mani olur, ayrıca kandaki şeker, kolesterol ve trigliserid seviyelerini düşürür. Tarçını yemeklerinizin üzerine serpebilirsiniz, özellikle fasulye ve nohut gibi baklagillerle iyi uyuşur.</p>
<p style="text-align: center;">Bir dilim tam tahıllı ekmek üzerine tarçın ekerek yapacağınız ikindi kahvaltısı akşam yemeğine kurt gibi acıkmanıza mani olur. Tarçını kahvenizin içine de katabilirsiniz ya da kabuk tarçınla bitki çayı yapabilirsiniz. Ancak unutmayın; sütlü tatlılarının üzerine serpilen veya kek ve kurabiyelere katılan tarçından söz etmiyoruz!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sirke: </strong>Sirke mide boşalmasını yavaşlatarak hem kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar, hem de yemekten sonra kan şekerinin hızlı yükselmesine mani olur. Dolayısı ile, çorba ya da salatalarınıza ekeceğiniz sirke tokluk hissi verir.</p>
<p style="text-align: center;">Haşlanmış fasulye, bir kaşık zeytinyağı ve bir kaşık sirke ile hazırlayacağınız bir piyaz veya haşlanmış brokoli ve karnıbahar üzerine dökülecek bir kaşık zeytinyağı ve bir kaşık sirke size sağlıklı bir öğle yemeği sağlayacaktır. Özellikle şekerli ve beyaz unlu gıdaları tüketmekten kaçınamadığınız durumlarda önceden sirkeli bir şeyler yemek kan şekerinin hızlı yükselmesine mani olur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kırmızı biber:</strong> Düzenli olarak acı kırmızı biber tüketmek iştahınızı keser. Japonya’da yapılan bir araştırmada kahvaltıda acı biber yiyen insanların öğle yemeğinde daha az yemek yedikleri görülmüştür.</p>
<p style="text-align: center;">Acı kırmızı biberin iştah azaltıcı tesirinin içindeki kapsaikin isimli maddeden kaynaklandığı sanılıyor. Dolayısıyla acı kırmızı biber yemek faydalı. Ama bu, acı biberle yapılan kebapların faydalı olduğu anlamına gelmiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Liften Yoğun Kahvaltılık Gevrekler: </strong>Kahvaltıda yağsız sütle yenen liften yoğun gevrekler, mesela kepekli gevrekler, müsli veya yulaf ezmesi size uzun süren bir tokluk hissi vererek bir sonraki öğünde daha az yemenizi sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Üstelik içerdikleri yoğun lif sayesinde hem kabızlığı önler, hem de kan şekerinin aşırı yükselmemesini sağlarlar. Yalnız unutmayın, bu faydalar sadece yoğun lifli diyet gevrekler için geçerli, normal mısır ve buğday gevrekleri için değil&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Nevrez Koylan</strong></p>
<p style="text-align: center;">Alıntıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/tok-tutan-yiyecekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalık Hastalığı Nedir?</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/hastalik-hastaligi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/hastalik-hastaligi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 14:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastalığı Nasıl tedavi Edilir]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastalığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastalığından Kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastalığının Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Hastası Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Hipokondriazis Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18625</guid>
		<description><![CDATA[
Hastalık hastalığı nedir? Hastalık hastalığının belirtileri nelerdir? Hastalık hastalığının tedavisi var mıdır? Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan hastalık hastalığı hakkında önemli ipuçlarını bizlerle paylaşıyor.
Tezcan hastalığı; &#8220;Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim hekim dolaşması&#8221; olarak tanımlıyor.
Hipokondriazis Nedir?
Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img826.imageshack.us/img826/8360/hastalikhastasi.jpg" alt="" width="292" height="440" /></p>
<p style="text-align: center;">Hastalık hastalığı nedir? Hastalık hastalığının belirtileri nelerdir? Hastalık hastalığının tedavisi var mıdır? Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan hastalık hastalığı hakkında önemli ipuçlarını bizlerle paylaşıyor.</p>
<p style="text-align: center;">Tezcan hastalığı; &#8220;Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim hekim dolaşması&#8221; olarak tanımlıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hipokondriazis Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim hekim dolaşığı somatoform bozukluk tipidir. Belirtiler söz konusudur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hipokondriak Sadece Hipokondriaziste mi Bulunur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Hipokondriak belirtiler; ruhsal çökkünlük, şizofreni, paranoid bozukluk ve başka nevrotik bozukluklarda sık görülebilir. Hipokondriaziste; temel patoloji kişinin ilişkilerine, yaşam koşullarına bağlı olan ancak bedene aktarılmış ve bedensel hastalık uğraşlarına dönüşmüştür bunaltıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sık Görülen Bir Hastalık mıdır?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Prevalansı: %4-9 olup, bu hastalar psikiyatri dışı hekimlere giderler; hekim hekim dolaşırlar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hangi Yaşlarda Başlar?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genç yaşta başlamakla (20-30 yaş arası) birlikte, 40-60 yaşları arasında da sık görülür. Hastaların %80&#8242;inde depresif bozukluk veya YAB vardır. Kadında ve erkekte aynı orandadır. Gelişmekte olan toplumlarda hipokondriazis ve başka tür somatoform bozuklukların daha sık görüldüğü bildirilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülkemizde Sık Karşılaşılan Bir Sorun mudur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ülkemizde de sıklıkla karşılaşılan bir bozukluktur. Hipokondriak hastalarda II. eksende; obsesif kompulsif, narsisistik, histrionik kişilik bozuklukları da sıktır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Oluş Nedeni:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bilinç dışı çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan bunaltıya karşı (displacement) savunma düzeniyle somatizasyon belirtileri ortaya çıkar. Klasik psikanalitik görüşe göre çatışmanın kaynağı: Oedipal saplantılar ve iğdişilik korkularıdır. Hastalığın oluşmasında ve süregenleşmesinde iyatrojenik etkenlerin rolü de büyüktür.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Klinik Özellikleri Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genel Görünüm ve Dışa Vuran Davranışlar:<br />
Sıklıkla bedenine dokunur, bastırır. Elinde bir torba ilaç ya da çeşitli reçeteler ve tetkiklerle, zaman zaman şikayetlerini yazdıkları bir kağıttan şikayetlerini okuyarak (liste belirtisi) hekim hekim dolaşırlar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Duygulanım:</strong></p>
<p style="text-align: center;">İleri derecede endişelidirler. Endişeleri bir hastalığın olduğu ya da olabileceği, hekimlerin rahatsızlığını anlamadığı düşüncesine dayanır. Şikayetleri dışında Dünyayı umursamaz gibidirler, hep hastalık ile uğraşırlar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bilişsel Yetiler:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dikkati hastalık üzerine yönelmiş olduğundan başka sorunlara kendini veremez.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Düşünce:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Düşünce sürecinde belirgin bozukluk yoktur. Hastanın düşünce içeriği hastalık kuşkuları ve kaygıları ile doludur. Bedenin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya, duyuya aşırı dikkat ve merak vardır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Fizik ve Fizyolojik Belirtiler:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Çarpıntı, üşüme, terleme, ellerde hafif uyuşmalar, soluk alma güçlüğü, çabuk yorulma, uyku bozukluğu sıktır.</p>
<p style="text-align: center;">Hastalar kendilerini genel olarak çok hasta gördüklerinden dolayı dinlenmek, yatakta yatmak, kendilerini ağır işe sokmamak eğilimi gösterirler. Bu hastalar dinlendikçe, yatakta yattıkça şikayetleri artar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ayırıcı Tanıya Nasıl Gidiliyor?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Çünkü Belirttiğiniz Gibi Organik Tabloları Taklit Eden Şikayetler Söz Konusu. Hastanın yakınmalarının dışında yaşam olayları ile ilgilenmemesi önemli bir ayırıcı belirtidir. Gerçek bir kalp, kanser, mide hastası genel olarak hastalığını düşündüğü kadar başka konuları da düşünür. Ayrıca, hekimin verdiği güvenceler kendisini rahatlatır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Psikofizyolojik Bozukluklar:<br />
</strong><br />
Bu hastalıklarda asıl organik patoloji saptanır. Oldukça belirgin bunaltı da vardır. Ağır hastalık saplantıları ve kuşkularının bulunuşu ile tanıya gidilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Somatizasyon ve Konversiyon Bozuklukları:</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genellikle bunaltının az olması, hekim hekim dolaşan özel bir yaşam stili göstermemeleri, psödonörolojik belirtilerin sık görülmesi ile ayırıcı tanıya gidilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hastalığın Klinik Seyri Nasıl?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genel olarak bir psikiyatriste muayene için gelen hipokondriak hasta yıllardan beri hastalığı bir yaşam biçimi durumuna sokmuş bir kişidir. Toplum ve aile içinde bu hastalar evham hastaları olarak tanınır. Zamanla yakınları hastadan yılarlar ve bıkarlar. Bu da hastanın hastalığa daha çok sarılmasında rol oynar.</p>
<p style="text-align: center;">Sosyoekonomik durum iyiyse, tedaviye cevap veren anksiyete veya depresif bozukluk varsa, semptomlar birden ortaya çıkmışsa, eşlik eden kişilik bozukluğu yoksa prognoz iyidir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tedavi Prensipleri Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bu hastalar öncelikle çok iyi muayeneden geçirilmeli ve organik bir hastalık konusunda hekimin kuşkusu kalmamalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Hastaya hastalığın açıklanması son derece önemlidir.</p>
<p style="text-align: center;">Hastaya hastalık kuşkusu verecek ilaç yazılmamalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Hastaya hekim hekim dolaştığı takdirde rahatsızlığının uzayabileceği anlatılmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">Hastanın mutlaka çalışmasının, ya da çeşitli uğraşlarının olması gerektiği öğretilmelidir.</p>
<p style="text-align: center;">Hastalara, yakınmalarının ve hastalık belirtilerinin artması ile günlük yaşam olayları arasında bağ kurması öğretilir.</p>
<p style="text-align: center;">Kaynak:Mahmure</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/hastalik-hastaligi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hızlı Kilo Vermenin Yolları!</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/hizli-kilo-vermenin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/hizli-kilo-vermenin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2010 20:57:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Etkili Kilo Verme]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Verme]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Kilo Vermenin Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18585</guid>
		<description><![CDATA[
Uzun zamandır kilo vermek istiyorsunuz ama yapamıyorsanız etkili ve hızlı kilo vermenin yolları sizin için burada  
Avustralya&#8217;nın Melbourne Üniversitesinden Katrina Purcell, iki rejim arasında mukayeseli bir deney yürüttüğünü belirterek, birinde 100 kiloluk bir kişinin haftada 1,5 kilo verme hedefiyle 12 haftalık hızlı diyet programını, diğerinde de yine 100 kiloluk bir kişinin haftada yarım kilo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img812.imageshack.us/img812/4503/kiloverme.jpg" alt="" width="318" height="320" /></p>
<p style="text-align: center;">Uzun zamandır kilo vermek istiyorsunuz ama yapamıyorsanız etkili ve hızlı kilo vermenin yolları sizin için burada <img src='http://www.turksohbet.eu/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: center;">Avustralya&#8217;nın Melbourne Üniversitesinden Katrina Purcell, iki rejim arasında mukayeseli bir deney yürüttüğünü belirterek, birinde 100 kiloluk bir kişinin haftada 1,5 kilo verme hedefiyle 12 haftalık hızlı diyet programını, diğerinde de yine 100 kiloluk bir kişinin haftada yarım kilo verme hedefiyle 36 haftalık yavaş diyet programını kıyasladığını kaydetti.</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Şaşırtıcı bir şekilde ve düşünülenin aksine, bu araştırma hedef kiloya ulaşmak için hızlı rejimin yavaş rejimden daha etkili olduğunu gösteriyor&#8221; diyen Purcell, araştırma sonuçlarının, yavaş rejim uygulayanların yüzde 48&#8242;inin vücut ağırlıklarının yüzde 15&#8242;inden kurtulma hedeflerine ulaşabilirken, hızlı rejim uygulayanların yüzde 78&#8242;inin bu hedefe ulaştıklarını ortaya koyduğunu belirtti.</p>
<p style="text-align: center;">Avustralyalı araştırmacı, bunun sebeplerinden birinin psikolojik olduğunu ve motivasyonu etkilediğini belirterek, haftada 1,5 kilo verildiğinde rejimi sürdürme isteği olduğunu, ancak yarım kilo verildiğinde bu motivasyonun ortadan kalktığını kaydetti.</p>
<p style="text-align: center;">Purcell, ayrıca yavaş gruptan dört kişinin kilo verme çabasını çok zor bularak deneyi sonuçlanmadan terk etmesine karşılık, hızlı gruptan sadece bir kişinin deneyden ayrıldığını anlattı.</p>
<p style="text-align: center;">Katrina Purcell, bu arada çok hızlı kilo verilmesine ve vücudun aşırı derecede kalorisiz bırakılmasına karşı uyarıda da bulunarak, &#8220;Hızlı rejminizi yalnız başınıza yapmayın, bir diyetisyene danışın&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Alıntıdır</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/hizli-kilo-vermenin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük Yağ Tüketimi Ne Kadar Olmalı?</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/gunluk-yag-tuketimi-ne-kadar-olmali.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/gunluk-yag-tuketimi-ne-kadar-olmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2010 20:50:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Ne Kadar Yağ Tüketmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yağ İhtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yağ İhtiyacı Ne Kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yağ Miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yağ Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yağ Tüketimi Ne Kadar Olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ Tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18579</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzun günlük yağ tüketimini az da olsa karşılamamız gerekiyor. Özellikle zeytinyağı gibi doymamış yağları tercih ettiğinizde vücuttaki yağ ihtiyacınız sağlıklı bir şekilde karşılanıyor.
Bunun dışında balık gibi besinlerde bulunan omega yağları da, faydalı yağlar sınıfında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü yağların, yemeklerin içinde kullanıldığında ayrı bir lezzet verdiğini, vitamin ve mineralleri emdiğini, ayrıca yemeğin tadını artırdığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img241.imageshack.us/img241/5889/gunlukyagtuketimi.jpg" alt="" width="256" height="259" />Vücudumuzun günlük yağ tüketimini az da olsa karşılamamız gerekiyor. Özellikle zeytinyağı gibi doymamış yağları tercih ettiğinizde vücuttaki yağ ihtiyacınız sağlıklı bir şekilde karşılanıyor.</p>
<p>Bunun dışında balık gibi besinlerde bulunan omega yağları da, faydalı yağlar sınıfında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü yağların, yemeklerin içinde kullanıldığında ayrı bir lezzet verdiğini, vitamin ve mineralleri emdiğini, ayrıca yemeğin tadını artırdığını vurguluyor. Dünya Sağlık örgütü, yetişkinlerde yaşa göre alınması gereken günlük yağ oranlarını şu şekilde belirledi:</p>
<p><strong>Kadınlarda:</strong></p>
<p>20-39 yaş arası: %21-%33</p>
<p>40-59 yaş arası: %23-%34</p>
<p>60-79 yaş arası: %24-%36</p>
<p><strong>Erkeklerde:</strong></p>
<p>20-39 yaş arası: %8-%20</p>
<p>40-59 yaş arası: %11-%22</p>
<p>60-79 yaş arası: %13-%25</p>
<p>Alıntıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/gunluk-yag-tuketimi-ne-kadar-olmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bademcik Şişmesi İçin Bitkisel Çözümler!</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/bademcik-sismesi-icin-bitkisel-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/bademcik-sismesi-icin-bitkisel-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Nov 2010 12:27:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayının Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Şişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Şişmesi İçin Bitkisel Çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Şişmesi İçin Doğal Çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Şişmesi Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Boğa Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısı İçin Bitkisel Çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısı İçin Doğal Çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısı Nasıl Geçer]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısına Bitkisel Çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısını Ne Geçirir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18488</guid>
		<description><![CDATA[Havaların soğumasıyla birlikte bademciklerin şişmesi gibi sorunlarla daha sık karşı karşıya kalıyoruz.
Genelde antibiyotikler yardımı ile giderdiğimiz bu rahatsızlığımıza doğal çözümler de var. Bu doğal çözümleri dilerseniz bir başınıza dilerseniz doktorunuzun verdiği antibitotik ilaçların yanında ek olarakta kullanabilirsiniz.
Ancak sadece hamile bayanlarımızın kullanmamasını belirtmeliyiz !
Bademcik Şişmesi İçin Bitkisel Çözümler!
Adaçayı bademciklerimize iyi gelebilecek en etkili bir bitkidir.
Bademcik şişmelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img139.imageshack.us/img139/3271/bogazagrisi.jpg" alt="" width="175" height="250" />Havaların soğumasıyla birlikte bademciklerin şişmesi gibi sorunlarla daha sık karşı karşıya kalıyoruz.</p>
<p>Genelde antibiyotikler yardımı ile giderdiğimiz bu rahatsızlığımıza doğal çözümler de var. Bu doğal çözümleri dilerseniz bir başınıza dilerseniz doktorunuzun verdiği antibitotik ilaçların yanında ek olarakta kullanabilirsiniz.</p>
<p>Ancak sadece hamile bayanlarımızın kullanmamasını belirtmeliyiz !</p>
<p>Bademcik Şişmesi İçin Bitkisel Çözümler!</p>
<p>Adaçayı bademciklerimize iyi gelebilecek en etkili bir bitkidir.</p>
<p>Bademcik şişmelerin de adaçayını şu şekilde kullanabiliriz.</p>
<p>1 Su bardağı adaçayı yapılışı için ;<br />
1 Tutam (yemek kaşığı kadar) adaçayını, 1 bardak kaynamış suyumuzun içerisine atıyoruz.<br />
20 dakika kadar beklettikten sonra kullanacağız.</p>
<p><strong>Kullanılışı için ;</strong><br />
Hazırlamış olduğumuz 1 bardak adaçayının yarısı ile gargara yapıyoruz.<br />
Diğer yarısınıda afiyetle içiyoruz.</p>
<p>Limon veya Bal ile tatlandırarak içebilirsiniz.</p>
<p>Bunu rahatsızlığınız geçene kadar günde 2 kez, taze yapılmış adaçayı demlememiz ile uyguluyoruz.</p>
<p>Ancak adaçayımız &#8220;izmir tarzı&#8221; denilen ufak tohum veya öğütülmüş adaçayı değildir !</p>
<p>Yaprak şeklinde bulunan adaçayından kullanınız !</p>
<p>Alıntı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/bademcik-sismesi-icin-bitkisel-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geç Saatte Yenilen Yemek Kilo Aldırır Mı?</title>
		<link>http://www.turksohbet.eu/gec-saatte-yenilen-yemek-kilo-aldirir-mi.html</link>
		<comments>http://www.turksohbet.eu/gec-saatte-yenilen-yemek-kilo-aldirir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2010 12:02:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GaMZeM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Geç Saatte Yemek Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Geç Saatte Yemek Yemek Kilo Aldırır Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Geç Saatte Yenilen Yemek Kilo Aldırır Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[Müsli Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Çorba Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarçınlı Elma Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarçınlı Komposto Tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turksohbet.eu/?p=18347</guid>
		<description><![CDATA[
Beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar çok fazla. Bunlardan biri de akşam yediden sonra yenilen yiyeceklerin yakılamadığı ve yağa dönüşeceği düşüncesi. Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir konuya açıklık getirmiş.
Çağatay Demir, &#8220;Gün içinde toplamda aldığınız kalori ve toplamda harcadığınız kaloriye göre kilo alır, kilo verir veya kilonuz dengede kalır. İhtiyacınız olandan fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img214.imageshack.us/img214/8506/aksamyemekyemek.jpg" alt="" width="381" height="254" /></p>
<p style="text-align: center;">Beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar çok fazla. Bunlardan biri de akşam yediden sonra yenilen yiyeceklerin yakılamadığı ve yağa dönüşeceği düşüncesi. Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir konuya açıklık getirmiş.</p>
<p style="text-align: center;">Çağatay Demir, &#8220;Gün içinde toplamda aldığınız kalori ve toplamda harcadığınız kaloriye göre kilo alır, kilo verir veya kilonuz dengede kalır. İhtiyacınız olandan fazla kalori aldığınızda vücudunuz aldığınız kalorinin saatine bakmadan bunu yağ olarak depolayacaktır&#8221; diyerek ne zaman yediğinizin çok önemi olmadığını belirtiyor.</p>
<p style="text-align: center;">Genellikle akşam saatlerinde insanların daha kalorili yiyeceklere yöneldiğinin altını çizen Çağatay Demir ekliyor: &#8220;Bunların başında film izlerken yenen cips, maç izlerken yenen çerez ve serinlemek için tüketilen dondurma örnek olarak verilebilir. Bu yiyecekler karbonhidrat ve yağ içeriği fazla olduğu için yüksek kalorilidirler. Bu nedenle akşam atıştırmaları geç saat olmasından değil, fazla kalorili olması nedeniyle sakıncalıdır&#8221;.</p>
<p style="text-align: center;">Dolu bir mide ile kaliteli bir uyku uyumak söz konusu olmadığını ve bu nedenle yatmadan en az iki saat önce yeme içmeyi kesmekte fayda olduğunu vurguluyor.</p>
<p style="text-align: center;">Özellikle yatmadan önceki üç saatte tüketilen acı, yağlı, baharatlı ve asitli yiyeceklerin gastroözefajiyel reflüyü tetikleyebiliyor. Eğer kişinin reflü sorunu varsa özellikle akşam saatlerinde reflüyü tetikleyen turunçgiller, çikolata, baharatlı yiyecekler, yüksek yağ içeren besinler, alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, &#8220;Eğer televizyon izlerken bir şeyler atıştırmayı seviyorsanız, bu durum sizin fazla yemenize neden olacaktır. Küçük bir kase yemeyi planlarken, hepsini yemiş olarak kendinizi bulabilirsiniz. Bu nedenle sadece yediğiniz yiyeceğe odaklanın&#8221; diye tavsiyelerde bulunuyor.</p>
<p style="text-align: center;">Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, bunlara rağmen yine de akşam bir şeyler atıştırmaktan vazgeçemiyorsanız, düşük kalorili, lezzetli ve her daim buzdolabınızda bulundurabileceğiniz birkaç atıştırmalık tarifi veriyor&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Soğuk çorba</strong><br />
* 1 çay bardağı light yoğurt<br />
* 2 çorba kaşığı haşlanmış buğday<br />
* 3 çorba kaşığı haşlanmış nohut<br />
* Nane<br />
* 1 çay bardağı su</p>
<p style="text-align: center;">Bütün malzemeleri bir kasede karıştırıp üzerine nane serpin.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tarçınlı komposto</strong><br />
* 5 kuru kayısı<br />
* 10 kuru erik<br />
* 1 çubuk tarçın<br />
* 4 bardak su<br />
* Tercihe bağlı tatlandırıcı</p>
<p style="text-align: center;">Kayısı ve eriği 4 bardak su ile 15dk haşlayın. Ocağın altını kapatıp çubuk tarçın ve isteğe göre tatlandırıcı ekleyin. Soğuk olarak tüketin.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Müsli</strong><br />
* 1 çay bardağı light yoğurt<br />
* 2 çorba kaşığı yulaf ezmesi<br />
* 1 dilim doğranmış ananas<br />
* 3 parça dövülmüş ceviz</p>
<p style="text-align: center;">Bütün malzemeleri kasede karıştırın.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tarçınlı elma</strong><br />
* 1 büyük boy yeşil golden elma<br />
* Toz tarçın<br />
* 1 top vanilyalı dondurma</p>
<p style="text-align: center;">Elmayı rendeleyin, tavada çevirin. Suyunu alınca tarçın serpin. Yanında bir top vanilyalı dondurma ile servis edin.</p>
<p style="text-align: center;">Kaynak:Mahmure</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turksohbet.eu/gec-saatte-yenilen-yemek-kilo-aldirir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

