Türkler’den Üç Boyutlu Cep Telefonu
AB 7. Çerçeve Programı (ÇP) kapsamında desteklenen ve Türk araştırmacıların yürüttüğü “Üç Boyutlu Telefon Projesi” nin cep telefonunun ilk prototipi yapıldı. Cep telefonunun tüm testleri bittiğinde cep telefonundan karşılıklı olarak üç boyutlu iletişim kurulabilecek.
Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Çapın, günümüz mobil telefon teknolojisinin her yerde kullanılabilen ve erişilebilen bir seviyeye geldiğini, multimedya mesajlaşmaların, cep televizyonlarının ve taşınabilir bir aygıttan yapılan video konferans teknolojisinin her geçen gün geliştiğini anlattı.
AB 7. ÇP kapsamında desteklenen ve çalışmaları devam eden projelerinde, gelecek nesil telefonlar için günümüzde kullanılanlardan çok farklı özelliklere sahip, üç boyutlu görüntü alabilen cep telefonu prototipini üretmeyi başardıklarını bildiren Çapın, telefona ilişkin şu bilgileri verdi.
“Geliştirdiğimiz prototip deneysel olarak boyutları normalden büyük bir prototip. Telefonun tüm donanımını sıfırdan hazırladık. Prototipimizin üzerinde kamerası ve üç boyutlu bir ekranı bulunuyor. Bu şekilde, telefonla üç boyutlu görüntü alınıp gösterilebiliyor.
Telefonda üçüncü boyut için gözlük takmadan ekrana bakıldığında üç boyutlu resimler, videolar ve görüntüler izlenebiliyor; üç boyutlu oyunlar oynanabiliyor. Kamera ile üç boyutlu fotoğraf ve video çekimleri yapılabiliyor.
Telefonumuz, uluslararası alanda pek çok bilimsel etkinlikte de sergilendi. Proje kapsamında beş uluslararası patent başvurusu da yapıldı”
Yrd. Doç. Dr. Çapın, projenin ortakları arasında “İspanya’nın ve dünyanın en büyük cep telefon operatörlerinden birisi olan Telefonica, MP3 ve DVD’lerde kullanılan teknolojilerin mimarı Fraunhofer, yeni nesil mobil kullanıcı arabirimleri alanında en başarılı KOBİ şirketlerinden birisi olan TAT, üç boyutlu holografik ekran üreticisi Holografika ve Finlandiya’nın en iyi üniversitelerinden biri olan Helsinki Üniversitesi’nin” yer aldığını söyledi.
Çapın, cep telefonu üreticisi Nokia’nın da projeyi detaylı şekilde izlediğini bildirdi.
Çapın, üzerinde çalışmaları devam eden telefonun tamamlandığında, cep telefonu kullanıcılarının aynı ortamdaymış gibi cep telefonlarıyla üç boyutlu videolu telefon konuşması yapabileceğini, üç boyutlu oyun oynayabileceğini söyledi.
Proje sonunda, üç boyutlu 4. nesil telefon prototipinin ortaya çıkacağını ve elde edilen sonuçların, dünyanın büyük şirketleriyle de paylaştıklarını dile getiren Çapın, ürünün ticarileşmesi konusunda da çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Çapın, teknolojinin önemine ilişkin şu görüşlerini ifade etti.
“Geliştirilecek sistemin ve patentlerin mobil teknoloji alanında etkin şirketlere lisanslanması, Türk bilim ve teknolojisinin gelişimi için önemli bir fırsat olacak. Ayrıca bu proje ile Avrupa, rakipleri ABD ve Japonya’ya karşı önemli bir üstünlük sağlamış olacak. Çünkü bu tür bir üç boyutlu telefon projesi günümüzdeki üç boyut teknolojilerinin, dünyada ilk kez bütün bir sistem halinde cep telefonlarına aktarılmasını sağlıyor. Bu proje, dünyada bir ilk olup diğer devletlere de yeni ufuklar açacak. Proje kapsamında geliştirilen patentlerin Apple, Google, Samsung gibi şirketlerin geliştireceği teknolojilere karşı rekabet etmesi bekleniyor.”
Kaynak:Milliyet
Facebook’ta Şok İddia!
Amerikalı bir web tasarımcısı olan Paul Ceglia Facebook ve CEO’su Mark Zuckerberg’e dava açtı. 2003 yılında Mark Zuckerberg ile bir kontrat imzaladıklarını öne süren Ceglia kendisine bin dolar ödendiğini ve sitenin hisselerinin %50’sinin de kendisine verildiğini söylüyor. Kontratta ayrıca “1 Ocak 2004 tarihinden itibaren, iş tamamlanana kadar her gün %1 faiz ödeneceği” maddesinin bulunduğunu açıkladı.
Wall Street Journal’ın haberine göre, kontratta “Uygun bir internet sitesinin tasarımı ve alımı proje satıcısı (Zuckerberg) tarafından başlatılmış ve Harvard Üniversitesi öğrencilerine sunulmak üzere, online hizmet veren okul yıllığı olarak tasarlanmış ve “The Face Book” olarak adlandırılmıştır” maddesi de yer alıyor.
Facebook’un değeri 12 ile 22 milyar dolar arasında biçilirken, konuyla ilgili şöyle bir açıklama geldi: “Zuckerberg Facebook’un bir öncüsünü Facemash adı altında 2003 yılının Ekim ve Kasım aylarında hazırlamıştır, ancak Zuckerberg thefacebook.com adresini Ocak 2004 yılına dek kayıt ettirmemiştir.”
Facebook adına konuşan sözcü davayı “anlamsız” olarak nitelerken, Zuckerberg’in şirketin %24 hissesine sahip olduğu, kalan hisselerin yatırımcı ve çalışanlara ait olduğu söyleniyor.
Alıntıdır
iPhone 4 Alev İçinde!
Yanlış okumadınız. Şimdiye dek kamera ya da sinyal sorunları ile gündeme gelen iPhone 4 bu kez çok farklı bir sorunu ile gündemde.
Boy Genius Reports’ta belirtilen habere göre bir iPhone 4′ün USB bağlantı noktası kömür oldu.
Yanan eli ve telefonuyla AT&T’ye giden kullanıcı, telefonu buraya teslim etti. Telefon kullanıcısının da elinin yanmasına neden olan alevlenmeyi başlatan hatanın iPhone 4′ten mi yoksa bağlı olduğu cihazdan mı kaynaklandığı bilinmiyor. Ancak bir iddiaya göre Apple bu sorunun kaynağının USB girişi olduğunu ve kullanıcı hatasının bulunmadığını söylemiş durumda. Ancak bu tabii ki bir iddia.
Bu olay birkaç iPhone 4′te de kendini gösterirse Apple’ın elinde sinyal sorununun çok ötesinde bir sorun olabilir.
Alıntıdır
Kulaklık Radrasyon Riskini Azaltıyor
BTK Laboratuvarları Daire Başkanı Ejder Oruç kulaklık kullanmanın radyasyon riskini 10′da 1′e kadar düşürdüğünü söyledi. Oruç, tüm modellerin detaylı incelendiğini, sağlığa ve çevreye tehdit durumlarında işin bertarafa kadar gittiğini söyledi.
Oruç, şu anda 10 farklı modelde 70 bin telefonun ‘bertaraf’ için sırada beklediğini belirtti. 10 modelin biri DECT telefon, 1’i sabit hatlı telefon, 8’i ise cep telefonu.
Çoğu Çinli olan bu 10 firmanın işi mahkemeye taşıdığını belirten Ejder Oruç, bu yüzden ilgili marka isimlerini kamuoyuna duyuramadıklarını, mahkeme aşamasının uzun sürmesinden dolayı da piyasadaki bu kapsamdaki telefonları toplatıp, imha edemediklerini ifade etti.
Oruç, Türkiye’de bugüne kadar teknik düzenlemelere aykırı 40 bin cihazın bertaraf edildiğinin altını çizdi.
Türkiye’ye 2008 yılında 15 milyon adet cep telefonu, 2009 yılında 12 milyon telefon, 2010 yılının ilk 6 ayında da toplam 5.5 milyon cep telefonu girdiğini belirten Oruç, yüzlerce farklı markanın bulunduğunu, bu markaların tüm modellerinin de Türkiye’ye girişin ardından teste tabi tutulduğunu ifade etti.
AB kuralları gereği ‘serbest dolaşım’ anlaşmasıyla, Türkiye’ye giriş öncesi bu testlerin yapılmadığını, ürünlerin satışı sısarısnda testlerin yapıldığını belirten Oruç, her bir model için ilgili testin 40 günü bulduğunu anlattı.
Ejder Oruç, Çin menşeili, Türk firmaların bu ülkede kendi markalarıyla ürettirdikleri telefonların ağırlıkla cep telefonu ürünleri içinde risk grubunda olduğunu belirtti. 2008’de Türkiye’de bu kapsamdaki ürünlerin pazarın yüzde 16’sını oluşturduğunu anlatan Ejder Oruç, 2009 yılında bu rakamın yüzde 30’lara kadar çıktığını, 2010 yılının ilk yarısında da yüzde 28’lerde seyrettiğini anlatıyor.
Elle tutulduğunda telefonun tamamen yüze temas etmemesini, 15 derecelik açıyla konuşulmasını öneren Ejder Oruç, manyetik dalgaların kulaklık kullanıldığında elle kullanıma göre 10’da 1 seviyelerine indiğini belirtti. Oruç, Bluetooth kulaklık kullanımında 6’da 1’lere düşüldüğünü iletti. Mikrofonlu kulaklık 5-15 TL, Bluetooth kulaklıklar 15 -75 T’den satılıyor.
BTK Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Daire Başkanı Ejder Oruç, merkezin AB normlarına ve uluslararası kalite standartlarına uygun olduğunu açıkladı. 2007’de 4.8 milyon euro’luk yatırımla kurulan ve yatırımın yüzde 75’i AB fonundan karşılanan bu merkez Hacattepe Üniversitesi’ndeki teknoparkta kurulu. Çoğunluğu mühendis 33 kişi çalışıyor. Laboratuvarlarda elektromanyetik dalga, SAR, çevreye verilen zarar testleri yapılıyor.
Ejder Oruç, İran, Azerbaycan gibi ülkelerden de talep geldiğini önümüzdeki dönemde bu ülkelerin de içinde bulunduğu yabancı ülkeler adına testler yapabileceklerini açıkladı. Oruç’un verdiği bilgilere göre burada başta otomobil olmak üzere birçok farklı ürün grubunun da testlerinin yapılması mümkün.
Kaynak:Millyet
Youtube Sayesinde Ünlü Olmak İster Misiniz?
Ünlü olmak ister misini
z? Hem de Youtube aracılığıyla! Cevabınız evet ise yapmanız gereken çok basit.
Youtube ve ikisi de Oscar kazanmış olan ünlü yönetmenler Kevin MacDonald ve Ridley Scott ile sıradışı bir projeye imza atıyorlar.
Proje uzun metrajlı bir belgesel formatında olacak. Konu ise “Dünya’da Bir Gün”. Proje, 24 Temmuz gününü Dünya’nın dört bir yanından farklı insanların perspektifinden izleyiciye yansıtmayı planlıyor.
Projeye katılım 13 yaşından büyük tüm Youtube kullanıcılarına açık. Tek yapmanız gereken 24 Temmuz günü hayatınızdan bir kesiti kameraya almak ve 31 Temmuz’a kadar “Life in a Day” kanalına yüklemek.
Yüklenen kesitler arasından uygun görülenler 2011 Sundance Film Festivalinde prömiyeri yapılacak olan “Life in a Day” isimli film’de kullanılacak.
Alıntıdır
Windows 7′yi Hızlandırmanın Yolları
Temmuz 7, 2010 by GaMZeM
Filed under Ondan Bundan

Windows 7′yi hızlandırmak Tweak programları ile yapılabiliyor fakat bu pek de sağlıklı değil. Yapacağınız birkaç küçük değişiklik ile Windows 7 yüklü bilgisayarınız daha da hızlanabilir.
ilk Adım Pencereleri Hızlandırmak:
Windows 7 de tüm pencereler animasyonla büyür animasyonla küçülür. Buda ram kullanımını arttırır. Bunu kapatmak Sayfalar klasörler arasındaki dolaşımı büyük oranda hızlandıracaktır. Üstelik bunu kapatmakta sandığınızdan daha kolaydır.
Önce başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ SystemPropertiesPerformance ” yazın ve enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza performans seçenekleri sayfası çıkacaktır.
Performans seçenekleri sayfasındaki ” Pencereler animasyonla küçültülüp büyütülsün ” yazısının başındaki kutucuğu temizleyin ve Tamam ‘a basın.
Bilgisayarınızın Açılışını Hızlandırın:
Windows 7 nin zaten hızlı açıldığını düşünebilirsiniz. Bu açılış süresini daha da kısaltmak sizin elinizdedir. Bunun için 2 işlem yapabiliriz.
A. Açılışta yüklenen Programları Kapatmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Başlatma ” yazısına tıklayın.
Burada bilgisayarınız açılırken yüklenen programlar vardır. Kullanmadığınız programın başındaki kutucuğu temizleyin.
Önce uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
B.İşlemcinizi Kullanarak Açılışı Hızlandırmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Önyükleme ” yazısına tıklayın. Buradanda Gelişmiş Seçenekler ‘e tıklayın.
Burada önyükleme bilgileri bulunmaktadır. İşlemcinizin özelliğine göre işlemci sayınızı arttırabilirsiniz. Çift çekirdekli işlemciniz var ise 2 dört çekirdekli işlemciniz var ise 4 ‘ü seçebilirsiniz. Böylece açılış sırasında işlemciniz tam performansıyla kullanabilirsiniz.
Önce Tamam deyin sonra uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
Windows 7 Kapanış Süresini Kısaltın:
Windows 7 kapanışta da Windows XP ve Vista dan çok daha hızlıdır. Dahada hızlandırmak sizin elinizde.
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ regedit ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Sırayla ” HKEY_LOCAL_MACHINE -> SYSTEM -> CurrentControlSet -> Control ” anahtarına ulaşın.
Sağ taraftaki WaitToKillServiceTimeOut anahtarına sağ tıklayın ve Değiştir deyin.
Buradaki standart ayar 12000 (12 saniye) dir. Siz bunu istediğiniz kadar düşürebilirsiniz.
Tamam deyin ve bilgisayarınızı baştan başlatın.
Gereksiz Yazı Fontlarını Kaldırın:
Windows 7 de de diğer işletim sistemlerinde olduğu gibi birçok yazı fontu bulunmaktadır. Bu tiplerini kullanmasanız bile sistem kaynakları bu fontlar ( yazı tipleri ) tarafından tüketilmektedir.
Öncelikle Denetim Masasını açın.
Denetim Masasından Yazı Tipleri simgesine tıklayın.
Karşınızda bilgisayarınızdaki yazı tipleri gelecektir. Burada kullanmadığınız yazı tiplerini silebilirsiniz. Silmek istemiyorsanız farklı bir klasöre kopyalayabilirsiniz. Kullanacağınız zaman yazı tiplerini tekrar bu klasörün içine koymanız yeterli olacaktır.
Unutmayın ne kadar yazı tipi silerseniz o kadar sistem kaynağı kazanacaksınız.
Kaynak: Düşler Forumu
İran da Robot İşine Girdi
İran da robot işine girdi. İnsan gibi yürüyen ve insan görünümlü robot dün İranlı yetkililer tarafından tanıtıldı.
İran’da devlet televizyonunda yer alan haberde, Surena 2 adındaki robotun 45 kilogram ağırlığında, 1 metre 45 santimetre uzunluğunda olduğu belirtildi.
Robotun, Tahran Üniversitesi’nde 20’den fazla uzman tarafından geliştirildiği kaydedildi.
Mühendislerin hala robotun görme ve ses özelliklerini geliştirmeye çalıştığı belirtildi, ancak Surena 2’nin ne için geliştirildiği ve yerine getireceği görevlerin ne olduğu açıklanmadı.
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da robotun tanıtım törenine katıldı.
Alıntıdır
Türk Mühendislerden Muhteşem Başarı
Türk mühendisler muhteşem bir başarıya daha imza attı. İnsansız hava araçlarının ardından, bu kez Türkiye’nin ilk insansız deniz aracı üretildi.
Proje 4 yıl önce Global Teknik A.Ş. mühendisleri tarafından TÜBİTAK’ın da desteğiyle başlatılmıştı. Yaklaşık 3 milyon dolara mal olan proje tamamlandı ve sonunda 30 knot hız yapabilen, uydu vasıtasıyla dünyanın her tarafından sevk ve idare edilebilecek, üzerine radar, sonar, su altı kamerası, robot kolları, hafif makineli tüfek sistemleri gibi cihazların monte edilebileceği İDA ortaya çıktı.
Global Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Karalar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, testlerden başarıyla geçen 4 metre uzunluğundaki İDA’nın kullanıma hazır olduğunu, şimdiden yurt içi ve yurt dışından taleplerin geldiğini söyledi.
İnsanlar tarafından kullanılan araçlarla keşif, gözetleme ve analiz yapmanın farklı risk, tehdit ve maliyetler ortaya çıkardığını ifade eden Karalar, bu nedenle son yıllarda tüm dünyada insansız araçlara yapılan Ar-Ge harcamalarının arttığını belirtti.
Karalar, geliştirdikleri insansız su üstü aracı sayesinde çok ucuz maliyetlerle insan hayatını riske atmadan her türlü data, görüntü ve analiz sonuçlarının elde edilebileceğini kaydetti.
Şirket olarak 7 yıl önce insansız araçlar konsepti üzerine çalışmalara başladıklarını anlatan Karalar, bu kapsamda mini ve midi olarak nitelendirilen insansız hava araçlarının üretimini gerçekleştirdiklerini anlattı. Globida İnsansız Su üstü Aracı Projesine ise 4 yıl önce başladıklarını ifade eden Karalar, söz konusu projeye TÜBİTAK’ın da destek verdiğini kaydetti.
Şirket bünyesinde çalışan 10 mühendisin, üzerinde 4 yıl çalıştığı proje için 3 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Karalar, “Dünyada bu konuda yapılan çalışmaların hepsinde mevcut yüzen tekneler, botlar ve jetskiler kullanılıyor. Biz ise Milli Savunma Bakanlığı ve NATO Tesis Güvenlik Belgelerine sahip Sincan Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikamızda, tamamen insansız deniz aracı konsepti kapsamında sıfırdan bu amaca yönelik bir platformun tasarımını gerçekleştirdik. Bunu yaparken üniversitelerden destek aldık” diye konuştu.
Dünyada bu alanda ABD ve İsrail’in öne çıktığına işaret eden Karalar, şöyle konuştu: “Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde bu konuda çalışmaların yetersiz olduğunu gördük. Sahillerimizde ve boğazlarda yoğun bir trafik yaşanmaktadır. İDA sayesinde su üzerindeki her türlü araç izlenebilir. Elde edilen veriler merkezde kurulu yer istasyonlarına iletilebilir. İDA, asimetrik tehdit, kıyı koruması, kaçakçılık, gümrük, can kurtarma, su üstü eğitim atışı için hedef platformu, uyuşturucu ile mücadele, sabotaja karşı koyma, deniz trafik kontrolü, deniz tehlikelerine karşı önlem, savaşta silah olarak kullanım, istihbarat, keşif ve gözetleme alanlarında kullanılabilecek.”
Karalar, İDA’nın her türlü hava koşullarında deniz ve iç sularda kullanılabileceğini, özel tasarlanan dizaynı sayesinde devrilmeden yoluna devam edebileceğini ifade etti.
İDA’nın, uzaktan kumanda ve üzerindeki anten sistemiyle 50 kilometre mesafeden kontrol edilebildiğini, bunun yanı sıra GPS ve uydu kullanılarak da dünyanın her tarafından sevk ve idare edilebileceğini ifade eden Karalar, kumanda sisteminde arıza olması ve iletişimin kesilmesi halinde İDA’nın otomatik pilotu sayesinde suya ilk bırakıldığı yere dönecek şekilde tasarlandığını söyledi.
Ürettikleri insansız deniz aracının 30 litrelik yakıt deposunun bulunduğunu, ancak bunun 300 litreye çıkarılabilecek şekilde tasarlandığını belirten Karalar, İDA’nın 300 litrelik yakıtla da 120 saat görev yapabileceğini ifade etti.
Alıntıdır
Youtube Türkiye’ye Savaş Açtı
Türkiye’de erişimi engellenen video paylaşım sitesi Youtube ile ilgili konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım “Youtube Türkiye’ye savaş açtı. Türkiye asla bu durumu kabul etmeyecektir” dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Atatürk’e hakaret içeren yayınlarından dolayı mahkeme kararıyla 2 yıldır erişimi engellenen Youtube paylaşım sitesinin Türkiye Cumhuriyeti’ne savaş açtığını ileri sürdü. Meclis Genel Kurulu’nda, CHP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı’nın internet erişimiyle ilgili gündemdışı konuşmasına yanıt veren Yıldırım sitenin, Türkiye’deki hukuki yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar ettiğine dikkat çekti. Yıldırım “Bu site, Türkiye Cumhuriyeti ile mücadeleye girişti. Türkiye asla bu durumu kabul etmeyecektir. Bu paylaşım sitesinin direktiflerine göre tavır almak yerine, bu sitenin hukuk kurallarına saygılı olmasını sağlayacağız” dedi.
YouTube sitesine Atatürk’e hakaret içeren yayını nedeniyle mahkeme kararıyla erişimin engellendiğini hatırlatan Yıldırım, site yetkililerinin cezayı durdurmak için üst mahkemeye bile itiraz etmediğini söyledi. YouTube’un birçok ülkede güvenlik belgesi aldığını, vergi dairelerine kayıt yaptırdığını ancak bunları Türkiye’de yapmamakta ısrar ettiğini dile getiren Bakan Yıldırım, Türkiye’nin bu kabul etmeyeceğini söyledi. Youtube’u hukuk tanımaz olarak niteleyen Yıldırım şöyle konuştu: “Bir siyasi partinin genel başkanı ile ilgili yayımlanan videonun yayından kaldırılması için arkadaşlarımız girişimde bulundu, telefonlara bile çıkmadılar. Bu hukuk tanımaz siteyi hararetle savunanlar var. Bunu kınıyorum. Söz konusu site, IP giriş numaraları aracılığıyla Google’a girişleri de yavaşlatmaya, bu yolla tepkileri artırıp Türkiye’yi dize getirmeye çalışıyor.”
Öte yandan YouTube, nihayet Türkiye ile masaya oturdu. Yasağın kaldırılması için yapılan ilk görüşmede Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) ve You- Tube yetkilileri nabız yokladı ve karşılıklı görüşlerini sundular. Taraflar, karşı görüşleri değerlendirdikten sonra, sorunun çözümü için tekrar bir araya gelecek.
Alıntıdır
Youtube’un Yeni Uygulaması
Youtube’un yeni uygulaması hem basit hem de hızlı. Yeni eklenen bu özellik için ek bir araç da gerekmiyor.
Önde gelen video paylaşım sitelerinden Youtube’a yeni bir özellik eklendi.
Bu yeni uygulama sayesinde kullanıcılar basit bir video düzenleme uygulamasını kullanabiliyor. Bu sayede farklı videoları birleştirmek de mümkün oluyor.
Videoları kesmek, birleştirmek ve ister bunu videoyu yüklemeden, ister daha önceden yüklenmiş videolar üzerinde uygulamak mümkün oluyor. YouTube yaptığı açıklamada herkesin kullanabilmesi için bu özelliği basit tuttuklarını ancak gelecekte yeni özellikler ekleyeceklerini söyledi.
Bu özelliği kullanmak için güçlü bir sisteme sahip olmanız da gerekmiyor.





