Devlet Bahçeli’den Şok İddialar
MHP Lideri Devlet Bahçeli gündemi sarsacak açıklamalar yaptı. Katıldığı iftar yemeğinde konuşan Bahçeli, “Kandil’le 4 kez görüşüldü 4 günde anlaşma yapıldı” dedi.
Anayasa hakkında da konuşan Devlet Bahçeli “Bu anayasa Türkiye’nin anayasası değildir, Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasasıdır. Bu anayasada Recep Beyin gizli gündemi ve niyetleri vardır. Demokratik açılım adı altında PKK açılımı bize göre projenin anayasa zemini bu değişikliklerle yapılmaya çalışılıyor. Çok tehlikelidir. Demokratik açılım denilen zırvanın anayasada zemin bulmaması için bu anayasaya ‘hayır’ demek herkesin görevidir.”
Bahçeli, Başbakan Erdoğan’a yönelik konuşmasını şöyle sürdürdü: “PKK ile anlaştığınızı niye saklıyorsunuz? Kandil’den ses geliyor, 4 defa görüşüldü, 4 günde de anlaşma yapıldı. Kiminle? İmralı ile anlaşma yapıldı. Bunu niye açıklamıyorsun Sayın Başbakan? Kim görüştü Imralı ile ne adına görüşüldü? Hangi konuda uzlaşma yapıldı? Bunlara dikkate etmek lazım. Şimdi çok daha tehlikeli durumdayız. Çok olağan bir gelişme dikkatimizi çekiyor. ‘Gemiler arızalı’ dediler, bir taka kiraladılar, İmralı’ya avukatları gönderdiler. Oradan gelen bir cevapla 13 Ağustos-20 Eylül arasında silahsızlanma yolunda bir adım atıldığı ifade edildi. Yani tek taraflı bir çatışmasızlık kavramı ortaya atıldı. Terörün tırmandırıldığı bir dönemde birden ateşkes kavramıyla İmralı’ya giderek, oradaki caniyle temasta bulunmak suretiyle bir ateşkesin uygulamaya konulacağı kamuoyuna duyuruldu.”
Kaynak:Milliyet
“Recep Bey’i Göndereceğiz”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün Bursa’ya gitti. Kılıçdaroğlu Cumhuriyet meydanında bin 500 kişiye hitap ederek “Size hakkınızı vermeyen, hakkınızı fazla gören AKP hükümetinden hesap sormaya var mısınız? Hesap sormak için az zaman kaldı. 12 Eylül geliyor. Oylarınız ‘hayır ’lı olsun diyeceğiz anlaşıldı mı? Bunu yaparsak ilk dersi vermiş olacağız. Bir arkadaşımız, ‘Anamı aldım geldim ’ dedi. Recep Bey’in çiftçilerle arası pek iyi değil, sevmez. Çiftçi de sandık geliyor her halde dersini verecektir. Sandığa ananızı babanızı kardeşinizi akrabanızı alıp gidin. AKP ’ye ders verin” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu parti otobüsü Karacabey’den Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çeltikçi beldesine giderken, traktörleriyle bekleyen çiftçiler tarafından durduruldu. Çiftçiler, Kılıçdaroğlu’na aşırı yağışlardan dolayı ürünlerinin zarar gördüğünü ve banka borçları dolayısıyla zor günler yaşadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, Mustafa Doğu adlı çiftçinin domates ekili tarlasına girerek incelemelerde bulundu, üreticileri dinledi. Kılıçdaroğlu, tarlada çalışan kadınlarla da sohbet etti.
Koşuboğazı köyüne de giden Kılıçdaroğlu, yeni muhtara “Öncekinin ayağını kaydırdın yani” diye espri yaptı. Bunun üzerine köylüler, “Sende Recep’in ayağını kaydır” deyince Kılıçdaroğlu, “Recebin ayağını kaydıracağız, ama size bağlı” karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu, Çeltikçi Meydanı’nda düzenlenen mitingde ise, “Recep Bey’e hesabı çiftçi soracak. Mağduruz diye iktidar oldular, sonra mağrur oldular. Şimdi de size hükmediyorlar. Söz veriyoruz. Biz mağrur olmayacağız size hizmet edeceğiz. Recep Bey’in ezberi bozulacak. diğer Receplerin başımızın üstünde yeri var. Recep Beyleri karıştırmayalım. Bizi Ankara’daki Recep Bey duysun” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Fomara Meydanı’nda yaklaşık 3 bin 500 kişiye seslendi. Önce halkın zenginleşmesi için yola çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Bu kardeşiniz sizden biridir. Mücadelesi de sizin içindir. Önce halk, yani siz zenginleşeceksiniz. Siyasete yırtık ayakkabı ile girip, sonra Üsküdar’da havuzlu villada oturanları hepiniz biliyorsunuz. Recep Bey, Bursa’da bir konuşma (25 Mayıs 2002) yapmıştı. ‘Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeyeceğiz’ demişti. Şimdi siz bu sözüne inanıyor musunuz? Siz artık onları kara kara düşündüreceksiniz. Sevgili Recep Bey ne demişti? ‘Kriz bizi teğet geçti’ dedi. Sevgili Recep Bey’e inanıyorum. Kriz Recep Bey’i teğet geçti. Sağ olsunlar, hepsi köşeyi döndü. Kriz onları teğet, vatandaşın böğrünü delip geçti.
Sizin inançlarınızla oynuyorlar. Siyasetin konusu, inanç ve etnik kimlikle oynamak değildir. Recep bey ve yandaşları bunu böyle bilsin. 8 yıl önce telefonla konuşurken korkuyor muydunuz? Hayır. Ama şimdi korkuyorsunuz. Bu hükümet telekulak hükümetidir. Bunlar değil tüyü bitmemiş yetimin hakkını, anne karnındaki çocuğun bile hakkını yiyorlar. Halkın iktidarını kurmak için CHP’ye destek vermenizi istiyorum. Bana güç verin. Oyunuza ihtiyacım var.”
Kaynak:Milliyet
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu Bir Araya Geldi
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu bir araya geldi, liderler turu görüşmesinde birçok şey konuşuldu. Yaklaşık bir buçuk süren konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine terörle mücadele konusunda bilgi verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, CHP olarak seçim barajının düşürülmesini istediklerini, bölgede istihdamın artırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasını istediklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, özel ordu konusunun da gündeme geldiğini ve bu düzenmenin ordu içinde mi yoksa ordu dışında mı olacağını sorduklarını, Erdoğan’ın ise bu konuda henüz verilmiş bir karar olmadığını söylediğini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, terör dışında ikinci bir konunun gündeme gelmediğini söyledi. Başbakan’dan bazı özel bilgiler de alındığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın seçim barajının indirilmesine sıcak bakmadığını ve koalisyon dönemlerinde Türkiye’nin iyi yönetilmediğine işaret ettiğini ifade etti.
Teröre karşı ortak tavır belirlemek amacıyla liderler turuna çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son durağı CHP oldu. Başbakan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu TBMM’deki makamında ziyaret etti.
Başbakan ile CHP Genel Başkanı’nın buluşması için basın mensupları saatler öncesinde TBMM’de Kılıçdaroğlu’nun makamının önünde düzen kurdu. Kameralar ve foto muhabirleri Başbakan’ı merdivenlerden gelecek şekilde hazırlık yaptı. Ancak Başbakan ve kurmayları merdivenlerden değil, asansörden gelince kısa bir şaşkınlık yaşandı. Başbakan kameraların arkasında kaldı ve içeri girmek için kısa süre bekledi ve gülümsedi.
Başbakan’ı karşılamak için kapı önüne çıkan Kılıçdaroğlu da, Erdoğan’ı merdivenlerden bekliyordu. Kısa bir şaşkınlığın ardından Başbakan ile Kılıçdaroğlu, kameraların önünde tokalaştı. İki lider basın mensuplarının ricası üzerine içeride de ikinci kez tokalaştı.
CHP Genel Başkanı, TBMM’deki makamına görüşmeden 45 dakika önce geldi. Kılıçdaroğlu’na, görüşmede CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol eşlik etti.
CHP Genel Başkanı, dün akşam kurmaylarıyla bir araya gelerek Başbakan ile yapacağı görüşme için özel bir çalışma yaptı. Toplantıda, Başbakan Erdoğan’a anlatılacak konular masaya yatırıldı.
Alıntıdır
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan İlginç Çıkış
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ilginç çıkış: Bildiriyi koyana bir soru sordunuz mu?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinin sorularını yanıtladı. Kemal Kılıçdaroğlu ergenekon sürecini, ekonomik durumu ve açılımı eleştirerek, “Siz gerçekten birisini mi yargılayacaksınız, 27 Nisan’da bildiriyi Genelkurmay’ın sitesine koyan Genelkurmay Başkanı’na bir soru sordunuz mu?” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki seçimlerde Türkiye ya demokrasiden yana tavrını koyacaktır veya baskıcı bir rejimden yana. Her yerde şunu söylüyorum. Bu ülkenin emeklisi, çiftçisi, işçisi, sanayicisi, esnafı, sokakta kâğıt toplayan adamı ve yoksulu. Bu düzenden kim memnun? Bir avuç rantiye ve AKP yandaşları. O zaman bu düzenden memnun olmayanların güç birliği yapması lazım” diye konuştu.
Ergenekon sürecinde bir hukuk garabetiyle karşı karşıya kalındığını belirten Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: “Çağdaş bir ülkede, bulgulardan yola çıkarak sanığa ulaşırsınız, buna itirazolmaz. Ergenekon sürecinde tersi yapıldı. Önce kişiler belirlendi, arkasından deliller yaratılmaya başlandı, arkasından insanların tutuklandı. Bir hukuk garabeti ile karşı karşıyayız.”
AKP’nin hem içerde hem dışarıda zemin kaybettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Zemin kaybettikçe, baskıcı anlayışını artırıyor. Medya üzerine baskı kuruyor, sivil toplum örgütleri üzerine baskı kuruyor. Bugün insanlar düşüncelerini özgürce açıklayamıyorlar. Çünkü AKP eleştiriye tahammül edemiyor. Sivil bir dikta var.
Emekli paşaların darbe yaptığı dünyanın neresinde görülmüş? Siz gerçekten birisini mi yargılayacaksınız, siz demokrasi kültürünüzün geliştiğini mi söylüyorsunuz? 27 Nisan’da bildiriyi Genelkurmay’ın sitesine koyan Genelkurmay Başkanı’na bir soru sordunuz mu? Sormadınız. Ama o bildiri kondu diye mağdur edebiyatı yapıp seçime gittiniz. Sonra ne yaptınız aynı komutanın altına zırhlı araç aldınız. Ve dönüp bize diyorlar ki, ‘askeri vesayet var.’ Bu anlayışı şiddetle reddediyoruz.”
Alıntıdır
Başbakan’ın 3 Önemli Kararı
Bu hafta AKP için çok kritik bi hafta. Bu hafta hem Anayasa Değişikliği ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin kararı hem de Başbakan Erdoğan’ın terörün çözümü noktasında muhalefet liderlerine yapacağı “görüşme” talebi ve Rize Belediye Başkanı’nın “ikinci eş” sözlerine ilişkin kararın ne şekilde çıkacağı bekleniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı kararlar parti için merak konusu oldu.
AKP içinde bu hafta gerilimli bir bekleyiş gözleniyor. Parti içinde, Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa değişikliği ile ilgili bu hafta bir karar verme beklentisi oluşurken, çıkacak kararın sonuçları tartışılıyor. AKP’li kurmaylar, Başbakan Erdoğan’ın tatilde bu konuları enine boyuna düşündüğü ve çıkacak karara göre de nasıl bir yol haritası izleneceğini netleştirdiği belirtiliyor.
Anayasa Mahkemesi Beklentisi: AKP’deki hukukçu kurmaylar, Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa değişikliği konusunda CHP’nin başvurusunu “reddedeceği” beklentisi ağırlık kazandı. Bu çerçevede 12 Eylül’de Anayasa değişikliği paketinin tamamı referanduma gidebilir görüşleri yapılıyor.
AKP içinde bu beklenti ağırlık kazanırken, diğer bir görüş ise “Nasıl olsa Anayasa Mahkemesi hep siyasi karar veriyor, bu seferde değişen bir şey olmaz” düşünenler de ağırlıkta.
Parti Yönetimi: AKP içinde diğer bir konu ise Başbakan Erdoğan’ın, liderlere yapacağı “görüşme talebi” de bu haftanın önemli konuları arasından yer alıyor. Parti içinde, terörün çözümü noktasında ve “Demokratik Açılım” konusunda Hükümetin kararlılığını göstermesi için parti yönetiminin Erdoğan’dan, “Kılıçdaroğlu gelmese de siz gidin, Bahçeli’yi ise görüşmeye zorlayın” teklifi götürecekleri belirtiliyor. Bahçeli’nin bu kez Erdoğan’ın, “Kahvenizi içmeye geliyoruz” teklifini geri çeviremeyeceği görüşleri yapılıyor.
AKP’de bu hafta liderlerle yapılacak görüşmenin de bir karara bağlanması bekleniyor.
Rize Belediye Başkanı: Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın terörün çözümü noktasında Doğu’dan “ikinci eş alınması” talebi, parti ve tabanın tepkisine neden oldu. Erdoğan’ın tatili sırasında, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın sözlerine parti yönetimi başta olmak üzere AKP’nin Güneydoğu milletvekillerinden de sert tepkiler gelmişti.
Bunun üzerine Erdoğan’ın talimatı ile Rize Belediye Başkanı hakkında inceleme başlatıldı. Bakırcı’nın disipline sevkedilmesi bekleniyor. Ancak, parti yönetimi disiplin kararının MYK’da tartışılması gerektiğinin de altını çiziyorlar.
Alınan Kararlar: Öte yandan, sürpriz bir şekilde tatilini uzatan Erdoğan’ın, hangi kararlarla döneceği parti içinde merak konusu oldu. AKP içinde Erdoğan’ın tatili sırasında önemli konularda kararlarını netleştirdiği ifade ediliyor. Erdoğan’ın tatilde boş durmadığı ve üç önemli konuda kararlar aldığı dile getiriliyor.
Kulislere yayılan bilgilere göre Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa değişikliği konusunda vereceği karar doğrultusunda partinin nasıl hareket edeceğinin yol haritasını çizdiği söyleniyor. Öte yandan Erdoğan’ın tatilde iken sık sık bazı kurmaylarını aradığı ve birkaç kurmayını da yanına çağırdığı kulislere yansıyan iddialar arasında yern aldı.
Alıntıdır
“Cesaret ile Ahmaklığı Karıştırmayın”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siperde çömelmemesine AKP tanıtım ve medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik çok ilginç açıklamalar yaptı.
Hüseyin Çelik, AK Parti’nin İlçe Danışma Toplantısı için geldiği Hendek İlçesi’nde ellerinde Sakarya’nın etnik yapısını gösteren “Laz Hepimiz Kardeşiz Hepimiz Türkiyeliyiz, Kürt Hepimiz Kardeşiz” gibi etnik kimliklerin yer aldığı pankartlar taşıyan kızlı erkekli grup tarafından karşılandı. Çelik salona girerken gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı.
Eski çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Basesgioğlu’nun istifasıyla ilgili olarak yöneltilen soruyu Çelik “Kendi kararı olarak değerlendıriyorum. Hayırlı olsun ne diyeyim” diyerek ayrıntıya girmek istemezken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Pervari’de cephede çömelmeden ayakta çekilen fotoğraflarıyla ilgili olarak sorulan soruyu şöyle cevaplandırdı:
“Kum torbalarını baş hizasına koyarsanız çömelmenize gerek olmaz. Onu dizayn edenlerde askerlerdir, işin uzmanlarıdır. Sayın Başbakan giderken de bunu yaparlar. Bakın cesur olmakla ahmak olmayı birbirine karıştırmamak lazım. Cesur olmak Don Kişot olmak anlamına gelmez. Eğer bir yerde gayri nizami silahlı bir güçle mücadele ediyorsanız ve orada da sizin askeriniz uzmanınız ‘olması gereken budur’ diyorsa ona uymak zorundasınız. Atatürk ile mukayese ediyorlar. Atatürk nizami güçler ile savaşıyordu. Dolayısıyla iki şeyi birbirine karıştırmamak lazım. Böyle bir tartışmanın olması bile talihsizliktir. Bu işlerde kabadayılık falan olmaz.
Köroğlu’nun meşhur sözünü biliyorsunuz. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. ‘Kurşun bana isabet etmez’ diye bir şey yok. Yani körü körüne pisi pisine devlet adamlarımızın harcanması doğru bir şey mi? Onun için ben de otururum, çömelirim, çömelmem. Bu tartışma bile abest bir tartışmadır”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, “çömelme” tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamalara, “Kendine yakışan bir üslup kullanmış” dedi.
Kılıçdaroğlu, Giresun gezisi sırasında bir grup gazetecinin sorusu üzerine, Çelik’in çömelme tartışmalarına ilişkin, “Cesur olmakla, ahmak olmayı birbirine karıştırmamak gerekir. Cesur olmak, Don Kişot olmak anlamına gelmez” açıklamalarını değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Kendine yakışan bir üslup kullanmış, Milli Eğitim Bakanlığının neden bu hale geldiğini Çelik’in bu sözleriyle şimdi daha iyi anlıyorum.”
Alıntıdır
Canlı Yayında Şok Soru!
AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’a canlı yayında şok soru: İyi de AK Parti’de de kuması olanlar yok mu?
AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç Habertürk kanalında yayınlanan Balçiçek Pamir’in sunduğu Söz Sende adlı programa konuk oldu.
Programda Rize’nin AK Parti’li Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın açılımla ilgili olarak sarf ettiği “Kürt kadınlarından kuma alma” sözleri de değerlendirildi. Kılıç konuyla ilgili olarak bu sözlerin hiçbir şekilde tasvip edilemeyeceğini, zaten partinin hemen inceleme başlattığını, üstelik bu sözlerin aynı zamanda kadınlara ayrımcılık anlamına geldiğini söyledi.
Balçiçek Pamir’in “İyi, hoş söylüyorsunuz da sizin partinizdeki milletvekillerinde dahi ikinci eşi olanlar var. Böyle de bir gerçeği var Türkiye’nin. Keşke bunların hiçbiri olmasa, katılır mısınız bu cümleme bilmiyorum ama… Bu açıklama bir anlayışı yansıtıyor diye düşünüyorum ben.” yorumuna Suat Kılıç şu sözlerle cevap verdi:
“Demin bir cümlem oldu, Anadolu coğrafyasında bu kuma geleneği vardır şeklinde bir yaklaşım kesinlikle bu işin savunmasının haklı gerekçesi olamaz dedim. Türk toplumu tek eşliliği önemseyen bir toplumdur, hukuk sisteminin geleneği budur. Anadolu’da bu yaklaşım kadın ve erkeklerin eğitim ve gelir düzeyinin artmasıyla birlikte Türk kadını daha fazla hak ettiği bir yaşam sürebilir hale gelecektir. Gayemiz Anadolu kadınını hak ettiği sosyal statüye kavuşturacağız. İnşallah kötü misal misal olmayacaktır ve bu kötü örnekleri hep birlikte ortadan kaldıracağız.”
Kılıç programda ayrıca Bakırcı’nın sözlerinin asla tasvip edilemeyeceğini de söyledi ve sözlerini şöyle bitirdi: “Açılım konusunda söz söylemek Rize belediye başkanının yetkisiyle bağdaşan bir durum değildir. Belediye başkanının sarf ettiği cümleler aynı zamanda anayasaya da aykırıdır. Biz çok büyük bir kitle partisiyiz. Bu kadar büyük bir parti içinde yanlış söylemlere girenler olması normaldir. Aslolan genel merkezimizin ve genel başkanımızın tutumudur. Tasvip edilmesi mümkün olmayan bu sözler için anında işleme başlanmıştır.”
Alıntıdır
“Recep Bey” Polemiği
CHP Kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan’a “Recep Bey” şeklinde seslenmesine AKP’den tepki yağdı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok sert bir dille eleştirdi.
KKTC’de bulunan Arınç, gazetecilerin CHP kurultayına ilişkin sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu’nu önemli bir siyasi partinin genel başkanlığını kazanmış olmasından dolayı kutlayarak, başarılar diledi.
Arınç, “İnanıyoruz ki CHP, Sayın Baykal’ın CHP’si olmaktan süratle olmaktan çıkar ve özgürlükçü bir parti, gerçekten sosyal bir demokrat bir parti olarak yoluna devam eder” dedi.
“Recep Bey ifadesi” Bülent Arınç, Kılıçdaroğlu’nun Kurultaydaki konuşmasının eleştirilecek çok yönleri olduğunu, ama buna gerek duymadıklarını dile getirerek, konuşmasında geçen “Recep Bey” ifadesinin “Biraz küçültücü bir ifade olduğunu” söyledi.
Arınç, “(Recep Bey) konuşması, kendi ifadesi ile ‘ismini söyledim’ diyor ama genelde anlaşıldığı kadarıyla biraz küçültücü bir ifade şeklinde konuşulmuş. Eğer böyle bir amaç taşıyorsa bu çok yanlıştır. Kimse hakkında küçültücü olmak doğru değil. Biz siyasetçiler birbirimize hitap ederken ya sayın genel başkan ya sayın soyadını söyleyerek hitap ediyoruz. Meclis konuşmalarında da İçtüzüğümüz bunu emrediyor. Sayın diye başlayarak temiz bir dille konuşmak mecburiyetindeyiz. Ama bir Kurultay heyecanı içerisinde belki delegeleri etkilemek adına, eleştirilerini yapmak için böyle bir üslubu seçmiş olabilir” diye konuştu.
Hüseyin Çelik de tepkili
Hüseyin Çelik: “Sokak jargonuyla konuşmaz” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayda kullandığı söylemle ilgili olarak, “bu üslup gerçekten çok yakışıksız bir üsluptur, çok yadırgayıcı bir üsluptur. Anamuhalefet partisinin başına geçecek olan bir insan ilk adımında bu şekilde sokak jargonuyla konuşmaz” dedi.
Değişme şansları yok!
Akdağ: “Balon fenomeni” Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “CHP’nin misyonu, ceberrut bir devlet anlayışıdır. Milletin iradesinin üstünde militarist, bürokratik ya da hakim vesayeti gören bir devlet anlayışıdır. CHP’ye göre bu kuruluşlar ve kurumlar halkın üzerindedir. Onun için değişemezler. Değişme şansları yok” dedi.
Akdağ, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığınca Erkmen beldesinde düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.
Bakan Akdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “başörtüsü yasası” olarak bilinen Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmelere ilişkin “411 el kaosa kalktı” dediğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “MHP ve AK Parti milletvekillerinden oluşan 411 kişinin bu ülkede kadınımıza karşı yapılan zulümlerden dolayı yapılan bir anayasa değişikliği ile ilgili ‘411 el kaosa kalktı’ diyen, bugün kendisini balon gibi şişiren o basına ‘ben milletin ve halkın iradesine o günkü parti yönetiminin büyük haksızlık yaptığına inanıyor ve halkımdan özür diliyorum’ desin ki biz onun bugünkü vitrin duruşuna belki inanmaya başlarız.” CHP’nin misyonunun, “Millet iradesinin üzerinde vesayet gören bir devlet anlayışı” olduğunu iddia eden Bakan Akdağ, şöyle dedi:
“CHP’nin misyonu ceberrut bir devlet anlayışıdır. Milletin iradesinin üstünde militarist, bürokratik ya da hakim vesayeti gören bir devlet anlayışıdır. CHP’ye göre bu kuruluşlar ve kurumlar, halkın üzerindedir. Onun için değişemezler. Değişme şansları yok. Zihniyet değişmeden de kişilerin değişmesi hiç önemli değildir.” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, medyanın verdiği desteğe işaret ederek “Ortada bir balon fenomeni var” diyen Recep Akdağ, basının bir kişiyi “şişirdiğini’ ileri sürdü.
Akdağ, “Onun da ayakları kesildi hemen. Bir balonun bir iğnelik, bir dikenlik canı vardır. Kılıçdaroğlu dikkat etsin, hiçbir gül bahçesinin yanından geçmesin. Çünkü o gül bahçelerinin dikenleri var” diye konuştu.
Erdoğan Baykal’ı İhanetle Suçladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Baykal’ı ihanetle suçladı. Başbakan, Deniz Baykal’ın mağdur rolü yaptığını dile getirdi. “Eşine ihanet edeni mağdur olarak göremeyiz” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyareti öncesinde havaalanında açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, kendisine ait olduğu iddia edilen görüntülerin ortaya çıkmasının ardından CHP Genel Başkanlığı görevinden ayrılan Deniz Baykal’ın ardından ana muhalefet partisindeki liderlik yarışıyla ilgili soruyu yanıtladı.
Erdoğan, özetle şöyle konuştu: “Ana muhalefet partisiyle ilgili konu beni ilgilendirmiyor. Bizi de zorla bu işe sokmaya çalışıyorlar.
Özellikle toplumsal ahlak değerleri açısından erozyona uğratma çabası var.
Toplumsal ahlak üzerine spekülasyona giren, mağduru oynayanlar var.
Eşlerine ihanet edenleri biz hiçbir zaman bu toplumun içinde kalkıp da mağdur olarak göremeyiz.”
Deniz Baykal İstifa Etti!
Deniz Baykal İstifa etti! CHP Genel Merkezinde konuşan Baykal istifa kararını duyurdu. Meydana gelen olayların komplo olduğunu söylereyerek AKP ve Fetullah Gülen’e gönderme yaptı.
“Olay bir komplodur siyasi iktidarın desteği vardır” diyen CHP Lideri Baykal istifa kararını açıkladı. Baykal ” Umarım yaşananlar ve benim istifam Türkiye’de yeni bir uyanışın başlangıcı olur” diye konuştu.
İşte Baykal’ın konuşmanın satırbaşları.
Bu kaset olayı değildir. Komplodur. Hukuk dışı ahlak dışı bir tertip demektir. Komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız.İnsanların şerefleri onların umurlarında değildir.Bu komployu gerçekleştirenler sapık oldukları için yada ticari şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına uygun bir siyaset.Bu kompo bugünkü siyasi kojoktürün eseridir. Taze iki haftalık bir komplo vardır. İktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden icra edilebilmesi mümkün değildir. bu kadar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin haberi olmadan piyasaya sürülmesi mümkün değildir.Olay sonrası iyi niyetli, üzüntü beyanları perde arkasındaki suçluluğun örtbas etmeye yetmez. Bu kadar kaba ahlaksızlık iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez piyasaya sürülemez.
Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz komplo nedeni ile beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Bunun bedeli CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmam, istifa etmem ise buna da hazırım.





