İsrail Akıllanmıyor!
İsrail akıllanmıyor! İsrail askerleri, Gazze’ye yardım götüren İrlandalı Rachel Corrie gemisine direnişle karşılaşmadan çıktıklar.
Açıklama İsrail askeri sözcüsünden geldi. Açıklamaya göre gemideki yolcu ve mürettebat direniş göstermedi ve teslim oldu. Sözcü, “Güçlerimiz gemiye çıktı ve kontrolünü yolcu ve mürettebattan herhangi bir direnişle karşılaşmadan ele geçirdi. Her şey kan dökülmeden sonuçlandı”. dedi.
İsrail askerlerinin gemiye çıkışının, Rachel Corrie’nin, donanmanın rotalarını Ashdod’a çevirmelerini isteyen dört çağrısına da yanıt vermemesinin üzerine gerçekleştiği söyleniyor.
Gemide bulunanlar daha önce, İsrail’in rota değiştirmeleri yönündeki çağrılarına cevap vermeyeceklerini açıklamışlardı.
İsrail askerlerinin, gemiye havadan helikopter yoluyla değil denizden çıktığı bildirildi.
İsrail ordusunun sözcüsü, İsrail askerlerinin gemiye Akdeniz’de Gazze kıyısı yakınındayken çıktığını kontrolü askerlerin eline geçen geminin Aşdod limanına çekilmekte olduğunu sözlerine ekledi.
İsrail ordusu, Gazze’ye yardım götüren İrlanda gemisi “Rachel Corrie”yi ele geçirmedikleri açıklamış, bir sözcü, “şu an için gemiyi ele geçirmenin söz konusu olmadığını” bildirmişti.
Akdeniz’de karaya 35 mil açıkta İsrail ordusunun üç askeri gemisince takip edilen İrlanda gemisi Rachel Corrie, adını 2003’te İsrail buldozerleri altında can veren Amerikalı Filistin dostundan alıyor.
“Rachel Corrie” gemisinde bulunan 1976 Nobel Barış Ödülü sahibi Mairead Maguire, BM’den ya da bağımsız bir uluslararası kuruluştan yetkililerin, Gazze’ye ulaşmadan önce gemideki yardım malzemesini kontrol etmesine açık olduklarını bildirmişti.
Kaynak: Milliyet
İsrail Bu Gösterilerle Çıldırıyor!
Dünya kanlı baskın karşısında susmuyor ve gösteriler düzenliyor. Türk bayraklı gösteriler adeta İsrail hükümetini çıldırtıyor.
İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırmasını protesto edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Manhattan’ın 42. caddesinde yapılan gösterilerde Türkiye ve Filistin bayraklarıyla İsrail aleyhine sloganlar atılıyor.
New York polisinin de geniş güvenlik önlemi aldığı eyleme katılan göstericiler, “Gazze’deki ablukaya son verin”, “Amerikan Doları, İsrail’in savaş suçlarını besliyor”, “Ellerinde beyaz bayrak sallıyorlardı, sopa değil”, “İsrail katliamı”, “Gazze’ye özgürlük” yazılı pankartlar da taşıdı.
İsrail Başkonsolosluğu önünde eylemlerini yaklaşık iki saat sürdüren göstericiler, daha sonra polisin belirlediği güzergahı kullanarak Times Meydanı’na gitti. Burada da bir süre eyleme devam eden İsrail karşıtı grup, olaysız şekilde gösteriye son verdi.
İsrailliler ile Türkler arasında gerginlik Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) önündeki diğer bir eylemde, İsrail taraftarı grup ile aralarında Türkler ve yine dini kıyafetler giyen Yahudilerin de bulunduğu bir başka grup arasında sözlü sataşmalar oldu.
BM binası karşısında bulunan Türk Evi’nin yan sokağında öğle saatlerinde bir araya gelen İsrailliler, Güvenlik Konseyinin aldığı kararı protesto etmeye başladı.
Daha sonra bu grubun bulunduğu kaldırımın karşısına gelen Young Turks (Genç Türkler) derneği üyeleri ile bir grup Yahudi, İsrail devleti aleyhine slogan attı.
Eylemler sırasında iki grup arasında yaklaşık yarım saat süren söz düellosu yapıldı.
New York polisinin buradaki eylem sırasında da sıkı güvenlik önlemleri alması sonucu, gösteriler herhangi bir olay meydana gelmeden sona erdi.
CHP’nin Yeni Adayı Tartışma Konusu Oldu
CHP’nin yeni adayı tartışma konusu oldu. Deniz Baykal’ın istifasından sonra genel başkanlık koltuğuna kimin oturacağı merak konusu. Partide ise herkesin aklından elbette ki adaylar geçiyor. Bunları söyleyince de parti içinde tartışmalar çıkıyor.
Fikrini söyleyenlerden biri de CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek oldu. İlk önce NTV’deki yayında konuşan Özyürek Baykal’ın aklından geçen adayın Kılıçdaroğlu’ olduğunu söyledi.
Açıklmayı duyunca sinirlenen Baykal ise CNN Türk’e konuştu. Baykal genel başkan adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediği iddialarını yalanlayarak “Aklımda herhangi biri yok, olursa da sadece ben söylerim” dedi.
Bu gelişmenin ardından Özyürek kendi konuşmasını ‘ben adaylardan biri Kılıçdaroğlu dedim’ diyerek düzeltti.
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, Deniz Baykal’ın bir aday etrafında birleşilmesi durumunda o adayı kendisinin de destekleyeceğini söylediğini ifade ederek “Bu isimlerden biri de Kemal Kılıçdaroğlu olabilir. Bu bizim görüşümüzdür. Kamuoyunda da bunlar konuşuluyor. Değerli, yetenekli bir arkadaşımız. Ama parti tabanı, parti kamuoyu nasıl olur, bu kısa sürede sahiplenir mi, onu bilemiyorum, onu önümüzdeki günlerde göreceğimizi ifade ettim. Benim partinin sözcüsü olarak bir aday açıklamam söz konusu değil” diye konuştu.
Özyürek, CHP Genel Merkezi’ne gelişinde gazetecilere yaptığı açıklamada kurultayda Genel Başkanlık için adının geçenlerden birinin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ifade ederek, “Bunun etrafında parti kamuoyunun, partinin örgütlerinin birleşmesi gerektiğini, böyle bir arayış olduğunu, Genel Başkanımız’ın samimiyetle bir aday etrafında örgütlerimiz tam olarak birleşirse bu noktada kendisinin de yardımcı olabileceğini söyledi. Bu isimlerden biri de Kemal Kılıçdaroğlu olabilir. Bu bizim görüşümüzdür. Kamuoyunda da bunlar konuşuluyor. Değerli, yetenekli bir arkadaşımız. Ama parti tabanı, parti kamuoyu nasıl olur, bu kısa sürede sahiplenir mi, onu bilemiyorum, onu önümüzdeki günlerde göreceğimizi ifade ettim. Benim, partinin sözcüsü olarak bir aday açıklamam söz konusu değil” diye konuştu. Kılıçdaroğlu’nun nitelikleri itibariyle değerli bir kişi olduğunu belirten Özyürek, şunları söyledi:
“Ama bütün partiyi kısa sürede derler, toparlar, kucaklar mı, önümüzdeki kurultay sürecini nasıl onu hep beraber belki aşabiliriz ama bir referandum süreci var, bir seçim süreci var, bu aşamalarda ne olacak, bunu partililerimiz ciddi şekilde değerlendirir. Değerlendirdiği isimlerden biri de Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Başka arkadaşlarımızı da değerlendiriyor olabilir. Sayın Baykal aday olmazsa ben de aday olabilirim diyen başka insanların da olduğunu duyuyoruz, ortadaki isimleri ben telaffuz etmiş oldum. Yoksa benim ne Sayın Baykal adına ne de parti adına bir aday teleffuzum söz konusu olmadı.”
Özyürek, bir soru üzerine Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) bir aday belirleme yetkisi olmadığını, adayı delegelerin belirleyeceğini bildirdi.
Özyürek, “Baykal ayrıldı ama geri dönmek için taktik yapıyor” yorumlarının doğru olmadığını vurgulayarak “Deniz Baykal samimiyetle ayrıldı ve kendisine ihtiyaç olmadan partinin yoluna devam edebilmesinin en doğru olduğunu söyledi. Ama parti yoluna devam edemeyecekse, parti içinde büyük sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkacaksa ben görevden kaçmam dedi. Geldiğimiz nokta budur. Bir yanlış anlama olmasın” dedi.
Özyürek, Kılıçdaroğlu ismini kamuoyuna mal olduğu için söylediğini ancak Baykal’ın aday olmaması durumunda aday olacak başka isimlerin de olduğunu belirtti.
Seçim Sonuçları Merkel’i Memnun Etmedi
Önceki gün Almanya’nın kalabalık eyaletlerinden Kuzey Ren Vestfalya Parlamentosu’nda yapılan seçim sonuçları Merkel’i memnun etmedi. Parlamentoya 6 Türk birden girdi.
Yapılan seçimlerde Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi yenilgiye uğradı. Seçimde, eyalet meclisine ilk kez Türkler de girdi. 6 Türk aday meclise girmeyi başardı.
Sol Parti’den aday olan Ali Atalan, Özlem Alev Demirel ve Hamide Akbayır, Yeşiller Partisi’nden Arif Ünal, Sosyal Demokrat Parti’den Serdar Yüksel ve İbrahim Yetim milletvekili seçildi. Böylece eyalet tarihinde ilk kez Türk kökenli milletvekilleri eyalet meclisine girmeye hak kazandı.
Seçimlerdeki en büyük darbeyi, iktidarda bulunan ve 2005 yılındaki seçimlere göre yüzde 10.3 oranında oy kaybederek yüzde 34.6 oranında oy alan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi aldı. CDU’nun eyalet yönetiminde ortak olduğu Hür Demokratlar da yüzde 6.7 oranında oy alabildi.
Muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların yüzde 34.5’ini alırken, Yeşiller yüzde 12.1, Sol Parti yüzde 5.6 oy aldı. Yeşiller 2005 seçimlerine göre oylarını yüzde 5.9, Sol Parti de yüzde 4.7 oranında artırmayı başardı.
Alman medyası, ne CDU’nun ne de SPD’nin hükümet kurmak için yeterli sayıya ulaşamadığına dikkat çekerek, bu iki parti arasında büyük koalisyon kurulabileceği tahmininde bulunuyor. Ancak SPD ile Yeşiller’in koalisyon hükümeti kurması da mümkün görünüyor.
CDU Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel, partisinin seçimlerinde “acı bir yenilgi” aldığını söyledi. Merkel, CDU’nun büyük oy kaybına uğramasından kendi koalisyon hükümetinin de sorumlu olduğunu belirterek, özellikle vergi indirimine ilişkin aralarında yaptıkları tartışmaların bunda etkisi olduğunu savundu.
Uzmanlar da, Alman halkının mali krizdeki Yunanistan’a yapılan yardımlara gösterdiği tepkinin sandığa yansıdığını belirtti. Merkel ayrıca, Federal Eyalet Temsilciler Meclisi’nde dengelerin değişmesi nedeniyle yeni yasalar çıkarmakta da zorlanacaklarına işaret etti. Hükümet, Bundesrat’ta 5 oyluk çoğunluğa sahipti. Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin 6 oyunun kaybedilmesi Merkel hükümetini zorlayacak.
İngiltere’de David Cameron Dönemi Başlıyor
İngiltere’de David Cameron dönemi başlıyor. Başbakan Gordon Brown’ın dün hükümetin istifasını Kraliçe 2. Elizabeth’e sunması üzerine Kraliçe 2. Elizabeth Muhafazakâr Parti lideri Cameron’ı yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.
İngiltere’de 6 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerden sonra dün Muhafazakâr Parti’yle Liberal Demokratların yeni hükümeti kurma konusunda anlaşmaya çok yakın olmaları üzerine Başbakan Gordon Brown istifasını Kraliçe 2. Elizabeth’e sundu. Kraliçe, Brown’ın ardından kabul ettiği Muhafazakâr Parti lideri David Cameron’a yeni hükümeti kurma görevi verdi. Cameron, ilk açıklamasında, Liberallerle güçlü ve istikrarlı bir hükümet kuracaklarını söyledi.
Liberal Demokratlarla yeni hükümeti oluşturmak için yürüttükleri müzakerelerin sonuç vermemesi üzerine dün akşam eşi Sarah ile birlikte önce Başbakanlık Konutu’nun önünde basının karşısına çıkan Brown, “Bu ülke için hizmet etmek ve ülkenin geleceği için çalışmak benim için bir ayrıcalık ve onurdu. Yeni başbakana gö-revinde başarılar diliyorum” dedi. Brown, konuşmasının ardından çocukları ve eşiyle birlikte Başbakanlık Konutu’ndan ayrılarak, Buckingham Sarayı’na giderek İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’e istifasını sundu.
Seçimde en çok oyu alan Cameron liderliğindeki Muhafazakâr Parti’nin Liberal Demokratlarla bir koalisyon hükümeti oluşturma konusunda 5 günlük müzakerelerde uzlaşmaya çok yakın olduğu belirtildi. Genel seçimde ülkede hiçbir siyasi parti, iktidarı oluşturacak çoğunluğa ulaşamamıştı. Sandıktan 306 milletvekili çıkaran Muhafazakâr Parti ile 57 milletvekili çıkaran Liberal Demok-rat Parti’nin, toplam milletvekili sayısı hükümet oluşturmak için gerekli olan 326 sayısına yetiyor.
“Yorgundum, O Yüzden Söyledim”
Anayasa değişikliği paketi görüşmelerinde mikrofonunu açık unutan Mehmet Ali Şahin’in Kamer Genç için “Adam kafayı çekmiş” demişti. Meclis Başkanı Şahin söylediği sözlerinin nedenini açıkladı: “Yorgundum, O Yüzden Söyledim”
Mehmet Ali Şahin, TBMM Mustafa Necati Kültür Evi’ndeki Anneler Günü sergisine gelişinde gazetecilerin soruların yanıtladı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Anayasa Değişikliği oturumlarında yaşanan tartışmaların anımsatılarak, bir kırgınlığı olup olmadığı sorulan Şahin, “Kimseye bir kırgınlığım yok” dedi.
Tansiyonu yüksek devam eden TBMM çalışmaları sırasında zaman zaman kontrol dışı sözler sarf edilebildiğini ifade eden Şahin, şunları söyledi: “Olmasa çok daha iyi olur. Ancak ben ilgili tüm arkadaşlarımıza bu uzun çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum. Tabii insanız, uzun mesai içerisinde başta ben olmak üzere bu yorgunluğun etkisiyle bazen ağzımızdan normalde çıkmaması gereken cümleler dökülebiliyor; benim de olmuş olabilir. Artık bunları hoş görmek durumundayız. Aynı milli formayı giyen futbolcular rakip takımlar olarak karşılaştıklarında zaman zaman birbirlerine sert girdikleri oluyor, ama maç bittikten sonra sarmaş dolay soyunma odasına gidebiliyorlar. Bu centilmenliği siyasetçiler olarak gösterebilmeliyiz ve gösterdik. Yarım saat önce birbirleriyle kavga eden milletvekilleri daha sonra kucaklaştılar.” Şahin, referandum süresi ile ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine de “süreyi 60 güne indiren yasal düzenlemenin yapıldığını ve yürürlüğe girdiğini” belirterek, “Bu tartışmayı gereksiz görüyorum” dedi.





