İsviçre Yalnız Kaldı

Şubat 4, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Avrupa’da artan vergi kaçakçılığı olayları, isviçre’yi yalnız bırakmış gözüküyor.isviçre, bankacılık ve vergi kaçakçılığı krizi nedeniyle Almanya’ya sert tepki gösterirken, ipleri de koparmak istemiyor. İsviçre hükümeti, bu ülkede gizli hesapları bulunan Almanların listesini içeren bir CD’yi 2,5 milyon euroya satın almayı planlayan Alman hükümetini sert ifadelerle eleştirdi. Maliye Bakanı Hans-Rudolf Merz, isviçre bankalarından çalınan veriler üzerinden, hiçbir ülke ile işbirliği yapmayacaklarını, açılacak vergi kaçakçılığı soruşturmalarına da yardımcı olmayacaklarını söyledi.

İsviçre hükümeti, Berlin ile yeni bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması üzerinde ise müzakerelerin süreceğini duyurdu. Anlaşma, isviçre’nin banka gizliliği ilkesinin yumuşatılmasını ve gelecekteki vergi kaçakçılığı vakalarında Alman resmi makamlarına yardımcı olunmasını öngörüyor.
Yeni sistem talebi

isviçre Parlamentosu’nun Ulusal Konsey kanadında Hrıstiyan Demokratların Grup Başkanı olan Urs Schwaller, ülkenin yeni bir bankacılık sistemine geçmesi gerektiği görüşünde: “Biz bankacılık merkezi olarak anılmak istiyoruz, ancak isviçre denilince yurtdışında akla gelen ilk şey ‘vergi kaçakçılığının merkezi ve kara para kasalarının sığınağı bir ülke’ olmamalı.”

isviçre Parlamentosu’nda Sosyal Demokratların Grup Başkanı Ursula Wyss de hükümetten yeni bir strateji belirlemelerini talep ediyor: “isviçre’nin bir girişime ihtiyacı var. Uluslararası alanda yanlış anlaşılmaya mahal vermemeli ve şunu söylemeliyiz: Vergi kaçakçığına isviçre’de yer yok. Ancak bundan sonra hem finans dünyasının hem de isviçre ekonomisinin yeni bir perspektifi olabilir.”

İsviçre’de mali kurumların bir vergi kaçakçılığı şüphesi halinde, isviçre bankalarındaki verilere doğrudan ulaşabilme yetkisine sahip olması, siyasi çevrelerde giderek daha fazla destek buluyor.

Aşırı sağcı isviçre Halk Partisi’nin Genel Başkanı Toni Brunner’e göre ise bu bir saçmalık: “Otomatik bir bilgi değişimi gelecekte söz konusu olmayacak. Buna karşı savunmaya geçeceğiz. isviçre’nin banka hesaplarına ilişkin bilgilerin gizli tutulmasından doğan avantajının kaybedilmemesi için elimizden geleni yapacağız.”

Bartınlı İşadamları Hollanda ve Almanya’da Yatırım Yapacak

Şubat 3, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Bartın Aktif İşadamları Derneği (BAKİAD) Yönetim Kurulu dünyanın 4′üncü Avrupa’nın ise en büyük Limanı olan Rotterdam Limanı’nda iş görüşmeleri yaptı.ANFED’in organizasyonuyla Hollanda’ya giden 30 işadamı, Amsterdam Havaalanı’nda Hollanda Genç İşadamları Federasyonu (HOGİAF) tarafından güllerle karşılandı. 26-31 Ocak tarihleri arasında HOGİAF’ın ev sahipliğinde Türkiye’den Anadolu İşadamları Federasyonu’na (ANFED) üye derneklerin katılımı ile Amsterdam ve Rotterdam ticaret odalarında ‘Hedef Pazar Hollanda’ konulu iş konferansları düzenlendi.ANFED Başkanı Doğan Kaynak, konuşmasında, küreselleşen dünya pazarında bölgesel güç ve aktör konumuna gelen Türkiye’nin; bir taraftan komşularıyla sıfır problem ilkesini, diğer taraftan Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 için 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koyduğunu ifade etti.

Siyasal olarak süregelen istikrarın, küresel krizi aşmada iş dünyasını olumlu yönde motive ettiğini ifade eden Kaynak, “İş dünyasının önemli bir kısmını temsil eden ANFED, bu önemli hedefe ulaşmak için üyelerini sürekli olarak yeni pazarlara yönelmeye teşvik etmektedir. Buradan hareketle sanayi, üretim, teknoloji ve sahip olduğu tarımsal potansiyel ile iş dünyası için çok önemli olduğunu düşündüğümüz Hollanda’yı, üyelerimiz için ‘hedef pazar’ olarak seçtik. Ülkedeki Türklerin kendi işlerini kurmaları, istihdam sağlamaları, Türkiye ile ticari ortaklıklar açısından Hollanda’yı ayrıca önemli kılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Euro 2012 Kuralları 7 Şubatta Çekiliyor

Şubat 2, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Polonya ve Ukrayna’nın birlikte düzenleyeceği 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2012) grup eleme maçlarının kuraları 7 Şubat 2010 Pazar günü Varşova’da çekilecek. Kura çekim töreni TSİ 13.00′te başlayacak.

Elemelere katılacak 51 takım, UEFA milli takımlar sıralamasındaki puanlamalarına göre 6 torbaya ayrılacak. Kura çekimi sonucunda belirlenecek 9 gruptan 6’sı 6 takımdan, 3′ü ise ise 5 takımdan oluşacak. Eleme maçları, Eylül 2010 – Kasım 2011 tarihleri arasında uluslararası maç takvimine denk gelen Cuma/Cumartesi ya da salı günleri oynanacak.

Eleme maçları sonunda gruplarını birinci sırada tamamlayan takımlar ile en iyi puana sahip ikinci takım, ev sahibi ülkeler Polonya ve Ukrayna ile birlikte finallere direkt katılmaya hak kazanacak. Gruplarını ikinci sırada bitiren sekiz takım arasında 11/12 ve 15 Kasım 2011 tarihlerinde çift maçlı eliminasyon sistemine göre oynanacak maçlar sonunda finallere yükselecek son 4 takımı belirlenecek.

EURO 2012 Eleme Grubu Torbaları ise şöyle:

1. Torba: İspanya, Almanya, Hollanda, İtalya, İngiltere, Hırvatistan, Rusya, Fransa, Portekiz

2. Torba: Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İsveç, İsviçre, Sırbistan, Türkiye, Danimarka, Slovakya, Romanya

3. Torba: İsrail, Bulgaristan, Finlandiya, İrlanda cumhuriyeti, Norveç, İskoçya, Bosna Hersek, Kuzey İrlanda, Avusturya

4. Torba: Slovenya, Letonya, Macaristan, Litvanya, Belarus, Belçika, Galler, Makedonya, Kıbrıs Rum Kesimi

5. Torba: Karadağ, Arnavutluk, Estonya, Gürcistan, Moldovya, İzlanda, Ermenistan, Kazakistan, Liechtenstein

6. Torba: Azerbaycan, Lüksemburg, Malta, Faroe Adaları, Andora, San Marino

Seçimlerde Rotterdam’dan Dört Türk Aday Var

Şubat 2, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Hollanda genelinde 3 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde partileri tarafından Rotterdam’ın çeşitli ilçelerinde liste başı adayı gösterilen Türkler, aynı zamanda belediye başkanı olmak için de mücadele ediyor. İktidarın büyük ortağı Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDA) tarafından Charlois, Delfshaven ve Feijenoord ilçelerinde birinci sıradan aday gösterilen Alaattin Erdal, Ali İhsan Ünal ve Turan Yazır ile İşçi Partisi (PvdA) tarafından Ijsselmonde’de birinci sıradan aday gösterilen Nurten Karışlı, partileri seçimden birinci çıktığı takdirde belediye başkanlığı koltuğuna oturacak. Hollanda tarihinde ilk kez dört Türk’ün bir şehirde aynı anda belediye başkanı olma fırsatı yakaladığına işaret eden adaylar, bunu ‘tarihi bir fırsat’ olarak değerlendiriyor.

Hollanda’daki yerleşik teamüllere göre ilçe belediye başkanlarının her zaman seçimden galip ayrılan parti tarafından belirlendiğini belirten Feijenoord ilçesi liste başı adayı Turan Yazır, bu konuyu partisiyle görüştüğünü ve birinci olmaları durumunda belediye başkanlığına kendisinin getirileceğini söyledi. “Zaten teamüller bunu gerektiriyor ama ileride bir sorun çıkmasın diye bunu baştan konuştuk.” diyen Yazır, dört Türk’ün bu makama layık görülmesinin ‘tarihi değerde’ olduğu görüşünde. Yazır gibi Alaattin Erdal ve Ali İhsan Ünal da bu durumu parti yönetimiyle görüştüklerini, galip çıkmaları durumunda belediye yönetimine geçeceklerini ifade etti. Her dört isim, başkanlık olmasa bile daimi encümen azası olarak görev yapma imkânına da sahip.

“SEÇİM GÜNÜ STRATEJİK OY KULLANIN” çağrısı ..

Hollanda’da ilk kez dört Türk adayın aynı ilin farklı ilçelerinde belediye başkanı olma fırsatı yakaladığını hatırlatan Turan Yazır, seçmenlerin bunun önemini henüz kavrayamadığını dile getirdi. Bu fırsatların kolay kolay ele geçirilmediğini, liste başına yerleştirilmenin uzun çalışmalar sonucunda gerçekleştiğini kaydeden Yazır, “Bunun için ciddi anlamda mücadele verdik. Bu, hem parti içinde üç arkadaş olarak da yürüttüğümüz çalışmaların sonucu hem de partinin bize dönük güvenin eseri.” şeklinde konuştu.

Dört ilçede de yoğun bir Türk nüfusunun yaşadığını belirten Yazır, Türk kökenlilerin sandık başına gitmeleri durumunda belediye başkanlığına rahatlıkla kendi içlerinden çıkan isimlerin gelmesinin mümkün olacağını ileri sürdü. Bu bağlamda “Herkese oy hakkına sahip çıkıp, seçim günü stratejik oy kullanmaları tavsiyesinde bulunuyorum.” diyen Yazır, bunun çok önemli bir fırsat olduğunu ve bir daha ele geçirilemeyebileceğini belirtti.

Seçimden birinci çıktıkları zaman belediye başkanının yanı sıra meclis başkanlığı ve daimi encümenlerin de kendi partileri tarafından belirleneceğini açıklayan Alaattin Erdal da belediye başkanlığı konusunda partisinin kendi ismi üzerinde karar kıldığını ifade etti. Aslında yöneticileri belirleme yetkisinin liste başı adayı olduğu için kendisinde olduğunu hatırlatan Erdal, “Sadece belediye başkanlığı değil; daimi encümen üyeliği ve günlük yönetime de tek aday var, o da benim. Partiyle bunu konuştuk bu görevler için kararı ben vereceğim.” dedi.

“AŞIRI SAĞIN OYUNUN BOZMAK İÇİN SANDIK BAŞINA GİDİN”

“Türkler ilçelerinden bir ismin yönetici olmasını istiyorlarsa oy kullanmalılar.” diyen Erdal, ayrıca Rotterdam’da aşırı sağın da güçlendiğini, bu oyunu bozacak tek şeyin ise sandık başına gitmek olduğuna işaret etti. Halkın yaşananların çok da farkında olmadığını ileri süren Erdal, şöyle devam etti: “Hâlâ şu parti veya bu parti, şu aday veya bu aday diye bakıyor halkımız. Stratejik düşünmek gerekir. Belediye başkanlığına aday olan Türk sayısı ilk kez bu kadar fazla, Hollanda’nın diğer hiçbir yerinde bu yok. Sadece Rotterdam’da bu imkân var. Bu adayların ilçelerin yönetimine seçilmeleri hiç de zor değil. Yeter ki oy kullanalım. Bu konuda sivil toplum örgütlerine de büyük görev düşüyor. Yani son sıralardaki bir isme oy vermektense belediye başkanlığı ve daimi encümenliğe gelme imkânı olanlara oy vermek daha stratejik olacaktır.” şeklinde konuştu.

Avrupa’da Havalimanlanlarında Güvenlik Üst Düzeyde

Şubat 2, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

27 üyeli Avrupa Birliği, ABD’deki gelişmelerin de etkisiyle havalimanlarındaki güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkardı. Ancak uçuş güvenliğine ilişkin bazı düzenlemeler, ülkelerin ulusal düzenlemelerine bırakıldı.

9 yıl önce ABD’yi hedef alan 11 Eylül saldırılarından beri Avrupa Birliği, havalimanlarında güvenlik kontrollerini sıkılaştırmayı tartışmakta. Keskin cisimlerin, sıvı maddelerin ve çeşitli jellerin yolcu beraberinde uçaklara alınması tamamen yasaklandı. AB içerisindeki 400 havalimanında bu asgari kurallara uyulması zorunlu.
Avrupa ülkelerinde son zamanlarda uçuş güvenliğine ilişkin tartışmaların odağında ‘çıplak tarayıcı’ da denilen vücut tarayıcıları yer alıyor. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Schipol Havalimanı’nda şu anda 15 adet vücut tarayıcısı kullanılıyor. Bu tarayıcılarla, vücut üzerinde silah ya da patlayıcı madde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amaçlanıyor. Amsterdam Havalimanı’nın güvenlik kontrolleri sorumlusu Günter von Adrich bu yeni uygulamayı şöyle anlatıyor: “Yolculardan tarayıcının önüne geçip, ellerini yukarıya kaldırmalarını rica ediyoruz. Görüntü alınıyor ve birkaç saniye içinde sonucu görüyoruz.”

Tarayıcılar Amsterdam Havalimanı’nda şu anda deneme aşamasında. Hollanda Hükümeti, olabildiğince kısa süre içinde tarayıcıların tüm havalimanlarında uygulamaya konulmasını istiyor. Ayrıca vücut tarayıcılarının, italya’da Roma ve Milano’daki havalimanlarında uygulamaya konulması gündemde. Ancak italya’daki havalimanlarında sadece ABD ya da israil’e uçacak yolcular bu sıkı kontrollerden geçirilecek. ingiltere’de Heathrow ve Manchester havalimanlarında tarayıcılar bu hafta başında uygulamaya kondu. Fransa ve Almanya ise tarayıcıları uygulamaya koymadan önce sağlık testleri ve hukuki incelemelerin sonuçlarını görmek istiyor.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin iç işleri bakanları geçtiğimiz haftalarda, bu konuda ortak bir tutum belirlemek üzere bir araya gelmiş, ancak uzlaşmaya varamamıştı. Avrupa Birliği Komisyonu, kontrol sırasında yolcuların mahrem bölgelerini rötuşlayan cihazların uygulama sokulması önerisinde bulunmuştu. Avrupa Parlamentosu üyelerinin çoğu da ‘mahremiyetin zedelenmesini’ gerekçe göstererek bu konuda çekimser bir tutum benimsemişti.

“Tarayıcıya indirgenmesin”

Avrupa Birliği Terörle Mücadele Kooridinatörü Gilles de Kerchove, büyüyen tartışmalar üzerine güvenlik konusunu ‘çıplak tarayıcı’ boyutuna indirgememek gerektiğini vurguladı. Kerchove, “Bu, havalimanlarında kullanılan teknikten daha derin bir mesele. Çok boyutlu bir bakış açısı belirlememiz gerekiyor. istihbarat birimleri ile polisten alınan bilgilerin de değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi pasaportların çalındığını ve kimin ne tür bir vizeye sahip olduğunu bilmek zorundayız” dedi.

Sözgelimi Almanya’da Polis Sendikası, Almanya’da ve pek çok AB ülkesinde, havalimanlarında güvenliğin özel şirketler tarafından yürütülmesini eleştiriyor. Sendika, sadece tekniğe değil, iyi eğitimli kişilerin havalimanlarında görev yapmasına da özen gösterilmesi gerektiği görüşünde.

EASA kuruldu

Avrupa Birliği, güvenliği artırmak için Avrupa’daki uçuş güvenliğinin sağlanmasından sorumlu bir birim kurdu. Kısa adı EASA olan ve merkezi Almanya’nın Köln kentinde bulunan bu birim, uçaklara iniş kalkış izni verilmesinden, pistlerin uzunluğundan ve pilotların eğitiminden sorumlu. Ancak birim, “havalimanlarında güvenliğin sağlanmasından” sorumlu değil, zira bu söz konusu ülkelerin ve havalimanı işletmelerinin yetkisi alanında.

Avrupa Parlamentosu’nun Alman milletvekillerinden Hür Demokrat Partili Alexander Alvaro, Avrupa Birliği’nin yavaş tempoda hareket etmesini şu sözlerle eleştiriyor: “11 Eylül saldırılarından bu yana sürekli olarak şunu duyduk: Güvenlik açısından sorun, parçaların birleştirilmemesinde. Bu bağlantıları kuracak belli bir yapı geliştirmek için 10 yıla ihtiyaç duyuluyorsa, bu on yıl içinde bir takım hatalar yapılmış demektir. Cevap hep şu oldu: Daha fazla veriye ve veri alışverişine ihtiyacımız var. Ancak anlaşılan o ki, bu yürümüyor.”

Hollanda Üniversitelerinde Protesto!

Şubat 1, 2010 by GaMZeM  
Filed under Haber

Hollanda’da hükümetin eğitim alanında yapmayı düşündüğü tasarruf odaklı yeni planına karşı çıkan öğrenciler, çeşitli üniversitelerde protesto eylemleri düzenledi. Ülkenin birçok kentinde eş zamanlı olarak başlayan gösterilerde üniversitelerin bazı bölümleri öğrenciler tarafından işgal edildi.

Özellikle öğrenci burslarında yapılmak istenen kısıtlama girişimine sert tepki gösteren öğrenciler, ilk önce Utrecht Üniversitesi rektörlük binasını işgal etti. Binanın camlarına pankart asan öğrenciler giriş ve çıkışlara izin vermedi. Benzer eylemler daha sonra Amsterdam, Rotterdam ve Nijmegen’de bulunan üniversitelerde de tekrarlandı. Öğrenciler buralarda da üniversitelerin belli bölümlerini işgal etti.

Üniversite yönetimlerine temel burslar konusunda yapılmak istenen değişikliğe destek vermemeleri yönünde çağrıda bulunan öğrenciler, hükümetin planlarının uygulanması halinde daha fazla harç ödemek zorunda kalacaklarına dikkat çekti. Ulusal Öğrenci Birliği LSVb’nin de desteklediği eylemlerin genişleyerek devam etmesi bekleniyor. LSVb, tasarlanan yeni planın hayata geçirilmesi halinde düşük gelirli öğrencilerin önemli bir kesiminin eğitimlerine ara verebileceklerine dikkat çekti. Eğitim kalitesinin artırılması gerektiğine işaret eden LSVb, oysa hazırlanan plana göre harç miktarlarının artarken eğitim kalitesinin ise aynı kalacağını savundu.

Öğrencilerin hak arayışlarına Sosyalist Parti’nin (SP) yanı sıra ülkenin en büyük işçi örgütlenmesi olan FNV Sendikası da destek verdi. Bir imza kampanyası başlatan SP, öğrencilere destek olacaklarını açıkladı.

Eğitim alanında yaklaşık 35 milyon Euro’luk tasarruf yapmayı planlayan hükümet, bu çerçevede burslar konusunda da değişiklik yapılabileceği mesajı vermişti. Plan üzerinde çalışmalar yürüten bakanlık, bugünlerde konun uzmanlarıyla görüşmeler yapmakla meşgul. Yüksekokullar ve üniversitelerin bağlı olduğu üst kuruluşlar da yeni plana sıcak bakıyor.

« Önceki Sayfa