Her Cilt İçin Doğal Maske Tarifleri

Eylül 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Evinizde, kendi mutfağınızdaki malzemelerle kolayca uygulayabileceğiniz doğal maske tarifleri burada!

Kuru cilde marul maskesi
Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp iki dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları, temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Yağlı cilde limon maskesi
İki limonun kabuğunu soyup kabuklarını iki çorba kaşığı suyun içinde üç dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Hassas cilde muz maskesi
Bir adet muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklıklara karşı ahududu maskesi
Bir avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kaseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine iki çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Yorgun ciltlere fasulye maskesi
Biraz haşlanmış taze fasulye ezin. 1 yemek kaşığı badem yağı, 1/4 limon suyu, 1 yemek
kaşığı bal ile karıştırın. Bu maskeyi ılıkken sürün. 15 dakika beklettikten sonra ılık su ile maskeyi temizleyin. Soğuk suyla yüzünüzü tekrar yıkayın. Bu maske yüzünüzü canlandıracak ve besleyecektir.

Cilde parlaklık veren bezelye maskesi
2 su bardak dolusu ayıklanmış bezelyeyi alın. Bunları havanda ezin. Daha sonra da üzüm pekmezi ile karıştırın. Bu karışımı bir kaba koyun ve yarım litre suda kaynatın. Su çekilmeye başlarken ateşten alın. Daha sonra bir yumurtanın beyazını ve yarım fincan ay çiçek yağı katın. Eğer fazla sıvı olursa biraz mısır unu ekleyin. Bu karışımı yoğurun. Bu maskeyi cildinize geceleri uyumadan önce sürün, 15 dakika bekletip ılık suyla yıkayın. Cildinize parlaklık ve canlılık kazandıracaktır.

Kırışıklıklara azaltan kivi maskesi
Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Sarkmalara karşı yumurta maskesi
İki yumurta akını bir çorba kaşığı toz şekerle halinde çırpın. Hazırladığınız bu karışımı temizlenmiş cildinize pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kaynak:Pudra

Şifalı Taşlar ve Yararları

Eylül 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Kadın, Ondan Bundan

Günümüzde birçok bayan şifalı taşları artık aksesuar yerine kullanıyor. Akuamarin, akik, amazonit, kehribar (para taşı), firuze, malakit ve turkuaz gibi birçok taşın tercih sebebi ise sağlık açısından çok fazla faydası olması. Kadınlar, metabolik faaliyetleri düzenlediği, şarta bağlı olmadan sevgi, cesaret ve şans verdiği, kolesterolü dengelediği ve çok sayıda fayda sağladığı öne sürülen şifalı taşlara yoğun ilgi göstermeye başladı.

Şifalı taşların şu faydaları sağladıklarına inanılıyor:

-Kehribar (Para Taşı): Ruhsal sağlığı korur, melankolik ruh halini önler, negatif enerjiyi pozitif enerjiye çevirir ve rahatlama hissi verir. Bademcik hastalığını iyileştirir. Psikolojik takıntılara karşı iyi gelir. Para ve bereket taşıdır.

-Akik: Şarta bağlı olmayan sevgi verir. Ruhsal gelişim sağlar. Mahrem güç eksikliğini giderir. Metabolizmanın sağlıklı çalışmasını sağlar. İradeyi güçlendirir.

-Akuamarin: Gereksiz düşüncelerden arınmak ve bir noktaya odaklanmak için yararlıdır. Hafızayı güçlendirir, berrak bellek oluşturur, mantıklı ve dengeli düşünme sağlar. Astım ve bronşit rahatsızlıklarına iyi gelir. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını destekler.

-Amazonit: Genel sağlık için yararlıdır. Bedeni güçlendirir. Metabolik faaliyetleri düzenler. Metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlar.

-Firuze: Bedeni fiziki ve psikolojik olarak güçlendirip, genç kalmayı ve zinde olmayı sağlar. Cinsel sorunlar için tedavi edici pozitif enerji yayar. Taşıyana cazibe verirken, cazibenin nazara dönüşmesini engeller.

-Malakit: Radyasyonun etkilerinden korur. Görünümü, ilk bakışı çektiğinden nazara karşı etkilidir.

-Sedef: Baş dönmesi rahatsızlığını giderir. Hem fiziksel görme gücünü, hem de zihinsel görme gücünü artırır. Katarakt için yararlıdır.

-Turkuaz: Boğazdaki kaşıntıyı ve öksürüğü azaltır. Vücuttaki hücrelerin yenilenmesine katkı sağlayarak, yaşlanmayı geciktirir.

-Yıldız taşı: Mutluluk, huzur, dinçlik verir.

Britney Spears 2 Haftada Nasıl Forma Girdi?

Ağustos 23, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Mutlaka görmüş ya da duymuşsunuzdur çünkü son zamanlarda herkes Britney Spears’i konuşuyor. Birkaç hafta önce selülitli, tombul ve sallanan bacaklarıyla objektiflere yakalanan ünlü şarkıcı 4 gün önce görenleri hayrete düşürdü. Şortu ve dolgu topuklarıyla formda olan bacaklarını sergileyen Britney göz kamaştırıyordu. Peki Britney Spears 2 haftada nasıl forma girdi dersiniz? Sizce iki haftada tombul ve selülitli bacaklar mükemmele dönüşebilir mi? Merak edenler için Yağmur Başkesik mükemmel bacakların sırrını paylaşıyor.

Egzersiz

Söylentilere göre Britney, fitness yerine dansı tercih ediyormuş. Bayan vücut geliştirme şirketi Fit For A Princess’in kurucusu ve kişisel spor hocası Janey Holliday’e göre: ‘Harika bacakalar için, egzersizinizi iki farklı yoldan yapmalısınız’;

1. ‘Bacaklarınızın şekillendirmek için dayanıklılık egzersizleri yapmalısınız. Mesela çömelme-kalkma ve arka bacağınızı bükerken öndeki bacağa ağırlık verme egzersizleri yapabilirsiniz ama bütün bu hareketler kaslarınızın üzerindeki yağı eritmediğiniz sürece size ince, biçimli bacaklar sağlamaz.’

2. ‘Kalorilerinizi yakmak için de sağlıklı bir diyetle birlikte koşma, aerobik ve kick-box gibi kalp egzersizleri yapmalısınız.’

Yağ yakımında en etkili sonuç için Janey haftada 3 ile 6 saat arası kalp egzersizleri arasından herhangi birini yapmanızı öneriyor.

‘Kalp egzersizi günlerinizi belirleyip diğer günlerde de 30 ya da 45 dakika süren dayanıklılık egzersizleri yapmalı, haftada bir günü de dinlenme günü olarak ayırmalısınız. Çalışmalarınız sizi geliştirdikçe kalp ve dayanıklılık egzersizlerinizi aynı gün yapabilecek hale geleceksiniz.’

Britney Spears’ın özel diyeti

Diyet

Ne yazık ki vücudunuzun kilo kaybetmesini istediğiniz tek bir bölgesindeki yağı eritmek mümkün değil. Yani eğer bacaklarınız fazla dolgunsa, vücut yağ oranınızı azaltmanız gerekir. Elle Macpherson’u da egzersiz düzenine sokan ünlülerin spor hocası James Duigan, müşterilerine her zaman kafeini, beyaz şekeri, alkolü ve işlenmiş yiyecekleri bırakmalarını söylüyor. Sonuç, Temiz&İnce adını verdiği diyet oluyor.

James, ‘Vücudunuz, toksinleri yağ hücrelerinde depolar.’ diyor. ‘Diyet yaptığınız zaman yavaşça yağ hücrelerini yakmaya başlarsınız ama böylece toksinler vücudunuza yayılır ve sizi sağlıksız hissettirir.’

‘Vücudunuz da bu histen hoşlanmaz, bu yüzden yağ yakışını düşürür ve kilo kaybını yavaşlatır. Ama vücudunuzdaki toksinlerden arındığınız anda harika hissedersiniz ve kilo vermeniz hızlanır ve kolaylaşır.’

Çoğu insan görünüşlerindeki değişimi daha birinci haftada fark eder.

Kozmetik Tedavi

Court House Clinics’in medikal yöneticisi ve kozmetik doktor Dr. Patrick Bowler, selülitlerinizden kurtulmanın en geçerli yolunun Accent XL gibi derinin altındaki tabakaları ışın frekanslarıyla ısıtarak kolajenlerin büyümesini sağlayan ve çukurların kapanmasıyla daha pürüzsüz bir cilt oluşturan tedaviler olduğunu söylüyor.

Hemen sonuç almak için, bir çeşit kil sürülerek bandajlarla mumyalandığınız, uyluk ve dizleriniz de dahil tüm vücudunuzda en az 15 cm incelme garantisi veren Universal Contour Wrap’ı deneyebilirsiniz. Ürünün kullanıcıları da işe yaradığına yemin ediyorlar. Başka bir çabuk çözüm ise bronzlaştırıcı sprey.

Bronz bir ten, sallantıları ve şişkinlikleri daha az belli etmeyi sağlamakla kalmaz, yetenekli bir kozmetik terapist size vücut hatlarınızı belirleyici bir bronzluk yaratabilir, uyluk içi gibi daha koyu yerleri gölgelendirerek bacaklarınızda kas görünümü illüzyonu yaratabilir.

Vücut Fırçalama

Vücut fırçalama kulağa sıkıcı gelebilir ama uzmanlar bu yolun sinir bozucu selülitlerden kurtulmanın en etkili yollarından biri olduğunu söylüyorlar. Her sabah duştan önce, bacaklarınızı parmak uçlarınızdan yukarıya doğru uzun vuruşlar halinde fırçalamak için kuru ve sert bir fırça kullanın.

SPA markası Elemis’in ürün ve tedavi geliştirme müdürü Noella Gabriel, bunun işe yaradığına, hem de bunu hızlıca yaptığına inanıyor: ‘Vücut fırçalama dolaşımı tetiklemeye ve lenfatik direnaja yardımcı olur bu da vücutta detoks gerçekleştirir ve selülitlerin dağılmasını sağlar.’ diyor.

İyi nemlendirilmiş cilt de bacaklarınızın sağlıklı görünmesini sağlayacaktır. Bunun için düzenli bir şekilde kese yaptıktan sonra nemlendirici kullanın.

Selüliti yok etmeye yardım edeceğini vaat eden çok fazla losyon ve ilaç var. Lotus bitkisi içeriği sayesinde yağ hücrelerini azaltan ve yenilerinin oluşmasını önleyen Nivea’nın Good-bye Cellulite 10 Day Serum’u, denemeye değer.

Giyim

Her kızın bildiği gibi doğru bir şekilde göstermediğiniz sürece vücudunuzu parlatmanın bir anlamı yok. İşte Britney’nin bu haftaki kıyafet seçiminin de başarılı olduğu nokta bu.

Britney sade beyaz bir üst ve gri bir şort seçmiş. Renkler sadece bronz tenini tamamlamakla kalmamış, aynı zamanda bacaklarının görselliğinden de hiçbir şey eksiltmemiş. Gri şortu bacaklarının uzunluğunu gözler önüne serecek kadar kısa, ama aşırıya kaçıp teşhirciliğe kayacak kadar da kısa değil.

Unutmayın, en ince bacaklar bile eğer kıyafetinizin kesimi yanlışsa tombul gösterilebilir.

Ayakkabı seçiminde bacak boyunuzu uzun gösterecek en iyi sonuç için naturel renkleri tercih edin. Bu, bacakların parmak uçlarına kadar uzandığı hissiyle gözleri yanıltır, sonra da cesaret edebildiğiniz kadar yüksek topuk giyin.

Britney’nin dolgu topukları tam da ideal bir seçim. Boyuna ciddi bir uzunluk katarken ona dengeli ve rahat bir duruş da sağlıyor.

Yağmur Başkesik E-Kolay Kadın

Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!

Ağustos 23, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Cilt lekelerinden nasıl kurtulursunuz? Cilt lekeleri nasıl önlenir? Cilt lekeleri için hangi kozmetik ürünleri kullanılmalı? Hepsinin cevabı burada…

Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!

Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Okan neler yapabileceğinizi bir bir anlattı. Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak için A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, şunları söyledi:

“Sonbahar ayları peeling için uygun zamandır. Yaz boyunca ciltte oluşan ölü deri artıkları, mat görüntü peeling ile uzaklaştırılır, cilt renginde açılma gözlenir. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere sınıflandırılır. Yüzeysel peeling ya da diğer ismiyle hafif peeling işleminde genellikle alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”

Peeling çeşitleri nelerdir?

- Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeysel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.

- Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşididir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.

Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.

Cildi soymak riskleri azaltıyor

- Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.

- Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.

- Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.

- Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.

- Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.

Nemlendiriciye dikkat: doğru seçim her zaman çok önemli

Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.

- Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.

- Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.

- Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.

- Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.

Kaynak:E-Guzellik

Metabolizmanızı Yüzerek Hızlandırın!

Ağustos 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Egzersiz yapacağım diye havuza girmemeyi tercih ediyor olabilirsin. Oysa ki yüzmeden başka hiçbir egzersiz bu denli kalori yakmanı sağlayıp metabolizmanı hızlandıramaz ve tüm kas gruplarını sıkılaştıramaz.

Yüzücülerin vücuduna dikkatlice baktığında ne kadar da seksi ve biçimli olduğunu fark edersin. O bedene sahip olmak için olimpiyatlara katılan sporcular kadar ağır idman yapmak zorunda değilsin. İndiana Üniversitesi’nden araştırmacılar, yüzücü ve diğer sporcular arasında bir kıyaslama yapmış. Sonuç olarak yüzücülerin vücudunda daha az yağ bulunmakla birlikte bellerinin daha ince ve kalçalarının da daha dar olduğu görülmüş.

Yüzmeye gitmek koşuya çıkmak kadar pratik olmayabilir ama yine de fazla bir şeye ihtiyacın yok: Bir yüzücü mayosu, bone ve deniz gözlüğü yeter. Bir de tabii ki olimpik bir havuza ihtiyacın olacak. Dalmaya hazır mısın?

Neden yüzme?
Yüzerek hızla kalori ve yağ yakabilirsin. Hafif süratte yüzme saatte 500 kalori yakarken hızla yüzerek saatte 700 kalori yakabilirsin. Su havadan 800 kat daha yoğun bir element olduğu için, her kulaç, tekme ve itme esnasında vücut kaslarını çalıştırırsın. Gövde, kalça, bacak, kol ve omuzlar çalışır. Yüzerken sadece kalori yakmakla kalmaz aynı zamanda kaslarını da geliştirirsin. Böylece hızlanan metabolizman sayesinde duşunu alıp dinlenirken bile kalori yakmaya devam edersin.

Yüzmek seni inceltip kaslarını geliştirirken aynı zamanda bedene ve ruha da iyi gelir. Suyun kaldırma gücü sayesinde vücut ağırlığını hissetmezsin böylece eklemlerin dinlenir. Indiana Üniversitesi Yüzme Bilimi Fakültesi’nden Doktor Joel Stager, her gün incinme tehlikesi olmadan yüzebileceğini söylüyor.

Yüzme egzersizini bütün hayatın boyunca uygulayabilir ve böylelikle genç kalabilirsin. Stager’ın araştırmaları düzenli olarak yüzenlerin en az 20 yaş daha genç göründüğünü söylüyor. American College of Sports Medicine tarafından sunulan veriler, bir yüzücünün tansiyon, kolesterol seviyesi, kalp sağlığı ve sinir sisteminin, kendinden çok daha genç bir bireye yakın olduğunu söylüyor.

Başlangıç noktası…
Yeni başlayanlar havuza büyük beklentilerle atlıyor. Suya yüksek beklentilerle giren yüzücü yarım saat boyunca serbest kulaç yüzmeyi hedefliyor. Virginia’daki Washington and Lee Üniversitesi’nden Yüzme Koçu Joel Shinofîeld, böylelerinin dört dakika sonunda nefes nefese kalıp havuzun kenarına tutunduğunu söylüyor.

Bunun sebebi, suda egzersiz yaparken dolaşım sistemi ve kasların, karada olduğundan çok daha farklı çalışmasıdır. Akciğerler daha farklı nefes almak zorunda kalır çünkü karada olduğu gibi her istediğinde nefes alıp veremezsin. Diğer egzersizlerden farklı olarak, yüzerken suyun yüzeyinde ilerleyebilmek için kas grupların takım halinde çalışmalı.
Shinofield, yüzerek formda kalabilmek için kısa aralıklarla interval yapmanı ve farklı kulaç teknikleri arasında değişim yapmanı öneriyor: “Böylece daha verimli bir egzersiz yapmış olacaksın.” Aralarda dinlenirken zaman kaybettiğini düşünerek endişelenme: “Yüzme yürüme gibi değildir. Durunca nabzın aniden düşmez. Birkaç kulaçtan sonra durakladığında bile 30 saniye boyunca yüksek kalır.”

Bu egzersizi dene: Dikdörtgen bir havuzda dört kez bir uçtan diğer uca yüz. Diğer uca ulaşınca birkaç saniye dinlenebilirsin. Sonunda 30 saniye dinlen. Bunu 10 kez tekrarla. İki hafta boyunca, haftada iki, üç kez uygula. Minnesota Macalaster Koleji’nden Robert Pearson, bir süredir yüzmediysen kick-board kullanmanı öneriyor. Böylece yüzerken kol ve bacakların koordinasyon sağlaması için ekstra çaba harcamayacaksın.

Kulaç atarken:
Kulaçlarını bu ip uçarıyla senkronize et.

Baş ve omuzlar:
Baş ve boyun, omurga ile aynı düzlemde, omuzlar ise rahat olmalı. Başın havuzun dibine bakmalı. Böylece kalçan dibe batmayacak ve vücudunun pozisyonu bozulmayacak.

Eller:
Parmaklar havuzun dibini göstermeli. Parmak uçları sanki havuzun dibinde hayali bir çizgi çiziyor gibi görünmeli. Ellerini sakın yumruk yapma. Parmaklarını açarsan daha hızlı ve kolay bir şekilde ilerlersin.

Dirsekler:
Dirsekler bilekten daha yukarıda olmalı.

Kollar:
Her kulaçta kolun iyice kalçana yaklaşmalı.

Kalça:
Bacakları çırpma işlemini kalça ve gövde kaslarını kullanarak gerçekleştirmelisin. Kalçana her kulaçta 45 derecelik açı ver. Çırpma kalçada başlamalı. Ayağındaki terlikleri fırlatmaya çalıştığını hayal et.

Ayaklar:
Ayaklar birbirine yakın ve vücudun geri kalanıyla aynı düzlemde olmalı. Bacakları her kulaçta altı kez çırpmalısın.

Ağız:
Vücudunu nefes almak için yana döndürürken başını da çevir ve ağzından nefes al. Suyun altında yavaş yavaş nefes ver. Sonra yine nefes al.

Kulaç çeşitleri
Serbest kulaç herkes tarafından sevilir çünkü öğrenmesi kolaydır ve çok kalori yakmanı sağlar. Ama sen yine de farklı kulaç tekniklerini bir arada kullanmaya alışmalısın. Shinofield, kulaç tekniklerini karıştırırsan hem kasların çalışmasını dengeleyip hem de yüzmeye sıkılmadan devam edeceğini söylüyor. Sırtüstü (sırt ve omuz kaslarını çalıştırarak duruşunu geliştirir) ve kurbağalama (kalça ve bacak içini çalıştırır) tekniklerini de denemelisin. Shinofield, farklı kulaç tekniklerinden verim alabilmek için bu tavsiyelere uyman gerektiğini söylüyor. Daha fazla verim almak için bir eğitmen eşliğinde egzersiz yapmayı düşünmelisin.

Sırtüstü:
Gözler ileri baksın: Gökyüzü ya da tavana bak. Ayak parmaklarına bakma yoksa kalçan suyun dibine batar. Başın omurganla aynı hizada olmalı.

Y şekli al: Geriye kulaç atarken kolun vücuduna 45 derecelik açı yapmalı. Böylece omzuna daha az baskı binecek ve kulacın daha güçlü olacak.

Kurbağalama:
Suyun üzerinde süzül: Avuçlarını birleştir ve kollarını yukarı kaldır. Avuçlarını dışa döndür ve eller çeneyle aynı hizaya gelecek şekilde kendine doğru çek. Ellerini göğsüne yaklaştırıp tekrar başla.

Bacaklarını ritimli olarak çırp: Dizlerini kırıp, topuklarını kalçana yaklaştır. Ayak parmaklarını dışa döndür ve bacaklarını önce ayır sonra birleştir, aynen bir kurbağa gibi… Kol ve bacaklar koordineli biçimde hareket etmeli.

Kaynak:Women’s Health

Saç Dökülmesinin Farklı Nedenleri Olabilir

Ağustos 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Saç dökülmesinin ardında sadece doğal sebepler olmayabilir. Yaşadığınız stres ya da altta yatan bir hastalık saç kaybına neden olabilir. Günde 50 ve 100 arası saç telinin dökülmesi doğal sayılıyor. Daha yoğun kayıplar ise araştırılmayı gerektirir ve bir takım analizlerle sebepler bulunur ve tedavi edilir. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr.Ayfer Aydın anlatıyor.

Saç dökülmesi nedeniyle gelen bir hasataya önce çıplak göz ve elle rutin muayenesi yapılır.Bir sonraki aşamada ise eğer altta yatan bir hastalık düşünülüyorsa çeşitli kan laboratuar testleri, saçlı deri muayenesi ile gerek görülürse deri biyopsisi, saç çekme testi ile saç telinin yapısı mikroskop altında incelenerek kesin sebep tespit edilir.

En sık görülen saç dökülme nedenleri

Erkek tipi saç dökülmesi: En sık görülen saç kaybı nedenidir.Genetik özellikler ve erkeklik hormonu nedeniyle görülen doğal bir durumdur. Bir hastalık değildir.Çok sayıda uygulanabilecek topikal tedaviler ve ilaçlarla durdurulabilen ve bazı durumlarda tedavi edilebilen bu durum ;radikal olarak saç ekim yöntemi ile kesin olarak çözülebilir.

Saçkıran (Alopesi Areata): Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı kel alanlar oluşur. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir. Her yaşta görülebilr. Daha çok sıkıntılar ve stres sebebiyle oluşan bu durum çocukluk yaşında ortaya çıktığında otoimmün yani bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarlada ilişkili olabilir. Çeşitli topikal ve sistemik tedaviler ve yine psikolojik destekle tedavisi mümkün olan bir durumdur.

Kansızlık(Anemi): En sık demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık nedeniyle saçlar dökülür. B12 ve Folik asit eksiklikleri nedeniyle oluşan anemilerde saç dökülmesi görülür. Tespit edilen eksiklik yerine konulunca saç dökülmeside düzelir.

Tiroid hastalıkları:
Fazla (hipertroidi) ve az çalışan tiroid (hipotroidi) saç kaybına neden olabilir. Tiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir. Hastalığın tedavisi ile saç dökülmesi de düzelir.

Saçlı deriyi tutan hastalıklar:
Mantar hastalıkları ve likenpilanopilaris dediğimiz çeşitli saçlı deriyi tutan hastalıklar saçlarda dökülmelere yol açabilir.

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon hastalıkları:
Saçların dinlenme fazına girip dökülmesine neden olabilir.Kalıcı bir kayıp yoktur hastalık iyileştikten bir süre sonra saçlar eski haline dönecektir.

Doğum sonrası: Gebelik süresi boyunca saçlar büyüme aşamasındadır; dolayısıyla saçlarda dökülme durur, saçlar gürleşir.

Doğum sonrası saçlar dinlenme fazına girer ve bu aşamada saçlarda yoğun bir dökülme görülür. Bu durum doğum sonrası 8 ay ile 1 yıla kadar devam eder ve tamamen doğal bir süreçtir tekrar saçlar eski sağlığına kavuşacaktır. Bu dönem destek tedavilerle çok daha sağlıklı atlatılabilir.

Şok diyetler, hızlı kilo vermek, proteinden fakir beslenme:
Saçlarımız köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Esas besini ise proteindir. Özellikle yaz mevsimine girişte hızla kilo verdiren diyet programları tüm vücut sağlığımız gibi saç sağlığımızı da olumsuz yönde etkiler ve ciddi saç kayıplarına yol açabilir. Proteinden fakir beslenen veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kişilerde de benzer şekilde saçlar dinlenme fazına takılır ve dökülmeler görülebilir. Beslenme alışkanlıkları değiştirilip proteinden zengin diyet uygulandığında dökülmeler duracaktır.

İlaçlar: Bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini, sivilce ve sedef tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da saç dökülmesi yapabilir.

Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir. Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır. Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90′ını kaybeder, terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline geri döner.

Doğum kontrol hapları: Genetik yatkınlıkla beraber doğum kontrol hapı kullanımında saç dökülmesi görülebilir. Saçlar dinlenme fazına takılır. İlaç kullanımı bırakıldığında dökülme durur.

Saç koparma alışkanlığı (Trikotillomani): Tamamen ruh sağlığı ile ilgili bir durumdur. Tırnak yeme alışkanlığı gibi saçlar koparılır. Psikolojik destek tedavisi ile düzelebilir.

Saçlarımızla ilgili bilinen yanlışlar

* Hergün saçların yıkanması saçların fazla dökülmesine yol açamaz.
* Saçın kısa kesilmesinin, kazıtılmasının saç dökülmesini önleyici veya saçı gürleştirici etkisi yok.
* Zeytinyağı, badem yağı ve yumurta karışımlarının saça sürülmesinin saça bir faydası yotur.
* Yıkama ve tarama esnasında saçın dökülmesi normaldir. Ancak durup dururken dökülüyor veya elinizi attığınızda tutam tutam geliyorsa doktora başvurulmalıdır.
* Saç dökülmesinde hala ilk başvurular kuaför ve eczaneler. Oysa saç dökülmesi bazen bize bir hastalık tanısı koydurabilecek kadar önemli olabilir. Dolayısıyla bazı alışveriş merkezlerinde ve eczanelerde saç analizi yapılır ve saç dökülmesine son gibi ürün satışı için yapılan sloganlara kanmayıp bir dermatoloğa başvurmak en doğru yol olacaktır.

Kaynak:Pudra

Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Temmuz 31, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Sabunlar kişisel temizlik ve hijyen maddelerinin en başında gelir. Sabunlar artık temizliğin yanı sıra güzelliğimiz için de yarar sağlıyor. Bitkisel sabunlar sayesinde birçok cilt sorunu ortadan kalkıyor. İşte birkaç tanesi:

Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Kayısı Sabunu

Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Yosun Sabunu

Yosun sabunu deriye ferahlık vererek cildin dinlenmesini sağlar. İçerisindeki yoğun vitamin ve minerallerle ölü deriyi atarak cilde parlaklık kazandırır ve cildin yaşlanmasını önler.

Zeytin Sabunu

Saf zeytinyağından oluşan zeytin sabunu saç ve cilt bakımı için harika bir besleyicidir. Kuru ciltler için çok yararlıdır.Cilde yumuşaklık kazandırır ve sivilce oluşumunu önler.Saçlardaki kepeklenmeyi önleyerek tekrar oluşmasını giderir.Saç dökülmelerini de önleyerek sağlıklı ve yumuşak saçlara sahip olmanızı sağlar.

Lavanta Sabunu

Her cilt tipi için uygundur.Özellikle akneli ciltler için etkilidir.İltihapları önleyici ve hücre yenileyicidir.Ferahlatıcı kokusu sayesinde sinirliliğin azalmasına da katkıda bulunur.

Kil Sabunu

Doğal bir peeling etkisine sahiptir.Ölü deriyi temizleyerek cildi canlandırır.Cildi besler ve sıkılaştırır.Ciltteki kahverengi lekeleri azaltarak siyah noktaların giderilmesini sağlar.

Tarçın Sabunu

Antiseptik özelliğe sahiptir.Ciltteki pürüzleri hafifleterek cilde tazelik kazandırır.
Mis gibi kokusu sayesinde sakinleştirici ve afrodizyak etkisi vardır.Her cilt tipi için uygundur.Yara ve çatlakların kapanmasında etkisi fazladır.

Portakal Sabunu

Selülitli bölgelerde etkilidir.Masajla birlikte uygulandığında selülitin azalmasına yardımcı olur.Tonik olarak kullanılır.Cilde rahatlık ve canlılık verir.

Bal Sabunu

Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Kükürt Sabunu

Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.

Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Defne Sabunu

Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.

Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Papatya Sabunu

Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.

Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!

Temmuz 27, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.

Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.

Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.

Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.

Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:

“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”

Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.

Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!

Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.

Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.

Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.

Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.

Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.

Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.

Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.

Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.

Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.

Alıntıdır

Jennifer Aniston’dan Lolavie

Temmuz 23, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Birçok ünlü isim gibi Jennifer Aniston da kendi parfümünü çıakrttı. “Lolavie” ismini verdiği parfümün tanıtımı geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yapıldı.

Jennifer Aniston Lolavie için özel fotoğraf çektirmeyi de unutmadı. Tanıtım fotoğrafları Meksika’da çekilmiş.

Parfümden bahsetmek gerekirse; Lolavie yasemin çiçeği, menekşe, musk, amber, gül suyu, amazon zambağı ve sandalağacından oluşuyor. Ülkemizde henüz satışa sunulmayan Lolavie için Jennifer Aniston ”Temiz, seksi ve çiçeksi ama çok değil. İnsanların bana yaklaşıp ne koktuğumu sormasını, tende ağırlaşmadan doğal bir koku bırakmasını istedim” diyor.

Gelin Makyajı Önerileri

Temmuz 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Evlilik Hazırlıkları, Güzellik

Düğün mevsimi yine geldi. Evlenecek birçok gelin adayı telaş, mutluluk, hüzün ve sabırsızlığı bir arada yaşıyor. Gelinlik, saç modeli, ayakkabı seçimi gibi hazırlıklar da haliyle kapıda. En heyecanlı ve riskli bölüm ise makyaja karar vermek!

Gelin Makyajı Önerileri

Hayal ettiğiniz rüya bir gelin olmanıza çok az kalmışken hiç kimse yaşanılacak aksiliklerin telafisi olmaz. Bu duruma maruz kalmamak için o gün kullanacağınız makyajınızı mutlaka daha önce yaptırın ve önerilerimize bir göz gezdirin.

Düğün günü için doğal güzelliğinizi vurgulayacak abartıdan uzak bir makyaj, özellikle bakışlarınıza anlam katan göz makyajı güzelliğinize güzellik katacaktır.

Düğünün teması ve mekânı nasıl bir makyaj uygulanmak istediğiniz konusunda size yardımcı olabilir.Kır düğünü yapacaksanız makyajınız daha yumuşak olmalı, nostaljik bir hava taşımalıdır.

Kapalı mekânda yapılacak bir düğün içinse, mekân yapay ışıklarla aydınlatıldığı için ona göre daha ışıltılı ve vurgulu bir makyaj önerilebilir.

Eğer düğününüz nikâh salonunda geçecek ise makyajınızın ağır olmaması gerekir.

Diğer bir risk ise erken saatlerde yapılan makyajın kalıcı olması ve uzun saatler taze kalabilmesidir. Bu sorunu da yağsız baz ürünleri kullanarak, makyajı şeffaf pudralarla sabitleyerek çözebilirsiniz.

Yüz makyajınızı tamamlandıktan sonra dekoltenin öylece bırakılması renk farklılıklarına neden olur ve vücudunuz iki bölüm şeklinde görünür. Bunu engellemek için yüzünüzde kullandığınız fondötenin hafif bir şekilde dekolte bölgenize de uygulanmasına özen göstermelisiniz. Dilerseniz düğünün geçeceği ortama uygun olarak omuzlarınıza hafif parıltılı bir pudra uygulayabilirsiniz.

Alıntıdır

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »