Erdoğan Dünya Liderliğinde 5. Sırada
İngiltere’nin önde gelen dergisi Monocle Eylül ayı sayısında dünya liderlerinin başarısı, geleceği ve icraatlarından oluşan bir karne hazırladı. Dünya liderlerinin değerlendirildiği listede Recep Tayyip Erdoğan 5. sırada yer buldu.
Karneye göre Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva A notunu alarak sıralamanın başına yerleşti. 2. sırada ise B+ ile ABD Başkanı Barack Obama yer aldı.
Erdoğan Dünya Liderliğinde 5. Sırada
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise B notu ile beşinci sırada bulunuyor. Dergi Türk ekonomisinin gidişatının çok iyi olduğuna dikkat çekerek, 2010 yılında GSYH’nın %6,8 oranında artmasının öngörüldüğüne işaret etti, ancak işsizliğin hala çok yüksek olduğuna da vurgu yaptı.
Erdoğan’ın karşı karşıya kaldığı sorunlar bölümünde Türkiye’yi bir bölgesel güç haline getirmeye niyetliği olduğunu yazan dergi, Erdoğan’ın bunu yaparken, eski dost ve müttefik ülkelerin ayaklarına basmadan bu hedefine ulaşmasının zor olduğuna işaret etti.
Erdoğan’ın liderlik göstergesine de değinen dergi, Başbakan’ın Batı’nın iki yüzlü politikalarına tahammülsüzlüğü ve buna bağlı olarak kızgınlığını dile getirmesinin ülke içeriisnde kendisine puan kazandırdığına dikkat çekiyor.
Erdoğan’ın en kötü yanının da otoriter bir yönetim tarzına sahip olup, çok çabuk sinirlenebilen bir lider olduğuna işaret ediyor.
Erdoğan’ın Türkiye’de hala çok popüler bir lider olduğuna işaret eden dergi, “Muhafazakar seçmen onu bir kahraman olarak görüyor, liberaller de AB yolunda gerçekleştirdiği reformlardan dolayı kendisine saygı duyuyor” diye yazdı. Ancak laik kesimin, Erdoğan’ın Türkiye’yi siyasal İslam’a doğru yönlendirdiği düşüncesi ile kaygı duyduğu da dile getirildi.
“Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumu açısından Erdoğan iyi bir lider mi?” sorusuna ise dergi “Ha-vet” cevabını veriyor. Türkiye’yi bir bölgesel güç haline getirmeye çalışan Erdoğan’ın bu çalışmaları kalıcı kılıp kılmayacağının önem taşıdığına işaret ediyor.
Sıralamada Erdoğan’ın önünde bulunan Lula da Silva’nın en kötü yanının, Küba ve İran konularında insan haklarını hiç gündeme getirmemesi olduğu söyleniyor.
2. sırada yer alan ABD Başkanı Barack Obama’nın seçmenler nezninde saygınığının hala yüksek olmasına karşın, uluslararası ilişkilerde Bush’un söyleminden uzaklamış olmasına rağmen Afganistan ve Guantanamo konusunda hala Bush’un eylemleri ile örtüşen bir tutum sergilediğine dikkat çekiliyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerisinde yer alan liderler arasında 8. sırada Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, 9. sırada Jose Luis Zapatero, 13. sırada Almanya Başbakan’ı Angela Merkel, 14. sırada Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve 15. sırada İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi yer alıyor.
Kaynak:Milliyet
12 Dev Adam Hız Kesmiyor!

12 Dev Adam Hız Kesmiyor! 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na Fildişi galibiyeti ile başlayan Millilerimiz Rusya’ya da şans tanımadı. 65 – 56 biten maçın en skorer ismi ise 14 sayıyla Hidayet Türkoğlu oldu.
Dünya Basketbol Şampiyonası’nın 2. gününde 12 Dev Adam’a Başbakan Erdoğan ailesiyle destek verdi. Rusya’yı 65-56 yenen Milliler 2’de 2 yaptı. Başbakan, eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye ile birlikte tribünde Meksika dalgasına katıldı.
Ankara’daki Dünya Basketbol Şampiyonası C Grubu maçlarına Fildişi Sahili’ni farklı yenerek başlayan A Milli Takımımız, ikinci karşılaşmasında da Rusya’yı 65-56 ile devirdi.
Mücadeleye iki takım da savunmaya daha konsantre şekilde başladı. İlk basket 2. dakikada Ponkrashov’dan gelirken, ekibimiz Ömer Onan ve Kerem Tunçeri’nin üçlükleriyle suskunluğunu bozdu. 5. dakikası 9-9 geçilen mücadelede Ersan’ın attığı 8 sayı, millilerimizin ilk periyodu 16-15 önde bitirmesini sağladı. İkinci çeyreğe 3 uzunla başlayan ve yaptığı baskı ile rakibine 9 dakika boyunca sadece serbest atış çizgisinden 5 sayı attıran millilerimiz, devre sonunda 48-37 öne geçti.
İkinci yarıya 6-0′lık seriyle başlayan ve farkı 5 sayıya indiren Rusya karşısında Ömer Aşık’ı boyalı alanda topla buluşturan ve bu oyuncunun mükemmel oyunuyla yeniden arayı açan ay-yıldızlı ekibimiz, maçtaki ilk basketini 29. dakikada atan Hidayet ile skoru 43-31′e getirirken, 3. periyotu da 48-37 galip bitirdi.
Son çeyreğin başında yine Hidayet ile farkı 13 sayıya çıkaran 12 Dev Adam, aynı oyuncunun art arda attığı sayılarla üstünlüğünü korumayı başardı, etkili savunmasını devam ettirip salondan, 65-56 galip ayrıldı.
Kaynak:Milliyet
Kara Kutudaki Sözler Deşifre Edildi
Geçtiğimiz aylarda Rusya’nın Smolensk şehrinde düşen Polonya uçağının kara kutusundaki pilotun son sözleri deşifre edildi. Sır gibi saklanan sözler hakkında Polonya hükümetinden yorum gelmedi.
Polonya TVN24 televizyonu, Polonya Cumhurbaşkanı ile beraberinde 95 kişinin yaşamını yitirdiği Tupolev (Tu-154M) uçağının kaptan pilotu Arkadiusz Protasiuk’un uçak düşmeden sadece 40 saniye önceki son sözlerinin kayıtlarını deşifre etti.
TVN24, kara kutularda yer alan fakat yetkililerce sır gibi saklanan kayıtlarda pilot Arkadiusz Protasiuk’un, “Nasıl inemedi(k). Beni öldürecekler. Orada olabilecek kadar…(bizi), o öldürecek beni!” şeklindeki son sözlerini yayınladı.
Polonya Adalet Bakanı Krzysztof Kwiatkowski, TVN24’ün yayımladığı ses kayıtlarıyla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, kara kutulardaki bu kayıtlardan haberdar olduğunu fakat yorum yapmak istemediğini söyledi.
Polonya Askeri Savcılığı bürosundan yapılan açıklamada ise konuyla ilgili uzmanların araştırmalarının sürdüğü ve bu sürece zarar verecek bir açıklama yapmaktan kaçınıldığı belirtildi.
Alıntıdır
Bir Ülkenin Ekseni Daha Kayıyor
Ülkemizdeki eksen kayması tartışmalarının üzerinden henüz çok geçmezken Rusya İran’ın nükleer programı ile ilgili bir toplantı talebinde bulundu. Bu olay ise “Rusya’nın ekseni de mi kayıyor? ” sorularını akıllara getirdi.
“Türkiye ve Brezilya’nın Tahran yönetimiyle vardığı uranyum takası mutabakatı doğrultusunda” ifadesini kullanan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ile birlikte, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na “Rusya, ABD, İran ve UAEK arasında bir toplantı yapılmasını önerdiklerini” açıkladı.
İsrail’de temaslarını sürdüren Lavrov, İran’ın bu öneriye olumlu yanıt vereceği ümidinde olduklarını belirterek, “İran’ın olumlu yanıt vermesi sayesinde durumun daha da kötüleşmesi önlenecektir” diye konuştu.
“Brezilya ve Türkiye’nin girişimleri doğrultusunda, Rusya, ABD ile birlikte UAEK Başkanı nezdinde girişimde bulunarak, üç ülkenin (ABD, Rusya, İran) teknik uzmanlarının İran’daki deneysel reaktöre nükleer yakıt sağlanması olasılığını görüşmek üzere bir toplantı düzenlenmesini önerdi. Böylece, İran’ın da yüzde 20 düzeyinde zenginleştirilmiş uranyum üretmesine gerek kalmayacak.” Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nin İran’a yeni yaptırım uygulanması kararını desteklemiş, ancak ABD ve AB’nin kendi yaptırım paketlerini uygulama yönünde harekete geçmesinden rahatsız olmuştu.
Alıntıdır
Uçak Faciasında Şok İddia!
10 Nisan’da yıldönümü törenine giden Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ile üst düzey Polonyalı yetkililerin hayatını kaybettiği uçak faciasında şok iddia: Uçak düşmeden önce uçağın pilot kabininde mürettebattan olmayan kişiler vardı!
Devletler Arası Havacılık Komitesi Başkanı Tatyana Anodina Moskova’da elde edilen araştırmalara göre kokpitte mürettebata mensup olmayan kişilerin bulunduğu saptandı.
Tatyana Anodina, “Kokpitte mürettebata mensup olmayan kişilerin bulunduğu saptandı. Bunlardan bir kadının sesinin kime ait olduğu belirlendi.
Diğer ya da diğerlerinin kim olduğunuysa, Polonyalı yetkililerin saptaması bekleniyor” dedi.
Anodina, kimliği saptanan kişi ya da kokpitte neler konuşulduğu hakkındaysa bilgi vermedi.
Komitenin teknik komisyonunun başkanı Aleksey Morozov da, mürettebatın inişten önce meteorolojik koşulların uygun olmadığı yönünde iki kez uyarıldığını kaydetti.
Morozov, “Smolensk-Severni Havaalanının hava kontrolörü, mürettebatı havanın sisli, görüş mesafesinin de 400 metrenin altında bulunduğunu, iniş koşullarının oluşmadığını belirterek 2 kez uyarmış” dedi.
İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet gizli servisinin Rusya’nın Smolensk kenti yakınlarındaki Katin Ormanında 20 binden fazla Polonyalıyı öldürmesinin 70. yıldönümü törenine giden Kaczynski ve beraberindeki üst düzey yetkililerin bulunduğu uçak 10 Nisanda düşmüş, uçaktaki 96 kişiden kurtulan olmamıştı.
Rusya’ya Vize Kalkıyor!
Rusya’ya vize kalkıyor. İki ülke yetkililerinin konu hakkında görüşmeleri devam ediyor. Anlaşma 11 – 12 Mayıs’ta Dimitriy Medvedev’in ziyareti sırasında imzalanarak yürürlüğe girecek.
Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı, AA’ya yaptığı açıklamada, vizenin kaldırılmasına yönelik anlaşmanın iki ülkenin konsolosluk daireleri arasında parafe edildiğini ve karşılıklı iç onay sürecinin başladığını söyledi.
Her iki ülke yetkili makamlarının anlaşmaya varılan metin üzerinde kendi değerlendirmelerini ve görüşlerini netleştirdikten sonra anlaşmanın imzalanabileceğini kaydeden Akıncı, “Karşı taraftan bazı ufak tefek yazım değişikliği isteği geldi” dedi.
Büyükelçi Akıncı, tarafların metin üzerinde anlaşmaya vardığını ve Türkiye ziyareti sırasında Medvedev ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün iç onay sürecinin sona ermesini beklemeden anlaşmayı imzalayabileceklerini belirtti.
Bu yıl uygulamaya konulması beklenen vizesiz geçişler ilk olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ocak ayında Moskova’ya yaptığı ziyaret sırasında gündeme getirilmiş, Rus tarafının da olumlu yaklaşması üzerine çalışmalar başlatılmıştı.
Parafe edilen belgede Türk ve Rus vatandaşlarının bir aya kadar olan turistik ziyaretlerinin vize zorunluluğu dışında tutulması öngörülüyor. Statüleri farklı olduğu için geçimini Rusya’da kazanan Türk vatandaşlarıyla Rusya’da okuyan Türk öğrencilerin ise uygulama dışında kalması bekleniyor. Vizenin kaldırılacak olmasının Sovyet döneminden bu yana yürürlükte olan ve Rusya tarafından hala titizlikle uygulanan bazı kuralları nasıl etkileyeceği henüz bilinmiyor. Halen Rusya’ya giriş yapan bütün yabancı ülke vatandaşlarının 3 gün içinde Federal Göçmen Dairesine kayıt yaptırması gerekiyor.
Türkiye ile vizenin kaldırılmasıyla ilgili haberler, Rus vatandaşlarının sınır kapılarında 20 dolar karşılığında kolayca vize alabilmesine karşın Rusya’da da yakından izleniyor. Geçen yıl Türk tarafına göre 2 milyon 600 bin, Rusya istatistiklerine göre ise 1 milyon 900 bin Rus vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti.
Ünlü Şovmen Hakkında Şok İddia!
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil hakkında şok bir iddia ortaya atıldı. İddialara göre Mehmet Ali Erbil, fuhuş çetesinden boşandıktan sonra kadın istemiş.
İstanbul Emniyeti tarafından çökertilen fuhuş çetesinin müşterileri arasında bulunan Mehmet Ali Erbil, Tuna Kiremitçi ve Ozan Doğulu, ifadelerine başvurulmak üzere Emniyet’e çağrıldı.
Çete liderlerini telefonla aradıkları teknik takiple ortaya çıkan ünlülerden Mehmet Ali Erbil’in, Tuğba Erbil’den boşandıktan sonra çete liderini arayıp kadın istediği iddia edildi. Erbil, yorum yapmayacağını belirterek “Durum ortada. Ne diyeyim ki! yorum yapmayı düşünmüyorum” dedi. İddiaya göre birkaç dakika süren telefon görüşmesinde Erbil, çete liderinden evine bir kadın göndermesini istiyor. Yazar Tuna Kiremitçi ise telefonlara yanıt vermedi.
Diğer yandan polis, araştırmaları sonucunda çetenin çalışma sistemini de ortaya çıkarttı. Ukrayna, Moldova ve Rusya’dan bir salonda topladıkları kızları seçerek İstanbul’a getirdiği belirlenen çete, kadınları müşterilerin “sosyal statüsü”ne göre gönderiyordu. Operasyonda birçok porno kasedi ile birçok cinsel fantazi malzemesi ve muhasebe ajandası da ele geçirildi. İncelenen ajandada müşteri ve kadınlarla ilgili muhasebe kayıtlarının olduğu görüldü. Kadınlar arasında Rusya’da diş doktorluğu yapan bir kadın da bulunuyor. Diş doktorunun yanı sıra rehber, işletmeci kadınlar da çetede yer alıyor.
Kül Bulutları Türkiye’ye Gelebilir

“Eyfyallayöküll” çarşamba günü faaliyete geçti. Avrupa trafiği karıştı. Uzmanlara göre, patlamalar sürerse hava ulaşımındaki aksama 6 ay kadar devam edecek.
İzlanda’da meydana gelen yanardağ patlamasında oluşan kül bulutları yüzünden Avrupa sıkıntılı günler geçiriyor. Rusya’dan Atlas Okyanusu’na, Kuzey Kutup Dairesi’nden Bulgaristan’a kadar hava trafiği felç oldu.
Çoğu ülkenin hava limanları kapıları kapadı. Yaklaşık 17 bin uçuş da iptal edildi. Polonya, İngiltere, Avusturya, Danimarka, Belçika gibi birçok ülkede havaalanlarının tamamı ya da büyük kısmı kapalı kalırken, Fransa, Finlandiya, Almanya, Rusya ve İspanya’da da büyük ölçüde aksama yaşandı. İsveç, Norveç ve İrlanda ise dün bazı uçuşlara izin verdi.
İzlanda’da ise rüzgâr sayesinde havaalanları faaliyetlerini sürdürebiliyor. Kül bulutunun doğu ve güneydoğuya doğru ilerlediği ve dağılmasının günler alabileceği belirtiliyor.
Yanardağ patlamasının sıcaklığından ‘Eyfyallayöküll’ buzulunun da üçte birinin eridiği belirtildi. Buzula yakın nehrin de yatağından taşmak üzere olduğu bildirildi. İzlanda’nın deniz kenarı çevre karayolu da yanardağ püskürmesinde kayboldu. Yanardağın doğusunda binlerce hektar arazi kalın kül tabakasıyla kaplandı.
Meteorolojinin açıklaması da gecikmedi. Uzmanlara göre patlamalar uzun süre daha devam ederse, atmosfere yayılan kül ve duman, güneş ile yeryüzü arasında perde oluşturarak hava sıcaklıklarının 4-5 derece düşmesine yol açabilir. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İzlanda’da faaliyete geçen volkanda patlamaların günlerce sürmesi halinde dünya genelinde mevsimlerin olumsuz etkilenebileceğine dikkati çekti.
Kadıoğlu, Avrupa’yı kaplayan volkan bulutlarının önce cumartesi günü (bugün) Türkiye’ye ulaşacağını tahmin ettiğini ancak, hava akımlarındaki değişiklik göstermesi nedeniyle bulutların, pazartesi veya salı günü Batı Anadolu ve İstanbul’a ulaşabileceğini ifade etti. Kadıoğlu, bulutların etkisinin ve gelme zamanının yine hava akımlarındaki değişikliğe ve yeni patlamaların olmasına göre değişebileceğini sözlerine ekledi.
Türkiye Ekonomisi Almanya’yı Geçecek

ABD’li Bloomberg haber ajansı Türkiye ekonomisi ile ilgili ilginç bir iddiada bulundu. 2008 Yılında Goldman Sachs’ın ortaya attığı Türkiye ekonomisinin Almanya ve birçok dünya devini geride bırakacağı öngörüsünün artık mümkün olabileceğini yazdı.
Haberde, Goldman Sachs raporunda 2050 yılında Rusya ve İngiltere’nin ardından Avrupa’nın en büyük 3. ekonomisinin Türkiye olabileceği fikrinin işlendiği hatırlatılarak küresel krizi kendi başına atlatan Türkiye’nin artık bunu gerçekleştirmesinin mümkün gözüktüğü fikri işlendi.
Haberin devamında şunlar yazıyor:
“Türkiye, HSBC piyasa stratejisti John Lomax’ın deyişiyle bir paradigma değişikliğine gitti. Başbakan Tayyip Erdoğan, hükümet harcamalarını kontrol altına aldı, devletin elindeki şirketleri özelleştirdi ve Türk işadamlarının önünü açmak için bölgesinde mekik dokudu. Bu çabanın karşılığında, Erdoğan’ın iktidara geldiği 2002’den bu yana Türkiye’nin yıllık ortalama büyümesi yüzde 4.4 oldu. 2009’un son çeyreğinde yüzde 6 büyüme kaydedildi. Bu rakam, G20 ülkeleri arasında bir tek Çin’in gerisinde. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bu yıl ilk çeyrekte yüzde 10’un üzerinde bir büyüme yakalanabileceğini söylüyor.
Goldman Sachs ekonomisti Ahmet Akarlı 2008’de hazırladığı bir raporda Türkiye’nin 620 milyar dolarlık ekonomisinin 2050 itibariyle Almanya’yı sollayarak Rusya ve İngiltere’nin ardından Avrupa’nın 3. büyük ekonomisi olacağını öngörmüştü. Bu rapor, Goldman Sachs ekonomisti Jim O’Neill’in 2005’te hazırladığı ve Türkiye’nin dünya lideri olabileceğini belirten çalışmayı bir adım öteye taşıdı. Almanya’yı sollamak için Türkiye’nin daha çok yolu var. 2009’da 3.6 trilyon dolarlık bir büyüklüğü olan Almanya ekonomisi, Türkiye’nin
5 katı büyüklükte.
Almanya’da işsizlik oranı da yüzde 8 ile Türkiye’nin yarısına yakın. Ancak bu durum yatırımcıları telaşa sürüklemiyor. New York’ta 120 milyon dolarlık fon yöneten Multilateral Funding International’ın Başkanı Murat Köprülü, Türk ekonomisinin siyasi gelişmelerden giderek daha az etkilenecek biçimde olgunlaştığını söylüyor. Köprülü, ‘Türkiye ne tarım ekonomisi, ne çöl ekonomisi. Derin bir sanayi tabanına sahip ve geniş bir orta sınıf var’ diyor.
“Başbakan son 20 yılın önemli bir bölümünde Türkiye’ye destek sağlayan IMF ile görüşmeleri bitirdi ve 40 milyar dolarlık bir krediye arkasını döndü. Erdoğan, Türkiye’nin krizi tek bir bankasını kurtarmaya gerek duymadan kendi başına atlattığını ve bu paraya ihtiyacının olmadığını söyledi. Geçmişte Türkiye ile IMF arasındaki görüşmelerde en ufak bir pürüz yatırımcıları satışa yöneltirdi. 2005’te 10 milyar dolarlık IMF kredisi gecikince lira dolar karşısında iki günde yüzde 2.6 değer kaybetmişti. 2001’de IMF ile özelleştirme konusunda yaşanan bir anlaşmazlık sonrası borsa 2 hafta içinde yüzde 20 düşmüştü. Şimdi ise yatırımcılar Erdoğan’ın IMF konusunda haklı olduğunu düşünüyor. İMKB 100 endeksi son 12 ayda yüzde 130 çıktı. 10 Mart’ta IMF ile görüşmeler sona erdiğinden beri ise yüzde 10 yükseldi.
Enflasyonun düşmesi Erdoğan’dan önce yüzde 50’leri bulan bono faizlerini yüzde 9 seviyesine indirdi. Merkez Bankası, faizleri yarıya indirip rekor düşük seviye olan yüzde 6.5’e çekmesine rağmen Ekim 2008’den bu yana TL dolar paritesi 1.50 civarında seyrediyor. Yatırımcılar Türkiye’nin komşuları Yunanistan ve Bulgaristan’ın da aralarında olduğu 6 AB üyesi ülkenin iflasa sürüklenebileceğini düşünüyor. Bu yıl Yunanistan’ın borcunun milli gelirine oranı 96.3’e çıkacak. Türkiye’nin resmi hedefi ise bu rakamı yüzde 49’a getirmek. Ancak ezeli rakibi Yunanistan, Türkiye’nin çıkışından faydalanıyor.
Ülkenin en büyük bankası National Bank of Greece Türkiye’de sahibi olduğu Finansbank’tan yüzde 46 net gelir elde etti. Türk şirketleri artık potansiyel yabancı yatırımcı haline geldi. İş Bankası, Balkan ülkelerindeki şirketlerden hisse alabileceğini açıkladı.”
Putin Chavez’e Nükleer Santral Sözü Verdi

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Venazuela’ya gitti. Giderken de eli boş gitmedi. Putin, Venazuela ile siyasi, askeri, ekonomik, uzay ve nükleer enerji alanlarında milyarlarca dolarlık anlaşmalara hazır.
Rus RİA Ajansı’na göre Venazuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile bir araya gelen Putin, Venezuela’nın 2.2 milyar dolarlık kredi talebini olumlu karşıladıklarını açıkladı.
Kredinin Rus silahlarının alımında kullanılacağını ima eden Putin, “Venezuela’nın savunmasını güçlendirmesine yardımı sürdüreceğiz” dedi. ABD’nin Caracas’a silah satmayı reddetmesinin Rus silahlarına yönelik talep yarattığını belirten Putin, “Amerikalılarla ilişkilerimiz iyi ama silah satmak istemiyorlarsa satmasınlar. Boşluğu biz doldururuz” diye konuştu. Caracas son beş yılda aralarında savaş uçakları, helikopterler ve tankların da bulunduğu 4 milyar dolarlık Rus silahı aldı.
Görüşmelerin ardından imzalanan 20′den fazla belge arasında nükleer enerji alanında işbirliği anlaşması da bulunuyor. Chavez, Venezuela’nın ilk nükleer santralını kurmasına Moskova’nın yardım edeceğini açıkladı ve “Tabii ki barışçı amaçlı nükleer santraldan söz ediyoruz. Nükleer bomba yapacak değiliz…” dedi.





