Fitch, Yunanistan’ın Kredi Notunu İndirdi
Uluslararası kredi derecelendirme kurulu Fitch, batma noktasına gelen Yunanistan’ın kredi notunu “yatırım yapılabilir” seviyesinin altına indirdi.
Yapılan açıklamaya göre, Yunanistan’ın “BBB-” olan kredi notunun bir basamak indirilerek “BB” yapıldığı bildirildi. Notlara ilişkin görünüm ise “olumsuz” olarak belirlendi.
2010 yılının başında Fitch Türkiye’nin notunu iki kademe birden yükselterek BB’Ye yükseltmiş, kasım ayında ise görünümünü pozitife (+) çekerek yeni not artırımının sinyalini vermişti.
Böylece Fitch’in Yunanistan’a ilişkin not indirim kararının ardından bir ara batma noktasına gelen komşunun yatırım notu, Türkiye’nin altına geriledi.
Kuruluş, Yunanistan’ın ekonomik ve mali performansının birçok açıdan beklentileri aştığını, buna karşılık ülkenin ağır kamu borç yükünün, mali ödeme gücünü dış şoklara açık hale getirdiğini bildirdi.
Fitch, negatif görünümün ise kamu borcunun sürdürülebilirliğinin kırılganlığına işaret ettiğini ifade etti.
Yunanistan Maliye Bakanlığı, Fitch’in kredi notunu düşürmesini değerlendirirken, ülkenin mali konsolidasyonu sağlamaya, reformları uygulamaya çalıştığı bir ortamda düşüşün haklı bulunamayacağını belirtti.
Diğer önemli kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Standard and Poor’s da olası not indirimi konusunda Yunanistan’ı uyarmıştı.
Ağır borç yükü altındaki Yunanistan, çöküşten kurtulabilmek için Avrupa ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) 110 milyar avroluk üç yıllık kredi aldı. Krediyi güvence altına alabilmek için hükümet tasarruf önlemlerini devreye soktu. Buna göre, maaşlar azaltıldı, vergiler yükseltildi, emeklilik yaşı yukarı çekildi.
Kaynak:Milliyet
Altına Talep Çok Büyük!
Altına talep çok büyük! Altın o kadar çok ilgi görmeye başladı ki, yatırımcılar işi ileriye götürdü, altını tonla almaya başladı!
Süper zenginler için altın satışı ve nakliyesi yönünde hizmet sağlayan bankalar, varlıklarını finansal sistemin dışına çıkarmak isteyen bu kişilerin ekonomik endişeler nedeniyle aldıkları külçe altının tonlarla ifade edilmeye başladığını belirtiyor.
Reuters Küresel Özel Bankacılık Zirvesi’nde konuşan İsviçreli banka UBS’in yöneticisi Joef Stadler, iki dipli resesyon korkusunun fiziksel altınla birlikte, bu madeni çıkaran şirket hisselerine ve yine altına dayalı yatırım fonlarına ilgiyi artırdığını belirtti.
Stadler, “Sadece yatırım fonu ya da vadeli piyasada altın almıyor, fiziksel anlamda altın satın alıyorlar… Elimizde bir çiftin, 1 tonun üzerinde altın alıp başka bir yere taşıdığı bir örnek mevcut” dedi.
Günümüz şartlarında bu miktarda altının maliyeti 42 milyon doları buluyor.
UBS, yüksek miktarda portföy sahibi müşterilerine varlıklarının yüzde 7′i ile 10′u arasındaki kısmını altın gibi değerli madenlere yatırmalarını tavsiye ediyor. Son 10 yıldır, yıllık bazda sürekli değer kazanan altın onsu şu anda 1,317 dolarla tarihi rekor seviyelerine yakın seyrediyor.
Julius Baer’s yatırım danışmanlığı şirketinin, Asya bölgesi yatırım baş yöneticisi Van Anantha-Nageswaran, zengin yatırımcıların ABD’den gelen umut verici olmayan veriler ve zayıf doların yarattığı endişeler nedeniyle altına yatırımı artırdığını söyledi.
“Altını bir sigorta olarak görüyorum,” diyen Van Anantha-Nageswaran, müşterilerine portföylerinin en az yüzde 10′unu altın olarak tutmasını tavsiye ettiğini de belirtti.
Milyarder yatırımcı George Soros ve yatırım gurusu olarak tanınan Warren Buffet, geçen ay son fiyat balonun altında oluştuğu konusunda uyarıda bulunmuştu. Ünlü yatırımcılar, altının piyasadaki fiyatından başka değer artışını gerektirecek bir neden olmadığına vurgu yaparak bu görüşleri dile getirmişti.
Kaynak:Milliyet
Fazla Vergi Ödemiş Olabilirsiniz!
Motorlu taşıtınız için fazla vergi ödemiş olabilirsiniz!
Türkiye’de milyonlarca araç sahibinin, indirimli Motorlu Taşıtlar Vergisi uygulamasını bilmediği için, son beş yılda fazladan vergi ödediği ortaya çıktı. Tüketiciler Birliği, indirim kapsamına girdiği halde, indirimden yararlanmadığı için fazladan vergi ödeyen araçların listesini çıkardı. Yapılan araştırmada, bu kapsamda değişik tip ve modellerde yaklaşık 500 aracın bulunduğu belirlendi. Araçların sahiplerinin fazladan ödediği vergi tutarı ise 500 liraya kadar yükseliyor.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Avukat Hakan Tokbaş’ın hazırladığı “Motorlu Taşıtlar Vergisi Dosyası’na göre, “Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu 5. maddesine dayanılarak çıkartılan 14 Aralık 2004 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile 2005 yılı başından itibaren indirimli MTV uygulaması başlatıldı. Karara göre, “otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtı ve benzeri araçlar” için ödenecek MTV tutarı, aracın kasko değerinin yüzde 5’ini aşıyorsa bir alt sınıftan vergi alınacak.
Örneğin, 1900 cm3 motor hacmine sahip ve 4 yaşında bir aracınız var. Aracınızın 2010 yılı MTV’si bin 384 lira. Eğer aracınızı kasko değeri 27 bin 680 liradan daha az ise, ödediğiniz vergi kasko değerinin yüzde 5’inden fazla demektir. Bu durumda indirimden faydalanma hakkı elde etmiş oluyorsunuz ve bin 384 lira yerine bir alt kademe olan 893 lira vergi ödemeniz gerekiyor. Kazancınız da 491 lirayı buluyor. Söz konusu indirim, tüm araçlar için geçerli olduğu için, araç sahiplerinin 2005 yılından itibaren bu hesaplamayı yapması gerekiyor.
İndirimden nasıl yararlanılıyor?
Maliye Bakanlığı, araçların kasko değerlerini hesaplamadığı için, dilekçe vermeden hiçbir aracın vergisinde indirime gitmiyor. Vergiler, yaş ve silindir hacmi dikkate alınarak yapılan sınıflardan ödenmeye devam ediliyor. İndirimden yararlanmak için şu yolu izlemeniz gerekiyor:
• Öncelikle aracınızın kasko değerini sigortanızdan öğrenin.
• Kasko değerinin yüzde 5’ini hesaplayın.
• Çıkan sonuç, ödediğiniz yıllık MTV’den yüksek çıkıyorsa, fazladan ödeme yapmışsınız demektir.
• Bu işlemin ardından, sigorta şirketinizden aldığınız kasko formu ile birlikte vergi dairesine giderek, düzeltme dilekçesi vereceksiniz.
• Bu haktan, aracını kasko yaptırmayanlar da yararlanabilecekler.
Elektrikli otoya teşvik çalışmasında otomotivciler de söz sahibi olacak
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, elektrikli otomobiller için sektör temsilcilerini Ekonomik Koordinasyon Kurulu’na (EKK) davet edeceklerini belirterek, “Otomotiv sektörü strateji belgesine son şeklini vereceğiz” dedi. Otomotiv sektöründe 2013 dönemine kadar hangi adımların atılmasına dair çalışmayı EKK’da netleştireceklerini bildiren Ergün “Elektrikli araçlara yönelik bazı teşvikler Strateji Belgesi’nde yer alacak. Vergi teşvikleri gibi teşvikler, şarj istasyonun oluşturulması, teknolojinin geliştirilmesi için Ar-Ge teşvikleri, bu alanda çalışacak personelin istihdamı ile ilgili teşvikler de belgede yer alacak” dedi.
Elektrikli araçların kullanımıyla ilgili yeni bir vergi modeli oluşturmak gerekeceğine değinen Bakan Ergün, bu vergi modelinin oluşturulmasında Maliye Bakanlığı ile birlikte çalışacaklarını dile getirdi.
Vergide fazla ödeme hangi modellerde?
Daha önce birçok kez araç sahiplerine, fazla ödeme konusunda uyarıda bulunan Tüketiciler Birliği, bu kapsamda fazla vergi ödeyen araçları tespit etti. İşte o araçlardan bazıları:
ALFA ROMEO 159 3.2V6: 2006-2010 yılları arası
AUDI A6 4.2FSI:
2007-2010 yılları arası
BMW X5 4.8:
2008-2209 yılları
Ford Explorer 4.0:
2008-2010 yılları arası
Honda Acura MDX:
2005-2009 yılları arası
Hyundai Sonata 2.4 GLS: 2008 yılı
KİA Opirus 3.8 GL:
2007-201 yılları arası
Opel Vectra 3.2 GTS: 2005-2010 yılları arası
Renault Megane HB Dynamıque 2.0:
2005-2009 yıları arası
Toyata Land Cruıser
D-4D:
2008-2010 yıllara arası
Kaynak:Star
İşte Türkiye’nin Yeni Savaş Uçağı
Türkiye’nin yeni savaş uçağı olan F35 Lightning II 2015 yılı itibariyle F16lar’ın yerini alacak.
Dikey inip kalkabilen F35 Lightning II, ABD ve Türk hava kuvvetlerinin belkemiğini oluşturacak.
Lockheed Martin Corp tarafından geliştirilen F35 Lightning II, ABD’nin en son insanlı savaş uçağı projesi. ABD ve İngiltere ile birlikte Türkiye de savaş uçağı filosunu zaman içinde bu uçakla değiştirecek.
F35 Lightning II, ABD’nin deniz ve hava kuvvetlerindeki F-16, A-10, F/A-18 (yeni olan E/F “Super Hornet” varyantları hariç), İngiltere ise AV-8B Harrier’ları bu uçak ile değiştirecek. Pentagon’un toplam 2 bin 400 adet satın alacağı uçak, dikey kalkış ve iniş haricinde, hızını saatte 135 km/saate kadar düşürerek çok kısa mesafede de iniş ve kalkış yapabiliyor.
Uçağın üretim projesinde Türkiye ile birlikte 9 ülke yer alıyor ve toplam 11 milyar dolarlık bir yatırım maliyeti öngörülüyor. Bu ülkeler ABD, Britanya, İtalya, Hollanda, Türkiye, Kanada, Avustralya, Danimarka ve Norveç.
Kaynak:Milliyet
Borsa Uçuşa Geçti!
Borsa uçuşa geçti, zincirleme rekor kırdı. İMKB 60 bin 112 puanla tarihinin en yüksek seviyesini gördü.
Gelişmekte olan ülkelere net bir para akışının olduğunu ifade eden uzmanlar, İMKB’ye de para girişinin olduğuna ve endeksin yükseldiğine işaret ediyorlar.
Borsadaki yükseliş dolar üzerinde de baskı yaratıyor. Dolar, açılıştan itibaren gelen satışlarla 1.5280 TL”ye geriledi. Dolar böylece 14 Mayıs’tan bu yana en düşük seviyesini gördü.
Orion Investment Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar yaptığı açıklamada, yükselişin devam edecek gibi gözüktüğüne dikkat çekerek, “Yeni rekorlar gelebilir” dedi.
Borsaya iyi bir para girişi olduğunu anlatan Salar, şöyle devam etti:
“Şu anda bilanço dönemine girdik ve özellikle banka bilançolarına yönelik beklentiler olumlu. Bu nedenle bankacılık hisselerinde pozisyon alınıyor. Zaten yükselişin motoru da mali sektör. Sanayi tarafında önemli bir hareket yaşanmıyor.
Borsanın nereye kadar gideceğini para girişinin şiddeti belirleyecek. O nedenle yeni rekorlar bekliyoruz ancak bir seviye vermek zor.”
Salar, Ağustos ortasından itibaren ise piyasada bir kar realizasyonu yaşanabileceğini belirterek yatırımcıları uyardı.
Kaynak:Milliyet
Çin’de Durum Kötüye Gidiyor
Çin’de durum kötüye gidiyor. Şimdi de Çinli tekstil şirketleri tehlikede!
Çin Ulusal Tekstil ve Konfeksiyon Konseyi Başkan Yardımcısı Gao Yong, yerli tekstil firmalarının yüzde 3-5 arasında değişen kar oranlarının yüenin değerlenmesi baskısıyla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
Gao, China Daily gazetesinde yer alan açıklamasında, yüenin değer kazanmasını ham madde ve iş gücü fiyatlarının artmasına yol açacağına işaret etti.
Gazetenin haberinde “hükümetin mart ayında yüen baskısı” denediği ve bunun yüenin yüzde 1 oranında değer kazanması durumunda emek yoğun tekstil işletmelerinin karının yüzde 1 düştüğünü gösterdiği kaydedilerek, yüenin büyük oranda değerlenmesinin milyonlarca kişinin işine mal olabileceği uyarısı yapıldı.
Çin Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre Çin tekstil endüstrisinde 20 milyon kişi istihdam ediliyor. Pamuk ekiminde ise 140 milyon kişi çalışıyor.
Çinli ekonomist Can Bing, yüenin 2005-2008 döneminde dolar karşısında yüzde 21 değer kazandığını hatırlatarak, bunun Çin tekstil ürünlerinin fiyatının artmasına ve Vietnam, Endonezya gibi Güneydoğu Asya ülkelerinin ürünleri karşısındaki fiyat avantajını kaybetmesine yol açtığını savundu.
Bing, “Zaten ücretlerdeki memnuniyetsilikten dolayı işçi giderlerinin artması riskiyle karşı karşıya bulunan Çinli tekstil işletmelerinin yüenin değerlenmesiyle daha kötü duruma düşeceklerini” söyledi.
Alıntıdır
Belçika Türkiye’ye Destek Verecek Mi?
Belçika gelecek ay Avrupa Birliği dönem başkanlığını İspanya’dan devralmaya hazırlanıyor. Belçika, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda ise ilişkilerin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
Belçika’nın AB daimi temsilcisi Jean de Ruyt, “Türkiye ile başlattığımız katılım müzakerelerini devam ettirmek zorundayız. Müzakereleri ilerletmek için, yeni fasıllarda müzakereleri başlatmak için elimizden gelen çabayı gösterme konusunda kararlıyız” diye konuştu.
Türkiye’nin katılım müzakerelerinde çok hızlı ilerleme sağlayamayacaklarının farkında olduklarını belirten Jean de Ruyt, “Çünkü Türkiye de bunun için gereken yasal düzenlemeleri TBMM’den hızlı geçirmiyor” dedi.
Belçika’nın Türkiye’nin katılım sürecinin canlı tutulmasına büyük önem verdiğini vurgulayan de Ruyt, “Siyasi engeller olsa da Türkiye ile müzakereleri durduramayız. Devam etmemiz gerekiyor ve bunun için ne gerekiyorsa yapacağız” ifadesini kullandı.
Belçika’nın AB Daimi Temsilcisi de Ruyt, “Türkiye dünyadaki konumunu ilerletti. O halde AB dünyanın geri kalanıyla ilişkilerini yeniden dengelerken Türkiye de bu sürecin parçası olacak. Bunun için dış politikayı ilgilendiren birçok neden var” diye konuştu.
AB dışişleri bakanlarının, Türkiye dahil “gelişen güçlerin olduğu yeni dünyada AB’nin rolünü yeniden tanımlamak için” eylül ayında toplanacağını anlatan Jean de Ruyt, “Artık çok kutuplu bir dünya var. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Eylül ayındaki toplantının ana gündem maddesi bu olacak. Çin, Hindistan gibi gelişen ülkelerle 10 yıl önce tanımlanmış ilişkilere dayanarak devam edemeyiz, kesinlikle ilişkilerimizi yeniden tanımlamalıyız” dedi.
Kaynak: Milliyet
“2038′De Durum Kötü”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor. Erdoğan, “Eğer böyle giderse 2038’de durum kötü. Düzeltmemiz lazım” diyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üç çocuk” önerisi bir adım daha ilerledi. Erdoğan, şimdi de çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor.
Erdoğan, “Türkiye’nin şu anda nüfus artış hızına baktığımız zaman bir rivayete göre 1.5, bir rivayete göre 1.8. Bu demektir ki bu milletin nüfusu yaşlanıyor. Biz ise şu anda genç nüfusla övünüyoruz. Onun için bunun 2.5’un üzerinde olması lazım. En azından 2.5 olmalı ki mevcut durum korunsun. Dünyada geçmişte ‘doğum kontrolü’ diyenler, ‘nüfus planlaması’ diyenler, şu anda ‘yandık’ diyorlar ve üste para veriyorlar. Ama nüfus artmıyor. Artık kötü alışkanlıklar başladı. Biz de şimdiden diyoruz ki bir yanlışlık başladı. Eğer böyle giderse 2038’de durumumuz kötü. Bu durumu düzeltmemiz lazım. Bir Başbakan olarak bunu söylüyorum. Belki ödül de koyarız bu işe belli olmaz. Çünkü bu işi başarmamız lazım”. diyor.
Erdoğan’ın bu açıklamaları, 2010 Ocak ayında kendisine sunulan bir rapordaki bilgileri akla getirdi. Bu raporda dünyadaki örneklere göre, nufus artış hızı yüzde 2’nin altına düşerse trend tersine çevrilemez hale geliyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin nüfus artış hızı 2020’de yüzde 0,8’e, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023’te yüzde 0,7’ye, 2030’da yüzde 0,5’e 2035’te yüzde 0,3’e gerileyecek.
2040 yılına gelindiğinde Türkiye nüfusu yüzde 0,2’lik artış hızıyla 88 milyon 629 bin kişi olacak. 2046’da nüfus artış hızı hemen hemen sıfır seviyesine düşecek ve 89 milyon 165 kişi olacak. Türkiye nüfusu 2047’den itibaren ise gerileyecek. 2047 yılında nüfus artış hızı eksi yüzde 0,00052’ye düşecek ve ülke nüfusu 89 milyon 161 kişiye inecek.
Avrupa’da:
* Almanya’da devlet ilk 2 çocuk için ayda 184 euro’luk ödenek veriyor, 3’üncü çocuk için ayda 194 euro, 3 çocuktan sonra ise her çocuk için 215 euro veriliyor. Kindergeld (çocuk parası); 18 yaş altı, eğitim gören 25 yaş altı, işi olmayan 21 yaş altı ya da işi olmayan ve mesleki eğitimini tamamlamamış 25 yaş altı çocuklara veriliyor.
* Fransa’da 2 çocuklu ailelere ayda 123.92 euro, 3 çocuklu ailelere 282.70 euro, sonraki her çocuk için 158.78 euro veriliyor. Buna ek olarak, birden fazla çocuklu ailelere, 11-16 arası yaştaki her çocuk için 34.86 euro, 16 yaşından büyük her çocuk içinse 61.96 euro ek yardım veriliyor.
* Belçika’da ilk çocuk için 83.40 euro, ikinci çocuk için 154.33 euro, üçüncü ve onu izleyen her çocuk için 230.42 euro aylık ödeme yapılıyor.
* Danimarka’da ise 1 çocuğu olan ailelere 3 ayda bir 1239 kron (333 TL), 2 veya daha fazla çocuğu olanlara ise 1597 kron (429 TL) veriliyor. Buna ek olarak 0-2 yaşları arasındaki çocuklar için 3 ayda bir 4 bin 247 kron (1143 TL), 3-6 yaşları arasındakiler için 3362 kron (904 TL) ve 7-17 yaşları arasındakiler için 2645 kron (711 TL) ödeniyor.
Piyasalardaki Son Durum
Piyasalar başını aldı, gidiyor, kimse dur diyemiyor! IMF ve Avrupa Birliği önlem paketinde anlaşınca piyasalarda olumlu havanın rüzgarı esmeye başladı. İstanbul serbest piyasasında dolar 1,51′e kadar geriledi, İMKB’de ise artış 3000 puanı geçti.
Avrupa Birliği ve IMF ekonomik krize çözüm paketi için 720 -750 milyar euroluk paket üzerinde anlaştı. Buna göre Euro Bölgesi ülkeleri direkt olarak 440 milyar Euro, diğer AB ülkeleri ödemeler dengesi fonu üzerinden 60 milyar Euro, IMF 220-250 milyar Euro destek verecek. Avrupa MB ise ülke tahvillerinde alım yapacağını açıkladı. Ayrıca Fed´in de desteğiyle piyasalara dolar likiditesi verilecek. Önlemler paketi sayesinde Euro/dolar 1.25´den 1.30′a çıkarken, borsalarda ise olumlu hava yaşanıyor.
Hafta sonu piyasalarda neler oldu?
Hafta sonu AB cephesinden gelen açıklamalar ve krize karşı atılacak olası adımlar üzerine yapılan spekülasyonlar ile geçti. Bu adımların ne olacağı nihayet bu sabahın ilk saatlerinde belli oldu. Bir yandan krize karşı oluşturulan yaklaşık 1 trilyon dolar tutarındaki önlem paketi, diğer yandan Avrupa Merkez Bankası’nın büyük miktarda tahvil alım planı, mali piyasalardaki panik havasını gidereceğe benziyor. Bu haberin ardından Cuma günü 1.26-1.27 civarında hareket eden EURUSD paritesinin 1.30 seviyesine yükseldiği, hisse senedi piyasalarında toparlanma olduğu (MSCI Asya-Pasifik endeksi %1,2 yukarıda işlem görürken ABD hisse senedi futureları %3’e yakın artıda işlem görüyor) görülüyor.
Türk mali piyasaları da panik havasının dağılmasına olumlu tepki vermiş durumda. Cuma kapanışta 1.57’den işlem gören USDTRY kuru bu sabah 1.51 civarında hareket ediyor.
Bugün yurt dışı piyasalarda Almanya dış ticaret rakamları ve İngiltere faiz kararı dışında gündemde önemli bir veri bulunmuyor. Türkiye’de ise Mart ayı sanayi üretim rakamları yakından izlenebilir.
Piyasalarda son durum:
İstanbul menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Ulusal 100 Endeksi’ndeki artış 3 bin puanı geçti. Haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlayan bileşik endeks, yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Endeks, saat 10.40 itibari ile 3.113,66 puanlık artışla 55.800,63 puan seviyesinde işlem görüyor. Bu değer itibarıyla hisseler yaklaşık yüzde 6 değer kazanırken, işlem hacmi de 800 milyon lirayı geçti.
Yabancı yatırımcıların İstanbul Menkul Kıymetler Borsasındaki (İMKB) payı, önceki haftaya göre azalarak yüzde 65,78’e geriledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 8 Mayıs 2010 tarihinde yabancıların hisse adedi bakımından borsadaki payı yüzde 53,33 olurken, piyasa değeri açısından payı ise yüzde 65,78 olarak gerçekleşti.
Yabancılar, bu tarih itibariyle 15 milyar 316 milyon 700 bin 200 adet hisse ile toplam 84 milyar 883 milyon 652 bin 888 lira tutarında piyasa değerini ellerinde bulundurdu. Yabancıların 29 Nisan 2010 tarihinde İMKB’deki payı yüzde 65,98 seviyesindeydi.
ABD Doları, geçen hafta cuma günkü yükselişinin ardından, bugün 1,5100 lira seviyelerine geriledi.
Dolar Kotasyonları
Bankalararası piyasada dolar kotasyonlarında alışta en düşük fiyat 1,5120 lira, en yüksek fiyat 1,5150 lira, satışta en düşük fiyat 1,5190 lira, en yüksek fiyat 1,5215 lira düzeyinde bulunuyor.
Parite
Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,3034, sterlin-dolar paritesi 1,4915, yen-dolar paritesi ise 93,32 düzeyinde seyrediyor.
Asya’da Tokyo Borsası, Avrupa Birliğinin Avro Bölgesi ülkelerine yönelik geniş kapsamlı yardım planının etkisiyle günü yükselişle tamamladı. Japonya’da Tokyo Borsasının temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,60 (166,11 puan) değer kazanarak, 10.530,70 puana yükseldi. Öte yandan Asya’da Hong Kong Borsası yüzde 1,34, Avustralya Borsası yüzde 2,55, Hindistan Borsası yüzde 2,08 oranında değer kazandı.
Paris Borsası yüzde 5,59, Lizbon Borsası yüzde 7,51, Milano Borsa yüzde 6, Amsterdam Borsası yüzde 3,3, Londra Borsası yüzde 3,34, Frankfurt Borsası yüzde 2,91, Madrid Borsası yüzde yüzde 9, Brüksel Borsası yüzde 6, İsviçre Borsası yüzde 2,43, Atina borsası ise yüzde 7,63 oranında değer kazandı.
Euro Düşüyor, Dolar Yükseliyor!
Euro düşüyor, dolar yükseliyor. Dolar yaklaşık 40 gün sonra 1,5500 lira’yı gördü.
Euro ABD Dolar’ı karşısında direnemiyor. Euro dün itibari ile 1.282’ye kadar geriledi. ABD Dolar’ı ise 1,5500 üstünde.
Dolar, açılışın hemen ardından bankalararası piyasa ve İstanbul serbest piyasada alışta ve satışta 1,5400’ün üstüne çıktı. Dün alışta 1,5250, satışta 1,5300 liranın üstünde kapanan dolar 1,5350 liradan güne başladı. Kısa bir süre sonra serbest piyasada 1,5400 seviyesine yükselen dolar saat 10.00 itibariyle bankalararası piyasada alışta 1,5370-1,5410 lira, satışta ise 1,5450-1,5470 lira seviyelerinde bulunuyor.
İstanbul serbest piyasada da dolar alışta 1,5380, satışta 1,5480 liradan işlem görüyor. Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,2754, sterlin-dolar paritesi 1,5049, yen-dolar paritesi ise 93,35 düzeyinde seyrediyor.
Yunanistan’a ilişkin sorunların diğer Euro Bölgesi ülkelerine yayılacağı endişesiyle Euro’daki değer kaybı sürüyor. Euro, dolar karşısında 1,2754’le son 14 ayın en düşük seviyesini gördü. Euro’nun değer kaybında Yunanistan’ın ekonomik önlemleri uygulayamayacağı endişesi de etkili oluyor.
Tokyo Menkul Kıymetler Borsası da keskin düşüşle kapandı. Nikkei Endeksi, yüzde 3,27 oranında değer kaybederek 10,695,69 puana geriledi. Yunanistan’daki ekonomik krizin, diğer Avrupa ülkelerine de sıçrama riski nedeniyle, Güney Kore Borsası yüzde 2,4, Hong Kong Borsası yüzde 1,1, Avustralya Borsası yüzde 2,2 değer kaybederken, Singapur, Tayvan, Hindistan, Endonezya, Tayland ve Çin borsaları da değer kaybetti.
New York menkul kıymetler borsası, günü düşüşle kapayanlardan. Dow Jones sanayi endeksi 59,94 puan düşüşle 10.866,83’den, Nasdaq bileşik endeksi 21,96 puan düşüşle 2.402,29’dan kapandı.
Hedef Altın Mı?
Morgan Stanley, Yunanistan’da yaşanan krizin Avrupa geneline yayılabileceği endişelerinin yatırımcıları güvenilir bir liman olarak altına yöneltebileceğini ve altının daha önce gördüğü rekor seviyeleri yeniden test edebileceği ifade edildi.
Morgan Stanley analistlerinin dün kendi müşterilerine yönelik olarak hazırladıkları raporda “Bulaşma korkuları sürüp giderken, altın iyi bir destek bulacaktır. Bizim beklentimiz altının 2009 Aralık ayı içinde gördüğü 1200 doların üzerindeki rekor seviyeleri yeniden test etmesi yönünde oluşuyor” ifadeleri yer aldı.





