Kılıçdaroğlu Protesto Hakkında Konuştu

Ocak 23, 2011 by GaMZeM  
Filed under Haber

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu son günlerde çok konuşulan, taraftarlar tarafından Başbakan Erdoğan’a yapılan protestolar hakkında konuştu: Başbakan bu konuda bir adım attı, tepkiyi gördü.

Kılıçdaroğlu, Denizli Colossae Otel’de sivil toplum örgütü temsilcileriyle basına kapalı yaptığı toplantıdan sonra gazetecilere
açıklamalarda bulundu.

Denizli’de iki gündür yararlı çalışmalar yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:”Gezilerimiz sürecek, sorunların çok fazla olduğu bir kent Denizli.

Sanayinin, tarımın, esnaf sanatkarın sorunları var ve bu sorunlar iki gündür yaptığımız ziyaretlerde dile getirildi. Sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı yaptık. Sivil toplum kuruluşlarıyla da benzer sorunlar gündeme geldi. CHP’nin bu sorunlar üzerindeki düşüncelerini dile getirdik. Düşüncelerimizi açık yüreklilikle aktardık. İyi bir toplantı oldu, memnunum.”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, dün İstanbul’da taraftar gruplarının eylem yaptığını hatırlatması üzerine “Futbola siyaseti katmak doğru değil ama Sayın Başbakan bu konuda bir adım attı, tepkiyi gördü. Bütün taraftarlar birleştiler, ortak tepki gösterdiler. Bana göre demokrasinin güzel örneklerinden biri. Bu tepkiden her siyasetçinin örnek alması gerekir” diye konuştu.

Kaynak:Milliyet

Hediye Kasketi Takmadı

Ocak 15, 2011 by GaMZeM  
Filed under Haber

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ziyaret ettiği Fethiye’de kendisine kasket hediye edildi, Başbakan hediye kasketi takmadı ve “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedi.

Başbakan Erdoğan, aralarında huzurevi, hastane ek hizmet binaları, sulama barajları, yangın kuleleri, yeni derslikler ve okulların bulunduğu 33 tesisin toplu açılışını gerçekleştirmek için Muğla’nın Fethiye İlçesi’ne geldi. Başbakan Erdoğan’ın gezisine ’ucube’ tartışması nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifa çağrısında bulunduğu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Çevre ve Orman Bakanı eşlik etti.

Fethiye Cumhuriyet Meydanı’nda yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı toplu açılış törenindeki konuşmasına Başbakan Erdoğan, açılış yapılan tesisleri tek tek sayarak başladı ve “Bir çeşme açılış töreni yapmıyoruz ha. Gördüğünüz gibi toplu bir açılış töreni yapıyoruz. Yetişemiyoruz onun için toplu açılış törenleri yapıyoruz. Çünkü zamanla yarışmak durumundayız” dedi.

AK Parti olarak bir ülkü ile yola çıktıklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Yola çıktığımız andan itibaren, 73 milyonun tamanının hükümetiyiz. Biz 780 bin kilometrekare doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle tüm Türkiye’nin efendisi değil, hizmetkarıyız. Bizim için 73 milyon birdir. Bizim için Türkiye’nin her bir köşesi birdir” diye konuştu.
Türkiye’de istismar siyaseti yapan ve siyasetini istismar üzerine inşa eden partiler olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, isim vermeden tüm siyasi partileri eleştirdi ama en ağır sözleri CHP içi sarf etti. Erdoğan, “Bir parti çıkıyor benim Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşımın hissiyatını istismar gayreti içine giriyor. Bir başkanı çıkıyor, benim Batı’daki, Ege’deki kardeşimin hissiyatını istismar etmenin gayreti içine giriyor. Bir başkası çıkıyor sahil şeridini, Trakya’yı istismar ederek ayakta kalmanın mücadelesi içine giriyor” diye konuştu.

Kendilerini istismar siyaseti üzerinden var eden siyasi partilerin Türkiye’nin geleceği için ne söylediklerini Fethiyelilere soran Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve bu sorulara öyle cevap veren muhalefet Türkiye’nin geleceği için ne söylüyor? Ne istikrar veya ne istiyor? İstikrar mı vaadediyor, güven mi taahhüt ediyor, daha fazla özgürlük mü istiyor, daha yüksek standartlarda demokrasi sözü mü veriyor? Milli geliri hangi rakama çıkarmayı hedefliyor. Enflasyonu hangi rakama düşürmeyi planlıyor? Üretimi daha fazla arttırmak, istihdamı arttırmak için hangi gerçekçi projeyi öneriyor? Ne diyor? ’Ev hanımlarının hepsine asgari ücret vereceğim’ diyor. İnandınız mı? İnanmak mümkün mü? Ne olacak, her zaman söylüyorum, kusura bakmayın, bekara karı boşamak kolaydır.”

Bugün muhalefette bulunan partilerin ne zaman iktidarın köşesinden, kenarından tutsalar hazineyi boşaltıklarını ileri sürerek konuşmasına devam aden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlara benim sevgili milletim hiçbir zaman tek başına iktidar vermedi. Kenarından, köşesinden tuttular, ondan sonra da iflas” dedi.

Başbakan Erdoğan bugün Türkiye’nin ihracatta ve turizmde çok önemli adımlar attığını söyledi. Gönlün her zaman herşeyi en güzeliyle tamamlamak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, “Ekonomik olarak, demokrasi olarak dünyanın bir numaralı ülkesi şu anda Amerika. Gerçekçi olacağız. Sevgili kardeşlerim, şu anda Amerika’da işsizlik katladı mı, katladı. Ama dikkat edin bizde gerileme başladı. Daha iyiye gidiyoruz. Ama ben size pembe dünya vadedemem ki. Sizi yalanlarla aldatam ki. Benim kitabımda, partimin kitabında adatma yok. Gerçekçi olacağız, ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız” diyerek konuşmasına devam etti.

AK Parti hükümetinin görevde bulunduğu süre içinde ekonomi alanında yaşanan iyileşmeleri rakamlarla anlatan Erdoğan, “Şimdi hedef 2023’te inşallah kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacak. Hedefimiz bu. Bunu gerçekleştireceğiz. Türkiye dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yerini alacak” dedi. 8 yıl içinde Türkiye’ye gelen turist sayının 13 milyondan 29 milyona yükseldiğinin altını çizerek konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Şehirlerimiz, köylerimiz, yollarımız, enerji, altyapı, suları, şebekesi için bu muhalefet neler düşünüyor? Var mı bir düşüncesi? Dış politikada bunların vizyonu var mı? Ekonomide hedefi ne? İstikrar ortamı ve güven ortamının muhafazası adına planı programı, projesi, siyaseti? İşte bunlar siyasetin zor soruları. Ama bunlara cevapları var mı? Yok. Bu sorulara cevap üretemeyenler işin kolayına kaçıyor. ’At ne olacak, tutmasa da olur’ diyor. At. ’Olur ya belki tutar’. Hedef bu. İşin kolayına kaçıyorlar. İstismar üretmenin, hassasiyetleri kaşımanın, toplumu birbirine karşı kışkırtmanın, iftira siyasetinin peşine düşüyorlar. Türkiye’yi renklere ayırıyorlar. Türkiye’yi renklere ayırarak bu ülkeye en büyük kötülüğü, en büyük haksızlığı yapıyorlar. Açık açık söylüyorum, televizyonlarda, bu yandaş ve candaş medyada 8 yıl boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına karışmayan iktidarımıza karşı acayip bir kampanya var. İstedikleri kadar kampanya yapsınlar, işte millet burada. Ak Parti’nin rotasını candaş ve yandaş medya çizmedi, milleti çizdi. Milletle yürüyoruz, onlarda candaş ve yandaş medyaya yürüyorlar. Hayır ola yürüsünler. Herkesin yaşam tarzı, giyimi kuşamı, yeme içmesi, inancı, ibadet özgürlüğü, ifade özgürlüğü bizim teminatımız altındadır. Biz ne bunlara müdahale ettik ne müdahale edilmesine müsaade ettik.”

Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir siyasi parti, Doğu’da, Güneydoğu’da nasıl oradaki acılı annelerin, ailelerin, oradaki yoksulluğun, sorunları istismar ederek politika yapmaya çalışıyorsa, öbür muhalefet de ülkenin başka bölgelerinde şehitlerimizi istismar ederek milli duyguları istismar ederek, korku yayarak, sanal tehditlerle korkutarak politika yapmaya çalışıyor. Bunların derdi Türkiye’nin sorunları çözülmesin. Çözülmesin ki biz ayakta kalalım. İşte onun için kışkırtıyor ve tahrik ediyorlar. Onun için çirkin bir dil, yalan ve iftira ile üzerimize geliyorlar.”

Son günlerde tartışılan ve onayda bekleyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (TAPDK) alkol satışını düzenleyen yönetmeliğiyle Avrupa Birliği ve Amerika’da var olan düzenlemelerin Türkiye’de de uygulanmak istendiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, herhangi bir yasaklamanın söz konusu olmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan, yönetmeliği, “Gazeteyi açtığınız zaman şunu göreceksiniz bir trafik kazası 2 ölü 1 yaralı. Çünkü alkollü şoför kırmızıda geçiyor ve diğer araca vuruyor. Bunun bedelini alkol kullanmayan bir vatandaşım, hayatıyla ödemeye mahkum mu ya? Niye buna karşı biz tedbir almayalım. Yapılan bu” sözleriyle savundu.

Sigara kullanımına karşı başlatılan ’dumansız hava sahası’ projesiyle de benzer eleştirilerin hedefi haline getirildiklerini savunan Erdoğan, şöyle devam etti: “Anayasa’nın da amir hükmü. Anayasa diyor ki; devlet bütün gençliğe zararlı olan bu tür şeylerden, alkollü içkilerden, kumardan, bütün kötü alışkanlıklardan halkını korur, diyor. Gençliğini korur, diyor. Biz anayasal görevimizi yapıyoruz, beyler bundan rahatsız oluyor. Ve hemen işi getiriyorlar, ’işte bunlar bak şeriata geçiyor.’ İnsaf ya. Biraz kendine çeki düzen ver. Ağzı olan konuşuyor.”

Ak Parti’in rotasını milletin çizdiğini belirterek konuşmasını sürdüren Başbakan Erdoğan, muhalefete yönelik eleştirilerine, “Bu partinin rotasını millet çiziyor. Bunlar ne derse desin, televizyonlarda gazetelerde yazsınlar çizsinler. Biz partimizi kurarken muhafazakar demokrat parti olarak kurduk, halkımızla yola çıktık. Bizi en son yüzde 47 ile iktidar yaptınız. İnanıyorum ki, Haziran’da inşallah yeni bir Anayasa’yı kurmak, yeni bir Anayasa’yı inşa etmek üzere, daha ileri demokrasi ve özgürlükler için bunu siz yapacaksınız. Onun için tahrik siyasetine, korkutma siyasetine, kışkırtma siyasetine gereken dersi vereceksiniz” sözleriyle devam etti.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun RTÜK yasası nedeniyle dile getirdiği eleştirilerin ölçüsüz ve nezaketsiz biçimde gerçekleştiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun “Padişah mısın kardeşim sen, bu yetkiyi nereden alıyorsun?” sözleriyle eleştirdiği RÜTK yasasında sözü edilen maddenin 1994 yılında SHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yasaya girdiğini savunan Başbakan Erdoğan, “Asıl mimarının kendi partisi olduğundan haberi yok. Secaat arz edecek ama aslında sirkatin söylüyor. Çamur at. Tutmazsa da izi kalır. Kağıthane’nin adını unutup Kağıttepe derseniz böyle olur. İstanbul’da böyle bir ilçe yok, bir de buradan başkan adayı oldunuz” diye konuştu.
AK Parti iktidarının Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yıldönümü 2023’e ilişkin projelerin satır başlarını Fethiyelerle paylaşarak konuşmayı sürdüren Başbakan Erdoğan, “Projelerimizi seçim dönemleriyle sınırlandırmıyoruz. Biz bu ülke için, bu millet için daha derin hedeflerin, projeksiyonların peşindeyiz. Şimdi projelerimizin menzilinde Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı, 2023 yatıyor. Diğer siyasi partilerden böyle bir şey duydunuz mu? Onların böyle bir projeksiyonu yok. Biz 2023 dedik ya 2050 derlerse şaşmayın, diyebilirler?” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın konuşması bu arada dinleyicilerin il olma talepleriyle kesildi.

Plaka şeklinde yazılmış “82 RTE 01″ yazısını görünce gülümseyen Başbakan Erdoğan, “Haa, dur şimdi” dedi ve Fethiye’yi il yapmayı düşünmediklerini açıkladı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Değerli kardeşlerim, ne dedim ben size, ne aldatan olacağız, ne aldanan. Bizden önce bir çok iktidarlar geldi. Bir ilçe bakıyorsunuz ki şehir olabilmesi için hiçbir altyapısı yok, tutmuşlar il yapmışlar. Birbirinden kopuk. Ben diyorum ki mesele bir ilçenin il olması değil. Kaymakam yerine valinin gelmesi değil. Emniyet müdürü şimd ide var, devlet adına kaymakam da var. Şimdi mesele nedir? Mesele buraya hizmetin dört dörtlük gelmesidir. Mesele burasının en modern şehir anlayışıyla donanımıdır. Bu yapılıyorsa mesele bitmiştir. Alanya, Finike, Fethiye ’Bizi şehir yapın’ diyor. Manisa’da Turgutlu ’Bizi şehir yapın’ diyor. O zaman Türkiye’de şehir bolluğunu getireceği bedelin ne olacağının hesabını iyi yapın, ona göre konuşun. Biz iyi yapıyoruz merak etmeyin. Biz sizi hizmetten mahrum etmedik, etmeyeceğiz.”

Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından beraberinde Fethiye’ye gelen 4 bakanla birlikte 33 tesinin açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, açılışın ardından Fethiye Kaymakamlığı’na yürüyerek geçti. Yolda çocuklara oyuncak, diş macunu ve diş fırçası takımı hediye eden Başbakan Erdoğan’a kaymakamlık önünde Muğla’nın içinde çarık, yün çorap, eldiven, kaşkol ve kasketten oluşan yöresel kıyafet hediye edildi. Erdoğan, bir vatandaşın başına taktığı yöresel kasketi ise, “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedikten sonra çıkardı. Kasketi elinde tutan Başbakan Erdoğan, kaymakamlık ziyaretinin ardından ilçeden ayrıldı.

Kaynak:Milliyet

Yeni Yıla Maden Ocağında Girdi

Ocak 1, 2011 by GaMZeM  
Filed under Haber

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yeni yıla maden ocağında girdi. Soma’da işçilerle birlikte yeni yılı kutlayan Kemal Kılıçdaroğlu, “2011 Yılı Türkiye için mutlu bir yıl olsun” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, emeğe ve alın terine saygısının bir göstergesi olarak yeni yılı Soma’da maden işçileriyle karşıladığı belirterek, ‘Soma’dan 81 ile selam olsun; 2011 yılı emeğin, alın terinin yılı olsun’ dedi.

Yeni yıla Soma’daki Darkale Maden Ocağı’nda maden işçileriyle birlikte girmek üzere ilçeye gelen Kılıçdaroğlu, CHP İlçe Lokali önünde halka seslendi. Çok sayıda vatandaşın toplandığı meydanda izdiham yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaoğlu’nun ise kalabalık nedeniyle aracından çıkamadığı gözlendi.
Kılıçdaroğlu yeni yıla madende girdi.

Lokal önüne yerleştirilen masanın üzerine zorlukla ulaşabilen Kılıçdaroğlu, masanın üzerine çıkarak yaptığı kısa konuşmada, halkın zor anlar yaşayan basın mensuplarına yardımcı olmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, emeğin harman olduğu yere geldiklerini ‘maden işçilerinin alın terini koklamak üzere Soma’ya geldiklerini’ söyledi. Soma’ya tekrar geleceğini, halkla daha uzun süre vakit geçireceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

‘Hepinizin yeni yılı kutlu olsun. Soma’dan bütün Türkiye’ye selam gönderelim; Soma’dan Trabzon’a, Rize’ye, Diyarbakır’a, Çorum’a, Çankırı’ya, Muğla’ya, Tekirdağ’a, Zonguldak’a, İstanbul’a, 81 ile selam olsun, 81 ili kucaklıyoruz. Emeğe, alın terine her zaman her yerde saygı duyuyoruz. Siyasette yola çıkarken bir söz verdim ‘halk için çalışacağım’ dedim, ‘halka yalan söylemeyeceğim’ dedim, ‘halkın sorunların çözmeye talip oluyorum’ dedim. Sizlerin bayrağını taşıyacağım, sizler güçlü oldukça Türkiye güçlü olacaktır, sizin desteğinizle. Umudum sizsiniz, gücüm sizsiniz, destek verin, yetki verin Türkiye’yi aydınlığa çıkaralım.’

Kılıçdaroğlu daha sonra madeni işçisi aileler için 216 Evler Lokali’ne geçti. Burada işçi ailelerinin yeni yılını kutlayan Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, Soma’nın alın terinin, emeğin, bazen kederin, bazen sevincin bulunduğu bir yer olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

‘Madenciler burada çalışıyor, alın teri döküyorlar. Evlerine helal ekmek götürüyorlar. Ankara’dan geldim, sizin için geldim, sizin emeğinize saygı duyduğum için geldim. Biliyorum biraz izdiham oldu ama bu benim elimde değil. Her yerde her zaman her ortamda yüreğim maden işçileriyle beraber olacak. 2011 yılı emeğin, alın terinin yılı olsun. 2011 yılında hiçbir çocuk yatağa aç girmesin. 2011 yılında hiç kimse işsiz kalmasın, en kötü günümüz böyle neşe içinde olsun. Beraber kardeşçe, dostça, huzur içinde bir Türkiye yaratalım.’

Kılıçdaroğlu’na burada madenci heykeli hediye edildi. Kılıçdaroğlu daha sonra Uyar Madencilik tarafından işletilen, 500 işçinin çalıştığı, 650 metre derinliğe sahip kömür madenine geçti. Maden girişinde de izdiham yaşandı. Basın mensuplarıyla partili olduklarını söyleyenler arasında sert tartışmalar oldu. Kılıçdaroğlu’nun baret ve kıyafet girmek için girdiği odaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaaddin Yüksel de alınmadı.

Kaynak:Vatan

Kılıçdaroğlu’nun MYK Açılımı

Aralık 25, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, eski Genel Başkan Deniz Baykal’a yakın Bihlun Tamaylıgil ve iş kadını Sena Kaneli’yi yeni MYK’ya aldı.
Kılıçdaroğlu, 15. Olağanüstü Kurultay sonrası oluşan Parti Meclisi’nin (PM) ilk toplantısı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, kurultayı gerçekleştirdiklerini ve PM’nin seçildiğini anımsatarak, PM’yi eskiye oranla çok daha işlevli bir hale getireceklerini söyledi. PM’nin doğrudan partinin projelerine katkı vereceğini belirten Kılıçdaroğlu, projelerin oluşmasında PM’nin önemli bir görevi olacağını bildirdi.

Başbakan Erdoğan’ın konuyla ilgili suskunluğunu da kaygı verici bulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bizim şehitlerimizin kanıyla sulanmış bir bayrağımız var. Bu bayrak ulusun bayrağıdır. Bu ulusun her parçası da bu bayrağın sahibi. Farklı bir bayrak tartışması yapmak bile onurumuzu kırıyor. Dil konusunda ise, ana dil yasağının kaldırılmasıyla ilgili ilk teklifi veren CHP’dir ama resmi dilimiz Türkçe’dir. Resmi dilin yanına başka bir dil koymak da ülkeyi ayrıştırır. Belçika örneği önümüzde duruyor. Bu tablo önümüzdeyken farklı bir dili Türkçe’nin seçeneği olarak önümüze koymanın doğru olmadığına inanıyoruz ve sayın Başbakan’ın sessizliğini de anlayamıyoruz. Gerçi kendisi ülkeyi pazarlamakla görevli olduğunu daha önce açıklamıştı. Sessiz kalması acaba perde arkasında yapılan görüşmelerin bir sonucu mudur diye kaygıyı da gündeme getiriyor” diye konuştu.

İlk toplantılarını yapacağı Parti Meclisi’ni eskisine göre daha işlevli bir hale getirmek istediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Parti Meclisi artık doğrudan partinin projelerine katkı verecek . Bugün tüm boyutlarıyla maddi açıdan en büyük rakamı oluşturan projemiz aile sigortasını tartışacağız. Parti Meclisi’nin de düşüncelerini alacağız. Üç genel başkan yardımcılığı da isteyeceğim. Bunlar, bilgi teknolojileri, insan hakları ile sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve meslek kuruluşlarının sorumlu olduğu genel başkan yardımcılıkları” dedi.

CHP lideri, Celal Bayar Üniversitesi’nde Bülent Arınç’ın ziyaretini protesto etmek isteyen öğrencileri okuldan atmakla tehdit eden Rektör Mehmet Pakdemirli’nin kendisine hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:“Bir yöneticinin gençlere töleranslı davranmaması, onların anma etkinliğine oldukça sert sözlerle engel olması üniversiteye yakışmaz. Üniversiteler özgürlük mekanlarıdır. Özgürlüğün olmadığı yerde bilim de olmaz. Bilime, insanlığa katkı da bulunabilmesi için üniversitenin özgür olması gerekir. Bir rektör gençlere kızıp ‘Siz susun, ben sizin yerinize düşünürüm’ anlayışı ile hareket ediyorsa o rektör bilim adamı değildir”

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin üç komutanın terfi ettirilmemesi ile ilgili kararı hakkında Kılıçdaroğlu, “Biz bir hukuk devletiyiz. Hukuk devletinde yargı kararkarı uygulanır, anayasanın emri bu. ‘Benim arzu ettiğim şekilde karar verdi ya da vermedi’ şeklinde bir mantık olmaz, Hukukun üstünlüğü kabul edilmişse, kurallara uymak zorunludur. Uymayanlar görevlerini kötüye kullanmış olurlar” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için yaptırıldığı ileri sürülen ve 35 milyon dolara mal olacağı belirtilen yatla ilgili ise, “Ülkede işsizlik bu boyuttaysa, binlerce çocuk gece yatağına aç yatıyorsa, bir ülkenin cumhurbaşkanı o yatla gezemez” dedi.

Kaynak:Milliyet

Ezel’in Zor Görevi

Kasım 7, 2010 by GaMZeM  
Filed under Magazin

Ünlü oyuncu Kenan İmirzalıoğlu’nun amcası İbrahim İmirzalıoğlu vefat etti. Cenaze törenine Kenan İmirzalıoğlu’da katıldı.

Eski milletvekili olan İbrahim İmirzalıoğlu için TBMM’de cenaze töreni düzenlendi. Buradaki törene İmirzalıoğlu ailesi, yakınları ile Ak Parti Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır, eski milletvekilleri ve Meclis bürokratları katıldı. Türk bayrağına sarılı İbrahim İmirzalıoğlu’nun cenazesi, daha sonra Kocatepe Camii’ne getirildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelenk gönderdiği buradaki törene eski Devlet Bakanı İbrahim Tez, CHP eski Genel Başkan yardımcısı Hakkı Süha Okay, CHP’li eski ve yeni milletvekilleri, Türk İdareciler Derneği Genel Başkanı Saffet Arıkan Bedük, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Keçiören eski Belediye Başkanı Turgut Altınok ile aile yakınları katıldı. İmirzalıoğlu’nun kız kardeşi Ferizat İmirzalıoğlu, rahatsızlığı nedeniyle tekerlekli sandalye ile geldiği törene ağabeyinin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü, ardından da ön safta cenaze namazı kıldı.

Öğle namazı ardından kılınan cenaze namazı sonrası İmirzalıoğlu’nun tabutu Cebeci Asri Mezarlığı’na getirildi. İstanbul’da yoğun sis nedeniyle uçakla zamanında geldiği ceneze namazına katılamayan Kenan İmirzalıoğlu ağabeyi Derviş İmirzalıoğlu ile birlikte mezarlığa geldi. Burada amcasını kaybeden babası Mahtum İmirzalıoğlu’nun öpüp başsağlığı dileyen Kenan İmirzalıoğlu, aile fertleriyle birlikte taziye dileklerini kabul etti.

Bala’da 1922′de dünyaya gelen İbrahim İmirzalıoğlu, Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra avukatlık yaptı. İmirzalıoğlu, 1961-1965 yılları arasında CHP Ankara Milletvekili olarak parlamentoda görev aldı.

Alıntıdır

Erdoğan Komutanlara Tepki Gösterdi

Ekim 30, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için verdiği eşli resepsiyona Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi katılmadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan komutanlara tepki gösterdi, “Gelmeliydiler” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül de kendi verdiği resepsiyon için “Türkiye’nin bütün gerçeği burada. Burası devletin yüzü” ifadelerini kullandı. Resepsiyonun davetiyelerde belirtildiği gibi 19.30 yerine 20 dakika gecikmeli başlaması da “Asker beklendiği için kapılar açılmadı” yorumlarına yol açtı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılmadığı resepsiyona Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın gelmemesi de dikkati çekti.

Askerlerin resepsiyona katılıp katılmama konusu, dün akşam resepsiyonun başlamasıyla belli oldu. Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ile kuvvet komutanları, jandarma genel komutanı ve Ankara’da görevli orgeneraller, dün akşam verilen resepsiyona katılmadı. Komutanlar, Köşk’teki resepsiyon yerine Koşaner’in Merkez Orduevi’nde verdiği resepsiyona katılmayı tercih etti. Komutanların bu tavrı, anayasaya göre “Başkomutan” sıfatını taşıyan Cumhurbaşkanı Gül’ün davetine, “türban hassasiyeti çerçevesinde gösterilen bir tepki” olarak yorumlandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve üst yöneticilerin gelmediği resepsiyona, CHP’den sadece DSP kökenli milletvekilleri Ahmet Tan ile Harun Öztürk katıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DSP Genel Başkanı Masum Türker ise resepsiyona, kurmaylarıyla birlikte geldi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile milletvekilleri Sırrı Sakık, Ufuk Uras ve Hasip Kaplan resepsiyonda partilerini temsil etti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın eşsiz katıldığı resepsiyona Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile Danıştay Başkanı Mustafa Birden de gelmedi. Resepsiyonun başlamasıyla salona ilk giren TBMM Başkanı Şahin ile Erdoğan oldu.

Erdoğan, sohbet ettiği gazetecilerin, “Biliyorsunuz iki resepsiyon var, bir de askerlerin yaptığı resepsiyon var ve askerler buraya gelmedi. Ne diyorsunuz?” sorusu üzerine, “Bu gecenin resepsiyonu burasıdır. Bunun dışında resepsiyonu doğru bulmuyorum. Cumhurun başının daveti burada. Cumhur da buraya davetli. TSK temsilcileri de bugüne kadar hep burada olurdu. (Komutanlar) gelmeliydiler. Görüyorsunuz çok güzel bir ortam var. Hep bunu özledik. Hiçkimse bundan rahatsız olmamalı” diye konuştu.

Resepsiyona; eşlerinin başı açık olan Devlet bakanları Zafer Çağlayan, Mehmet Aydın, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül eşleriyle birlikte katıldı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, resepsiyona türbanlı eşleriyle birlikte katıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, sohbet ettiği gazetecilerin, “İki resepsiyon var. Askerler başka resepsiyon verdiler ve gelmediler” sözlerine, “Türkiye’nin bütün gerçeği burada. Bütün farklılıkları, renkleri, realitesi burada. Türkiye burada. Burası devletin yüzü” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı’nın eşi Hayrünnisa Gül ise, “Zor ve stresli bir süreçten sonra bu resepsiyona gelindi. Ne diyorsunuz?” sorusuna, “Doğru söylüyorsunuz ama biz olgunuz, sabırlıyız ve herşeye de alışkınız” yanıtını verdi.

Kaynak:Milliyet

Necmettin Erbakan Yeniden Aday Oldu

Ekim 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Eski Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan genel başkanlık için yeniden aday oldu. Erbakan, “Son günlerde yaşadığımız olaylar Allah’ın bir lütfudur, birilerini kolundan tutup çıkartmak veballi bir olaydır. Biz kimseye karışmadan herkes kendi yerini almıştır” dedi.

Erbakan, Atatürk Spor Salonu’nda yapılan Saadet Partisi Olağanüstü Büyük Kongresi’nde kürsüye zeminden yükselen platformla çıkarken salonda “Mücahit Erbakan, efsane Başbakan” sloganları atıldı.

Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan, burada yaptığı konuşmada, partileşme sürecini anlattı.

Erbakan, emperyalizmin daha önce AK Parti’ye “Sen şeriatçisin” diyerek izin vermezken Saadet Partisi’nin yükselişinin ardından AK Parti’ye çalıştığını ve 2011 yılında yapılacak genel seçim için “Emperyalizmin AKP’yi parlatacak çalışmalar yaptığını” savundu.

Necmettin Erbakan, “AKP nedir, Saadet Partisi nedir onu anlatacağız, bu zihniyet daha önce Demirel’i getirdi onu kullandı. Daha sonra bizim evladımız Özal’ı getirdi. Ardından Tayyip’i getirdi, aslı varken diğerlerini getiriyor. Hiç saman dolu kuş ile gerçek kuş bir olabilir mi? Saman dolu kuşlarla bunları kandırıyorlar. Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz, oku sandıktan çıkardık, dokuz ay sonra yapılacak seçimlerde kendimizi anlatacağız ve iktidar olacağız” görüşünü dile getirdi.

Erbakan, Milli Görüş’ün sadece bir partisinin olduğunu onun da Saadet Partisi olduğunu ifade ederek “Milli Görüş’ün yok olduğunu söyleyen zihniyet şunu iyi bilsin ki daha önce Türkiye’nin en büyük partisi olduk. Birinci şahlanış, ikinci şahlanış ve bugün üçüncü şahlanışın adımını atıyoruz, gece gündüz demeden Saadet Partisi’ni iktidara taşımak için çalışacağız” dedi.

“Sevinin geliyoruz, bolluk bereket geliyor” diyen Erbakan, “Milli Görüş hareketinin Konya’da besmele ile yola çıktığı günü hatırladım” şeklinde konuştu.

Erbakan, şöyle devam etti: “Dünya siyonizmi, önümüzdeki günlerde yapılacak seçimlere büyük önem gösterdi. Medyayı, bankaları, sanayi tesislerinin kontrollerini ve inancı sömürerek AKP’yi iktidara getirmek için var gücüyle çalışıyor.

Suudi Arabistan Kralı, Tayyip’e İslam nişanı takıyor. Keşke Tayyip hizmet etse de biz de alkışlasak.

Bunlar okşayarak yutma projesidir. Bizi AB’ye almayarak okşaya okşaya yutuyorlar. Tarihin en şerefli milletini zincirle AB’nin kapısına bağlamışlar, bunlar hangi milletin çocuğu? Milli Görüş boşu boşuna çıkmamıştır. Batıya köle olmaya isyan eden bir düşüncenin adıdır Milli Görüş.

AKP ve diğer partiler, hepsi birbirinin benzeridir. Bunlar vergi koyup zam yapıp emperyalistlere ödüyorlar. Bizi kıvır kıvır kıvırıyorlar. Siyonizmin tahsildarıdırlar. AKP ve CHP birbirinin benzeridir. Birbirlerinden farklı bir projeleri de yoktur. Tutturmuşsunuz AB diye, niye sizi almıyorlar? Hala anlamadınız mı? Niçin İslam birliğini kurmuyorsunuz? Abiniz istemiyor ondan mı? İnşallah biz geleceğiz AB’nin üstünü çizeceğiz.

1945 yılında çok partili hayata geçildi. Bu tarihten itibaren liberal, sağcılık ve solculuk ortaya çıktı. Bunların tamamı batı taklitçileridir. Size soruyorum Sultan Fatih solcu muydu, liberal miydi? Tabii ki Milli Görüşçüydü.

Son günlerde yaşadığımız olaylar Allah’ın bir lütfudur, birilerini kolundan tutup çıkartmak veballi bir olaydır. Biz kimseye karışmadan herkes kendi yerini almıştır.” Erbakan, meşaleyi şimdi yaktıklarını ve bugün harekete başlayacaklarını bildirdi.

Kaynak:Milliyet

Nimet Çubukçu’dan Maaş Müjdesi!

Ekim 9, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu öğretmenlere maaş müjdesi verdi.

CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın soru önergesine Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun verdiği yanıt; öğretmenler ve Milli Eğitim Bakanlığı personelinin aylık, ek ders ücreti ve diğer özlük haklarına yönelik yürütülen bir çalışmanın olduğunu ortaya çıkardı.

Dengeli bir iyileştirmenin sağlanmasına yönelik çalışmaların, ilgili kamu kurumları nezdinde sürdürüldüğüne dikkat çeken Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yürütülen çalışmanın ayrıntılarını şöyle anlattı:

“Bakanlığımız, merkez ve taşra teşkilatında görev yapmakta olan personelin yararlanacakları haklar, yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hizmet sınıfları itibarıyla görev, yetki ve sorumlulukları dikkate alınarak belirlenmektedir.

Bu çerçevede aralarında öğretmenlerin de bulunduğu Bakanlığımız personelinin çalışma şartları ile emek-ücret ilişkisi bütünlüğündeki aylık, ek ders ücreti ve diğer özlük haklarında; personelin kıdem ve öğrenim niteliği yanında, görevin önemi, görev çevreleyen şartlardaki zorluk, personelin sorumluluk durumu ile başarı derecesi ölçüt alınarak devletin ekonomik imkanları, kalkınma planları ve hükümet programları çerçevesinde dengeli bir iyileştirme sağlanmasına yönelik çalışmalar, Devlet Personel Rejimi bütünlüğünde ilgili kamu kurumları nezdinde sürdürülmektedir.”

Kılıçdaroğlu’nun Kaydı Yapıldı!

Eylül 23, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni seçmen kaydı Ankara Çankaya Nüfus Müdürlüğüne yaptırıldı.

Halk oylamasında İstanbul Kağıthane’de bulunan seçmen kaydı silindiği için oyunu kullanamadığı belirtilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni seçmen kaydı için Ankara Çankaya Nüfus Müdürlüğüne kaydının yaptırıldığı bildirildi.

Kılıçdaroğlu 2009’da yapılan yerel seçimlerde İstanbul’un Kağıthane ilçesine kayıtlı adresinde ikamet ettiği ve bu adresi seçmen kütüğünde yer aldığı için oyunu İstanbul’da kullandı. Ancak daha sonra bu adreste oturmadığı belirlenen Kılıçdaroğlu’nun kaydı, yapılan bir dizi işlemin ardından silindi.

12 Eylül’de yapılan halk oylaması sırasında Kağıthane’deki sandık seçmen listesinden kaydının düşürüldüğü iddia edilen Kılıçdaroğlu, oyunu kullanamadı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyunu kullanamaması üzerine harekete geçen CHP, Genel Başkanın seçmen kaydını ikamet ettiği Çankaya ilçesi Nüfus Müdürlüğüne yaptırdı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, seçmen kaydı yaptırıldığı için bundan sonra yapılacak seçimlerde oyunu kullanabileceği bildirildi.

Kaynak:Milliyet

“Başbakanlıkta Yeni Bir Sistem İstiyoruz”

Eylül 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlık sistemini yeniden gündeme getirerek referans olarak Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’yu gösterdi. Referandumda “Evet” çıkması halinde Türkiye ekonomisinin ilerleme kaydedeceğini belirterek “Hayır çıkarsa da saygı duyarız, ama ülkem için hakkeden zorlukların olduğunu ifade etmeliyiz” dedi. Dün sabah CNN Türk’ün canlı yayınında soruları yanıtlayan Erdoğan’ın altını çizdiği konular şöyle:

BAŞKANLIK SİSTEMİ: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve geldikten sonra cumhurbaşkanlığının mevcut yetkilerinin fazla olduğu noktasında açıklamaları oldu. AK Parti’nin düşüncesi de bu yöndedir. Başkanlık sistemi, cumhurbaşkanlığı sisteminden çok farklı. Dünyada başta ABD olmak üzere başkanlık sisteminin işlediği ülkeler var. Fransa’da yarı başkanlık sistemi, Almanya’da başkanlığın olduğu farklı bir sistem, Güney Amerika ülkelerinde de farklı uygulamalar yürütülüyor. En ideal olan neyse bunun üzerinde tartışma yapılabilir, bir önyargımız yok. Bu konuda şu anda Anayasa Komisyonu Başkanımız Burhan (Kuzu) Bey’in geniş çalışması var, akademisyenlik döneminde tezi var. O da bu konuda çok çok iddialı, parlamentoya girmeden önce devamlı anlatırdı. Bunun üzeride geniş çalışma yapabiliriz. Burada bütün mesele, ülkemiz hangisiyle daha büyük verim, kazanım elde edecek. Sistem ne kadar rahat çalışabilirse… Burada parlamenter sistemi yok etmiyorsunuz ki muhalefet ’bunlar hilafet getirecekler’ diyor. Başkanlık sisteminin hilafetle ne alakası var? Parlamenter demokrasi yine işliyor. ABD Kongresi’nin ne kadar güçlü olduğunu biliyorsunuz, bir silah alımı yapmak için bile ABD Başkanı, Kongre müsaadesi olmadan bir silah alımı yapamaz.

DOKUNULMAZLIK: Dokunulmazlığın tanımının yapılması gerekir. Yargı mensupları ya da silahlı kuvvetler mensuplarının yargılanmaları farklı esaslara tabi. Biz burada Parlamentonun çalışmamasını mı, yoksa adi suçları dokunulmazlık zırhından çıkarıp, bunların yargıya açılmasını mı kastediyoruz. Sadece Parlamento mensupları mı dokunulmazlık zırhından çıkarılacak? Yargı mensupları, silahlı kuvvetler de çıkarılacak mı? Bunu belirlemeliyiz. Biz diyoruz ki hepsini bu zırhtan çıkaralım, aynı çerçevede bunları değerlendirelim. Milletvekili dokunulmazlığını tümüyle kaldırdığınız zaman bu ülkede siyaset yozlaşır, milletvekilinin özgüven içinde çalışma imkanı olamaz. Bir başbakan bile her an bir savcının, bir yargıcın yargılamasına açık, Demokles’in kılıcı her an boynunda sallanacak gibi hisseder. Şu anda sıkıntı çekiyoruz, o zaman nasıl bu görevi yapacağız. Dokunulmazlığın kaldırılmasını isteyenler, sadece kendi iktidarları olmadığı için bunu istiyorlar. Kendi iktidarlarında niçin böyle bir talepte bulunmadılar.

‘EVET’ ÇIKARSA:
Küresel sermaye, gideceği ülkede istikrar, güven arar. Küresel sermaye Türkiye’ye öyle kilitlendi ki, bu 26 maddelik paket, geleceğe yönelik sıçrama olarak görülüyor. AK Parti hakkındaki kapatma davasından dolayı, ’yüzde 65 oy almış siyasi partinin iktidar olduğu bir ülkede böyle şeyler oluyorsa her an her şey olabilir’ dediler. Siz, bir sermayedar olsanız, böyle bir tablo içerisinde ciddi yatırımlara girebilir misiniz. Ben giremem, yarını mı görmem lazım. Para, cıva gibidir, kendisine uygun zemini bulunca oraya kaçar. Türkiye en uygun zemin, ama biz bu uygun zemini karartıyoruz, yazık oluyor. Halk oylamasının sonrasına ilişkin bütün hazırlıkları yaptık. Evet çıkması halinde süratle bu hazırlıklarımızı Bakanlar Kuruluna sevk ederek, bir an önce bunu neticelendirip, vaat ettiğimiz uygulamaya geçme gayreti içindeyiz. 3 ay, 6 ay, 1 sene beklemeyi asla düşünmüyoruz. Çünkü o zaman biz vaadimizde halkımıza karşı yalancı duruma düşeriz, güvenilirliğimizi kaybederiz.

HAYIR ÇIKARSA: ’Hayır’ çıkarsa da saygı duyarız, ama ülkem için hakkeden zorlukların olduğunu ifade etmeliyiz. ’Hayırcılar vatan haini’ demem mümkün değil.

KEŞKE SÖYLEMESEYDİM: Benzer bir tablo Sezen Aksu’nun adının İzmir’de bir sokağa verilmesi olayında yaşandı. CHP Parti Meclisi’ne giren bir anayasa hukukçusu önce çirkin bir yaklaşımda bulundu, sonra da özür diledi. Söz öyledir ki ağzınızdan çıktı mı ona mahkum olursunuz. En azından bir büyük ayıptır. “’şu sözü söylemeseydim’ dediğiniz oldu mu?” sorusuna) Olmaz olur mu, oluyor. Bazen çok gerilim anına giriyorsun. Öyle şeyler oluyor ki inanın hizmeti verdiğiniz yerde size çok ters bir hareket yapıyorlar. Ona bile belki sabretmemiz lazım.

YENİ ANAYASA: Daha sonra yapılması muhtemel yeni anayasa çalışmasında CHP, MHP ve BDP ile görüşmeler yapacağız. Önceki anayasa çalışmasında muhalefet ile uzlaşma sağlanamadı. Biz istiyoruz ki netice alalım. Azami gayret gösteriyoruz ama karşımızda asgari gayret var. Yeni dönemde inanıyorum ki bu tablo çok daha farklı olabilir. Şu anda mevcut hazırlıklarımız, birikimlerimiz var. Biz şimdi hemen bu seçimden sonra parti olarak kendi çalışmamızı yapacağız. Hazırlıklı gitmemiz lazım. Seçimlerden sonra davetimizi yapıp kimler gelecekse hepsiyle bunu yapacağız. İstiyoruz ki 73 milyonun ’benim anayasam’ dediği bir anayasa çıkaralım. Buna akademisyenleri, medyayı, sivil toplum örgütlerini, Parlamento dışı kalan siyasi partileri davet edelim ve hep birlikte bir konsensüs oluşsun. Bu, 2011 sonrasında atılacak adım.

PROFESYONEL ASKERLİK: Genelkurmay Başkanlığı ile profesyonel askerlik değerlendirmesi yaptık. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin profesyonel askeriliğe yaklaşımı olumlu değil. Tek tip askerlikle ilişkin çalışmalar devam ediyor. Eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’in de özel sınır birlikleri konusundaki yaklaşımı olumlu. Bölgenin arazi koşullarını bilen özel sınır birlikleriyle terörle mücadeleyi yürütmek istiyoruz. Bu sayede asker ailelerinin de kaygılarının azaltılmasını hedefliyoruz. Ayrıca modern savaş teknolojilerinin açtığı çığır ve askerlik alanında uzmanlık düzeylerinin yükselmesi nedeniyle çok sayıda askerden oluşan ordu bulundurma anlayışının gözden geçirilmesi gerekiyor.

YÖK’ün sistemi değiştirilmeli

YÖK’ün mevcut sisteminin değiştirilmesinden yanayım. Niçin üniversiteler kendi öğrenci alımlarını yapmasın? Niçin böyle merkeziyetçi bir sistem? Kaldıralım bu sistemi. Oturalım, bunun üzerinde konuşalım. Erdoğan, önceki gün ATV’de katıldığı programda Pazartesi günü YÖK ile görüşeceklerini açıklamıştı.

Başbuğ’a madalya

Başbakan Erdoğan, son 4 Genelkurmay Başkanı’na verilen ‘Devlet Şeref Madalyası’nın, görevini Orgeneral Işık Koşaner’e devreden Orgeneral İlker Başbuğ’a neden takılmadığı sorusunu yanıtladı. Erdoğan, “Değerliendirme yapamadık. Seçime denk geldi, olumsuz tavrımız yok” dedi.

Kaynak:Vatan

Sonraki Sayfa »