Belçika Türkiye’ye Destek Verecek Mi?
Belçika gelecek ay Avrupa Birliği dönem başkanlığını İspanya’dan devralmaya hazırlanıyor. Belçika, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda ise ilişkilerin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
Belçika’nın AB daimi temsilcisi Jean de Ruyt, “Türkiye ile başlattığımız katılım müzakerelerini devam ettirmek zorundayız. Müzakereleri ilerletmek için, yeni fasıllarda müzakereleri başlatmak için elimizden gelen çabayı gösterme konusunda kararlıyız” diye konuştu.
Türkiye’nin katılım müzakerelerinde çok hızlı ilerleme sağlayamayacaklarının farkında olduklarını belirten Jean de Ruyt, “Çünkü Türkiye de bunun için gereken yasal düzenlemeleri TBMM’den hızlı geçirmiyor” dedi.
Belçika’nın Türkiye’nin katılım sürecinin canlı tutulmasına büyük önem verdiğini vurgulayan de Ruyt, “Siyasi engeller olsa da Türkiye ile müzakereleri durduramayız. Devam etmemiz gerekiyor ve bunun için ne gerekiyorsa yapacağız” ifadesini kullandı.
Belçika’nın AB Daimi Temsilcisi de Ruyt, “Türkiye dünyadaki konumunu ilerletti. O halde AB dünyanın geri kalanıyla ilişkilerini yeniden dengelerken Türkiye de bu sürecin parçası olacak. Bunun için dış politikayı ilgilendiren birçok neden var” diye konuştu.
AB dışişleri bakanlarının, Türkiye dahil “gelişen güçlerin olduğu yeni dünyada AB’nin rolünü yeniden tanımlamak için” eylül ayında toplanacağını anlatan Jean de Ruyt, “Artık çok kutuplu bir dünya var. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Eylül ayındaki toplantının ana gündem maddesi bu olacak. Çin, Hindistan gibi gelişen ülkelerle 10 yıl önce tanımlanmış ilişkilere dayanarak devam edemeyiz, kesinlikle ilişkilerimizi yeniden tanımlamalıyız” dedi.
Kaynak: Milliyet
“2038′De Durum Kötü”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor. Erdoğan, “Eğer böyle giderse 2038’de durum kötü. Düzeltmemiz lazım” diyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üç çocuk” önerisi bir adım daha ilerledi. Erdoğan, şimdi de çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor.
Erdoğan, “Türkiye’nin şu anda nüfus artış hızına baktığımız zaman bir rivayete göre 1.5, bir rivayete göre 1.8. Bu demektir ki bu milletin nüfusu yaşlanıyor. Biz ise şu anda genç nüfusla övünüyoruz. Onun için bunun 2.5’un üzerinde olması lazım. En azından 2.5 olmalı ki mevcut durum korunsun. Dünyada geçmişte ‘doğum kontrolü’ diyenler, ‘nüfus planlaması’ diyenler, şu anda ‘yandık’ diyorlar ve üste para veriyorlar. Ama nüfus artmıyor. Artık kötü alışkanlıklar başladı. Biz de şimdiden diyoruz ki bir yanlışlık başladı. Eğer böyle giderse 2038’de durumumuz kötü. Bu durumu düzeltmemiz lazım. Bir Başbakan olarak bunu söylüyorum. Belki ödül de koyarız bu işe belli olmaz. Çünkü bu işi başarmamız lazım”. diyor.
Erdoğan’ın bu açıklamaları, 2010 Ocak ayında kendisine sunulan bir rapordaki bilgileri akla getirdi. Bu raporda dünyadaki örneklere göre, nufus artış hızı yüzde 2’nin altına düşerse trend tersine çevrilemez hale geliyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin nüfus artış hızı 2020’de yüzde 0,8’e, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023’te yüzde 0,7’ye, 2030’da yüzde 0,5’e 2035’te yüzde 0,3’e gerileyecek.
2040 yılına gelindiğinde Türkiye nüfusu yüzde 0,2’lik artış hızıyla 88 milyon 629 bin kişi olacak. 2046’da nüfus artış hızı hemen hemen sıfır seviyesine düşecek ve 89 milyon 165 kişi olacak. Türkiye nüfusu 2047’den itibaren ise gerileyecek. 2047 yılında nüfus artış hızı eksi yüzde 0,00052’ye düşecek ve ülke nüfusu 89 milyon 161 kişiye inecek.
Avrupa’da:
* Almanya’da devlet ilk 2 çocuk için ayda 184 euro’luk ödenek veriyor, 3’üncü çocuk için ayda 194 euro, 3 çocuktan sonra ise her çocuk için 215 euro veriliyor. Kindergeld (çocuk parası); 18 yaş altı, eğitim gören 25 yaş altı, işi olmayan 21 yaş altı ya da işi olmayan ve mesleki eğitimini tamamlamamış 25 yaş altı çocuklara veriliyor.
* Fransa’da 2 çocuklu ailelere ayda 123.92 euro, 3 çocuklu ailelere 282.70 euro, sonraki her çocuk için 158.78 euro veriliyor. Buna ek olarak, birden fazla çocuklu ailelere, 11-16 arası yaştaki her çocuk için 34.86 euro, 16 yaşından büyük her çocuk içinse 61.96 euro ek yardım veriliyor.
* Belçika’da ilk çocuk için 83.40 euro, ikinci çocuk için 154.33 euro, üçüncü ve onu izleyen her çocuk için 230.42 euro aylık ödeme yapılıyor.
* Danimarka’da ise 1 çocuğu olan ailelere 3 ayda bir 1239 kron (333 TL), 2 veya daha fazla çocuğu olanlara ise 1597 kron (429 TL) veriliyor. Buna ek olarak 0-2 yaşları arasındaki çocuklar için 3 ayda bir 4 bin 247 kron (1143 TL), 3-6 yaşları arasındakiler için 3362 kron (904 TL) ve 7-17 yaşları arasındakiler için 2645 kron (711 TL) ödeniyor.
Hiddink Resmen Milli Takımda
Guus Hiddink imzayı attı.Artık resmen A Milli Futbol Takımımızın yeni direktörü…
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile basın toplantısı yapan Hiddink,kendisine yapılan teklifi hiç düşünmeden kabul ettiğini ve TFF ile çalışmaktan mutlu olduğunu söyledi.Hiddink,”Bir yere giderken hep içimdeki hislere göre davranırım. Bütün ülke iyi sonuçlara kendini adamış durumda. Benim için en önemli şey insanların buna gösterdikleri tutku ve adanmışlık. Buraya gelmeden önce Mahmut beyle kimlerin düşünüldüğünü konuştum. Gelirken biraz düşündüm, ama çok fazla düşünmedim. TFF ile birlikte çalışmaktan çok mutluyum” dedi.
Açıklamaların ardından Hiddink ile Özgener, basın önünde sözleşmeye imza attı.Guus Hiddink’in basın toplantısına basın mensupları da
büyük ilgi gösterdi.Toplantıyı çok sayıda basın mensubu izlerken, bazı televizyonlar canlı yayın yaptı.Bu arada, basın toplantısını bir Hollandalı ve bir de Belçikalı gazetecinin izlediği bildirildi.
Hadise Kendi Dilini Yarattı

Belçika doğumlu Hadise,hala Türkçe’yi öğrenememiş.Ünlü sanatçı Twitter’da zaman zaman duygularını anlatmakta zorlanıyor.Türkçe konusunda güçlük çeken Hadise,Türkçe ve İngilizce’yi karıştırıp yeni bir dil yarattı.Bu dile de internette “Hadisece” deniyor…
İşte Hadise’nin yazdıkları:
- Sizin bu mesajlar beni down anımda nasil up ediyor bi bilseniz…
- Evet hep giremiyorum maalesef angels… Ama anliyorsunuz biliyorum cunku siz super fanlersiniz.
- Bence tug moon ay is moon!
- Of 5.30’da kalktim, hilfe
! herkese super bi cumartesi diliyorum.
- Evet yakinda personal traininge basliyorum. Volleybali da severdim eskiden… Badmintonu da.
- Haftam yogun gecti, yarin da coook erken kalkicam… Bu yuzden no Beyaz ve no tweetlesmek geceye kadar.
- Bildiricez cnm, merak etmeyin, su an bir featuringin hazirliklarini yapiyoruz.
- Manga’nin şarkısını dinledim meleklerim, şarkının build up’ı süper olmuş, sözler de güzel yazilmış.
Euro 2012 Grup Eleme Maçlarının Fikstürü Belli Oldu
Euro 2012 Grup Eleme Maçlarının Fikstürü belli oldu. Türkiye ilk maçını Kazakistan ile 3 Eylül Cuma günü deplasmanda oynayacak.
Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, ”2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde A Grubu’nda yer alan A Milli Takımımızın maç programı, bugün Almanya Frankfurt’da yapılan toplantıda belli oldu. Toplantıya Türkiye Futbol Federasyonu’nu adına Genel Sekreter Ahmet Güvener, Milli Takımlar Müdürü Hüseyin Coşkun, A Milli Takım Sorumlu Yardımcısı Oğuz Çetin ve A Milli Takım Antrenörü Engin İpekoğlu katıldı.” denildi.
A Milli Takım, ikinci maçını 7 Eylül’de Belçika ile kendi sahasında oynayacak.8 ve 12 Ekim’de Almanya ve Azerbaycan ile dışarıda karşılaşacak,29 Mart 2011′de Avusturya’yı ağırlayacak, 3 Haziran 2011′de ise Belçika deplasmanına gidecek. 2 Eylül 2011′de Kazakistan ile Türkiye’de oynayacak A Milli Takım, 6 Eylül’de ise Avusturya’ya konuk olacak. Son iki maçını içeride oynayacak olan A Milli Takımımız, 7 Ekim 2011′de Almanya, 11 Ekim’de ise Azerbaycan’la karşılaşacak.
2012 Avrupa Şampiyonası Grup Eleme Maçları A Grubu Fikstürü ise şöyle :
03.09.2010 Belçika – Almanya
03.09.2010 Kazakistan – Türkiye
07.09.2010 Almanya – Azerbaycan
07.09.2010 Türkiye – Belçika
07.09.2010 Avusturya – Kazakistan
08.10.2010 Almanya – Türkiye
08.10.2010 Avusturya – Azerbaycan
08.10.2010 Kazakistan – Belçika
12.10.2010 Belçika – Avusturya
12.10.2010 Azerbaycan – Türkiye
12.10.2010 Kazakistan – Almanya
25.03.2011 Avusturya – Belçika
25.03.2011 Almanya – Kazakistan
29.03.2011 Türkiye – Avusturya
29.03.2011 Belçika – Azerbaycan
03.06.2011 Avusturya – Almanya
03.06.2011 Kazakistan – Azerbaycan
03.06.2011 Belçika – Türkiye
07.06.2011 Azerbaycan – Almanya
02.09.2011 Azerbaycan – Belçika
02.09.2011 Almanya – Avusturya
02.09.2011 Türkiye – Kazakistan
06.09.2011 Avusturya – Türkiye
06.09.2011 Azerbaycan – Kazakistan
07.10.2011 Türkiye – Almanya
07.10.2011 Azerbaycan – Avusturya
07.10.2011 Belçika – Kazakistan
11.10.2011 Almanya – Belçika
11.10.2011 Türkiye – Azerbaycan
11.10.2011 Kazakistan – Avusturya
Belçika’da Facia: 18 Ölü 162 Yaralı
Belçika’da dün sabah kelimenin tam anlamıyla bir facia yaşandı.Kaza yerel saatle sabah 8:30′da aynı hat üzerinde ilerleyen iki trenin Brüksel yakınlarındaki Buizingen’de çarpışmasıyla meydana geldi.İki yolcu treni kafa kafaya çarpıştı.Kırmızı ışık ihlaline işaret ettiği kazada resmi rakamlara göre 18 kişi öldü, 162 kişi de yaralandı. Kazanın çoğu insanların işe gidiş saatine denk düşmesi ve iki trende toplam 250-300 kadar yolcu bulunması nedeniyle ölü ve yaralı sayısı yüksek.
Kazanın meydana geldiği bölgenin gar çıkışına yakın olması ve trenlerin maksimum hıza ulaşmamış şekilde ilerlemesi de facianın boyutlarını sınırlayan bir rol oynadı.
Çarpışmanın etkisiyle ilk vagonlar büyük hasar görürken çok sayıda vagon da raydan çıkıp yana devrildi.Yolcular kaza sonrası yaptıkları açıklamalarda, çarpışmanın etkisiyle savrulduklarını ve bazı yolcuların vagondan dışarı fırladıklarını söylediler.
Buizingen’deki kaza Avrupa’daki hızlı tren seferlerini de durdurdu. Kaza sonrası Paris-Brüksel arasındaki Thalys ve Londra-Brüksel arasındaki Eurostar hızlı tren seferleri iptal edildi. Almanya ve Hollanda yönündeki hızlı tren seferleri de felç oldu. Seferlerin normale dönmesinin bir kaç gün alabileceği belirtiliyor.
Kazayı, Kosova’ya gerçekleştirdiği bir resmi ziyaret sırasında öğrenen Belçika Başbakanı Yves Leterme de temaslarını yarıda keserek Brüksel’e geri döndü.
İsviçre Yalnız Kaldı
Avrupa’da artan vergi kaçakçılığı olayları, isviçre’yi yalnız bırakmış gözüküyor.isviçre, bankacılık ve vergi kaçakçılığı krizi nedeniyle Almanya’ya sert tepki gösterirken, ipleri de koparmak istemiyor. İsviçre hükümeti, bu ülkede gizli hesapları bulunan Almanların listesini içeren bir CD’yi 2,5 milyon euroya satın almayı planlayan Alman hükümetini sert ifadelerle eleştirdi. Maliye Bakanı Hans-Rudolf Merz, isviçre bankalarından çalınan veriler üzerinden, hiçbir ülke ile işbirliği yapmayacaklarını, açılacak vergi kaçakçılığı soruşturmalarına da yardımcı olmayacaklarını söyledi.
İsviçre hükümeti, Berlin ile yeni bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması üzerinde ise müzakerelerin süreceğini duyurdu. Anlaşma, isviçre’nin banka gizliliği ilkesinin yumuşatılmasını ve gelecekteki vergi kaçakçılığı vakalarında Alman resmi makamlarına yardımcı olunmasını öngörüyor.
Yeni sistem talebi
isviçre Parlamentosu’nun Ulusal Konsey kanadında Hrıstiyan Demokratların Grup Başkanı olan Urs Schwaller, ülkenin yeni bir bankacılık sistemine geçmesi gerektiği görüşünde: “Biz bankacılık merkezi olarak anılmak istiyoruz, ancak isviçre denilince yurtdışında akla gelen ilk şey ‘vergi kaçakçılığının merkezi ve kara para kasalarının sığınağı bir ülke’ olmamalı.”
isviçre Parlamentosu’nda Sosyal Demokratların Grup Başkanı Ursula Wyss de hükümetten yeni bir strateji belirlemelerini talep ediyor: “isviçre’nin bir girişime ihtiyacı var. Uluslararası alanda yanlış anlaşılmaya mahal vermemeli ve şunu söylemeliyiz: Vergi kaçakçığına isviçre’de yer yok. Ancak bundan sonra hem finans dünyasının hem de isviçre ekonomisinin yeni bir perspektifi olabilir.”
İsviçre’de mali kurumların bir vergi kaçakçılığı şüphesi halinde, isviçre bankalarındaki verilere doğrudan ulaşabilme yetkisine sahip olması, siyasi çevrelerde giderek daha fazla destek buluyor.
Aşırı sağcı isviçre Halk Partisi’nin Genel Başkanı Toni Brunner’e göre ise bu bir saçmalık: “Otomatik bir bilgi değişimi gelecekte söz konusu olmayacak. Buna karşı savunmaya geçeceğiz. isviçre’nin banka hesaplarına ilişkin bilgilerin gizli tutulmasından doğan avantajının kaybedilmemesi için elimizden geleni yapacağız.”
Türkmenistan ve Fransa 6 Anlaşma İmzaladı
Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, iki günlük Fransa ziyaretini tamamladı ve ülkesine geri döndü. Berdimuhamedov’un ilk defa gerçekleştirdiği Fransa ziyaretinde ikili işbirliğinin arttırılması için olumlu sonuçlar ele edildi. Berdimuhamedov ziyaretinin ikinci gününde Fransa Başbakanı François Fillon ile bir araya geldi.Görüşme sonrasında bir dizi ikili işbirliği anlaşmalarına imza atıldı. Türkmenistan ile Fransa arasında hükümetler arası Ekonomik Komisyon Kurulması kararlaştırıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Senato Başkanı Gerard Larcher, Unesco Genel Direktörü İrina Bokova ile görüşen Berdimuhamedov, son olarak Fransa Hükümet binasında Başbakan Fillon ile bir araya geldi.
Berdimuhamedov, Fransa’nın Avrupa Birliği’nin Orta Asya ile ilişkilerinin geliştirilmesini öngören stratejisinin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Türkmen lider, enerji alanındaki işbirliğine de değinerek, Fransız şirketlerin Hazar Denizi’nin Türkmen kıyısında hidrokarbonlu yatakların işletmeye açılması yönündeki tekliflerini değerlendirmeye hazır olduklarını belirtti. Elektrik enerjisi, ulaşım, iletişim, tarım, gıda sanayisi ve turizm sektörlerinde işbirliği imkanlarının olduğunu ifade etti.
6 ANLAŞMAYA İMZA ATILDI
Fransa Hükümeti binasındaki görüşmelerden sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik 6 anlaşma imzalandı. Türkmenistan ile Fransa arasında hükümetler arası Ekonomik Komisyon kurulmasına ilişkin anlaşmaya imza atılırken, ayrıca, dışişleri bakanlıkları, kültür, eğitim ve teknik, müze işleri, Aşkabat şehrinin enerji güvenliğinin artırılması konusunda Belçika’nın Enex ve Fransa’nın Schneider Electric şirketleri arasında işbirliği anlaşmaları parafe edildi.
Berdimuhamedov, Fransa temasları çerçevesinde Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi olan Louvre Müzesi ve Notre Dame Katedralini de ziyaret etti.





