Erkekler Kadınlardan Neden Soğur?

Ocak 2, 2011 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Erkekler kadınlardan neden soğur, neler erkekleri iter? Hepsi bu yazıda!

Bazen kendimizi tutamıyoruz, ağzımızdan çıkıveriyor, bazen bunun bir erkeğe itici gelebileceği aklımızdan bile geçmiyor, bazen de inadına yapıyoruz. Ve sonuç olarak, erkekleri gıcık etmeyi başarıyoruz. Aşağıdaki maddelerden en azından birkaç tanesi kesin size de uyuyor. Ama ne yapalım, belki biraz da bunlar bizi kadın yapıyor. Yeter ki abartmayalım, erkeklerin kabusu olmayalım.

Dış görünüş

Bir kere şunu söylemek gerek; erkekleri kadınlardan soğutan nedenler, fiziksel özelliklerinden çok kişiliğimizle ilgili. Yani biraz daha bakımlı olsak yeter!

• Kıllar, erkek vücuduna ait olmalı. Özellikle bıyık, favori, ayak parmaklarının üzerindeki ve beldeki kıllara dikkat! Erkekler bu konuda çok kıl!
• Tamam, her daim topuklu giymenizi beklemiyorlar ama en azından ayakkabılarınız temiz ve bakımlı olmalı. Ve açık ayakkabı giyiyorsanız mutlaka tırnaklarımız ojeli olmalı.
• Bu arada, yürümeyi başaramıyorsanız, topuklu da giymeyin.
• Farkında olmadan Notre Dame’ın kamburuna dönüşmeyin; lütfen daima dik oturun.
• Tanda veya g-string çok rahat olmayabilir ama bari benekli külotunuzun kotunuzun arkasından gözükmesine engel olun.
• Dekolte giyecekseniz, onu taşımayı bilin. Giydikten sonra onu çekiştirip durmayın.
• Şeffaf sutyen askıları kurtarıcı değil; tam tersine, çok çok itici erkeklerin gözünde.

Davranışlara çeki düzen

“Can çıkar, huy çıkmaz” derler; ama biraz gayretle, en azından belki törpülersiniz onları sinir eden yönlerinizi.

• Kız arkadaşınızla bir araya geldiğinizde fısıldaşmadan durmayı deneyin.
• Erkeklerin, duyguları halkında konuşmaktan nefret ettiğini lütfen öğrenin artık.
• Şoförlük 1000 yıl geçse de erkeklerin gözünde erkekler mahsus olacak. O yüzden onların şoförlüğünü eleştirmekten vazgeçin.
• Kıskançlık, sizi kendine güvensiz göstermekten başka işe yaramıyor.
• İlgi duyduğunuz erkeğin yanında rahat olmak isteseniz de çizgiydi aşmayın, sarhoş olmayın.
• Erkeklerin gözünde trip = şımarıklık. Şımarık bir çocuk gibi gözükmek istediğinize emin misiniz?

Erkeklerin favori cümleleri

Haydi bu cümleleri bir kere olsun söylemedim demeyin. Galiba bu cümleler, tüm kadınların fabrika ayarlarında otomatik olarak yükleniyor.
• “Benimle niye ilgilenmiyordun?” Bunaltmayın.
• “Ne düşünüyordun?” Cevabı olmayan sorular sormayın.
• “Bu ne demek şimdi?” Her hareketinden derin anlamlar çıkarmayın.
• “Sence kilo almış mıyım?” Ona tartı muamelesi yapmayın.
• “Hmmm karar veremiyorum. Sence?” Kararsızlık abidesi olduğunuzu ona her fırsatta göstermeyin.
• “Bana anlatabilirisin.” Psikologluk mesleğini psikologlara bırakın.

Vee..

• Dır dır dır dır…
• Fark etmiyorlar sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Uçları çıkmış, bozulmuş ojelere neredeyse hemen hepsi deli oluyor.
• Bebek gibi konuşmayı bebeklik yıllarınızda bırakmalıydınız. Şirinlik muskası halleriniz, sadece ve sadece tüylerini diken diken ediyor.
• Küfürlü, ‘Lan’lı konuşmalar da sizi bir o kadar itici yapıyor.
• Futbolu seviyor olabilirsiniz. Ama ahkam kesmeyin, teknik direktörlüğü erkeklere bırakın.
• Diğer kadınları aşağılamaya bayılıyoruz. Diyelim bundan vazgeçemiyoruz; bari erkeklerin yanında değil, kız arkadaşlarımızla yapalım.
• Dudaklarımızı öpülesi gösteriyor sandığımız parlatıcılar, tam tersine onlara yapış yapış geliyor.
• Onların gözünde yaratmaya çalıştığımız, “ben diğer kadınlardan farklıyım” etkisi, sadece tepki doğuruyor.
• Komik olmak için yaptığımız taklitler ve ya şiveli konuşmalar, biz farkında olmasak da ortamı ısıtmıyor, aksine buz gibi soğutuyor.

Kaynak:KadınveAile

İsminizin Baş Harfine Göre Aşk Hayatınız!

Kasım 6, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

İsminizin baş harfine göre aşk hayatınız nasıl dersiniz? İsmi A harfiyle başlayanların flörte bile sabrı yok, Z ile başlayanlar ise oldukça hassas!

A

İlle de ilişkilerinizde romantizm diye tutturduğunuz söylenemez! Daha çok aksiyonla ilgilisiniz. Hareket lazım size, hareket… Üstelik uğraştığınız her şeyde. Flört edecek kadar sabırlı değilsiniz. Ama dobralığınıza söylenecek hiçbir şey yok. Eşiniz çok çekici olmalı. Özellikle fiziksel yönden. Çünkü bir şehvet düşkünü olarak siz buna çok önem verirsiniz.

B

Duygusallık ve romantizm sizin özelliğiniz. Mum ışığında yemek, ay ışığında yürümek sizin için ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tür numaralardan hoşlanıyorsunuz. İradeniz çok kuvvetli. Özellikle seks konusunda. Ama sevginizi ifade etme kabiliyetini muazzam.

C

Sosyallik paçalarınızdan akıyor. Siz flörtsüz de duramazsınız. Sevgiliniz yandı her an yanınızda olmak zorunda. Tamam, duygulu ve duyarlısınız ama seks de önemli değil mi? Biraz bencilsiniz, ne ayıp, sanki eşiniz, sevgiliniz size tapmak zorunda! Seksi sevmenize rağmen çok uzun süre hayatınızda seks olmadan da yaşayabilirsiniz.

D

Birini kafaya takmaya görün! Onu mutlaka elde edersiniz. İmkansız olsa bile kolay kolay vazgeçmezsiniz. Yardımseverliğin bu kadarı da fazla. Popülerliğinizin kaynağı da bu. Sıfatlarınız şunlar: Seksi, sadık, kıskanç ve bencil.

E

Seks sizin için zevkten daha öte bir şey! İş, stres, para, dış etkenler seks hayatınızı olumsuz yönde kolayca etkileyebiliyor. Ama her şeye rağmen asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi. Allah kolaylık versin…

F

İdeal sevgili, ideal romantik… Sevgilinizi ilahlaştırıyorsunuz. Üstelik bundan zevk alıyorsunuz. Dışarıdan gösteriş düşkünü olarak görülebilirsiniz ama içinizde sıcak ve romantik bir insan var. Umarım peşinde koştuğunuz ideal sevgiliye ulaşırsınız.

G

Sizin için söylenecek iki sözcük: Müşkülpesent ve ayrıntıcı. Biraz özentisizsiniz. Statüsü sizden yüksek insanlarla ilişki kurmaya bayılıyorsunuz. Ayrıca bir özelliğiniz daha var, erotizmin zirvesine nasıl ulaşabileceğinizi iyi biliyorsunuz.

H

Sürekli bir arayış içindesiniz. Üstelik ne aradığınızı da biliyorsunuz: Sizi her yönden zenginleştirecek bir partner. Onun için her şeyi yapabilirsiniz. Ama buna yatırım gözüyle yapmanız iyi değil. İtiraf edin bazen yapıyorsunuz!

I

Sevilmek için yaratılmış birisiniz. Sevgilinizin size tapması için her şeyi yaparsınız. Ama unuttuğunuz bir şey var, her şeyi hep ondan
bekliyorsunuz. Bu kadar çabuk kırılmanızın nedeni bu. Sizin için asıl olan güven duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaç.

J

Müthiş bir fiziksel enerjiniz var. Sevişirken hiçbir güç sizi durduramaz.Partnerinizin yorulması hariç! Sizin için karşı cinsle ilişki bir meydan okuma. Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asıl ilgilendiren baştan çıkarmak. İdeal aşka inanıyorsunuz. İşiniz kolay değil.

K

Ketum ve utangaçmış gibi görünüyorsunuz ama son derece şehvetli ve duyarlı bir insansınız. Ama bunu kimseye çaktırmıyorsunuz. Ticari kabiliyetlerinize maşallah. Bu işin bütün ayrıntılarına hakimsiniz. Ciddi görüntünüz insanlarda çekingenlik yaratıyor. Aldatmaktan ve aldatılmaktan nefret edersiniz.

L

Aşk sizin için tutkuyla eşdeğer. Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Birine bağlanmak sizin için çok değerli. Aşk konusunda her alanda başarı garanti. Bu yüzden biraz maymun iştahlısınız. Yeni tatlar deneme potansiyeline sahipsiniz. Tuzlu mu, tatlı mı, ekşi mi? Sevgilinizin
işi zor çünkü entellektüel olmak zorunda.

M

Çok duygusalsınız. Bir ilişkiye girdiğinizde tüm benliğiniz eriyip gidiyor. Seks özgürlüğüne inanıyor gibi görünseniz de, lafta, doğru değil. Fantezileriniz ve seksüel enerjiniz tükenecekmiş gibi durmuyor. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz. Ama onun bundan sıkılabileceğini hiç düşünmüyorsunuz.

N

Sizi yakından tanıyanların asla inanmadığı iki sıfatınız var: Masum ve çekingen. Bu sadece dış görünüşünüz. Son derece aldatıcı. Seks konusunda çok yeteneklisiniz. Sekste tekdüzeliğe asla tahammülünüz yoktur. Maalesef mükemmeliyetçisiniz bu yüzden de sizin standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor oluyor.

O

Oooo sekse cok düşkünsünüz! Ama biraz da çekingensiniz. Enerjinizi başka alanlara yönlendirmeniz bu yüzden. Para ve güç sizin için çıkış yolu.Düşkün olmanıza rağmen seksi ciddi bir iş gibi görüyorsunuz, karşınızdakini de seksüel bir obje gibi. Bu yüzden itirazlar geliyor.

P

Sizin için hayatın anlamı sosyal statü. Biriyle birlikte olabilmeniz zor.Çünkü eli yüzü düzgün olmayan biri sizin statünüzü düşürür. Üstelik çok da zeki olmalı çünkü siz tartışmadan duramazsınız. Bu sizin için bir ihtiyaç!

R

Birlikte olmak için en iyisi kendinizi kopyalamanız olurdu.Çünkü sizin tıpkı kendiniz gibi birine ihtiyacınız var: Entellektüel ve zeki. Akıl sizin için fiziksel güzellikten daha önemli. Ama bu seksin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Eşiniz yatakta etkili değilse,öğretmekten zevk alırsınız.

S

Gevezesiniz. En büyük zevkiniz konuşmak. Eşiniz dinlemekten hoşlanmıyorsa yandınız. Eş değiştirmek zorundasınız. Çünkü konuşmak sizin
için bir ihtiyaç. Hayatınızdaki her şey derli toplu olmalı. Uyumsuzluk ve karmaşadan nefret ediyorsunuz. Siz her şeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Çok flört ediyorsunuz. Sizin için flört seksten önemli. Ama bir kere kalbinizi
kaptırmaya görün, dünyanın en sadık insanı oluverirsiniz. Size uygun sevgili bulamazsanız, iyi bir kitapla da idare edebilirsiniz.

T

Tam bir romantik. Aşka düşkünsünüz. Flört için ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda romantiksiniz ve bu yüzden de kırılgansınız. Ufak bir aksilik ayaklarınızın yere basmasını sağlar. Anında gerçekci olursunuz.

U

Tam bir paradoks. Aşık olduğunda gerçekci, aşık olmadığı zamanlarda aşka aşık bir tip. Her zaman değer verecek birini arar. Sevmek için yaratılmıştır. Sevgilisini her şeyin üzerinde tutar.

V

Sizden adam olmaz, her zaman özgürlük ve heyecan peşindesiniz üstelik gizemli insanlar ilginizi çekmesi ne kelime, sizi büyüler. Ya yaşça büyük
ya da küçük insanların peşinde koşarsınız. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.

Y

Bağımsızlık, sloganınızdır. Biriyle olmanız zor, haliyle. Her zaman kendinizi ispatlamak zorundasınız. Özellikle sevgilinize karşı. Ya o da kendini ispatlamaya kalkarsa? Ama Allah için son derece açık ve çekici bir insansınız. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli. Ne
ayıp!

Z

Aşkın acı çekmek olduğunu artık biliyorsunuz. Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz. Başı dertte olan insanlar için, sizden daha iyi biri bulunamaz. Üstelik her zaman da sevgilinizin kurtarıcısısınız. Ama paylaşmaktan çok hoşlanmıyorsunuz. Özel hayatınızı, sırlarınızı kendinize saklıyorsunuz. Belli olmasa da seksi seviyorsunuz. Evlenmek zorundasınız yoksa yapamazsınız.

Kaynak:Mahmure

Sevgiliyi Adam Etmenin Yolları

Ağustos 28, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Sevgilinizin sıradan biri olmasını istemiyorsunuz. Belki o da istemiyor ama bunun için hiçbir şey de yapmıyor. O zaman iş size düşüyor. Sevgilinize belli etmeden onu bir şekilde değiştirebilirsiniz. Nasıl mı?

Uzun süreli ilişki yaşayan her kadın, erkeklerin değişimden nefret ettiklerini bilir. Kadınlar saç şekillerini, giyim tarzlarını ya da cep telefonlarını ikide bir değiştirirken, erkekler var olandan kopamaz ve ona sıkı sıkıya bağlanırlar.

Onların arkadaşları, kıyafetleri veya en tercih ettikleri içki asla değişmez, iyi çevresi olan arkadaşları yerine kılıksız ve silik eski okul arkadaşları ile görüşmeyi tercih ederler. 15 yaşından beri içtikleri biradan şaraba geçmeleri bile son derece zordur.

İşte iki cinsi ayıran en önemli ve tartışmaya açık özelliklerden birisi de budur. Modayı takip eden, dinamik genç kadın, “Eski iç çamaşırlarını çöpe attım ve sana yeni Calvin Klein iç çamaşırları aldım” derken, eski kafalı erkek: “İnanmıyorum! En sevdiklerim! Neden beni değiştirmeye çalışıyorsun?” diye tepki verebilir.

Moda
Moda söz konusu olunca, erkekler ikiye ayrılırlar. Eski jean ve yırtık tişörtle ortada dolasan aylak tipler veya modayı takip ettiğini göstermek için en ünlü modacıların koleksiyonlarına avuç dolusu para harcayan moda kurbanları. Sizin yapmanız gereken ise onların orta yolu bulmasını sağlamak.

Erkekler temiz ve düzgün giyinmeyi isterler ama nereden başlamaları gerektiğini çoğunlukla bilemezler. Onlara küçük adımlarla yol göstererek işe başlayabilirsiniz, önce ihtiyacı olan bir- iki şey tespit edin. Daha kalabalık bir liste hazırlarsanız onu değiştirmeye çalıştığınızı düşünecek ve bu durumdan rahatsız olacaktır. Onun beğeneceği bir şey almak istediğinizi söyleyin. Siz önceden gidip biraz araştırın ve ikinci sefer onunla çıktığınızda bulduklarınızı ona gösterip denemesini isteyin. Ama bunu tek bir mağazaya giderek halletmeye çalışın çünkü çok fazla gezmekten sıkılacaktır. Kadınlar moda konusunda erkeklerden daha başarılıdırlar: ona bir şey seçerken klasik ve modası kolay kolay geçmeyecek kıyafetler bulun. Sizin seçimlerinize güveni arttıkça ve böyle daha şık görünmeye başladığına inandıkça ona yakışacak giyim tarzını zaman içerisinde oturtabilirsiniz.

Kendi görüntüsünden emin olması ve kendine güvenmesi için, pantolon ve gömlek yerine takım elbise almasını önerebilirsiniz. Beğendiğiniz ünlü, yakışıklı ve iyi giyinen erkekleri örnek vermeniz ona yol göstermek ve yeni giyim tarzını benimsetmek açısından çok yardımcı olacaktır.

Kavga eden değil, tartışan
Erkek arkadaşınızla kavga etmekten nefret mi ediyorsunuz? Kendinizi ifade edecek kelimeleri bulamadığınız veya onun inadı yüzünden söylemek istediklerinizi anlatamadığınız hiç oldu mu? Bir de o, bu kavganın çok aptalca ve boş bir neden için yapıldığına inanıyorsa durum daha da kötüleşir.

Tartışmalarınızı seviyeli bir hale getirin. Yapılan her kavgada iki tarafın da kendilerine göre haklı nedenleri vardır ve konuyu çözüme kavuşturabilmeniz için, orta yolda buluşup öyle tartışmaya başlamanız gerekir.
Erkekler kadınlara göre biraz daha kapalıdırlar ve uzlaşmaya yanaşmak konusunda zorlanırlar. Erkek arkadaşınızla sessiz bir yerde karşılıklı oturup, kavga etmeden konuyu tartışmanız ve bir sonuca ulaşmanız gerektiğini ona anlatın. Yıkıcı şekilde kavga etmekten hoşlanmadığınızı ve bunun hiçbir sorununuzu çözmediğini ona mantık çerçevesinde açıklamaya çalışın.

Gerekirse ona, tartışmaya yanaşmamanın, insanın kişiliğinin gelişmemiş olmasının bir göstergesi olduğunu hatırlatın. Bu muhtemelen onun gururuna dokunacak ve kendine çeki düzen vermesini sağlayacaktır. Birbirinize komik isimler takarak bu alışkanlığı daha neşeli hale getirebilirsiniz. Örneğin, Avrupa Yakası’nın Tahsin ve İfot’u veya Tom ve Jerry gibi. Birbirinizi dinlemediğinizi fark ettiğiniz anda, bu isimlerle birbirinize hitap edin ve birbirinizin dikkatini çekin.

Oturan değil, dans eden
Çoğu erkek dans etmekten hoşlanmaz. Bu durumu utanç verici ve sıkıcı bulurlar. Aynı zamanda içkileri ellerinde ayakta kalmaktan da rahatsız olur. Bunun yerine masada olmayı tercih ederler. Ancak bir kadından etkilendiklerinde durum değişebilir. Masayı umursamaz ve hoşlandıkları kadına yakın olabilmek için dans etmekten çekinmezler.

O hâlâ sizin elinizi tutmaya çalışırken erkek arkadaşınızı nasıl dans pisline götüreceksiniz? Ona ihtiyacı olan güveni vererek ise başlayabilirsiniz. Şakayla karşılık, bir erkeğin yatak odasındaki performansına dans etmesine bakarak karar verdiğinizi ve eğer isterse ona birkaç dans figürü gösterebileceğinizi söyleyin. Burada aslında dans değil de seksten bahsettiğinizi hemen anlayacak ve dikkatinizi çekmeye çalışacaktır. Gerçek şu ki, erkekler dans etmeyi sevmezler çünkü genellikle nasıl dans edeceklerini bilemezler. Ona öğretirseniz, piste çıkmaktan hiç çekinmeyeceğini göreceksiniz.

Dans eden erkeklere de kınayarak bakarlar ama aslında çoğu zaman içlerinde onlar gibi dans edebilmenin özlemi yatar. Unutmayın ki John Travolta gibi dans edip, sizi etkileyebilmeyi her erkek ister!

Belki de abartıyoruz ama eminiz hepiniz buna benzer olaylar yaşamışsınızdır. Erkeklerin yaşadığı ikilem şudur: sıkıcı olmak istemezler ama bunun için de çok dikkatli olmaları ve çaba harcamaları gerekir. O yüzden onların yeni bir şey denemekten hoşlanmadıklarını ve kalabalıktan uzak durmak istediklerini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Peki, o halde onları nasıl eğiteceğiz? Aşağıdaki üç basamaklı planın yardımıyla bunu basitçe yapabilirsiniz:

• Onun erkeksi duyularına dokunun.
• Espri anlayışını harekete geçirin.
• Olayları büyütmeyin.

Değişime uğradığını kendisi bile fark etmeden bunu sağlayabilirseniz tam anlamıyla başarılı oldunuz demektir.

Kaynak:Mahmure

“Hayır” Demek Zor Değil!

Temmuz 7, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Her zaman evet demek en kolay, hayır demek de en zor olmuştur. “Evet” dediğiniz zaman bir şekilde karşınızdakini rahatlatmış oluyorsunuz ve bu yüzden de “evet” demenin her ne olursa olsun iyi olduğunu düşünüyorsunuz. Peki “hayır” demek?  Sizin için çok mu zor?

“Evet” demeden önce biraz düşünün. Kabul edeceğiniz o şey sizin isteklerinizle de uyumlu mu?

Mecbur musunuz?

Bazen “evet” dememizin sebebi istemesek de mecbur oluşumuzdur. Düşünmeye devam edin, sizce sahiden “evet” demelisiniz.

“Hayır”ı kötülemeyin

“Hayır” demekle kimseye kötülük yapmış olmazsınız. Hatta belki de kabul etmeyerek, sizden o şeyi isteyen kişiye iyilik bile yapmış olabilirsiniz.

O “evet” der mi?

Düşünün bakalım, sizden talepte bulunan kişi, sizin yerinizde olsaydı “evet” der miydi? Sizin için, şu anda talep ettiği şeyi yapar mıydı?

Açınızı değiştirin

“Evet” derseniz karşınızdakinin ne kadar sevineceğini düşünmek yerine, “hayır” diyerek kendinize nasıl bir zaman ve enerji kazandıracağınızı düşünün.

Bekleyin

“Evet” demek yerine “Ben bir düşüneyim bu meseleyi” deyin.

Kelimelerinizi Seçin

“Hayır” demeden de “hayır” diyebilirsiniz. Ama siz gene de “hayır” kelimesini kullanmaya çalışın

Mazeretleri unutun

Mazeret bulmak yerine, sahici gerekçelerinizi söyleyin. Mesela “Böyle bir sorumluluk almak istemiyorum şimdi” deyin. Böylece her aklına gelenin sizi bir şeylere zorlamasını da engellemiş olursunuz.

Sağlam durun

“Hayır” dediniz ve üzüldü. Bırakın üzülsün. Sorumlusu siz değilsiniz. Onu düşüncelerini, duygularını değiştirmeye çalışmayın. Bu hem onun hislerine saygı gösterdiğiniz anlamına gelir, hem de sizi fikrinizi değiştirmekten korur.

Sağlam durun

Bir talebine “hayır” dediniz diye sizinle mesafelenecek yakınınız ya da arkadaşınız için endişelenmeyi bırakın. Eğer ilişkiniz bir “hayır”la tehlikeye giriyorsa, olmayıversin.

Alıntıdır

Eyvah! Aldatıldım!

Haziran 24, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Aldatılmak kabul edilmesi zor bir olay elbet. Kimisi oturur karalar bağlar, kimisinin de umrunda olmaz. Umrunda olmayanlara zaten sözümüz yok; ama oturup karalar bağlayanlara birkaç tavsiyemiz var. İşte aldatılınca yapılması ve yapılmaması gerekenler:

Yazmayın, yüzüne konuşun

En önemli kural; hiçbir şey içinizde kalmasın! Asla bir telefon mesajı veya bir e-mail ile ‘Seni bir daha asla görmek istemiyorum’ tarzı yazılarla bu işi kestirip atmayın! Onunla birebir buluşma ayarlayın ve içinizden gelen her şeyi yüzüne söyleyin. İstediğiniz gibi konuşun, istediğiniz kadar konuşun. Konuşmanız bitince onun konuşmasına – çünkü burada onun konuşmasının üste çıkmaktan hiçbir farkı olmayacak – izin vermeden kalkın ve gidin.

Ağlayın, rahatlayın

Canınız ağlamak istiyorsa sakın kendinizi tutmayın ve ağlayın. Ağlamak toksinleri dışarı atıp rahatlatmakla yetinmiyor, içinizde hiçbir şeyin kalmamasını sağlıyor. Çünkü şimdi ağlamadığınız ve üzüntülerinizi geçiştirdiğinizde, psikolojiniz uzun vadeli etkilenecektir. Yani ileride çok daha başka şeylerden sıkıntınızı kendini gösterecek, sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.

Dünyanın sonu değil

Unutmayın, her şeyden önemlisi sağlık… Bir ilişkide yaşanan ‘herhangi’ bir sorun sağlığımızı etkilemediği sürece aslında çok da önemli değildir. Genel olarak insanoğlunun yaşadığı sorunlara baktığınızda aslında bunun ne kadar da ufak bir problem olduğunu görün ve sıkıntı çekmeyi, üzülmeyi hemen bırakın! Çünkü yaşadığınız bu üzüntü ve stres sağlığınızı da olumsuz etkileyecektir.

Kendinizin farkına varın

Önce aynaya bir bakın, kendinize ne kadar güzel ve zeki olduğunuzu hatırlatın. Bunu yapan kişinin zaten sizi hak etmediğini anlayın (Unutmayın, aldatmaların çoğu aslında psikolojik rahatsızlıktan kaynaklanır). Daha sonra kendinize bir spa merkezinden randevu alın ve tüm gününüzü orada masaj ve bakımla geçirin. Toksinleri vücudunuzdan atarken, onu da kafanızdan attığınızı fark edeceksiniz.

Arkadaş gibisi yok

Bol bol arkadaşlarınızla program yapın. Haftaiçinden programları yapmaya başlayın. Kız kıza bir haftasonu kaçamağı veya ilkokul arkadaşlarınızı bir araya getirip keyifli bir brunch gibi aktivitelerle ajandanızı doldurun. Hatta kalabalık arkadaş grubunuzla daha önce hiç yapmadığınız şeyler yapıp, daha önce hiç gitmediğiniz yerlere gitmek çok güzel vakit geçirip hiçbir şeyi kafaya takmamanızı sağlayacaktır.

Ders almak da önemli

İlişkinizin üstünden bir geçin. Sizin hatalarınızı neydi, onun yanlışları neydi? Bunları düşünün, değerlendirin ve bundan sonraki ilişkilerinizde daha dikkatli olmayı kafanıza koyun. Zaten bir sonraki ilişkinizde çok daha seçici olacak ve daha farklı tecrübeler yaşayacaksınız. Bunun rahatlığını hissedin ve bir şekilde ders almanın iyi yanını yaşayın. Umudunuzu asla kaybetmeyin!

Çok soru soranlara kulak asmayın

Bu durumla ilgili bir sürü yorum yapacak insan olacaktır etrafınızda. Veya “Zaten o şöyleydi, böyleydi” diye konuşan arkadaşlarınız veya olayın detayını dinlemek isteyecek yakınlarınız… Hiç konuşmamanız da sağlıklı değildir tabi ki, ama sürekli aynı konuların açılması ve defalarda tekrar edilmesi sizin bu olayı atlatmanızı daha da zorlaştıracaktır. Bu nedenle çok soru sorup öğrenmek isteyenlere “Boşver, keyfimize bakalım” demeyi alışkanlık haline getirin.

Alıntıdır

Aşk Mı Alışkanlık Mı?

Haziran 13, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Sizinkisi aşk mı alışkanlık mı? Yoksa birbirinize bağımlı mısınız?

Evlilikler veya uzun süreli beraberliklerin ilk ayları’ndan itibaren kimliğimizi farklı bir boyuta taşımaya başlıyoruz. Kendimizi unutuyoruz, alışkanlıklarımızdan vazgeçiyoruz, partnerimizle tek bir vücuda dönüşüyoruz.

Dudaklardan dökülen ‘ben’ kelimesi, yerini ‘biz’ kelimesine bırakıyor. Dünya benim için değil, bizim için dönmekte. Hayat, ‘Benim hayatım’ değil, ‘bizim hayatımız’ oluyor. Böyle gelmiş, böyle gider… Büyüklerin dediği gibi, bir elmanın iki yarısı olmak… Bu söz dünyadaki tüm ilişkilerde genel geçer bir kural. İlişkiler bu temel üzerinde yükseliyor. Evet, bir bütün olabilmek güzel de bunun da sınırları olmalı. Çünkü bu kez ilişkide bağımlılık sorunu ortaya çıkabilir.

Peki, neden birbirimize bu kadar çok bağlanıp birey olduğumuzu unutuyoruz?

Psikolog Aslı Akkan bu durumu şöyle açıklıyor: “Zaman geçtikçe ilişki içindeki taraflar, ilişkiyi koruma adına kendilerini unutuyor. Bu durum uzun ilişkilerin sıradanlaşmasına yol açıyor.” Zaten yapılan araştırmalar gösteriyor ki birbirine bağımlı olma, terk edilme; sevilmeme ve yalnız kalma korkularımızdan kaynaklanıyor.

Birey olduğunuzu unutmayın!

Gerçekten de birçok ilişkide çiftler ilk günkü heyecanlarını yitirdikleri, birbirlerinden sıkıldıkları için ayrılıyor. Oysa sıradanlaşan ilişkileri kurtarmanın çok kolay bir yolu var: Kişilerin kendi isteklerini, zevklerini açık açık söylemeleri. “Tarafların ilişki kurmayla ilgili güvenlerini mümkün olan en üst düzeyde geliştirme çabaları, uzun süreli ilişkilerin yıpranmasını en aza indirecektir” diyor Akkan. İşte bu yüzden de yeni bir ilişkiye başladığımız an birey olduğumuzu asla unutmamak büyük önem taşıyor.

Bağlanmanın bilimsel açıklaması da var

Psikolog Aslı Akkan bağlanmayla ilgili sorunları Bolwby’nin Bağlanma Kuramı’na bağlı olarak temellendiriyor. Aslında ilişkimizdeki bağımlılık derecemiz bebekliğimizden itibaren şekillenmeye başlıyor. Bolwby Kuramı’na göre 3 tip bağlanma türü ortaya çıkıyor.

Güvenli Bağlanma (Secure Attachment): Güvenli bağlanma gösteren bebekler, anneleri ya da bakıcıları yanlarındayken ondan uzaklaşıp çevreleriyle ilgilenir. Diğer bireylerle iletişime girme konusunda rahat davranırlar, bakıcıları uzaklaşırsa ya kısa bir süre ağlayıp sonra oyuna dalarlar ya da fazla tedirginlik göstermezler. Bakıcı geri döndüğünde sevinip onunla ilişkilerini sürdürürler.

Kaygılı/Çelişkili Bağlanma (Anxious / Ambivalant Attachment): Bu bebekler anneden ayrılıp çevreyle ilgilenmez. Anneleri uzaklaştığında terk edildiklerine dair korkuları iyice artar, anneleri yanlarından ayrılıp geri dönerse ağlarlar ve bir yandan ona sarılıp bir yandan da iterler.

Kaçınık Bağlanma (Avoidant Attachment): Bebekler, anneleri yanlarındayken çevreyle ve yabancılarla ilgilenir, duygularını anneleriyle paylaşmaz, bir bakıma annelerinden bağımsız bir biçimde çevreyi araştırır. Anneleri yanlarından ayrılıp geri dönerse, görmezden gelip oyunlarına devam ederler.

İlişki terapisti gözüyle bağımlılık

Cinius Yayınları’ndan çıkan ‘İlişkinizi Kurtarma Rehberi’ adlı kitabın yazarı, Yaşam Koçu ve İlişki Terapisti Yeşim Varol Şen’e ilişkilerde yaşanan bağımlılığı sorduk.

İlişkilerde yaşanan en büyük problem nedir?

Son dönemlerde danışanlarımda izlediğim en önemli sorun iletişim eksikliği. Yanlış iletişim dili kullanmak, sorunların çözümünden uzaklaşmayı ve sürekli tartışmayı doğuruyor. Yargılayıcı ve suçlayıcı bir dil kullanmak uzun vadede saygıyı ve sevgiyi örseliyor. Bunun yanı sıra ilişkide aşırı beklenti içinde olmak, birey olmaktan vazgeçmek, gereksiz kısıtlamalar, geçmiş tartışmaları sürekli gündemde tutmak sıkça görülen hatalardan bazıları. Özellikle beni dehşete düşüren ve maalesef toplumumuzun kanayan yarası şiddet de bu saydıklarıma ekleniyor.

Birey olduğumuzu unutup birbirimize çok fazla mı bağımlı oluyoruz?
Her ne kadar istisnai durumlar olsa da birçok bireyde kimliğini ilişkinin kimliğiyle özdeşleştirmek gibi bir algı yanılması yaşanıyor. Birçoğumuzun aklında ‘ilişkide böyle davranılması gerekir’ şeklinde kalıplar var. Oysa bu kalıplardan doğan kısıtlamalar sadece ilişkinin ömrünü kısaltıyor. En önemli şey ilişki değil, ilişkiyi yaşayan bireylerdir. İlişki içerisinde ‘biz’ olabilmek önemli ancak bu ‘ben’ kimliklerimizi bir kenara bırakmamız anlamına gelmiyor. Kendi kimliğini koruyabilen, sınırlarını çizebilen bireylerin kurduğu ilişkiler daha sağlıklıdır. Bireyler ilişkilerini bağımlılık hissederek değil, hayatlarını zenginleştirecek birliktelikler olarak yaşamalı. Çünkü bağımlılık, kişilerin sınırlarını korumasını engelleyen bir durum. Bu anlamda bağlanmakla, bağımlı olmak arasında ciddi fark var.

İlişkinin hangi evresinde birey olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor?

İlişkinin hiçbir evresinde birey olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Kendi kimliğimizi salt ilişkimizin kimliğiyle tanımlamak bir bağımlılıktır. Bu bize bireyin ciddi bir öz değer problemi yaşadığını gösteriyor. Hayatının merkezine kendisini koyabilen, ancak kendisi mutlu olduğunda etrafına da mutluluk verebilen bireyler mutlu ilişkiler kurabilir. Aksi takdirde sırf ilişkiyi korumak adına kendinden fazlasıyla taviz verip tükenen, ilişkinin dışında toplumla uyum problemleri yaşayan bireyler haline döneriz.

Güzel bir ilişki sağlıklı bir şekilde yürütebilmenin sırrı nedir?

Arkadaşlık çok önemli. Bu da doğru iletişim diliyle mümkün. Bireylerin ilişkinin dışında da kendilerine zaman ayırmaları ilişkiyi besliyor. Ayrıca eşimizin farklılıklarını kabul etmek ve bunlara saygı göstermek, sorunlar karşısında çözüm odaklı davranabilmek de önemli. Çoğu insan tartışmalarda haklılığını kanıtlamaya çalışıyor. Önemli olan haklı olmak değil, mutlu olmaktır.

Kaynak: Seninle dergisi

İltifat Etmekten Çekinmeyin!

Mayıs 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Birçok erkek bayanlara samimi bir şekilde iltifat etmekten çekiniyor, zorlanıyor. Bayanların iltifatla beslendiklerini unutuveriyorlar. Beyler! İltifat etmekten çekinmeyin! “Yok, yapamıyorum” diyorsanız, önerilerimize kulak verin.

1- Teşekkür edin: Ona bu işi onsuz yapamayacağınızı söyleyin. Yaptığı şey doğumgünü partisi hazırlamak veya markete gitmek olsun, sizin için önemli olduğunu ve minnettar olduğunuzu belirtin.

2- Onun kendine güvenini arttırın: Ona hep hayalini kurduğunuz kadın olduğunu veya sizin tişörtünüzün içinde bile muhteşem göründüğünü söyleyin. İnanmasa bile kendini çok iyi hissedecektir.

3- Benzersiz: Sadece ikiniz olduğunuzda ve konuşurken ona onun gibi bir kızı daha önce tanımadığınızı söyleyin. Eğer bunu gerçekten söylediğinize inanırsa eriyecektir. Bir öpücükle tamamlayın.

4- Onun fikrini/tavsiyesini alın: Ofisteki bir problem veya tişört, onun fikrini sorarsanız onun düşüncelerine önem verdiğinizi düşünecektir. Kadınlar sadece vücutları için değil aynı zamanda beyinleri için istenmeye bayılırlar.

5- Aileden: Eğer bir kadına ailenizin ona taptığını söylerseniz büyük bir gülümseme garantidir.

6- Kol şekeri: Sık sık ona muhteşem olduğunu söyleyin. Güzel hissetmeyi her kadın ister. Eğer gözünüzde çekici olduğuna inanırsa, normalde sakladığı yerlere bile dik dik bakmanıza izin verir.

7- Eğlence, eğlence, eğlence: Ona partinin kalbi olduğunu hissettirin. Ne yaparsanız yapın onsuz sıkıcı olacağını belirtin.

8- Kaşıklayın: Eğer uyurken onu tutarsanız tereyağ gibi yumuşar. Ödülünüz ise sabah seksi.

9- Kıyafeti: Her zaman giydiklerine iltifat edin. Sadece o anda kendini güzel hissetmesini sağlamayacak aynı zamanda onun kıyafetleriyle ilgilendiğinizi ve onun stilini takdir ettiğinizi bilecektir.

10- Gülme fabrikası: Eğer onun espirilerini komik buluyorsanız ve doğru yerlerde gülüyorsanız, onun espiri tarzını anladığınızı bilecektir. Akılların buluşması çok seksidir.

11- Şövalyelik yapın: Küçük jestler bir kadına herşeyinizi vermek istediğinizi gösterir. İlişkinizin ilk dönemlerinde bu hareketler görünüş için olsa bile o sizin içten, dürüst, iyi eğitimli ve ona karşı iyi davranmak isteyen biri olduğunuzu biliyor.

12- Kişisellesin: Onun sevdiğiniz yönlerinden bir liste yapın ve bunu ezberleyin. Sonra ona bunları doğal olarak söyleyin, sanki hiç liste yapmamışcasına. Bütün bunlar sadece sevildiğini hissettirmez aynı zamanda anlaşıldığını hissettirir. Ters iltifatlar tamamen başarısızlıktır. Örnek: “Senden önce kadınlarla dış görünüşleri için beraberdim. Ama senden hoşlanıyorum çünkü sen akıllısın.

Sizi Gerçekten Seviyor Mu?

Nisan 10, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört


“Seni Seviyorum” dediğiniz de “Bende” diyor. Peki doğru mu? Gerçekten sizi seviyor mu?

Zor da olsa erkeğin gerçekten sevdiğine işaret eden bazı noktalar var.

İşte onlar…

Erkeklerin çoğu annelerinin düşüncelerine önem verirler. Eğer sizi annesi ile tanıştırıyorsa,

Tuttukları takımın maçlarını seyretmek onlar için çok önemli. Eğer maç seyrederken sizi yanında istiyorsa,

Genellikle televizyon bağımlısıdırlar ve izlerken etrafı pek duymazlar. Ama en sevdiği program sırasında bile sizi dinliyorsa,

Çoğu erkek dış güzelliğe önem verir. Eğer kendinizi en çirkin hissettiğiniz anda bile sarılıp öpüyorsa,

Özür dilemek onlar için çok zordur. Eğer haksız olduğunu kendiliğinden kabul ediyorsa,

Sizi gerçekten seviyor olabilir. Her erkek aynı değildir; fakat gerçekten sevildiğini hisseden erkek, gerçekten seviyordur.

İlk Buluşmanız İçin Öneriler

Nisan 5, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört


Nerde tanışırsanız tanışın, ilişkide ilk buluşma, ilk randevu oldukça önemlidir.

Uzun zamandır o günü beklediniz. Özenle hazırlandınız. “O” belki de hayatınız boyunca aradığınız insan. Peki nasıl olacak? Ne konuşacaksınız, nasıl davranacaksınız? İşte birkaç küçük öneri…

- Randevu Yerini İyi Seçin: İlk buluşmada korku filmine gitmek iyi bir fikir olmayabilir. Ama korktuğunuz da birinin elini tutmak için en iyi yer değil mi? Hem korkutucu tecrübeler nabzınızı yükseltir, adrenalininizi arttırır, yüzünüzü kızartır ve bu psikolojik tepkiler cinsel uyarılma ile çarpıcı bir benzerlik taşır. Bu da oldukça işinize yarar!

- Zevkli deneyimlerden bahsedin: Son bilimsel araştırmalar hakkında pek çok fikriniz olması güzel ama samimi bir konuşma karşınızdaki insana ne kadar zeki olduğunuzu göstermek üzerine kurulmaz, onun duyusal yanına dokunabilmekle ilgilidir. “Yaz için planların var mı?” ya da “Bu civarda yediğin en iyi yemek hangi restorandaydı?” gibi zevkli mecralardaki sorular düşünce bazında ikinizin de daha iyi bir çerçevede olmanızı sağlayacaktır. “İlham ve keyif verici deneyimler ve duygular hakkında konuşmak onları tekrar yaşamaya sebep olur,” diye açıklıyor Givens, “İnsanlar bu tür şeyleri konuştukları zaman heyecanlanır ve bu duyguyu birlikte oldukları kişiye de bulaştırır.”

- Aynası Olun: Onunla aynı olduğunuzu göstermek mi istiyorsunuz? Basit- Attracting Romance adlı kitabın yazarı Jay Arthur, sadece kurnazca onun vücut pozisyonlarını taklit etmenizi öneriyor ve “Çıktığınız insanın oturduğu gibi oturun, başınızı onun eğdiği gibi eğin, onunla aynı hızda konuşmaya dikkat edin” diye ekliyor. Bilinçaltında insanlar benzerlikleri rahatlatıcı bulur ki bu da daha güçlü bir bağ kurulmasına neden olur.

- Göz Teması: Gözlerinin içine bakın. Bu onunla gerçekten ilgilendiğinizi, kendinize güveninizi ve dürüst olduğunuzu gösterir. Yeni tanıştığınız birinin gözlerine direk bakmakta zorlanabilirsiniz ama endişelenmeyin. Bu tip durumlarda az çoktur. “Kendinizi tuhaf hisseder etmez gözlerinizi kaçırmayın” diyor Instant Persuasion’ın yazarı Laurie Puhn, “Partnerinizin bakışlarını sadece birkaç saniye daha karşılık verin tüm ihtiyacınız olan bu.”

Fiziksel temas için acele etmeyin: Herşey iyi giderse zaten el ele tutuşup sarılabilirsiniz. Ama acele ederseniz geri tepebilir. Eğer karşınızdaki insan henüz hazır değilse ve bunu siz harekete geçtikten sonra belli ettiyse, soğukkanlılığınızı geri elde etmek ve randevunun iyi havasını geri kazanmak zor olabilir. Anahtar ise karşınızdaki insana istekli olduğunuzu belli etmek ama zorlamamak. Randevunun sonunda vedalaşırken ve elini sıkarken hala sizin kişisel alanınızda bir gülümseme ile duruyor ve gözlerinizin içine bakıyor olsa bile onu öpmeye kalkmayın, bunun için yeterince vaktiniz olacak. Şu an yapmanız gereken hissettiğiniz heyecanın tadını çıkarmak ve bir sonraki randevunun planlarını yapmak.

Bu tavsiyelere dikkat ettiğiniz sürece ilk buluşmanızdan korkmanıza gerek yok. Herşeyin iyi gideceğinden emin olabilirsiniz :)

7 Adımda Dikkatini Çekin

Mart 10, 2010 by GaMZeM  
Filed under Aşk & Flört

Hep sadece kadınların aşık olurken hislerini göz önüne aldığını düşünürüz.Oysa ki erkekler de aşık olacağı kadını seçerken hislerine kulak verebiliyorlarmış.Uzun zamandır dikkatini çekemediğiniz biri varsa bunlara dikkat edin…Sırada bekleyenler olursa da şaşırmayın :)

1- Saçlarınızın ne kadar dolgun olduğu

Erkekler ilk çağlardan beri, gür saçlı kadınlardan hoşlanıyorlar.
Çünkü onlara göre saçlardaki bu dolgunluk hissi, kadınların sağlıklı ve doğurgan olduklarını gösteriyor.

2- Arkadaş grubunuzun genişliği

Çok kalabalık bir arkadaş grubuna sahip olmanız erkeklerin size yaklaşmak konusunda endişe yaşamalarına neden olabilir. Yanınızda sadece bir arkadaşınızın olması da arkadaşınızla rekabet edemeyeceğini düşündüğünden ciddi bir soru işaretidir.
Bu nedenle genellikle en mükemmel arkadaş sayısı üçtür. Arkadaşlarınızın geceye siz olmadan devam edebileceğini bilmek çevrenizdeki erkekleri rahatlatır.

3- Cildinizin ne kadar parladığı

Erkekler, ışıl ışıl bir cildi, akıl sağlığının yerinde olmasıyla bağdaştırıyorlar. Sivilcelerin; stres ve endişe sonucunda oluşup, cildi solgunlaştırması bunun en büyük sebebi.
Bu da demek oluyor ki, yanaklarınıza sürdüğünüz allık ve yüzünüze uyguladığınız bronzlaştırıcılar kesinlikle işe yarıyor.Bronzlaştırıcılardan vazgeçmeyin.

4- Sesinizin tonu

Araştırmalar erkeklerin yüksek perdeden çıkan seslerden belirgin bir şekilde hoşlandıklarını gösteriyor.
Bunun sebebi, hem genetik hem de duygusal şartlanmalardır. Çünkü tiz ve canlı bir ses tonu, gençliğin ve yüksek yaşam enerjisinin göstergesidir.

5- Bel ve kalçanız arasındaki orantı

Belinizin kalçanızdan fark edilir derecede ince olması doğurganlığınızın göstergesi olarak hanenize puan eklenmesini sağlıyor.
Bu yüzden bol elbisenizle geniş bir kemer takarak vücudunuzun sahip olduğu kum saati görünümünü daha da ön plana çıkarabilirsiniz.

6- Gözleriniz

Gözler, vücudunuzdaki diğer yerlere kıyasla en çok dikkat çeken yeriniz…
Gözlerinize yaptığınız yoğun ve koyu bir makyaj ile hoşlandığınız erkeğin daha çok ilgisini çekebilirsiniz.

7- Neyin sahte olduğu

Burada karakter özelliklerinden değil, fiziksel sunilikten bahsediyoruz. Erkekler, takma kirpik veya tırnakların sadece dikkat çekme çabası içinde olan kadınlar tarafından tercih edildiğini düşünüyorlar.Ne kadar doğal olursanız, o kadar kazançlı çıkarsınız.