Bitkisel Sabunlar ve Yararları

Sabunlar kişisel temizlik ve hijyen maddelerinin en başında gelir. Sabunlar artık temizliğin yanı sıra güzelliğimiz için de yarar sağlıyor. Bitkisel sabunlar sayesinde birçok cilt sorunu ortadan kalkıyor. İşte birkaç tanesi:
Bitkisel Sabunlar ve Yararları
Kayısı Sabunu
Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Yosun Sabunu
Yosun sabunu deriye ferahlık vererek cildin dinlenmesini sağlar. İçerisindeki yoğun vitamin ve minerallerle ölü deriyi atarak cilde parlaklık kazandırır ve cildin yaşlanmasını önler.
Zeytin Sabunu
Saf zeytinyağından oluşan zeytin sabunu saç ve cilt bakımı için harika bir besleyicidir. Kuru ciltler için çok yararlıdır.Cilde yumuşaklık kazandırır ve sivilce oluşumunu önler.Saçlardaki kepeklenmeyi önleyerek tekrar oluşmasını giderir.Saç dökülmelerini de önleyerek sağlıklı ve yumuşak saçlara sahip olmanızı sağlar.
Lavanta Sabunu
Her cilt tipi için uygundur.Özellikle akneli ciltler için etkilidir.İltihapları önleyici ve hücre yenileyicidir.Ferahlatıcı kokusu sayesinde sinirliliğin azalmasına da katkıda bulunur.
Kil Sabunu
Doğal bir peeling etkisine sahiptir.Ölü deriyi temizleyerek cildi canlandırır.Cildi besler ve sıkılaştırır.Ciltteki kahverengi lekeleri azaltarak siyah noktaların giderilmesini sağlar.
Tarçın Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir.Ciltteki pürüzleri hafifleterek cilde tazelik kazandırır.
Mis gibi kokusu sayesinde sakinleştirici ve afrodizyak etkisi vardır.Her cilt tipi için uygundur.Yara ve çatlakların kapanmasında etkisi fazladır.
Portakal Sabunu
Selülitli bölgelerde etkilidir.Masajla birlikte uygulandığında selülitin azalmasına yardımcı olur.Tonik olarak kullanılır.Cilde rahatlık ve canlılık verir.
Bal Sabunu
Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kükürt Sabunu
Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.
Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.
Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Defne Sabunu
Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Papatya Sabunu
Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.
Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.
Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.
Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.
Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.
Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:
“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”
Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.
Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.
Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.
Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.
Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.
Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.
Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.
Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.
Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.
Alıntıdır
Gelin Makyajı Önerileri
Temmuz 17, 2010 by GaMZeM
Filed under Evlilik Hazırlıkları, Güzellik

Düğün mevsimi yine geldi. Evlenecek birçok gelin adayı telaş, mutluluk, hüzün ve sabırsızlığı bir arada yaşıyor. Gelinlik, saç modeli, ayakkabı seçimi gibi hazırlıklar da haliyle kapıda. En heyecanlı ve riskli bölüm ise makyaja karar vermek!
Gelin Makyajı Önerileri
Hayal ettiğiniz rüya bir gelin olmanıza çok az kalmışken hiç kimse yaşanılacak aksiliklerin telafisi olmaz. Bu duruma maruz kalmamak için o gün kullanacağınız makyajınızı mutlaka daha önce yaptırın ve önerilerimize bir göz gezdirin.
Düğün günü için doğal güzelliğinizi vurgulayacak abartıdan uzak bir makyaj, özellikle bakışlarınıza anlam katan göz makyajı güzelliğinize güzellik katacaktır.
Düğünün teması ve mekânı nasıl bir makyaj uygulanmak istediğiniz konusunda size yardımcı olabilir.Kır düğünü yapacaksanız makyajınız daha yumuşak olmalı, nostaljik bir hava taşımalıdır.
Kapalı mekânda yapılacak bir düğün içinse, mekân yapay ışıklarla aydınlatıldığı için ona göre daha ışıltılı ve vurgulu bir makyaj önerilebilir.
Eğer düğününüz nikâh salonunda geçecek ise makyajınızın ağır olmaması gerekir.
Diğer bir risk ise erken saatlerde yapılan makyajın kalıcı olması ve uzun saatler taze kalabilmesidir. Bu sorunu da yağsız baz ürünleri kullanarak, makyajı şeffaf pudralarla sabitleyerek çözebilirsiniz.
Yüz makyajınızı tamamlandıktan sonra dekoltenin öylece bırakılması renk farklılıklarına neden olur ve vücudunuz iki bölüm şeklinde görünür. Bunu engellemek için yüzünüzde kullandığınız fondötenin hafif bir şekilde dekolte bölgenize de uygulanmasına özen göstermelisiniz. Dilerseniz düğünün geçeceği ortama uygun olarak omuzlarınıza hafif parıltılı bir pudra uygulayabilirsiniz.
Alıntıdır
Ameliyatsız Burun Estetiği Hakkında
Estetikte teknolojinin en son yeniliği ameliyatsız burun estetiği hakkında bilmek istediğiniz herşeyi Medikal Estetik Uzmanı Emre Çiçek sizlerle paylaşıyor.
Kısaca uygulamanızdan bahseder misiniz?
Burun köküne botoks enjeksiyonu ile burun ucunu kaldırmak artık mümkün. Bu süre sonunda burun tekrar orijinal haline dönüyor. Botoks tek başına kullanılabildiği gibi dolgu ile birlikte kullanılarak daha iyi sonuçlar elde ediliyor.
Neden burun?
Botoksun en yeni kullanım alanı burun. Burun estetiğinden sonra kemikler biraz fazla alınıp çukurlaşma olduğunda, gülme sonrası burun kenarlarında “bunny line” denen çizgiler oluştuğunu söyleniyor. Bu yaşlı bir ifadeye neden oluyor. Botoksla onlar yok ediliyor. Burna uygulanan botoksun birinci amacı bu. İkinci olarak, burnunun ön kısmı düşük olan kişilerin burnunu yukarı kaldırmak hoş ifade veriyor.
Botoks, gülerken de güzel bir ifadeleri olsun diye, özellikle burun kanatları geniş kişilerde, burun altı deliklerindeki kaslara uygulanıyor. Ayrıca burun ucuna da yapılıyor ki bu uygulama burnun hafifçe kalkmasını sağlıyor. Hafif kemerli burnu olan kişilerdeyse, iki kaş arasındaki bölgeye dolgu maddesi yerleştirilip burun ucuna botoks uygulanarak estetik ameliyatsız düzgün bir burna sahip olmaları sağlanıyor.
Ameliyatsız burun estetiğiyle ne gibi değişiklikler oluyor?
Botoksla burun sırtındaki tavşan çizgileri düzeltilebilir, açık duran burun kanatları daraltılabilir, burun ucunu çeken kas aktif ise burun ucu kaldırılabilir. Dolgu ile burun kökü ve burun sırtını doldurarak daha düzgün bir çatı elde etmek; burun dudak açısını doldurarak burun ucunu kaldırmak ya da burun ucunu doldurarak daha zarif bir uç elde etmek mümkün. Ayrıca cerrahi sonrası olabilecek küçük düzensizliklerin de dolgu ile kamuflajı yapılabiliyor.
Ne kadar sürede etkili oluyor?
Ameliyatsız burun estetiği, yapılan uygulamaya göre 4 aydan 2 yıla kadar uzayabiliyor.
Zor bir operasyon mu?
Alçı ve sargı kullanılmıyor. Sadece buz uygulaması yapılarak kişiyi evine gönderiyoruz. Sonrasın da her türlü sosyal aktiviteye katılabilirler.
www.emrecicek.com
Kaynak:E Kolay
Postişlerden Uzak Durun!
Eğer saçlarınızı kaybetmek istemiyorsanız güzelleşmek uğruna saça takılan postişlerden uzak durun!
İngiltere’nin önde gelen saç bilimi gruplarından “Trichological Society” kadınların güzelleşmek uğruna saçlarını uzun göstermek için taktırdıkları postişlerin uzun süre kullanılması halinde ileride sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Trichological Society grubu, artan sayıda kuaför salonunun müşterilerine ucuz fiyatlarla bu postişleri taktığını ve bazı kuaförlerin de bunları uygun şekilde takma becerisine sahip olmadığını kaydetti. Grup, bu durumun daha fazla genç kadının kellik ve saç kıran gibi saç sorunlarından şikayetçi olmasına yol açtığını belirtti.
Saç uzmanlarından Barry Stevens, saçlarını uzatmak için postiş kullananların genelde daha iyi görünmeyi ve hissetmeyi beklediklerini, ancak bunun hüsranla sonuçlandığını söyledi. Stevens, bu eklentilerin uzun süre kullanımlarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ve saça daimi zarar verebileceğine dikkat çekti.
İngiliz Dermatoloji Dergisi’nde çıkan bir yazıda da, saçları uzatmak için kullanılan postişlerin olası tehlikeleri konusunda uyarıda bulunuldu.
Yazıda, bunları kullanan bazı kadınlarda gözle görülür saç kaybı olmasa da saç derisine yakından bakıldığında sorunun görülebileceği belirtildi.
Alıntıdır
Cilt Çatlakları İçin Öneriler
Cildin aşırı gerilmesi ve derideki elastik dokunun kırılması ile oluşan çatlaklar en fazla karın, baldır, kalça ve göğüslerde görülyor. Çatlakların oluşumunda ise daha çok kilo değişimleri ve hamilelik gibi durumlar etkili oluyor.
Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın. Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte yolları:
1. Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.
2. Bol, bol su için.
3. A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.
4. Spor yapın.
5. Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.
6. Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.
Alıntıdır
Sağlıklı Saçlar İçin 8 Öneri
Uzun, dolgulu, parlak ve sağlıklı saçlara sahip olmayı hepimiz isteriz. Sürekli dökülmesinden, parlak ve dolgun olmamasından şikayet ederiz.
Harper’s Bazaar dergisi sağlıklı saçlar için 8 öneri sunuyor. Bir göz atın derim.
1 FIRÇANIZ DOĞAL OLSUN
Her gün taramak saçların aşınıp, kırılmalarına sebep olabilir. Plastik fırçanızı atıp, yerine doğal kıllardan yapılmış bir fırça alın. Bunlar saçlarınızı fırçaladığınızda yağları eşit olarak dağıtır ve parlaklık kazandırırlar. Doğal kıldan yapılmış fırçaların saçları kırma ihtimali ise naylon olandan daha azdır.
2 HER GÜN YIKAMAYIN
Çoğumuz saçlarımızı her gün yıkarız ama uzmanlar haftada birkaç defa yıkamanın yeterli olduğunu söylüyor. Eğer saçlarınızı her gün yıkıyorsanız, mutlaka önce saç kremi kullanın. Bu işlemden sonra da saç diplerini şampuanlayıp, hepsini bir durulayın.
3 SONUNDA SOĞUK SU
Saçları soğuk suyla yıkadığınızda üst deri kapanır ve yumuşak, parlak bir yüzey elde edersiniz. Saçlarınızı kuruttuktan sonra soğuk hava vermeniz de buna benzer bir etki yapar. Birçok saç kurutma makinesinde bu işlem için özel bir düğme bulunur.
4 SİLİKONLA YUMUŞATIN
Silikonlu ürünler, saç derisinin tepesinde kalır ve deriyi dış etkenlere ve şekil veren aletlere karşı korur. Sürtünmeyi ve sıcaktan zarar görme ihtimalini azaltır. Fakat birçok şey gibi silikon da ölçülü kullanıldığında en iyi sonucu verir. Saçlarınız ince telliyse, serum yerine silikon sprey kullanın.
5 PROTEİNLİ ÜRÜN SEÇİN
Saç; keratin ve proteinden oluşur. Bu yüzden, protein içeren hacim ürünleri saç tellerine yapışır ve yoğunluk kazandırır. Buğday, soya ve ipek proteinlerini tercih edin. Fakat çok kullanmayın, çünkü fazlası saçları kırabilir.
6 ISI TERAPİSİNİ DENEYİN
Birçok kadın, sıcağın saçlarını kuruttuğunu düşünür. Oysa ısı doğru şekilde kullanıldığında, saça inanılmaz bir parlaklık verir. Kuaförlerin, bakım sırasında müşterilerini ısıya tabi tutma sebebi; bu yöntemin saç diplerine daha iyi etki etmesidir. Kuaföre gidemeseniz de, ayda bir saçınıza maske ya da sıcak yağ bakımı uygulayın. Ürünü sürüp, saçınızı sıcak havluyla sarın.
7 BÜYÜK BİGUDİLER
Büyük bigudilerle sarmak, saça eşsiz bir dolgunluk kazandırır. Tepeye konulan altı bigudi, çok büyük bir fark yaratır. Saç kuruduktan sonra saçı 2-3 santimlik tutamlar halinde, uzama yönünü göz önüne alarak bigudilere sarın. İşin püf noktası onları çok sıkı sarmaktır. 10 dakika sonra bigudileri çıkartın ve dolgun görünüm için hafifçe sallayın ve sprey sıkın.
8 BOYLARINI KISALTIN
Saçları kısaltmak, her zaman daha dolgun görünmesini sağlar. Katie Holmes’unki gibi kulak altında kesilmiş, katlı bir saç modeli saçları daha dolgun gösterir. Saçlarınızı iyi kurutarak da, cansız dalgaları canlandırabilirsiniz.
Kaynak: Gunaydin
Saçlarınız Dökülüyorsa Bir Nedeni Var!
Çoğu insan saçlarının dökülmesinden şikayetçidir. Çözümler ararlar; bitkisel karışımlar, şampuanlar, serumlar vs… Peki hiç saç dökülmesinin de bir nedeni olabileceğini düşündünüz mü?
Saçlarınız dökülüyorsa bir nedeni var!
Bakımlı ve temiz saçlar, yüzyıllardır özellikle kadınlar için güzelliğin en önemli unsurlarından birisi. Öyle ki saçlarda meydana gelen her patolojik durum, kişide derin psikolojik sorunlara sebeb olabiliyor. Dolayısıyla saç problemleri kişiler için önemli bir stres kaynağı yapıyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kadınlarda saç dökülmelerinin nedenleriyle ilgili bilgi verdi.
Kadınlarda; “yaygın” ve “erkek tipi” olmak üzere iki tip saç dökülmesi görülüyor. Erkek tipi saç dökülmesinde, özellikle saç üst kısımlarında seyrelme ve bu bölge saçlarında incelme gerçekleşiyor. Erkek tipi saç dökülmesi genellikle yumurtalık kistleri, hormonal bozukluklar ve böbrek üstü bezi büyümeleri sonucu oluşuyor.
Hızlı kilo kaybı saçların dökülmesine neden oluyor
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kullanılan ilaçlardan beslenme alışkanlıklarına kadar pek çok faktörün saç dökülmesi üzerinde etkili olabileceğini belirterek şu bilgileri verdi:
“Saç, vücut sağlığının spesifik bir barometresidir. Saç dökülmesinin yaygın nedenleri arasında tansiyon düşürücü, kan sulandırıcı, lipid düşürücü ve guatr ilaçlarının da araların da bulunduğu ilaçların yanı sıra radyasyon ve kemoterapi gibi kimyasal maddelere maruz kalınması yer alıyor. Hormonal nedenler ile sıkı diyetler ve hızlı kilo kaybı gibi beslenme faktörleri, anemi, gebelik, ateşli hastalıklar da saç dökülmelerinde etkili oluyor. Vitamin ve özellikle çinko ve selenyum gibi mineral eksiklikleri, yaşlılık, tiroid ve bağışıklık sistemi hastalıkları, yaygın veya bölgesel deri hastalıkları, psikolojik veya fiziksel stres gibi nedenler de saç dökülmelerine yol açıyor.”
Saçın her gün yıkanması doğru değil
Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın Saç dökülmesini önlemek için önce buna neden olan hastalıkların tedavi edilmesi gerektiğini söyledi ve saçın her gün yıkanmasının doğru olmadığına dikkat çekti:
“Saç dökülmesini önlemek için öncelikle altta yatan hastalıkların tedavi edilmesi gerekiyor. Bunun dışında beslenme alışkanlıklarına, özellikle proteinden zengin, karbonhidrattan fakir beslenmeye, yeşil sebze, süt, yumurta, baklagiller tüketimine dikkat edilmeli. Saça mümkün olduğu kadar boya, jöle, fön gibi fiziksel ve kimyasal uygulamalar yapılmamalı. Kışın soğuğa, yazın güneş ve deniz suyunun oluşturduğu kuruluğa karşı gerekli önlemler alınmalı. Saçı her gün yıkamak doğru değil. İki üç günde bir PH değeri 5,5 olan şampuanlar ile yıkamak yeterli. Saçı sık yıkamak saçın yağ dengesini bozar. Eğer bu hususlara dikkat edilirse zaten saç dökülmesi de en aza indirilir.”
Sonbaharda saçlar daha çok dökülüyor!
Sonbaharda saç dökülmesi diğer mevsimlere göre daha fazla oluyor. Bunun nedeni bu mevsimde sebze ve meyvenin az olması nedeniyle vitamin alımının azalmasıdır. Ayrıca havaların soğumaya başlamasıyla saçı besleyen kısım olan ve saç soğanı olarak adlandırılan bölgedeki kanlanmanın azalması, soğan kısmının boyutlarında küçülmeye neden oluyor. Bu da saçta dökülmeye yol açıyor. Fakat bir süre sonra bu dökülme kendiliğinden geçiyor. Devam etmesi durumunda bir doktora başvurmakta yarar var.
Gebelik döneminde saçların tümü büyüme evresine girerken, doğumdan üç dört ay sonra saçların hepsi dökülme evresine giriyor ve dökülüyor. Fakat bu, mevsimsel saç dökülmesi gibi geçici bir durum. Doğumdan sonra başlayan bu saç dökülmesi 6 ay ila 1 yıla kadar uzayabiliyor. Gebelik döneminde ek çinko kullanımıyla doğum sonrası meydana gelen saç dökülmesinin şiddeti azaltılabiliyor. Ayrıca gebelik döneminde demir eksikliğinin giderilmesi de bu dökülmenin azaltılması açısından önem taşıyor.
Sağlıklı saçlar için deniz mahsulleri tüketin
Saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden birisi dengesiz beslenmedir. Sağlıklı saçlar için öncelikle;
• Yeterli protein ve çinko (özellikle yumurta, deniz ürünleri, fasulye, ceviz ve süt),
• B12 vitamini (karaciğer, böbrek gibi sakatatlar, deniz ürünleri ve süt),
• Folik asit (yeşil yapraklı sebzeler, mısır ve mercimek),
• Bakır (lahana, karnabahar ve diğer yeşil yapraklı sezeler)
• Selenyum (deniz ürünleri, soğan, sarımsak) gibi vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınmasına dikkat edilmesi gerekiyor.
Ayrıca sigaradan uzak durmak saç sağlığı için önem taşıyor.
Bilinenin aksine saçları kısa kestirmekle saçların gürleşmesi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Sadece saçların uzaması ile saç telleri daha kırılgan bir hale geliyor. Saç bu kırılmaların temizlenmesi ile daha kolay uzuyor ve daha canlı hal alıyor.
Alıntıdır
Sheer Stella by Stella McCartney

Sheer Stella by Stella McCaryney organik yetiştirilmiş gül kokusuyla cezbediyor!
Canlı gül yapraklarının tazeliği ve mis kokusuyla kadın olmanın ayrıcalığını bir kez daha hissediyorsunuz. Organik güller, limon ve yeşil elmanın uyumundan doğan Sheer Stella adeta doğanın ışıltısını yansıtıyor.
Merak edenler için de hemen söyleyelim. Piyasa fiyatı yaklaşık 75 TL ve 90 TL arasında değişiyor.
Cildinizi İhmal Etmeyin!
Birkaç basit adımla cildinizi dış etkenlere karşı koruyabilir ve pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz. Cildinizi ihmal etmeyin ve bu basit kuralları uygulayın:
Temizleyin!
Cildinizi her gün 2 kere, sabah ve akşam olmak üzere temizleyin. Temizleyici süt veya krem temizleyiciler, genellikle kuru cilde iyi gelir. Yağlı cilde ise, temizleyici köpük ya da jel kullanabilirsiniz. Bazı yüz temizleyicileri makyajı çıkarır, ancak göz çevresindeki hassas deriyi çekiştirmeden temizlemek için, ayrıca bir göz makyajı çıkarıcısı kullanmak en iyisidir.
Tonikle Silin!
Tonikler ya da canlandırıcılar, makyaj ve kir kalıntılarını temizler. İçeriğindeki bazı maddeler cildi serinletir ve tazelerken, diğer maddeler nemlendirir ve yumuşatır. Toniği sabah ve akşam, yüzünüzü temizledikten sonra nemlendirmeden önce kullanın.
Nemlendirin!
Yağsız bir losyon da ( yağlı cilt için), zengin bir yumuşatıcı krem de (kuru cilt için) seçseniz, düzenli kullanın. İdeal olarak UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu içeren bir nemlendirici seçin. Özellikle cilt tipinize uygun bir nemlendirici tercih etmelisiniz. Göz kremleri ve jelleri, hassas göz çevresi için özel nemlendiriciler, nazik dokunuşlarla sürülmelidir.
Arındırın!
Cildimiz yeni hücreler üretip eskileri atarak, sürekli kendini yeniler. Haftada 1-2 kez kullanılacak arındırıcı bir ovma kremi, ölü hücreleri sökmeye ve cilt yüzeyini pürüzsüzleştirmeye yardım eder. Cildiniz hassas ise, bunların yerine aşındırıcı olmayan bir arındırıcı krem kullanmayı deneyin. İçeriğindeki doğal meyve enzimleri nazik bir şekilde yüzeydeki hücreleri söker, böylece ölü hücreler suyla yıkanıp atılabilirler.
Maske Yapın!
Haftalık yüz maskeleri rahatlatır, arındırır ve cilt gözeneklerinin derinlerinde birikmiş kirleri söker. Daha kuru ciltler için, fazladan nem sağlanması ve beslenmesi için nemlendirici maske önerilir.





