Şişmanlığın Gizli Sebepleri!
Çok yemek yiyip az hareket etmek eskiden kilo almak demekti. Ama artık bunu küçük çocukların bilmesine rağmen değişen birşey olmadı.
Dünyada obezite azalması gerekirken tam tersine artmaya başladı. Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları ‘elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz’ diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte Şişmanlığın Gizli Sebepleri!
1. UYKU PROBLEMLERİ
Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.
2. GENETİK MİRAS
Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30’luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor. Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.
3. İLAÇLARIN ETKİSİ
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.
4. KLİMALAR
Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.
5. EVLENMEK
Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor. Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.
6. NİKOTİN
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika’daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok. Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.
7. YAŞ
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.
8.STRES
Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor. Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek.
Kaynak:Ekolay
Balık Etli Bayanlar Daha Zeki!
Ocak 2, 2011 by GaMZeM
Filed under Sağlık Haberleri
Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bayanlar, bunu bir kez daha düşünün derim. Niye mi?
İsveçte yapılan bir araştırma balık etli bayanların daha zeki olduğunu ortaya çıkardı.
İsveç in dünyaca ünlü araştırma merkezlerinden birisi olan Karolinska Enstitüsü’nce yapılan araştırmada, biraz fazla kilosu olan kadınların vücutlarının daha fazla östrojen hormonu salgıladıkları ve bunun da beyin fonksiyonlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konuldu.
Araştırmayı yürütenlerden Petra Thilers, bu konuda basına bilgilendirmede bulunurken, araştırmanın amacının “cinsellik hormonlarının beyin fonksiyonlarını nasıl etkilediğini tespiti” olduğunu kaydetti.
On yıllık bir dönem içerisinde 40 ila 66 yaş arasındaki 301 kadını takip ettiklerini söyleyen Thilers, Expressen isimli gazeteye; bu kadınların hormon seviyelerinin düzenli olarak ölçüldüğünü ve ona göre değişik testler yapıldığını aktardı. Buna bağlı olarak beyin ve hafıza kapasitesindeki değişiklikleri de incelediklerini dile getiren araştırmacı Thilers, kadınlardaki kilonun beyin üzerindeki bu pozitif etkisini gözlemlediklerini ifade etti. Thilers ayrıca bu fazla kilonun özellikle orta yaşa geçiş aşamasında yardımcı ve faydalı etkilerinin olduğunu ve beyni koruduğu iddia etti.
Bu tespite rağmen, İsveçli araştırmacı Thilers, şöyle bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor: “Buna rağmen kimseye fazla kilolu olmasını tavsiye edemem. Çünkü fazla kilonun sağlığa birçok negatif etkileri var.”
Kaynak:KadınveKadın
Tok Tutan Yiyecekler

Tok hissetmek için bitki çaylarına, işe yaradığı söylenilen ama aslında hiçbir faydası olmayan haplara ihtiyacınız yok. Tok tutan yiyecekler ile hem sağlıklı beslenmek hem de aç kalmadan zayıflamak mümkün.
Yumurta: Sabah klasik kahvaltıdan vazgeçin. Yumurtanın tamamı proteindir ve önemli ölçüde tokluk hissi verir. İki ince dilim esmer ekmek, az miktarda yağsız peynir ve bir adet haşlanmış yumurta ile edeceğiniz kahvaltı, gün boyunca kendinizi daha tok hissetmenizi ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu proteini almanızı sağlayacaktır.
Kolesterol sadece yumurta sarısında bulunur, bunun yarıdan azı bağırsaktan emilir. Ama unutmayın, haşlanmış yumurtadan söz ediyoruz, tereyağına ya da sucuğun üzerine kırılan yumurtadan değil!
Baklagiller: Muhtemelen kolesistokinin diye bir maddeden söz edildiğini hiç duymamışsınızdır. Ama bu madde sindirim sisteminden salgılanır ve vücudun tabii iştah azaltıcısıdır. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar baklagil tüketiminin bağırsaktan kolesistokinin salgılanmasını arttırdığını ve dolayısıyla iştahı azalttığını buldular.
Fasulye: Barbunya, bakla, nohut, mercimek ve benzerlerini yemek kan şekerinizi az yükseltecek, size bitkisel protein ve lifleri sağlayacak, uzun süre tok hissetmenize yol açacaktır. Ama unutmayın, bu gıdaları mümkün olduğu kadar az yağla pişirmek, pilavla karıştırmamak ve suyuna ekmek batırmamak kaydıyla! Bu bakımdan az miktarda zeytinyağı ve sirkeyle hazırlanan fasulye piyazı en iyi seçeneklerden biridir.
Salata: Yemekten önce bol yeşil salata yemek, kendinizi doymuş hissetmenizi sağlamanın en kolay yoludur, özellikle de tatil otellerindeki açık büfelerde! Çünkü salatanın hacmi midenizi dolduracağı için salatadan sonra fazla yemek içinizden gelmez.
Ama bu dediklerimiz yeşil salata için geçerli, üzerine de az miktarda zeytinyağı ve sirke gezdirmek kaydıyla.
Yeşil Çay: En iyi zayıflama yardımcılarından biridir. Burada faydayı sağlayan kafein değil, yeşil çaydaki ‘kateşinler’ adı verilen ve metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını arttıran antioksidanlardır. Yeşil çay aynı zamanda LDL (kötü) kolesterolü de düşürmeye yardımcı olur. Günde içilecek 1-2 fincan yeşil çay zayıflamanıza yardımcı olacaktır, ama içine şeker atmamak kaydıyla!
Unutmayın, hazırlarken önce suyu kaynatacak, sonra yeşil çayı içine atacak ve 3-4 dakika sonra süzüp içeceksiniz. Yeşil çayda ayrıca yüksek oranda kafein olduğunu ve hassas kişilerde çarpıntı yapabileceğini, ayrıca gece içildiğinde uykuyu kaçırabileceğini unutmayın.
Armut, Ayva ve Elma: Armutta, ayvada ve elmada şekerinizi ve kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı olan ve pektin adı verilen, eriyebilen lifler bulunur. Armuttaki ve ayvadaki lif miktarı elmadakinin iki katıdır ve öğün arasında yiyeceğiniz bir orta boy armut veya elma kendinizi tok hissetmenizi sağlayarak hem yemek arasındaki atıştırmaları hem de öğünde yediğiniz yemek miktarını azaltır.
Ancak, özellikle yumuşamış tatlı armutlardan ziyade sert armutlar tercih edilmelidir. Öğün arasında atıştırmak için elma kurusu da pratik bir seçenek olabilir. Ancak tabii ki armut ya da ayva tatlılarından ve elmalı kurabiye ve keklerden özellikle uzak durmalısınız!
Çorba: Çorba göz doyurmak için iyi bir seçenektir. Önden midenizi dolduracağı için yediğiniz yemek miktarını azaltır. Ancak, seçilen çorbanın olabildiğince basit olmasında fayda vardır. Yağsız tavuk suyunun içine rendelenmiş kereviz, kabak, pırasa ve benzeri sebzelerle yapılan çorbalar en iyisidir
Terbiyeli çorbalardan, yağ ve unun birlikte kavrulmasıyla yapılan çorbalardan, bol pirinç veya şehriyeli çorbalardan ve kremalı çorbalardan uzak durmalıdır. Ayrıca çorbanın içine ekmek doğramayın veya üzerine biberliyağ dökmeyin…
Yağsız Et: Yediğiniz yemeğin içinde et olması tokluk hissini artırır. Ayrıca ette ve balıkta bol bulunan ‘lösin’ adındaki amino asit kaslarınızın kalori harcamasını kolaylaştırır. Bu nedenle günde 100- 150 gram kadar yağsız etli düşük kalorili diyetler, eti olmayanlara oranla daha fazla kilo vermenizi ve özellikle de vücut yağlarınızın azalmasını, buna karşılık kaslardan ağırlık kaybı olmamasını sağlar.
Etlerin yağsız olması özellikle mühimdir. Yemeklerinizi ya yağsız kıyma ya da yağsız et ile pişirin. Et veya kıymayı da yağda kavurmayın!
Zeytinyağı: Sızma zeytinyağının içindeki omega 6 yağ asitleri kalori yakmanızı kolaylaştırır. Günde bir çorba kaşığı (15 ml.) kadar zeytinyağı almakta fayda vardır. Zeytinyağının çiğ olması daha fazla tercih edilir. En ideal şekli salataların üzerine gezdirmektir.
Yemekleri de yağsız olarak pişirip, piştikten sonra bir kaşık zeytinyağını yemeğin üzerine dökerek karıştırmak da iyi bir yoldur. Ancak, zeytinyağına ekmek banmayın ya da zeytinyağında kızartma yapmayın.
Greyfurt: Yapılan bir araştırmada yemekten önce yarım greyfurt yendiği veya bir bardak taze sıkılmış greyfurt suyu içildiği zaman başka bir tedbir alınmasa bile üç ayda 1.5 kg kadar kilo verildiği tesbit edilmiştir.
Bunu diyetle birleştirdiğiniz zaman elde ettiğiniz sonuç daha parlak olur. Greyfurt içindeki fitokimyasallar insülin seviyelerini düşürerek hem iştahınızı azaltır, hem de aldığınız kalorilerin yağ dokusuna gitmek yerine enerjiye dönüşmesine yardımcı olur.
Tarçın: Bir günde alınacak bir çay kaşığının dörtte biri kadar (yaklaşık 1 gram) tarçın, yemek sonrası insülin artışlarını engeller, dolayısıyla çabuk acıkmaya mani olur, ayrıca kandaki şeker, kolesterol ve trigliserid seviyelerini düşürür. Tarçını yemeklerinizin üzerine serpebilirsiniz, özellikle fasulye ve nohut gibi baklagillerle iyi uyuşur.
Bir dilim tam tahıllı ekmek üzerine tarçın ekerek yapacağınız ikindi kahvaltısı akşam yemeğine kurt gibi acıkmanıza mani olur. Tarçını kahvenizin içine de katabilirsiniz ya da kabuk tarçınla bitki çayı yapabilirsiniz. Ancak unutmayın; sütlü tatlılarının üzerine serpilen veya kek ve kurabiyelere katılan tarçından söz etmiyoruz!
Sirke: Sirke mide boşalmasını yavaşlatarak hem kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar, hem de yemekten sonra kan şekerinin hızlı yükselmesine mani olur. Dolayısı ile, çorba ya da salatalarınıza ekeceğiniz sirke tokluk hissi verir.
Haşlanmış fasulye, bir kaşık zeytinyağı ve bir kaşık sirke ile hazırlayacağınız bir piyaz veya haşlanmış brokoli ve karnıbahar üzerine dökülecek bir kaşık zeytinyağı ve bir kaşık sirke size sağlıklı bir öğle yemeği sağlayacaktır. Özellikle şekerli ve beyaz unlu gıdaları tüketmekten kaçınamadığınız durumlarda önceden sirkeli bir şeyler yemek kan şekerinin hızlı yükselmesine mani olur.
Kırmızı biber: Düzenli olarak acı kırmızı biber tüketmek iştahınızı keser. Japonya’da yapılan bir araştırmada kahvaltıda acı biber yiyen insanların öğle yemeğinde daha az yemek yedikleri görülmüştür.
Acı kırmızı biberin iştah azaltıcı tesirinin içindeki kapsaikin isimli maddeden kaynaklandığı sanılıyor. Dolayısıyla acı kırmızı biber yemek faydalı. Ama bu, acı biberle yapılan kebapların faydalı olduğu anlamına gelmiyor.
Liften Yoğun Kahvaltılık Gevrekler: Kahvaltıda yağsız sütle yenen liften yoğun gevrekler, mesela kepekli gevrekler, müsli veya yulaf ezmesi size uzun süren bir tokluk hissi vererek bir sonraki öğünde daha az yemenizi sağlayacaktır.
Üstelik içerdikleri yoğun lif sayesinde hem kabızlığı önler, hem de kan şekerinin aşırı yükselmemesini sağlarlar. Yalnız unutmayın, bu faydalar sadece yoğun lifli diyet gevrekler için geçerli, normal mısır ve buğday gevrekleri için değil…
Prof. Dr. Nevrez Koylan
Alıntıdır
Hızlı Kilo Vermenin Yolları!

Uzun zamandır kilo vermek istiyorsunuz ama yapamıyorsanız etkili ve hızlı kilo vermenin yolları sizin için burada
Avustralya’nın Melbourne Üniversitesinden Katrina Purcell, iki rejim arasında mukayeseli bir deney yürüttüğünü belirterek, birinde 100 kiloluk bir kişinin haftada 1,5 kilo verme hedefiyle 12 haftalık hızlı diyet programını, diğerinde de yine 100 kiloluk bir kişinin haftada yarım kilo verme hedefiyle 36 haftalık yavaş diyet programını kıyasladığını kaydetti.
“Şaşırtıcı bir şekilde ve düşünülenin aksine, bu araştırma hedef kiloya ulaşmak için hızlı rejimin yavaş rejimden daha etkili olduğunu gösteriyor” diyen Purcell, araştırma sonuçlarının, yavaş rejim uygulayanların yüzde 48′inin vücut ağırlıklarının yüzde 15′inden kurtulma hedeflerine ulaşabilirken, hızlı rejim uygulayanların yüzde 78′inin bu hedefe ulaştıklarını ortaya koyduğunu belirtti.
Avustralyalı araştırmacı, bunun sebeplerinden birinin psikolojik olduğunu ve motivasyonu etkilediğini belirterek, haftada 1,5 kilo verildiğinde rejimi sürdürme isteği olduğunu, ancak yarım kilo verildiğinde bu motivasyonun ortadan kalktığını kaydetti.
Purcell, ayrıca yavaş gruptan dört kişinin kilo verme çabasını çok zor bularak deneyi sonuçlanmadan terk etmesine karşılık, hızlı gruptan sadece bir kişinin deneyden ayrıldığını anlattı.
Katrina Purcell, bu arada çok hızlı kilo verilmesine ve vücudun aşırı derecede kalorisiz bırakılmasına karşı uyarıda da bulunarak, “Hızlı rejminizi yalnız başınıza yapmayın, bir diyetisyene danışın” dedi.
Alıntıdır
Geç Saatte Yenilen Yemek Kilo Aldırır Mı?

Beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar çok fazla. Bunlardan biri de akşam yediden sonra yenilen yiyeceklerin yakılamadığı ve yağa dönüşeceği düşüncesi. Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir konuya açıklık getirmiş.
Çağatay Demir, “Gün içinde toplamda aldığınız kalori ve toplamda harcadığınız kaloriye göre kilo alır, kilo verir veya kilonuz dengede kalır. İhtiyacınız olandan fazla kalori aldığınızda vücudunuz aldığınız kalorinin saatine bakmadan bunu yağ olarak depolayacaktır” diyerek ne zaman yediğinizin çok önemi olmadığını belirtiyor.
Genellikle akşam saatlerinde insanların daha kalorili yiyeceklere yöneldiğinin altını çizen Çağatay Demir ekliyor: “Bunların başında film izlerken yenen cips, maç izlerken yenen çerez ve serinlemek için tüketilen dondurma örnek olarak verilebilir. Bu yiyecekler karbonhidrat ve yağ içeriği fazla olduğu için yüksek kalorilidirler. Bu nedenle akşam atıştırmaları geç saat olmasından değil, fazla kalorili olması nedeniyle sakıncalıdır”.
Dolu bir mide ile kaliteli bir uyku uyumak söz konusu olmadığını ve bu nedenle yatmadan en az iki saat önce yeme içmeyi kesmekte fayda olduğunu vurguluyor.
Özellikle yatmadan önceki üç saatte tüketilen acı, yağlı, baharatlı ve asitli yiyeceklerin gastroözefajiyel reflüyü tetikleyebiliyor. Eğer kişinin reflü sorunu varsa özellikle akşam saatlerinde reflüyü tetikleyen turunçgiller, çikolata, baharatlı yiyecekler, yüksek yağ içeren besinler, alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, “Eğer televizyon izlerken bir şeyler atıştırmayı seviyorsanız, bu durum sizin fazla yemenize neden olacaktır. Küçük bir kase yemeyi planlarken, hepsini yemiş olarak kendinizi bulabilirsiniz. Bu nedenle sadece yediğiniz yiyeceğe odaklanın” diye tavsiyelerde bulunuyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, bunlara rağmen yine de akşam bir şeyler atıştırmaktan vazgeçemiyorsanız, düşük kalorili, lezzetli ve her daim buzdolabınızda bulundurabileceğiniz birkaç atıştırmalık tarifi veriyor…
Soğuk çorba
* 1 çay bardağı light yoğurt
* 2 çorba kaşığı haşlanmış buğday
* 3 çorba kaşığı haşlanmış nohut
* Nane
* 1 çay bardağı su
Bütün malzemeleri bir kasede karıştırıp üzerine nane serpin.
Tarçınlı komposto
* 5 kuru kayısı
* 10 kuru erik
* 1 çubuk tarçın
* 4 bardak su
* Tercihe bağlı tatlandırıcı
Kayısı ve eriği 4 bardak su ile 15dk haşlayın. Ocağın altını kapatıp çubuk tarçın ve isteğe göre tatlandırıcı ekleyin. Soğuk olarak tüketin.
Müsli
* 1 çay bardağı light yoğurt
* 2 çorba kaşığı yulaf ezmesi
* 1 dilim doğranmış ananas
* 3 parça dövülmüş ceviz
Bütün malzemeleri kasede karıştırın.
Tarçınlı elma
* 1 büyük boy yeşil golden elma
* Toz tarçın
* 1 top vanilyalı dondurma
Elmayı rendeleyin, tavada çevirin. Suyunu alınca tarçın serpin. Yanında bir top vanilyalı dondurma ile servis edin.
Kaynak:Mahmure
Sonbaharda Vücudunuzu Forma Sokun!
Güneşin kavurucu sıcakları yerini sonbaharın serinliğine bırakırken vücudunuzu forma sokmak isterseniz, dışarıda spor yapabileceğiniz bu son ayları iyi değerlendirin!
Sonbaharda Vücudunuzu Forma Sokun!
Kardiyo Egzersizleri:
Bu egzersizler vücudunuzu şekillendirirken, dengeyi ve dayanıklılığı güçlendirir. Kardiyo egzersizleri diye tanımlanan hareketler, metabolizmayı hızlandırdığı için yağ yakımını arttırır. Vücudunuzun daha sağlıklı ve fit görünmesini sağlar.
Silkinme:
Sol bacağınızın üzerinde dizinizi bükerek dururken, sağ bacağınızı kaldırın. Sağ ayağınız yerden birkaç santim yukarıda olacak. Dirseklerinizi en çok 90 derece olacak şekilde bükün. Sağ kolu öne, sol kolu arkaya hareket ettirin. Sol ayağınızın üzerinde hafifçe sıçrarken sağ bacağınızla öne ve yana tekme atma hareketi yapın. Şimdi sol kolu öne, sağ kolu arkaya getirip, aynı şekilde tekme hareketiyle devam edin.
Yan Şınav:
Sağ tarafınıza doğru yan yatın. Sağ avuç içinizi yere koyun. Sağ ayağınızı dış kısmından destek alarak sağ kolunuzun üzerinde gergin bir şekilde yükselmeye çalışın. Sol kolunuzu yere 90 derece açı yapacak şekilde gergin olarak havaya kaldırın ve 3 saniye durun. Şimdi sola dönüp klasik bir şınav çekin. Aynı işlemi sol kolunuz üzerinde de yapın.
Sarkaç:
Diziniz gergin şekilde sağ bacağınızın üzerinde durun. Sol bacağınızı gergin bir şekilde biraz yükseltip yana, arkaya doğru açın. Ellerinizi yumruk yapıp, sol dirseğinizden kolunuzu bükün ve öne getirin. Sıçrayıp bacak değiştirin ve sol bacağınızın üzerinde sarkaç hareketini takrarlayın.
Alıntıdır
Neden Kilo Veremiyorsunuz?
Neden kilo veremiyorsunuz? Sebebi uzunve yoğun bir çabayı gözünüzde büyütmeniz mi?
Newsweek Türkiye insanların diyet yapmasına ya da ilaç kullanmalarına rağmen yine de kilo verememelerini uzun bir çabayı göze alamamalarına bağlıyor.
ABD’de Brigham Young Üniversitesi’nden nöroloji uzmanı Mark Allen ve ekibi, kadınlar arasındaki güzellik ve zayıflık rekabetini bilimsel olarak araştırdı. Çalışmada, mayolu, şişman bir kadın görüntüsü kadın deneklere izletildi ve deneklerin kendilerini hemen ekrandaki görüntüyle kıyasladıkları, beyin faaliyetleri olarak tespit edildi. Aynı deney, erkeklere de yapıldı, ama hemcinslerini mayoyla gören erkeklerin beyninde böyle bir faaliyete rastlanmadı. Kadınların görünüşlerine bu kadar kafayı takmalarının, zayıflama sektörünün giderek “şişmanlaması”na neden oluyor. 2009′da yayımlanan “Global Weight Loss and Diet Management Market” (Global Zayıflama ve Diyet Yönetimi) adlı rapora göre bugün global zayıflama pazarının büyüklüğü 363 mil yar dolar civarında. Bu rakamın 2014′te 586 mil yar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.
Çok emek gerek!
Ama asıl önemli olan, nasıl kilo verdiğiniz ve gerçekten bunun için gereken her şeyi yapıp yapmadığınız. Oysa insanlar, çoğu zaman gereken her şeyi yaptığını sanıyor. Değil kilo vermek, kilo kontrolü için bile aslında epey ter dökmek gerekiyor. Zayıflama endüstrisinin albenili vaatleri çekici görünse de ne yazık ki gerçekleri yansıttığını söylemek zor. En azından Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarına göre. Orta yaşlı 34 bin 79 kadını 13 yıl boyunca izleyen Harvardlı araştırmacılar, çalışmanın sonunda kilo almayan katılımcıların ortak özelliklerini tespit etmişler: Haftada 5 kez toplam 7 saat egzersiz ve diyet yapmak. Dahası, diyet yapmayan katılımcılar, bu kadar egzersize rağmen kilo veremeyip ancak mevcut kilolarını korumuşlar. Yani araştırma ya göre kilo kaybetmek için sadece fiziksel aktivite yeterli değil. Araştırmada “Gün de 60 dakikalık egzersiz, ancak normal vücut kitle endeksini korumaya ve kilo almamaya yardımcı oluyor” deniyor. Dolayısıyla kilo vermek ve o kiloda kalmak için boğazınıza hakim olmak ve daha fazla egzersiz yapmanız gerekiyor; hem de sadece yazın değil hayatınız boyunca.
Diyet ürünleri ve ‘mucize’haplar gözünüzü boyamasın!
Konuyla ilgili geçen haftalarda bir makale yazan Newsweek bilim editorü Sharon Begley, şu noktaya dikkat çekiyor: “Spor yapmak şekerli içecek ihtiyacımızı artırıyor (bir şişe meşrubatı kafaya dikiyoruz), acıktırıyor (böylece daha fazla yiyoruz), bir ödül hak ettiğimize inandırıyor (yemeye devam ediyoruz) ve aldığımız kalorileri kolayca yakabileceğimiz hissi uyandırıyor (yemeye devam)…” O halde daha da çok terlemek gerekiyor ya da açlığı bastırmak için sadece diyet ürünler tüketebilirsiniz. Ancak son yıllarda büyük bir pazara dönüşen diyet ürünlerin etiket bilgilerini iyi okumak gerek. Zira şeker yerine tatlandırıcı kullanılan bazı diyet ürünleri neredeyse diyet olmayan ürünler kadar yağ içerebiliyor. Birçok kişi, “zayıflama hapları”nın her şeye değer olduğunu düşünüyor. Oysa, bu tür hapların sinirlilik ve kaygı bozukluğundan vitamin eksikliğine kadar pek çok yan etkisinin olduğu ve aslında iddia edildiği kadar da etkili olmadığı yönünde onlarca araştırma var.
Kaynak:Kadınca
Metabolizmanızı Yüzerek Hızlandırın!
Egzersiz yapacağım diye havuza girmemeyi tercih ediyor olabilirsin. Oysa ki yüzmeden başka hiçbir egzersiz bu denli kalori yakmanı sağlayıp metabolizmanı hızlandıramaz ve tüm kas gruplarını sıkılaştıramaz.
Yüzücülerin vücuduna dikkatlice baktığında ne kadar da seksi ve biçimli olduğunu fark edersin. O bedene sahip olmak için olimpiyatlara katılan sporcular kadar ağır idman yapmak zorunda değilsin. İndiana Üniversitesi’nden araştırmacılar, yüzücü ve diğer sporcular arasında bir kıyaslama yapmış. Sonuç olarak yüzücülerin vücudunda daha az yağ bulunmakla birlikte bellerinin daha ince ve kalçalarının da daha dar olduğu görülmüş.
Yüzmeye gitmek koşuya çıkmak kadar pratik olmayabilir ama yine de fazla bir şeye ihtiyacın yok: Bir yüzücü mayosu, bone ve deniz gözlüğü yeter. Bir de tabii ki olimpik bir havuza ihtiyacın olacak. Dalmaya hazır mısın?
Neden yüzme?
Yüzerek hızla kalori ve yağ yakabilirsin. Hafif süratte yüzme saatte 500 kalori yakarken hızla yüzerek saatte 700 kalori yakabilirsin. Su havadan 800 kat daha yoğun bir element olduğu için, her kulaç, tekme ve itme esnasında vücut kaslarını çalıştırırsın. Gövde, kalça, bacak, kol ve omuzlar çalışır. Yüzerken sadece kalori yakmakla kalmaz aynı zamanda kaslarını da geliştirirsin. Böylece hızlanan metabolizman sayesinde duşunu alıp dinlenirken bile kalori yakmaya devam edersin.
Yüzmek seni inceltip kaslarını geliştirirken aynı zamanda bedene ve ruha da iyi gelir. Suyun kaldırma gücü sayesinde vücut ağırlığını hissetmezsin böylece eklemlerin dinlenir. Indiana Üniversitesi Yüzme Bilimi Fakültesi’nden Doktor Joel Stager, her gün incinme tehlikesi olmadan yüzebileceğini söylüyor.
Yüzme egzersizini bütün hayatın boyunca uygulayabilir ve böylelikle genç kalabilirsin. Stager’ın araştırmaları düzenli olarak yüzenlerin en az 20 yaş daha genç göründüğünü söylüyor. American College of Sports Medicine tarafından sunulan veriler, bir yüzücünün tansiyon, kolesterol seviyesi, kalp sağlığı ve sinir sisteminin, kendinden çok daha genç bir bireye yakın olduğunu söylüyor.
Başlangıç noktası…
Yeni başlayanlar havuza büyük beklentilerle atlıyor. Suya yüksek beklentilerle giren yüzücü yarım saat boyunca serbest kulaç yüzmeyi hedefliyor. Virginia’daki Washington and Lee Üniversitesi’nden Yüzme Koçu Joel Shinofîeld, böylelerinin dört dakika sonunda nefes nefese kalıp havuzun kenarına tutunduğunu söylüyor.
Bunun sebebi, suda egzersiz yaparken dolaşım sistemi ve kasların, karada olduğundan çok daha farklı çalışmasıdır. Akciğerler daha farklı nefes almak zorunda kalır çünkü karada olduğu gibi her istediğinde nefes alıp veremezsin. Diğer egzersizlerden farklı olarak, yüzerken suyun yüzeyinde ilerleyebilmek için kas grupların takım halinde çalışmalı.
Shinofield, yüzerek formda kalabilmek için kısa aralıklarla interval yapmanı ve farklı kulaç teknikleri arasında değişim yapmanı öneriyor: “Böylece daha verimli bir egzersiz yapmış olacaksın.” Aralarda dinlenirken zaman kaybettiğini düşünerek endişelenme: “Yüzme yürüme gibi değildir. Durunca nabzın aniden düşmez. Birkaç kulaçtan sonra durakladığında bile 30 saniye boyunca yüksek kalır.”
Bu egzersizi dene: Dikdörtgen bir havuzda dört kez bir uçtan diğer uca yüz. Diğer uca ulaşınca birkaç saniye dinlenebilirsin. Sonunda 30 saniye dinlen. Bunu 10 kez tekrarla. İki hafta boyunca, haftada iki, üç kez uygula. Minnesota Macalaster Koleji’nden Robert Pearson, bir süredir yüzmediysen kick-board kullanmanı öneriyor. Böylece yüzerken kol ve bacakların koordinasyon sağlaması için ekstra çaba harcamayacaksın.
Kulaç atarken:
Kulaçlarını bu ip uçarıyla senkronize et.
Baş ve omuzlar:
Baş ve boyun, omurga ile aynı düzlemde, omuzlar ise rahat olmalı. Başın havuzun dibine bakmalı. Böylece kalçan dibe batmayacak ve vücudunun pozisyonu bozulmayacak.
Eller:
Parmaklar havuzun dibini göstermeli. Parmak uçları sanki havuzun dibinde hayali bir çizgi çiziyor gibi görünmeli. Ellerini sakın yumruk yapma. Parmaklarını açarsan daha hızlı ve kolay bir şekilde ilerlersin.
Dirsekler:
Dirsekler bilekten daha yukarıda olmalı.
Kollar:
Her kulaçta kolun iyice kalçana yaklaşmalı.
Kalça:
Bacakları çırpma işlemini kalça ve gövde kaslarını kullanarak gerçekleştirmelisin. Kalçana her kulaçta 45 derecelik açı ver. Çırpma kalçada başlamalı. Ayağındaki terlikleri fırlatmaya çalıştığını hayal et.
Ayaklar:
Ayaklar birbirine yakın ve vücudun geri kalanıyla aynı düzlemde olmalı. Bacakları her kulaçta altı kez çırpmalısın.
Ağız:
Vücudunu nefes almak için yana döndürürken başını da çevir ve ağzından nefes al. Suyun altında yavaş yavaş nefes ver. Sonra yine nefes al.
Kulaç çeşitleri
Serbest kulaç herkes tarafından sevilir çünkü öğrenmesi kolaydır ve çok kalori yakmanı sağlar. Ama sen yine de farklı kulaç tekniklerini bir arada kullanmaya alışmalısın. Shinofield, kulaç tekniklerini karıştırırsan hem kasların çalışmasını dengeleyip hem de yüzmeye sıkılmadan devam edeceğini söylüyor. Sırtüstü (sırt ve omuz kaslarını çalıştırarak duruşunu geliştirir) ve kurbağalama (kalça ve bacak içini çalıştırır) tekniklerini de denemelisin. Shinofield, farklı kulaç tekniklerinden verim alabilmek için bu tavsiyelere uyman gerektiğini söylüyor. Daha fazla verim almak için bir eğitmen eşliğinde egzersiz yapmayı düşünmelisin.
Sırtüstü:
Gözler ileri baksın: Gökyüzü ya da tavana bak. Ayak parmaklarına bakma yoksa kalçan suyun dibine batar. Başın omurganla aynı hizada olmalı.
Y şekli al: Geriye kulaç atarken kolun vücuduna 45 derecelik açı yapmalı. Böylece omzuna daha az baskı binecek ve kulacın daha güçlü olacak.
Kurbağalama:
Suyun üzerinde süzül: Avuçlarını birleştir ve kollarını yukarı kaldır. Avuçlarını dışa döndür ve eller çeneyle aynı hizaya gelecek şekilde kendine doğru çek. Ellerini göğsüne yaklaştırıp tekrar başla.
Bacaklarını ritimli olarak çırp: Dizlerini kırıp, topuklarını kalçana yaklaştır. Ayak parmaklarını dışa döndür ve bacaklarını önce ayır sonra birleştir, aynen bir kurbağa gibi… Kol ve bacaklar koordineli biçimde hareket etmeli.
Kaynak:Women’s Health
İp Atlayarak Yağ Yakın!

Kolayca ve etkili bir şekilde kilo vermenin yolu ip atlamaktan geçiyor. Biz demiyoruz; bunu söyleyen Amerikan Olimpiyat Güreş Takımı Koçu Buddy Lee.
Lee, en etkili yağ yakma formülünü açıklıyor:
Teknik:
Bacaklarını kalça genişliğinde açarak dizlerini hafifçe kır ve dengede dur. Zıplarken parmak uçlarını yere doğru döndür. Yerden sadece yarım parmak kadar zıpla ki ayakların incinmesin. 10 setlik 10 kez zıpla, hiç durmadan 100 kez zıplayabilecek kadar alışmalısın. Başardıktan sonra hiç durmadan 500 defa zıplamaya çalış.
Sonra da bu beş adımlık egzersizi dene:
Egzersiz planı
1. Basic Bounce Alternative Step
Yerinde sayıyormuş gibi koşarak ısınmaya başla. Önce bir ayağını sonra diğerini kullanarak ipten atla. Bir dakikalık koşudan sonra ise her iki zıplayıştan sonra adım değiştir.
2. Forward Backward Line Hops
İpi önüne dümdüz olarak ser. Öne zıplayarak parmak uçlarında dengede dur. Sonra da arkaya zıpla. Bir dakika devam et.
3. Body Weight Squats
İpi ikiye katla ve ağırlık barı gibi havada tut. Bir dakika boyunca yere çömel ve geri kalk, kol ve gövde kaslarını kullan.
4. High Knee Lifts
Alternate step hareketini yap ama bunu yaparken dizlerini kırarak göğsüne doğru kaldır ve ritmini bozma. Bir dakika boyunca devam et.
5. Alternate Step Sprint
Bir dakika boyunca Alternate Step hareketi yap. Pozisyonu bozmadan mümkün olduğunca hızla zıpla.
Kaynak:Women’s Health
Ender Saraç’tan Yağ Eriten Çay Tarifi
Sadece sabah akşam içeceğiniz bu çayla vücut yağlarınızdan kolayca kurtulabilirsiniz.
Ender Saraç’tan yağ eriten çay tarifi:
Malzemeler: 2 avokado yaprağı, bir tutam mısır püskülü, kiraz sapı, yarım tatlı kaşığı rezene tohumu, 2-3 yaprak sinameki, 4-5 adet saplarıyla birlikte maydanoz
Hazırlanışı: Malzemeler bir bardak suya konularak 2-3 Dakika kaynatılır. Çay demlendikten sonra süzülerek içine ince bir dilim Limon konur.Şekersiz olarak sabah ve akşam Günde iki kez uygulanır. Ancak bitkisel çay ne çok aç, ne de çok tok içilmelidir.





