Yine Tokatlarım
Geçtiğimiz yıllarda Sev
da Demirel’in Hande Ataizi’ne tokat atması uzun süre gündemden düşmemişti. Demirel, hıncını alamamış olacak ki yakın arkadaşlarına “Benim arkamdan hala atıp tutuyormuş. Yakaladığım yerde yine onu tokatlayacağım. Geçen yıl Bodrum’da rastlaştığımızda başına gelecekleri anlayıp hemen kaçtı zaten” diyormuş.
Ayrıca uzun süre sonra ortaya çıkan Sevda Demirel İstinye Park’ta görülmüş. Sevda Demirel, gözden uzak olduğu dönemde İngiltere’de bir formalite evliliği yaptığını söyledi: “Londra’da formalite icabı evlendim ama sonradan o adama aşık oldum. Meğer ruh hastasıymış! Kabus evliliği bitirir bitirmez de Türkiye’ye döndüm.”
Bir Çöp Bile Satamayacak

Bu aralar boşanan boşanana…Bir de boşanamayanlar var tabi.Mehmet Ali Erbil ve Tuba Erbil gibi.Tuba Erbil herhalde kendince “Sen misin beni boşamak isteyen!” deyip Mehmet Ali Erbil’in tüm mal varlığına tedbir koydurmuş.Sanki hafta içi gazetecilere “Beni yok sayın. Ben hiç birşey istemiyorum” diyen o değilmiş gibi!
Yani anlayacağınız Mehmet Ali Erbil Tuba Hanım’dan habersiz hiçbir mal varlığını satamıyor.
Basında yer alan haberlere göre Mehmet Ali Erbil Tuba Erbil’e,Bodrum’da 1.5 milyon liralık yazlık ve Tarabya ’da 4 milyon liralık ev verdiği ancak Tuba’nın, iki evin yanı sıra 3 milyon lira para, 37 bin 500 lira nafaka ve Astoria’ da ki penthouse daireyi istediği öğrenilmişti.
Bu boşanma oldukça hareketli geçeceğe benziyor…
Zenginlerin Yeni Gözdesi Bodrum

Bodrum’da villa satışları tavana vurdu.Zenginlerin yeni gözdesi artık Bodrum…
Bodrum Gündoğan Belde’sinde İngiltere emlak piyasasında 4 milyon 700 bin poun’da (yaklaşık 12 milyon lira) satışa çıkarılan süper lüks villanın ünlü bir Türk işadamı tarafından satın alınması dikkat çekti.Bölgedeki emlakçılar da Bodrum’un popülerliğinden ve satışlardan memnun.Emlakçılar ekonomik krize rağmen Türk ve yabancı zenginlerin artık İstanbul yerine Bodrum’u tercih ettiğini söylüyorlar.
Yalıkavak’ta yaklaşık 25 yıldan bu yana emlakçılık yapan ‘Çeçen Emlak ve Gayrimenkul Şirketi’nin yöneticisi İbrahim Çeçen, son olarak 3.5 milyon euroya Rus bir işadamına villa satıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Bodrum’da 3-10 milyon euroluk lüks villa satışlarında patlama oldu. Ekonomik krize rağmen Türk ve yabancı zenginler artık Paris ve İstanbul yerine Bodrum’da mülk edinmeyi tercih ediyor. Son 1 yılda en az 15 lüks villanın milyon dolarlara satılması bunu gösteriyor. Şu anda 25 çalışanı ile birlikte 20 milyon euroya satılık villa var. Artık Bodrum emlak sektöründe dünyaca ünlü zengin işadamlarının tercih ettiği bir marka. İstanbul ve Paris ile yarışan bir kent oldu. Paris veya İstanbul’da evi olanlar bir de Bodrum’da olsun istiyor.” Müteahhit Bülent İpek de, İngiltere ve Rusya’dan birçok işadamının villa ile ilgilendiğini, geçen yıl Memduh Boydak’ın burayı beğenmesi üzerine 4 milyon euro’ya (8 milyon lira) sattıklarını bildirdi. İpek, “Dünya markası Bodrum’da ciddi ve modern tatil konutlarının bu fiyatlara alıcı bulması tatil kenti açısından önemli. Bu tür satışlar bölgeninde değerinin artmasına neden oluyor” diye konuştu.
Verilen Cezaya Şaşırdı
Demet Akalın’ın davası sonuçlandı.Genç sanatçı verilen cezaya oldukça şaşırdı.
2008′de Bodrum Konserinde seyircilere dönüp;“Abi Diyarbakır’dan mı geldiniz hepiniz? Dağdan mı? Nereden geldiniz anlamadım yani. Moron moron bakıyorsunuz abi” sözleriyle gündeme bomba gibi düşmüştü Demet Akalın…Bu sözleri nedeniyle de şarkıcıya Diyarbakır’lı 7 işadamı “hakaret” davası açmıştı.O dava sonuçlandı.
Mahkeme heyeti duruşma sonunda Akalın’a tedbir cezası olarak İstiklal Marşı’nın sözlerini bir sayfaya yazması ve marşımız hakkında beş sayfa da yorum yapmasına karar verdi.Bu cezaya Demet Akalın’dan yorum ise şöyleydi:“Hatırlarsanız Cem Uzan’a da kitap okuma cezası verilmişti. Açıkcası avukatım aldığım cezayı bana söyleyince doğal olarak şaşırdım. Düşünce de çok hoşuma gitti. İstiklal Marşı’nı okul yıllarımdan ezbere bilirim. Söylendiği, çalındığı zaman da her zaman saygımı gösteririm. Dün akşam yazmaya başladım. Çünkü mahkeme heyeti kendi el yazımla yazmamı istemiş. Yazarken de çok keyif aldım. Bir de oturup 5 sayfa marşımız hakkında yorumda bulunacağım. Bunun için uzun bir zaman ayırdım. Çok şey yazmak istiyorum. Çünkü ben ülkemin her köşesini çok seviyorum.”





