En İyi 10 Göz Makyajı Temizleyicisi

Aralık 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Benim gibi sürekli doğru göz makyajı temizleyicisini arayanlardansanız önerilerimize bir göz atın ;)

Dior Instant Eye Make Up Remover
Hassas gözler için yağsız makyaj temizleyici. Hızlı, etkili ve nazik bir şekilde göz makyajını çıkarıyor. En inatçı ve suya dayanıklı maskaralara karşı bile etkili.

Clinique Natural Gentle Eye Make Up Remover
Neredeyse göz yaşları kadar yumuşak ve hassas… En dayanıklı makyajı bile etkili bir şekilde temizliyor. Tortusuzdur; görme bulanıklığına sebep olmuyor. Antialerjik yapısıyla en hassas gözlerde dahi rahatlıkla kullanılabilir.

La Prairie Cellular Eye Make-Up Remover
Nazik ve cilt yatıştırıcı temizleyici. En kalıcı maskarayı bile göz bölgesini tahriş etmeden çıkartıyor. Oftalmolojik olarak test edilmiştir. Kontak lens kullananlar ve hassas göz çevresi olanlar için de tavsiye ediliyor. Renklendirici içermiyor.

Orlane Gentle Cleansing Foam Face Eye Make Up Remover
Elma amino asitleri, yenilikçi molekül bileşen ve lipit element sayesinde temizleme sırasında cilde yumuşaklık ve konfor sağlıyor. Temizleme esnasında kir zerrelerini çevreleyerek tamamen arındırıyor. Bir kerede hem göz hem de yüz makyajını temizliyor. Nebeday ekstresi ile çevre kirliliğinin zararlı etkilerinden cildi koruyor. Elma Amino Asidi, Nebeday Extresi, B21 Bio-Energic Anti-Aging bileşen içeriyor.

Lancome Bifacil
Yağsızi anında etkili temizleyici. Her tür makyağı çıkarıyor. Kontakt Lens kullananlar için uygun. Çift fazlı göz makyaj temizleyicisi nazikçe ve tamamen her göz makyajını temizliyor hatta suya dayanıklı makyaj üzerinde de çok etkili temizlik sağlıyor.

Biotherm Biocils Anti Chute

Makyaj temizleme sırasında oluşan kirpik kaybını azaltan ilk göz makyaj temizleyicisi. Hassas ve alerjik gözler için ideal. Yapısı tüy gibi hafif.

Chanel Precision Demaquillant Yeux
Hassas gözler ve kontakt lens kullanıcıları için uygun, yağsız göz makyajı temizleyicisi.

Shiseido Skincare Instant Eye Lip Makeup Remover
Bu hassas 2 fazlı makyaj temizleyicisi uzun süreli ve suya dayanıklı göz ve dudak makyajını anında çözerek temizliyor. Hem gözlerinizde hem dudaklarınızda güvenle kullanabilirsiniz.

Nars Eye Makeup Remover
Aloe ve salatalık özü ile zenginleştirilmiş formülü ile yatıştırıcı özellik taşıyan Nars Eye Makeup Remover, suya dayanıklı makyajı ve her türlü göz makyajını kalıntı dahi bırakmadan temizler.

Yves Saint Laurent Instant Eye Make-up Remover
Bu iki fazlı göz makyaj temizleyici, göz kapaklarında yağlı bir tabaka bırakmadan anında tüm makyajı, hatta su geçirmez makyajı temizliyor. Pro-vitamin B5 kirpikleri güçlendirirken, papatya özleri göz çevresini yatıştırıyor ve rahatlatıyor.

Kaynak:Kadıncabülten

Çağla Şikel’in Doğal Selülit Karışımı

Kasım 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik


Yeni anne olan manken Çağla Şikel’in selülitsiz bacakları görenleri şaşkına çeviriyor. Şikel ise selülitsiz bacaklarını kendi hazırladığı bitkisel bir karışıma borçlu.

Çağla Şikel, 10 damla biberiye, beş damla kekik ve beş damla portakal yağı karışımını ipek bir keseyle bacaklarına masaj yaparak sürüyor. Sonra streç film ile bacaklarını sarıyor.

Ayrıca tempolu yürüyüş ve dansla vücudunun formda kalmasını sağlıyor, “Önemli olan terlemek” diyen Çağla Şikel, güzel bacaklarının formunu bu yöntemlerle koruyor.

Makyajınızın Kalıcı Olmasını Sağlayın!

Kasım 6, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Makyajınızın kalıcı olmasını istiyorsanız bunları yapın:

Cildinizi temizleyin ve nemlendirin
İyi ve uzun ömürlü makyajın ilk adımı cildin temiz ve nemli olmasıdır.

Temiz ve nemlendirilmiş cilt, makyajı çok iyi hapseder, makyaja kolaylıkla ve homojen şekilde adapte olur. Bir nemlendirici krem, bazen bir makyaj tabanı da olabilir. Nemlendiricinin makyaja karşı en iyi müttefik olduğunu bilmelisiniz!

Bazen makyaj için cildimizi temizlemeyi ve nemlendirmeyi unutuyoruz. Ama cildimizin en büyük düşmanı budur aslında…

Fondöten
İkinci adım fondöten uygulaması. Nemlendiriciden 10 dakika sonra fondöteninizi sürün.

Fondöten; küçük kusurları örter, cildi düzgünleştirir ve makyajın tutunma süresini arttırır.

Zaman geçtikçe fondötenin ciltte buharlaşmasını engellemek için üzerine hafifçe toz pudra uygulayın. Böylece fondöteni sabitlemiş olursunuz. Ayrıca yağsız fondötenler ciltte daha uzun süre kalırlar, aklınızda olsun.

Fondöten için püf noktası:
Fondöteninizin kalıcı olması için, fondöteni sürdükten birkaç dakika sonra hafif nemli ellerinizle cildinize yumuşakça bastırarak kompres yapın.

Bu yolla, fondöten gözeneklerin içine girer ve cilde iyice nüfuz eder.

Makyaj artistlerinin sırlarından biri budur…

Pudra
Kompakt pudra kullanın. Bu, makyajın direncini arttırır…

Üstüne toz dokudaki allığı fırçayla sürün. Ten makyajınız bitti. Bu şekilde bir uygulama ile cildinizdeki makyaj saatler boyu aynı tazelikte kalır.

Eyeliner
Kadınlar seksi, çekici bir görünüm için en çok gözlerini kullanırlar. Dramatik bir göz makyajı, bir göz kalemi veya sıvı bir eyeliner kullanarak elde edilebilir. Ancak, bu ikisi arasında seçim yaparken, sıvı eyeliner’ın kalemden dört kat daha dayanıklı olduğunu bilmelisiniz.

Likit eyeliner uygulamadan önce göz kapaklarınızın üzerine baz olarak pudra sürün. Böylece uygulama sırasında dağılma ve yayılmaları önleyebilirsiniz.

Gündüz için ince, gece için kuyruklu kalın bir çizgi yapabilirsiniz. Kalın çizgiler dramatik bakışlar yaratır.

Maskara
Akan bir maskaradan daha kötü ne görünebilir? Kim 10 yıl daha yaşlı görünmek ister? Bunu önlemek için waterproof maskara kullanın.

Kirpikleri uzatan, biraz da hacim veren bir maskara yeterlidir. Kirpiklere hacim veren maskaralar kirpiklerde ağırlık yaratabilir, uzatan maskaralar ise daha hafiftir.

Ruj
Harika bir ruj buldunuz ama sürdükten kısa süre sonra rengi gidiyor. Ne yapmalı?

Öncelikle dudaklarınız her zaman pürüzsüz olmalı. Bu yüzden dudaklarınızı nemsiz bırakmayın, kurumalarına izin vermeyin. Üstü pütür pütür dudaklarda hiçbir ruj kalıcı olamaz.

Dudaklarınızı nemlendirdikten hemen sonra ruj sürmeyin, yine rengi uçar. Dudaklar kremi iyice emsin. Ardından ruju özel dudak fırçasıyla sürün. Üstüne de aynı tonda parlatıcı sürün.

Mükemmel Dudaklar İçin Öneriler

Ekim 16, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Dolgun dudaklara sahip olmak, akan rujunuzu sabitlemek ya da çatlamış dudaklarınızı pürüzsüz bir görünüme kavuşturmak istiyorsanız bunları deneyin!

Mükemmel Dudaklar İçin Öneriler:

İnce Dudaklar

İnce dudaklarınızı dolgun göstermek istiyorsanız; dudak renginize yakın bir tonda kalemle dudaklarınızı çerçeveleyin. Alt ve üst dudağınızın tam ortasına şeffaf parlatıcı sürün.

Pürüzsüz Dudaklar

Rujunuzun dudaklarınızda pürüzsüz ve canlı görünmesini istiyorsanız; rujunuzu fırçayla sürüp parmak uçlarınızla dağıtın.

Kırmızı Dudaklar

Kırmızı ruj sürerek çarpıcı bir görüntü yaratmak istiyorsanız; rujunuzu sürmeden önce dudaklarınıza nemlendirici krem uygulayıp 1-2 dakika bekleyin. Ruj fırçası yardımıyla kırmızı ruju dudaklarınıza sürün. Fazlalıkları peçeteyle hafifçe bastırarak alın.

Kalıcı Ruj

Yağlı cilde sahipseniz rujunuz gün içinde akabilir ve güzelliğinize gölge düşürebilir. Rujunuzun kalıcı olmasını istiyorsanız; ruj sürmeden önce dudak çevresini kuru yapıda dudak kalemiyle çerçeveleyin. Dudağınızın  çevresindeki çizgileri kapatıcıyla gizleyin. Ruj ya da parlatıcınızı fırça yardımıyla sürün.

Canlı Görünüm

Kendinizi yorgun hissettiğiniz anlarda yüzünüzün ışıltısı kaybolabilir. Yeniden harika görünmek istiyorsanız; canlı renklere sahip rujlar istediğiniz etkiyi yaratmanıza yardımcı olacaktır. Yüzünüzde hiç makyaj olmasa bile sadece kırmızı ya da kiremit renklerinde ruj sürmek, canlılık kazandıracaktır.

Dolgun Dudaklar

Dudaklarınızın daha belirgin ve dolgun görünmesini istiyorsanız; doğanın sunduğu mucizelerden faydalanabilirsiniz. 1 çay kaşığı tarçını 1 damla suyla karıştırıp dudaklarınıza masaj yaparak sürün. 5 dakika bekleyip durulayın. Aynı şekilde tarçın yağı da dudaklarınızın dolgun görünmesini sağlayacaktır.

İpeksi Dudaklar

Dudaklarınızın çatlamasını önlemek, ipeksi bir görünüme kavuşmasını sağlamak istiyorsanız; ıslatılmış diş fırçasıyla hafifçe bastırarak dudaklarınızı fırçalayın. Durulayıp dudaklarınızı kuruladıktan sonra yoğun nem içeren kremle nemlendirin.

Çatlayan Dudaklar

Soğuk hava, kozmetik ürünler nedeniyle çatlayan dudaklarınızı iyileştirmek istiyorsanız;  1 çay kaşığı süzme bal ve 1 çay kaşığı toz şekeri karıştırın. Karışımı dudaklarınıza masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suyla durulayın. Ballı bakım kürü aynı zamanda dudaklarınızın daha canlı görünmesini sağlayacaktır.

Düz Saçlar İçin 10 Kural

Ekim 16, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Saçlarınız düz fakat yeterince sağlıklı gözükmüyor mu? O zaman bu 10 altın kuralı dikkatle okuyun.

Düz Saçlar İçin 10 Kural!

1. Yıkama: Dikkat! Şampuan saçlarınızın parlaklığını azaltırken, saç kremi de yanlış uygulandığı takdirde iz bırakabilir. Düz saçları yıkarken ilk adım,  yıkama öncesinde saçı hazırlamaktır. İpucu ister misiniz? Öncelikle saç uçlarınızın kurumasını önlemek için saçınızın ucuna saç kremi sürün. Daha sonra sadece saç derisine ve köklerine şampuan uygulayın. Şimdi saçlarınızı açma  zamanı . Dikkat: Bunu yaparken  mutlaka  tarak kullanın. Saçınızın ürünü emmesi için birkaç dakika bekleyin ve iyice durulayın. Saçınızı durularken su ılık olmalıdır.

2. Sonsuza kadar parlak: Diyelim ki saçlarınız bakımlı, güçlü ve sizi de çok mutlu ediyor.  Ama… Saçlarınızı bu kadar parlak hale getirmek için ne kadar zamandır uğraşıyorsunuz? Saçınızın, Hollywood yıldızlarınınki kadar mükemmel görünmesi için size bir ipucu verelim: Saçlarınızı yıkamak için, gelişmiş formüllü ürünler kullanın. Özetlemek gerekirse, göz açıp kapatıncaya kadar, ürünün bütün kalıntılarını temizleyebilir ve saçlarınızı yüzde yüz daha parlak hale getirebilirsiniz.

3. Dikkatli kurutma: Duştan çıktığınızda saçlarınızı havlu ile kurulayın ama kesinlikle ovalamayın. Yani havluyu saçınıza kesinlikle Mısır türbanı gibi dolamayın! Saçı havlu ile kurulamanın doğru yöntemi, havluyu yavaşça saçınızın üzerine yerleştirmek ve avuç içlerinize fazla suyu almaktır. Sonuç olarak düz saçlarınız yumuşak, hafif ve taranmaya hazır olacaktır.

4. Süper güçlü kokteyl: Düz ve sert terimleri bir arada kullanılamaz. En azından saçınızda. Bu nedenle saçınızın kuru olduğunu fark ederseniz, düz saçlarınız için uygun ürünler (şampuan, saç şekillendirici ve saç kremi) kullanmaya başlamalısınız. Özel olarak geliştirilmiş formülü ile saçları yatıştırarak düzlüğü artıran, saç teli üzerinde yağ tabakası oluşturan ve böylece saçta daha homojen yüzey sağlayan ürünler seçmelisiniz. Sonuçta saçlarınızda pürüzsüz bir yüzey elde eder ve saç köklerine koruma sağlarsınız. Uygun saç kremleri, saçın genel görünümünü, dokusunu, kayganlığını, parlaklığını ve kolayca şekil almasını sağlayacak ve böylece saçınız daha düzenli görünecektir. Kuru ve yıpranmış bir saç istemezsiniz değil mi? O zaman seçiminizi doğru yapın ve tanrıçalara yakışan sonsuz bir parlaklık elde edin.

5. Başınıza silikon: Eğer saçlarınızın eski gücünü özlüyorsanız belki de 4 numaralı öneriyi uygulamıyorsunuzdur. Her zaman silikon bazlı saç bakım kremi ve maske kullanın çünkü silikon saçı nemlendirir ve koruma sağlar. Saçınız da doğal bir parlaklık kazanır. Ayrıca, silikon gerçek anlamda sihir etkisi yaratır. Çünkü saçı kökünden yatıştırır, saç telinin kapanmasını sağlar ve termal şekillendirici aletler ve saç arasında bir bariyer oluşturur, sürtünmeyi ve ısının saça verdiği zararı azaltır. Saçlarınıza şık ve günlük bakım sağlayan silikonun faydalarından yararlanın.

6. Aletlerin bilinçli kullanımı: Yanlış kullanılan saç kurutma makinesi, dümdüz saçlarınızın en kötü düşmanı olabilir. Bu nedenle gelişmiş bir kurutma tekniği, daha sağlıklı ve güzel saçlara sahip olmanıza yardımcı olur. Saçınız yıpranmışsa, düzleştirmeden önce tamamen kurutmanız gerektiğini unutmayın. Saçlarınızın  sağlıklı mı? Cevabınız evet ise, saçınızın sadece yüzde 70′ini kurutun ve “doğal” kurumaya bırakın. Kuaförünüzün saçınızı nasıl kurttuğuna dikkat edin. Saç kurutma  makinesinin  ağzını (saç telinin düz kalmasını sağlamak için) saç teli yönünde tuttuğunu fark edeceksiniz. Bu nedenle, hava akışını saç uçlarına doğru tutarsanız, maksimum sonuç alırsınız. Saç teli daha esnek olur ve sonuç olarak da saçınızda mükemmel bir düzlük olur. Harika!

7. Havalı şekillendirme: En karmaşık saç modellerini yaparken bile saç tipiniz en önemli konudur. Doğal bir görünüm mü istiyorsunuz, ne çok tepeden ne de çok alçak olan bir atkuyruğunun sade şıklığını mı? İddiasız bir stil için organze kurdele ile bağlamak da mükemmel bir yoldur. Saçlarınızı arkaya doğru tarayabilir veya iddialı bir görünüm için yana ayırarak daha çarpıcı hale getirebilirsiniz. Bonus ipucu: Askısız, seksi bir elbise giyerek saç stilinizin etkisini artırın.

8. Tanı koruma: Aşırı hassas  ciltler  gibi, düz saçlar da dış etkenlere-kimyasal maddelere, fırçalamaya, UV ışınlarına açıktır. Özellikle de ince telli saçlar. Bu faktörler saçın daha da zayıflamasına, mat görünmesine ve yoğunluğunu kaybetmesine neden olur. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmanın ve düz saçlarınızın canlılığını korumanın sırrı, cildinizde olduğu gibi nemlendirmektir. Aktif yumuşatıcı malzemeler ve ışık yansıtan mikro partikül ile fiber tarafından emilen çift besleyici etkili ürünleri seçin. Bir tavsiye ister misiniz? E vitaminli ve filtreli ürünleri seçin. Çünkü bu ürünler koruma sağlayacak, hasarı onaracak ve saçlarınızın ihtiyaç duyduğu bölgeleri düzleştirecektir. Düz saçlarınıza iyi bakın! Düz saçlarınızı sevin!

9. Güneşin altında bile modaya uygun: Sahilde veya havuz kenarında zaman geçirirken düz saçlarınızı şekle sokmak ve ideal görünümü yakalamak mı istiyorsunuz? İşte yapmanız gerekenler: Öncelikle saçlarınızı ıslatın ve geriye doğru tarayın. Daha sonra ortadan ikiye ayırın ve ayrı ayrı bükün. Son olarak, bükülmüş iki tutamı alın, birlikte bükün ve uçlarını, üzerinde taş veya deniz kabukları olan bir lastik toka ile bağlayın. Bu son moda görünümün daha uzun sürmesi için birkaç toka ile tutturun ve saçın dağılmasını önlemek için biraz sprey sıkın. Bu modelin faydası, yüzünüzün açılması, stilli görülmesi ve kolayca yapılmasıdır. Ayrıca, bu modeli başarılı bir şekilde uygulamayı öğrenirseniz, gün boyu kullanabilirsiniz.

10. Kuru saç kesimi: Mükemmel! Saçınızın dokusu, çok istediğiniz saç modelini denemeye müsait. Evet, o hep istediğiniz saç kesimini yapmanın zamanı geldi. Ünlü saç tasarımcılarına göre, düz saça şekil vermek çok kolay ve çok çeşitli seçenekler kullanılabilir. Bir modeli seçip kuaförünüze talimatları verdiğinizde, yüz şekliniz, tarzınız ve yaşam koşullarınız etkili olur. Ama şu ayrıntıyı da unutmayın: Kuaförünüze saçlarınızı ıslatmadan kuru kesim yapmasını söyleyin. Böylece, kesim bitip nasıl göründüğünü size göstermek için tuttuğunda ve “Nasıl olmuş?” diye sorduğunda kötü bir sürprizle karşılaşmazsınız. Daha önce başınızdan kötü bir deneyim geçti değil mi?

Kaynak:Mynet

Solaryum Neden Tehlikeli?

Ekim 10, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Solaryum hakkında özellikle solaryumun tehlikeleri hakkında çoğu şey yazılıp çiziliyor. Peki nedir solaryum ve solaryum neden tehlikeli? Hepsi bu yazıda…

Solaryum ile UVA ışınına direk filtre edilmemiş hali ile maruz kalırız. Solaryum yaşlılık sürecini hızlandırır, ciltte lekelenmelere yol açar, cilt kanserine yakalanma riskini artırır.
Havuz ve deniz sezonunun ülkemizin büyük bir bölümünde sona ermesi ile birlikte bronzluğunu korumak isteyenler tarafından solaryuma olan talep yeniden arttı. Ancak uzmanlar solaryumun cilt sağlığına zararlı etkilerini saymakla bitiremiyor. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Tuğba Yüzüak Türe, solaryum hakkında doğru bilinen yanlışlar ve solaryumun vücudumuzdaki etkileri hakkında bilgi veriyor.

Yeryüzüne ulaşan UV güneş ışınları A ve B ışınlarını birlikte içerir. UVB daha yüzeysel olarak derimize etki ederken UVA cildimizde derinlere kadar inebilen dalga boyundaki ışınlardır. Solaryum ile ise sadece UVA ya maruz kalırız. Güneş ışınları, ozon tabakasında yer alan katmanlardan bir filitrasyon geçirdikten sonra yeryüzüne ulaşır. Bulutlu havalar, güneşe maruz kaldığımız saatler, bulunduğumuz yükseklik gibi etkenler de güneşin üzerimizdeki etkisini değiştirebilir. Halbuki solaryum ile UVA ışınına direk filtre edilmemiş hali ile maruz kalınmaktadır.

Sonucunda ise;

Yaşlılık süreci hızlanır

Yaşa bağlı gelişen yaşlılık belirtilerinde cildimizde ince kırışıklıklar görülür; solaryum nedeni ile de cildimiz kalınlaşır çünkü cildimizin altındaki destek dokusunun azalmasına ve kalınlaşmasına sebep olur. Cilt su, nem ve dolgunluğunu kaybeder.

Ciltte lekelenmeler başlar

Solaryuma girmeden önce kolonya, ıslak mendil, parfüm vs gibi kozmetikler kullanıldığında o bölgelerde lekelenmeler görülebilir. Bazı ilaçlar vardır kişiye normal şartlarda alerji yapmıyorken UV ışınları ile birlikte alerjik etki gösterebilirler. Özellikle sürülerek uygulanan ilaçları gün ışığında kullanmaktan kaçınmalıyız.

Cilt kanserine yakalanma riskini artırır

Solaryuma giren kişilerde, genelde küçük kırmızı pullanmalar şeklinde kendini gösteren ve çok hızlı ilerleyen “Melanom” adını verdiğimiz cilt kanseri son yıllarda çok fazla görülmeye başladı. Cildinizde kaşınmayan bir lezyon fark ettiyseniz ve uzun süredir iyileşmiyor, şikayete de yol açmıyorsa mutlaka bir hekime danışmalısınız. Çünkü zamanla masum gibi görülen bu tablo hızlanma sürecine girebilir ve üzerinde yara, ülser oluşumu gözlenebilir. Cilt kanserini oluşumunda benlerimizin durumu da büyük rol oynuyor. Melanom kanseri kendini var olan bir bende değişikliğe yol açarak da gösterebilir. Benimizin şeklinde, boyutunda renginde bir değişikliğe yola açabilir. Genelde kaşıntı vs bulgular görülmez. Bizim yapmamız gereken benlerimizi iyi takip edip değişiklikleri gözlemlememiz. Çocukluk dönemlerinde yoğun güneşe maruz kalmış, ailesinde cilt kanseri görülen, açık tenli ve ben sayısı fazla olan kişilerin düzenli olarak ben muayenesi yaptırmaları gerekir.

Vücut bugüne kadar maruz kalınan tüm zararlı ışınları depolar

Çocukluğumuzdan beri aldığımız tüm zararlı ışınlar vücudumuzda birikir ve zamanla yan etkileri ortaya çıkmaya başlar. Güneşli bir ülkede yaşıyoruz ve yaz aylarında istemesek de atmosferde yaşanan değişimler yüzünden güneşin zararlı etkilerine maruz kalıyoruz. Kış mevsiminde de solaryum ile aldığımız zararlı ışınlar ile gereğinden fazla risk almış oluyoruz.

Solaryumum sivilcelere iyi geldiği yönündeki inanış yanlış

Solaryumla ilgili bilinen bir diğer yanlış inanç da sivilcelere iyi geldiğini düşünmek. Solaryum yağ dengenizi bozduğu için cildinizde kuruluğa sebep oluyor ve sonrasında bu kuruluğu ortadan kaldırmak için cevaben çok daha fazla sayıda yağ salgısı üretiyor ve bu yağ salgısıyla birlikte gözeneklerimiz açılıyor, cildimiz daha da yağlı sivilceli bir hale geliyor. Sivilcesi olmayanlarda sivilce, olanlarda ise artış gözlemliyoruz.

Solaryumun bu kadar fazla tercih edilmesinin sebebi ciltte kızarıklığa sebep olmadan bronzluk sağlamasıdır. Ancak bu durum solaryum ile sadece UVA ışınının alınması ile ilgilidir. En büyük yanılgılardan biri de beyaz tenlilerin güneşte kızarmamaları için güneş öncesinde solaryuma girmeleri. Halbuki güneş ışınları karşısında tenimizin kızarmasının sebebi cildin kendini koruma sürecidir. Güneş ışığına maruz kaldıktan sonra cilt daha koyu bir renk elde ederek diğer hücreleri korumak için pigmentler oluşturur.

UV ışınlarının cilde verdiği zararı minimize etmek için;

* Bol antioksidanlı meyve sebze ağırlıklı beslenmek
* Çay, kahve tüketimini azaltmak
* Solaryumu tercih etmemek
* Sigara kullanımını azaltmak yardımcı olacaktır.

Kaynak:pudra

Göz Altı Morluklarının Nedenleri

Ekim 2, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Göz çevresindeki deri oldukça hassas ve ince olduğu için daha özel bir bakıma ihtiyaç duyar. Çizgiler, halkalar ve göz altı morluklarınız varsa sizler için birkaç etkili önerimiz var.

Göz Altı Morluklarının Nedenleri

Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözler, aynı zamanda yüzümüzde yılların izlerini ilk ele veren bölgedir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kumbasar; yıllara meydan okuyan kadınlara, göz çevresi için basit ama etkili tüyolar verdi:

Halkalar: Gözaltı halkaları, hem erkeklerde hem de kadınlarda sık görülen ortak yakınmalardan biri. Gözaltındaki bu koyu renk halkaların nedeni ise kesin olarak bilinmiyor. Yine de buna neden olabilecek birçok faktörden bahsedilir. Bu faktörler arasında genetik nedenler, güneş ışınları, düzensiz uyku, düzensiz beslenme, sigara ve alkol tüketimi, alerjiler ve bazı sistemik hastalıklar yer alıyor.

İlk adım hijyen: Gün içerisinde göz etrafınıza ellerinizle fazla temas etmeyin. Gözü ovuşturmak, elleri sık yıkamamak enfeksiyona sebep olabilir. Gözde ve göz etrafında oluşabilecek enfeksiyonlar, gözde akıntı ve sulantıya sebep olabilir.

Genetik miras morluklar: Gözaltındaki morluklar birçok nedene bağlı olabildiği gibi genetik geçişli de olabiliyor.Eğer gözaltı morluklarının oluşmasına neden olabilecek bir hastalık yoksa, genellikle sebep genetik mirastır.

Neştersiz gençlik: Gözaltındaki torbalanmalar, morluklar ve ince kırışıklıkları tedavi etmek için çok yeni ve etkili bir uygulamadan yararlanıyoruz. ‘Gluco eye’ adını verdiğimiz bu uygulama, cerrahi olmayan son derece güvenli ve etkili bir uygulamadır. Hastanın işlem için ayırması gereken süre yaklaşık 15 dakika kadar olup, işlem sayısı 2-5 seanstır ve seans aralıkları 3 haftadır.

Güneşten koruyun: Deri yaşlanması çevresel faktörlerden de etkilenir. Özellikle güneş ışınları bunun başında gelir. Uzun yıllar UV’ye maruz kalan kişilerden güneş ışınlarının yaptığı birikim hasarına bağlı olarak gözaltında renkte koyulaşma pigmentasyon görülebilir. Çok basit ama; en önemli yaşlanma karşıtı kremlerden biri olan güneş koruyucular yine burada da devreye girer. Güneş koruyucu kullanımı, göz çevresi kırışıklığını engellemede en önemli yöntemdir. Güneş koruyucuları bu yüzden mutlaka göz çevresi dahil tüm göz etrafına uygulamalıyız.

Düzensiz uyku morartıyor: Düzensiz uyku saatleri olan kişilerde de yine benzer problemler ortaya çıkıyor. Günde en ez 8 saat uyku ve aynı saat aralıklarında uyku düzeni gerekiyor. Uyku düzeni olmayan kişilerde göz etrafında torbalanma ve morluklar en sık karşılaşılan problemler arasında bulunuyor.

Nedeni alerji olabilir: Alerjik kişilerde yine gözaltında mor halkalar sıkça görülür. Bu yüzden alerji tanısı olan kişilerin ilgili hekime başvurup altta yatan hastalıklarıyla ilgili tedavi olmaları gerekiyor. Özellikle göz etrafında ödem, şişlik ve renk değişikliği olduğunda mutlaka bir cilt uzmanına başvurmak gerekiyor.

Yastık seçimi önemli: Göz çevresindeki deri çok ince olduğu için damarlar cilt altında oldukça belirgindir ve bu gözaltında morumsu-kahvemsi bir renge neden olabilir. Kan basıncındaki herhangi bir artış bu rengin daha da koyulaşmasında neden olabilir. Bu sebeple gözaltında morluk şikayeti olan kişilerin yüksek bir yastıkla uyumaları gerekir. Böylece gece boyunca oluşabilecek göz etrafındaki kan basıncı minimum olacaktır ve morluklar gün boyunca çok daha az olacaktır. Belli ilaçlar göz etrafında bulunan morlukları arttırabilir. Özellikle damar duvarını genişleten ilaçlar göz etrafındaki morlukları arttırabilir.

Kaynak:Leyditurk.com

Her Cilt İçin Doğal Maske Tarifleri

Eylül 17, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Evinizde, kendi mutfağınızdaki malzemelerle kolayca uygulayabileceğiniz doğal maske tarifleri burada!

Kuru cilde marul maskesi
Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp iki dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları, temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Yağlı cilde limon maskesi
İki limonun kabuğunu soyup kabuklarını iki çorba kaşığı suyun içinde üç dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Hassas cilde muz maskesi
Bir adet muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklıklara karşı ahududu maskesi
Bir avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kaseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine iki çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Yorgun ciltlere fasulye maskesi
Biraz haşlanmış taze fasulye ezin. 1 yemek kaşığı badem yağı, 1/4 limon suyu, 1 yemek
kaşığı bal ile karıştırın. Bu maskeyi ılıkken sürün. 15 dakika beklettikten sonra ılık su ile maskeyi temizleyin. Soğuk suyla yüzünüzü tekrar yıkayın. Bu maske yüzünüzü canlandıracak ve besleyecektir.

Cilde parlaklık veren bezelye maskesi
2 su bardak dolusu ayıklanmış bezelyeyi alın. Bunları havanda ezin. Daha sonra da üzüm pekmezi ile karıştırın. Bu karışımı bir kaba koyun ve yarım litre suda kaynatın. Su çekilmeye başlarken ateşten alın. Daha sonra bir yumurtanın beyazını ve yarım fincan ay çiçek yağı katın. Eğer fazla sıvı olursa biraz mısır unu ekleyin. Bu karışımı yoğurun. Bu maskeyi cildinize geceleri uyumadan önce sürün, 15 dakika bekletip ılık suyla yıkayın. Cildinize parlaklık ve canlılık kazandıracaktır.

Kırışıklıklara azaltan kivi maskesi
Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Sarkmalara karşı yumurta maskesi
İki yumurta akını bir çorba kaşığı toz şekerle halinde çırpın. Hazırladığınız bu karışımı temizlenmiş cildinize pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kaynak:Pudra

Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!

Ağustos 23, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Cilt lekelerinden nasıl kurtulursunuz? Cilt lekeleri nasıl önlenir? Cilt lekeleri için hangi kozmetik ürünleri kullanılmalı? Hepsinin cevabı burada…

Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!

Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Okan neler yapabileceğinizi bir bir anlattı. Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak için A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, şunları söyledi:

“Sonbahar ayları peeling için uygun zamandır. Yaz boyunca ciltte oluşan ölü deri artıkları, mat görüntü peeling ile uzaklaştırılır, cilt renginde açılma gözlenir. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere sınıflandırılır. Yüzeysel peeling ya da diğer ismiyle hafif peeling işleminde genellikle alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”

Peeling çeşitleri nelerdir?

- Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeysel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.

- Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşididir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.

Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.

Cildi soymak riskleri azaltıyor

- Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.

- Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.

- Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.

- Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.

- Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.

Nemlendiriciye dikkat: doğru seçim her zaman çok önemli

Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.

- Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.

- Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.

- Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.

- Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.

Kaynak:E-Guzellik

Saç Dökülmesinin Farklı Nedenleri Olabilir

Ağustos 11, 2010 by GaMZeM  
Filed under Güzellik

Saç dökülmesinin ardında sadece doğal sebepler olmayabilir. Yaşadığınız stres ya da altta yatan bir hastalık saç kaybına neden olabilir. Günde 50 ve 100 arası saç telinin dökülmesi doğal sayılıyor. Daha yoğun kayıplar ise araştırılmayı gerektirir ve bir takım analizlerle sebepler bulunur ve tedavi edilir. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr.Ayfer Aydın anlatıyor.

Saç dökülmesi nedeniyle gelen bir hasataya önce çıplak göz ve elle rutin muayenesi yapılır.Bir sonraki aşamada ise eğer altta yatan bir hastalık düşünülüyorsa çeşitli kan laboratuar testleri, saçlı deri muayenesi ile gerek görülürse deri biyopsisi, saç çekme testi ile saç telinin yapısı mikroskop altında incelenerek kesin sebep tespit edilir.

En sık görülen saç dökülme nedenleri

Erkek tipi saç dökülmesi: En sık görülen saç kaybı nedenidir.Genetik özellikler ve erkeklik hormonu nedeniyle görülen doğal bir durumdur. Bir hastalık değildir.Çok sayıda uygulanabilecek topikal tedaviler ve ilaçlarla durdurulabilen ve bazı durumlarda tedavi edilebilen bu durum ;radikal olarak saç ekim yöntemi ile kesin olarak çözülebilir.

Saçkıran (Alopesi Areata): Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı kel alanlar oluşur. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir. Her yaşta görülebilr. Daha çok sıkıntılar ve stres sebebiyle oluşan bu durum çocukluk yaşında ortaya çıktığında otoimmün yani bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarlada ilişkili olabilir. Çeşitli topikal ve sistemik tedaviler ve yine psikolojik destekle tedavisi mümkün olan bir durumdur.

Kansızlık(Anemi): En sık demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık nedeniyle saçlar dökülür. B12 ve Folik asit eksiklikleri nedeniyle oluşan anemilerde saç dökülmesi görülür. Tespit edilen eksiklik yerine konulunca saç dökülmeside düzelir.

Tiroid hastalıkları:
Fazla (hipertroidi) ve az çalışan tiroid (hipotroidi) saç kaybına neden olabilir. Tiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir. Hastalığın tedavisi ile saç dökülmesi de düzelir.

Saçlı deriyi tutan hastalıklar:
Mantar hastalıkları ve likenpilanopilaris dediğimiz çeşitli saçlı deriyi tutan hastalıklar saçlarda dökülmelere yol açabilir.

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon hastalıkları:
Saçların dinlenme fazına girip dökülmesine neden olabilir.Kalıcı bir kayıp yoktur hastalık iyileştikten bir süre sonra saçlar eski haline dönecektir.

Doğum sonrası: Gebelik süresi boyunca saçlar büyüme aşamasındadır; dolayısıyla saçlarda dökülme durur, saçlar gürleşir.

Doğum sonrası saçlar dinlenme fazına girer ve bu aşamada saçlarda yoğun bir dökülme görülür. Bu durum doğum sonrası 8 ay ile 1 yıla kadar devam eder ve tamamen doğal bir süreçtir tekrar saçlar eski sağlığına kavuşacaktır. Bu dönem destek tedavilerle çok daha sağlıklı atlatılabilir.

Şok diyetler, hızlı kilo vermek, proteinden fakir beslenme:
Saçlarımız köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Esas besini ise proteindir. Özellikle yaz mevsimine girişte hızla kilo verdiren diyet programları tüm vücut sağlığımız gibi saç sağlığımızı da olumsuz yönde etkiler ve ciddi saç kayıplarına yol açabilir. Proteinden fakir beslenen veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kişilerde de benzer şekilde saçlar dinlenme fazına takılır ve dökülmeler görülebilir. Beslenme alışkanlıkları değiştirilip proteinden zengin diyet uygulandığında dökülmeler duracaktır.

İlaçlar: Bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini, sivilce ve sedef tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da saç dökülmesi yapabilir.

Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir. Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır. Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90′ını kaybeder, terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline geri döner.

Doğum kontrol hapları: Genetik yatkınlıkla beraber doğum kontrol hapı kullanımında saç dökülmesi görülebilir. Saçlar dinlenme fazına takılır. İlaç kullanımı bırakıldığında dökülme durur.

Saç koparma alışkanlığı (Trikotillomani): Tamamen ruh sağlığı ile ilgili bir durumdur. Tırnak yeme alışkanlığı gibi saçlar koparılır. Psikolojik destek tedavisi ile düzelebilir.

Saçlarımızla ilgili bilinen yanlışlar

* Hergün saçların yıkanması saçların fazla dökülmesine yol açamaz.
* Saçın kısa kesilmesinin, kazıtılmasının saç dökülmesini önleyici veya saçı gürleştirici etkisi yok.
* Zeytinyağı, badem yağı ve yumurta karışımlarının saça sürülmesinin saça bir faydası yotur.
* Yıkama ve tarama esnasında saçın dökülmesi normaldir. Ancak durup dururken dökülüyor veya elinizi attığınızda tutam tutam geliyorsa doktora başvurulmalıdır.
* Saç dökülmesinde hala ilk başvurular kuaför ve eczaneler. Oysa saç dökülmesi bazen bize bir hastalık tanısı koydurabilecek kadar önemli olabilir. Dolayısıyla bazı alışveriş merkezlerinde ve eczanelerde saç analizi yapılır ve saç dökülmesine son gibi ürün satışı için yapılan sloganlara kanmayıp bir dermatoloğa başvurmak en doğru yol olacaktır.

Kaynak:Pudra

Sonraki Sayfa »