AKP’ye Alkollü Protesto

Ocak 30, 2011 by GaMZeM  
Filed under Haber

Gençler sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta örgütlendi ve “AKP’ye İçiyoruz” kampanyasını başlattılar. Birçok vatandaş Türkiye’nin çeşitli noktalarında bir araya geldi ve yeni yapılan düzenleme ve alkol satışına sınırlama getirilmesini içki içerek protesto ettiler.

TAKSİM

Taksim Sanat Galerisi önünde bir araya gelen vatandaşlar, yeni yapılan düzenleme ile alkol satışına sınırlama getirilmesini içki içerek protesto etti. Sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden örgütlenen içki yasaklarına karşı olanlar Taksim Meydanından önce Galatasaray Lisesi önüne geldi. Burada bir süre slogan atan grup daha sonra Tünel Meydanına yürüdüler. Yürüyüş sırasında AK Parti aleyhine slogan atan grup ellerindeki içkileri içti. Alkol yasağının demokrasiyle bağdaşmadığını dile getiren eylemciler, ellerindeki içkileri içip sloganlar attı. Eyleme katılan İbrahim Tekin Başbakan’ın “tıksırıncaya kadar içiyorsunuz” sözlerini eleştirerek AK Partinin Türkiye genelinde uygulamaya çalıştığı alkol yasağına karşı toplandıklarını söyledi.

Eyleme katılan ve 18 yaşına yeni giren Ceren Ataş ise 24 yaş sınırlamasına tepki gösterdi. Ataş; ’Biz 24 yaş olayına tepki olarak toplandık. O kadar özgürlük, eşitlik derken böyle bir şeyin kısıtlanması yanlış bunu protesto ediyoruz.’ Diye konuştu. Eyleme Tekirdağ Şarköy’den katılan başka bir eylemci ise içki yasağını, içki zammını protesto etmeye geldiğini söyleyerek Başbakan’ın ’Tıksırıncaya kadar içiyorlar’ sözüne ise ’Parasını o mu veriyor’ diye tepki gösterdi. Eyleme Alman vatandaşlarda katıldı. Ellerindeki içkileri içen Alman kadınlar herkesin içmesini ve içkinin serbest olması gerektiğini söyledi.
Eyleme katılanlar daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

MODA

Daha önce de defalarca içki eylemi yapılan Moda İskelesi’nde Saat 20.00 sıralarında toplanan yaklaşık 100 kişilik grup ellerindeki içki bardaklayla hükümetin aldığı içki yasağıyla aldığı kararları protesto etti. Tütün ve Alkollü İçecekler Yasası’nda yapılan değişiklikle ilgili yapılan eylemde grup üyeleri içki şişelerini havaya kaldırarak sloganlar attı.

Yazarlar Sendikası 2’nci Başkanı Mustafa Köz ise “Bu küçük bir müdahale olarak görünmesin. Diğer alanlarada kapı açacak. Kendi yaşam biçimlerine uymayan şeyleri yok etmeye çalışıyorlar. Böyle bir anlayışları var.” dedi.

Eyleme katılan Ekin Çalışır, “İçki zararlarından devletin beni korumasına gerek yok. 18 yaşındaki evlenibiliyor. Silah alabiliyorsam. İçki de içebilirim. Önemli olan insanların bilinçli olması. İçkiyi dozunda içmek gerekir. O zaman devlet kayak yapanları da korusun. Düşebilir ayaklarını kırabilirler” dedi. AK Parti alehine “Gün gelecek devran dönecek. AKP halka hesap verecek. AKP şaşırma sabrızımı taşırma” şeklinde slogan atan grup sessiz bir şekilde dağıldı.

EDİRNE

Edirne’nin en işlek caddesi olan Saraçlar Caddesi’nde, biraraya gelen ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu grup yanlarında getirdikleri içkileri banklarda oturarak içti. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin alkole getirdiği sınırlamaları protesto etmek için biraraya geldiklerini ifade eden eylemciler, “Alkolü engelleyeme çalışan tüm yöneticileri kınayarak, özgürlüğümüzü kutluyoruz” dedi.

Bazı eylemciler ise sadece eğlenmek amacıyla alkol aldıklarını söyledi. Yaklaşık yarım saat cadde üzerinde alkol alan grup, daha sonra caddeden ayrıldı. Saraçlar Caddesi’ne yakın alanlarda güvenlik önlemi alan polis ekipleri ise alkollü grubu uzaktan izlemekle yetindi.

İZMİR

Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda toplanan 500 kişilik grup, ellerinde içkilerle, hükümeti ve Bülent Arınç’ı “AKP’ye İçiyoruz” sloganıyla protesto ederek, kadehlerini kaldırdı.
Aşırı soğuğa rağmen Gündoğdu Meydanı’nda toplanan 500 kişilik bir grup, zaman zaman hükümet aleyhine sloganlar atarken, “10’ncu Yıl Marşını” da defalarca söyledi. AKP ve Bülent Arınç için kadehlerini kaldıran topluluk, içtiği alkol şişeleriyle de “AKP” yazıp, önünde poz verdi. Eylem, güvenlik güçlerinin gözetiminde, sorunsuz şekilde sona erdi.

BARTIN

Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda, toplanan yaklaşık 50 genç, alkollü içki satışına 24 yaş sınırlaması getirilmesi üzerine basın açıklaması yaptı. Halaylar çeken, ellerinde boş biraları bulunan gençler, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı’nın altında bulunan Tekel bayisinin tentesinde bulunan bira reklamlarını gösterdi.
Basın açıklamasını okuyan Damla Ezgi Uzun, “Hiçbirimiz alkolik değiliz ve bunu savunmuyoruz. İnsanların alkolik olmalarını engellemek, insanların sosyal ortamlarını kısıtlayarak olmaz. Alkolü ortadan kaldırmak değil, insanları alkolik olmaya iten zemini kaldırmak gerekli. Sağlıklı, eğitimli, kafası çalışan bireyler yetiştirmek gerekir. Ülkelerin kalkınması, eğer alkolle orantılı olsaydı, alkol tüketimi yüksek olan Avrupa ülkelerinden ileri düzeyde olmamız gerekirdi. Yaşam koşulları yeterli, sorunsuz ve iyi yetişmiş bir birey ne zaman nerede ne içeceğini bilir. Demokratik hak insan içindir” dedi.

ANKARA

Ankara’da bir grup, “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği” protesto etti.

Kuğulu Park’ta toplanan grup, ellerinde döviz ve pankartlarla yönetmeliği protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, ateşli silahlarda ruhsat alma yaşının düşürülmesine karşın alkollü içeceklerin satış ve sunumunda yaşın yükseltilmesinin dikkati çektiği ifade edildi.

Gruptakiler daha sonra yanlarında getirdikleri alkollü içecekleri içtiler.

Kaynak:Milliyet

Başbakan Protestosuna Dayak!

Aralık 4, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın rektörlerle buluşmasını protesto etmek için Ankara’dan gelen bir grup öğrenciye polis müdahale etti.

Ankara’dan 3 otobüs ile İstanbul’a gelen yaklaşık 150 öğrenci, Çamlıca gişelerde durduruldu.

Otobüslerin etrafı çevik kuvvet polisleri tarafından sarıldı.

Gişelerde kimlik kontrolü yapılan öğrencilen 3 saat sonra geri gönderildi. Ancak Kurtköy’de bir dinlenme istasyonunda öğrenciler mola verdi. Polis öğrencilerin burada durmasına izin vermedi. K urtköy’de otobüslerden inmek isteyen öğrencilere polis izin vermedi. Polisle öğrenciler arasında arbede yaşandı.

Polis, uyarıları dikkate almayan öğrencilere biber gazı sıkarak müdahale etti. Bazı öğrenciler fenalık geçirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın rektörlerle yaptığı toplantıyı protesto etmek amacıyla Kabataş’ta toplanan gruba polis müdahale etti. Olayda, bazı kişiler gözaltına alındı. Başbakan Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’ndeki rektörlerle yapacağı toplantıyı protesto etmek isteyen Gençlik Sendikası (Genç-Sen) üyesi bir grup öğrenci, Kabataş’ta toplanmaya başladı. Polis, Erdoğan’ın rektörlerle bir araya geldiği Dolmabahçe’deki Çalışma Ofisi’ne doğru yürümek konusunda ısrar eden öğrencilere, müdahale etti. Bazı kişiler gözaltına alınırken, Kabataş’daki gerginlik devam ediyor. Polis, sabah saatlerinde de Ankara ve Eskişehir plakalı 3 otobüsü Çamlıca gişelerinde durdurmuş ve kimlik kontrolünün ardından kente girişlerine izin vermediği öğrencileri aynı araçlarla geri döndürülmüştü.

Kaynak:Vatan

KPSS Skandalında Son Gelişme

Ağustos 24, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Türkiye günlerdir KPSS’ye yönelik iddiaları konuşuyor. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan o iddialarla ilgili konuştu, ellerindeki adaylarla ilgili tüm verileri incelediklerini ancak bir sonuca varamadıklarını, bundan sonra olayı savcılığın aydınlatacağını söyledi.

Yarımağan, “Bu adayların ortak yanlarını araştırdık. Hiçbir ortak yanları yok. Her üniversiteden mezun var. Tabii bazı üniversitelerden mezun olanlar biraz daha çok, neden, çünkü oradaki eğitim fakülteleri daha kalabalık olduğu için. Örneğin Gazi Üniversitesi’nden, Erzurum Atatürk Üniversitesinden, Marmara Üniversitesinden çok. Ama Boğaziçi’nden de var, Hacettepe’den de var, Abant İzzet Baysal’dan da var. Her üniversiteden, her alandan var. Matematikçisi de Fizikçisi de var, Kimyacısı da Okul Öncesi Öğretmenliği, İlköğretim Öğretmenliği okuyan da var. Yani öğretmenlikle ilgili alanlardan da var, öğretmenlik dışındaki alanlardan mezun olanlar da var.

Bu adaylar sınava nerede girmişler? En çok Ankara’da giren var. Sonra İstanbul’dan, İzmir’den var. 81 ilin 81’inde de var. Bu 350 kişi içinde de 3 bin 200 kişi içinde de. Bizdeki bilgileri açısından bu kişilerin ortak bir yanı yok. Tekrarlıyorum, bizdeki bilgileri açısından ortak yanları yok. Biz bütün bilgilerine sahip değiliz bu kişilerin.”

Bu adayların hangi tür bilgilerine sahip oldukları sorusunu Yarımağan, “Hangi üniversiteden, hangi alandan mezunlar, kaç yılında mezun olmuşlar, hangi sınava nerede girmişler ve bazı sınavlardaki başarıları var. Bu bilgileri var ama örneğin bizde bu adayların üniversitedeki başarıları yok. Bu adaylar üniversitede başarılı mı değil mi, bu adaylar dershaneye gidiyor mu, gitmiyor mu, gidiyorsa hangi dershaneye gidiyor gibi bilgiler ile diğer bilgileri yok. Biz o bilgileri inceleme imkanına sahip değiliz” dedi.

Bu adayların cevap kağıtları ile soru kitaplarını incelediklerini ifade eden Yarımağan, masasının üzerinde kendisinin de incelediği soru kitapları ile cevap kağıtlarını gösterdi.

Soru kitapları ile cevap kağıtlarının, sınav tamamlandıktan sonra ÖSYM’ye geldiğinde poşetler açılır açılmaz skeynırlardan geçirilip görüntülerin bilgisayara kaydedildiğini, bunun da bu yıl ilk kez yapıldığını vurgulayan Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Bizim burada cevap kağıtları üzerinde bir manipülasyon yapılsa veya bilgisayar kağıtlarında birşey yapılsa bu görüntülerden biz anlayabiliyoruz. Yani bu kağıt bize böyle geldi, bunları inceledik. Bilgisayardaki kayıtlarla ilk görüntüler birebir uyuyor. Yani bizim burada bir değişiklik olmamış, değerlendirme doğru yapılmış. Emin olarak söyleyebileceğim birkaç şeyden biri bu.

Ondan sonra soru kitaplarını inceledik. Gerçi soru kitaplarını incelememiz bize kesin bir bilgi vermez ama bir kanaat verir. Sizin de gördüğünüz gibi adayların soru kitaplarının üzerinde çalıştıkları görülüyor. Cevap kağıtlarındaki işaretlerle soru kitabındaki işaretler birebir aynı. Soru kitaplarının üzerinde hesaplar yapılmış, altları çizilmiş…

Adayların hepsi bir kere kesin işaretlemiş. Bir kısmı soru kitabı üzerinde az çalışmış, bir kısmı çok çalışmış. Bir kısmı hesap yapmış. Ben buradan şu sonuca varıyorum: Bu kişilere hazır cevap gelmiş olma ihtimali yok. Benim yapabileceklerim de burada bitiyor”

Eğitim Bilimleri sınavında 350 kişinin 120 sorunun tümünü doğru yanıtladığını yineleyen Yarımağan, şunları kaydetti.

“Aslında bana sorarsanız, sağlıklı bir testte bu anormal değil. Nitekim bizim bütün testlerimizde tüm soruları cevaplayan adaylar birkaç bin bile çıkabilir. Çıkmasını da isteriz biz çıkmazsa test kötüdür. Ama Eğitim Bilimleri testinde bundan önceki yıllarda galiba bir yıl çıkmış bir-iki kişi, soruların tümünü yanıtlayan pek çıkmıyormuş. Düşündürücü olan bu ama normali de sanki bu seneki gibi.

Dolayısıyla bizim verilerimizden bir sonuç elde etmemiz mümkün değil. Bizim verilerimiz burada bir usulsüzlük, bir kopya, soruların sızması biçiminde bir olayın olduğuna ilişkin bir veri içermiyor, bir bulgu yok.

Her şey usulüne uygun olarak yapıldı, sorular hazırlandı. Matbaada çok sıkı güvenlik önlemleri altında sorular basıldı. Matbaanın binası soruların basıldığı dönemde jandarmanın 24 saat kontrolü altındaydı. Matbaada elektronik karartma yapıldı. Sınav evrakı her yıl olduğu gibi kapalı kamyonlarla polis nezaretinde sınav merkezlerine sevkedildi. Oralarda kapalı odalarda muhafaza edildi. Ankara’dan gönderdiğimiz öğretim üyeleri 24 saat başında beklediler. Biz bütün sınavlarda yaptığımız önlemleri bu sınavda da yaptık ve hiçbir olumsuz durum bize aksetmedi, şurada şöyle oldu, böyle oldu diye. Elimizdeki verileri incelediğimizde bir sonuca varamıyoruz.

Peki sonuç nedir? Ya hiçbir şey olmamıştır ki bu bence ciddi bir olasılık veya birşey olmuşsa, bir sızma olmuşsa nereden olduğunu ancak savcılık bulabilir. Yani bunu adaylarla konuşarak, ancak savcılık bulabilir kanaatindeyiz.”

“Eğitim Bilimleri Sınavında tüm soruları doğru yanıtlayan karı-kocanın sınav kağıtlarının incelenmesinden nasıl bir sonuç çıktığı” sorusu üzerine Yarımağan, şöyle konuştu:

“Sınavda aynı soyadlı kişiler var. Örneğin birisi 116, birisi 100 almış. Bunlar geçen sene de 97 almış. İkisi de gayet normal görünüyor.

Tam alanları da araştırdık. Bu 3 bin 200 kişiden yaklaşık üçte biri geçen sene ya sınava girmemiş ya da Eğitim Bilimleri sınavına girmemiş. Ama üçte ikisi geçen sene KPSS’ye girmişler. Bunların içinde çoğunun geçen seneki başarıları yüksek ama çok düşük olan birkaç kişi de var. Mesela geçen seneki başarılarını üçe katlayan kişiler de var”

Geçen yıl başarısı çok düşük olup da bu yıl başarısını üçe katlayanların nasıl açıklanacağının sorulması üzerine Yarımağan, şunları söyledi.

“Ben herşeyin olabileceğini düşünüyorum, aksi ispat edilmedikçe. Ben soru kitaplarını okuduğumda gözlerimi yaşartan ifadeler de oldu. Bu çocukların içinde sınav sırasında kendi kendini motive edenler var. Mesela ’ha gayret’ diye yazmış, ’ah bir öğretmen olsam’ yazmış. Belli ki yanıp tutuşuyor. Böyle bir aday bu heyecanla yıl boyu çalıştıysa başarılı da olur.

3 bin 200 kişinin 3 bin 200’ü de geçen sene çok başarısız olsa, bu sene başarılı olsalar tamam ama bunların içinde çok başarılı olanlar da var ama dediğim gibi geçen sene çok başarısız olanlar da var. Mesela geçen sene 5,5 almış bu sene 110 almış. Böyle adaylar da var ama böyle aday 3 kişi. O adayların soru kitaplarını incelediğimde soru kitaplarında bir anormallik göremiyorum. Yani benim buradan bir sonuca varmam mümkün değil. Şimdi bu beni aldatmak için mi bunu yapmış.

Ben şu kanaate vardım, bu adaylara, eğer bir olay olmuşsa hazır cevap gelmemiş. Ondan eminim. Yani telefonla sınav sırasında şu sorunun doğru cevabı şudur diye cevap gelmemiş. Soruları salonda kendileri çözmüşler. Eğer bir olay olmuşsa bu olay sınavdan önce bu kişilere soruların bir şekilde ulaşmış olması olabilir.

Yani sınavdan önce bir gün önce bu kişilere ulaşmışsa da ben şunu düşünüyorum: Eğer bir şekilde 300-500 kişiye sorular bir türlü servis edilmiş olsaydı, ben yüzde yüz eminim şimdiye kadar bunun kokusu çıkardı, birkaç kişi bize ihbarda bulunurdu. Çünkü Polis Meslek Yüksekokulu sınavında bunu gördük. Çok daha küçük bir sınavda adaylar bizzat bize ulaşıp söylediler, ’şöyle şöyle oldu’ diye. Sonunda olay bence olay savcıya düşüyor, organize suçlara, polise düşüyor. Bir olay olmuşsa ortaya çıkaracaklar.

Yarımağan, ÖSYM’deki araştırmanın tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda da şunları söyledi:

“Biz araştırmaya devam etsek bile bizdeki verilerden bir sonuç çıkmıyor. Şu olsaydı mesela 470 kişinin soru kitabı tertemiz olsaydı diyecektim ki ’bu çocuklara sorular bir yerden gelmiş’ veya ’soru kitaplarındaki cevaplarla cevap kağıtlarındaki cevaplar birbirinden farklı, bunlar burada değiştirilmiş’ gibi şeyler söyleyebilirdim. Veya bu adayların hepsi X şehrinde sınava girmiş veya X üniversitesi mezunu o zaman orada olayı araştırın derim. Ama 81 ilin 81’inde de var. 150 üniversitenin neredeyse hepsinde de var. Her üniversiteden, her şehirden biyoloğu da var, kimyacısı da var, Türk Dili ve Edebiyatı’ndan da var, meslek lisesinden matbaa öğretmenliği mezunu da var, yani adayların ortak yanları yok”

“Belli grupların, bazı dershaneler olaya karıştığı yönündeki” iddiaların anımsatılması üzerine Yarımağan, “Varsa öyle birşey, soru sızdıysa, nasıl sızdı, kimden sızdı bunu güvenlik güçleri, savcı ortaya çıkarsın. Eğer yoksa onu da ortaya çıkarsın ve bu kurumu haksız yere yıpratmaya çalışmasınlar” dedi.

Kaynak:Milliyet

Ankara’da Patlayıcı Paniği!

Ağustos 13, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Ankara İskitler’de sabah saatlerinde patlayıcı paniği yaşandı! Emniyet Genel Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünün yakınlarındaki bir benzin istasyonunun bahçesinde ihbar üzerine patlamaya hazır 3, 5 kilo A- 4 patlayıcı ele geçirildi. Eğer patlayıcı patlasaydı tam bir katliam yaşanacaktı!

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, saat 07.00 civarlarında bir ihbar üzerine İstanbul Caddesindeki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne 100 metre uzaklıktaki bir benzin istasyonunun bahçesine gelen emniyet güçleri, burada poşet içinde bir miktar patlayıcı madde buldu.

Alınan güvenlik önlemlerinin ardından poşetteki patlayıcı madde, uzman ekipler tarafından incelendi.

İncelemenin ardından etkisiz hale getirilen patlayıcı madde daha sonra kaldırıldı.

Emniyet Güçleri olayla ilgili soruşturmasını sürdürürken, çevredeki işyerlerinin güvenlik kameraları kayıtları da incelemeye alındı

Kaynak:Milliyet

Korkulan Başa Geldi!

Temmuz 25, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Korkulan başa geldi ve Voleybol Avrupa Bayanlar Ligi’nde Türkiye ve İsrail eşleşti. Dünkü İsrail – Sırbistan maçı sonrası olay çıkınca bugünkü Türkiye – İsrail maçının seyircisiz oynanmasına karar verildi.

Voleybol Avrupa Bayanlar Ligi yarı final maçında Türkiye, dün akşam Bulgaristan’a 3-2 yenilerek final şansını kaybetti. Milliler, bugün 17.00’de İsrail ile üçüncülük mücadelesi verecek. Türkiye’nin İsrail ile yapacağı maç güvenlik gerekçesiyle seyircisiz oynanacak.

Mavi Marmara baskını sonrası yaşananlar şampiyonaya da yansıdı. Dün oynanan İsrail-Sırbistan maçı da oldukça riskli geçti. İsrail kafilesi maçın oynanacağı Başkent Voleybol Salonu’na Ankara Emniyeti’ne ait zırhlı bir araçla geldi. Yaklaşık 700 polisin görev yaptığı organizasyonda, otel ile spor salonu arasındaki yaklaşık 5 kilometrelik yola 500 metrede bir güvenlik görevlileri yerleştirildi. İsrail ekibinin geçtiği yollar kapatıldı ve salonun çevresindeki yüksek binalara keskin nişancılar yerleştirildi.

İsrail İç Güvenlik Birimi’ne (Şin Bet/Şabak) bağlı ajanlar da, müsabakanın oynanacağı salonun her bölgesinde konuşlanarak, takımlarını korudu. Yaklaşık 20 özel güvenlik elemanı, salonun değişik yerlerine yerleştirildi ve maç boyu hem saha içini hem de tribünleri kontrol etti. Dış dünyayla bağlantısı tamamen kesilen İsrail Bayan Voleybol Milli Takımı, salondaki içeceklerini kendileri getirdi. Son anda seyircisiz oynatılmasına karar verilen karşılaşmada İsrail, güçlü rakibi Sırbistan’a 3-0 yenilmekten kurtulamadı. Sırplar, 64 dakika süren maçı 25-20, 25-12 ve 25-21 kazanarak Avrupa Ligi finaline çıktı.

Maç öncesi Mavi Marmara Platformu’ndan gelen bir grup salona girmek istedi. Salonun yaklaşık 150 metre uzağına barikat kuran güvenlik güçleri buna izin vermedi. Bu esnada göstericiler ile emniyet güçleri arasında kısa süren bir arbede yaşandı.

Kaynak:Milliyet

Ata Mirası Aile Çiftiliği Gibi

Temmuz 22, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Atatürk Orman Çiftliği resmen aile çiftiğine döndü. Atatürk Orman Çiftliğinde işe alımlarda eş – dost kriterinin uygulandığı öğrenildi.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Fikret Kozok’un haberine göre; Atatürk’ün en önemli miraslarından biri olan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), uygulanan personel politikalarıyla “aile çiftliği”ne döndü. Çiftlikte görevli 2’si müdür toplam 10 kişinin eşi, kızı ya da oğlu, özel şirketler üzerinden çiftlikte göreve başladı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ise, skandalı “Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü yönetiminin çeşitli tarihlerde şirket üzerinden gelen elemanlarla, kurum bünyesinde mesailerinin başladığı tarihe kadar herhangi bir irtibatı söz konusu olmamaktadır” diye savundu.

1925 yılında Atatürk tarafından kurulan, günümüze kadar birçok kurum ve kuruluş tarafından topraklarının büyük bölümü işgal edilen AOÇ’de bu kez de kadrolaşma skandalı yaşanıyor.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ise Cumhuriyet’in sorularına 1 gün gecikmeli olarak verdiği yanıtta, personel politikasındaki “eş-dost” ilişkisinden bakanlığın haberdar olmadığını savundu. Personel sayısının iş yoğunluğu nedeniyle arttığı anlatılan açıklamada, “Dışarıdan, rekabet şartları oluşturularak açık ihale usulü sistemi ile eleman alımı yoluna gidilmiştir” denildi. Açıklamada şöyle devam edildi:

“Bu tip alımlarda, her kamu kuruluşunun yönetimi gibi Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü de, dışarıdan gelen elemanlarla ilgili olarak herhangi bir inisiyatifte bulunmamaktadır. Mevzuat gereğince, ilgili firma uygun elemanları temin etmekle mükelleftir. Gerek temizlik hizmet alımı gerekse güvenlik hizmet alımı için yapılan ihalede çalıştırılacak elemanların işe alımı ve işten çıkarılma tasarrufu tamamen ilgili kanunlar doğrultusunda yükleniciye aittir.”

Kaynak:Milliyet

Ambulans Uçaklar Yola Çıktı!

Haziran 1, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

İsrail’de gemi baskınında yaralanan vatandaşlarımız için ambulans uçaklar yola çıktı. Yapılan açıklamalara göre Sağlık Bakanlığı’na ait uçak sabah saat 10:30′da havalandı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklama ise şöyle: “Ülkemizden Gazze’ye yardım götürmek üzere yola çıkan gemilerinden Mavi Marmara’ya 31 Mayıs 2010 tarihinde sabah saatlerinde, uluslararası sularda İsrail tarafından yapılan askeri müdahale sonucunda yaralanan, 20 vatandaşımızın ülkemize getirilmesi için Genelkurmay Başkanlığı’na ait 2 adet ambulans uçak ile Sağlık Bakanlığına ait bir adet ambulans uçak görevlendirilmiştir.

Askeri ambulans uçaklardan 1’i Haifa, diğer 2 uçağımız ise Telaviv’deki yaralıları alarak ülkemize getirecektir. Başkanlığımızca; Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında sağlanan koordinasyon sonucu, yaralı 20 vatandaşımızın ülkemize getirilmesi için görevlendirilen uçaklardan Genelkurmay Başkanlığına ait 2;si saat 08.50;de İsrail;e hareket etmiştir.

Sağlık Bakanlığına ait uçağın ise saat 10.30;da hareket etmesi planlanmıştır.

Yaralılar, Sağlık Bakanlığınca planlanan Ankara;daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alınacaktır. Ayrıca diğer vatandaşlarımızın ülkemize dönüşünün sağlanması amacıyla THY;ya ait 3 adet uçak hazır bekletilmektedir.”

CHP Kurultayında İzdiham Çıktı!

Mayıs 22, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Günlerdir konuşulan CHP kurultayında izdiham çıktı! Binlerce partili Ankara’ya koştu, kurultay salonuna akın etti. İzdiham sebebiyle bazı partililer ezilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.Kalabalık bir ara Kılıçdaroğlu’nu omuzlara aldı.

CHP’nin tarihi kurultayında bir rekor da kırıldı: Kılıçdaroğlu, 1200 delegenin imzasıyla aday oldu.

Salona kadar giden yolu güçlükle kat eden Kılıçdaroğlu, izdiham nedeniyle salona girmekte güçlük çekti.

Kemal Kılıçdaroğlu salona Genel Sekreter Önder Sav ile birlikte girdi.

Kılıçdaroğlu, 10. Yıl Marşı eşliğinde ve “Hoşgeldin sakin güç”, “Hoşgeldin halkın adayı” anonslarıyla karşılandı.

Partililerin, delegelerin ve basının yoğun ilgisi nedeniyle salona girişinde zorluk yaşayan Kılıçdaroğlu, salonda tur atarak, tribündekileri selamladı.

Genel Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine ayrılan yere değil, delegeler arasına oturdu.

Başkanlığına adaylığını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, halkın kendi sorunlarına kilitlenen bir siyasi lidere susadığını belirterek, “Biz de buna tercüman olacağız” dedi.

Delegeler arasında oturan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin soruları üzerine, halkın kendi siyasi sorunlarına kilitlenen bir siyasi lidere susadığını, kurultay salonunundaki coşkunun bunun ifadesi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Biz de onlara tercüman alacağız” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun yanında oturan CHP Genel Sekreteri Önder Sav ise uzun süredir böyle coşkulu bir kurultay görmediğini ifade etti.
Aile içinde tartışmalar olabileceğini kaydeden Sav, “Bunları geride bıraktık. Ümit ediyorum ki bunlar birer tatlı anı olarak kalacaktır” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultaydan hemen sonra “meydanlara koşacağını” söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP 33. Olağan Kurultayı’nda soruları yanıtlarken, CHP’nin iktidar olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bu işin doğusu batısı, kuzeyi, güneyi yok. Her yere gideceğiz, bütün insanlarımızı kucaklayacağız. Doğudaki sorun ile batıdaki sorun arasında bir fark yok. Yeter ki biz kararlılıkla yolumuza devam edelim” dedi.

Kurultayın coşkulu geçtiğini belirten Kılıçdaroğılu, “İktidara koşuyoruz. Meydanlarda da böyle olacak” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Kurultaydan hemen sonra “meydanlara koşacaklarını” ifade etti.

Kurultaya kravatsız katıldığının anımsatılması üzerine, “Böyle kendimi halka daha yakın hissediyorum. Burada resmi bir görev yok. Halkla kucaklaşacağız” diye konuştu.

2002’den beri kurultaylara katıldığını, halkın teveccühünün kendisini bugünkü noktaya taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, Rahşan Ecevit’in kurultaya katılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Kılıçdaroğlu, “Halkın beklentilerine uygun bir tablo ortaya çıkaracağız. Ben de mutlu olacağım, halkımız da mutlu olacak” dedi.

Erhan Göksel ABD’de Yaşamını Yitirdi

Mayıs 22, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Ergenekon davasının sanıklarından Erhan Göksel ABD’de yaşamını yitirdi. Göksel, kaldığı otel odasında ölü bulundu.

Araştırmacı ve Strateji Uzmanı olan Erhan Göksel, ABD’de kaldığı otel odasında ölü bulundu. New Jersey’de, kaldığı otelde vefat eden, eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal başta olmak üzere bir çok başbakana danışmanlık yapan ve eski bakanlardan Adnan Kahveci ile ortak danışmanlık şirketi de kuran Erhan Göksel’in ölüm nedenini belirlemek için Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletler’deki Büyükelçisi Namık Tan bir araştırma başlattı.

Erhan Göksel’in Türkiye’deki eşinin kendisine telefonla ulaşamaması üzerine orada yaşayan bir arkadaşlarına haber verdiği, bu arkadaşın otele giderek odasının kapısını çaldığında içeriden cevap gelmemesi üzerine polise başvurduğu ve otelde cansız bedeniyle karşılaşıldığı öğrenildi. Otel yetkilileri ise Türkiye’deki ailesini arayarak acı haberi kendilerine bildirdi.

Türkiye’de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınarak sorgulanan ve daha sonra tututksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ve bu sırada banka hesapları da incelenen Göksel’in bir süre önce Verso adlı şirketini sattığı da öğrenildi. Serbest kalmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentine giden Göksel’in, burada bulunan JP Morgan adlı şirkete danışmanlık yaptığı da bildirildi.

Erhan Göksel Kimdir?

Ankara’da 1959′da dünyaya gelen Göksel, 1976 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi’ne girdi. Ardından ekonomi doktora eğitimini yaptı. Politik psikoloji üzerine çalıştı. 1987′de çalışmakta olduğu Ankara Numune Hastanesi’nden istifa etti. Politik danışmanlık hizmetlerine, 1989′da Verso Siyasal Araştırmalar Merkezi’ni kurarak Adnan Kahveci ile birlikte başladı. Göksel, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Aydın Güven Gürkan, Hikmet Çetin, Deniz Baykal, Mesut Yılmaz, Melih Gökçek gibi siyasilere danışmanlık yaptı.  1996′da Bulgar Başbakanı Kostov’un, 1999′da ise Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev’in başkanlık kampanyalarını yürüten Göksel, 1998 ile 2000 yılları arasında ABD’de Başkan Yardımcısı Al Gore’a Ortadoğu danışmanlığı da yaptı.  Göksel, ‘Ergenekon’ soruşturması kapsamında da gözaltına alındı ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Evli olan Göksel, ABD’de kaldığı otel odasında cansız bedeni  bulundu.

Genel Başkanlık Düğümü Salı Günü Çözülecek

Mayıs 16, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

CHP’de genel başkanlık düğümü salı günü çözülecek. Salı günü Ankara’da bir araya gelecek il başkanları Genel Başkanvekili Cevdet Selvi başkanlığında kararlarını bildirecekler.

CHP kulislerinden sızan bilgiye göre, 81 ilden en az 65 il başkanı Deniz Baykal’ı aday gösterecek. İl başkanlarının kararı bir bildiri ile kamuoyuna duyurulacak. Ardından Baykalcı ekip harekete geçerek geri dönüş planını devreye sokacak. Plana göre, il başkanlarının kararı Baykal’a iletilerek, “Başka aday yok. Adayımız sensin. Partiyi sahipsiz bırakma” denilecek. Ancak Baykal, kurultay gününe kadar “adayım” demeyecek ve kurultaya katılmayacak. 22 Mayıs günü delegelerin büyük çoğunluğunun imzası ile Deniz Baykal aday gösterilecek. Delegelerin oyunu alan Baykal, seçildikten sonra kurultay salonuna gelerek bir konuşma yapacak. Böylece Baykal kendisi aday olmayacak, ama kurmayları tarafından aday gösterilecek. Seçilmesi halinde de kurultaya katılacak.

Baykalcı ekibin planı Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday çıkmaması üzerine kurulu. Kılıçdaroğlu da, Baykal ile yaptığı görüşmenin ardından, “Kafam netleşti. Ortaya çıkacağım, aday olacağım diye bir şey yok. Partinin kurulları, gelenekleri, yönetim organları var. Karar verilir, bizler partiliyiz, bizler de bu kararlara uyarız” diyerek kendi adı üzerinde uzlaşma olması halinde aday olabileceği sinyalini vermişti.

Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı hesabını yapan Baykalcılar, başka bir adayın çıkmasına da ihmal vermiyor. Baykal’a yakın kaynaklar, “Kılıçdaroğlu çıkmazsa kimse aday çıkmaz. Kemal Bey de, Baykal’a rağmen aday olmaz. Baykal tam sinyal vermiyor ama dönecektir. CHP’de hakim olan bir görüş vardır; görev istenmez verilir. Örgütün talepleri sürdüğü sürece dönecektir” değerlendirmesini yapıyor.

Bu arada Deniz Baykal, TBMM’deki genel başkanlık makamındaki odasını henüz toplamadı. Genel başkanlık görevinden bir hafta önce istifa eden Baykal’ın TBMM’deki eşyaları yerinde duruyor. Baykal, istifadan sonra TBMM’deki makamına gelmedi ancak, bir kez TBMM’den transit geçiş yaptı. Baykal, TBMM’nin Güvenlik Caddesi’ndeki kapısından Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın arabasıyla girdi ve Çankaya kapısından çıktı.

Sonraki Sayfa »