Arabulucuk Teklifi Davutoğlu’nu Şaşırttı

Ağustos 20, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Türkiye’nin dış politikası yurt dışında ilgiyle izleniyor. İngiltere’nin önde gelen dergisi The Economist de konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. The Economist Afrika’dan gelen arabuluculuk teklifinin Davutoğlu’nu şaşırttığını yazdı.

Arabulucuk Teklifi Davutoğlu’nu Şaşırttı

İngiliz dergisi, “Türkiye’nin arabuluculuk yetenekleri Afrika’da bile heyecan yaratmış bulunuyor” da dediği analizinde Davutoğlu’nun bir süre önce Botswana’nın Namibya ile olan toprak sorununun çözümü için kendisinden yardım istediğini açıkladığını da anımsatarak “Gururu okşanmış olsa da, Sayın Davutloğu, bir kerecik afallandığını itiraf etti” diye yazdı.

The Economist dergisi, Türkiye’nin, Hamas elindeki İsrailli asker Gilad Shalit sorunu gibi insani konularda yaptığı arabuluculuk girişimlerine dikkat çektiği analizinde “Bazen Türkiye gerçekten Batı ile Doğu arasında bir köprüdür” derken Batı’ya da sitem etti. Dergi, Türkiye’nin İran politikasından rahatsız olan Batı’nın, Türkiye, İran’ın “casusluk” iddiasıyla yakaladığı Batılıların serbest bırakılmasını sağlayınca, “hiç şikayet etmediği”ni vurguladı.

İngiliz The Economist dergisi, “Büyük Arabulucu” başlıklı analizinde Türkiye’nin son dönemde Batı ile İran gibi ülkeler arasındaki bazı sorunların çözümü için yaptığı girişimlere dikkat çekerek”Bazen Türkiye gerçekten Batı ile Doğu arasında bir köprüdür” yorumunu yaptı.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin İsrailli komandoların Mavi Marmara gemisindeki dokuz Türkü öldürmesinin ardından iyice kötüleşmesine rağmen Türkiye’nin İsrailli asker Gilad Shalit’in serbest bırakılması için Hamas nezdinde “lobicilik” yapmayı sürdürdüğünü yazdı.

Dergi, Türkiye’nin İsrail ile yaşadığı sorunun, Batı’da ılımlı İslam’ı Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında doğuya kaydığı yönündeki endişeli yorumlara neden olduğunu belirttiği analizinde şöyle devam etti:

“İran ile sıcak ilişkiler konusundaki kaygı özellikle büyük. Ancak, Nisan 2007’de Türkiye, İran tarafından yakalanan, İngiliz Kraliyet Donanması 15 denizcisinin serbest bırakılmasında arabuluculuk yaptığında hiç kimse, şikayet etmemişti. Aynı biçimde Fransa, Mayıs ortasında Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bizzat devreye girmesi ile İran tarafından casusluk suçlaması ile tutuklanan Fransız öğretmen Clotilde Reiss’in serbest bırakılmasını temin etmesinden çok mutlu oldu.”

The Economist, Türkiye’nin İran, Irak, Afganistan ve Orta Asya’dan kaçan binlerce siyasi mültecinin ilk durağı olduğunun altını çizerken de bunların arasında İran’da zina yaptığı iddiası ile taşlanarak idam edilme durumuyla karşı karşıya bulunan Şakine Aştiani adlı kadının savunmasını üstlenen İranlı avukatı Mohammed Mostafei’nin bulunduğuna işaret etti.

Mostafei’nin ölüm tehditlerini aldıktan sonra Türkiye’den kaçarak Norveç’e gittiği de belirtilen analizde şöyle denildi:

“Şimdi Türkiye, sessizce müvekkilinin sorunu ile de ilgileniyor. Aynı zamanda bir yıl kadar önce Irak sınırına yakınlarında yürürken ‘casusluk’ şüphesiyle göz altına alınan ve o zamandan beri Tahran’ın adı çıkmış, Evin cezaevinde berbat durumda olan üç Amerikalının serbest bırakılması için İran’a baskı yapıyor.”

Kaynak:Milliyet

Venedik Artık Turist İstemiyor!

Temmuz 8, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Venedik artık turist istemiyor! Nedeni de tarihi değerlere zarar verme korkusu.

En romantik şehir Venedik, Po Nehri’nin deltasında, hilal şeklindeki lagünün ortasında, uzunluğu 3 kilometreyi, genişliği ise 1.5 kilometreyi bulan 115 kadar adacık üzerine kurulu. Bu adacıklar 400’den fazla köprüyle birbirine bağlı. Bu adalar da köprülerle anakaraya uzanır ve merkez olan Mestre’ye gider. Büyük Kanal, şehri ikiye ayırır. Kanalın her iki kıyısında 15’inci yüzyıldan kalma birçok saray yükselir. Kanalların toplam uzunluğu 52 km’dir. Bugün “Centro Storico” (Tarihi Merkez) olarak bilinen bölgede 76 bin kişi oturur ve bu nüfus artmaz.

İtalya’nın barbar istilasına uğradığı sıralarda Adriya Denizi’nin kuzeyinde yaşayanlar tarafından Piave ve Adige nehirlerinin ağzındaki kumlu adacıklara 452 yılında kurulmuştu. Evler, kiliseler ve saraylar kumlara çakılan ahşap sütunlar üzerine oturtuluyordu. Su yükseldiği zaman (Acqua Alta) bazı meydan ve sokaklar su altında kalır.

1866’da İtalya’ya katılan kent, 1960’larda yükselen suların tehdidi altına girdi. Bilim adamları, kentin pek çok bölümünün sular altında kalma tehlikesine karşılık önlem aldı. Kent planlamasında yapılan değişiklikler sayesinde Venedik, 1975’ten sonra batma tehlikesinden kurtuldu. Tarih ve kültür varlığının korunması işini de 1962’de Avrupa Konseyi üstlendi.

Günümüzde resmi makamlar da halk da turist istemiyor. Tarihe zarar verdiklerini düşünüyorlar. Bu yüzden bazı yerler turist ziyaretine kapalı. Turist yasağının zamanla genişlemesi ihtimali ise turistleri korkutuyor.

Venedik, gondollarıyla ünlü. Gondol, tek bir taraftan çekilen kürekle düz hareket etmeye elverişli bir tekne. Günümüzde 400 kadar kalmış olmakla birlikte 16’ncı yüzyılda en az 10 bin gondolun kanallarda dolaştığı biliniyor. Gondollarla ilgili kanunlar da o yıllarda konmuş, siyahtan başka bir renge boyanamayacakları vurgulanmış. Bugün bir gondol sürücüsü olmak, İtalya başbakanı olmaktan daha zor.

San Michele, Burano, Murano, Torcello adaları ve bir dil şeklinde uzanan ünlü sayfiye merkezi Lido da Venedik’e bağlı. Şehir yüzyıllar boyu önemli bir ticaret merkezi oldu. Bir zamanlar 3 bin 300 gemiyle Akdeniz ticaretine hakimdi. İstanbul’un Türkler tarafından alınması ve Fransa krallarının İtalya seferleri Venedik’e çok büyük darbe indirdi.

Kentte sanatsal değeri olan 450 kadar saray ve eski ev var. Ancak bunların pek azı bugünkü sahiplerinin elinde. Çoğu ev, işyeri ve saray otel oldu. Dünyanın en büyük resim okullarından biri Venedik’te kurulu. Venedik Okulu, heykeltıraş ve mimar da yetiştiriyor.

Kaynak:Milliyet

“2038′De Durum Kötü”

Mayıs 10, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor. Erdoğan, “Eğer böyle giderse 2038’de durum kötü. Düzeltmemiz lazım” diyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “üç çocuk” önerisi bir adım daha ilerledi. Erdoğan, şimdi de çocuk yapanların ödüllendirilebileceğini söylüyor.

Erdoğan, “Türkiye’nin şu anda nüfus artış hızına baktığımız zaman bir rivayete göre 1.5, bir rivayete göre 1.8. Bu demektir ki bu milletin nüfusu yaşlanıyor. Biz ise şu anda genç nüfusla övünüyoruz. Onun için bunun 2.5’un üzerinde olması lazım. En azından 2.5 olmalı ki mevcut durum korunsun. Dünyada geçmişte ‘doğum kontrolü’ diyenler, ‘nüfus planlaması’ diyenler, şu anda ‘yandık’ diyorlar ve üste para veriyorlar. Ama nüfus artmıyor. Artık kötü alışkanlıklar başladı. Biz de şimdiden diyoruz ki bir yanlışlık başladı. Eğer böyle giderse 2038’de durumumuz kötü. Bu durumu düzeltmemiz lazım. Bir Başbakan olarak bunu söylüyorum. Belki ödül de koyarız bu işe belli olmaz. Çünkü bu işi başarmamız lazım”. diyor.

Erdoğan’ın bu açıklamaları, 2010 Ocak ayında kendisine sunulan bir rapordaki bilgileri akla getirdi. Bu raporda dünyadaki örneklere göre, nufus artış hızı yüzde 2’nin altına düşerse trend tersine çevrilemez hale geliyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin nüfus artış hızı 2020’de yüzde 0,8’e, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023’te yüzde 0,7’ye, 2030’da yüzde 0,5’e 2035’te yüzde 0,3’e gerileyecek.
2040 yılına gelindiğinde Türkiye nüfusu yüzde 0,2’lik artış hızıyla 88 milyon 629 bin kişi olacak. 2046’da nüfus artış hızı hemen hemen sıfır seviyesine düşecek ve 89 milyon 165 kişi olacak. Türkiye nüfusu 2047’den itibaren ise gerileyecek. 2047 yılında nüfus artış hızı eksi yüzde 0,00052’ye düşecek ve ülke nüfusu 89 milyon 161 kişiye inecek.

Avrupa’da:

* Almanya’da devlet ilk 2 çocuk için ayda 184 euro’luk ödenek veriyor, 3’üncü çocuk için ayda 194 euro, 3 çocuktan sonra ise her çocuk için 215 euro veriliyor. Kindergeld (çocuk parası); 18 yaş altı, eğitim gören 25 yaş altı, işi olmayan 21 yaş altı ya da işi olmayan ve mesleki eğitimini tamamlamamış 25 yaş altı çocuklara veriliyor.

* Fransa’da 2 çocuklu ailelere ayda 123.92 euro, 3 çocuklu ailelere 282.70 euro, sonraki her çocuk için 158.78 euro veriliyor. Buna ek olarak, birden fazla çocuklu ailelere, 11-16 arası yaştaki her çocuk için  34.86 euro, 16 yaşından büyük her çocuk içinse 61.96 euro ek yardım veriliyor.

* Belçika’da  ilk çocuk için 83.40 euro, ikinci çocuk için 154.33 euro, üçüncü ve onu izleyen her çocuk için 230.42 euro aylık ödeme yapılıyor.

* Danimarka’da ise 1 çocuğu olan ailelere 3 ayda bir 1239 kron (333 TL), 2 veya daha fazla çocuğu olanlara ise 1597 kron (429 TL) veriliyor. Buna ek olarak 0-2 yaşları arasındaki çocuklar için 3 ayda bir 4 bin 247 kron (1143 TL), 3-6 yaşları arasındakiler için 3362 kron (904 TL) ve 7-17 yaşları arasındakiler için 2645 kron (711 TL) ödeniyor.

Halis Toprak Nazlıcan’ı Evden Kovuyor!

Mayıs 6, 2010 by GaMZeM  
Filed under Magazin

Kendinden bir hayli küçük olan Nazlıcan Toprak ile bir süre önce evlenen Halis Toprak, şimdi de eşi için mahkemeye başvurdu. Halis Toprak, Nazlıcan ve ailesinin evinden uzaklaştırılmasını istiyor.

Halis Toprak, dün avukatı aracılığıyla Sarıyer Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Toprak, 10 aylık eşi Nazlıcan Toprak ve ailesinin evden uzaklaştırılmasını talep etti. Halen Cannes’da bulunan Toprak, avukatı Turgut Tavşanoğlu aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçesinde eşi Nazlıcan Tagizade, annesi ve kardeşlerinin ’Ailenin Korunması’na İlişkin Yasa’ kapsamında evden uzaklaştırılması talebinde bulundu.

Tavşanoğlu, “Müvekkilim Fransa’dan döndüğünde Nazlıcan ve ailesini Arslanlı Köşk’te görmek istemiyor” dedi. Nazlıcan’ın avukatı Fatih Volkan ise aynı saatlerde mahkemeye müvekkilinin gidecek bir yeri olsa zaten o evde kalmayacağını belirten bir dilekçe sundu.

Avukat Volkan, “Eşini ve birlikte yaşadıkları annesi ve küçük kız kardeşini açlığa mahkum eden, onları hizmetlilerin kaldığı binada yaşamaya zorlayan Halis Toprak’ın hukuka ve insan haklarına aykırı taleplerinin reddedilmesi gerekir” dedi. Volkan “Şayet müvekkilimizin gidecek bir yeri yurdu olsa, 1 gün dahi bu zillete katlanmazdı” diye konuştu.

Kül Bulutları Türkiye’ye Gelebilir

Nisan 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber


“Eyfyallayöküll” çarşamba günü faaliyete geçti. Avrupa trafiği karıştı.  Uzmanlara göre, patlamalar sürerse hava ulaşımındaki aksama 6 ay kadar devam edecek.

İzlanda’da meydana gelen yanardağ patlamasında oluşan kül bulutları yüzünden Avrupa sıkıntılı günler geçiriyor. Rusya’dan Atlas Okyanusu’na, Kuzey Kutup Dairesi’nden Bulgaristan’a kadar hava trafiği felç oldu.

Çoğu ülkenin hava limanları kapıları kapadı. Yaklaşık 17 bin uçuş da iptal edildi. Polonya, İngiltere, Avusturya, Danimarka, Belçika gibi birçok ülkede havaalanlarının tamamı ya da büyük kısmı kapalı kalırken, Fransa, Finlandiya, Almanya, Rusya ve İspanya’da da büyük ölçüde aksama yaşandı. İsveç, Norveç ve İrlanda ise dün bazı uçuşlara izin verdi.

İzlanda’da ise rüzgâr sayesinde havaalanları faaliyetlerini sürdürebiliyor. Kül bulutunun doğu ve güneydoğuya doğru ilerlediği ve dağılmasının günler alabileceği belirtiliyor.

Yanardağ patlamasının sıcaklığından ‘Eyfyallayöküll’ buzulunun da üçte birinin eridiği belirtildi. Buzula yakın nehrin de yatağından taşmak üzere olduğu bildirildi. İzlanda’nın deniz kenarı çevre karayolu da yanardağ püskürmesinde kayboldu. Yanardağın doğusunda binlerce hektar arazi kalın kül tabakasıyla kaplandı.

Meteorolojinin açıklaması da gecikmedi. Uzmanlara göre patlamalar uzun süre daha devam ederse, atmosfere yayılan kül ve duman, güneş ile yeryüzü arasında perde oluşturarak hava sıcaklıklarının 4-5 derece düşmesine yol açabilir. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İzlanda’da faaliyete geçen volkanda patlamaların  günlerce sürmesi halinde dünya genelinde mevsimlerin olumsuz etkilenebileceğine dikkati çekti.
Kadıoğlu, Avrupa’yı kaplayan volkan bulutlarının önce cumartesi günü (bugün) Türkiye’ye ulaşacağını tahmin ettiğini ancak, hava akımlarındaki değişiklik göstermesi nedeniyle bulutların, pazartesi veya salı günü Batı Anadolu ve İstanbul’a ulaşabileceğini ifade etti. Kadıoğlu, bulutların etkisinin ve gelme zamanının yine hava akımlarındaki değişikliğe ve yeni patlamaların olmasına göre değişebileceğini sözlerine ekledi.

AB’den IMF Atağı

Mart 8, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Yunanistan’da ki ekonomik krizden sonra AB’nin gündemine kendi IMF’sini kurmayı aldı.

AB Parasal işlerden sorumlu üyesi Olli Rehn,”AB Komisyonu Avro Bölgesi üyelerini desteklemek için bunun (IMF) gibi bir Avrupalı enstrüman önermeye hazır.” açıklamasında bulundu.Kurumun oluşturulması için Fransa,Almanya ve diğer AB Üyeleri ülkelerle görüşme halinde olduğunu da ekledi.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble de amaçlarının Avro Bölgesi’nde iç istikrarı sağlamak olduğunu söyleyerek bunun için kuracakları birimin IMF’nin deneyimine ve yetkisine sahip olması gerektiğini belirtti.Schauble,”Yunanistan krizinin sonuçlarını sakince tartışıp Avrupa Para Fonu’nun yaratılması dahil hiçbir unsuru gözardı etmemeliyiz.”diye konuştu.

AB, borç içindeki Yunanistan’ın IMF’ye teslim edilmesi halinde ortak para avronun güvenilirliğinin ağır bir darbe almasından çekiniyor.

İngiltere’de De Burka Tartışması Başladı

Şubat 5, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Fransa’da meclis komisyonunun peçe takan kadınların kamu hizmetlerinden faydalanmasının kısmen yasaklanması yönünde karar vermesiyle İngiltere de  aynı uygulamayı getirmeyi tartışıyor.

Fransa meclis komisyonu yüzü kapatan örtülerin “cumhuriyetin değerlerine aykırı olduğu” kararını verdi ve parlamentoya “bütün Fransa’nın bu örtülere hayır demesini” isteyen bir yasa çıkarılması çağrısında bulundu.

Bugün 5 milyon Müslüman’ın yaşadığı Fransa’da peçe tartışmaları uzun zamandır devam ediyordu;hatta 2004 yılında çıkarılan bir yasayla İslami başörtüsü ve diğer “dikkat çekici” dini sembollerin devlet okullarında kullanılması yasaklanmıştı.

BBC’de yayımlanan bir haber analizde İngiltere’de sürmekte olan benzer tartışmalara değinildi.

İngiltere’deki bazı grupların peçeye yasak getirilmesi yönündeki taleplerine karşın, Londra henüz İslami giyim tarzında bir yasak söz konusu değil. Ancak analizde Fransa’da yaşananların İngiltere’deki karar mercilerini de etkilemesinin söz konusu olduğunun altı çizildi.Geçtiğimiz haftalarda İngiltere’nin Eğitim Bakanı Ed Balls insanlara ne giyeceklerini söylemenin İngilizler’e yakışır bir şey olmadığını dile getirmişti.Diğer yandan British Muslims for Secular Democracy (İngiltere’nin Laik Demokrasi İsteyen Müslümanları) grubunun başkanı, gazeteci Yasmin Alibhai-Brown ise kendi köşesinde kamu alanlarında peçe sınırlaması önerisini desteklemişti.Ve daha birçok fikir ortaya atıldı.

Muslim Women’s Network UK (Müslüman Kadınlar Ağı İngiltere Şubesi) yöneticisi Shaista Gohir de peçenin İngiltere’de yasaklanmasına karşı olduğunu  ancak ülkedeki Müslüman cemaati içinde bu konunun tartışılması gerektiğini savundu.

Peçeye “ırkçı olmayan bir gözle” bakılması çağrısını yapan Gohir, politikacıların böyle konuları yaklaşmakta olan seçimler için bir malzeme olarak kullanmasından endişeli olduğunu belirtti.

İsviçre Yalnız Kaldı

Şubat 4, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Avrupa’da artan vergi kaçakçılığı olayları, isviçre’yi yalnız bırakmış gözüküyor.isviçre, bankacılık ve vergi kaçakçılığı krizi nedeniyle Almanya’ya sert tepki gösterirken, ipleri de koparmak istemiyor. İsviçre hükümeti, bu ülkede gizli hesapları bulunan Almanların listesini içeren bir CD’yi 2,5 milyon euroya satın almayı planlayan Alman hükümetini sert ifadelerle eleştirdi. Maliye Bakanı Hans-Rudolf Merz, isviçre bankalarından çalınan veriler üzerinden, hiçbir ülke ile işbirliği yapmayacaklarını, açılacak vergi kaçakçılığı soruşturmalarına da yardımcı olmayacaklarını söyledi.

İsviçre hükümeti, Berlin ile yeni bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması üzerinde ise müzakerelerin süreceğini duyurdu. Anlaşma, isviçre’nin banka gizliliği ilkesinin yumuşatılmasını ve gelecekteki vergi kaçakçılığı vakalarında Alman resmi makamlarına yardımcı olunmasını öngörüyor.
Yeni sistem talebi

isviçre Parlamentosu’nun Ulusal Konsey kanadında Hrıstiyan Demokratların Grup Başkanı olan Urs Schwaller, ülkenin yeni bir bankacılık sistemine geçmesi gerektiği görüşünde: “Biz bankacılık merkezi olarak anılmak istiyoruz, ancak isviçre denilince yurtdışında akla gelen ilk şey ‘vergi kaçakçılığının merkezi ve kara para kasalarının sığınağı bir ülke’ olmamalı.”

isviçre Parlamentosu’nda Sosyal Demokratların Grup Başkanı Ursula Wyss de hükümetten yeni bir strateji belirlemelerini talep ediyor: “isviçre’nin bir girişime ihtiyacı var. Uluslararası alanda yanlış anlaşılmaya mahal vermemeli ve şunu söylemeliyiz: Vergi kaçakçığına isviçre’de yer yok. Ancak bundan sonra hem finans dünyasının hem de isviçre ekonomisinin yeni bir perspektifi olabilir.”

İsviçre’de mali kurumların bir vergi kaçakçılığı şüphesi halinde, isviçre bankalarındaki verilere doğrudan ulaşabilme yetkisine sahip olması, siyasi çevrelerde giderek daha fazla destek buluyor.

Aşırı sağcı isviçre Halk Partisi’nin Genel Başkanı Toni Brunner’e göre ise bu bir saçmalık: “Otomatik bir bilgi değişimi gelecekte söz konusu olmayacak. Buna karşı savunmaya geçeceğiz. isviçre’nin banka hesaplarına ilişkin bilgilerin gizli tutulmasından doğan avantajının kaybedilmemesi için elimizden geleni yapacağız.”

Türkmenistan ve Fransa 6 Anlaşma İmzaladı

Şubat 3, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, iki günlük Fransa ziyaretini tamamladı ve  ülkesine geri döndü. Berdimuhamedov’un ilk defa gerçekleştirdiği Fransa ziyaretinde ikili işbirliğinin arttırılması için olumlu sonuçlar ele edildi. Berdimuhamedov ziyaretinin ikinci gününde Fransa Başbakanı François Fillon ile bir araya geldi.Görüşme sonrasında bir dizi ikili işbirliği anlaşmalarına imza atıldı. Türkmenistan ile Fransa arasında hükümetler arası Ekonomik Komisyon Kurulması kararlaştırıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Senato Başkanı Gerard Larcher, Unesco Genel Direktörü İrina Bokova ile görüşen Berdimuhamedov, son olarak Fransa Hükümet binasında Başbakan Fillon ile bir araya geldi.

Berdimuhamedov, Fransa’nın Avrupa Birliği’nin Orta Asya ile ilişkilerinin geliştirilmesini öngören stratejisinin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Türkmen lider, enerji alanındaki işbirliğine de değinerek, Fransız şirketlerin Hazar Denizi’nin Türkmen kıyısında hidrokarbonlu yatakların işletmeye açılması yönündeki tekliflerini değerlendirmeye hazır olduklarını belirtti. Elektrik enerjisi, ulaşım, iletişim, tarım, gıda sanayisi ve turizm sektörlerinde işbirliği imkanlarının olduğunu ifade etti.

6 ANLAŞMAYA İMZA ATILDI

Fransa Hükümeti binasındaki görüşmelerden sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik 6 anlaşma imzalandı. Türkmenistan ile Fransa arasında hükümetler arası Ekonomik Komisyon kurulmasına ilişkin anlaşmaya imza atılırken, ayrıca, dışişleri bakanlıkları, kültür, eğitim ve teknik, müze işleri, Aşkabat şehrinin enerji güvenliğinin artırılması konusunda Belçika’nın Enex ve Fransa’nın Schneider Electric şirketleri arasında işbirliği anlaşmaları parafe edildi.

Berdimuhamedov, Fransa temasları çerçevesinde Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi olan Louvre Müzesi ve Notre Dame Katedralini de ziyaret etti.

“Avrupa Birliğinin Türkiye’ye İhtiyacı Var.”

Şubat 3, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, AB’nin Türkiye’ye çok daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Verheugen, Alman Haber Ajansı’na (DPA) yaptığı açıklamada, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin tutumunu eleştirdi ve  iki liderin Türkiye’ye önerdiği “imtiyazlı ortaklığı” popülizm olarak nitelendirdi.

“İmtiyazlı ortaklığın aldatıcı bir paket olduğunu” söyleyen Verheugen, “Merkel ve Sarkozy, Türkiye’ye tam üyelik dışında şimdiye kadar sahip olduğundan daha başka ne verebilecekleri sorusuna hiç bir zaman cevap vermiyor” diye konuştu.

Türkiye’de Kürt kökenli insanlar için eşitlik getirilmesi ve Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi çabalarını öven Verheugen, “Türkiye çok büyük bir stratejik öneme sahip. Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı olduğundan daha fazla AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Türklerin seçenekleri var. AB’ye ihtiyaçları yok. Bizim ise Türkiye’ye ihtiyacımız var. Türkiye İslam ülkelerine yönelik bir köprü” şeklinde konuştu.

Verheugen, Türkiye’ye gerçek bir şans tanınması gerektiğini, müzakereler sonucunda kriterlerin yerine getirilip getirilmediğine bakılabileceğini ifade ederek, AB’nin tutumunun Türk hükümetinin, gerekli reformları yapabilmesini zorlaştırdığını söyledi.

Hiçbir AB ülkesinin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesine yanaşmayacağına inandığını, çünkü bunun doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu üstlenmek istemeyeceğini kaydeden Verheugen, AB’ye son üye olan ülkelerin de büyük sorunlar yaratacağı şeklindeki görüşlerin de yanlış olduğunun ortaya çıktığını sözlerine ekledi.

Sonraki Sayfa »