AKP’ye Alkollü Protesto
Gençler sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta örgütlendi ve “AKP’ye İçiyoruz” kampanyasını başlattılar. Birçok vatandaş Türkiye’nin çeşitli noktalarında bir araya geldi ve yeni yapılan düzenleme ve alkol satışına sınırlama getirilmesini içki içerek protesto ettiler.
TAKSİM
Taksim Sanat Galerisi önünde bir araya gelen vatandaşlar, yeni yapılan düzenleme ile alkol satışına sınırlama getirilmesini içki içerek protesto etti. Sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden örgütlenen içki yasaklarına karşı olanlar Taksim Meydanından önce Galatasaray Lisesi önüne geldi. Burada bir süre slogan atan grup daha sonra Tünel Meydanına yürüdüler. Yürüyüş sırasında AK Parti aleyhine slogan atan grup ellerindeki içkileri içti. Alkol yasağının demokrasiyle bağdaşmadığını dile getiren eylemciler, ellerindeki içkileri içip sloganlar attı. Eyleme katılan İbrahim Tekin Başbakan’ın “tıksırıncaya kadar içiyorsunuz” sözlerini eleştirerek AK Partinin Türkiye genelinde uygulamaya çalıştığı alkol yasağına karşı toplandıklarını söyledi.
Eyleme katılan ve 18 yaşına yeni giren Ceren Ataş ise 24 yaş sınırlamasına tepki gösterdi. Ataş; ’Biz 24 yaş olayına tepki olarak toplandık. O kadar özgürlük, eşitlik derken böyle bir şeyin kısıtlanması yanlış bunu protesto ediyoruz.’ Diye konuştu. Eyleme Tekirdağ Şarköy’den katılan başka bir eylemci ise içki yasağını, içki zammını protesto etmeye geldiğini söyleyerek Başbakan’ın ’Tıksırıncaya kadar içiyorlar’ sözüne ise ’Parasını o mu veriyor’ diye tepki gösterdi. Eyleme Alman vatandaşlarda katıldı. Ellerindeki içkileri içen Alman kadınlar herkesin içmesini ve içkinin serbest olması gerektiğini söyledi.
Eyleme katılanlar daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.
MODA
Daha önce de defalarca içki eylemi yapılan Moda İskelesi’nde Saat 20.00 sıralarında toplanan yaklaşık 100 kişilik grup ellerindeki içki bardaklayla hükümetin aldığı içki yasağıyla aldığı kararları protesto etti. Tütün ve Alkollü İçecekler Yasası’nda yapılan değişiklikle ilgili yapılan eylemde grup üyeleri içki şişelerini havaya kaldırarak sloganlar attı.
Yazarlar Sendikası 2’nci Başkanı Mustafa Köz ise “Bu küçük bir müdahale olarak görünmesin. Diğer alanlarada kapı açacak. Kendi yaşam biçimlerine uymayan şeyleri yok etmeye çalışıyorlar. Böyle bir anlayışları var.” dedi.
Eyleme katılan Ekin Çalışır, “İçki zararlarından devletin beni korumasına gerek yok. 18 yaşındaki evlenibiliyor. Silah alabiliyorsam. İçki de içebilirim. Önemli olan insanların bilinçli olması. İçkiyi dozunda içmek gerekir. O zaman devlet kayak yapanları da korusun. Düşebilir ayaklarını kırabilirler” dedi. AK Parti alehine “Gün gelecek devran dönecek. AKP halka hesap verecek. AKP şaşırma sabrızımı taşırma” şeklinde slogan atan grup sessiz bir şekilde dağıldı.
EDİRNE
Edirne’nin en işlek caddesi olan Saraçlar Caddesi’nde, biraraya gelen ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu grup yanlarında getirdikleri içkileri banklarda oturarak içti. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin alkole getirdiği sınırlamaları protesto etmek için biraraya geldiklerini ifade eden eylemciler, “Alkolü engelleyeme çalışan tüm yöneticileri kınayarak, özgürlüğümüzü kutluyoruz” dedi.
Bazı eylemciler ise sadece eğlenmek amacıyla alkol aldıklarını söyledi. Yaklaşık yarım saat cadde üzerinde alkol alan grup, daha sonra caddeden ayrıldı. Saraçlar Caddesi’ne yakın alanlarda güvenlik önlemi alan polis ekipleri ise alkollü grubu uzaktan izlemekle yetindi.
İZMİR
Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda toplanan 500 kişilik grup, ellerinde içkilerle, hükümeti ve Bülent Arınç’ı “AKP’ye İçiyoruz” sloganıyla protesto ederek, kadehlerini kaldırdı.
Aşırı soğuğa rağmen Gündoğdu Meydanı’nda toplanan 500 kişilik bir grup, zaman zaman hükümet aleyhine sloganlar atarken, “10’ncu Yıl Marşını” da defalarca söyledi. AKP ve Bülent Arınç için kadehlerini kaldıran topluluk, içtiği alkol şişeleriyle de “AKP” yazıp, önünde poz verdi. Eylem, güvenlik güçlerinin gözetiminde, sorunsuz şekilde sona erdi.
BARTIN
Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda, toplanan yaklaşık 50 genç, alkollü içki satışına 24 yaş sınırlaması getirilmesi üzerine basın açıklaması yaptı. Halaylar çeken, ellerinde boş biraları bulunan gençler, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı’nın altında bulunan Tekel bayisinin tentesinde bulunan bira reklamlarını gösterdi.
Basın açıklamasını okuyan Damla Ezgi Uzun, “Hiçbirimiz alkolik değiliz ve bunu savunmuyoruz. İnsanların alkolik olmalarını engellemek, insanların sosyal ortamlarını kısıtlayarak olmaz. Alkolü ortadan kaldırmak değil, insanları alkolik olmaya iten zemini kaldırmak gerekli. Sağlıklı, eğitimli, kafası çalışan bireyler yetiştirmek gerekir. Ülkelerin kalkınması, eğer alkolle orantılı olsaydı, alkol tüketimi yüksek olan Avrupa ülkelerinden ileri düzeyde olmamız gerekirdi. Yaşam koşulları yeterli, sorunsuz ve iyi yetişmiş bir birey ne zaman nerede ne içeceğini bilir. Demokratik hak insan içindir” dedi.
ANKARA
Ankara’da bir grup, “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği” protesto etti.
Kuğulu Park’ta toplanan grup, ellerinde döviz ve pankartlarla yönetmeliği protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, ateşli silahlarda ruhsat alma yaşının düşürülmesine karşın alkollü içeceklerin satış ve sunumunda yaşın yükseltilmesinin dikkati çektiği ifade edildi.
Gruptakiler daha sonra yanlarında getirdikleri alkollü içecekleri içtiler.
Kaynak:Milliyet
Limanlar Rumlara Açılacak Mı?

Türkiye limanlarının Rumlara açılması takdirde AB müzakerelerinde yeni başlıklar açılacağı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise iddiaları yalanladı.
Limanlar Rumlara Açılacak Mı?
Türkiye’nin, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne limanların açılması ve karşılığında müzakere başlıklarının önündeki engellerin kaldırılması yönünde AB ile uzlaşmaya vardığı iddiaları, 2010’un son gününe damga vurdu. Ancak Egemen Bağış, bu iddiaları twitter üzerinden yanıtladı. Bağış, mesajında, AB ile uzlaşıldığı haberlerinin doğru olmadığını söyledi.
NTV’nin haberine göre, Türkiye, müzakere sürecini kilitleyen en önemli engelin aşılması için AB ile uzlaşmaya vardı. 14 müzakere başlığının açılmasını engelleyen sorunu aşmak için yıllardır aranan formül, Belçika Dönem Başkanlığı’nın Avrupa Komisyonu ile ortak çalışması sonucunda bulundu. Türkiye’nin yazılı garanti istediği uzlaşma, Türkiye’nin önce İzmir ya da İstanbul’dan bir deniz limanını Rum bandıralı gemilere açmasını kapsıyor. İlk uygulamada sorun yaşanmaması halinde daha sonra Türkiye’nin diğer bütün deniz limanları, havaalanları ve hava sahasının da Kıbrıs Rum Kesimi’ne açılması öngörülüyor. Bunun karşılığında askıda bulunan 8 müktesebat başlığı ile Rum Kesimi’nin Aralık 2009 tarihinde tek taraflı olarak veto etme kararı aldığı 6 başlık koşulsuz olarak müzakereye açılacak.
Yine bu uzlaşmaya göre, bundan böyle KKTC’de bulunan Ercan Havaalanı’na Avrupa ülkelerinden sınırlı da olsa charter uçuşlar yapılabilecek.
Ancak bu habere Başmüzakereci Bağış, sosyal paylaşım sitesi twitter üzerinden yanıt verdi. Bağış, mesajında, “Rumlara limanları açmak için AB ile uzlaşıldığı haberleri doğru değil. Bu konudaki şartımız biliniyor. Limana liman; yola devam” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise bu iddiaların kesinlikle doğru olmadığına vurgu yaparak, “Kesinlikle yeni bir durum yok. Bu konuda hiçbir yeni hareket yok” dedi. Rueters’e isim vermeden konuşan üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de bu konunun her zaman gündemde olduğunu, ancak böyle bir anlaşma yapılmadığını söyledi. Reuters’e konuşan Avrupalı yetkililer, konuyla ilgili bilgileri olmadığını ifade etti. KKTC Başbakanı İrsen Küçük ise, “Rum tarafının şantajlarına ne Türkiye’nin ne de KKTC’nin boyun eğeceğini, Türkiye ve KKTC’nin çıkarlarının en iyi şekilde korunacağını” söyledi.
Alıntıdır
Türkiye Kara Büründü!
Beklenen kar önce İstanbul’a düştü, daha sonra Batı bölgeleri de kardan nasibini aldı. Yıllardır kara hasret olan İzmir de dün sabah karla uyandı. Buca, Bornova ve Karşıyaka’nın yüksek bölgeleri beyaza büründü.
Trakya’dan giren ilk kar, önceki gece İstanbul’a ulaştı. Avrupa yakasının batı kesiminde, önce yağmurla karışık yağmaya başlayan kar, iletleyen saatlerde etkisini artırdı. Ancak hazırlıklı olan belediye ekipleri, trafikte aksaklıkların yaşamasına izin vermedi. Taksim’de ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait reklam panosu, şiddetli fırtına nedeniyle Yıldız Aydın’ın üstüne düşerek yaralanmasına yol açtı. Ön dişleri kırılan Aydın, çarpmanın etkisiyle şok yaşadığını söyledi.
Avrupa ve Türkiye’deki kötü hava koşulları yüzünden uçuş trafiğinde aksamalar yaşandı. Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul-Adıyaman seferini yapan uçağı, kötü hava şartları yüzünden Elazığ’a indi. Dış hatlarda TK 1821 Paris, TK 1942 Brüksel, iç hatlarda ise Şanlıurfa, Denizli ve Gaziantep’ten İstanbul ’a yapılması planlanan seferler iptal edildi.
Başkent’te de gün boyu etkili olan yağmur, akşam saatlerinde kentin yüksek kesimlerinde yerini kar yağışına bıraktı. Kar yağışı trafiği olumsuz etkilerken buzlanma ihtimaline karşın Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin tuzlama ve kar küreme ekipleri hazır bekletildi.
İzmir uzun süren pastırma yazından kışa çok sert geçti. Geçen hafta 24 dereceye ulaşan hava sıcaklığı gece 4 dereceye düştü ve sabaha karşı karla karışık yağmur başladı. Bornova, Karşıyaka, Buca’nın yüksek bölgeleri beyaza büründü. Sabah saatlerinde çocuklar tatili değerlendirip sürpriz karın tadını çıkardı.
Afyonkarahisar -İzmir Karayolu’nda etkili olan kar yağışı saat 03.00’den itibaren Ulupınar Mevkii’nde yolun trafiğe kapanmasına neden oldu.
Balıkesir – İzmir karayolunun 36. kilometresindeki “Çanakçı rampası” mevkii, yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle dün sabah saatlerinde ulaşıma kapandı. Saat 11.00 sıralarında kapanan yol nedeniyle, birçok araçta onlarca vatandaş akşam saatlerine kadar hareket edemedi. Araçlarında satlerce bekleyen yolcular, yolun açılmaması ve kendilerine hiçbir açıklama yapılmamasından şikayet etti. Dün saat 19.00’da NTV yayınına bağlanan bir kişi, sabah 11.00’den bu yana araçta beklediklerini, yolun açılmadığını, kendilerine de hiçbir bilgi verilmediğini kaydetti. Balıkesir-İzmir karayolu yaklaşık 11 saatlik çalışmanın ardından ulaşıma açıldı.
Öte yandan, Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin batı santralinde aşırı yüklenmeden dolayı oluşan arıza giderilerek, Balıkesir’e tekrar elektrik verilmeye başlandı.
Bursa’da, ‘Beyaz Cennet’ olarak adlandırılan Uludağ’da etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle yollar kapanırken jandarma ekipleri araç trafiğine izin vermedi. Karayolları ekipleri ise Uludağ yolunda kar temizleme çalışmalarına başladı. Uludağ’da kar kalınlığı ise 30 santimetreye ulaştı.
Bolu Dağı’nda TEM ve D-100 karayolu geçişlerinde kar yağışı etkili oldu. Bolu Dağı’nda kar kalınlığı yaklaşık 15 santime ulaşırken, alarma geçen trafik ekipleri, yolu ulaşıma açık tutabilmek için çaba harcadı. Bolu kent merkezinde kar kalınlığı 5, Abant’ta 25, Gölcük’te 40, Kartalkaya’da 60 santime ulaştı.
Kar yağışı, Orta Karadeniz’de de hayatı felç etti. Samsun – ankara karayolunun 40. kilometresinde yoğun kar yağışı nedeniyle yol kapandı. Karayolları ekiplerinin çalışması sonucu yol kontrollü olarak trafiğe açıldı. Çorum’da da kar yağışı kent merkezi ve ilçelerde hayatı olumsuz etkiledi.
Kastamonu’da da, merkeze bağlı Bayındır Köyü’ne hasta almaya giden ambulans kar nedeniyle yolda mahsur kaldı. Ambulanstaki 3 sağlık ekibi, İl Özel İdaresi ekipleri ve köylülerin yardımıyla 3 saat sonra ancak kurtarıldı.
Kaynak:Milliyet
Soğuk Hava Kapıda
Bu akşam başlayacak olan yağmurla birlikte hava da soğuyacak. Yurdun batı kesimi yağışlı havanın etkisine girecek.
Sabah saatlerinde Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Sivas çevrelerinde yer yer sis görüleceği tahmin edilmektedir. Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacak, ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek.
Rüzgar ise genellikle güney ve güneybatı, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneydoğu, gece saatlerinden sonra Marmara ile Kuzey Ege’de kuzeybatı yönlerden hafif arasıra orta, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esecek.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın; Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden, oluşabilecek olumsuz şartlara (ulaşımda aksama, soba ve doğalgaz zehirlenmeleri vb.) karşı tedbirli ve dikkatli olunması gerekiyor.
SİS UYARISIDoğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Sivas çevrelerinde gece ve sabah saatlerinde yer yer sis görüleceğinden, oluşabilecek olumsuz şartlara (ulaşımda aksama vb.) karşı tedbirli ve dikkatli olunması gerekiyor.
BAZI İLLERDE HAVA DURUMU
Bazı illerde bugün hava durumu ve sıcaklık değerleri şöyle olacak:
İSTANBUL: Parçalı bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı geçecek. Rüzgar; güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esecek. (23)
ANKARA: Parçalı ve az bulutlu (20)
İZMİR: Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı gececek. Rüzgar; güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esecek (24)
ADANA: Parçalı ve az bulutlu (28)
ANTALYA: Parçalı ve az bulutlu gece saatlerinden sonra parçalı ve çok bulutlu (24)
SAMSUN: Parçalı bulutlu (27)
ERZURUM: Parçalı az bulutlu, sabah ve gece saatlerinde yer yer sisli (15)
DİYARBAKIR: Parçalı ve az bulutlu (22)
Yapılan son değerlendirmelere göre bugün bölgelerde hava durumu şöyle olacak: MARMARA: Akşam saatlerinden sonra Edirne, Tekirdağ, Kırıklareli ve Çanakkale çevreleri ile gece saatlerinden sonra İstanbul, Balıkesir, Bursa ve Kocaeli çevreleri yağmur ve sağanak yağışlı gececek. Rüzgar; güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esecek.
EGE: Parçalı ve az bulutlu, zamanla kıyıları çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra Kuzey Ege kıyıları ve İzmir çevreleri ile gece saatlerinden sonra Manisa, Aydın ve Muğla çevreleri sağanak yağışlı geçecek. Rüzgar; Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esecek.
AKDENİZ: Parçalı ve az bulutlu gece saatlerinden sonra batısı parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Batı Akdeniz’in batısı sağanak yağışlı geçecek.
İÇ ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde Sivas çevresinde yer yer sis görülecek.
BATI KARADENİZ: Parçalı ve az bulutlu geçecek.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu geçecek.
DOĞU ANADOLU: Parçalı az bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde yer yer sis görülecek.
GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçecek.
Alıntıdır
İzmir’i Şok Eden Araştırma
Ülkemizin en aydın şehirlerinden biri olan İzmir’de yapılan bir araştırma duyanları şok etti. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre İzmir’de 144 bin 688 kişi okuma yazma bilmiyor.
Okur yazarlığı artırma performansında Türkiye 35.si olan İzmir’de, 165 bin 221 kişiden 86 bin 634’ü 60 yaş üstü olduğu için bu kişilere ulaşmakta sorun yaşanıyor ya da okur yazar yapılamıyor. Kalan 78 bin 587 kişinin yüzde 80’lik kısmı olan 62 bin 813’ünün kadın olduğuna dikkati çeken İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, farkın kız çocuklarının okula gönderilmemesinden kaynaklandığını belirtti.
Okuma yazma kurslarıyla çalışmaları sürdüren İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 2008 yılından bu yana 33 bin 640 kişiye açtığı 2736 kurs ile eğitim verdi.
Kursiyerlerden 20 bin 533’i okur yazar yapıldı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu eğitim öğretim yılı içinde de 24 bin 783 kişiyi okur yazar yapmayı hedefliyor.
İzmir’in göç alan bir şehir olduğunu kaydeden İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Rağip Üye, “En büyük sorunumuz göç. Okumaz yazmaz sayısı göçle ilgili. Bu sayıyı sıfırlayan kadar çalışmalarımız sürecek” dedi.
Üye, örgün eğitim dışında kalan ve okuma yazma bilmeyen yetişkinlere bu beceriyi kazandırmak amacıyla “Okur-Yazar Sayısını Artırma Projesi” geliştirdiklerini belirterek, şunları söyledi: “Proje kapsamında eğitim merkezlerinden çok uzakta ikamet eden ve imkanı olmayan okumaz yazmazların ulaşım gibi imkanlarının karşılanması, engelli vatandaşlar için gereken önlemlerin alınmasını planladık. Bu konuda bize destek olacak ünlü kişilerle irtibata geçerek, onların kursiyerlerimize konferans ve konserler vermesini sağlamak istiyoruz. Kursiyerlerin kurs boyunca yaşadıklarına dair kendi el yazılarıyla yazdıkları hatıralarının bir kitapçık haline getirilmesi ve yayımlanmasını düşünüyoruz” diye konuştu.
Üye, projede gönüllü öğretmenlerin önemli bir yeri olduğunu ifade ederek, 183 öğretmenin mücadelelerinde gönüllü olduğunu kaydetti. Gönüllü öğretmenlere seminer verdiklerini anlatan Üye, “Öğretmenlerimiz adresleri belirlenen okur yazarları tek tek ziyaret ederek, onları ikna etmeye çalışıyor. Seminerde ikna ile ilgili bilgiler vermiştik. Bunun sonucunu yakın zamanda alacağız” dedi.
Kaynak:Milliyet
KPSS Skandalında Son Gelişme
Türkiye günlerdir KPSS’ye yönelik iddiaları konuşuyor. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan o iddialarla ilgili konuştu, ellerindeki adaylarla ilgili tüm verileri incelediklerini ancak bir sonuca varamadıklarını, bundan sonra olayı savcılığın aydınlatacağını söyledi.
Yarımağan, “Bu adayların ortak yanlarını araştırdık. Hiçbir ortak yanları yok. Her üniversiteden mezun var. Tabii bazı üniversitelerden mezun olanlar biraz daha çok, neden, çünkü oradaki eğitim fakülteleri daha kalabalık olduğu için. Örneğin Gazi Üniversitesi’nden, Erzurum Atatürk Üniversitesinden, Marmara Üniversitesinden çok. Ama Boğaziçi’nden de var, Hacettepe’den de var, Abant İzzet Baysal’dan da var. Her üniversiteden, her alandan var. Matematikçisi de Fizikçisi de var, Kimyacısı da Okul Öncesi Öğretmenliği, İlköğretim Öğretmenliği okuyan da var. Yani öğretmenlikle ilgili alanlardan da var, öğretmenlik dışındaki alanlardan mezun olanlar da var.
Bu adaylar sınava nerede girmişler? En çok Ankara’da giren var. Sonra İstanbul’dan, İzmir’den var. 81 ilin 81’inde de var. Bu 350 kişi içinde de 3 bin 200 kişi içinde de. Bizdeki bilgileri açısından bu kişilerin ortak bir yanı yok. Tekrarlıyorum, bizdeki bilgileri açısından ortak yanları yok. Biz bütün bilgilerine sahip değiliz bu kişilerin.”
Bu adayların hangi tür bilgilerine sahip oldukları sorusunu Yarımağan, “Hangi üniversiteden, hangi alandan mezunlar, kaç yılında mezun olmuşlar, hangi sınava nerede girmişler ve bazı sınavlardaki başarıları var. Bu bilgileri var ama örneğin bizde bu adayların üniversitedeki başarıları yok. Bu adaylar üniversitede başarılı mı değil mi, bu adaylar dershaneye gidiyor mu, gitmiyor mu, gidiyorsa hangi dershaneye gidiyor gibi bilgiler ile diğer bilgileri yok. Biz o bilgileri inceleme imkanına sahip değiliz” dedi.
Bu adayların cevap kağıtları ile soru kitaplarını incelediklerini ifade eden Yarımağan, masasının üzerinde kendisinin de incelediği soru kitapları ile cevap kağıtlarını gösterdi.
Soru kitapları ile cevap kağıtlarının, sınav tamamlandıktan sonra ÖSYM’ye geldiğinde poşetler açılır açılmaz skeynırlardan geçirilip görüntülerin bilgisayara kaydedildiğini, bunun da bu yıl ilk kez yapıldığını vurgulayan Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü.
“Bizim burada cevap kağıtları üzerinde bir manipülasyon yapılsa veya bilgisayar kağıtlarında birşey yapılsa bu görüntülerden biz anlayabiliyoruz. Yani bu kağıt bize böyle geldi, bunları inceledik. Bilgisayardaki kayıtlarla ilk görüntüler birebir uyuyor. Yani bizim burada bir değişiklik olmamış, değerlendirme doğru yapılmış. Emin olarak söyleyebileceğim birkaç şeyden biri bu.
Ondan sonra soru kitaplarını inceledik. Gerçi soru kitaplarını incelememiz bize kesin bir bilgi vermez ama bir kanaat verir. Sizin de gördüğünüz gibi adayların soru kitaplarının üzerinde çalıştıkları görülüyor. Cevap kağıtlarındaki işaretlerle soru kitabındaki işaretler birebir aynı. Soru kitaplarının üzerinde hesaplar yapılmış, altları çizilmiş…
Adayların hepsi bir kere kesin işaretlemiş. Bir kısmı soru kitabı üzerinde az çalışmış, bir kısmı çok çalışmış. Bir kısmı hesap yapmış. Ben buradan şu sonuca varıyorum: Bu kişilere hazır cevap gelmiş olma ihtimali yok. Benim yapabileceklerim de burada bitiyor”
Eğitim Bilimleri sınavında 350 kişinin 120 sorunun tümünü doğru yanıtladığını yineleyen Yarımağan, şunları kaydetti.
“Aslında bana sorarsanız, sağlıklı bir testte bu anormal değil. Nitekim bizim bütün testlerimizde tüm soruları cevaplayan adaylar birkaç bin bile çıkabilir. Çıkmasını da isteriz biz çıkmazsa test kötüdür. Ama Eğitim Bilimleri testinde bundan önceki yıllarda galiba bir yıl çıkmış bir-iki kişi, soruların tümünü yanıtlayan pek çıkmıyormuş. Düşündürücü olan bu ama normali de sanki bu seneki gibi.
Dolayısıyla bizim verilerimizden bir sonuç elde etmemiz mümkün değil. Bizim verilerimiz burada bir usulsüzlük, bir kopya, soruların sızması biçiminde bir olayın olduğuna ilişkin bir veri içermiyor, bir bulgu yok.
Her şey usulüne uygun olarak yapıldı, sorular hazırlandı. Matbaada çok sıkı güvenlik önlemleri altında sorular basıldı. Matbaanın binası soruların basıldığı dönemde jandarmanın 24 saat kontrolü altındaydı. Matbaada elektronik karartma yapıldı. Sınav evrakı her yıl olduğu gibi kapalı kamyonlarla polis nezaretinde sınav merkezlerine sevkedildi. Oralarda kapalı odalarda muhafaza edildi. Ankara’dan gönderdiğimiz öğretim üyeleri 24 saat başında beklediler. Biz bütün sınavlarda yaptığımız önlemleri bu sınavda da yaptık ve hiçbir olumsuz durum bize aksetmedi, şurada şöyle oldu, böyle oldu diye. Elimizdeki verileri incelediğimizde bir sonuca varamıyoruz.
Peki sonuç nedir? Ya hiçbir şey olmamıştır ki bu bence ciddi bir olasılık veya birşey olmuşsa, bir sızma olmuşsa nereden olduğunu ancak savcılık bulabilir. Yani bunu adaylarla konuşarak, ancak savcılık bulabilir kanaatindeyiz.”
“Eğitim Bilimleri Sınavında tüm soruları doğru yanıtlayan karı-kocanın sınav kağıtlarının incelenmesinden nasıl bir sonuç çıktığı” sorusu üzerine Yarımağan, şöyle konuştu:
“Sınavda aynı soyadlı kişiler var. Örneğin birisi 116, birisi 100 almış. Bunlar geçen sene de 97 almış. İkisi de gayet normal görünüyor.
Tam alanları da araştırdık. Bu 3 bin 200 kişiden yaklaşık üçte biri geçen sene ya sınava girmemiş ya da Eğitim Bilimleri sınavına girmemiş. Ama üçte ikisi geçen sene KPSS’ye girmişler. Bunların içinde çoğunun geçen seneki başarıları yüksek ama çok düşük olan birkaç kişi de var. Mesela geçen seneki başarılarını üçe katlayan kişiler de var”
Geçen yıl başarısı çok düşük olup da bu yıl başarısını üçe katlayanların nasıl açıklanacağının sorulması üzerine Yarımağan, şunları söyledi.
“Ben herşeyin olabileceğini düşünüyorum, aksi ispat edilmedikçe. Ben soru kitaplarını okuduğumda gözlerimi yaşartan ifadeler de oldu. Bu çocukların içinde sınav sırasında kendi kendini motive edenler var. Mesela ’ha gayret’ diye yazmış, ’ah bir öğretmen olsam’ yazmış. Belli ki yanıp tutuşuyor. Böyle bir aday bu heyecanla yıl boyu çalıştıysa başarılı da olur.
3 bin 200 kişinin 3 bin 200’ü de geçen sene çok başarısız olsa, bu sene başarılı olsalar tamam ama bunların içinde çok başarılı olanlar da var ama dediğim gibi geçen sene çok başarısız olanlar da var. Mesela geçen sene 5,5 almış bu sene 110 almış. Böyle adaylar da var ama böyle aday 3 kişi. O adayların soru kitaplarını incelediğimde soru kitaplarında bir anormallik göremiyorum. Yani benim buradan bir sonuca varmam mümkün değil. Şimdi bu beni aldatmak için mi bunu yapmış.
Ben şu kanaate vardım, bu adaylara, eğer bir olay olmuşsa hazır cevap gelmemiş. Ondan eminim. Yani telefonla sınav sırasında şu sorunun doğru cevabı şudur diye cevap gelmemiş. Soruları salonda kendileri çözmüşler. Eğer bir olay olmuşsa bu olay sınavdan önce bu kişilere soruların bir şekilde ulaşmış olması olabilir.
Yani sınavdan önce bir gün önce bu kişilere ulaşmışsa da ben şunu düşünüyorum: Eğer bir şekilde 300-500 kişiye sorular bir türlü servis edilmiş olsaydı, ben yüzde yüz eminim şimdiye kadar bunun kokusu çıkardı, birkaç kişi bize ihbarda bulunurdu. Çünkü Polis Meslek Yüksekokulu sınavında bunu gördük. Çok daha küçük bir sınavda adaylar bizzat bize ulaşıp söylediler, ’şöyle şöyle oldu’ diye. Sonunda olay bence olay savcıya düşüyor, organize suçlara, polise düşüyor. Bir olay olmuşsa ortaya çıkaracaklar.
Yarımağan, ÖSYM’deki araştırmanın tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda da şunları söyledi:
“Biz araştırmaya devam etsek bile bizdeki verilerden bir sonuç çıkmıyor. Şu olsaydı mesela 470 kişinin soru kitabı tertemiz olsaydı diyecektim ki ’bu çocuklara sorular bir yerden gelmiş’ veya ’soru kitaplarındaki cevaplarla cevap kağıtlarındaki cevaplar birbirinden farklı, bunlar burada değiştirilmiş’ gibi şeyler söyleyebilirdim. Veya bu adayların hepsi X şehrinde sınava girmiş veya X üniversitesi mezunu o zaman orada olayı araştırın derim. Ama 81 ilin 81’inde de var. 150 üniversitenin neredeyse hepsinde de var. Her üniversiteden, her şehirden biyoloğu da var, kimyacısı da var, Türk Dili ve Edebiyatı’ndan da var, meslek lisesinden matbaa öğretmenliği mezunu da var, yani adayların ortak yanları yok”
“Belli grupların, bazı dershaneler olaya karıştığı yönündeki” iddiaların anımsatılması üzerine Yarımağan, “Varsa öyle birşey, soru sızdıysa, nasıl sızdı, kimden sızdı bunu güvenlik güçleri, savcı ortaya çıkarsın. Eğer yoksa onu da ortaya çıkarsın ve bu kurumu haksız yere yıpratmaya çalışmasınlar” dedi.
Kaynak:Milliyet
THY ile Türkler Göklerde!

Türk Hava Yolları (THY) A Milli Erkek Basketbol Takımımıza destek olmak amacıyla bir reklam filmi çekti. Milli basketbolcuların da yer aldığı reklam aynı zamanda bir rekoru da kırmış oldu. Reklamda, gökyüzünde dünyanın en yüksek ve en hızlı basket maçı yapılmış oldu.
THY açıklamasında, A Milli Erkek Basketbol Takımına destek için çekilen reklam filmiyle bir rekora da imza atıldığını bildirdi. Açıklamaya göre gökyüzünde oynanan maç ile dünyanın en yüksek ve en hızlı basket maçının gerçekleşti. “Türkler Uçuyor” isimli reklam filminin çekimleri için önce İzmir ardından Eskişehir’deki atlama noktaları araştırıldı. Son olarak Dünya Basketbol Şampiyonası’nın da yapılacağı Kayseri’deki atlama noktasında karar kılındı. 7 milli paraşütçünün görev aldığı çekimlerde normal atlama yüksekliğinin üzerine çıkılarak 5 bin metreye ulaşıldı. İki gün süren deneme atlayışlarının ardından üç gün boyunca gökyüzündeki basket şovu kayda alındı. Çekimler için pota ve basket topları özel olarak yeniden üretildi. Paraşütçülerle aynı hızda düşebilmesi için basket toplarının ağırlığı 7 kiloya sabitlendi. Maç sırasında her basket topu bir kez kullanılabildiği için toplamda 84 top kullanıldı. Her bir smaç 250 km hızla potayla buluştu. Çekimlerde yurtdışından getirtilen ve aksiyon sahnelerinin çekimlerinde tercih edilen “go pro” kamerası kullanıldı. Paraşütçülerin kasklarına yerleştirilen 7 kamera da aynı anda kayıttaydı.
Hidayet Türkoğlu, Kerem Tunçeri ve Ömer Onan başta olmak üzere Basketbol Milli Takım oyuncularının tam kadro katıldığı çekimler İstanbul’deki planlar ile son buldu. “Türkler Uçuyor” projesi özelinde hazırlanan filmin müziği de tribünlerin yeni marşı olmaya aday. Rabarba Dijital Ajansı tarafından gerçekleştirilen filmin yönetmenliğini Emre Şahin yaptı. İşte o reklam:
Afiş Krizi Ortalığı Karıştırdı
İzmir Fuarı Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen Fasl’ı Şahane konserinde afiş krizi ortalığı karıştırdı. İsmi Bülent Ersoy’un altında yazılan Muazzez Abacı sahneye çıkmadı.
Türk sanat müziğinin ünlü isimleri, İzmirli organizatör Sinan Kulucu tarafından organize edilerek düzenlenen konserde biraraya geldi. Organizasyonda haftalar öncesinden İzmir’in çeşitli yerlerine asılan afişlerde adının Bülent Ersoy’un altına yazıldığını gören Muazzez Abacı olayı protesto edip son dakika sahneye çıkmadı.
Açıkhava Tiyatrosu’nu dolduran 3 bine yakın kişi gecede Muazzez Abacı’yı izleyemedi. 3 saat süren Fasl-ı Şahane konserine gelen İzmirliler, Türk sanat müziğinin ünlü isimlerini ayakta alkışladı.
Ünlü sanatçı Bülent Ersoy ise konuyla ilgili soruları cevaplamayarak, Abacı’nın arkadaşı olduğunu herhangi bir sıkıntının olmadığını söyledi.
Alıntıdır
Antalya’da Emlak Fiyatları Yükselişte
REIDIN.com Emlakendeks’in Haziran 2010 raporu yayınlandı. Rapora göre Haziran ayında konut satış fiyatlarının en çok arttığı şehir Antalya olurken, fiyatların en çok değer kaybettiği şehir ise Kocaeli olmuş.
Antalya’da metrekare satış fiyatı 809 TL’den 820 TL’ye yükseldi. Bir önceki aya göre konut satış fiyatlarında yüzde 0,35 oranında düşüş yaşanan Kocaeli ise konut fiyatlarının en çok değer kaybettiği il oldu. Kocaeli’de metrekare satış fiyatı 858 TL’den 855 TL’ye indi.
Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de konut satış fiyatları sırasıyla yüzde 0,85; yüzde 0,24; yüzde 0,24 ve yüzde 0,09 oranında artarken; Bursa’da yüzde 0,11 oranında azaldı. Rapor, Haziran 2010′da satılık konut fiyatları açısından bir önceki aya göre en çok değer artışı yaşanan ilçenin İzmir Karabağlar, en çok değer kaybı yaşanan ilçenin ise İstanbul Esenyurt olduğunu ortaya koydu.
Bir önceki aya göre Haziran 2010′daki kira değerleri incelendiğinde, metrekare kira değerinin 4,84 TL’den 4,88 TL’ye çıktığı İzmir, yüzde 0,83′lük artışla kiraların en fazla yükseldiği şehir oldu.
Kocaeli ise yüzde 0,47 oranındaki düşüşle, bir önceki aya göre kiraların en fazla değer kaybettiği il olurken, Kocaeli’de metrekare kira değeri 4,30 TL’den 4,28 TL’ye indi.
Rapora göre, kira değerleri İstanbul’da yüzde 0,30, Adana’da yüzde 0,62, Antalya’da yüzde 0,79 ve Bursa’da yüzde 0,45 oranında arttı. Ankara’da ise yüzde 0,24 oranında azaldı.
Rapor, Haziran ayında bir önceki aya göre konut kira değerleri açısından en çok değer artışı yaşanan ilçenin İzmir Gaziemir, en çok değer kaybeden ilçenin ise İstanbul Zeytinburnu olduğunu gösterdi.
Rapora göre, “2010 Haziran” ayında oluşan ortalama konut satış fiyatları ile endeksin başlangıç dönemi olan “2007 Haziran” ayındaki satış fiyatları karşılaştırıldığında ise, Türkiye genelinde yüzde 7,94; İstanbul’da yüzde 8,82; Ankara’da yüzde 10,79; İzmir’de yüzde 3,28; Antalya’da yüzde 14,05 ve Bursa’da yüzde 9,07 oranında değer kaybı oldu.
Adana’da ve Kocaeli’nde ise fiyatlar, “35 aylık” bu dönem içerisinde sırasıyla yüzde 4,47 ve yüzde 5,98 oranında arttı.
Alıntıdır
Sağ Gösterip Sol Vurdu
Adı Kenan Doğulu ile aşk dedikodularına karışan manken Özge Ulusoy sağ gösterip sol vurdu. Ünlü manken süpriz bir kararla İzmir Çeşme’de televizyon yapımcısı Ferruh Taşdemir ile dünya evine girdi.
Düğün Aya Yorgi Koyu’nda Marakeş adlı Beach Club’da gerçekleşti. Geceye sadece 20 davetli katılırken çiftin şahitliklerini Önder Bekensir, Demet Akalın ve manken Bilge Kara yaptı. Özge Ulusoy’un annesi Armağan Ulusoy, nikaha itiraz ederken, “Hakkımı helal etmeyeceğim” diye bağırdı.
Üç gün öncesine kadar adı şarkıcı Kenan Doğulu ile aşk dedikodularında geçen Özge Ulusoy, pazar gecesi aldığı evlilik teklifine ‘Evet’ yanıtı verdi. Pazartesi gecesi Radisson Blu Otel’de düzenlenen kına gecesinin ardından çift, salı gecesi Aya Yorgi Koyu’ndaki Marakeş adlı Beach Club’te, 20 davetlinin katılımıyla evliler kervanına katıldı.
Çiftin şahitliklerini Demet Akalın, eşi Önder Bekensir ve manken Bilge Kara yaptı. Özge Ulusoy’un evlenme kararını duyan annesi Armağan Ulusoy’da İstanbul’dan ilk uçakla İzmir’e gelerek nikahı bastı. Evlilik kararına itiraz eden anne Ulusay, “Hakkımı helal etmeyeceğim” diye bağırdı. Ardından fenalaşan Armağan Ulusoy, gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Çift, gece boyu evliliğini dans pistinde davetlilerle oyanarak kutladı.





