Cumhuriyet’in 87. Yılı Büyük Coşkuyla Kutlandı

İstanbullular Cumhuriyet’in 87. yılını büyük bir coşkuyla kutladı. Boğaz’da tam bir renk ve ışık cümbüşü vardı.
Cumhuriyet Bayramı İstanbul’da ve tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlandı. Boğaziçi Köprüsü ile Kız Kulesi arasında ışık, lazer ve havai fişek gösterisini izlemek için İstanbullular, soğuk havaya rağmen sahillere akın etti. Boğaz’daki gösteride 16 ayrı noktadan 48 bin adetten fazla havai fişek atıldı. Havai fişeklerle yıldız figürleri yapıldı. İstanbullular, gösteriyi, Kuzguncuk Parkı, Paşalimanı, Üsküdar İskele ve Salacak sahilinden, Ortaköy Sahili, Beşiktaş Sahili, Dolmabahçe sahilden izledi.

Gösteriler uydu yayınıyla tüm dünyaya da iletildi. Taksim’de de Fevziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları tarafından meşaleli yürüyüş düzenlendi. Gençler ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile marş söyleyip yürüyüş yaptı. Taksim’de toplanan kalabalık daha sonra meydanda bulunan dev ekranlardan İstanbul Boğazı’ndaki ışık ve havai fişek görüntülerini izledi.
Cumhuriyetin 87′nci kuruluş yıldönümü, yağmura ve soğuğa rağmen yurt genelinde de birçok yerde coşkuyla kutlandı. Bazı yerlerde törenler ertelendi, bazı yerlerde ise salonlara alındı. Sakarya’da sağanak yağış altındaki kutlamaları, protokol üstü kapalı şeref tribününde izlerken, öğrenciler ve askerler hem ıslandı, hem üşüdü. Kayseri’de de yağmur ve soğuğa rağmen tören yapılınca öğrenciler ıslandı. Dağcılık Federasyonu tarafından düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Tırmanışı’nda, Erciyes zirvesine çıkan 28 dağcı, Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşunda bulundu.
Alıntıdır
ABD’nin Türkiye Düşmanı Liderleri Gidiyor
ABD’de önümüzdeki salı yapılacak ara seçimlerde şimdiki Başkan Nancy Pelosi’nin yerine Türkiye dostu olarak tanınan Cumhuriyetçi John Boehner’in geçmesi bekleniyor.
Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğa geçeceği, ancak Senato’da Demokratların, sayıları düşse de çoğunluklarını koruyacağı tahmin ediliyor. Bu durumda Temsilciler Meclisi Başkanı olması beklenen Boehner, geçmişte Ermeni tasarılarına karşı tutumuyla bilinen ve Türkiye-ABD müttefikliğine vurgu yapan isimlerden.
Boehner, 2007 yılında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden geçen Ermeni tasarısının Genel Kurul’da oylanıp oylanmayacağının tartışıldığı bir sırada katıldığı bir televizyon programında, 1915 olaylarının niteliğinin, Washington’daki politikacılar değil, tarihçiler tarafından belirlenmesi gerektiğini söylemişti. Boehner, “Türkiye, teröristlerle savaşımızda çok önemli bir müttefik” demişti.
Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu sağlamaları, Türkiye karşıtı diğer bir isim olan Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Demokrat Howard Berman’ın da görevini bırakmasını gerektirecek. Berman’ın yerine, komitede Cumhuriyetçi Parti’nin en kıdemli üyesi Ileana Ros-Lehtinen’in gelmesi öngörülüyor. Lehtinen, bu yılın mart ayında Temsilciler Meclisi’nden geçen Ermeni tasarısının oylamasında tasarıya karşı oy kullanmıştı.
Kaynak:Milliyet
Tıp Dünyası Şokta!
Sivas’ta 15 yaşındaki bir çocuğun solunum yoluna pisi pisi otu kaçtı, ot 8 ay sonra cocuğun sırtında kendiliğinden vücut dışına çıktı. Tıp dünyası şokta!
Sivas’ta, 5 yıl önce 15 yaşındaki bir çocuğun solunum yoluna kaçan pisi pisi otunun akciğeri dolaştıktan sonra tedavi gördüğü hastanede yaklaşık 8 ay sonra sırt bölgesinden kendiliğinden vücut dışına çıkması, bilimsel makaleye konu olurken tıp dünyasında da şaşkınlık uyandırdı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, yaklaşık 5 yıl önce Sivas’ın bir köyünde yaşayan ve şu anda vatani görevini yapmak üzere askere gittiği öğrenilen 15 yaşındaki Cuma E’nin ağzına aldığı pisi pisi otu birden bire öksürünce solunum yoluna kaçtı. Bu durumu ailesinden gizleyen Cuma E, bir süre sonra rahatsızlanınca Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvurdu.
Durumu doktorlara da anlatmayan ve tedavisinin ardından taburcu edildikten sonra aynı şikayetle bir süre sonra tekrar hastaneye başvuran Cuma E’nin pansuman sırasında sırtındaki şiş ve akıntılı bölgeden akciğerine kaçan pisi pisi otunun çıktığı görüldü.
Doktorlarda şaşkınlık yaratan ve tıp literatüründe bir ilk olduğu bildirilen vaka, ilginçliği nedeniyle CÜ Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Cankorkmaz ve hastane görevli bir grup öğretim üyesi tarafından olgu sunumu olarak bilimsel yayın haline getirildi. Söz konusu bilimsel yayın, Tüberküloz ve Toraks Dergisi’nin 2010 yılı ilk sayısında yayınlandı.
Yrd. Doç. Dr. Levent Cankorkmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu vakanın 15 yaşında bir erkek hasta olduğunu belirterek, “Sırtında ağrı, şişlik ve akıntılı bir yarayla geldi. Hastanın hem akciğerinde, hem de sırtında bu şekilde akıntılı bir yara olması nedeniyle ilk etapta akciğerle ilgili bir problemin yansıması diye düşündük. Onunla ilgili tomografileri çekildi, tetkikleri yapıldı. Hastanın bu tetkik sonrası antibiyotik tedavisine başladık.
Herhangi bir altta yatan neden bulamadık. Hastanın apsesini tedavi ettikten sonra hastayı taburcu ettik” diye konuştu.
Yaklaşık 1 ay sonra hastanın aynı bölgeden akıntıyla kendilerine yeniden geldiğini anlatan Cankorkmaz, şunları kaydetti: “Biz hastayı tekrar yatırdık, yeniden araştırdık. Yatırdığımızın ertesi günü yapılan pansumanda ’pisi pisi otu’ dediğimiz bir otun yara yerinden çıktığını gördük. Sonra hastanın öyküsünü derinleştirdiğimizde yaklaşık 8-9 ay önce köyde pisi pisi otunu ağzına alan hastamızın öksürürken bu otu bizim aspirasyon dediğimiz akciğere kaçması olayının olduğunu, ama ailesinden sakladığını öğrendik. Sonradan anladık ki bizim hastamızdaki yara, akciğerindeki enfeksiyon ve bu akıntının bütün sebebi akciğere gitmiş olan pisi pisi otuymuş.
Pisi pisi otu 8 ayda kendisine yol açarak akciğerden dışarı çıkmış ve hastamızın sırt bölgesinden vücudu kendiliğinden terk etmiş.
Daha önceki yayınlarda bu tür solunum yoluna pisi pisi otu kaçmasıyla ilgili vakaların olduğunu ifade eden Cankorkmaz, “Ama bizim olgumuzun farkı bu pisi pisi otunun akciğeri de terk ettikten sonra hastanın bel bölgesine yakın bir yerden sırttan dışarı çıkması. Yani bronşlardan, solunum yolundan vücuda girmiş, akciğeri geçmiş ve vücutta akciğeri de terk ettikten sonra sırt bölgesinden çıkmış. Bizim vakamız bizim taradığımız literatüre göre bu şekilde vücudu terk eden ilk olgu” ifadesini kullandı.
Bu durumu fark ettikleri zaman duruma şaşırdıklarını söyleyen Cankorkmaz, “Beklemediğimiz bir şeydi. Biz daha çok akciğer veremi ve buna benzer bir probleme bağlı durum oluştuğunu düşünüyorken tamamen çok farklı, pisi pisi otuna bağlı bir problem olması bize ilginç geldi” dedi.
Pisi pisi otunun vücudu bu şekilde terk etmesinin çok da açıklanamayan bir şey olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Cankorkmaz, “Çünkü akciğeri terk edip vücuttan çıktığı halde başka tür yaralanmalarda meydana gelebilecek akciğer hasarlanması, enfeksiyondur. Başka tür hasarlar vermesine rağmen diğer yaralayıcı cisimler gibi zarar vermeden vücudu terk edebiliyor. Bu tabi bizim de bilim dalımızın dışında belki bitkilerle ilgilenen biyolog arkadaşların yanıt verebileceği sorular” diye konuştu.
Bu konuyla ilgili yaptıkları bilimsel yayına bu pisi pisi otunun bir yolculuğa çıktığını düşünerek “Bir pisi pisi otunun bronşlardan sırta ilginç yolculuğu” ismini verdiklerini belirten Cankorkmaz, “Çünkü vücut içerisinde ilginç ve uzun bir yolculuk yapıp vücudu terk etmiş pisi pisi otu” dedi.
Yabancı cisim yutulması ve cismin akciğere kaçmasının özellikle 3 yaşından küçük çocuklarda olmak üzere çok önemli bir problem olduğuna dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Cankorkmaz, “O yüzden özellikle pisi pisi otuyla çocukların çok oynadığı da göz önüne alınırsa belki bu olgumuz bunun çok ciddi sonuçlara yol açabileceğini düşündürerek uyarıcı olabilir. Yetişkinlerin de küçük yaşlardaki çocukların ufak cisimleri akciğerlerine ya da yemek borularına kaçırabileceklerini düşünerek gerekli önlemleri almaları, azami dikkati göstermeleri ve bu tip cisimleri çocuklardan uzak tutmaları çok önemlidir” diye konuştu.
Alıntıdır
İsrailli Bakandan Türkiye Açıklamaları
İsrail Devlet Bakanı Benny Begin, “Türkiye ile İsrail arasındaki krizden İsrail hükümetinin derin endişe ve rahatsızlık duyduğunu” belirtti.
Atina’da yayımlanan Ta Nea gazetesine demeç veren Begin, “Türkiye-İsrail ilişkilerindeki krizin geçici olup olmadığına ilişkin” bir soru üzerine, “Bilmiyorum. Ancak durum endişe verici ve rahatsız edici. Hükümetim bundan büyük rahatsızlık duyuyor” ifadesini kullandı.
Begin, “Türkiye’nin, İran, Suriye ve Lübnan ile yeni bir ittifak arayışı içinde bulunduğu” görüşünü dile getirerek, “bunun İsrail ve Avrupa için tehlikeler içerdiğini” iddia etti.
Begin şu görüşleri öne sürdü: “(Başbakan Recep Tayyip) Erdoğan’ın AK Partisi tezlerinde çok açık. İran ile yeni bir ittifak arayışı içerisinde olması, her şeyi kendiliğinden ortaya koyuyor. Türkiye, İran, Suriye ve Lübnan’ın bu yeni ittifakı, hem bizim için, hem de Avrupa için endişe verici. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nde, İran’ın nükleer programıyla ilgili yaptırımların aleyhine oy kullandı. Bu ittifakta tüm bölge için yeni tehlikeler gizlenmektedir. İran da Suriye de terörist örgütleri eğitip silahlandırıyor. Türkiye NATO üyesi bir ülkedir ve böyle bir tavır içerisinde olmamalı. Acı gerçek budur ve bununla karşı karşıyayız.”
Kaynak:Milliyet
İstanbul Zombilerin İşgali Altında!
Dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan “Thrill The World”ün Türkiye ayağı, bu yıl Forum İstanbul’da gerçekleştirildi. Yüzlerce zombi kılığında insanın yaptığı dans renkli görüntülere sahne oldu.
Ines Markeljevic tarafından başlatılan dünyanın en büyük eş zamanlı dans organizasyonu olarak bilinen “Thrill The World”ün Türkiye ayağı, bu yıl Forum İstanbul’da yapıldı.
Pop müziğin efsanevi ismi Michael Jackson hayranları, dünyanın çeşitli ülkelerindeki insanlarla birlikte saat 14.00′ı gösterdiğinde dans etti. Zombi kılığındaki yüzlerce kişinin Thriller şarkısıyla yaptığı gösteri oldukça ilgili çekti.
2006 yılından bu yana her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Thrill The World etkinliğinde dünya genelinde 32 ülkede 278 organizasyon yapıldı. 80 yerel sosyal sorumluluk projesine, toplamda 85.000 Dolar’dan fazla maddi destek sağlandı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de gerçekleşen etkinlikle ÇYDD ve Baba Beni Okula Gönder Kampanyası’na destek olundu. Bu yıl gerçekleşecek etkinlikten sağlanacak gelir TEGV’e bağışlanacak.
Alıntıdır
Boğaz Köprüsünü Salladılar!
Yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı halk koşusunda renkli görüntüler ortaya çıktı. Köprüden yaya olarak geçme şansını yakalayan İstanbullular köprünün ortasında kahvaltı yaptı, bol bol resim çektirdi, tavla oynadı. Bazıları da köprü direklerini duvar yazılarıyla doldurdu.
Bu yıl 32.si düzenlenen Kıtalararası Avrasya Maratonu yine renkli görüntülere sahne oldu. Koşunun startı sabah saat 08.45′te engelliler için verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, beraberinde İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile birlikte startı vererek günün ilk koşusunu başlattı. Ardından 15 km’lik Maraton koşusunun startı verildi ve atletler hızla çıkış yaparak büyük bir mücadele içine girdi. Maratonun en renkli bölümü ise yine Halk Koşusu oldu. Vali Mutlu ve Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kısa birer konuşma yaparak herkese başarı dileklerinde bulundu. Ardından Kadir Topbaş koşu tabancasını ateşleyerek halk koşusunu başlattı.
Yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı koşuda vatandaşların koşudan çok Boğaz manzarasını görmek için yarışa katıldıkları görüldü. Boğaz köprüsünün üzerinde yaya olarak karşı yakaya geçmenin keyfini çıkaranlardan kimi sabah kahvaltısı yaptı, kimi yolun ortasında tavla oynadı.
İstanbullular eşsiz boğaz manzarasının keyfini çıkarırken, bazıları da köprü direklerini duvar yazılarıyla doldurdu. Doğum tarihi ve isimlerle dolan köprü direklerinin başına elinde direkleri temizlemesi elinde fırçayla bir görevli konuldu.
Yılda bir kez yayalar için açılan Boğaz köprüsünde çok ilginç bir manzarada yaşandı. Yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı maratonda köprü üzerinden bu kadar kişinin aynı anda yürümesiyle, köprünün aydınlatma direkleri beşik gibi sallandı. Direkler bir sağa bir sola giderken çok ilginç görüntüler ortaya çıktı.
Kaynak:Milliyet
Angela Merkel’in Tarihi İtirafı
Almanya Başbakanı Angela Merkel tarihi bir itirafta bulundu ve Almanya’da çok kültürlülüğün başarısız kaldığına inandığını belirtti.
Merkel, Potsdam kentinde Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) gençlik kolu olan Junge Union’un (JU) düzenlediği olağan yıllık toplantısında yaptığı konuşmada, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer’in “Çok kültürlülük tümüyle başarısız kaldı” şeklindeki görüşlerini destekledi.
Göçmenlerin, yasalara uymanın yanı sıra Almancayı da çok iyi öğrenmesi gerektiğini belirten Merkel, göçmenlerin teşvik edilmesi, kendilerinden aynı zamanda bazı şeylerin talep edilmesi gerektiğini, göçmenlerden bazı şeyleri talep etme politikasının geçmişte yetersiz kaldığını savundu.
Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, İslamiyet’in Almanya’nın bir parçası olduğu şeklindeki sözlerini ise doğru bulduğunu ifade eden Merkel, “Bunu sadece Mesut Özil’de görmüyoruz” diye konuştu.
Kaynak:Milliyet
“Üzülme Türkiye”
Bild gazetesinin internet sayfasında Türkçe olarak “Üzülme Türkiye” başlığıyla yer alan haberde, Olimpiyat stadında bulunan yaklaşık 40 bin Türk seyircinin ıslıkları nedeni ile Mesut Özil’in maça tutuk başladığı, ancak ikinci yarıda Dünya kupasındaki oyununu sergileyerek durumu 2-0 yapan golü attığı ifade edildi.
Golü attıktan sonra Mesut’un sanki utandığı görüşüne yer verilen haberde, Mesut’un golden sonra kısaca bir gülümsediğini ve kollarını açmakla yetindiği kaydedildi.
Focus dergisinin internet sayfasında, “Almanya Berlin’de deplasman zaferini kutluyor” başlığıyla verilen haberde de, Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw’ün, “Çok memnunum, takım inanılmaz bir irade sergiledi. Bu bizim için bir deplasman oyunuydu. Çok zorlu bir maçtı” şeklinde konuştuğu belirtildi.
“Der Spiegel” dergisinin internet sayfasında “Klose’nin çifte golü Türkiye’ye karşı zaferi garantiledi” başlığıyla verilen haberde, Mesut’un da golü attıktan sonra sanki sevinmek istemezmiş gibi davrandığı, bu nedenle kısaca gülümsediği, takım arkadaşlarının da kendisini kucakladığı ifade edildi.
Spor dergilerinden Kicker’in internet sayfasında da, “Üst direk, direk, Klose, gol” başlığıyla verilen haberde, Klose’nin ilk golünden sonra, Türk kökenli olduğuna vurgu yapılan Mesut’un 2. golü atarak Alman Milli Takımının zaferini garantilediği belirtildi.
Başbakan Berlin’den Memnun Kalmadı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün alınan Almanya yenilgisinin üzerine “Bir daha Berlin’e gitmem” dedi.
Türkiye maçını Olimpiyat Stadı’nda izleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sergilenen futbol ve alınan sonuçtan hiç memnun kalmadı. Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile Başbakan Angela Merkel ile birlikte karşılaşmayı izleyen Erdoğan’ın alınan farklı yenilginin ardından “Bir daha Berlin’e gelmem” diyerek tepkisini ortaya koyduğu öğrenildi.
BERLİN Olimpiyat Stadını dolduran Alman taraftarlar Mesut Özil’in golüyle 2-0 öne geçtikten sonra 82. dakikadan itibaren ‘Güle Güle’ anlamına gelen ‘auf wiedersehen’ tezahüratlarıyla stadı inlettiler. Almanlar, 3-0’dan sonra ise stadı terk etmeye başlayan gurbetçi vatandaşlarımıza tekrar ‘auf wiedersehen’ tezahüratlarıyla stattan yolcu ettiler.
Altına Talep Çok Büyük!
Altına talep çok büyük! Altın o kadar çok ilgi görmeye başladı ki, yatırımcılar işi ileriye götürdü, altını tonla almaya başladı!
Süper zenginler için altın satışı ve nakliyesi yönünde hizmet sağlayan bankalar, varlıklarını finansal sistemin dışına çıkarmak isteyen bu kişilerin ekonomik endişeler nedeniyle aldıkları külçe altının tonlarla ifade edilmeye başladığını belirtiyor.
Reuters Küresel Özel Bankacılık Zirvesi’nde konuşan İsviçreli banka UBS’in yöneticisi Joef Stadler, iki dipli resesyon korkusunun fiziksel altınla birlikte, bu madeni çıkaran şirket hisselerine ve yine altına dayalı yatırım fonlarına ilgiyi artırdığını belirtti.
Stadler, “Sadece yatırım fonu ya da vadeli piyasada altın almıyor, fiziksel anlamda altın satın alıyorlar… Elimizde bir çiftin, 1 tonun üzerinde altın alıp başka bir yere taşıdığı bir örnek mevcut” dedi.
Günümüz şartlarında bu miktarda altının maliyeti 42 milyon doları buluyor.
UBS, yüksek miktarda portföy sahibi müşterilerine varlıklarının yüzde 7′i ile 10′u arasındaki kısmını altın gibi değerli madenlere yatırmalarını tavsiye ediyor. Son 10 yıldır, yıllık bazda sürekli değer kazanan altın onsu şu anda 1,317 dolarla tarihi rekor seviyelerine yakın seyrediyor.
Julius Baer’s yatırım danışmanlığı şirketinin, Asya bölgesi yatırım baş yöneticisi Van Anantha-Nageswaran, zengin yatırımcıların ABD’den gelen umut verici olmayan veriler ve zayıf doların yarattığı endişeler nedeniyle altına yatırımı artırdığını söyledi.
“Altını bir sigorta olarak görüyorum,” diyen Van Anantha-Nageswaran, müşterilerine portföylerinin en az yüzde 10′unu altın olarak tutmasını tavsiye ettiğini de belirtti.
Milyarder yatırımcı George Soros ve yatırım gurusu olarak tanınan Warren Buffet, geçen ay son fiyat balonun altında oluştuğu konusunda uyarıda bulunmuştu. Ünlü yatırımcılar, altının piyasadaki fiyatından başka değer artışını gerektirecek bir neden olmadığına vurgu yaparak bu görüşleri dile getirmişti.
Kaynak:Milliyet





