Erkekler Kadınlardan Neden Soğur?
Ocak 2, 2011 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört

Erkekler kadınlardan neden soğur, neler erkekleri iter? Hepsi bu yazıda!
Bazen kendimizi tutamıyoruz, ağzımızdan çıkıveriyor, bazen bunun bir erkeğe itici gelebileceği aklımızdan bile geçmiyor, bazen de inadına yapıyoruz. Ve sonuç olarak, erkekleri gıcık etmeyi başarıyoruz. Aşağıdaki maddelerden en azından birkaç tanesi kesin size de uyuyor. Ama ne yapalım, belki biraz da bunlar bizi kadın yapıyor. Yeter ki abartmayalım, erkeklerin kabusu olmayalım.
Dış görünüş
Bir kere şunu söylemek gerek; erkekleri kadınlardan soğutan nedenler, fiziksel özelliklerinden çok kişiliğimizle ilgili. Yani biraz daha bakımlı olsak yeter!
• Kıllar, erkek vücuduna ait olmalı. Özellikle bıyık, favori, ayak parmaklarının üzerindeki ve beldeki kıllara dikkat! Erkekler bu konuda çok kıl!
• Tamam, her daim topuklu giymenizi beklemiyorlar ama en azından ayakkabılarınız temiz ve bakımlı olmalı. Ve açık ayakkabı giyiyorsanız mutlaka tırnaklarımız ojeli olmalı.
• Bu arada, yürümeyi başaramıyorsanız, topuklu da giymeyin.
• Farkında olmadan Notre Dame’ın kamburuna dönüşmeyin; lütfen daima dik oturun.
• Tanda veya g-string çok rahat olmayabilir ama bari benekli külotunuzun kotunuzun arkasından gözükmesine engel olun.
• Dekolte giyecekseniz, onu taşımayı bilin. Giydikten sonra onu çekiştirip durmayın.
• Şeffaf sutyen askıları kurtarıcı değil; tam tersine, çok çok itici erkeklerin gözünde.
Davranışlara çeki düzen
“Can çıkar, huy çıkmaz” derler; ama biraz gayretle, en azından belki törpülersiniz onları sinir eden yönlerinizi.
• Kız arkadaşınızla bir araya geldiğinizde fısıldaşmadan durmayı deneyin.
• Erkeklerin, duyguları halkında konuşmaktan nefret ettiğini lütfen öğrenin artık.
• Şoförlük 1000 yıl geçse de erkeklerin gözünde erkekler mahsus olacak. O yüzden onların şoförlüğünü eleştirmekten vazgeçin.
• Kıskançlık, sizi kendine güvensiz göstermekten başka işe yaramıyor.
• İlgi duyduğunuz erkeğin yanında rahat olmak isteseniz de çizgiydi aşmayın, sarhoş olmayın.
• Erkeklerin gözünde trip = şımarıklık. Şımarık bir çocuk gibi gözükmek istediğinize emin misiniz?
Erkeklerin favori cümleleri
Haydi bu cümleleri bir kere olsun söylemedim demeyin. Galiba bu cümleler, tüm kadınların fabrika ayarlarında otomatik olarak yükleniyor.
• “Benimle niye ilgilenmiyordun?” Bunaltmayın.
• “Ne düşünüyordun?” Cevabı olmayan sorular sormayın.
• “Bu ne demek şimdi?” Her hareketinden derin anlamlar çıkarmayın.
• “Sence kilo almış mıyım?” Ona tartı muamelesi yapmayın.
• “Hmmm karar veremiyorum. Sence?” Kararsızlık abidesi olduğunuzu ona her fırsatta göstermeyin.
• “Bana anlatabilirisin.” Psikologluk mesleğini psikologlara bırakın.
Vee..
• Dır dır dır dır…
• Fark etmiyorlar sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Uçları çıkmış, bozulmuş ojelere neredeyse hemen hepsi deli oluyor.
• Bebek gibi konuşmayı bebeklik yıllarınızda bırakmalıydınız. Şirinlik muskası halleriniz, sadece ve sadece tüylerini diken diken ediyor.
• Küfürlü, ‘Lan’lı konuşmalar da sizi bir o kadar itici yapıyor.
• Futbolu seviyor olabilirsiniz. Ama ahkam kesmeyin, teknik direktörlüğü erkeklere bırakın.
• Diğer kadınları aşağılamaya bayılıyoruz. Diyelim bundan vazgeçemiyoruz; bari erkeklerin yanında değil, kız arkadaşlarımızla yapalım.
• Dudaklarımızı öpülesi gösteriyor sandığımız parlatıcılar, tam tersine onlara yapış yapış geliyor.
• Onların gözünde yaratmaya çalıştığımız, “ben diğer kadınlardan farklıyım” etkisi, sadece tepki doğuruyor.
• Komik olmak için yaptığımız taklitler ve ya şiveli konuşmalar, biz farkında olmasak da ortamı ısıtmıyor, aksine buz gibi soğutuyor.
Kaynak:KadınveAile
Burçlara Göre Erkekler Kadınlardan Ne Bekliyor?

Burçlara göre erkekler kadınlardan ne bekliyor dersiniz? Şefkat ya da şehvet, aşk ya da cinsellik? İşte astrolojik olarak erkeklerin kadınlardan bekledikleri!
Koç
Sizden beklediği hareket: Sabah öpücüğüyle uyandırılmaya bayılır. Ateşli bir şekilde öperek güne enerjik başlamasını sağlayabilirsiniz.
Boğa
Sizden beklediği hareket: Agresif tutkunun adamıdır. Romantik bir şekilde öpüşürken, aniden kontrolü ele alıp sert çıkışlarda bulunmanız hoşuna gidecektir.
İkizler
Sizden beklediği hareket: Şehvetli anlar onun içindir. Seksi jartiyeriniz, siyah dantel iç çamaşırlarınız onu kendinden geçirtmeye yeter.
Yengeç
Sizden beklediği hareket: Gün içinde aşk dolu konuşmalardan asla usanmaz. Bıkana kadar aşktan bahsedebilir ve onunla pembe bir dünyaya dalabilirsiniz.
Aslan
Sizden beklediği hareket: Rol yapmak ona zevk verir. Siz seksi bir doktor olun, onu da hasta rolüne sokun ve oyun başlasın!
Başak
Sizden beklediği hareket: Onu kışkırtacak hareketleri yapmaktan çekinmeyin. Yatakta yenilikçi olun.
Terazi
Sizden beklediği hareket: Değişkenlik ruhunda var. Hayatın rutin temposundan sıkılır, değişken haller ona göredir. Öperken, önce hızlı ve sert, sonrasında ise romantik ve yavaş olmasını normal karşılayın.
Akrep
Sizden beklediği hareket: Feminen duruşa dayanamaz. Göğüsler dışarıda, popo çıkık şekilde seslenmeniz bile onu kışkırtmaya yeter!
Yay
Sizden beklediği hareket: Erotik sahnelerin adamıdır. Yatakta ona emirler veren, dominant bir kadın yaratın.
Oğlak
Sizden beklediği hareket: Kışkırtıcı dokunuşlardan haz alır. Hafif dokunuşlarla parmaklarınızı vücudunda gezdirin.
Kova
Sizden beklediği hareket: Sıcak temas keyfini yerine getirir. Sevişirken tüm vücudunuzu ona yaslayın; aranızdaki çekim artacaktır.
Balık
Sizden beklediği hareket: Kışkırtıcı aksiyonlar ona cesaret verir. Mesela araba kullanırken dokunarak onu tahrik edin.
Kaynak:Mahmure
Bu Soruları Sormadan Evlenmeyin!
Ekim 2, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Evlenmeden önce konuşulması gereken bazı konular hakkında konuşulmadığı zaman ciddi sorunlar yaşanabiliyor.
Kimi zaman bu sorunlar evliliğin bitmesine bile yol açabiliyor. Bu nedenle bazıları önemsiz görünen, fakat daha sonra sorun yaratabilen bu meseleleri önceden konuşarak daha sonra ortaya çıkabilecek sorunları önceden ortadan kaldırabilirsiniz. Evlenmeyi düşünüyorsanız bir göz atmanızda fayda var.
Bu Soruları Sormadan Evlenmeyin!
1. Çocuk sahibi olmak istiyor musun?
Çocuk sahibi olmak önemli ve şahsi bir karardır. Evlenmek üzere olduğunuz insan çocuk sahibi olmayı düşünmüyor olabilir ve siz aslında çılgınlar gibi çocuk sahibi olmak istiyorsunuzdur veya durum bunun tam tersidir. Çocuk meselesi son derece önemlidir ve çiftler evlenmeden önce birbirlerinin bu konuda ne düşündüğünü bilmelidir. Zira daha sonra yaşanacak sıkıntı ve üzüntüler evliliğinizin bitmesine yol açabilir ya da çok mutsuz olmanıza neden olabilir. Önceden konuşup bir karar verin.
2. Para konusunu konuşabiliyor muyuz?
Mesele paranızı nasıl yöneteceğiniz değil, sakin ve pratik bir şekilde parayla ilgili konuşup konuşamayacağınız. Nasıl, ne kadar, nereye harcadığınız ya da biriktirdiğiniz evlenmeden önce bir sorunsa, konuşulmadığı takdirde evlendikten sonra daha büyük bir sorun haline gelebilir.
3. Seks hakkında konuşabiliyor muyuz?
Sıra insanın cinsel libidosuna geldiğinde geleceği tahmin etmenin bir yolu yok. Fakat eğer zaten bir cinsel hayatınız varsa bazı konuları halletmeden evlenmeyin. Seksin sıklığı, arzu, tercihler, fanteziler, mastürbasyon, pornografi, beklentiler… gibi konuları önceden konuşmak evliliğinizin sağlığı için son derece önemli.
4. Birbirimizin aileleriyle ne kadar zaman geçireceğiz?
Evlenmek hem gelin hem de damat açısından aynı zamanda yeni bir aileye girmek demektir. Hem gelin hem damak kendi ailesiyle daha fazla zaman geçirmek isteyebilir ya da eşinin ailesiyle fazla görüşmek istemeyebilir. Aile ziyaretlerini, telefon konuşmalarını, misafirlikleri önceden konuşmak ileride ciddi sorunlar yaşamanın önüne geçer.
5. Tuvaleti sen de temizleyecek misin?
Bu soru genellikle erkeklere sorulacak türden bir soru. Size verilen cevap, “hayır”, “niye temizlemeliyim ki?” ya da “Bu senin işin değil mi?” ise birkaç seçeneğiniz var: 1- temizlik için birini tutarsınız, 2- Ev işlerinin yüzde 90′ını yapmayı kabul edersiniz, 3- Ev işlerinin ortak bir şekilde yapılmasının önemi konusunda tartışırsınız ve onu ikna etmeye çalışırsınız. Bunlardan hiçbir işe yaramazsa evliliğinizi erteleyip biraz daha düşünmenizde yarar olabilir.
6. İzin günlerini nasıl geçirmek istersin?
Bu aslında önemsiz gibi görünebilen bir konu olsa da aslında büyük sorun haline gelebiliyor. Her izin gününüzü birlikte bir şeyler yaparak geçirmek zorunda değilsiniz, ama genel olarak izin günleri birlikte geçer. Siz gezip tozmak isterken o evden çıkmamak isterse ya da arkadaşlarınızla bir araya gelmek istemezse veya sürekli arkadaşlarını eve çağırırsa… Bu ve bunun gibi çok sayıda durum sorun yaratabilir. Ortak noktalarınızın, ilgi alanlarınızın, paylaştığınız ya da bir arada yapabildiğiniz hobilerinizin olması çok önemli. Mesela siz parkta bisiklet sürerken o bir bankta kitap okuyabiliyorsa sorun çözülmüş demektir.
7. Ne sıklıkta içki içersin?
Bu soruya sigara kullanımı da eklenebilir. Bu eşinizin potansiyel bir bağımlılık durumu olup olmadığı konusunda bilgi edinmeniçi sağlar. Bunu öğrenip üzerine düşünerek çok daha sağlıklı bir karar verebilirsiniz.
8. Hiç birine vurdun mu?
Bu da genel olarak erkeklere yöneltilecek bir soru. Müstakbel eşinizin öfkesini kontrol edememe ve şiddete başvurma gibi sorunları olup olmadığını öğrenmelisiniz. Eğer sorunun gerçek cevabı öğrenmenizi sağlayamayacağını düşünüyorsanız, onu deneyin. Kasıtlı olarak kızdırıp öfkesini kontrol edip edemediğine bakın. Eğer edemiyorsa bu evlilikten yol yakınken vazgeçin. Asla ‘onu kurtarabileceğinizi’ düşünmeyin.
9. Sadakatin önemli olduğunu düşünüyor musun?
Bazı çiftler açık evlilik yaşamayı ya da eş paylaşımını normal karşılayabilir. Ama bunlar istisnadır. Genelde çiftler tek eşliliği tercih ediyor. Müstakbel eşinizin aldatmanın ne olduğu ya da olmadığı konusunda sizden farklı görüşleri varsa bu konuyu halletmeden evlenmeyin. Onu çok sevdiğiniz için gerçek düşüncenizi saklamayın ya da onu değiştirebileceğinizi düşünmeyin.
10. Sence 30 ya da 40 yıl içinde ne yapıyor olacağız?
Müstakbel eşiniz bu soruyu cevaplayamıyor ya da cevaplamıyorsa, evlilikten uzun vadeli beklentilerinize dair bir konuşma yapmanızın tam sırası demektir.
Alıntı:Leyditurk
Sevgiliyi Adam Etmenin Yolları
Ağustos 28, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Sevgilinizin sıradan biri olmasını istemiyorsunuz. Belki o da istemiyor ama bunun için hiçbir şey de yapmıyor. O zaman iş size düşüyor. Sevgilinize belli etmeden onu bir şekilde değiştirebilirsiniz. Nasıl mı?
Uzun süreli ilişki yaşayan her kadın, erkeklerin değişimden nefret ettiklerini bilir. Kadınlar saç şekillerini, giyim tarzlarını ya da cep telefonlarını ikide bir değiştirirken, erkekler var olandan kopamaz ve ona sıkı sıkıya bağlanırlar.
Onların arkadaşları, kıyafetleri veya en tercih ettikleri içki asla değişmez, iyi çevresi olan arkadaşları yerine kılıksız ve silik eski okul arkadaşları ile görüşmeyi tercih ederler. 15 yaşından beri içtikleri biradan şaraba geçmeleri bile son derece zordur.
İşte iki cinsi ayıran en önemli ve tartışmaya açık özelliklerden birisi de budur. Modayı takip eden, dinamik genç kadın, “Eski iç çamaşırlarını çöpe attım ve sana yeni Calvin Klein iç çamaşırları aldım” derken, eski kafalı erkek: “İnanmıyorum! En sevdiklerim! Neden beni değiştirmeye çalışıyorsun?” diye tepki verebilir.
Moda
Moda söz konusu olunca, erkekler ikiye ayrılırlar. Eski jean ve yırtık tişörtle ortada dolasan aylak tipler veya modayı takip ettiğini göstermek için en ünlü modacıların koleksiyonlarına avuç dolusu para harcayan moda kurbanları. Sizin yapmanız gereken ise onların orta yolu bulmasını sağlamak.
Erkekler temiz ve düzgün giyinmeyi isterler ama nereden başlamaları gerektiğini çoğunlukla bilemezler. Onlara küçük adımlarla yol göstererek işe başlayabilirsiniz, önce ihtiyacı olan bir- iki şey tespit edin. Daha kalabalık bir liste hazırlarsanız onu değiştirmeye çalıştığınızı düşünecek ve bu durumdan rahatsız olacaktır. Onun beğeneceği bir şey almak istediğinizi söyleyin. Siz önceden gidip biraz araştırın ve ikinci sefer onunla çıktığınızda bulduklarınızı ona gösterip denemesini isteyin. Ama bunu tek bir mağazaya giderek halletmeye çalışın çünkü çok fazla gezmekten sıkılacaktır. Kadınlar moda konusunda erkeklerden daha başarılıdırlar: ona bir şey seçerken klasik ve modası kolay kolay geçmeyecek kıyafetler bulun. Sizin seçimlerinize güveni arttıkça ve böyle daha şık görünmeye başladığına inandıkça ona yakışacak giyim tarzını zaman içerisinde oturtabilirsiniz.
Kendi görüntüsünden emin olması ve kendine güvenmesi için, pantolon ve gömlek yerine takım elbise almasını önerebilirsiniz. Beğendiğiniz ünlü, yakışıklı ve iyi giyinen erkekleri örnek vermeniz ona yol göstermek ve yeni giyim tarzını benimsetmek açısından çok yardımcı olacaktır.
Kavga eden değil, tartışan
Erkek arkadaşınızla kavga etmekten nefret mi ediyorsunuz? Kendinizi ifade edecek kelimeleri bulamadığınız veya onun inadı yüzünden söylemek istediklerinizi anlatamadığınız hiç oldu mu? Bir de o, bu kavganın çok aptalca ve boş bir neden için yapıldığına inanıyorsa durum daha da kötüleşir.
Tartışmalarınızı seviyeli bir hale getirin. Yapılan her kavgada iki tarafın da kendilerine göre haklı nedenleri vardır ve konuyu çözüme kavuşturabilmeniz için, orta yolda buluşup öyle tartışmaya başlamanız gerekir.
Erkekler kadınlara göre biraz daha kapalıdırlar ve uzlaşmaya yanaşmak konusunda zorlanırlar. Erkek arkadaşınızla sessiz bir yerde karşılıklı oturup, kavga etmeden konuyu tartışmanız ve bir sonuca ulaşmanız gerektiğini ona anlatın. Yıkıcı şekilde kavga etmekten hoşlanmadığınızı ve bunun hiçbir sorununuzu çözmediğini ona mantık çerçevesinde açıklamaya çalışın.
Gerekirse ona, tartışmaya yanaşmamanın, insanın kişiliğinin gelişmemiş olmasının bir göstergesi olduğunu hatırlatın. Bu muhtemelen onun gururuna dokunacak ve kendine çeki düzen vermesini sağlayacaktır. Birbirinize komik isimler takarak bu alışkanlığı daha neşeli hale getirebilirsiniz. Örneğin, Avrupa Yakası’nın Tahsin ve İfot’u veya Tom ve Jerry gibi. Birbirinizi dinlemediğinizi fark ettiğiniz anda, bu isimlerle birbirinize hitap edin ve birbirinizin dikkatini çekin.
Oturan değil, dans eden
Çoğu erkek dans etmekten hoşlanmaz. Bu durumu utanç verici ve sıkıcı bulurlar. Aynı zamanda içkileri ellerinde ayakta kalmaktan da rahatsız olur. Bunun yerine masada olmayı tercih ederler. Ancak bir kadından etkilendiklerinde durum değişebilir. Masayı umursamaz ve hoşlandıkları kadına yakın olabilmek için dans etmekten çekinmezler.
O hâlâ sizin elinizi tutmaya çalışırken erkek arkadaşınızı nasıl dans pisline götüreceksiniz? Ona ihtiyacı olan güveni vererek ise başlayabilirsiniz. Şakayla karşılık, bir erkeğin yatak odasındaki performansına dans etmesine bakarak karar verdiğinizi ve eğer isterse ona birkaç dans figürü gösterebileceğinizi söyleyin. Burada aslında dans değil de seksten bahsettiğinizi hemen anlayacak ve dikkatinizi çekmeye çalışacaktır. Gerçek şu ki, erkekler dans etmeyi sevmezler çünkü genellikle nasıl dans edeceklerini bilemezler. Ona öğretirseniz, piste çıkmaktan hiç çekinmeyeceğini göreceksiniz.
Dans eden erkeklere de kınayarak bakarlar ama aslında çoğu zaman içlerinde onlar gibi dans edebilmenin özlemi yatar. Unutmayın ki John Travolta gibi dans edip, sizi etkileyebilmeyi her erkek ister!
Belki de abartıyoruz ama eminiz hepiniz buna benzer olaylar yaşamışsınızdır. Erkeklerin yaşadığı ikilem şudur: sıkıcı olmak istemezler ama bunun için de çok dikkatli olmaları ve çaba harcamaları gerekir. O yüzden onların yeni bir şey denemekten hoşlanmadıklarını ve kalabalıktan uzak durmak istediklerini aklınızdan çıkarmamalısınız.
Peki, o halde onları nasıl eğiteceğiz? Aşağıdaki üç basamaklı planın yardımıyla bunu basitçe yapabilirsiniz:
• Onun erkeksi duyularına dokunun.
• Espri anlayışını harekete geçirin.
• Olayları büyütmeyin.
Değişime uğradığını kendisi bile fark etmeden bunu sağlayabilirseniz tam anlamıyla başarılı oldunuz demektir.
Kaynak:Mahmure
Evlilik Teklifi Bekleyenlere Öneriler
Temmuz 17, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört, Evlilik Hazırlıkları

Evlilik hayallerini kurduğunuz sevgiliniz hala evlilik teklifi etmedi mi? O zaman iş size düşüyor.
Deli gibi aşıksınız, üstelik evlilik hayalleri de kuruyorsunuz. Evlilik yönünde ilerliyorsunuz ama hala çok istediğiniz o teklifi almadınız. Sabır da bir yere kadar! Peki erkek arkadaşınıza bir an önce evlilik teklifi ettirmek için ne yapabilirsiniz? Öncelikle bunun için sevgilinize asla baskı yapmayın ve yalvarmayın! İnanın, tersine bir etki yapar ve sevgilinizi elinizden kaçırabilirsiniz. Bu teklifin yolunu akıllı yöntemlerle, fark ettirmeden açmalısınız.
1.Öneri
“Ne kadar güzel bir düğün” değil mi sevgilim?
Yapılan araştırmalar, erkeklerin en büyük korkularından birinin evlenmek olduğunu kanıtlamış. Aslında biz bunu zaten biliyoruz, değil mi? Ne kadar aşık olsalar bile, erkekler bu sorumluluktan genelde kaçmayı tercih ediyorlar.
Onun korkularını ve endişelerini yok etmeye çalışın. Ona evlenmek istediğinizi yumuşak bir biçimde hissettirin. Örneğin, birlikte romantik bir film izlerken, ona hayalinizdeki evlilikten veya düğünden bahsedebilirsiniz.
2.Öneri
Kendinize yandaşlar bulun
Sevgilinizin arkadaşları tarafından sevilmek kadar güzel bir şey olamaz. Çünkü onlar, sevgilinize sizden daha iyi bir kadın bulamayacağınızı söyleyecek olan kişilerdir. Onun arkadaşlarını bir maç akşamı için kendi evinize davet edin ve onları güzel bir şekilde ağırlayın. Ayrıca erkek arkadaşınızı arkadaşlarıyla buluşması ve dışarı çıkması için arada kendiliğinizden teşvik edin. Bu kadar toleranslı olan bir kadın her erkeği etkiler, tabi en yakın arkadaşları da!
3.Öneri
Sen benim kahramanımsın!
Her erkeğin içinde kadınları kurtarma ve koruma içgüdüsü vardır. Onun içindeki kahramanı uyandırın. Bazı işlerinizde kendisinden yardım isteyin ve sonrasında övgüler yağdırın. Mutfakta işler yaratın ya da arabanızı park ettirin. Hatta işiniz olmasa bile ona kahraman olmak için fırsat yaratın. Erkekler iltifata bayılır! Sizin kahramanınız olmak onları cesaretlendirecektir. Ona sık sık hayatınızdaki en güzel, en değerli insan olduğunu söyleyin.
4.Öneri
Mükemmel bir ekip olacaksınız
Erkekler hayatlarının sonuna kadar ayaklı banka olmak istemezler. Bu nedenle sizin onu “altın yumurtlayan tavuk” olarak görmediğinizi bilmesi gerekir. Ona evliliğiniz boyunca sizin de bir şeylerin ucundan tutmak istediğinizi gösterin. Şöyle ki: Siz de para kazanmaya, ona işinde yardım etmeye veya çocukları büyütmeye hazırsınız. Ona, sizin onu her şekilde destekleyeceğinizi ve birlikte yıkılmaz bir ekip olacağınızı anlatın. Sonuçta onu sevdiğiniz için evleniyorsunuz, maddi hırsınızdan dolayı değil.
5.Öneri
Rest çekin
Evlilik konusu gündeme geldiğinde, her şeye rağmen hala sağır gibi davranıyorsa bu sefer rest çekin. Evlilikten korkan sevgilinize şunları söyleyin: Bana evlenme teklifi yapmak için 3 ayın var, sonra ben olmayacağım! Eğer güzellikle yaptıklarınız işe yaramıyorsa, bir de bu yöntemi deneyin. Son safhada kaybedecek neyiniz var ki! Ayrıca birçok evli erkek bu yöntemin işe yaradığını söylüyor. Buna rağmen sevgiliniz hala istemiyorsa, karşınızdaki adamın evlenmek istemediğini anlar ve kendinize yeni bir yol çizersiniz
Kaynak:Pudra
“Hayır” Demek Zor Değil!
Temmuz 7, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Her zaman evet demek en kolay, hayır demek de en zor olmuştur. “Evet” dediğiniz zaman bir şekilde karşınızdakini rahatlatmış oluyorsunuz ve bu yüzden de “evet” demenin her ne olursa olsun iyi olduğunu düşünüyorsunuz. Peki “hayır” demek? Sizin için çok mu zor?
“Evet” demeden önce biraz düşünün. Kabul edeceğiniz o şey sizin isteklerinizle de uyumlu mu?
Mecbur musunuz?
Bazen “evet” dememizin sebebi istemesek de mecbur oluşumuzdur. Düşünmeye devam edin, sizce sahiden “evet” demelisiniz.
“Hayır”ı kötülemeyin
“Hayır” demekle kimseye kötülük yapmış olmazsınız. Hatta belki de kabul etmeyerek, sizden o şeyi isteyen kişiye iyilik bile yapmış olabilirsiniz.
O “evet” der mi?
Düşünün bakalım, sizden talepte bulunan kişi, sizin yerinizde olsaydı “evet” der miydi? Sizin için, şu anda talep ettiği şeyi yapar mıydı?
Açınızı değiştirin
“Evet” derseniz karşınızdakinin ne kadar sevineceğini düşünmek yerine, “hayır” diyerek kendinize nasıl bir zaman ve enerji kazandıracağınızı düşünün.
Bekleyin
“Evet” demek yerine “Ben bir düşüneyim bu meseleyi” deyin.
Kelimelerinizi Seçin
“Hayır” demeden de “hayır” diyebilirsiniz. Ama siz gene de “hayır” kelimesini kullanmaya çalışın
Mazeretleri unutun
Mazeret bulmak yerine, sahici gerekçelerinizi söyleyin. Mesela “Böyle bir sorumluluk almak istemiyorum şimdi” deyin. Böylece her aklına gelenin sizi bir şeylere zorlamasını da engellemiş olursunuz.
Sağlam durun
“Hayır” dediniz ve üzüldü. Bırakın üzülsün. Sorumlusu siz değilsiniz. Onu düşüncelerini, duygularını değiştirmeye çalışmayın. Bu hem onun hislerine saygı gösterdiğiniz anlamına gelir, hem de sizi fikrinizi değiştirmekten korur.
Sağlam durun
Bir talebine “hayır” dediniz diye sizinle mesafelenecek yakınınız ya da arkadaşınız için endişelenmeyi bırakın. Eğer ilişkiniz bir “hayır”la tehlikeye giriyorsa, olmayıversin.
Alıntıdır
Erkekler ve Söyleyemedikleri
Haziran 24, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört

Bazen söylediklerimizle söylemek istediklerimiz birbirini tutmaz değil mi? Ve sanki erkekler bunu daha çok yapıyor. Bazı kelimelere farklı anlamlar yükleyip kendi dillerinden konuşuyorlar.
Erkeklerin sözlüğüne bir göz atmaya ne dersiniz? İşte erkekler ve söyleyemedikleri ya da söylemek isteyip de söyleyemedikleri
Flört ediyoruz
Bu cümle, birbirimizi görüyoruz durumundan biraz daha ileri boyutta olduklarını anlatır. Diğer kızlarla görüşmesini engellemeseniz bile, onlara oranla ilerisi için daha şanslı olduğunuz belli olur.
Çıkıyoruz
“Sizi kız arkadaşımla tanıştırayım” diyen bir erkek aslında çok şeyi ortaya koyar. Sadece görüşmenin dışında duygusal bir şeyler paylaştığınızı ve sizinle mutlu olduğunu anlatmaya çalışır. Diğer kızlarla aranızda fark vardır.
Birkaç tane
“Birkaç tane bira içtim ya da birkaç kaçamağım oldu” diyen bir erkeğin göründüğü kadar masum olmadığını bilmelisiniz. Birkaç tane demek elbette birden çok ama, kesinlikle 50′den az demek de olabilir.
Sessiz bir gece istiyorum
Demek ki geceyi evde geçirmek istiyor. Ama bu sessizlik kavramı görecelidir. Kimilerine göre evde romantik dakikalar geçirmek anlamına gelirken, kimilerine göre de televizyon seyretmek anlamına gelebilir. Ama her iki durumda da dikkatli olmak gerekir.
Şirin
“Bu kadın çok şirin.” Bu masum iltifat aslında gizli anlamlar saklar. “Bu kadın çok az makyaj yapıyor, yine de çok güzel, çok çekici ve ne kadar güzel ki, hep gülüyor. Hemen muhabbet kurabilirim…” Pek de şirin değil…
Müthiş
“Aman allahım şu kadın ne kadar müthiş. “Erkeklerin en sık kullandığı cümle. Asıl anlamı çok bakımlı, kendine çok iyi bakıyor ve gerçekten çok güzel”. Onlara göre kendine bakan her kadın güzeldir…
Çekici
Bir kadını çekici bulan bir erkek aslında kendisi için de bazı şeyleri itiraf eder. Karşısındaki kadının çok güzel olmadığını itiraf ederken, belirsiz bir cazibenin kendisini etkilemesini engelleyemediğini de açıklar.
Doğal
“Dün geceki parti çok doğaldı” diye karşınıza çıkan erkek arkadaşınızdan şüphelenmenize hiç gerek yok. T-shirt’ü ve jean’ini giyerek gittiği doğal bir arkadaş toplantısı olduğunu anlarsınız. Yani hiçbir kaçamak yapılmamıştır.
Temizlik
“Evimi çok güzel temizledim, görmek ister misin?” Teklif çok ilginç ama karşınıza süper temiz bir ev çıkacağını beklemeyin. Erkeklerin temizlik anlayışına göre bütün dağınıklık dolaba sıkıştırılmış, tozlar halının altına doğru atılmış anlamına gelir.
Aşığım
Erkeklerin sıkça kullanmadığı ama kadınların duymak istediği en önemli kelime. Bunun birçok anlamı olabilir. Birincisi, “olağandışı tutumu beni gerçekten çok etkiliyor.” İkincisi ve en güzel olanı da; “Beni gerçekten çok mutlu ediyor. Onunla zaman geçirmeyi çok seviyorum.”
Alıntıdır
Eyvah! Aldatıldım!
Haziran 24, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Aldatılmak kabul edilmesi zor bir olay elbet. Kimisi oturur karalar bağlar, kimisinin de umrunda olmaz. Umrunda olmayanlara zaten sözümüz yok; ama oturup karalar bağlayanlara birkaç tavsiyemiz var. İşte aldatılınca yapılması ve yapılmaması gerekenler:
Yazmayın, yüzüne konuşun
En önemli kural; hiçbir şey içinizde kalmasın! Asla bir telefon mesajı veya bir e-mail ile ‘Seni bir daha asla görmek istemiyorum’ tarzı yazılarla bu işi kestirip atmayın! Onunla birebir buluşma ayarlayın ve içinizden gelen her şeyi yüzüne söyleyin. İstediğiniz gibi konuşun, istediğiniz kadar konuşun. Konuşmanız bitince onun konuşmasına – çünkü burada onun konuşmasının üste çıkmaktan hiçbir farkı olmayacak – izin vermeden kalkın ve gidin.
Ağlayın, rahatlayın
Canınız ağlamak istiyorsa sakın kendinizi tutmayın ve ağlayın. Ağlamak toksinleri dışarı atıp rahatlatmakla yetinmiyor, içinizde hiçbir şeyin kalmamasını sağlıyor. Çünkü şimdi ağlamadığınız ve üzüntülerinizi geçiştirdiğinizde, psikolojiniz uzun vadeli etkilenecektir. Yani ileride çok daha başka şeylerden sıkıntınızı kendini gösterecek, sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.
Dünyanın sonu değil
Unutmayın, her şeyden önemlisi sağlık… Bir ilişkide yaşanan ‘herhangi’ bir sorun sağlığımızı etkilemediği sürece aslında çok da önemli değildir. Genel olarak insanoğlunun yaşadığı sorunlara baktığınızda aslında bunun ne kadar da ufak bir problem olduğunu görün ve sıkıntı çekmeyi, üzülmeyi hemen bırakın! Çünkü yaşadığınız bu üzüntü ve stres sağlığınızı da olumsuz etkileyecektir.
Kendinizin farkına varın
Önce aynaya bir bakın, kendinize ne kadar güzel ve zeki olduğunuzu hatırlatın. Bunu yapan kişinin zaten sizi hak etmediğini anlayın (Unutmayın, aldatmaların çoğu aslında psikolojik rahatsızlıktan kaynaklanır). Daha sonra kendinize bir spa merkezinden randevu alın ve tüm gününüzü orada masaj ve bakımla geçirin. Toksinleri vücudunuzdan atarken, onu da kafanızdan attığınızı fark edeceksiniz.
Arkadaş gibisi yok
Bol bol arkadaşlarınızla program yapın. Haftaiçinden programları yapmaya başlayın. Kız kıza bir haftasonu kaçamağı veya ilkokul arkadaşlarınızı bir araya getirip keyifli bir brunch gibi aktivitelerle ajandanızı doldurun. Hatta kalabalık arkadaş grubunuzla daha önce hiç yapmadığınız şeyler yapıp, daha önce hiç gitmediğiniz yerlere gitmek çok güzel vakit geçirip hiçbir şeyi kafaya takmamanızı sağlayacaktır.
Ders almak da önemli
İlişkinizin üstünden bir geçin. Sizin hatalarınızı neydi, onun yanlışları neydi? Bunları düşünün, değerlendirin ve bundan sonraki ilişkilerinizde daha dikkatli olmayı kafanıza koyun. Zaten bir sonraki ilişkinizde çok daha seçici olacak ve daha farklı tecrübeler yaşayacaksınız. Bunun rahatlığını hissedin ve bir şekilde ders almanın iyi yanını yaşayın. Umudunuzu asla kaybetmeyin!
Çok soru soranlara kulak asmayın
Bu durumla ilgili bir sürü yorum yapacak insan olacaktır etrafınızda. Veya “Zaten o şöyleydi, böyleydi” diye konuşan arkadaşlarınız veya olayın detayını dinlemek isteyecek yakınlarınız… Hiç konuşmamanız da sağlıklı değildir tabi ki, ama sürekli aynı konuların açılması ve defalarda tekrar edilmesi sizin bu olayı atlatmanızı daha da zorlaştıracaktır. Bu nedenle çok soru sorup öğrenmek isteyenlere “Boşver, keyfimize bakalım” demeyi alışkanlık haline getirin.
Alıntıdır
Aşk Mı Alışkanlık Mı?
Haziran 13, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Sizinkisi aşk mı alışkanlık mı? Yoksa birbirinize bağımlı mısınız?
Evlilikler veya uzun süreli beraberliklerin ilk ayları’ndan itibaren kimliğimizi farklı bir boyuta taşımaya başlıyoruz. Kendimizi unutuyoruz, alışkanlıklarımızdan vazgeçiyoruz, partnerimizle tek bir vücuda dönüşüyoruz.
Dudaklardan dökülen ‘ben’ kelimesi, yerini ‘biz’ kelimesine bırakıyor. Dünya benim için değil, bizim için dönmekte. Hayat, ‘Benim hayatım’ değil, ‘bizim hayatımız’ oluyor. Böyle gelmiş, böyle gider… Büyüklerin dediği gibi, bir elmanın iki yarısı olmak… Bu söz dünyadaki tüm ilişkilerde genel geçer bir kural. İlişkiler bu temel üzerinde yükseliyor. Evet, bir bütün olabilmek güzel de bunun da sınırları olmalı. Çünkü bu kez ilişkide bağımlılık sorunu ortaya çıkabilir.
Peki, neden birbirimize bu kadar çok bağlanıp birey olduğumuzu unutuyoruz?
Psikolog Aslı Akkan bu durumu şöyle açıklıyor: “Zaman geçtikçe ilişki içindeki taraflar, ilişkiyi koruma adına kendilerini unutuyor. Bu durum uzun ilişkilerin sıradanlaşmasına yol açıyor.” Zaten yapılan araştırmalar gösteriyor ki birbirine bağımlı olma, terk edilme; sevilmeme ve yalnız kalma korkularımızdan kaynaklanıyor.
Birey olduğunuzu unutmayın!
Gerçekten de birçok ilişkide çiftler ilk günkü heyecanlarını yitirdikleri, birbirlerinden sıkıldıkları için ayrılıyor. Oysa sıradanlaşan ilişkileri kurtarmanın çok kolay bir yolu var: Kişilerin kendi isteklerini, zevklerini açık açık söylemeleri. “Tarafların ilişki kurmayla ilgili güvenlerini mümkün olan en üst düzeyde geliştirme çabaları, uzun süreli ilişkilerin yıpranmasını en aza indirecektir” diyor Akkan. İşte bu yüzden de yeni bir ilişkiye başladığımız an birey olduğumuzu asla unutmamak büyük önem taşıyor.
Bağlanmanın bilimsel açıklaması da var
Psikolog Aslı Akkan bağlanmayla ilgili sorunları Bolwby’nin Bağlanma Kuramı’na bağlı olarak temellendiriyor. Aslında ilişkimizdeki bağımlılık derecemiz bebekliğimizden itibaren şekillenmeye başlıyor. Bolwby Kuramı’na göre 3 tip bağlanma türü ortaya çıkıyor.
Güvenli Bağlanma (Secure Attachment): Güvenli bağlanma gösteren bebekler, anneleri ya da bakıcıları yanlarındayken ondan uzaklaşıp çevreleriyle ilgilenir. Diğer bireylerle iletişime girme konusunda rahat davranırlar, bakıcıları uzaklaşırsa ya kısa bir süre ağlayıp sonra oyuna dalarlar ya da fazla tedirginlik göstermezler. Bakıcı geri döndüğünde sevinip onunla ilişkilerini sürdürürler.
Kaygılı/Çelişkili Bağlanma (Anxious / Ambivalant Attachment): Bu bebekler anneden ayrılıp çevreyle ilgilenmez. Anneleri uzaklaştığında terk edildiklerine dair korkuları iyice artar, anneleri yanlarından ayrılıp geri dönerse ağlarlar ve bir yandan ona sarılıp bir yandan da iterler.
Kaçınık Bağlanma (Avoidant Attachment): Bebekler, anneleri yanlarındayken çevreyle ve yabancılarla ilgilenir, duygularını anneleriyle paylaşmaz, bir bakıma annelerinden bağımsız bir biçimde çevreyi araştırır. Anneleri yanlarından ayrılıp geri dönerse, görmezden gelip oyunlarına devam ederler.
İlişki terapisti gözüyle bağımlılık
Cinius Yayınları’ndan çıkan ‘İlişkinizi Kurtarma Rehberi’ adlı kitabın yazarı, Yaşam Koçu ve İlişki Terapisti Yeşim Varol Şen’e ilişkilerde yaşanan bağımlılığı sorduk.
İlişkilerde yaşanan en büyük problem nedir?
Son dönemlerde danışanlarımda izlediğim en önemli sorun iletişim eksikliği. Yanlış iletişim dili kullanmak, sorunların çözümünden uzaklaşmayı ve sürekli tartışmayı doğuruyor. Yargılayıcı ve suçlayıcı bir dil kullanmak uzun vadede saygıyı ve sevgiyi örseliyor. Bunun yanı sıra ilişkide aşırı beklenti içinde olmak, birey olmaktan vazgeçmek, gereksiz kısıtlamalar, geçmiş tartışmaları sürekli gündemde tutmak sıkça görülen hatalardan bazıları. Özellikle beni dehşete düşüren ve maalesef toplumumuzun kanayan yarası şiddet de bu saydıklarıma ekleniyor.
Birey olduğumuzu unutup birbirimize çok fazla mı bağımlı oluyoruz?
Her ne kadar istisnai durumlar olsa da birçok bireyde kimliğini ilişkinin kimliğiyle özdeşleştirmek gibi bir algı yanılması yaşanıyor. Birçoğumuzun aklında ‘ilişkide böyle davranılması gerekir’ şeklinde kalıplar var. Oysa bu kalıplardan doğan kısıtlamalar sadece ilişkinin ömrünü kısaltıyor. En önemli şey ilişki değil, ilişkiyi yaşayan bireylerdir. İlişki içerisinde ‘biz’ olabilmek önemli ancak bu ‘ben’ kimliklerimizi bir kenara bırakmamız anlamına gelmiyor. Kendi kimliğini koruyabilen, sınırlarını çizebilen bireylerin kurduğu ilişkiler daha sağlıklıdır. Bireyler ilişkilerini bağımlılık hissederek değil, hayatlarını zenginleştirecek birliktelikler olarak yaşamalı. Çünkü bağımlılık, kişilerin sınırlarını korumasını engelleyen bir durum. Bu anlamda bağlanmakla, bağımlı olmak arasında ciddi fark var.
İlişkinin hangi evresinde birey olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor?
İlişkinin hiçbir evresinde birey olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Kendi kimliğimizi salt ilişkimizin kimliğiyle tanımlamak bir bağımlılıktır. Bu bize bireyin ciddi bir öz değer problemi yaşadığını gösteriyor. Hayatının merkezine kendisini koyabilen, ancak kendisi mutlu olduğunda etrafına da mutluluk verebilen bireyler mutlu ilişkiler kurabilir. Aksi takdirde sırf ilişkiyi korumak adına kendinden fazlasıyla taviz verip tükenen, ilişkinin dışında toplumla uyum problemleri yaşayan bireyler haline döneriz.
Güzel bir ilişki sağlıklı bir şekilde yürütebilmenin sırrı nedir?
Arkadaşlık çok önemli. Bu da doğru iletişim diliyle mümkün. Bireylerin ilişkinin dışında da kendilerine zaman ayırmaları ilişkiyi besliyor. Ayrıca eşimizin farklılıklarını kabul etmek ve bunlara saygı göstermek, sorunlar karşısında çözüm odaklı davranabilmek de önemli. Çoğu insan tartışmalarda haklılığını kanıtlamaya çalışıyor. Önemli olan haklı olmak değil, mutlu olmaktır.
Kaynak: Seninle dergisi
İltifat Etmekten Çekinmeyin!
Mayıs 11, 2010 by GaMZeM
Filed under Aşk & Flört
Birçok erkek bayanlara samimi bir şekilde iltifat etmekten çekiniyor, zorlanıyor. Bayanların iltifatla beslendiklerini unutuveriyorlar. Beyler! İltifat etmekten çekinmeyin! “Yok, yapamıyorum” diyorsanız, önerilerimize kulak verin.
1- Teşekkür edin: Ona bu işi onsuz yapamayacağınızı söyleyin. Yaptığı şey doğumgünü partisi hazırlamak veya markete gitmek olsun, sizin için önemli olduğunu ve minnettar olduğunuzu belirtin.
2- Onun kendine güvenini arttırın: Ona hep hayalini kurduğunuz kadın olduğunu veya sizin tişörtünüzün içinde bile muhteşem göründüğünü söyleyin. İnanmasa bile kendini çok iyi hissedecektir.
3- Benzersiz: Sadece ikiniz olduğunuzda ve konuşurken ona onun gibi bir kızı daha önce tanımadığınızı söyleyin. Eğer bunu gerçekten söylediğinize inanırsa eriyecektir. Bir öpücükle tamamlayın.
4- Onun fikrini/tavsiyesini alın: Ofisteki bir problem veya tişört, onun fikrini sorarsanız onun düşüncelerine önem verdiğinizi düşünecektir. Kadınlar sadece vücutları için değil aynı zamanda beyinleri için istenmeye bayılırlar.
5- Aileden: Eğer bir kadına ailenizin ona taptığını söylerseniz büyük bir gülümseme garantidir.
6- Kol şekeri: Sık sık ona muhteşem olduğunu söyleyin. Güzel hissetmeyi her kadın ister. Eğer gözünüzde çekici olduğuna inanırsa, normalde sakladığı yerlere bile dik dik bakmanıza izin verir.
7- Eğlence, eğlence, eğlence: Ona partinin kalbi olduğunu hissettirin. Ne yaparsanız yapın onsuz sıkıcı olacağını belirtin.
8- Kaşıklayın: Eğer uyurken onu tutarsanız tereyağ gibi yumuşar. Ödülünüz ise sabah seksi.
9- Kıyafeti: Her zaman giydiklerine iltifat edin. Sadece o anda kendini güzel hissetmesini sağlamayacak aynı zamanda onun kıyafetleriyle ilgilendiğinizi ve onun stilini takdir ettiğinizi bilecektir.
10- Gülme fabrikası: Eğer onun espirilerini komik buluyorsanız ve doğru yerlerde gülüyorsanız, onun espiri tarzını anladığınızı bilecektir. Akılların buluşması çok seksidir.
11- Şövalyelik yapın: Küçük jestler bir kadına herşeyinizi vermek istediğinizi gösterir. İlişkinizin ilk dönemlerinde bu hareketler görünüş için olsa bile o sizin içten, dürüst, iyi eğitimli ve ona karşı iyi davranmak isteyen biri olduğunuzu biliyor.
12- Kişisellesin: Onun sevdiğiniz yönlerinden bir liste yapın ve bunu ezberleyin. Sonra ona bunları doğal olarak söyleyin, sanki hiç liste yapmamışcasına. Bütün bunlar sadece sevildiğini hissettirmez aynı zamanda anlaşıldığını hissettirir. Ters iltifatlar tamamen başarısızlıktır. Örnek: “Senden önce kadınlarla dış görünüşleri için beraberdim. Ama senden hoşlanıyorum çünkü sen akıllısın.





