Courtney Love’dan Şok Açıklama!
Courney Love’dan Şok Açıklama: Kate Moss ile ilişkim vardı.
Efsane Kurt Cobain’in eşi Courtney Love bir röportajında itirafta bulundu ve ortalık karıştı.
Courney Love 90′lı yıllarda dünyaca ünlü model Kate Moss ile birlikte olduğunu söyledi.
Love, “Milano’da bir evdeydik. Kate’le çok güzel zaman geçirdik. Bu torunlarınıza anlatmak isteyeceğiniz türden bir hikaye” şeklinde konuşan Love, “Umarım Kate bunu açıkladığım için bana kızmaz” dedi.
45 yaşındaki Courtney Love ayrıca bir dönem birlikte olduğu aktör Edward Norton’un kolunda K dövmesi yüzünden kendisini terk ettiğini söyledi.
Kül Bulutları Geri Dönüyor
Kül bulutları geri dönüyor. İzlanda’da yeniden faaliyete geçen volkanın kül bulutları Marmara’yı etkileyebilir.
Eyyafyallayökül yanardağının yeniden faaliyete geçmesi nedeniyle meteoroloji uyardı. Kül bulutunun 20-35 bin feet uçuş seviyelerinde Marmara’nın güneybatısını “hafif” şekilde etkileyebileceği belirtildi.
Küller nedeniyle Avrupa’da bazı bölgelerde hava trafiği yine aksadı. Avrupa hava trafiğini yöneten Eurocontrol, küllerin Fransa’nın güneyine, İsviçre’ye ve kuzey İtalya’ya ilerlediğini belirtirken bugün bazı bölgelerde beklenen yağmurun kül bulutunu kısmen söndüreceğini açıkladı.
İtalya’da dün sabah kapanan Milano, Bergamo, Torino, Cenova, Bologna, Verona, Pisa, Floransa havalimanları dün öğleden sonra yeniden açıldı. THY’nin İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan dün yapılması gereken TK-1861 Roma, TK-1865 Bologna ve TK-1874 Milano seferleri yapılamadı. Fransa Nice Havaalanı’nda 20 uçuş iptal edildi. Münih Havaalanı 6 saat kapalı kalırken, Frankfurt Havaalanı Güney Avrupa’ya yapılan 29 uçuşun iptal edildiğini açıkladı. Çek Cumhuriyeti hava sahasının güneyi ise dün akşam kapatıldı. Avusturya’da da Innsbruck, Salzburg, Linz, Viyana havaalanlarının bu sabah TSİ 07:00’ye kadar kapalı kalacağı açıklanmıştı.
Avrupa’da Havalimanlanlarında Güvenlik Üst Düzeyde
27 üyeli Avrupa Birliği, ABD’deki gelişmelerin de etkisiyle havalimanlarındaki güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkardı. Ancak uçuş güvenliğine ilişkin bazı düzenlemeler, ülkelerin ulusal düzenlemelerine bırakıldı.
9 yıl önce ABD’yi hedef alan 11 Eylül saldırılarından beri Avrupa Birliği, havalimanlarında güvenlik kontrollerini sıkılaştırmayı tartışmakta. Keskin cisimlerin, sıvı maddelerin ve çeşitli jellerin yolcu beraberinde uçaklara alınması tamamen yasaklandı. AB içerisindeki 400 havalimanında bu asgari kurallara uyulması zorunlu.
Avrupa ülkelerinde son zamanlarda uçuş güvenliğine ilişkin tartışmaların odağında ‘çıplak tarayıcı’ da denilen vücut tarayıcıları yer alıyor. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Schipol Havalimanı’nda şu anda 15 adet vücut tarayıcısı kullanılıyor. Bu tarayıcılarla, vücut üzerinde silah ya da patlayıcı madde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amaçlanıyor. Amsterdam Havalimanı’nın güvenlik kontrolleri sorumlusu Günter von Adrich bu yeni uygulamayı şöyle anlatıyor: “Yolculardan tarayıcının önüne geçip, ellerini yukarıya kaldırmalarını rica ediyoruz. Görüntü alınıyor ve birkaç saniye içinde sonucu görüyoruz.”
Tarayıcılar Amsterdam Havalimanı’nda şu anda deneme aşamasında. Hollanda Hükümeti, olabildiğince kısa süre içinde tarayıcıların tüm havalimanlarında uygulamaya konulmasını istiyor. Ayrıca vücut tarayıcılarının, italya’da Roma ve Milano’daki havalimanlarında uygulamaya konulması gündemde. Ancak italya’daki havalimanlarında sadece ABD ya da israil’e uçacak yolcular bu sıkı kontrollerden geçirilecek. ingiltere’de Heathrow ve Manchester havalimanlarında tarayıcılar bu hafta başında uygulamaya kondu. Fransa ve Almanya ise tarayıcıları uygulamaya koymadan önce sağlık testleri ve hukuki incelemelerin sonuçlarını görmek istiyor.
Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin iç işleri bakanları geçtiğimiz haftalarda, bu konuda ortak bir tutum belirlemek üzere bir araya gelmiş, ancak uzlaşmaya varamamıştı. Avrupa Birliği Komisyonu, kontrol sırasında yolcuların mahrem bölgelerini rötuşlayan cihazların uygulama sokulması önerisinde bulunmuştu. Avrupa Parlamentosu üyelerinin çoğu da ‘mahremiyetin zedelenmesini’ gerekçe göstererek bu konuda çekimser bir tutum benimsemişti.
“Tarayıcıya indirgenmesin”
Avrupa Birliği Terörle Mücadele Kooridinatörü Gilles de Kerchove, büyüyen tartışmalar üzerine güvenlik konusunu ‘çıplak tarayıcı’ boyutuna indirgememek gerektiğini vurguladı. Kerchove, “Bu, havalimanlarında kullanılan teknikten daha derin bir mesele. Çok boyutlu bir bakış açısı belirlememiz gerekiyor. istihbarat birimleri ile polisten alınan bilgilerin de değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi pasaportların çalındığını ve kimin ne tür bir vizeye sahip olduğunu bilmek zorundayız” dedi.
Sözgelimi Almanya’da Polis Sendikası, Almanya’da ve pek çok AB ülkesinde, havalimanlarında güvenliğin özel şirketler tarafından yürütülmesini eleştiriyor. Sendika, sadece tekniğe değil, iyi eğitimli kişilerin havalimanlarında görev yapmasına da özen gösterilmesi gerektiği görüşünde.
EASA kuruldu
Avrupa Birliği, güvenliği artırmak için Avrupa’daki uçuş güvenliğinin sağlanmasından sorumlu bir birim kurdu. Kısa adı EASA olan ve merkezi Almanya’nın Köln kentinde bulunan bu birim, uçaklara iniş kalkış izni verilmesinden, pistlerin uzunluğundan ve pilotların eğitiminden sorumlu. Ancak birim, “havalimanlarında güvenliğin sağlanmasından” sorumlu değil, zira bu söz konusu ülkelerin ve havalimanı işletmelerinin yetkisi alanında.
Avrupa Parlamentosu’nun Alman milletvekillerinden Hür Demokrat Partili Alexander Alvaro, Avrupa Birliği’nin yavaş tempoda hareket etmesini şu sözlerle eleştiriyor: “11 Eylül saldırılarından bu yana sürekli olarak şunu duyduk: Güvenlik açısından sorun, parçaların birleştirilmemesinde. Bu bağlantıları kuracak belli bir yapı geliştirmek için 10 yıla ihtiyaç duyuluyorsa, bu on yıl içinde bir takım hatalar yapılmış demektir. Cevap hep şu oldu: Daha fazla veriye ve veri alışverişine ihtiyacımız var. Ancak anlaşılan o ki, bu yürümüyor.”





