Makyajınızın Kalıcı Olmasını Sağlayın!
Makyajınızın kalıcı olmasını istiyorsanız bunları yapın:
Cildinizi temizleyin ve nemlendirin
İyi ve uzun ömürlü makyajın ilk adımı cildin temiz ve nemli olmasıdır.
Temiz ve nemlendirilmiş cilt, makyajı çok iyi hapseder, makyaja kolaylıkla ve homojen şekilde adapte olur. Bir nemlendirici krem, bazen bir makyaj tabanı da olabilir. Nemlendiricinin makyaja karşı en iyi müttefik olduğunu bilmelisiniz!
Bazen makyaj için cildimizi temizlemeyi ve nemlendirmeyi unutuyoruz. Ama cildimizin en büyük düşmanı budur aslında…
Fondöten
İkinci adım fondöten uygulaması. Nemlendiriciden 10 dakika sonra fondöteninizi sürün.
Fondöten; küçük kusurları örter, cildi düzgünleştirir ve makyajın tutunma süresini arttırır.
Zaman geçtikçe fondötenin ciltte buharlaşmasını engellemek için üzerine hafifçe toz pudra uygulayın. Böylece fondöteni sabitlemiş olursunuz. Ayrıca yağsız fondötenler ciltte daha uzun süre kalırlar, aklınızda olsun.
Fondöten için püf noktası:
Fondöteninizin kalıcı olması için, fondöteni sürdükten birkaç dakika sonra hafif nemli ellerinizle cildinize yumuşakça bastırarak kompres yapın.
Bu yolla, fondöten gözeneklerin içine girer ve cilde iyice nüfuz eder.
Makyaj artistlerinin sırlarından biri budur…
Pudra
Kompakt pudra kullanın. Bu, makyajın direncini arttırır…
Üstüne toz dokudaki allığı fırçayla sürün. Ten makyajınız bitti. Bu şekilde bir uygulama ile cildinizdeki makyaj saatler boyu aynı tazelikte kalır.
Eyeliner
Kadınlar seksi, çekici bir görünüm için en çok gözlerini kullanırlar. Dramatik bir göz makyajı, bir göz kalemi veya sıvı bir eyeliner kullanarak elde edilebilir. Ancak, bu ikisi arasında seçim yaparken, sıvı eyeliner’ın kalemden dört kat daha dayanıklı olduğunu bilmelisiniz.
Likit eyeliner uygulamadan önce göz kapaklarınızın üzerine baz olarak pudra sürün. Böylece uygulama sırasında dağılma ve yayılmaları önleyebilirsiniz.
Gündüz için ince, gece için kuyruklu kalın bir çizgi yapabilirsiniz. Kalın çizgiler dramatik bakışlar yaratır.
Maskara
Akan bir maskaradan daha kötü ne görünebilir? Kim 10 yıl daha yaşlı görünmek ister? Bunu önlemek için waterproof maskara kullanın.
Kirpikleri uzatan, biraz da hacim veren bir maskara yeterlidir. Kirpiklere hacim veren maskaralar kirpiklerde ağırlık yaratabilir, uzatan maskaralar ise daha hafiftir.
Ruj
Harika bir ruj buldunuz ama sürdükten kısa süre sonra rengi gidiyor. Ne yapmalı?
Öncelikle dudaklarınız her zaman pürüzsüz olmalı. Bu yüzden dudaklarınızı nemsiz bırakmayın, kurumalarına izin vermeyin. Üstü pütür pütür dudaklarda hiçbir ruj kalıcı olamaz.
Dudaklarınızı nemlendirdikten hemen sonra ruj sürmeyin, yine rengi uçar. Dudaklar kremi iyice emsin. Ardından ruju özel dudak fırçasıyla sürün. Üstüne de aynı tonda parlatıcı sürün.
Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!
Cilt lekelerinden nasıl kurtulursunuz? Cilt lekeleri nasıl önlenir? Cilt lekeleri için hangi kozmetik ürünleri kullanılmalı? Hepsinin cevabı burada…
Cilt Lekeleri Düşmanınız Olmasın!
Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Okan neler yapabileceğinizi bir bir anlattı. Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak için A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, şunları söyledi:
“Sonbahar ayları peeling için uygun zamandır. Yaz boyunca ciltte oluşan ölü deri artıkları, mat görüntü peeling ile uzaklaştırılır, cilt renginde açılma gözlenir. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere sınıflandırılır. Yüzeysel peeling ya da diğer ismiyle hafif peeling işleminde genellikle alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”
Peeling çeşitleri nelerdir?
- Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeysel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.
- Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşididir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.
Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.
Cildi soymak riskleri azaltıyor
- Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.
- Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.
- Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.
- Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.
- Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.
Nemlendiriciye dikkat: doğru seçim her zaman çok önemli
Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.
- Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.
- Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.
- Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.
- Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.
Kaynak:E-Guzellik
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Kozmetik ürünü seçerken dikkat edin. Çünkü yanlış seçilen kozmetik ürünler size faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış kozmetik ürünleri ciltte renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü, egzama, akne gibi sorunları meydana getirebilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.
Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.
Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, “Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir.” dedi.
Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, “Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur.” dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.
Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:
“Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur.”
Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, “Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur.” uyarısında bulundu.
Kozmetik Ürünü Seçerken Dikkat Edin!
Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.
Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.
Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.
Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.
Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.
Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.
Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.
Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.
Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.
Alıntıdır
Jennifer Aniston’dan Lolavie
Birçok ünlü isim gibi Jennifer Aniston da kendi parfümünü çıakrttı. “Lolavie” ismini verdiği parfümün tanıtımı geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yapıldı.

Jennifer Aniston Lolavie için özel fotoğraf çektirmeyi de unutmadı. Tanıtım fotoğrafları Meksika’da çekilmiş.

Parfümden bahsetmek gerekirse; Lolavie yasemin çiçeği, menekşe, musk, amber, gül suyu, amazon zambağı ve sandalağacından oluşuyor. Ülkemizde henüz satışa sunulmayan Lolavie için Jennifer Aniston ”Temiz, seksi ve çiçeksi ama çok değil. İnsanların bana yaklaşıp ne koktuğumu sormasını, tende ağırlaşmadan doğal bir koku bırakmasını istedim” diyor.
Hamilelikte Kozmetik Kullanımı
Temmuz 3, 2010 by GaMZeM
Filed under Anne & Çocuk
Hamilelikte kozmetik kullanımı oldukça dikkat edilmesi gereken bir konu. Uz. Dr. Zerrin Baysal “Hamilelikte Kozmetik Kullanımı” hakkında bilgi veriyor:
Hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç, ışın, kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır. Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla, ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin ( fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde ise, gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili, daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler, bebeğe hem fiziksel hem de zihinsel zararlar verebilir, gelişimini engelleyebilir.
Özellikle saç boyarken tedbirli davranın
Kozmetik ( saç boyaları, kremler, parfümler, temizleyici maddeler vs..) kullanımında, genelde, en sık problem saç boyalarıdır. Sıklıkla kullanılan, kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde, bebek üzerine zarar verici etkiler görülmemiştir. Fakat tedbirli davranmak için, doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur. Değişiklik yapmak, beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin ilk üç ayından sonra, bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.
Saç düzleştirme ve perma işlemlerini hamilelik sonrasına bırakın
Saç düzelticilerin ( straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin, hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir. Perma gibi yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır, fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızın doğal kalmasında fayda vardır.
Nemlendiricileri rahatlıkla kullanabilirsiniz
Deodorant, şampuan, ve diğer cilt bakım ürünlerinin, bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi bir problem rapor edilmemiştir.
Cilt için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.
Hamilelik döneminde makyajın zararlı olup olmadığı da sıkça sorulan sorulardan biridir. Ancak;
bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte; bugüne kadar makyajın hamilelik üzerinde olumsuz bir etkisi görülmemiştir.
Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman ilk üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır, kısa bir süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hem de bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.
Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçının
Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreç. Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve göz ardı edilmemesi gereken bir nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor.
Doğumdan sonra vücudun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok uzun süren ve çok sıcak banyolardan kaçınmak gerekiyor. Eğer bundan vazgeçemiyorsanız, hiç olmazsa çıkmadan önce ılık bir duş alıp bebeği rahatlatın. Aslında yalnızca ılık bir duş en uygunudur. Arada bir yapılacak hafif kese, kan dolaşımını artırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.
Gebelikte fizyolojik cilt değişiklikleri ile baş etmek mümkün
Hangi kadında gebelikte ne gibi bir cilt değişikliği ortaya çıkacağını tahmin etmek zordur. Bazı anne adayları gebelik döneminde herhangi bir cilt sorunu yaşamazken, bazılarında cilt kuruluğu, karın çatlakları, kaşıntı, ciltte yağlanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı anne adaylarında da başta yüz olmak üzere vücudun her yerinde çok sayıda lekeler oluşabilir.
Gebelikte cilt değişikliklerinin sorumlusu gebeliğe bağlı her tür değişiklikte olduğu gibi gebelik döneminde artan hormonlardır…
Melasma, Kloazma (Gebelik maskesi)
Sıklıkla yanaklar, alın, üst dudak, burun ve çenede düzensiz sınırlı kahverengi lekelere “gebelik maskesi” denir. Yüzde 70-90 kadında görülen bu pigment artışı doğumdan sonra sıklıkla ortadan kalkar. Ender durumlarda pigment artışı adeta bir dövme yaptırılmış gibi cildin derin katlarına ulaşır. Böyle durumların tedavisi bu konuda tecrübeli bir cilt uzmanı tarafından gerçekleştirilir.
Hamilelikte güneş ışınlarına karşı dikkatli olun
Yoğun bir ultraviyole ışık kaynağı olan güneşten uzak durmak ve güneşe çıkıldığı zamanlarda en az 20 faktörlü bir güneşlenme kremi kullanmak lekelenmelerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Yazın bulutlu havalarda bile güneşin UV ışınlarının cilde etki gösterebileceği unutulmamalıdır.Lekelenme olan bölgelerin makyajla kapatılmasında bir sakınca yoktur.
Gebelikte sivilceler
Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına ya da ilk defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru tutulmalıdır. Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da şudur: izotretinoin içerikli “sivilce ilaçlarının” doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!
Tırnak değişikliklerini önemseyin
Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilirler ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak, el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.
El ve ayaklarda kızarıklık
Latincede “palmoplanter eritem” adı verilen bu durum, gebelik dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın; gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar. Palmar eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir.
Alıntıdır
Sheer Stella by Stella McCartney

Sheer Stella by Stella McCaryney organik yetiştirilmiş gül kokusuyla cezbediyor!
Canlı gül yapraklarının tazeliği ve mis kokusuyla kadın olmanın ayrıcalığını bir kez daha hissediyorsunuz. Organik güller, limon ve yeşil elmanın uyumundan doğan Sheer Stella adeta doğanın ışıltısını yansıtıyor.
Merak edenler için de hemen söyleyelim. Piyasa fiyatı yaklaşık 75 TL ve 90 TL arasında değişiyor.
Clinique’dan Muhteşem Bir Fondöten
Clinique’dan muhteşem bir fondöten: Even Better Makeup SPF 15
Neden mi muhteşem? Çünkü bu fondöten biz bayanlarda makyaj ihtiyacını ortadan kaldırıyor!
Zaman zaman cildimizde hormonal değişiklik, güneş ışığının etkisiyle koyu renkli lekeler oluşabiliyor. İşte Even Better Makeup SPF 15 bu problemi ortadan kaldırıyor.
Kapatıcı etkisiyle ve de düzenli kullanımda lekeleri önleyerek cildinizi tedavi ediyor! Formülünde barındırdığı C Vitamini, minareller ve güçlü antioksidanlarla cildinizi sadece tedavi etmekle kalmıyor, cildinizde aydınlık ve pürüzsüz bir görünüm de sağlıyor.
Fiyatından da haber ver diyenler için hemen söyleyelim. Clinique Even Better Makeup SPF 15 fondötenin fiyatı 60 TL civarında.
The Body Shop’tan Love Etc.
İşte The Body Shop’tan muhteşem bir parfüm daha: Love Etc. İçinde barındırdığı yasemin, vadi zambağı, vanilya, misk, armut ve bergamut kokusuyla baş döndürüyor.
Aynı zamanda Love Etc. kullananların dünyaya farklı gözle bakmasını ve “Aşk… gerisi vs…” demesini istiyor
The Body Shop’tan Love Etc. ‘yı, duş jelini ve vücut losyonunu The Body Shop mağazalarında bulabilirsiniz.
The Body Shop Deodry Serisi

Kuru tuttuğunu iddia eden ama aslında tutmayan, sıradan deodorantlardan bıktınız mı? O zaman The Body Shop Deodry Serisi size göre!
The Body Shop Deodry volkanik minerallerle güçlendirilmiş ve bu sayede 24 saate kadar ter kokusunu engelleyebiliyor! Çok iddialı değil mi?
Birçok insan güzellik ve bakım konusunda git gide daha doğal ürünleri tercih etmekte. DeoDry da bu ihtiyacı karşılamak üzere üretilmiş ideal bir ürün. Diğer deodorantlar gibi alüminyum tuz ve paraben içermiyor; ama eşit derecede kuruluk ve koku kontrolü sağlıyor, aynı zamanda giysilerde beyaz leke bırakmıyor.
Roll-on ya da stick formatında seçebileceğiniz deodorantlarda üç farklı koku seçeneği bulunmakta. Cool & Zesty (Limon ve kekik yağı içeriyor, sitrus kokusuna sahip, hem erkek hem bayanlar için uygun), Chilled & Breezy (Limon ve kekik yağı içerir, okyanus kokusuna sahip) ve Fresh & Floral (Gül ve papatya yağı içeriyor, daha kadınsı bir kokuya sahip).
Çevre dostları dikkat! Bu yeni üründe sizin için harika bir haber de var. DeoDry Roll-on deodorantların aynı zamanda yeniden dolum özelliğine sahip olması. Alabileceğiniz yedek tüpü orijinal roll-on şişesine geçirebilir ve bu şekilde ambalaj artığı yaratmadan çevreye korumaya yardımcı olabilirsiniz.
Makyaj Malzemelerinizin Ömrü Uzasın
Hiçbir makyaj malzemesini sonuna kadar kullanmıyorsunuz değil mi? “Zaten kullanılmıyor ki” diyorsunuz eminim. Ama yanlış biliyorsunuz. Makyaj malzemeleri sonuna kadar kullanılabilir. Yani rujunuzu dibine kadar tüketmek, ojenizi son damlasına kadar kullanmak gayet de mümkün!Nasıl mı? Birkaç küçük yöntemle!
Rimel
Kuruyan rimellerin ömrünü uzatmak için fırçasına birkaç damla ılık su, ya da Hint yağından damlatıp, sonra da fırçayı rimelin içine sokun. Ancak suya dayanıklı olan rimellere asla su damlatmayın, bu tip rimelleri sadece yağ ile yumuşatabilirsiniz.
Ruj
Rujunuzu doğrudan dudaklarınıza sürerek kalıbına kadar kullandıysanız, artık fırçayla bitirmenizin sırası gelmiştir. Hem, rujunuzu fırçayla sürmek daha iyi sonuç verecektir.
Oje
Sakın ojenizi aklınıza ilk gelen şeyle sulandırmayın. Kuruyan oje şişelerinin içine birkaç damla koruyucu baz damlatarak ojeyi sulandırabilirsiniz. Böylece oje hem sulanmış, hem de güzel bir parlaklık kazanmış oluyor.
Far
Sıkıştırılmış bütün pudra yapısındaki allıkları, farlarınızı ve pudralarınızı dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Bu türdeki ürünler nem kapmadığı sürece hiç bozulmazlar.
Fondöten
İki fondöten alıp üç fondötene sahip olabilirsiniz. Avucunuzun içine açık ve koyu tondaki iki fondöten koyup karıştırdığınızda orta renkte fondöten elde edersiniz. Yoğun fondötenlerinizi akışkan yapmak da mümkün. Bunun için avucunuzun içine azıcık fondöten alıp birkaç damla losyonla karıştırın.
Kalemler
Kalemler en çok uçları açılırken ziyan edilir. Kırılmaması ve bulaşmaması için kaleminizi önce yarım saat kadar buzdolabında soğutun.





