Hediye Kasketi Takmadı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ziyaret ettiği Fethiye’de kendisine kasket hediye edildi, Başbakan hediye kasketi takmadı ve “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedi.
Başbakan Erdoğan, aralarında huzurevi, hastane ek hizmet binaları, sulama barajları, yangın kuleleri, yeni derslikler ve okulların bulunduğu 33 tesisin toplu açılışını gerçekleştirmek için Muğla’nın Fethiye İlçesi’ne geldi. Başbakan Erdoğan’ın gezisine ’ucube’ tartışması nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifa çağrısında bulunduğu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Çevre ve Orman Bakanı eşlik etti.
Fethiye Cumhuriyet Meydanı’nda yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı toplu açılış törenindeki konuşmasına Başbakan Erdoğan, açılış yapılan tesisleri tek tek sayarak başladı ve “Bir çeşme açılış töreni yapmıyoruz ha. Gördüğünüz gibi toplu bir açılış töreni yapıyoruz. Yetişemiyoruz onun için toplu açılış törenleri yapıyoruz. Çünkü zamanla yarışmak durumundayız” dedi.
AK Parti olarak bir ülkü ile yola çıktıklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Yola çıktığımız andan itibaren, 73 milyonun tamanının hükümetiyiz. Biz 780 bin kilometrekare doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle tüm Türkiye’nin efendisi değil, hizmetkarıyız. Bizim için 73 milyon birdir. Bizim için Türkiye’nin her bir köşesi birdir” diye konuştu.
Türkiye’de istismar siyaseti yapan ve siyasetini istismar üzerine inşa eden partiler olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, isim vermeden tüm siyasi partileri eleştirdi ama en ağır sözleri CHP içi sarf etti. Erdoğan, “Bir parti çıkıyor benim Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşımın hissiyatını istismar gayreti içine giriyor. Bir başkanı çıkıyor, benim Batı’daki, Ege’deki kardeşimin hissiyatını istismar etmenin gayreti içine giriyor. Bir başkası çıkıyor sahil şeridini, Trakya’yı istismar ederek ayakta kalmanın mücadelesi içine giriyor” diye konuştu.
Kendilerini istismar siyaseti üzerinden var eden siyasi partilerin Türkiye’nin geleceği için ne söylediklerini Fethiyelilere soran Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve bu sorulara öyle cevap veren muhalefet Türkiye’nin geleceği için ne söylüyor? Ne istikrar veya ne istiyor? İstikrar mı vaadediyor, güven mi taahhüt ediyor, daha fazla özgürlük mü istiyor, daha yüksek standartlarda demokrasi sözü mü veriyor? Milli geliri hangi rakama çıkarmayı hedefliyor. Enflasyonu hangi rakama düşürmeyi planlıyor? Üretimi daha fazla arttırmak, istihdamı arttırmak için hangi gerçekçi projeyi öneriyor? Ne diyor? ’Ev hanımlarının hepsine asgari ücret vereceğim’ diyor. İnandınız mı? İnanmak mümkün mü? Ne olacak, her zaman söylüyorum, kusura bakmayın, bekara karı boşamak kolaydır.”
Bugün muhalefette bulunan partilerin ne zaman iktidarın köşesinden, kenarından tutsalar hazineyi boşaltıklarını ileri sürerek konuşmasına devam aden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlara benim sevgili milletim hiçbir zaman tek başına iktidar vermedi. Kenarından, köşesinden tuttular, ondan sonra da iflas” dedi.
Başbakan Erdoğan bugün Türkiye’nin ihracatta ve turizmde çok önemli adımlar attığını söyledi. Gönlün her zaman herşeyi en güzeliyle tamamlamak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, “Ekonomik olarak, demokrasi olarak dünyanın bir numaralı ülkesi şu anda Amerika. Gerçekçi olacağız. Sevgili kardeşlerim, şu anda Amerika’da işsizlik katladı mı, katladı. Ama dikkat edin bizde gerileme başladı. Daha iyiye gidiyoruz. Ama ben size pembe dünya vadedemem ki. Sizi yalanlarla aldatam ki. Benim kitabımda, partimin kitabında adatma yok. Gerçekçi olacağız, ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız” diyerek konuşmasına devam etti.
AK Parti hükümetinin görevde bulunduğu süre içinde ekonomi alanında yaşanan iyileşmeleri rakamlarla anlatan Erdoğan, “Şimdi hedef 2023’te inşallah kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacak. Hedefimiz bu. Bunu gerçekleştireceğiz. Türkiye dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yerini alacak” dedi. 8 yıl içinde Türkiye’ye gelen turist sayının 13 milyondan 29 milyona yükseldiğinin altını çizerek konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
“Şehirlerimiz, köylerimiz, yollarımız, enerji, altyapı, suları, şebekesi için bu muhalefet neler düşünüyor? Var mı bir düşüncesi? Dış politikada bunların vizyonu var mı? Ekonomide hedefi ne? İstikrar ortamı ve güven ortamının muhafazası adına planı programı, projesi, siyaseti? İşte bunlar siyasetin zor soruları. Ama bunlara cevapları var mı? Yok. Bu sorulara cevap üretemeyenler işin kolayına kaçıyor. ’At ne olacak, tutmasa da olur’ diyor. At. ’Olur ya belki tutar’. Hedef bu. İşin kolayına kaçıyorlar. İstismar üretmenin, hassasiyetleri kaşımanın, toplumu birbirine karşı kışkırtmanın, iftira siyasetinin peşine düşüyorlar. Türkiye’yi renklere ayırıyorlar. Türkiye’yi renklere ayırarak bu ülkeye en büyük kötülüğü, en büyük haksızlığı yapıyorlar. Açık açık söylüyorum, televizyonlarda, bu yandaş ve candaş medyada 8 yıl boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına karışmayan iktidarımıza karşı acayip bir kampanya var. İstedikleri kadar kampanya yapsınlar, işte millet burada. Ak Parti’nin rotasını candaş ve yandaş medya çizmedi, milleti çizdi. Milletle yürüyoruz, onlarda candaş ve yandaş medyaya yürüyorlar. Hayır ola yürüsünler. Herkesin yaşam tarzı, giyimi kuşamı, yeme içmesi, inancı, ibadet özgürlüğü, ifade özgürlüğü bizim teminatımız altındadır. Biz ne bunlara müdahale ettik ne müdahale edilmesine müsaade ettik.”
Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir siyasi parti, Doğu’da, Güneydoğu’da nasıl oradaki acılı annelerin, ailelerin, oradaki yoksulluğun, sorunları istismar ederek politika yapmaya çalışıyorsa, öbür muhalefet de ülkenin başka bölgelerinde şehitlerimizi istismar ederek milli duyguları istismar ederek, korku yayarak, sanal tehditlerle korkutarak politika yapmaya çalışıyor. Bunların derdi Türkiye’nin sorunları çözülmesin. Çözülmesin ki biz ayakta kalalım. İşte onun için kışkırtıyor ve tahrik ediyorlar. Onun için çirkin bir dil, yalan ve iftira ile üzerimize geliyorlar.”
Son günlerde tartışılan ve onayda bekleyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (TAPDK) alkol satışını düzenleyen yönetmeliğiyle Avrupa Birliği ve Amerika’da var olan düzenlemelerin Türkiye’de de uygulanmak istendiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, herhangi bir yasaklamanın söz konusu olmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan, yönetmeliği, “Gazeteyi açtığınız zaman şunu göreceksiniz bir trafik kazası 2 ölü 1 yaralı. Çünkü alkollü şoför kırmızıda geçiyor ve diğer araca vuruyor. Bunun bedelini alkol kullanmayan bir vatandaşım, hayatıyla ödemeye mahkum mu ya? Niye buna karşı biz tedbir almayalım. Yapılan bu” sözleriyle savundu.
Sigara kullanımına karşı başlatılan ’dumansız hava sahası’ projesiyle de benzer eleştirilerin hedefi haline getirildiklerini savunan Erdoğan, şöyle devam etti: “Anayasa’nın da amir hükmü. Anayasa diyor ki; devlet bütün gençliğe zararlı olan bu tür şeylerden, alkollü içkilerden, kumardan, bütün kötü alışkanlıklardan halkını korur, diyor. Gençliğini korur, diyor. Biz anayasal görevimizi yapıyoruz, beyler bundan rahatsız oluyor. Ve hemen işi getiriyorlar, ’işte bunlar bak şeriata geçiyor.’ İnsaf ya. Biraz kendine çeki düzen ver. Ağzı olan konuşuyor.”
Ak Parti’in rotasını milletin çizdiğini belirterek konuşmasını sürdüren Başbakan Erdoğan, muhalefete yönelik eleştirilerine, “Bu partinin rotasını millet çiziyor. Bunlar ne derse desin, televizyonlarda gazetelerde yazsınlar çizsinler. Biz partimizi kurarken muhafazakar demokrat parti olarak kurduk, halkımızla yola çıktık. Bizi en son yüzde 47 ile iktidar yaptınız. İnanıyorum ki, Haziran’da inşallah yeni bir Anayasa’yı kurmak, yeni bir Anayasa’yı inşa etmek üzere, daha ileri demokrasi ve özgürlükler için bunu siz yapacaksınız. Onun için tahrik siyasetine, korkutma siyasetine, kışkırtma siyasetine gereken dersi vereceksiniz” sözleriyle devam etti.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun RTÜK yasası nedeniyle dile getirdiği eleştirilerin ölçüsüz ve nezaketsiz biçimde gerçekleştiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun “Padişah mısın kardeşim sen, bu yetkiyi nereden alıyorsun?” sözleriyle eleştirdiği RÜTK yasasında sözü edilen maddenin 1994 yılında SHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde yasaya girdiğini savunan Başbakan Erdoğan, “Asıl mimarının kendi partisi olduğundan haberi yok. Secaat arz edecek ama aslında sirkatin söylüyor. Çamur at. Tutmazsa da izi kalır. Kağıthane’nin adını unutup Kağıttepe derseniz böyle olur. İstanbul’da böyle bir ilçe yok, bir de buradan başkan adayı oldunuz” diye konuştu.
AK Parti iktidarının Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yıldönümü 2023’e ilişkin projelerin satır başlarını Fethiyelerle paylaşarak konuşmayı sürdüren Başbakan Erdoğan, “Projelerimizi seçim dönemleriyle sınırlandırmıyoruz. Biz bu ülke için, bu millet için daha derin hedeflerin, projeksiyonların peşindeyiz. Şimdi projelerimizin menzilinde Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı, 2023 yatıyor. Diğer siyasi partilerden böyle bir şey duydunuz mu? Onların böyle bir projeksiyonu yok. Biz 2023 dedik ya 2050 derlerse şaşmayın, diyebilirler?” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın konuşması bu arada dinleyicilerin il olma talepleriyle kesildi.
Plaka şeklinde yazılmış “82 RTE 01″ yazısını görünce gülümseyen Başbakan Erdoğan, “Haa, dur şimdi” dedi ve Fethiye’yi il yapmayı düşünmediklerini açıkladı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Değerli kardeşlerim, ne dedim ben size, ne aldatan olacağız, ne aldanan. Bizden önce bir çok iktidarlar geldi. Bir ilçe bakıyorsunuz ki şehir olabilmesi için hiçbir altyapısı yok, tutmuşlar il yapmışlar. Birbirinden kopuk. Ben diyorum ki mesele bir ilçenin il olması değil. Kaymakam yerine valinin gelmesi değil. Emniyet müdürü şimd ide var, devlet adına kaymakam da var. Şimdi mesele nedir? Mesele buraya hizmetin dört dörtlük gelmesidir. Mesele burasının en modern şehir anlayışıyla donanımıdır. Bu yapılıyorsa mesele bitmiştir. Alanya, Finike, Fethiye ’Bizi şehir yapın’ diyor. Manisa’da Turgutlu ’Bizi şehir yapın’ diyor. O zaman Türkiye’de şehir bolluğunu getireceği bedelin ne olacağının hesabını iyi yapın, ona göre konuşun. Biz iyi yapıyoruz merak etmeyin. Biz sizi hizmetten mahrum etmedik, etmeyeceğiz.”
Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından beraberinde Fethiye’ye gelen 4 bakanla birlikte 33 tesinin açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, açılışın ardından Fethiye Kaymakamlığı’na yürüyerek geçti. Yolda çocuklara oyuncak, diş macunu ve diş fırçası takımı hediye eden Başbakan Erdoğan’a kaymakamlık önünde Muğla’nın içinde çarık, yün çorap, eldiven, kaşkol ve kasketten oluşan yöresel kıyafet hediye edildi. Erdoğan, bir vatandaşın başına taktığı yöresel kasketi ise, “Ben Kılıçdaroğlu muyum?” dedikten sonra çıkardı. Kasketi elinde tutan Başbakan Erdoğan, kaymakamlık ziyaretinin ardından ilçeden ayrıldı.
Kaynak:Milliyet
Şirket İflas Etti, Turistler Geri Dönüyor
Gold Trail Holidays adlı İngiliz seyahat acentesi iflas edince Dalaman, Sarıgerme, Köyceğiz, Datça, Fethiye ve Marmaris’e gelen 18 bin turist geri dönmek zorunda kaldı.
İngiliz Sivil Havacılık Kurumu’ndan yapılan açıklamada, şirketin uzun süredir mali sıkıntı içinde olduğu belirtildi. Güney Ege’de bulunan turistik merkezlerdeki küçük çaplı apart ile otellere ‘Ekonomik paket’ adı altında her yıl 20 bine yakın turist getiren ve uçak kaldıran Gold Trail Holidays şirketi ise dün gece çalıştığı işletmelere faks gönderdi. Şirket Sorumlusu Özlem Erdinç imzalı gönderilen faksta, iflastan sözedilmezken, şirketin devredildiği bilgisine yer verildi. Faksta, şöyle denildi: “Gold Trail Holidays firması olarak faaliyet göstermekte olan İngiltere menşeli tur operatörümüz 16 Temmuz 2010 tarihi itibari ile sivil hava yolları tarafından devralınmıştır. Mevcut duruma istinaden siz partnerlerimizin bilgilendirilmesi bizim için bir borç niteliği taşımaktadır. Sorularınız ve bildiğiniz ölçüde yanıtlarınız için Batumlu Turizm Marmaris ofisimiz normal çalışma saatlerinde ve tam kadro olarak mesai yapmaya devam edecektir. 16 Temmuz 2010 tarihinden itibaren Gold Trail Holidays firmasına ait konaklama ve konaklama bedelleri mevcut tur operatörünün sivil havacılık tarafından devir alınması nedeniyle karşılanmayacaktır. Hiçbir konaklama bedeli aynı zamanda Batumlu Turizm tarafından karşılanmayacaktır. 16 Temmuz 2010 tarihinden önceki dönemlerde konaklama bedelleri ile ilgili olarak elbette sizlerle irtibat halinde olunacaktır. Fakat İngiltere Sivil Havacılık teşkilatı ile de irtibata geçmeniz mümkündür. Bu konuda gerekli adres ve iletişim numaraları konusunda Batumlu Turizm ekibi olarak yardımcı olunacaktır. Tesislerinizde konaklayan misafirlerin uçuşları ve operasyonları Batumlu Turizm Türkiye menşeli firmamız tarafından yapılamayacak, karşılanmayacaktır. Havalimanı transferleri isteyen her misafirimiz için ücretini yerel ödemesi doğrultusunda gerçekleşecektir.” Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı İlhan Açıkgöz de konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, 18 bin turistin sıkıntı çekmeden ülkesine dönebilmesi için gerekli önlemleri aldıklarını söyledi. Açıkgöz, “Kriz masası oluşturarak, turistlerin sıkıntı çekmeden ülkemizden ayrılmasına çalışıyoruz. Marmaris, Datça, Dalaman, Köyceğiz, Sarıgerme, Dalyan gibi turistik şehirlerde kalan 18 bin turist paraları ödenerek uçaklarla ülkelerine gönderiliyor. İngiliz sivil havacılık teşkilatı tarafından ödenen bu paralar şu an tatilini geçiren vatandaşlar için geçerlidir” dedi. Açıkgöz, tatilleri devam eden turistlerin ise son güne kadar kalabileceklerini belirterek, “Tatilleri bittiği anda karayolu ile Dalaman Havalimanı’na ücretsiz getirilerek uçakla ülkelerine gönderilecekler” dedi.
Açıkgöz, bu şirketin Yunanistan’a da turist getirdiğini belirterek, oradaki sayının da 3 bin olduğunu ifade etti.
Alıntıdır
İşte Türkiye’nin En İyi 10 Plajı!
İngiliz gazete The Guardian Türkiye’nin en iyi on plajını belirledi. İşte Türkiye’nin en iyi 10 plajı!
1.Ovabükü: Çevresindeki küçük lokanta ve pansiyonlarıyla birlikte plajının parlayan çakıl taşlarıyla Ovabükü, Datça yarımadasına gizlenmiş üç koydan en güzeli.
2.Kelebekler Vadisi: İki yüksek kayalığın arasında kalan, çoğu ziyaretçisinin Fethiye ve Ölüdeniz’den kalkan teknelerle ulaştığı vadide elektrik, yol ve inşaat bulunmuyor ancak kamp yapmak serbest.
3.Amos: Bozburun yarımadasındaki iki tatil köyünün arasına gizlenmiş küçük bir koy olan Amos, ahşap şezlonglarının arasına çakıl taşları dağılmış plajıyla, Marmaris’in ışıklarına rağmen koy boyunca uzanan bozulmamış bir güzelliğe sahip.
4.Gemiler: Ölüdeniz’in yakınında bu kadar sessiz bir yer olduğuna inanmanın güç olmasına rağmen Gemiler, etrafı çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili olup taze mezeler ile soğuk bira sunan birkaç güzel restoranıyla sessiz sakin bir koy.
5.Çıralı: Ağaç evleriyle ünlü Olimpos’un hemen ilerisinde bulunan Çıralı’nın, caretta carettalar için 3kmlik koruma alanının bulunduğu plajıyla huzur veren bir atmosferi bulunuyor.
6.Kaputaş: Kalkan-Kaş yolu üstündeki mola duraklarından biri olan Kaputaş, hiçbir tesisin bulunmadığı plajıyla denize girip güneşlenmek için iyi bir seçenek.
7.Hisarönü Koyu: Datça yarımadasına bakan iki küçük plajı, Türkiye’nin 20 sene öncesini hatırlatan restoran ve küçük pansiyonlarıyla Hisarönü Koyu, esintili havasından dolayı rüzgar sörfçülerinin tercihi.
8.Ortakent: Bodrum yolu üzerinde, su kayağından yelkene pek çok su sporunun yapılabildiği plajıyla Ortakent, büyümeyen çocuklar için iyi bir tatil seçeneği.
9.Günlüklü: Fethiye yakınında, hafta sonları koyun sürülerinin plaja indiği, etrafı çam ormanları ve sakız ağaçlarıyla kaplı Günlüklü, büyük bir kaçamak isteyenler için iyi bir seçenek.
10.Kabak: Kelebekler Vadisi’nden çıkılan patika yolla ulaşılan Faralya yakınındaki Kabak, birkaç kamp alanının dışında hiçbir şey bulunmayan plajıyla ve yemyeşil çam ormanlarıyla çevrili tüm dünyayı uzakta bırakıyor.
Türkiye’deki En İyi 6 Otel
İngiltere’nin “The Sunday Times” gazetesi Avrupa’nın en gözde 100 otelini seçmiş. Bu en gözde 100 otel arasında Türkiye’nin 6 oteli de bulunuyor. İişte Türkiye’deki en iyi 6 otel…
Miapera (İstanbul)

19. Yüzyıl Fransız mimarisi etkin olan bu otelde her türlü günlük ve teknolojik gereksinimler düşünülmüş. Odalarda ihtiyaç duyulabilecek her şey mevcut. Otelin restoranı Türk ve dünya mutfaklarından lezzetler sunuyor. Ayrıca restorana gitmek için otelde konaklamak zorunda değilsiniz. 17:00 – 19:00 arasında snack mönüsünden seçtiğiniz bir yemek ve aperatif bir içeceği 19 TL gibi bir fiyata tadabiliyorsunuz. “Chill out mode” adı verilen kampanyayla da 30 TL bedelle yengeç kek tartar sosla fırınlanmış cheddar peynirli mantar, brioş ekmeğinde brusgetta domates, mozeralla ve fesleğen, tulum peynirli sigara böreği, bira çeşitleri ve snack mönüsünden seçeceğiniz iki çeşit yemeği yiyebiliyorsunuz. Fiyatlar ise tek gece 450 Euro’dan (890 TL) başlıyor.
Adres: Kamer Hatun Mah. Meşrutiyet Cad. No: 34 Beyoğlu – Tel: 0212 245 02 45
Villa Mahal (Antalya)

Villa Mahal 13 odası bulunan bir butik otel. Muhteşem bir koy manzarasına sahip olan Villa Mahal’de oda ve suitlerin hepsi denizi görüyor. Villa Mahal terastaki Çatı Restoran’da muhteşem manzarasıyla harika bir kahvaltı imkanı sunuyor. Oteldeki oda fiyatları da 400 – 770 TL arasında.
Adres: PK 5077960 Kalkan – Antalya – Tel: 0242 844 32 68
Taş Otel (İzmir)

İzmir Alaçatı’da bulunan Taş Otel yaklaşık 120 yıllık bir Rum konağı. Uzun süren bir restorasyondan sonra 2001′de hizmet vermeye başlamış.
Otelin geniş bir caz arşivi var. Özellikle piyanosever misafirler çok sık ziyaret ediyor. Odanızda zeytin, servi, palmiye ağaçlarının; asma, yasemin, hanımeli, sardunya, lavanta, papatya gibi Akdeniz çiçeklerinin kokusunu duyarak huzurla uykuya dalabilirsiniz. Haziran – eylül arasında tek kişilik oda fiyatı 240, çift kişilik ise 300 TL.
Adres: Yeni Mecidiye Mah. Kemal Paşa Cad. No: 132 Alaçatı – İzmir – Tel: 0232 716 77 72
Yedi Burunlar Lighthouse (Muğla)

Fethiye’de altı odalı taş bir binada hizmet veren Yedi Burunlar Lighthouse’un 600 metre yükseklikte inşa edilen yüzme havuzundan görünen deniz manzarasına hayran kalacaksınız.
Adres: Yediburunlar Mah. Boğaziçi Koyu, Fethiye – Tel: 0252 679 10 01
Golden Key / Bördübet (Muğla)

Otel kayıkhane, gözlem evi ve süitlerden oluşuyor. Plaja yalnızca 500 metre mesafede olduğu için yürüyerek veya dereden motorlu taşıtlarla, kanolarla ulaşabilirsiniz. Ördeklerin yüzdüğü, renkli çiçeklerle bezeli derenin kıyısında kahvaltı edebilir; organik sebze bahçesinden toplanan domates, biber, salatalık, roka, maydonoz ve fesleğenleri tadabilirsiniz. Yarım pansiyon çift kişilik fiyatı 180 Euro (356 TL).
Adres: Hisarönü Köyü, Bördübet Mevkii, Marmaris – Tel: 0252 436 90 89
(Geçen yıllarda Golden Key’de bir kez kalma fırsatım olmuştu. Gerçekten muhteşem bir yer. Emin olun verdiğiniz paraya değiyor. )
Dionysos Otel (Muğla)

Bozburun yarımadasının güneydoğu kıyısında, dağların tepesinde, Kumlubük koyuna hakim otel; muhteşem bir manzaraya sahip. Çevresindeki ormanlar, bahçeler, denize bakan havuzu, kendinizi her şeyden ve her yerden uzakta hissetmenizi sağlayacak. Otel kendi zeytinyağını kendi üretiyor. Çünkü zeytin ağaçları, üzüm bağları, yeşil otlar ve meyve ağaçlarının bulunduğu bahçesi çok geniş. Otel yalnızca 14 yaş üstü yetişkinleri misafir ediyor. Yarım pansiyon fiyatları sezona göre, 170 – 190 Euro (336 TL – 376 ty) arasında değişiyor.
Adres: Kumlubük, Muğla – Tel: 0252 476 79 57
Kıvanç’tan Karlı Yatırım

Yakışıklı oyuncu, Aşk-ı Memnu’nun Behlül’ü kazandığı paranın tümünü emlak sektörüne yatırıyor!
Kıvanç Tatlıtuğ, ilk olarak Fethiye Göcek’ten 700 bin TL’ye bir villa satın aldı. Daha sonra İstanbul Gümüşsuyu’nda deniz manzaralı bir daire alan Tatlıtuğ, son olarak Sinpaş Lagün evlerinden 1 milyon 300 bin TL değerinde lüks bir villa sahibi olmuştu. Tatlıtuğ şimdi de gözünü İstanbul’un en işlek yerlerinden Bağdat Caddesi’ne dikti. Tatlıtuğ, caddeden 3 tane dükkan almaya karar verdi.
Kardeşi Tugay Tatlıtuğ’a dükkan bakması için talimat veren Kıvanç Tatlıtuğ, bunun için de 3 milyon dolar (yaklaşık 4,5 milyon TL) bütçe ayırdı. Tüm kazancını gayrimenkule yatırarak değerlendiren Tatlıtuğ, aldığı dükkanları kiraya vererek buradan ekstra kazanç elde etmeyi planlıyor. Kıvanç Tatlıtuğ, 3 dükkan aldıktan sonra Beylerbeyi, Çengelköy civarındaki boğaza nazır arsalar ile birikimini değerlendirmeyi düşünüyor. Tatlıtuğ’un yakınlarına “Bu devirde yapılacak en karlı yatırım gayrimenkul. Ben de paramı gece hayatında yemektense geleceğimi garanti altına alıyorum” dediği öğrenildi.
Köpekbalıkları Marmara’ya Hücum Etti
Ard arda yakalanan köpekbalıklarına yenileri ekleniyor.Marmara Denizi neredeyse köpekbalıklarına ev sahipliği yapıyor.Yalova açıklarında 1 ton 200 kiloluk dev bir köpekbalığı ağlara takıldı. Son bir ayda Akdeniz ve Ege’de yakalanan köpekbalığı sayısı 6.
1 ton 200 kilo ağırlığında ve 5 metre uzunluğundaki dev köpekbalığı görenleri şaşkına çevirdi.Balığı 16 kişilik ekip büyük bir güçlükle kamyondan indirip tezgaha koyabildi.Yakalanan köpekbalığı İstanbul’daki Deniz Canlıları Müzesi’ne getirildi.
Türkiye’de Mart ayı içerisinde yakalanan köpekbalıkları şunlar:
- İzmir Çeşme açıklarında 5 metrelik köpekbalığı balıkçıların ağlarına takıldı.
- Antalya Side’de yaklaşık 2 metre uzunluğunda 200 kilogram ağırlığında mavi köpek balığı yakalandı.
- Fethiye’de balıkçıların ağlarına takılan 3,5 metre uzunluğunda 250 kilogram ağırlığındaki köpekbalığı, tekneye sığmadı.
- Antalya Kalkan açıklarında yakalanan köpekbalığı ise 3 kişiyle ve vinç yardımıyla tekneye alınabildi. Bu balığın da boyu 3,5 metreyi buluyordu.
- Mersin’de yakalanan köpekbalğı 200 kilogram ağırlığındaydı.





